Serbest Kürsü

Görüşlerinize Değer Veriyoruz

Demokrasi ve Atılım Partisi olarak ülkemizi daha güzel günlere kavuşturmak için yola çıktık. Dilerseniz siz de “Serbest Kürsü”ye görüşlerinizi yazabilirsiniz..

Halen daha ülke normalmiş, normal seçimler olacakmış gibi 100 yıllık klasik politikalar uyguluyorsunuz. Hayret ötesi bi durum. Muhalefetin karşısında, kendi Devletini kurmuş ordulu, polisli, milisli, istihbaratli, medyalı, silahlı, dehşetli bir DEVLET var. Muhalefet seçimi kazansa bile, İKTİDAR " seçimi biz kazandık, muhalefetin elindeki ıslak imzalı tutanaklar kendilerinin hazırladığı sahte tutanaklar, YSK daki tutanaklara göre biz kazandık, diyecekler ve YSK bu durumu iki satır kararla Dünyaya ilan edecek. Muhalefet ne yapacak? Şimdi 6'lı masada örtülü bir istikşafi masalı ile avutuluyoruz. Sokağa çıkarız YSK yı yerle bir ederiz, diyebileniniz yok. Türkler Allah'tan korkmazlar kendi Devletlerinden korktuğu kadar. İktidarın bu müthiş gücüne karşı Muhalefetin elinde pilastik su tabancası bile yok. CB açık açık "ya iktidar ya ölüm" diye meydan okuyor. Siz halen daha Ekmelettinden beter naylon CB adayı arıyorsunuz, akla ziyan , akla ziyan

08.06.2022 / 11:32

0
Yusuf Kurtoğlu Aydın , Akademisyen

Bizler 696 sayılı Khk ile sözde kadroya geçen belediye şirket işçileriyiz. Mevcut hükümet; 1 milyon taşerona “büyük çılgınlık yaptık” cümlesi altında taşerona kadro değil zulüm vermiştir. Bu kadro değil, hükümetin işçi üzerinde yapmış olduğu politikanın devamıdır. Peki nedir bu politikanın içeriği ? Her seçim zamanı olduğu gibi yeniden gündeme gelen oy operasyonudur. Hükümetin iktidara gelmesiyle yaratmış olduğu bu taşeron sistemdir. İş ihtiyacı olan vatandaşlara iyilik yapmış gibi görünen köle düzen içinde taşeron olarak istihdam edilmiş,işçilerin sırtından usulsüz ihaleler ile yandaş şirket sahiplerini zenginleştirdiği, bu düzenin içinde hapsolmuş işçilerin bir kurtuluş, bir çıkış kapısı gibi gördüğü tek şey kadroya geçiş umududur. Ne gariptir ki bu olumsuzlukları mevcut iktidarın kendisi başlatmamış gibi, kurtarıcı hamle olarak kadro vaadi ile işçilerin hayalleri ile umutlarıyla da oynamaktadır. Nitekim ortada o kadar vaad ve verilen sözler varken hala kadro almış mutlu bir kesim yoktur. Yani yaptıkları şey sadece algı operasyonu, seçim oyunu, aldatmacadır. bir gece ansızın çıkan KHK ile yüzbinlerce insan mağdur edilmiş, belediye taşeronları sadece belediye bünyesinde kurulan şirketlere aktarılmış, belediyenin kadrolu personeli değil belediye sirketinin işçisi olarak istihdam edilmiştir. Yani hiç bir iş güvencesi verilmediği gibi, birde işçiler senelerce çalıştığı firmalardan belediyelerce hazırlanan feragatnameler imzalayarak kıdem tazminatları gibi hak ve alacaklardan vazgeçirilmişlerdir. önceden ihalelerinde asgarî ücretin %130 %120 %90 fazlasi gibi tutarları maaş alan belediye taşeronları, adına kadro dedikleri bu sistemin dayatması olarak

10.06.2022 / 14:29

0
Muammer Aydın İstanbul , İşçi

Başkanım kıtaplar halindeki eylem planları hakkında kısa kısa videolar çektirip sosyal medyada yayınlasanız mesala siz başkan olursanız saray ne olucak ben bıle sızın bu konudakı dusuncelerınızı hala bılmıyorum okadar takıp etmeme ragmen çifciye esnafa sanayiciye neler vaad edıyoruz bunlar hakkında kısa videolar yapılırsa çok iyi olur Dava'm DEVA'M Saygılar sevgiler size ve size bu yolculukda kardeşil yapan bütün DEVA ailesine.

10.06.2022 / 20:18

0
Ünal Korkmaz Tokat , Serbest Meslek

BİR ELİNİZDE KÖTÜLÜK BİR ELDE KURAN... BİR HELALDİR İŞİNİZ, BİR HARAM... ŞU YARIM YAMALAK DÜNYADA; NE TAM KAFİRSİNİZ, NE TAM MÜSLÜMAN. ÖMER HAYYAM Ne de güzel söylemiş Ömer HAYYAM. İktidarın Başındaki Şahıs Faiz hakkında ne dedi hatırlayın "Faiz, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapar ve unutmayın, faiz sebep, enflasyon neticedir. Biz, bu çarkı da inşallah bozacak, Milletimi asli noktadaki hedeflerine ulaştıracağız.” Peki ya icraatları! bu açıklamaya uygun mu? Kısmen uygun. Çünkü Faize dayalı, Paket Programların hepsi, Zengini Zengin Fakiri de Fakir yaptı. Yeni açıklanan Tahvil de öncekilerden farklı değil. Faiz destekli Bu tarz Programlar, Ekonominin suni teneffüslerle, hayata döndürülmesinden başka bir şey değildir.Ama maalesef ipin ucu kaçmış durumda. Bir kere Piyasaların en büyük ve en geçerli endeksi Güven; Hiç kalmadı. Ne yapsalar Durumu Düzeltemezler. Baskı altında tutulan Dövizin, Türk Lirası karşısında Çok daha yükseleceği apaçık ortada. Bunu Devletin Yetkili ağızları da ifade ediyor. TÜİK”in Talimatla açıkladığı %73 Enflasyonun olması gereken Dolar karşılığı 52 TL. Dir. ENAG” ın açıkladığı % 163 Enflasyonun olması gereken Dolar karşılığı, 108TL. Dir. Lütfen düşünün 800 Litreye dolan bir Tır”ın Yakıt deposu için, ödenmesi gereken rakam 24.000 TL. Olursa, Bu araçlar da taşınan ihtiyaç maddeleri nasıl ucuzlar? Sadece Yakıt da değil Araç için gerekli her bir Yedek parça fiyatlarını da düşünmek gerekir. Üretim de olmayınca Ucuz hiçbir şey olmayacaktır. Faize haram deyip, Faizli Programlar yapmak, Daha kötüsü de Faize HELAL demek! Ömer Hayyam”ın sözünü yaşamak gibidir . Şaka gibi! bir yakıt deposu 24.000 TL. Ye doluyor. Vay be!

13.06.2022 / 13:23

0
Ahmet Hafızoğulları İstanbul , Bankacı

TUTTURMUŞ BİR İHRACAT LAFI ! TEMCİT PİLAVI GİBİ SÜREKLİ ORTAYA GETİRİYOR. SANIYOR MUSUNUZ? İHRACAT HAKKINDA DA SÖYLEDİKLERİ DOĞRU! KUYRUKLU YALAN. BİR KERE ÜLKEDE ÜRETİM YOK. BUDA HAM MADDE OLMAYIŞI ANLAMINA GELİR. SANAYİ KESİMİNDE 3 - 5 FİRMA SANAYİ ÜRÜNLERİ İHRAÇ EDİYOR. İHRAÇ EDİLEN ÜRÜNLERİN HAM MADDELERİ DE, YİNE İTHAL EDİLEREK TEMİN EDİLİYOR. BU 3 - 5 FİRMADA AKP YE BAĞLI FİRMA.. KAZANAN YİNE KENDİLERİ. ASLINDA KAZANDIKLARINI DA ULUSLAR ARASI BORÇ PARA VEREN TEFECİLERDEN, YÜKSEK FAİZLE ALDIKLARI BORÇLARI ÖDÜYORLAR. YOKSA ÜLKEYE KAZANDIRDIKLARI BİR ŞEY YOK. YÜKSEK FAİZLE ALINAN BORÇ PARALARI MERKEZ BANKASI ARACILIĞI İLE PİYASALARA DAĞITIYORLAR. NİÇİN ? SÖZDE DÖVİZ KURLARININ ARTIŞINI ÖNLEMEK İÇİN. BAŞARILI OLDULAR MI? CADDE VE SOKAĞIN SESİNE KULAK VERİN. ANLARSINIZ. YUKARIDA İZAH ETMEYE ÇALIŞTIĞIM DÖNGÜDE SONUÇ NE OLUR? SÜREKLİ ARTAN BORÇLAR, SÜREKLİ YÜKSELECEK DÖVİZ KURLARI VE HİPER ENFLASYON....

14.06.2022 / 09:53

0
Ahmet Hafızoğulları İstanbul , Bankacı

Temmuz ayında yapılacak maaş arttırımları; Emeklinin ve Çalışanların yüzünü nasıl güldürsün? Temmuza kadar yaşanan sıkıntıları Temmuz da yapılan zamlar karşılar mı? Temmuza kadar olan süreçte borçlanan kesim Temmuzdan sonra borçlarını kapatabilir mi? Temmuzdan sonraki, enflasyon artışları Yine Temmuz maaş zamları karşılayacak mı? Özetle Temmuzda yapılacak Maaş zamları geçmiş sıkıntılar ile gelecek sıkıntıları karşılayabilir mi? BUNU SOMUT BİR ŞEKİLDE AÇIKLAYIN.

14.06.2022 / 13:27

0
Ahmet Hafızoğulları İstanbul , Bankacı

Demokrasi var mı ? Ülkemiz YÖNETİM Biçimi Cumhuriyet, Yönetim yeri Parlemento gibi görünse de uygulama gerçekte böyle mi? Meclisin adı var sadece. Mecliste alınan kararlara bakın, Vekillerin hiçbir rolü yok. Peki! Vekil nedir? Vekil kelimesi Türkçe'de "temsilci, başkası adına yetki kullanan" anlamına gelir. Millet Vekillerinin görev ve yetkileri nedir? kanun koymak, değiştirmek ve kaldırmak; Bakanlar Kurulunu ve bakanları denetlemek; Bakanlar Kuruluna belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermek; bütçe ve kesin hesap kanun tasarılarını görüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş ilânına karar vermek; Milletlerarası antlaşmaların onaylanmasını uygun bulmak, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilânı"na karar vermek ve Anayasanın diğer maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine getirmektir. Anayasa ve yasalarda belirtilen diğer görevleri yapmaktır. Kanuni Açılımı bu şekilde. Ancak 20 Yıldır, Tek adam rejimi ile yönetiliyoruz. Mecliste ki Milletvekilleri de konu Mankeni gibi. Sandalyeler boş kalmasın işte. İktidarın, evet dediğine, Muhalefet, hayır demek için var. Konunun içeriği çok da önemli değil. İktidar ve Muhalefet Millet Vekilleri, Görevlerini daha çok, bir konunun oylamasında karşılıklı evet yada hayır diyerek, icra ediyorlar. Şöyle bir bakın. Ülke Yönetiminde söz sahibi en çok 30 Millet Vekili var. Diğerleri alınan kararları parti görüşü kapsamında onaylamak ve reddetmekle mükellef. Tıpkı BİR noter gibi. Aslında, önceki Dönem Yönetimlerde, bundan farklı değildi. Oy çokluğu hangi Partide ise, o Partinin yanlış kararları DAHİ olsa KABUL ediliyordu. Parti Grubunu oluşturan Millet Vekilleri, Parti Başkanının kararları doğrultusunda hareket etmek mecburiyetinde. Yani yanlışa yanlış diyebilecek bir Bağımsızlıkları yok. Mesela Milletin dediği ile Partinin dediği uyuşmuyorsa, Partinin dediği oluyor. DEVAM EDECEK

14.06.2022 / 16:17

0
Ahmet Hafızoğulları İstanbul , Bankacı

MİLLET VEKİLİ DEVAMI !!! Kararlar, Parti Yönetiminin İSTEĞİ doğrultusunda Millet Vekillerince onaylanıyor. Partideki Her Milletvekilinin asli görevi, onaylanacak kararlarda el kaldırarak destek vermek olmuş. Seçilmiş Millet Vekili, Vekillik sıfatını Milletten yana değilde, Partiden yana kullanıyor. Sonuç olarak yanlışlar doğruların önüne geçiyor. Tüm Ülke bu hataların bedelini ağır ödüyor. Tıpkı şimdiki gibi... Millet Vekilliğinden beklenen Milletin gerçek temsilciliğidir.

14.06.2022 / 16:20

0
Ahmet Hafızoğulları İstanbul , Bankacı

Fark yaratan projelere imza atın. Ekonomi ve sosyal sıstemde "seferberlık"başlatın.Toplumda "sinerji"yaratın.%70-80 oy hedefleyin. Hedefinize "İktidarPartisini"koymayın. Önce "insan",ve "80 milyonluk aile" öncelğiniz olsun. Bunun için; -Hayatı kolaylaştır,verimliliği arttır. -Paydaları eşitle,gelir dağılımını eşitlemenin ve %100 kayıtlı ekonomiye geçişin temellerini at. -Şu anki "Eğitim sistemini" iptal et.Devrim yarat.20 yaşında her gencimiz,"Dünyanın " herhangibir ülkesinde,kendi ayakları üzerinde durabilecek bilgi birikimi ve donanıma sahip olabilecek şekilde eğitim alsın.Eğitim ve sağlık "bütçe"den.Finansmanı konusunu açıklarım. -Şu anki sağlık sistemini iptal et.Sağlık ta 80 milyonluk "sigorta " kur.Doğan her "Türk Vatandaşı" sigorta kapsamında olsun. -Kumar ekonomisini terket,"reel okonominin" önünü aç. -Elbette "Hukuk Devleti" tartışmasız. Saygılarımla..

15.06.2022 / 20:16

0
Mithat Demirhan Antalya , Ekonomist

Merhaba, Maalesef halkımızın bir bölümü Erdoğan’ın ve onun medyasının 2021 yılında Amerika’da Almanya’da raflar boş, adamlar marketleri bile dolduramıyorlar gibi yanlış yönlendirmelerine inanabiliyor. Halbuki gerçekler tam tersi. Amerika’da Almanya’da ithalat miktarı geçen yıl o kadar çok arttı ki ithal edilen ürünlerin hepsini son noktaya teslim edecek yeterli araç ve şoför bulunamadığı yani yeterli nakliye sağlanamadığı için kimi bölgelerde kısa süreli raflarda boşluklar oluştu. Amerika’nın sadece 2021 Aralık ayındaki ithalat rakamı 308.9 milyar dolar iken. Türkiye’nin toplam 2021 yılı ithalat rakamı 271.42 milyar dolar oldu. Yani Amerika veya Almanya yurt dışından Türkiye’nin en az 10 mislinden fazla ürün satın aldı. Ama Türk basınında bunu duymanız mümkün değil. Her yerde “TÜRKİYE KANMA” diye haberlerin olması lazım. Bu haberlerde raflar boş kandırmacası gibi, enflasyonun gerçek rakamları gibi ya da 2023’de Lozan’ın gizli maddelerinin yürürlükten kalkacağı gibi yalanların halka anlatılması lazım. Avrupa’daki insanların nasıl yılda iki kere yurtdışı tatiline çıktığı ve her yıl nasıl birikim yapabildiğinin halka gösterilmesi lazım. Sadece Almanya’nın değil Bulgaristan’daki insanların bile bizden daha refah içinde yaşadığının gösterilmesi lazım. Bunun için örneğin yurtdışından canlı yayınlar düzenlenip Avrupa’daki vatandaşlarımız ile konuşulabilir. Aynı durum ekonominin gidişatının halka anlatılması için de geçerli. Bütün bunların halka ulaştırılabilmesi içinde birlik olunmasının şart olduğunu düşünüyorum. Hiçbir muhalefet partisi bunu tek başına hakkıyla başaramaz çünkü görsel ve işitsel medya hükümetin elinde ve ancak insanlar sadece ilgi duyduğu partileri ve siyasetçileri sosyal medyada takip etmekte. Bu nedenle bence bütün muhalefetin bir araya gelmesi, toplu bildirgeler, basın toplantıları, mitingler düzenlenmesi lazım. Hatta muhalefet partilerinin ortak desteği ile halkı aydınlatması için "Bağımsız Haber Vakfı" gibi bir sivil toplum örgütlenmesi sağlanmalı

16.06.2022 / 09:00

0
Recep Atilla Şen İstanbul , Özel Sektör Çalışanı