Serbest Kürsü

Görüşlerinize Değer Veriyoruz

Demokrasi ve Atılım Partisi olarak ülkemizi daha güzel günlere kavuşturmak için yola çıktık. Dilerseniz siz de “Serbest Kürsü”ye görüşlerinizi yazabilirsiniz..

Öncelikle böyle bir parti kurup siyasi mücadeleye girdiğiniz için çok teşekkür ederim . Türkiye'nin Ali Babacan gibi donanımlı birisine gerçekten çok ihtiyacı var Ali Babacan ve ekibine başarılar diliyorum. Türkiye'nin bence temel sorunu siyasi partilerin yönetim şekli parti genel başkanları defalarca seçim kaybetmelerine rağmen o koltukta kalıp ülkenin kaderinle oynuyorlar seçimi kazanıp seçilenler ise uzun süre koltuklarını bırakmıyorlar bence ülkenin bu kadar kötü durumda olmasının temel sebebi bu anayasa değişikliği ile siyasi partiler kanunu değişmesi lazım 2 dönem kuralı gelmeli aynı kişiler uzun süre kalmamalı kişiler değil devlet önemli olmalı bu sistemin gelmesi halinde Türkiye'nin her yönüyle çok güçlü bir devlet olacağı görüşündeyim saygılarımla..

10.12.2020 / 20:50

7
Şansal Erbirsin Tekirdağ , Müşavir

İyi günler, Parti programınızı incelediğimde, kavram olarak Kürt sorunu adı altında değerlendirme yapmanızı doğru bulmuyorum. Türkiye nin terör sorunu olabilir fakat Kürt sorunu diye bir problemi yoktur. Kavramlar önemlidir, Kıbrıs ta yaratılan Türkiyeli kavramı ve yaklaşımı yıllar sonra, bir takım Kıbrıs gençliğinin, anayurdundan uzaklaşmasına sebep vermiştir. Aynı şekilde, yıllar önce eski başbakanlar tarafından ortaya konan Kürt sorunu kavramı ne yazık ki bugün yer edinerek, odak haline gelmiştir. Türkiye'de Kürt kökenli vatandaşlarımız Cumhurbaşkanlığı gibi en üst makamlara gelebilmekte, siyasi ve ticari olarak bu ülkenin eşit bir yurttaşı olarak, eşit haklardan yararlanabilmektedir. Görev yapmış hükümetlerin, sosyal adaleti sağlama hususundaki eksiklikleri sadece doğu illerini kapsamamakta başkente yakın çevredeki Kastamonu gibi birçok ilde bile gerekli altyapı eksiklikleri bulunmaktadır. Geri kalmışlık sadece ve sadece doğu illerine has bir konu, sorun değildir. Ayrıca, 30 yıldan fazla doğu illerinde terör örgütünün tüm baskılarına rağmen direnen ve bu direnci verirken canını ortaya koyan vatansever Kürt vatandaşlarımıza Kürt sorunu başlığı ile yaklaşmak da hoş değildir. Türkiye topraklarında bu toprakları vatan toprağı kabul edip, beraber yaşamayı amaç edinen, etnik kökeni ne olursa olsun her vatandaşın hakkını korumak için yapılan siyaset değerlidir. Fakat, sadece oy almak için belli kesimlere hoş görünmek adına yapılan siyaset anlayışının zaman süresince kalıcı olmayacağı ve yer tutmayacağı da aşikardır. Lütfen, daha önce yapılmış hataları tekrarlamayalım. Öncelikli olarak bir milleti millet yapan değerlerin, bölünmez bütünlüğün sağlanması hususunda taviz vermeyelim. Siyasete bu değerleri alet etmeyelim. Saygılarımla

13.12.2020 / 13:18

7
Mehmet Ramiz Hacısalihoğlu Ankara , Üst Düzey Yönetici

gundelik bir cok siyasi ve ekonomik malzeme cikiyor ve bunlara icimizden sadece ali babacan beyin cevap vermesi bekleniyor. bence guncel olaylari takip edecek ve vitirinde partimizi temsilen bu konulari irdeleyecek bir kac tane ekran yuzunu acilen devreye almak lazim...

16.12.2020 / 11:53

7
Ahmet Özyurt Konya , Güvenlik Görevlisi

Ülkemiz malum ekonomik olarak zorluk çekiyor kamuda ve özel sektörde israf çok var özellikle kamuda daha fazla olduğunu görüyoruz ülkenin en küçük içindeki vali en küçük ilçe kaymakamamının makam araçlarının değerleri malum tabiki devlet büyüklerimizdir binebilirler ama milyonluk araçlara gerek olmadığını görebiliyoruz halk olarak avrupada veya diğer gelişmiş ülkelerin cumhurbaşkanları başbakanları bile kuruma bisiklet ile veya düşük modeli araçlarla gidiyorlar bizim ülkemizde neden olmasın vali kaymakam motora düşük modeli araca binse eksilirmi halk saygı mı duymaz duyar bal gibide duyar duyarız biz halkız vatandaşı valimiz kaymakamız devleti temsil eder biz bindiği arabaya göre onlara saygı duymuyoruz devleti temsil ettikleri için saygı duyuyoruz be duyacağız lütfen sadece araçlar için değil bazı devlet kurumlarının müdürlerin odaları 60, 90 metrekare odası olan var alt tarafı bir çalışma masası ve karşısında 2 sandalye nedir bu israf koskoca japon imparatorunun odasını gördü bu halk bizim cumhurbaşkanımızı o odada tahta sandalyede misafir etti ve kendiside o sandalyeye oturdu biz israfa devam ettiğimiz sürece önünü kesip üretime geçmediğimiz sürece bu ekonomik sıkıntılar problemler olacak bunu herkes biliyor Deva partimizden istediğimiz bu israfın önüne Babacan başkanımızın dediği gibi bunlar hallolur diyor bence inanıyorum ki halolacak size güveniyoruz ve sonuna kadar destek vereceğim artık o araçları o odaları görmek kanımıza dokunuyor biz gençler olarak bu kadar işsizliğin içinde onları bu arabalar ile gezerken o geniş odalarda otururken görürken içimiz acıyor biz gençler o makamlara gelirsek ileride biz istemiyoruz o arabaları odaları biz tahta sandalye istiyoruz biz düşük model araba istiyoruz yeterki ülkemiz gelişsin ekonomik olarak büyüsün varsın biz lüks arabaya binmeyelim büyük odalarda oturmayalım teşekkür ediyorum bize buraya özgürce yazma hakkı verdiğiniz için saygı ve sevgilerimizle.

21.04.2020 / 21:25

7
Beytullah Savcı Ordu , Muhasebeci

Allah'ın selamı üzerinize olsun kıymetli kardeşlerim.Allah bizim yaptığımız olan davamızdan ilerleme sürecinin kesintisiz olarak devam ediyoruz.Biz Kendi partimize ve davamıza kıymet vermesek sonbahar yaprağı gibi kopup dagılırız.Allah Kur'an'ı Kerim'de müslüman müslümanın kardeşidir biz Müslüman olarak birliğimizi birliğimizi korursak inanın kardeşlerim kısa zamanda çok yol alırız. Teşkilat ve teşkilatlarımız bizlere kıymet ve değer eksikliğini hissetmesinler. İnşallah milletvekillerimizde olacak belediye başkanımızda olacak.yeterki birbirimize sarılmak ve kardeş olmak gerekir.Allahın rızasını kazanmaktır davamız derdi olana deva olmaya geliyoruz.

02.05.2020 / 03:55

7
Bayram Keser Bursa , Teknik Eleman

Merhaba, 19 yaşında bir genç olarak Ali Babacan'ı seviyorum ve destekliyorum. Bunun en büyük sebepleri de ; liyakata, demokrasiye, hukuka ve özgürlüklere değer veriyor olmasıdır. Sakin üslubuyla akılcı ve bilimsel konuşması, diğer siyasilere hakaret etmemesi, popülizm ve hamasetten tamamen uzak olup muazzam bir istişare kültürüne sahip olması, siyaset yaparken dini siyasete alet etmemesidir. Selamlar sevgiler..

10.05.2020 / 02:29

7
Yusuf Şimşek İstanbul , Öğrenci

Hâlihazırda ülkemiz pek çok sorunla boğuşmaktadır. Fakat bunların içinde en büyüğü adalet sorunudur. Ve Türkiye bu sorunu çözemediği sürece hiçbir sorununu çözmeye muvaffak olamayacaktır. Bu sorun çözüme kavuşturulduğunda ise diğer bütün sorunlar bir şekilde çözülecektir. Son dönemde adalet mekanizmasının yanlış işlemesinden dolayı hak kaybına uğrayan on binlerce insana haklarının iade edilmesinin sağlanması, her şeyden önce üzerine yaşadığımız ülkenin selameti açısından, elzemdir.

14.05.2020 / 06:17

7
Erkan Kandemir Kütahya , Serbest Meslek

Merhaba AKP ve MHP'nin getirmiş olduğu ucube sistem maalesef ülkeyi uçurumun kenarına getirdi bu sistem değişmeli. Tekrar parlamenter sisteme gidilmeli,siyasi tutsaklar serbest bırakılmalı. Düşünce özgürlüğünün önü açılmalı hiç kimse düşüncesinden dolayı yargılanmamalı ve kadın cinayetleri artık son bulmalı... Kadına şiddet cezası ağırlaştırılmalı, Türkiye'de hiç kimse kendini güvende hissetmiyor çünkü ülkeye her türlü insan girmiş dışarda gelenleri geri gönderilmeli özellikle Suriyelileri kendi ülkesine Hayri olmayan bize mi hayrı olur bir avuç asalak insanı beslemek hele ki vatandaşlık vermek akıl kârı değildir... Güçlü bir Türkiye için hep birlikte çalışmalıyız dertlere DEVA olmaliyiz...

30.05.2020 / 10:06

7
Zeydin3 Kar Van , Serbest Meslek

"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" sözünün anlamı nedir? Edebali'nin Osman Bey'e tavsiyesi. Bu sözün nihai amacı, vurguladığı en üst değer, hümanizm mi yoksa devletin bekası (yaşaması) mı? Bu sözü söyleyen ne tavsiye ediyor? İnsana değer verilmesini. Hangi gerekçeyle, yani neden bunu tavsiye ediyor? Hümanist felsefi, yada dini kaygılarla mı? Hayır. Devletin bekası için. Nihai ve en üst amacı devletin bekası. Aynı zihni işleyiş şu cümleyi de kurabilir "insan haklarını kısıtla ki devlet yaşasın". İnsan merkezli değil, devlet merkezli düşünme biçimi. 2001'de de pek tutmamıştım bu sözü. Ama devletçi muktedirleri tavlamak için "insan hakları istiyoruz ama, bunu devletin bekası için istiyoruz, insanların çektiği eziyetler neyse de devletin bekası tehlikede" anlamında kullanıldığını düşünmüştüm. Devletin gelenek ve dindeki yeri çok bilinen yanlışa (Galat-ı Meşhur) dayanır. Kusal olan devlet, Platon-Hegel devlet anlayışıdır. Türk Töresi ile bu anlayış örtüşebilir mi bilmiyorum. Ama İslam düşünürleri devleti bu anlamda kabul etmezler. İslam düşünürleri daha ziyade modern pragmatik devlet anlayışına yakındır. Devlet, toplu halde yaşamanın ortaya çıkardığı bir zorunluluktur. Bir arada yaşamayı kolaylaştırmaya, hatta mani olan devlet varlık sebebini yitirir. Otomobiliyle duygusal ilişki kurulan bir toplumda, devletle duygusal ilişki kurulması garipsenmemeli aslında. Rahmetli Vali Recep Yazıcıoğlu'nun sözüyle bitireyim "Kim kutsal devlet diyorsa, kutsal değerlere küfür ediyordur. Devletin kutsalı olmaz. Kutsal olan insandır, millettir, duygudur. Üç-beş kişinin bir araya gelip kurduğu yönetim organizasyonunun adı olan devletin nesi kutsal"

07.06.2020 / 14:42

7
Özkan Basat Kayseri , Danışman

HUKUK DEVLETİ NEDIR; Istisnasiz herkesin ,(atanmış veya seçilmiş tüm devlet görevlileri,hakim,savcılar dahil)anayasa ve yasalara uymak zorunda olduğu,yasaların eşit uygulandığı,devletin en az maliyetle halka en iyi ve ayrımsız hizmet verdiği,her bir kamu görevlisinin yaptıklarının hesabını verdiği,yargının bağımsız tarafsız ve adaletli olduğu ,herkesin doğuştan ve anayasa ile garanti altına alınan temel hak ve hürriyetlerinin rahatca kullanabildiği,herkesin yasa önünde eşit olduğu,hiç kimse dini,etnik,siyasi veya felsefi sebeplerle ayrıcalıklıveya ayrımcılığa uğramadığı,yalan, yolsuzluk,ISRAF ile vatandaşın ve özellikle devletin zarara uğramadığı sonuç olarak halk devletle ,devletinde halkla barışık olduğu devlet düzenidir. Hukuk devletinde;yargı ayrımcılık ve adaletsizlik yapamaz,idareciler yandasa peşkeş çekilip devlet sayılamayacağı gibi,mülâkat adı altında eşitliğe aykırı kimse ise alınamaz veya işten atılamaz.Devlet sosyal adalet ilkesi gereği ancak kazanandan kazançla orantılı vergi alır.Dogrudan veya dolaylı vergiler adı altında vergi almaz. Devlet gerek kamu hizmetlerinden yararlandırılmada gerek kulfette ayrımcılık yapmaz.Yine sosyal hukuk devleti ilkesi gereği kamu imkanlarından gerçekten zorda olan kesim lere adaletli yardim yapılır. HUKUK DEVLETINE UYAN REJIMLERDE; Devlet ve kamu kurumlarının ;ISRAF yapmayacakları,farklı şekillerde kasayı soymayacaklari,planlı şekilde çalışacaklarından kimseye borcu olmaz.Yargi ve idare yasalara uyup adaletli olduklarında toplumsal baris olacagi,kimseyi suç işlemeye yöneltecek etmen kalmayacagindan;Mahkemelerinde fazla dava olmayacağı gibi ceza evlerindede kimse kalmaz.Bu rejimlerde iş ehline vereceği,ayrımcılık TORPİL olmayacağı için kimde haksız makam mevki geçiş pesindede koşmaz.Toplumun her dini,siyasi,tariki,felsefi kişi ve grupları toplumsal barış içinde olur.Dunyada Demokratik hukuk devletinin olduğu bir çok ulke;ceza evleri mahkum olmadığından kapandığı,eğitimin dünyada ilk sıralarda olduğunu görürüz.

07.06.2020 / 18:47

7
Kadir Talyurt Balıkesir , Avukat