Serbest Kürsü

Görüşlerinize Değer Veriyoruz

Demokrasi ve Atılım Partisi olarak ülkemizi daha güzel günlere kavuşturmak için yola çıktık. Dilerseniz siz de “Serbest Kürsü”ye görüşlerinizi yazabilirsiniz..

SAYIN ALİ BABACAN SİZİ İLGİYLE TAKİP EDİYORUM.BAŞARILARINIZIN DEVAMINI DİLERİM.👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻👏🏻🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷

08.11.2021 / 17:54

23
Yunus Özer İstanbul , İş İnsanı

Selam aleyküm. Ben 2 çocuk babası hayatında akp den başka partiye oy vermemiş ve son 7 yıldır aşırı pişman olmuş biriyim. Bilmenizi isterimki lise terk olmam cahil olduğum anlamına gelmez. çok şükür Allahın verdiği beyni kullanıyorum ve kendimi geliştiriyorum. İnandığımız liderin son yıllarda bizi (sessiz çoğunluğu) yok saydığını görmezden geldiğini hakkımızı gasp ettiğini çaresizce izledik. Her türlü makamdan devletin buz yüzünü gördüm. ömrümün baharında hayattan fiilen koptum. Dilenci muamelesi görüp horlandım. iş yeri açtım pandemide battım, bir tane daha açtım şimdi kur dan dolayı battım. krediler ve kartlardan dolayı eşimde icralık olmak üzere ve olacak. bize yaşam hakkı dahi tanınmıyor. son 5 yıldır günde tek öğün yiyordum artık 2 günde bir öğün yiyebiliyorum. içinde bulunduğum zorlu şartlar savaşla eş tutulabilir ancak ne savaştayız nede bizde silah yada mermi var (mecazi olarak). Ben artık kendi hayatımdan vazgeçmiş biriyim ancak evlatlarımı düşününce içimde bir duygu patlaması oluyor ve dayanamıyorum. Diyeceğim odur ki; eğer yaşarsam size oy vereceğim. mevcut siyasi düzende sizden başka oy atabileceğim birisi yok. ilk seçimde olmasa bile zamanla çok güçlenebileceğinizi düşünüyorum. Eğer bir gün herhangi bir güç elinize geçtiğinde, güç zehirlenmesi yaşarsanız, bunu hissederseniz, bizden çok gücün sesini dinlerseniz mevcut yönetimden hiçbir farkınız kalmayacaktır. Bir kere geldiğimiz bu dünyada mana yı sebeplere tercih etmeyin! Bırakın bari evlatlarımız biraz hayatını yaşasın. Onların umutları boğazlarına düğümlenmesin. yazacak çok şey olmakla birlikte iyi kötü duygularımı anlatabildiğimi düşünüyorum. sayglr

19.12.2021 / 15:13

23
Mehmet Kandemir İstanbul , Esnaf

İyi akşamlar, sizlere bir çatı katından ve sayın Ali BABACAN'nın Karar TV yayını izlerken yazıyorum. Ben bir çocuk gelişim öğrencisiyim ve aldığım eğitimler sonucunda görüyorum ki eğitim her şeydir. Fakat bu eğitim milli eğitim ve okullardaki eğitimden ziyade aile eğitimidir. Kendisinin yetiştirememiş bireyler bu ülkeye gelecek olacak bireyleri yetiştiremezler. Sizlerin eğitim modelinizi ve izleyeceğiniz yolu dikkatle izliyorum. Ali başkanın bütün yayın ve açıklamalarını düzenli izliyorum, sürekli ekonomi üzerinden iktidara yüklenmesi sizleri takip eden kişiler için kabak tadı verebilir. Deva'nın iktidar olmasını ve bir genç olarak sizden başkasının bizler için daha da kötü olacağını düşünen birisi olarak, lütfen 1.5 yıl içerisinde her soruna her olaya çözüm üreterek kendinizi medyanın ana bültenlerine sürekli sığdırmayı başarın. Ali bey konuşmalarında iktidarı eleştirmek ve ''biz zamanında yaptık'' cümlelerini biraz daha azaltarak, ekonomiye çözüm bu , adalete çözüm bu , ırkçılığa çözüm bu , gibi çözüm üreterek insanların dikkatini çekmelidir şahsi görüşüm. Muhalefet sürekli laf atıyor fakat bu ülkede hiçbir parti sizler gibi şeffaf şekilde planlarını açıklamıyordu bir farkınız daha eleştiri değil ürettiğiniz çözümleri daha çok dillendirmek olmalıdır. Sizler iktidar olun bizler de zihinleri hayali karakterlerle olan boş bir nesil değil de kaliteli doğru düşünen, gelişime açık, haklarını arayan bir nesil yetiştirelim :) lütfen HDP ile bir olmayın görüşmeniz var dinleyin ama uymayın çok oy kaybedersiniz..

27.12.2021 / 23:01

23
Faruk Karakaş Malatya , Öğrenci

Heyecanlı bir şekilde beklediğimiz oluşum sonunda şekillendi. Siyasete yeni bir inovasyon getirecek olan bu oluşum bir kişiye veya gruba değil 83 milyona hizmet edecektir. Hizmet sözcüğünün artık sözde kalmayacağı bir oluşuma şahitlik edebiliriz. Eğitimden ekonomiye ticaretten sağlığa her sektörün beklediği DEVADIR. Tüm TÜRKİYE’Yİ KAPSAYACAK BU OLUŞUMUN SİYASETE YENİ SOLUK GETİRECEKLERİ BİR AŞİKARDIR.

06.05.2020 / 18:11

23
Muhammed İlmin Şanlıurfa , Mühendis

Bizlere söz verdiğiniz için sizlere teşekkür ediyorum. Bu gidişatı değiştirebilecek olan Sayın Genel Başkanımız Ali BABACAN liderliğinde bizleriz. Ülke olarak çok kötü durumdayız dedikten sonra bir bakıyoruz ki daha da kötü duruma geliyoruz. En büyük sıkıntı sayın Genel Başkanın şuan yaptığını devlet yöneticilerinin yapamaması. Eğer gençlere söz verilse,gençler dinlense, görev verilse şuan ülkemiz samimi olarak söylüyorum ki bu halinden daha iyi olurdu. Atatürk’ün “Bütün umudum gençliktir.” sözünü hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız....

07.05.2020 / 00:27

23
Mustafa İsmet Gürtekin İstanbul , Öğrenci

Öncelikle ülkemizin huzur ve güvenliği için çözüm arayışında olan tüm vatandaşlarımızı saygı ve sevgi ile selamlıyorum. Dünya genelinde hemen her konuda köklü değişimler olduğu gibi geleneksel siyaset anlayışının da bir an evvel terk edilmesi gerektiğine inanıyorum. Tüm siyasi partilerin ilk söylemi "Eğer seçilirsek" olduğu için farklı görüş ve hislerle aynı toprağı paylaştığımız milletimiz, güven inançsızlığına düşmekte ve farklı fikir ve uygulamalara fırsat vermek istememektedir. Oysa ki tüm büyük atılımlar küçük başlangıçlar ve ispatlar ile gereken desteği ve enerjiyi oluşturabilmektedir. Bu bağlamda partimiz olarak ilk olarak iktidar arayışında değil ispat arayışında olmayı kendimize borç bilmeliyiz. Ne var ki yaptığım bireysel araştırmalarda, bu uğurda gereken kaynak ve süre bir çok insana zahmetli görünmekte ve direk iktidar sahibi olunacak bir seçimle her şeyin çok daha kolay olacağı düşünülmektedir. Teşkilatlanma çalışmalarımızın bir an evvel hız kazanması ve bu görevlendirme sürecinde reel sorunlara rasyonel çözümler bulunması için, "SEBEP-SONUÇ" ilişkisine çok dikkat edilen, pilot uygulamaların çalışması tamamlanmalıdır. İç ve dış ilişkiler, eğitim, ekonomi, adalet, toplumsal huzur, hayvan hakları, aile ve sosyal politikalar vs.. derhal yeniden tanımlanmalı ve bu süreçte vatandaşın anlamakta zorluk çekeceği siyasi akademik söylemler yerine daha sade ve daha anlaşılır olunmalıdır. Milletimizin her gün TV de nefretle izlediği kötü olayların ve halkı temsil ettiğini söyleyip birbirine sataşmaktan, çalışmaya fırsatı kalmayan milli temsilcilerin psikolojik yansımalarından bir an önce kurtarılması gerekmektedir. Bu yolda partiler arası değil, görüş ve mantıklar arası köprüler kurulmalı, sonuçların belirli bir zümrenin menfaatine değil, konuyla alakalı tüm yurttaşların ortak menfaatine hizmet ettiği ortaya konmalıdır. ÇÜnkü benim güzel ülkem, her canı ile her varlığı ile şanlı tarihi ve evrensel vicdanı ile her şeyin en güzeline layıktır. Sağlıcakla kalın.

16.05.2020 / 10:26

23
Yücel Kaya İstanbul , Özel Sektör Çalışanı

Merhaba Allah yolunuzu açık etsin sayın Babacan'a selamlarımı ve dualarımı gönderiyorum Allah razı olsun kendisinden ve ekibinden zorlukları göze alarak sessiz çoğunluğun ümiti oldunuz ülkenin hazinesini en iyi şekilde temsil ettiniz elinizden milyar dolarlar katrilyon TL'ler geçmesine rağmen 1 kuruş elinize bulaşmadı dürüst bir insansınız siyasetle zenginleşen olmadınız Allah dürüst insanlarla beraberdir

29.05.2020 / 09:19

23
Özgür Bilgin İstanbul , Diğer

Herkese Merhaba. “Egemenliği Antlaşmalarla Yunanistan’a DEVREDİLMEMİŞ Ada, Adacıklar ve Kayalıklar Sorunu” ile ilgili birkaç şey söylemek istiyorum; Türkiye ve Yunanistan arasında çıkan Egemenlik uyuşmazlığına ilişkin olarak başvurulacak en önemli metinler, Lozan Barış Antlaşması ve bu antlaşmanın 6, 12, 15 ve 16. maddeleri ile Paris Barış Antlaşması’nın 14. maddesidir. Türkiye, Paris Barış Antlaşmasının tarafı değildir ve antlaşmaya katılmamıştır. Ancak 10 Şubat 1947’de Paris Antlaşması imzalandı. Türkiye bu kararı 5 gün sonra 15 Şubat 1947 tarihinde kabul etti. Türkiye, açıkça söz konusu antlaşmalarda adları sıralanarak egemenlik devrini tanımış olduğu adalar ve adacıklar dışında kalan ada, adacık ve kayalıklara ilişkin egemenliğinin sürmekte olduğunu iddia ederken, Yunanistan, söz konusu antlaşma hükümlerinin Türkiye’nin, Anadolu kıyılarından üç mil dışında kalan deniz alanında herhangi bir hak iddiasında bulunmasını engellemekte olduğunu ileri sürmekte. Kısacası; Türkiye ilgili antlaşma hükümleri çerçevesinde adları sıralanarak egemenlik devrini gerçekleşmiş ada, adacık ve kayalıklar dışındaki adı belirtilmemiş ada ,adacık ve kayalıkların Osmanlı Devleti’nin bakiyesi olan Türkiye Cumhuriyetine ait olduğunu savunmaktadır. Ancak Yunanistan hiçbir hukuki dayanağı olmadığı halde bu ada ,adacık ve kayalıkların Yunanistan’a ait olduğunu savunmaktadır. Bütün bu sorunlar çözüme bağlanmamışken Yunanistan son yıllarda kara sularını tek taraflı olarak 12 mile çıkarmak istiyor. Bu karar Ege Denizi’ndeki çıkar dengelerini Türkiye’nin aleyhine orantısız bir şekilde değiştirir. Bu olursa Türkiye’nin kara suları Ege Denizi'nde %10’un altına düşer. Yunanistan’ın kanunsuz bir şekilde alacağı 12 mil kıta sahanlığı kararını diplomatik olarak veya gambot diplomasisi ile engellemez isek ekonomik bağımsızlığımız ciddi tehdit altına girer. Ekonomimizin can damarı olan Ege Deniz'ini kaybederiz Kısacası; Denizciliği başarmalıyız. İstikbal Denizlerde... Herkese İyi Günler.

29.05.2020 / 23:04

23
Doğan Atlı Sakarya , Öğrenci

Teşkilatlanma sürecinde her bir ilde liyakat sahibi insanlar bulup bunlarla çalışmazsanız, bulundukları illerde isimleri ön plana çıkmış varlıklı ailelerden veya aşiretlerden isimler ile yol alırsanız yolda kalır bir süre sonra mevcut hükümetin yaptığı gibi durumu kurtarmak üzere ÖMERLER aramak durumunda kalırsınız. Sizlere umut bağlamış insanları hayal kırıklığına uğratmamak adına bu hususu kılı kırk yararak çalışmanızı tavsiyede bulunmak istedim. Yolunuz açık olsun.

30.05.2020 / 18:45

23
Kadir Sevdi Batman , Kamu Çalışanı

Yarınki Türkiye'nin İnsanları uzlaşma ortamının geliştirilmesi yeniden tesis edilmesi adına farklı fraksiyonlardan insanların aydınların, mevcut durum hakkında kamuoyunu bilgilendirecek kaynakların çoğalmasını ve tarafsızlığını sağlamak. basın ve medya kuruluşlarının tarafsızlığını sağlamalı. tüm kamu kurum ve kuruluşlarına devlet kademelerine alınacak personelin mutlaka liyakate dayalı alınmasını sağlamak. ötekileştirme ve nefret söylemini ortadan kaldırılmasını sağlamak. kamplaşma ortamının bitmesini sağlamak tutuklu gazetecilerin serbest kalmasını sağlamak ekonomide siyasi baskıları yok etmek. merkez bankasına karışmamak. siyasilerin söylemlerine dikkat etmesi. çatışma ortamından mümkün olduğunca kaçınmak. içişlerinde istikrar ortamının korunmasını sağlamak.

01.06.2020 / 13:52

23
Tayfun Türk İstanbul , Muhasebeci