Serbest Kürsü

Görüşlerinize Değer Veriyoruz

Demokrasi ve Atılım Partisi olarak ülkemizi daha güzel günlere kavuşturmak için yola çıktık. Dilerseniz siz de “Serbest Kürsü”ye görüşlerinizi yazabilirsiniz..

Bu çocuklar eğitimlerine çok daha zor şartlarda devam ederken, bir yandan da geleneksel tarım ve hayvancılık kültüründen kopmuşlardır. Tarım ve hayvancılıktan kopmuş bu çocukları ise içi boş lise ve üniversitelerde bulunmalarını sağlayarak yine bir boş yığılmayı maskelemişlerdir. - Çocuklarını her şartta okutmak isteyen aileler ( ilk öğretimini alan bir çocuğun ebeveynleri yaklaşık 25-40 yaş arasıdır ) maalesef üretimi bırakarak şehir merkezlerine göç etmek zorunda bırakılmıştır. En verimli çağlarında asgari ücret ile fabrikalarda işçi, apartmanlarda hizmet görevlisi ya da kayıt dışı işlerde çalışarak hayatlarını sürdürmektedirler. Bu iki madde şehir merkezlerindeki alt gelirli nüfus yoğunluğunu arttırdığı gibi, tarım ve hayvancılık alanında az ya da çok üreten bir çok kişiyi kaybetmemize neden olmuştur. Artı bir çiftçimiz var iken eksi iki insanımız haline gelmişlerdir. Kaybolan yıllar geriye gelmeyecektir ve esas problem tam da bu yıllarda meydana gelmektedir, gelecektir. Yukarıda bahsettiğimiz 25-30 yaş arasındaki genç nüfüs köyden şehre göç etmiş ve bir şekilde hayatlarını sürdürmüşlerdir. Fakat artık genç olmaktan uzaklaşmaya başladıkları için iş verenler için ucuz da olsa iş gücü kaynağı olmaktan çıkmaktadırlar. Dolayısıyla yokluk ve ihtiyaçlar taşınamaz hale gelmektedir. Tüm bunlara katlanarak okutmaya çalıştıkları çocukları ise bu kadar fazla fırsat eşitsizliğinin altında işsizlikle imtihan edilmektedir. Kaldı ki maddi durumları ve eşit eğitim alamayışları tercih edilen insan olmalarını engellemiştir ve artık köylerine dönemeyeceklerdir. Şehirde bunlar olurken köylerde kalan yaşlı nüfüsumuz daha da yaşlanmış ve bir çoğu ahirete göç etmiştir. Nüfus yaşlı olduğu için mevcut resmi rakamların ifade ettiği çifti sayısı aldatıcıdır. Bir çoğu doğduğu coğrafyayı terketmeyen ve yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamak için minimal düzeyde üretim yapan insanlardır.

08.10.2020 / 22:00

23
Harun Karadaş Konya , İş İnsanı

Üniversite konseyleri.. Bildiğimiz gibi ülkede siyasi,ekonomik,politik gibi alınan pekçok karar tüm Türkiye'yi etkiliyor.Ve bu kararlar alınıp uygulamaya konulurken, 3-5 siyasi anlamda yer edinmiş kişiler hariç kimsenin fikrine başvurulmuyor.Bir tarafta ülkede bu kararlardan etkilenen yaklaşık 80 milyon insan,diğer tarafta azınlık bir karar alma mekanizması.Evet biz ve çoğu ülkede bu böyle..Sanki dünyaya verilmiş bir kader gibi.Ve bu sistem ülkedeki sorunları asıl yaşayan insanlardan ve sorun-çözüm önerisi sözlü veya yazılı bir şekilde alınmadığı gibi 'tüm ümidim gençliktedir' sözüne ters bir sistemdir.Şahsi fikrim uluslararası,ekonomik,siyasi tüm kararlarda etkin rol oynaması gereken ve ülkesi adına çözümleri üretmeyi kendine görev bilmesi gereken,çeşitli alanlarda eğitim gören insanlarımızın sayısının çok fazla olduğuna inanıyorum.Bu ülkenin tüm sorunlarına çözüm,değerli fikirler verecek kendi gençliğimizden başka bir oluşum değildir.Fakat bahsettiğim sistemin 3-5 ayda bir üniversitelere gidip seminerlere katılmak ile yada seçim arefesinde bir gezinti gibi görülen ziyaretlerle olmayacağı gerçeği apaçıktır.Ülkenin tüm sorunları adı altında,en az ayda bir memleketimizin en az bir üniversitesinden yazılı raporlar alınması ve siyasi karar mercilerine ulaştırılması büyük önem arz etmektedir.Bu ülkenin birçok sorunu var ve gençliğin bu konudaki önerileri bir kaç tweet atmakla yada kendi düşüncelerini aklında tutması ile kalıyor.Dediğim sistemin olmazsa olmazlarından biride, bu sistemin herhangi bir yasa,tüzük veya önerge gibi yazılı olarak korunmaya alınması gerektiği gibi, bu sistemin devamlılığı açısından çok önemlidir. Her ay farklı farklı üniversitelere gidip memleket sorunları adı altında yazılı raporlar alınması ve bu sitemi devam ettirebilecek bir mekanizma kurulması önerim var.Bu ülkede alınan tüm kararlardan biz etkilendiğimiz gibi,öneri bazında en mantıklı fikirlerin üniversitede çeşitli alanlarda okuyan insanlarımızdan geleceği inancını taşıyorum.

02.11.2020 / 17:00

23
Furkan Yazıcı İstanbul , Diğer

var olan bu düzende artık hemen hemen herkes politik bir konuma geldi. bu politik düzenden geriye dönme, etik kurallara uygun, liyakatın gözönüne alındığı yeni bir sistem kurulabilirmi? mesela artık son yaşanılan olaylardan sonra hukukta gerçekten tarafsız ve anayasaya uyan bir düzen kurulabilir mi? artık üretime geçebilecekmiyiz, yeni dünya düzeninde birçok ülkü kendisini değiştirip 21. yy uygun seviyede çalışma yaparken biz halen din işleriyle, uhrevi işlerle mi uğraşacağız??

12.11.2020 / 11:41

23
Eyüp Karaman Adana , Öğretmen

İVEDİ. Öncelikli olarak herkese merhaba. Yaklaşık 1 saat önce Youtube’ta yayınlanan ve Deva Partisine kendimce hakaret ve nefret söylemi içermeyen, eleştiri niteliğinde olan bir video ile karşılaştım. Bu video Türkiye’de Fenomen olan, adı “Röportaj Adam” olarak bilinen yüzleri güldüren güzel bir kardeşimizdir. Yine değerlendirmelerinize sunmak üzere; Kişisel kanaatim olarak bu video içeriğini Sayın Genel Başkan veyahut Deva Partisinin resmi twitter hesabından paylaşılmasıdır. Bu yapılacak olan paylaşımda partiye yöneltilen eleştirilere cevap verilebileceği gibi Düşünce Özgürlüğü, Sosyal Medya ve Basın Özgürlüğü gibi konulara da ağırlık verilerek hoş karşılanmalıdır. Bir saatlik süre zarfında 125.000 görüntülemeye ulaşan bu içeriğe karşılığın olumlu verilmesi, Demokrasimize, Düşünce Özgürlüğüne, Sosyal Medya ve Basın Özgürlüğüne refakatçi olacaktır. Video Linki: https://youtu.be/6ILOtg5acy0 Saygılarımla

21.09.2020 / 20:25

22
Harun Üstün Gaziantep , Avukat

Ülkemizin tarım ve hayvancılık alanındaki geriye gidişini - gelişemeyişini, bu durumun eğitim ve öğretim sistemimizle olan çarpık ilişkisini ve bu olumsuzlukların genele sirayet edişini gerek doğduğum coğrafya gerekse iş hayatımın gereği olarak yakından gözlemlemek ve içinde olmak zorunda kaldım. Çalışmalar ve projeler üretmiş olsam da özellikle yerel ve merkezi idarelerin liyakattan uzak ve farklı maksatlı yaklaşımları nedeniyle hiç bir fayda sağlamadı. Tarım ve hayvancılık sektöründeki en büyük kırılmayı ve aşağı doğru ivmelenmeyi sağlayan uygulama '' köy okullarının '' kapatılması oldu. Bir çok kişi köy enstitülerinden bahsetse de esas yakın tarihin daha önemli olumsuzluğu köy okullarının kapatılması olmuştur. taşımalı eğitim, merkezi eğitim, ya da ilköğretim süresi tartışmaları ile maskelenerek köy okulları kapatılmıştır. Uygulamanın adı kapatma hiç olmamıştır fakat yapılan uygulama özünde kesinlikle taşrayı budama uygulamasıdır. Ülkenin elinde yeterli sayıda genç eğitmen olmasına rağmen öğrenciler merkezlere çekilmiştir. Çocuklara eğitimi götürmek yerine, çocuklar eğitime taşınmaya çalışılmıştır. Öğretmen açığı azaltılmış gibi gösterilmiş fakat aslında sorun sadece örtülmüştür. Bu uygulamanın ağır sonuçları önce dersaneler, sonra özel okullar formunda eğitimde eşitlik ilkesini yerle bir etmiştir. maalesef mevcut durumda bu makas açılmaya devam etmekte ve toplum eğitimden başlayarak iki sınıfa ayrılmaktadır. her geçen gün köyünden çıkan ve memleketine faydalı olmaya çalışan başarılı hikaye sahibi insan sayımız azalmaktadır. Bu uygulamanın esas ve vurucu zararı ise tarım ve hayvancılık sektöründe yaşanmıştır ve yaşanmaya devam etmektedir. Eğitim ve sağlık hizmetlerini tam olarak götüremediğiniz taşralı ailelerin elinden ilk öğretim şansını da aldıktan sonra, onların hayatlarına devam etmeleri için bir devam kalmamıştır. çocuklar evlerinden uzakta ve yarım şartlarda ( yurt, akraba yanı, bölünmüş aileler ) eğitim almak zorunda kalmışlardır.

08.10.2020 / 21:55

22
Harun Karadaş Konya , İş İnsanı

Eskiden köyden şehre ticaret için gönderilen malların, şehirde yaşayan akrabalara hediye olarak gönderilen küçük kıymetli tarımsal ürünlerin yerini, şehirlerden köylere gönderilen gıda yardımları almıştır. Köylü ve çiftçiler saçma sapan yardımlara, emeklilik programlarına muhtaç hale getirilmiştir. Tabi ki oluşan bu boşluklar mevcut sorunların kaynağı olan kitleler tarafından doldurulmuştur. Çiftçinin, köylünün tüm bu yaşam çemberini bir grup yandaşa teslim etmişlerdir. Ülkenin süt ve et piyasasının önemli bir kısmı '' tarım ve hayvancılık cahil köylülere bırakılmayacak kadar kıymetlidir '' diyen yandaş iş adamlarına teslim edilmiştir. kaldı ki layıkıyla yapmadıkları için sürekli geriye gitmişizdir. - Köydeki yaşam siklusunu tekrar işler hale getirmeliyiz. Eğitim, sağlık, ürün ve ürün satış süreçlerini iyileştirmeliyiz. çocukları hepimize emanet, yaşlıları hepimizin yaşlısı olmalıdır. - Milli gelirden düşen payı gerçek üreticilere kanalize etmeliyiz. Çiftçiyi saçma kanun yapıcılara ya da art niyetli tüccarlara yem etmemiliyiz. - Şehirden köy e göçü başlatmalı ve bunu gerçekten motive ederek yapmalıyız.

08.10.2020 / 22:02

22
Harun Karadaş Konya , İş İnsanı

Merhaba, umarım mesajımı Ali Bey okur. Bu ülke gerçekten Osmanlı son zamanları da dahil iyi yönetilmedi. İnanılmaz bir potansiyele sahip güzelim memleket kısır çekişmelere, birilerinin rant veya yolsuzluklarına kurban edildi. Ali Bey eğer sevdanız memleket ise, güzel bir Türkiye inşa etmekse sizleri de çok iyi bildiği eksikleri dile getirmek istiyorum. Ülkenin gerçekten tam bağımsız, kimseden korkmayan, kimseden emir almayan, kimsenin adamı olamayan adalet insanlarına ihtiyacı var. Adalet olmayan ülkede ne eğitim gelişir ne sanayi gelişir ne de insanlar mutlu olur. İnsanlar dilediği dilde konuşsun ve dilediği dilde eğitim alsın, bu Türkiye’yi bölmez aksine güçlendirilir. İnsanlar dini, ırki yüzünden ötekileştirilmesin. Devlet her bireye ayni mesafede olsun. İnananda inanmayanda huzur içinde yan yana yasayabilsin. Farklı görüşler bas belası değil aslında bas tacıdır ve bir ülkeyi ülke yapan renkleridir. Avrupa, kuzey Amerika şu an demokratik şekilde yönetiliyor. Bu insanların yakın tarihteki demokratik kazanımlarını Önderimiz Atatürk Türkiye’yi kurduğu zamanlarda tanıştırmış fakat hep sözde kalmıştır. Laiklik çok önemli bir yapıdır ama dinsizlik olarak işletilmedikçe, kadın erken eşit olması kadından faydalanmaya dönüşmedikçe, ifade hürriyeti, basın hürriyeti, bireysel hak ve özgürlükler bir memleketi yıpratmaz aksine roket takar uçurur. Bir diğer mevzuda Eğitim, Bu coğrafya bir donem ilimde fende çığır acarken şimdi yüzlerce ülkenin gerisinde kaldı. Halkımız zekâsız değil, bilinci olarak eğitim sistemi allak bullak edilerek halkımızın iyi bir eğitim almasının onu kapatılıyor. Amaç koyun gibi güdülecek insanlar yetiştirmek. Eğitim sistemi bir anda düzeltilebilir. Liyakat gelsin, kontrol mekanizması kurulsun. İşini yapmayan öğretmenler yerine isine aşık öğretmenler gelsin. Aslında yazılacak konuşulacak o kadar konu var ki burada karakter sayısı sınırına takılıyor. Bence kaldirin limitleri:).

18.10.2020 / 09:17

22
Bedirhan Sana Gaziantep , Mühendis

konuşma yapacağınız yere gitmeden 1 ay öncesinden o yöredeki eskiden beri olan sorunlar ve onların çözüm yollarının anlatımı gitmeye yakın zamanda yeni bir sorun olursa ona da çözüm anlatımı olmalı..ayrıca kimsenin aklına gelmeyen o il -ilçe için kalkınmaya yönelşk ne yapılabilir ne gibi üretim olur--hangi alana yönelmeli--tarım sa tarım sanayiye yönelik mi turizme yönelik mi strateji belirleyip o ilde o konuya ağırlık verilmeli..ilçe lerde köylerde kalkınma kooperatifi...mesela halı tezgahları hem kadınlara iş hem köylüye evinde tezgah verip işgücü yaratmak..eğitimli personel ile katma değeri yüksek halı üretimi bir ilçeyi bir yöreyi proje olarak seçilip hatalı kısımları düzeltir diğer yörelerede uygulanır..yörelerin turizm potansiyeli varsa onlar belirlenir..dürüst ve bilgili insan çalıştırma konusunu işlemeye devam--yurtdışından yatırımın gelmemesinin eleştrisine devam ve bunun yolunu da anlatmalısınız..iyi yapılan şeyleri de belirtmeli ki sadece muhalefet yapma olmamamlı..doğrusu neyse onu da gösterin..millet kimin akıl verdiğinide bilir zaten...zihniyet değişikliği ve nasıl yapacağınızı direk apaçık anlatın..CHP nin yaptığı gibi biz gelince düzeltiriz gibi olmasın ...onlar daha kendi içlerinde düzen yok bir de devletin başına gelince mevcut imkanlardan faydalanmak için birbirlerine düşecektir...gençliğe yönelik eğitim ve fırsat eşitliği ---eğitimi iyi olanın kamu da işe girişinin çok kolay ve adil olacağının yöntemini iyi anlatın...mülakatı kaldırma yöntemi güzel..bunu nasıl sağlayacağınızı iyi anlatın ve güvencesini verin..

31.10.2020 / 16:26

22
Hüseyin Yılmaz Tanca İstanbul , Doktor

Merhaba, Sizleri yakindan takip ediyor ve ilgi ile izliyor, dinliyorum. Biz Vatandaslara söz hakki verdiginiz icin de ayrica cok tesekkür ediyorum. Benim düsüncelerim, Türkiye malesef yapisal ve stratejik anlamda cok geri kalmis ülke olarak görüyorum. Birkac örnek vermek gerekirse, Bir cok fabrikalar isletmeler hep büyük sehirlere kurulmus bir cok geri kalan sehirlerde neredeyse birtane fabrika yok. dolayisiyla kücük sehirlerden büyük sehirlere göc akimi her gecen gün artmak ile beraber, insan icin bir mecburluk kavrami oldu. (elbette bu konun ticaret, ham madde yakinligi vs. olabilir. Fakat bir vatandas olarak yüzeysel bakmakda son derece hakli oldugumuzu düsünüyorum) ve bunun ile beraber gelen bir cok sorunlar teskil ediyor. Insan gücü fazlaligi, issizlik, insan hayati degersizligi, hava kirliligi, hayat pahaliligi, egitim yetersizligi, siddet, ihtihar, bosanmalar, kurallari cigneme vs. bunlar hepsi birbirine bagli bir zincir. Bunu görmek cokda zor olmamak gerek ve bugüne kadar atilan bir adim görmedim. Fabrika ve isletmeleri tüm Türkiye`ye ve hatta en ücra köylere dagitmak. isgücü istihdam yaratmak. ve cogu insan kendi memleketinde köyünde hobisi ile bahcesi ile mutlu bir hayat kurabilir sürebilir.

11.11.2020 / 13:32

22
Emrah Karabulut Giresun , Teknik Eleman

Sevgili Devalılar, Hepiniz bildiği ama benim bir kez daha hatırlatmak istediğim bir durum var. Ülkemizin en önemli yapıtaşları olan gençlerimiz, ülkemizin içerisin de bulunduğu bu ekonomik kriz yüzünden yurt dışında icra edecekleri bulaşıkçılık, garsonluk, inşaat işçiliği v.b mesleklerin hayalini kuruyor. Bizim bu derde deva olabilmemiz için daha çok istememiz, daha çok çalışmamız ve daha çok kişiye ulaşmamız gerekiyor. Sevgi ve saygılarımla...

24.11.2020 / 00:45

22
Serdar Demir Bursa , Yönetici