Serbest Kürsü

Görüşlerinize Değer Veriyoruz

Demokrasi ve Atılım Partisi olarak ülkemizi daha güzel günlere kavuşturmak için yola çıktık. Dilerseniz siz de “Serbest Kürsü”ye görüşlerinizi yazabilirsiniz..

Ali Babacan Hareketi çok kısa zamanda toplumum geniş kitlesinden kabul görmüş ve yarına dair umutlarımız olmuştur. İçinde bulunduğumuz sıkıntılı sürecin anahtarı olacak sayın Babacan enerjisi bilgisi ve tecrübesi ile emin adımlarla iktidara yürümektedir.Allah yar ve yardımcımız olsun.

17.05.2020 / 21:31

3
Ömer Koç İstanbul , Esnaf

Selamlar, Çok çok çok kolay gelsin öncelikle :) Programlara ya da sosyal medya paylaşımlarına ya da röportajlara baktığımda sürekli olarak gelecekle ilgili planlar duyuyoruz. Umarım hayata geçecek planlar bunlar. Ama benim merak ettiğim mevcut olanı gelecek planlarınıza nasıl dahil edeceğiniz çünkü gözükmüyor :( Mevcut olan derken hemen her sorun noktasında yanlışın birikmişleri var. yüzlerce niteliksiz özel okul ve üniversite ne olacak? Yönetmeye başladığınız gün buralarda okuyan yüz binler aileleri ne olacak? Okulların finansal stabilitesi nasıl kontrol edilecek? Devlet garantili projeler ne olacak? Ne yazık ki eğitimle, misinformation ile kendi hataları olmasa dahi dünyaya vizyon olarak entegrasyonu zorlaşmış toplum ne olacak? İstanbul'da boş bekleyen yüz binlerce konut ne olacak, hakimlik gibi çok önemli bir mevkiye yerleşmiş ne yazık ki binlerce ehil olmayan kişi, ihtiyacı karşılamayan ve ara eleman eğitimi gibi kritik bir konuyu baltalayan fazla imam hatipler kolluk kuvvetlerinin topluma eşit davranmayan kadroları ne olacak gibi gibi bir sürü birikmiş sorun.. Tüm kurumları yeniden ayağa kaldırıp yerel ve küçük ehil yönetimlere bunları bıraksanız da bu birikmişliği hayallerinizle nasıl entegre etmeyi düşünüyorsunuz? Bir de 2010 referandumunun hsyk değişikliği ile Türkiye'ye yaptığı kötülüğü hiçbir şeyin yapmadığını düşünürüm yıllardır özellikle yargının bu sayede nasıl bir silah haline geldiğini görünce. Kişiliğini kimliğini bilmem ama o zamanın adalet bakanının adalet ile ilgili vizyonunuzu nasıl hayata geçirmesini planlıyorsunuz. Biz eskiden oturduğumuz koltuklarda karşı çıkmıştık cümlesi pek çalışmıyor. Gerçek olup olmaması konu değil ama ne gördüğümüze bakarsak kendisi hsyk yapısının değişmesi esnasında adalet bakanıydı, 3 dönem kuralı yüzünden ayrıldı şimdi adaleti yeniden yapılandırmaya aday bir önceki yapılandırmanın sonuçları bu kadar acıyken... Çok konu var ama karakter sayısı az :) bir kez daha kolay gelsin, zamanınız için teşekkürler.

18.05.2020 / 12:30

3
Umut Kılıç İstanbul , Danışman

Herkese merhaba, Partinin kurulacağı konuşulmaya başladığı ilk günlerden beri takip ediyorum.Parti yönetiminin kimlerden oluşacağı,oluşan yönetimin deneyimleri ve vizyonu ve de en önemlisi bu ekibin Türkiye için ne kadar umut vereceği ne hayaller kurduracağı benim için önemli bir nokta idi.2002 yılında ak partinin en önemli avantajlarından biri önemli bir deneyimle ekibe sahip olması idi.Ülke insanı o dönem o deneyimi,o ekibi o umuda satın aldı.Sonrası malum burada o noktaya değinmeyeceğim.Bu gelinen süreçte ülke insanı bence önce adalet sonra eşitlik duygusunu en önemlisi de umudunu kaybetti.Gençler,kadınlar,anneler ve babalar evlatları için var olan umutlarını kaybettiler.Bu sadece ekonomik bir kayıp olmadı aslında asıl kayıp duygulardaki kayıp oldu.Ali Babacan'ın dediği gibi ekonomik kayıplar doğru ekip ve yöntemlerle kısa sürede çözülebilir.Ancak ülke insanının yaşadığı bu duygusal kırılma,geleceğe dair umutsuzluk önümüzdeki en büyük engel.Bu sebeple bizlere dayatılan kavga ve nefret dili,popülist ve hiçbir bilimsel gerçekliğe dayanmayan söylemleri halkın gündeminden çıkarmalıyız.Artık adaleti,eşitliği ve doğru ekonomiyi konuşmalıyız.Ülkeyi yönetenlerin enflasyonunu değil yaşadığımız gerçek enflasyonu,gerçek işsizliği konuşmalıyız.Az öce 140 journos youtube kanalında 'sakın kader deme' isimli videoyu seyrettim.Bence bu dönemdeki en başarılı paylaşımlardan biri olmuş.İzlenme sayıları da beni teyit ediyor.Gerçekleri yalın,anlaşılır bir biçimde güvenilir bir biçimde anlatmaya devam etmeliyiz.Kadroları doğru seçmeli,liyakati en önce bu kadrolarda sonra da ülke bazında ilk kriter haline getirmeliyiz.Önce inanmalı sonra yaşamalı sonra da ülke insanına bunu inandırmalıyız.Bu başarılabilir daha önce başarıldı günümüz dünyasında başarılmaması için hiçbir sebep olmadığını düşünüyorum.Bu benim bir siyasal hareket için ilk paylaşımımdı.Bu ülke için kafa yoran bir birey olduğum halde beni heyecanlandıran bir oluşum olmamıştı.Benim gibi milyonların olduğunu unutmayalım...

18.05.2020 / 13:30

3
Serkan Duman Sakarya , Yönetici

Kolay gelsin dileklerimle Üniversiteler malesef liyakatsız hocalarla dolmuştur. Bu konuda amerikan sistemi kopyalanabilir. Bu sistemde ünvanlar prof, doç vs üniversiteye ait oluyor objektif kriterlerle düzenli aralıklarla bu ünvana sahip olanlar denetleniyor bu da ünvan sahiplerinin kendisini sürekli yenilemesini gerektiriyor. Malesef şu an benim görüşümce üniversiteler çürümüş durumda!! Acil olarak öğretim üyesi sisteminin değişmesi gerekiyor. İkinci konuda üniversite sayısının artması sadece nicelik artmış nitelik malesef azalmıştır. Niteliğin artması için üniversite kontenjanlarının azalması gerekiyor hatta bazı üniversitelerin kapanması gerekiyor. Örneğin öğretmenlik fakültesi açıp gereklik fazlalıkta mezun vermenin bir anlamı yok. Teşekkürler

18.05.2020 / 22:08

3
Gökhan Derebeyi İstanbul , Akademisyen

Merhaba, Parti çalışmalarınız çerçevesinde üzerinde çalışmanızı umut ettiğim bir düşüncemi paylaşmak istiyorum. Son yıllardaki gelişmeler dünyada bildiğimiz standart demokrasinin zaafları ve eksikleri olduğunu gösteriyor(Liyakatsız seçimler gibi) Demokrasinin bir sonraki aşaması olarak yeni bir uyarlaması şu şekilde olabilirmi? Güçlü parlamento ile birlikte yürüyebilecek bir başkanlık sistemi. Geçenlerde ekonomik göstergelerden birisi olan döviz kurunu nasıl düşürebiliriz diye düşünürken ünüversitede gurup dinamizmi derslerinde bize öğretilen işletme yönetimlerinden birisi aklıma geldi ve ülkeler yönetimlerinede uygulanabileceğini düşündüm. Günümüz ortamında ülkelerin en büyük sorunu kutuplaşma gibi gözüküyor. Hem bunun önüne geçmek hemde yapıcı muhalefeti oluşturmak için mesela Cumhurbaşkanımız elindeki kabine kurma yetkisini tüm partilerden, aldıkları oy oranına göre bakan isteyerek kullanmış olsa ve her partiden gelecek bu bakanlarla kabineyi oluşturmuş olsa bir anda ülke bayram yerine dönermi dönmezmi?. Özet olarak bizler vatandaşlar olarak bir başkan seçsek oda hükümeti tüm partilerden aldıkları oy sayısına orantılı bakanlar atayarak ve meclise onaylatarak kurmuş olsa (Tabiki güçler dengesi detayları ayrıca çalışılarak) Demokrasinin bir sonraki adımını gerçekleştirmiş olmazmıyız? Bizler her bakanlığın hangi partiden olduğunu bilerek değerlendirmelerimize göre takip eden seçimlerde oylarımızı yine istediğimiz partiye veririz, muhalefet yine bakanlıklar nezdinde muhalefetini yapmaya devam eder ama Başkan parti genel başkanı olamayacak şekilde düzenlenir. Sayın Babacan böyle bir yönetim sistemine sıcak bakarmı?? merak ediyorum. Tabiki bu tarz bir sistemin detaylandırılıp üzerinde çalışılması gerekir ama başarılabilirse çok iyi sonuçlar alabileceğini düşünüyorum. Böyle bir sistemin dengeleri ve detayı çalışılıp meclisi güçlü olduğu takdirde kabine içinde oto kontrol üreteceğini ve süper bir yönetime dönüşeceğini düşünüyorum.

18.11.2020 / 16:42

3
Erhan Özkan İzmir , İş İnsanı

Acı reçete şu an pandamiden dolayı kamu çalışanlarınada uygulansın. Özet sektör çalışanları gibi

23.11.2020 / 16:26

3
Ertan Öztürk Ankara , Üst Düzey Yönetici

Merhaba! Hayırlı olsun öncelikle ben ve Yakut ailesi hiç bir partiye üye olmadık ama bu partiye üye olmak istiyoruz Van ipekyolu veya Bahçesaray ilçe başkanlığında yer almak istiyoruz

23.11.2020 / 22:11

3
Cahit Yakut Van , Esnaf

Türkiye nin umudu ve geleceği Ali Babacan olduğunu bir çok çevremde bunu belirtiyorlar. Kendisini canı gönülden destekliyorum. Her zaman yanında olmak istediğimi belirtmek istiyorum

23.11.2020 / 23:40

3
Ferit Değer Mardin , İşçi

Mrb;halkla barışık;insanların sorunlarını dinleyen;gerçekten ülke için çalışan yönetimler istiyoruz;il ve ilçe baskanliklarinda halk gunleri;ya da insanların derdini dinleyecek masalar kurulsun ki insanlarla gönül bağı kurulsun;insanlar kendilerine değer verilen;kendilerini dinleyen insanlarla kurumlarla hep gönüldaş olurlar;halkı dinleyinki yerelde daha çok insana ulaşalım;daha kuvvetli ve hızlı çözümler uretelim;ıyi çalışmalar;yolumuz Deva ;gönlümüz Ali Babacan

26.11.2020 / 11:19

3
Seçkin Ağlamaz Konya , Mühendis

Devletler, insanların bir arada yaşamaktan kaynaklanan ortak ihtiyaçlarını karşılamak için kurulmuştur, bu ihtiyaçlar binlerce yıldır her ne kadar değişiklikler göstermiş olsa da temel olarak ; Savunma-Güvenlik İhtiyacının karşılanması , Toplum içerisinde Adaletin Sağlanması ihtiyacı , Asayiş (Düzen) Sağlama ihtiyacı ve Toplumun her yönü ile (Eğitim,Sağlık, Ekonomi vs.) Gelişme ve İlerlemesinin Sağlanması- Planlanması ihtiyacı. Eğer bir devlet bu temel ihtiyaçları sağlayamıyorsa neden var ki ? Bir çok insan yaşadığı ülkede mutlu değil, son 50 yıldır bin bir yoldan Avrupa’ya, Amerika’ya ulaşıp orada yaşamayı hayal ediyor. Neden, Çünkü orada Adalet var, Kanunlara uyan düzenli bir toplum var, Eğitim güvencesi var, Sağlık Güvencesi var, Aç kalmama garantisi var orada insanlar çocuklarımın geleceği ne olacak diye dert etmiyor, kurmuş ve yaşatmakta oldukları devlet güvencesi var. Tabii ki Devlet soyut bir kavram, asıl olan onu yönetenlerin Ahlak, Liyakat ve Sorumluluk sahibi olmalarıdır. Çocuklarımızın geleceği için, Vatanımızın ve milletimizin huzuru refahı için tüm dertlerimize DEVA olması umuduyla....

27.11.2020 / 13:04

3
Mustafa Kemal Karamancı Mersin , Sigortacı