Serbest Kürsü

Görüşlerinize Değer Veriyoruz

Demokrasi ve Atılım Partisi olarak ülkemizi daha güzel günlere kavuşturmak için yola çıktık. Dilerseniz siz de “Serbest Kürsü”ye görüşlerinizi yazabilirsiniz..

Merhaba öncelikle partiniz hayirli olsun.Ben Lisans mezunuyum ve işsizim.Okuyan insanlara ülkemizde maalesef değer verilmiyor,çalışkan ve dürüst insanlar hakkettiği yerde olamıyor,herseyin başını dayıya bağlıyorlar,biz de genciz ve bazi hayaller de maddi duruma bakıyor, hak eden insanların hakkettiği yere gelmesi için nasil çalışmalar yapıyor sunuz? Bi de konuşmanızı dinledim kurt sorunu olduğunu söylüyorsunuz benimde kurt arkadaşlarım var onlar bizden daha iyi durumdalar,kurt diye bir sorun vardır dediğinizde ülke doğal olarak etnik kökenden parçalanması için zemin hazırlanıyor diye insanin aklına takılıyor,mesela Alman devletinde tek almanlar yaşamaz,alman çatısı altında birleşirse bilirler ki bizi kimse yıkamaz ben bu tür konularda önem veriyorum,bi de pkk nin bağlantısı olan hersey bu ülkenin kırmızı cizgisidir,pkk yandaslarina destek verilmemesi hatta partisi varsa bile tarihe gömülmesi kanatindeyim,ülkeyi parçalama üzerinden siyaset yapılmaz bu da muhalefet partilerin gerekli hassasiyeti görmesini beklerim,ekonomi konusunda acıklamalarinizi doğru buldum,beni de yanlış anlamanızı istemem ben her yönden eleştiririm ve düşüncemi söylerim ülkemizin en iyi yerde olmasını istiyorum.Simdiden tesekkurler

08.01.2021 / 20:03

20
Tuğçe Aa Ankara , Bilim İnsanı

Muhalefet değerlendirilirken" mevcut iktidar gibi Güçlü bir liderlik sergileyemiyor " şeklinde eleştiriliyor .Toplumda Güçlü liderliği önemseyenlerin sayısı da az değil. Tarihi kayıtlara "Güçlü Lider" olarak geçmiş şahsiyetler hem kendi toplumlarına hem de dışarıda kalan insanlığa refah ve iyi yaşam getirememişler pek çoğu savaş ve yıkımlara yol açmışlardır. Muhalefet Partilerinin ekran yüzlerinin; güçlü liderliğin mahsurlarını anlatan söylemleri dillendirmesi faydalı olabilir Güçlü Liderleri olduğu için mi Yoksa güçlü sivil örgütleri olduğu için mi toplumlar gelişir. Bir ailede bir işletmede bir belediye yönetiminde bile güçlü liderlik mi katılımcı yönetim mi daha iyidir sorusunu sorsak katılımcılık görüşü ağırlık kazanır

09.02.2021 / 12:36

20
Murat Ufacık Antalya , Esnaf

Mümin acıyı bal eder sözü sadece işi parası olmayanlar için mi geçerli. Müminden sonrada kul biz e hizmet için var denilirse şaşırmayalım. Sosyal laik  Demokratik bir hukuk devletinde bireye mümin denilirmi. Bireyin hakkı Cumhuriyet kazanımı değilmidir. Bütün Akparti ler  acaba böylemi düşünüyor . Bunları sadece Deva partisimi gündeme getirmesi gerekiyor. Bu bakış açısı Cumhuriyeti hedef yapmış olmuyormu. Vatandaşının işini aşını Askari düzeyde sağlamayan ikdidar sosyal devlet olabilirmi. Vatandaşını işsiz bırakan devlet büyük devlet güçlü devlet olabilirmi.

09.10.2020 / 20:25

19
Latif Yildiz Bolu , İş İnsanı

Nasıl çözülecek değişmeyen sorunlarımız: AB üyeliği süreci,yüksek enflasyon mecburiyetleri, yüksek faiz kıskaçları,öngörülemeyen döviz kurları,bütçe açığı,cari açıklar, artan işsizlik, yolsuzluklar, yasaklar, yoksulluklar, ihale tezgâhları, rantçılar, refah seviyesi adaletsizliği, kendisini vazgeçilmez sanan siyasetçiler, daha önce söylediğini ve yazdığını unutan siyasetçiler, nepotizm sevdalıları, eğitim-öğretim politikasındaki süregelen aciziyetler, sistemsizlik, liyakatsızların bolluğu, dalkavukların çokluğu, Ar-Ge yoksunluğu, doğru zamanda ve doğru zeminde yapılamayan diplomasi, tarım hasılasının düşmesi, imalat sanayii yetersizliği, kamu kurumlarının işlevsel verimsizliği, bütünleyici-birleştirici siyaset anlayışının olmaması, bürokrasideki üslûp kaybı, particiliğin aklı-mantığı-vicdanı bertaraf etmesi, yabancı sermayenin politik baskısı, her alandaki plânların-programların-değerlendirmelerin-stratejik öngörülerin sürdürülebilir mukavemeti, bürokratik hegemonya, ilaç-gıda-enerji ihtiyaçlarında dışa bağımlılık, denetim mekanizmasının işlevsiz bırakılması, çamur siyasetinin vazgeçilmezliği... Daha nice ifadeler eklenebilir. Sorunlarımız çok, ama başka Türkiye yok.

14.11.2020 / 18:13

19
Mehmet Engin Doğan Ankara , Yönetici

Sosyal medyada varlığınızı biliyoruz ünlü influncerlarla konuşmanız gerekiyor onların yönlendirdiği bir kitle var oralara ulaşmanız gerekiyor insanlar sizi çok yanlış tanıyor bu konulara lütfen odaklanın öyle bir yol izlemeliyiz ki en doğru yapan biz olmalıyız hatalarımız elbette olacak en kısa hatamızı anlayıp özür dilemeliyiz lütfen sayın Babacan hatalarımızı söylemekten, özür dilemekten korkmayınız bu bir erdemliktir biz biliyoruz ki her şey Türkiye için daha iyi yarınlar için

29.05.2023 / 14:44

19
Özay Hilmi Esecikoğlu İstanbul , Özel Sektör Çalışanı

Aklın ve mantığın hizasını yerle yeksan eden dalkavukluk ve menfaatçilik ile örülü particilik esaslı siyaset anlayışı ülkemin ve milletimin istiklâli ve istikbâli için uygun değildir. Sürdürülebilir hedefler için siyasetin temizliği zaruridir.

28.05.2021 / 14:22

19
Mehmet Engin Doğan Ankara , Yönetici

ben partinin asla hdp gibi bir oluşumla yan yana gelmesini dolaylı yoldan bile olsa istemem , ülkeyi bölmeye bunu ima dahi etmeye çalışanlarla ( bu vatandaş dahi olsa ) yada türk örf ve ananelerine düşman aykırı harekat eden kim varsa ona açık düşmanlık gösteririm desteklediğim siyasi hareketinde bu doğrultuda olmasını isterim , önceliğim her zaman vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğüdür , pek tabi ülke ekonomisinin doğru düzgün ve liyakata dayalı yönetilmesidir , hukukun üstünlüğü elzem bir konudur kanun önünde bütün yurttaşlar şiddetle eşit olmalıdır adalet mahkemeleri savcılar hakimler birilerine değil Türk milletine hizmet etmelidir , kendimde bir işçi olduğum için işçi hakları konusu çok önem verilmesi gereken bir konudur üreten üretim yapan millet her türlü desteklenmelidir , çiftçilerimizin sorunları süratle çözülmelidir , ülke yeniden üretim ekonomisine süratle dahil olmalıdır , malum olduğu üzere etrafımız ateş çemberidir bunun için savunma sanayimiz dahada güçlendirilmeli ve şiddetle modernize edilmelidir yüksek yerlilik ve modern araçlarla tesis edilmiş bir silahlı kuvvetler yapılanmasına ihtiyaç vardır , kamu kurumlarında halen taşeron uygulaması devam etmektedir vatandaşlar arasında ayrım mevcuttur bir grup taşeron sözde kadro almıştır bir çoğu bu sürece dahil olmamış bir çoğuda bu süreçten sonra taşeron olarak iş başı yapmıştır ( adınada proje kapsamı denmektedir ) , DEVLET VATANDAŞI ARASINDA AYRIM YAPMAZ YAPAMAZ , bu kural yeniden tahsis edilmelidir ..

07.07.2021 / 20:36

19
Ali Baysan Kocaeli , Teknik Eleman

Halkımız siyaseti, devlet işlerini düzenleme ve yürütme olarak değil; başa gelenin devletin imkanlarını kendi lehine kullanması olarak görüyor. Örnek olarak kim gelirse gelsin devletin kaynaklarını kendilerine kullanıyor anlayışı hakim. Bu anlayışın çoğunu kararsızlar ve oy kullanmak istemeyenler oluşturuyor. Bütün alanların (Eğitim,Tarım,Sağlık vb.) ancak siyaset aracılığı ile düzenleneceğini düşünüyor isek kararsızlar ve oy kullanmak istemeyen kitleye hitap etmemiz, kemik kitleye hitap etmemizden daha stratejik olacaktır. Ayrıca sayın Genel Başkanımızın Parti binalarındaki resimler konusundaki mütevaziliğini takdire şayan buluyorum. Fakat yeni parti olmamız ve medyada çok fazla yer bulamamamız nedeni ile halkımız Deva Partisi ile sayın Genel Başkanımızı özdeşleştirmekte güçlük çekiyor. Bu konu hakkında düşünülmesini isterim efendim. Önerilerime ek olarak Genel Başkanımız sayın Ali Babacan kendini çok iyi ifade ediyor. Parti Politikaları, Misyonu ve Vizyonu hakkında gerçekten doyurucu bilgiler veriyor. Fakat bu bilgi verme süreci teknik ve uzman bir şekilde ele alınıyor. Örneğin Jahrein ile katıldığı K.K.H.A yayınında konuşulanlar o kadar doyurucu ve tatmin ediciydi ki. Fakat teknik kelimelerden bihaber olan gençlerimiz anlamadıkları için ''DodgeMaster' olarak nitelendirdiler. Sonuç olarak Sayın Genel Başkanımızı yakınen takip etmeyen insanlar açıkçası ne yapılacağını pek anlayamıyor. Teknik kelimelerden dolayı çıkmaza giriyorlar. Daha halktan tanımlamalar yapmamız dahilinde çok daha fazla başarılara imza atacağımıza Deva Ailesi olarak yürekten inanıyorum. Kalbimiz sizinle Efendim.

08.08.2021 / 18:08

19
Ahmet Mücahit Öztürk Çankırı , Öğrenci

Herkese Merhaba. Ben ‘’Denizcilik’’ kültürü çerçevesinde ‘’Mavi Vatanımız’’ ile ilgili birkaç şey söylemek istiyorum; Dünyada 190’dan fazla bağımsız devlet var. Bu ülkelerin büyük bir bölümünde “Denizcilik” ile ilgili bayram mevcut. Sadece Türkiye’de “Denizcilik” ile ilgili iki bayram bulunmaktadır; 1 Temmuz Kabotaj Bayramı ve 27 Eylül Deniz Kuvvetleri Günü. ‘’Denizci bir milletiz.’’ iddiasını sürekli gündemde tutan komşumuz Yunanistan’ın dahi 2 bayramı yoktur. Aslında bir bakıma bu durum ‘’Denizci’’ bir millet olduğumuzu göstermektedir. Bu durumu gözler önüne seren başka bir olay ise 1804 yılında Umûr-ı Bahriye Nezareti’nin (Denizcilik Bakanlığı) kuruluşudur. (Şahsen muazzam bir karar olarak addediyorum. Lakin günümüz Denizcilik Yüzyılında Denizlerimizi, Denizciliğimizi temsil edecek bir bakanlığımız ne yazık ki yok.) Birinci Bayramımız olan 1 Temmuz Kabotaj Bayramı; Kabotaj bir ülkenin kendi kara sularında ve kendi limanları arasında gemi işletme hakkıdır. Türkiye bu hakka Atatürk’ün önderliğinde 1 Temmuz 1926’da sahip olmuştur. Bu sayede özlemimiz olan Boğazlarımıza kavuştuk. 27 Eylül Preveze Deniz Zaferi ve Deniz Kuvvetleri Günü; Türkiye'nin ikinci olarak kutladığı ''Denizcilik'' bayramıdır. Bugün hem Preveze Deniz Zaferi’nin kutlandığı hem de Cumhuriyet donanmasınının anıldığı gündür. “Türkler ya denizci olmaya veya eski vatanlarının kızgın çöllerinde çobanlık etmeye mahkumdur” diyen Ali Haydar Emir Alpagut’un sözünü hatırlatmak istiyorum. Biz millet olarak uzun yıllar ‘’Akdeniz’’ medeniyetinden uzak kaldık. Bu millet olarak yaptığımız en büyük hatalardan birisiydi. Bulunduğumuz yüzyıl kesinlikle ‘’Denizcilik’’ yüzyılı olacak. Şunu da belirtmek istiyorum: Doğu Akdeniz 2018 verilerine göre yıllık 4.7 trilyon $ ticaret hacmi olan bir pazar. Bölgeye kıyısı olan ülkelerden biri ve en uzun sahil şeridine sahip ülkesi Türkiye. Kısacası; Denizciliği başarmalıyız. İstikbal Denizlerde... Herkese İyi Günler dilerim.

26.05.2020 / 01:38

19
Doğan Atlı Sakarya , Öğrenci

ŞEREFLİKOÇHİSAR HİSAR GAZETESİ 27.11.2020 KÖŞE YAZISI DEVA PARTİSİ (1) Şereflikoçhisar Deva Partisi İlçe Teşkilatı kuruldu. İlçemize hayırlı uğurlu olsun. Deva Partisi’nin Şereflikoçhisar için diğer partilerde olmayan özel bir durumu vardır. O da Kurucusunun ve Genel Başkanı’nın Şereflikoçhisarlı olmasıdır. Psikolojik, sosyolojik ve rasyonel yaklaşımları bir kenara koyarak Şereflikoçhisar’ın bağrından bir “liderin” çıktığı gerçeğidir. Artıları ve eksileri ile ilçeye katkıları veya katamadıkları ile beğenirsiniz yada beğenmezsiniz, Şereflikoçhisar siyaset meydanına, HADEP Genel Başkanı Murat Bozlak gibi, CHP’den Beşer Baydar ve Tevfik Koçak, AKP’den Uğur Işılak gibi Milletvekilleri, Mamak Belediye Başkanı Murat Köse gibi metropol Belediye Başkanı çıkarmış bir ilçedir. Bu ilçeye en büyük farkındalığı ise Ali Babacan yaşatmıştır. Türkiye’nin 81 ili ve 922 ilçesi arasından Milletvekili olmak ve senelerce Bakanlık yapmak büyük bir başarının göstergesidir. Birde parti kurup genel başkanlığa gelmesi ve liderlik yarışına girmesi ilçemiz adına büyük bir gururdur. Liderliğin en büyük ve en önemli vasfı güvenirliğidir. Hitap edeceği topluma güven vermesi ve toplumun bu güvene güvenerek cevap vermesidir. Liderde aranan özellikler klişe olarak belli olsa da, her insana göre farklılık arz edebilir. Buna rağmen Ali Babacan’ın liderlik özelliklerini hangi şablonla değerlendirirseniz değerlendirin, her şablonda gelecek adına güvenilir bir lider profili çıkar karşınıza… Farklı söylemler, farklı düşünceler, çeşitli argümanlar ve eleştiriler getirebilirsiniz. Lakin siyasetin dünya genelinde bu kadar kirlendiği bir ortamda, mevcut liderlerin yıprandığı/yıpratıldığı, yorulduğu ve yaşlandığı bir zamanda, dünyanın can suyu olacak yeni liderlere ihtiyacı vardır. Ali Babacan; gerek yaptığı görevlerde ve gerekse siyasi duruş ve ahlakında, yüzümüzü yere bakıtacak bir icraatı olmamış, temiz bir siyasetçi ve lider adayıdır.

28.11.2020 / 04:27

19
Önder İldeş Ankara , İlahiyatçı