Serbest Kürsü

Görüşlerinize Değer Veriyoruz

Demokrasi ve Atılım Partisi olarak ülkemizi daha güzel günlere kavuşturmak için yola çıktık. Dilerseniz siz de “Serbest Kürsü”ye görüşlerinizi yazabilirsiniz..

Ulkemizin icinde bulundugu durum ve dunya duzenine bakildiginda bir cok alanda degisiklikler yapilmali yonetim sistemleri revize edilmeli.insanlarin guveni tazelenmeli yasam kosullari iyilestirilmeli bunun icin deva partisi her seyden once diyer siyasi partilerden ve davranis bicimlerinden kacinmali.Toplumsal huzur ve baris saglamanin yolu demokrasidir bunun icin toplumun baris icinde olmasi lazim.Bundan sonraki surecte ekonomiyi saglamlastirmanin yolu ulkemizde lokomotif olan tekstili tarimi otomobil yan sanayiyi canlsndirmak bunlarla yol almaya calisirken bariscil siyaset ve dengelerle dis yatirimi ulkemize getirerek yillik geliri artirmak issizlik sorununu cozmeye calismak bu yolda elde edilen gelirlerin bir kismiyla ozellikle egitim sistemimi duzeltmek ve saglik sektorunde marka deyerleri olan hastanelerde saglik turizimini canlsndirmak ulkeye gelen her yatirim ulkedeki esnafin buyuklj kucuklu nefes almasina daha atilimci daha kazancli isler gelistirmesine yardimci olur.Komsu ulkelerle ve ozellikle avrupa birligiyle muzakerelerde ilimli olmaliyiz basta almanya rusya cin ve amerika gibi ulkelerden yatirimcilar getirmeliyiz bu insanlarin grlmesinin ilk sarti saglikli huzurlu bir toplum ve guvenilir ayaklari yere basan aldigi kararlarin arkasinda duran bir hukumet modeliyle olur.Bunun icin deva partisi oncelikle ilce teskilatlarinda cok iyi secimler yapmali halkin gercekten istek ve arzularina kulak vererek il meclislerini olusturmali il meclisleriyle ilce meclisleri arasindaki entegrasyon partinin farkliligini gercekten cozum odakli oldugunu yansitmali.Ulke olarak calisan ve gercekten yilmayan bir insan topluluguna sahipiz bu toplulugun gucunu yazdigim seylerle dogru orantili kullanirsak hemen olmasada 2,5,7 yillik zaman dilimlerinde rahatlama saglanabilir.Unutulmamalidirki her yeni fikir proje calisma kendinden sonraki buyuk islerin habercisi olur.

13.01.2021 / 00:15

10
Tolga Tarı İstanbul , Mühendis

Efendim, her akşam tv kanalların'da artık görmeye tahamülümüzün kalmadığı hep aynı sıfatlar'dan bıktık! Saatler süren önemsiz konular'dan bıktık. Asıl aydınlatıcı mevzular konuşulsun! Misalen koalisyon ile ittifak arasında olan farkın günümüzde ne anlam taşıdığını anlatın. Buna benzer kelime oyunlarıyla nasıl kandırıldığımızı ve nereye geldiğimizi anlatın...bilen var bilmeyen var...

27.01.2021 / 22:39

10
Necmi Kayabaşı Malatya , Teknik Eleman

Ülkemizde Siyaset Çıkmaz Sokak Ülkemizde siyaset anlayışına dair görüşlerim; Siyasetin sunduğu ''Bipolar Bozukluk '' (İnsanları Çatışma ve kaosa sürüklemek ,buradan hareketle insanlara siper kazdırmak ,bunun insanımıza etkisinin dahli insan beyninde oluşturduğu Anevrizmalar.) hali ,toplu halde oluşan idrak tıkanıklığına sebebiyet veren manipülatif davranış halleri . İzah etmeye çalıştığım durum stabil bir halde değil , her geçen zaman zarfında mutasyonlara uğrayarak insan ve toplum çözülmesi imkansız bir hal almaya başlayan siyasetin durumudur. Kafalarda hala özelden - genele intikam hırsı barındırmak ,ideoloji temelli geride kalmış bir politika anlayışı sergilemek ve dünyaya kadim topraklar üzerinden medeniyetler üstü bir medeniyet tasavvuru sunmak yerine geri planda müşterek oluşumlara ihanet etmek ,idrakleri tıkamak ve yürüyüşlere prangalar vurmak geleneksel siyaset anlayışının özeti niteliğindedir bahsettiğim hususlar. Bir şeyi daha ıskalamamak gerekiyor;Dünya bir bunalımın eşiğinde ,insanlık seviye seviye hüsrandadır ve batmaktadır ,böyle bir ortamda sizin dinamiklerinize (Tarihten gelen kadim ve kutsal değerlerinize) ihtiyaç duyan insanların isyanına cevap vermek için elinizdeki verileri kullanamamak ne hazindir. Tarif var,Arif var ama meydan kapalı . Anlatmak istediklerim başlık olarak bu kadardır. Bir fikrimi daha beyan etmek isterim: Ülkemizde bulunan herhangi bir siyasi oluşuma inanmıyorum ve güvenmiyorum. Bir menfaat kümesi oluşturup kendi zümresini doyurmakla meşgul olan her türlü oluşuma karşıyım. Ancak ve ancak Türkiye böyle kalkınabilir ..

28.01.2021 / 10:56

10
Osman Büyük İstanbul , Mühendis

Değişmeyen sorunlarımız olarak not almışım... AB üyeliği süreci, yüksek enflasyon mecburiyetleri, yüksek faiz kıskaçları, öngörülemeyen döviz kurları, bütçe açığı, cari açık, artan işsizlik, yolsuzluklar, yasaklar, yoksulluklar, ihale tezgâhları, rantçılar, refah seviyesi adaletsizliği, kendisini vazgeçilmez sanan siyasetçiler, daha önce söylediğini ve yazdığını unutan siyasetçiler, nepotizm sevdalıları, eğitim-öğretim politikasındaki süregelen aciziyetler, sistemsizlik, liyakatsızların bolluğu, dalkavukların çokluğu, Ar-Ge yoksunluğu, doğru zamanda ve doğru zeminde yapılamayan diplomasi, tarım hasılasının düşmesi, imalat sanayii yetersizliği, kamu kurumlarının işlevsel verimsizliği, bütünleyici-birleştirici siyaset anlayışının olmaması, bürokrasideki üslûp kaybı, particiliğin aklı-mantığı-vicdanı bertaraf etmesi, yabancı sermayenin politik baskısı, her alandaki plânların-programların-değerlendirmelerin-stratejik öngörülerin sürdürülebilir mukavemeti, bürokratik hegemonya, ilaç-gıda-enerji ihtiyaçlarında dışa bağımlılık, denetim mekanizmasının işlevsiz bırakılması, çamur siyasetinin vazgeçilmezliği, demokrasi zaafiyetleri... Daha nice ifadeler eklenebilir. Sorunlarımız çok, ama başka Türkiye yok. Umut her daim mevcuttur. Çünkü bizler en iyisinin de iyisini hakediyoruz.

25.04.2020 / 22:18

10
Mehmet Engin Doğan Ankara , Yönetici

Merhaba Hukuktan, adaletten, liyakatten ve birçok konudan bahsediliyor ama en temelde ve hatta en tepede unuttuğumuz birşey var; Bilim. Bizim asıl hedefimiz bilim yapmak olmalı. Bilimin öneminin olmadığı veya anlaşılamadığı bir ortamda hiçbir konuyu sağlıklı bir şekilde tartışamayız ve çözüme kavuşturamayız. Popülist söylemler artık bir yere kadar, gerçeği görmemiz gerek artık. Bunun için bilimin ne kadar önemli olduğunu hatırlamamız ve gözümüzü doğa bilimlerine ve en çokta uzay bilimlerine çevrimemiz gerekiyor. Ama bilim yapabilmemiz için gerçekten özgür bir ortamımızın olması gerekiyor. Dini, milliyeti, etnik köken gibi kimliklerimizi bir kenara bırakıp bilim gömleğini hepimizin giymesi lazım. Bırakalım artık kürdü-türkü, milliyeti, dini, cinsiyeti. Bu kavgalar artık boş ve yersiz. Zamanı geçti tüm bunların ve artık daha fazla bunları tartışarak vaktimizi boşa harcamayalım. Dünyada insanlar başka gezegenlerde yaşamayı konuşuyorlar, bunun üzerinde çalışmalar yapıyorlar. Bugün uzay konusunda ciddi bir yatırım, ciddi bir çalışma yapmazsak, 30 yıl sonra Mars'a giden insanların arkasından yalnızca iç geçirerek bakacağız. Biz bilimi ön plana alalım, cehaletten kurtulunca diğer tüm sorunlar doğal olarak düzelecek zaten. Son tahlilde, ben bu anlamda bir partiyi ilk defa kendime yakın ve pozitif buluyorum. Ancak bu uzay konusunda partinin ve genel başkanın hiçbir açıklamasını duyamadım malesef. Eğer bu konuda da çalışmalarınız varsa yakından takip etmek isterim. Umarım bu hedef ve ilkelerle daha aydınlık günlere erişiriz. Teşekkürler.

04.05.2020 / 03:02

10
Esat Emre Çelik Ankara , Öğrenci

Merhaba Türkiye de 2010 itibariyle roman açılımı olmuş 5 milyon olan nüfus geçen zamana rağmen çoğalmış olup geçmiş de chp nin yanlış politikasından dolayı Akp nin roman açılımı ile oy potansiyelini kazanmış oldu. Gelinen nokta da gerek akp de gerekse chp de roman vekiller olmuş fakat topluma karşı gereken çalışmalar yapılmadığından dolayı iki partiye de roman vekil arkadaşlara güven kalmamıştır. Sayın Mehmet beye de ifade ettiğim gibi Roman toplumu güvenilir toplumun sorunlarına çözüm olacak yeni sayfa da yer verilecek sorunlara çözüm odaklı deva olacak başlangıç istenilmektedir. En son kocaeli eski il başkanı galiba Huseyin yusuf beyin romanlar ile yaptığı açıkla akp ye olan roman sevdasını bitirdi. Türkiye de gerek roman dernekleri gerekse roman toplumunu Deva partisine kazandırmak için hazır olduğunu ifade ederim usta asker resmi geçitte belli olur . izmir değil Türkiye de Roman toplumu adına örgütleme ve çalışmalar da hazır olduğumu bilmenizi isterim

04.05.2020 / 07:07

10
Gokmen Dunar İzmir , Yönetici

Öncelikle DEVA Partisine bu seçimde Yüce Allah'tan başarılar dilerim.Ben açıkçası burada derdimi dökmek istiyorum. Başta Türkiyem olmak üzere,Türkmenistan,Etiyopya,Uganda,Kenya, ve Romanya derken,13 yıl yurt dışında olmak üzere toplamda 27 yıl içerisinde 50' nin üstünde üst yapı inşaat projelerinde, Elektrik Grup Şefi/koordinatör pozisyonunda bulundum. (CV mi atabilirim.) 3 ev ve orta gelire uygun bir araba alarak, yaklaşık 115 bin tl nakit param ve edindiğim bilgi birikimlerim ve tecrübelerim ile memleketime faydalı olabilmek adına, 2016 yılında Türkiye' ye kesin dönüş yaptım. Bir evde annemin rahatı için diğerinde ailem,üçüncü evi gelir için kiraya vermiştim. Şuan yıl: 2023 ve ayakta kalabilmek için 1 evimi satmış, Önceki seğmente göre %70 oranında düşük bir arabam. ve 130 bin tl kredi/altın borcum/son depremden dolayı evde kalan kırılan dökülen eşyalarım var. Ha buna da şükür, toparlanmak için elimdeki arabayı da satmaktan başka çarem yok, Ama yani ülke yönetmek bu mudur. artık ne yana döneceğimizi şaşırdık. Sağ görüşlü muhafazakar bir aileden geldim. Elbette İmtihan dünyası bu, Elhamdülillah. fakat yatırım yapabilecek bir gücüm var iken, 7 yılda her geçen gün borca girmek nedir, yani. Ne yani ahiretimizi mi yakalım, harama mı başvuralım. istiktrarlı ve tabiri caizse ayağını yorganına göre uzatan bir vatandaşım ben, çalıştığı halde borca nasıl batar derseniz, buna en iyi örneklerden birisiyim. Hayatım boyunca kimsenin adı ile namı ile bir yerlere girmedim. dürüstlükten ve haktan taviz vermeden, Topluma faydalı, örnek bir Müslüman olmaya çalıştım. Kısmetse inşallah, ben ve ailem olmak üzere 5 kişi ilk defa sol partiye oy vereceğiz. Oy kullanacağım zamanda şunu belirtmek istiyorum. Gerçekten bir baba, bir insan, önce 5000 gün vaadlerine inanıp bir daha borca batan, bir EYT' li deyin, yada en kısacası vatanına toprağına aşık bir vatandaş deyin. GEERÇEKTEN AMA GERÇEKTEN HAYATLA MÜCADELE ETMEKTEN ÇOK YORULDUM.

11.05.2023 / 12:41

10
Sinan Şahin İzmir , Mühendis

Hani Zorunlu askerliğin kaldırılmasını vaat ediyordu deva. Ne oldu? Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları uygulansın, vicdani ret hakkı tanınsın.

09.06.2023 / 13:09

10
Serhat Özkan İstanbul , Arabulucu

Merhabalar Sayın Babacan, Vaktinizi fazla almamak için hemen konuya geçmek istiyorum. Bildiğiniz gibi AKP 'nin 20 yıllık iktidarı boyunca torpili olmayan hiç kimse devlet memurluğuna alınmadı. Diplomatlık, Kaymakamlık vb. meslekleri hayal eden, bunlar için çalışan birçok kişi bu torpil meselesi yüzünden hayallerini gerçekleştiremedi. Bu yirmi yıllık dönem boyunca bu durumdan muzdarip olan bizler için bir fırsat yaratabilir misiniz? Özellikle, A Grubu devlet memurluğu kadroları için, yüksek lisans yapmış olanlar için yaş sınırını 40'a, doktora yapmış ve yapmakta olanlar için ise yaş sınırını 45'e yükseltebilir misiniz? Seçimleri zaten kazanacağınıza inanıyoruz. Ben ve benim gibi hakkı yenmiş olanlar için böyle fırsat yaratmanız bizler için büyük bir mutluluk kaynağı olacaktır. Bize böyle bir müjde verirseniz, bu müjdenin oylara da olumlu yönde yansıyacağı kanısındayım. Keza, AKP'nin liyakatsiz insanları yönetici kadrolara yerleştirerek meydana getirmiş olduğu yıkımı, master ve doktora sahibi insanların hemen tamir edebileceğini düşünüyorum. Hali hazırda, Dışişleri Bakanlığı, Hukuk Uzmanı alırken yaş sınırını 45 olarak belirlemiş durumda. Diplomatlık için ise yaş sınırı 35. Diplomatlık, Kaymakamlık, MİT istihbarat uzman yardımcılığı vb. memurlukların yaş sınırının 45'e yükseltilmesi ve doktora ve yüksek lisans mezunu kişilerin Bakanlıklara alınması zaten son derece faydalı olacaktır. İşin ehli olarak siz ekonominin başındayken ülke ekonomisinin ne kadar iyi olduğunu gördük zaten. Siz de lütfen işin ehli olan bizler için bir fırsat yaratın lütfen. Heyecanla sizden gelecek haberleri bekliyoruz. Lütfen bizi cevapsız bırakmayın. iyi çalışmalar dilerim. Saygılarımla.

01.09.2022 / 14:10

10
Tolgahan Tosun Kocaeli , Öğrenci

KONU: Mahalleye dönüştürülen köylere eski statüsünün geri verilmesi Merhaba, Mevcut iktidar, yanlış bilmiyorsam, büyükşehir belediyelerinin olduğu yerlerde, o ilin mülki sınırları içindeki tüm köyleri mahalle haline getirdi. Bunu neden yaptığı ayrı bir tartışma konusu. Fakat gerçek olan şu, fiilen köy olan yerler kâğıt üstünde mahalleye dönüştürüldü. 600 yıllık köyüm mahalle oldu. Nüfusuna kayıtlı olduğum Balıkesir ilinin Bandırma ilçesinin Çakıl Köyünden ve daha bunun gibi nicesinden bahsediyorum. Köyüm Bandırma’ya 25 km. mesafede. Bunun neresi mahalle Allah aşkına! 600 yıllık köyüme mahalle demek zoruma gidiyor. Köyümü geri istiyorum. Mevcut iktidar hangi saiklerle bu değişikliği yaptı ise, lütfen iktidara gelmeniz durumunda düzeltiniz. Teşekkür ederim.

01.01.2023 / 14:42

10
Rasim Tütüncü Ankara , Avukat