Serbest Kürsü

Görüşlerinize Değer Veriyoruz

Demokrasi ve Atılım Partisi olarak ülkemizi daha güzel günlere kavuşturmak için yola çıktık. Dilerseniz siz de “Serbest Kürsü”ye görüşlerinizi yazabilirsiniz..

Tekrardan Merhaba. Ben ‘’Ege Denizi ve İhracatımız’’ ile ilgili çok ayrıntıya boğmadan birkaç şey söylemek istiyorum. Öncelikle Kıta sahanlığı(Karasuları Sınırı) ve Münhasır Ekonomik Bölge(MEB) kavramlarına açıklık getirmek istiyorum; Münhasır ekonomik bölge, Birleşmiş Milletler Deniz Hukukuna göre bir devletin deniz kaynaklarının araştırılması ve kullanılmasında özel haklara sahip olduğu deniz bölgeleridir. Yani bir devlet için kara sınırı ve egemenliği ne ise MEB'de denizdeki egemenlik alanıdır. MEB ilanı için kıyıdaş ülkelerin karşılıklı mutabakatı şarttır. MEB ilanı durumunda MEB bölgesinin altı ve üstü tamamen ait olduğu ülkeye aittir. Yani sondaj çalışmaları yapabilme hakkına sahiptir ve yabancı şirketlere lisans verme yetkisine kanuni olarak haizdir. Kıta sahanlığı, jeolojik olarak ülkeyi oluşturan kara parçasının deniz altındaki uzantısıdır ve kıtanın bitip okyanusun başladığı kıtasal çizgiye kadardır. Dünya ülkelerinde kıta sahanlığı 12 mil olarak uygulanmaktadır. Türkiye olarak bizde Marmara, Akdeniz ve Karadeniz de bu rejimi uyguluyoruz. Ancak Ege Denizi’nin adalar nedeniyle griftli oluşu sebebiyle komşumuz Yunanistan ile karşılıklı olarak 6 mil kıta sahanlığında ŞİMDİLİK mutabık kaldık. Lakin Yunanistan son yıllarda kara sularını tek taraflı olarak 12 mile çıkarmak istiyor. Bu karar Ege Denizi’ndeki çıkar dengelerini Türkiye’nin aleyhine orantısız bir şekilde değiştirir. Bu olursa Türkiye’nin kara suları Ege Denizi'nde %10’un altına düşer. Türkiye olarak 2017 verilerine göre ihracatımızın %89.6 ‘sını deniz yoluyla yapıyoruz. 2018 istatistiklerine göre 180’e yakın limanımızda bir yılda yaklaşık 400 Milyon Ton mal taşındı. Bunun %76’sı Ege denizini kullandı. Bu durum Ege denizini ekonomimizin can damarı yapmakta. Yunanistan’ın kanunsuz bir şekilde alacağı 12 mil kıta sahanlığı kararını diplomatik olarak veya gambot diplomasisi ile engellemezsek ekonomik bağımsızlığımız ciddi tehdit altına girer. Herkese İyi Günler Diliyorum.

26.05.2020 / 02:39

22
Doğan Atlı Sakarya , Öğrenci

Merhaba İlkel siyasetten kopmuş Yetkinin kişilere bapımlılıpından uzak sistemin yönettiği ve bu şekilde gördüğüm partinizin hayırlara vesile olmasını diliyorum Şu ana kadar kendimi siyasetten hep uzak gördüm ancak Ali beyin ılımlı tavrı benlik karakterinin olmayışı Ve kendisininde dediği gibi bir organizatör olarak kendini görmesi Ortadoğu Ve Türkiye siyaseti için bölgeye yeni bir bakış açısı getireceğine inanıyorum , başlangıç olarak iyi görünen ancak süreç içerisinde tarihte ve diğer partilerde olduğu gibi maalesef Türkiye gibi eğitim seviyesi düşük ülkerlerde kendinizi ifade etmeniz çok zor Ve meşakkatli bir süreç olacaktır sadece sizi anlayan kesimden mevcut sistem içerisinde destek almanız sizin için yeterli olmayacaktır bu konuda halkın son 20 yıldır aşılandığı Lider profilinin alışkanlıklarının değiştirilmesi ve seçim değil beyin özgürlüğünün ön plana çıkarılması hususunda çok ciddi çalışmalar yapmanız gerekmektedir buna tek taraflı medyanın da tuz biber ektiğini düşünürseniz okumayan sadece izleyen bir milleten oy almanız size umduğunuz başarıları getirmeyecektir Dediğiniz gibi eğer siz bir organizatör iseniz bende bu organizenin bir parçası olmaktan vatandaş olarak kendime görev bilir bu konuda faaliyetler içerisinde yer almak isterim ancak altını çize çize kalın ince yuvarlak ne anlarsanız anlayın tüm devlet kademelerinde tüm ihallelerde muhtardan cumhurbaşkanına kadar her bir birey nefsini istesede istemesede sisteme bırakmış olacak sistem dışına çıkamayacak Ve sistemin kurucusu da olmayacak bireysel menfaat Ve çıkarlara sistem izin vermeyecek yüzde yüzlük bir şeffaflık İle 80 milyonun gözleri önüne serilecektir Eğer çiZginiz bu anlattıklarım ise işi daha da anlamlı bir siyaset anlayışına getirmek istiyorsanız sadece hizmet için yapıyorsanız birilerinin onayı İle iş başı yapmayacak iseniz vatandaş olarak ben size onay veriyorum lüks Ve şatafattan uzak milyonluk mitinglerden uzak milyonluk konvoylardan uzak sadece ama sadece bu millete dilgl

26.05.2020 / 11:14

22
Öner Emir Trabzon , Serbest Meslek

MerhabA,ben 20 yaşında bir Makine Mühendisliği öğrencisiyim.Bizler üniversitede kısıtlı imkanlarda öğrenci arkadaşlarımla mühendislik projeleri üretmek için çabalıyoruz.Özel sektör sanayi kuruluşlarımız dışında üniversite kurumları teknoloji üretmek isteyen gençlere destek olmuyor.Bakanlıklar destek konusuna biraz daha yakın ancak onlar da üniversiteler karışamıyor.Sayın Babacan'ın mühendislik mezunu olduğuna dayanarak bu konuyu çözeceğine inanıyorum.Biz gençlerin tek isteği teknoloji üreten,yeni iş imkanları yaratılan,hakettiğimiz ücretlere çalışabileceğimiz ve gençlerin projelerine ciddi anlamda önem verilen bir ülkede yaşamak.DEVA partisi gençleri arkasına alırsa gün geçtikçe daha başarılı olacağını düşünüyorum

26.05.2020 / 16:14

22
Ufuk Çağrıl Kocaeli , Öğrenci

İnsanı insandan ayırıyorlar Bu sizden bu bizden kayırıyorlar Dört kitap ne diyor anlamıyorlar Ortalık karıştı düzen bozuldu Yetiş ya ALİ Yetiş ya BABACAN İnsanlık elinden nasip almamış Herşeyi var ama gözü doymamış Bi çare insanlar nefsine uymuş Yetiş ya ALİ yetiş ya BABACAN Bu günlerin özeti güzel bir şarkı...

26.05.2020 / 21:52

22
Yunus Yıldız İstanbul , İşletmeci

YAPTIM DEDİĞİ HASTANELERE, HASTA GARANTİSİ VERİYOR. YAPTIM DEDİĞİ TÜNEL VE KÖPRÜLERE, ARAÇ GEÇİŞ GARANTİSİ VERİYOR. YAPTIM DEDİĞİ HAVA LİMANINA UÇAK İNİŞ GARANTİSİ VERİYOR. TÜM BU YAPILANLAR İÇİN, KAMULAŞTIRMA YAPILMASIN DİYE, ŞİRKETLERE, YABANCI MAHKEME GARANTİSİ VERİYOR. PARASI OLAN VATANDAŞA, GELİR GARANTİSİ VERİYOR. YİNE PARASI OLAN VATANDAŞLARA, KUR KORUMA GARANTİSİ VERİYOR. FAKAT EMEKLİNİN, ASGARİ ÜCRETLİNİN VE ÇALIŞAN KESİMİN MAAŞLARINA CAMBAZ HESAPLAMALAR KAPSAMINDA, CIMBIZLA MAAŞ ARTIŞI VERİYOR. BUNU DA MÜJDELİ HABER DİYE PROPAGANDA MALZEMESİ YAPIYOR. MADEM ÖYLE EMEKLİ, MEMUR, İŞÇİ VE ASGARİ ÜCRETLİNİN MAAŞLARINI DA DÖVİZE ENDEKSLEYİN. VATANDAŞ İÇİN BİR ŞEYLER YAPTINIZ DİYELİM.

16.06.2022 / 16:13

22
Ahmet Hafızoğulları İstanbul , Bankacı

Ali Babacan'ın kendini yeteri kadar anlatmadığını düşünenlerdenim. Saklı bir hazine gibi. Maalesef saklayan biraz da Babacan'ın kendi. Buraya beğenerek sonuna kadar okuduğum ve haklı bulduğum bir yazıyı koyuyorum. Umarım siz de okur ve gerekli makamlara ulaştırırsınız. https://eksisozluk.com/biri/baridatan

21.06.2022 / 01:14

22
Nurullah Emin Ziyafet İstanbul , Öğretmen

Merhabalar. Ülkemin geleceğinden endişe eden bir vatandaş ve 6'lı masayı bir umut olarak gören genç bir yurttaş olarak görevimi yapmak ve vicdani sorumluluğumu gerçekleştirmek üzere, Cumhurbaşkanı adayı belirlenmesi hususundaki kaygılarımı sizlere bildirmek istiyorum. Malum-u aliniz, taraflı-tarafsız, hükümet yandaşı-muhalefet yandaşı farketmeksizin tüm gazetecilerin, anket firmalarının, kamuoyu araştırma şirketlerinin yaptıkları araştırmalar ve sokağın sesi, Kemal Kılıçdaroğlu beyefendinin CUMHURBAŞKANI ADAYI OLMASINI KAMUOYU İSTEMİYOR!!! Fakat, Chp'nin ve sayın Kılıçdaroğlu'nun, kendisini artık bir aday gibi ortaya koyduğu da aşikar. Kamuoyunun isteklerini, tedirginliğini ve kaygılarını ciddiye almayan bu tutum, ülkemiz için büyük bir fırsat olan 6'lı masanın halk nezdinde büyük bir hayal kırıklığı ve küskünlük yaratma tehlikesi taşımakta olup, Kılıçdaroğlu aday yapıldığı taktirde muhalif oyların önemli bir bölümünün sandığa gitmeyeceği de çok açık. Hal böyleyken, amacın yalnızca iktidarı değiştirmek olduğu bu dönemde, bu seçimin, Kılıçdaroğlu ve bir grup arkadaşının fantezilerine kurban edilme tehlikesi muhalif seçmende büyük bir anksiyeteye yol açmaktadır. Hal böyleyken, 6'lı masanın gözünü ve kulağını halka tıkamayacağı ümidini kesmek istemeyen bir vatandaş olarak kaygılarımı bildiriyor ve altını çizerek şunu belirtmek istiyorum: KILIÇDAROĞLU ADAY OLURSA, BEN VE HAYLİ KALABALIK OLAN AİLEM BAŞTA OLMAK ÜZERE, ÇEVREMDEKİ ONLARCA ARKADAŞIM SANDIĞA GİTMEYECEK! VE EMİN OLUNUZ Kİ, BİZİM GİBİ YÜZ BİNLERCE İNSAN DA AYNI ŞEKİLDE GİTMEYECEK! Bu sorumsuzluğu yapmayacağınıza emin olmak istiyorum.

31.08.2022 / 19:26

22
Metehan Yavuz İstanbul , Sanatçı

Mrhblar ben ülkücü milliyetçi biriyim ülkemizin bekası için acil avrupa birliği standartları yönelmesi lazım gençlerin büyük çoğunluğu avrupa ülkelerine gidip kurtulmayı düşünüyor bir milliyetçi olarak bende ülkemin batı bloğunda olması ve avrupa birliği üyesi yada avrupa standartlarında olmasını istiyorum bu benim düşüncemi bire bir sayın ali babacan dile getiriyor ve kendisi daha öncede avrupa birliği baş müzakerecisi bu konuda yetenekli seçimlerde gençlerede çağrımdır avrupaya gitmenize gerek yok deva partisini destekleyin türkiye avru istikametine yönelsin sayın ali babacan beyin ülkemizi kaç yılda avrupa standartlarına getirebiliceğini ve neler yapıpda bunu başaracağını detaylıca anlatmasını isterim başbuğ alparslan türkeşin bir sözüyle bitirelim "biz ülkücüleri gerektiğinde kendi göbeğini kesecek şekilde yetişdirdik" selamlar

26.10.2022 / 22:59

22
Sadık Küyük Ankara , İşçi

Cumhurbaşkanı’nın ilk 90 günde 180 günde ve 360 günde yapacağı işlemleri yazılı hale getirip vatandaşa açıklayın.bu işlemleri yaparken Yetkilerini nasıl kullanacağını yani Meclis onayı mı alacağı yoksa 6 liderin onayını mı alacağını da netleştirin Cumhurbaşkanı’nın istişareyle bu yetkilerle en az 1 dönem ülkeyi iyi yöneteceğini millete gösterin.yoksa millet parlementer sistemi desteklemez

21.11.2022 / 09:08

22
Onur Türkoğlu Kahramanmaraş , Öğrenci

Bilindiği üzere OTTOWA sözleşmesi sivil insan ölümlerinin önüne geçmek üzere kara mayınlarının üretimini, kullanımını, ticaretini ve depolanmasını ortadan kaldırmak suretiyle yapılmış bir sözleşmedir. 110 Milyon civarında mayına ev sahipliği yapan ülkelerin en çok rağbet gösterdiği savunma silahı olarak tarihe geçmiştir.1997 yılında imzaya sunularak 1999 yılında yürürlüğe girmiştir. OTTOWA sözleşmesinin yürürlüğe girmesinde hükümet dışı kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri önemli rol oynamıştır.1992’de Avrupa ve Amerika’da birkaç sivil toplum örgütünün başlattığı kampanyalar 1997’de OTTOWA sözleşmesinin yürürlüğe girmesi ile sonuçlanmıştır. Sözleşme, taraf devletlere stoklarındaki mayınları 4 yıl, döşenmiş mayınların ise en geç 10 yıl içinde toplanarak imha edilmesi yükümlülüğünü getirmektedir. Sizce asıl sorun gerçekten de sivil insan ölümleri miydi? 1983-2005 yılları arasında o kadar katliam, iç savaş ve soykırımlar devam ederken neden tek tehdit olarak mayınlar görüldü? Savaşların getirmiş olduğu yıkımlar karşısında yüz binlerce insan ölürken bunlara göz yuman sivil toplum örgütleri ve Avrupa ülkeleri neden mayından dolayı oluşan sivil insan ölümlerinin peşine düştü? Tüm bu konular ele alınacak olursa Ottowa sözleşmesinin gündeme geldiği dönemlerde dünya gündeminde yaşanan olaylarda 4 milyona yakın nüfus yok edildi. SUDAN iç savaşında 2 milyon, Bosna Hersekte 250 bin, Hocalıda 613, Ruanda'da 1.174.000 kişi, Darfur'da 300 bin kişi Filistin de Irak da ve bir çok yerde daha niceleri katledilirken dünya kamuoyu mayınlar ortadan kalkmalı yanıtını verdi. Mayınların kalkması ülke sınır güvenliğini ortadan kaldırmakla beraber savaşlara ve sınır ihlallerine, işgallere ve mülteci akımlarına teşvik edici bir yaklaşım olup Orta doğunun sınırlarını tekrar kaleme almak demekti. Bu gün bir pepsi fiminde Türkiye toprakları ermenistana katılıyorsa filistin toprak kaybedip israil genişliyorsa, ülemize mültecilerle birlikte terör de sızabiliyorsa bunun sebebi OTTOWA sözleşmesi.

05.12.2022 / 18:28

22
Halef Tola Tekirdağ , Diğer