Ankara Milletvekilimiz İdris Şahin, cezaevi kapasite sorununu gündeme taşıdı: “Koğuşları değil, adaleti büyütmek zorundasınız”

07-05-2026
Ankara Milletvekilimiz İdris Şahin, cezaevi kapasite sorununu gündeme taşıdı: “Koğuşları değil, adaleti büyütmek zorundasınız”

"Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla beton değil, daha fazla hukuka sadakattir"

DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, Adalet Bakanlığının geçtiğimiz günlerde açıkladığı 2025 yılı verilerinde cezaevlerindeki kişi sayısının 401 bin 519 olarak yer aldığını hatırlatarak, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünden edinilen güncel bilgilere göre bu sayının bugün 421 bin 207’ye ulaştığını belirtti. Türkiye’de yargı sisteminin tam bir kapasite krizi içinde olduğunu ifade eden Şahin, cezaevlerindeki 116 bin 121 kişilik kapasite aşımının sadece bir barınma sorunu değil, hukuk devletinin nefessiz bırakılması anlamına geldiğini vurguladı. Şahin, iktidarın yargı reformu vaatlerinin istatistiklerin duvarına çarparak paramparça olduğunu söyledi.

“Kâğıt üzerinde reform şatafatı, cezaevlerinde kapasite feryadı vardır”

Adalet Bakanlığının geçtiğimiz günlerde açıkladığı veriler ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünden edinilen güncel bilgilerin yargı sisteminin taşıma kapasitesinin çöktüğünü tescillediğini ifade eden Şahin, “Adalet Bakanlığının bizzat kendi açıkladığı veriler ve Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünden edindiğimiz güncel bilgiler, artık mızrağın çuvala sığmadığını, Türkiye’de yargı sisteminin tam manasıyla bir kapasite kriziyle karşı karşıya olduğunu tescillemektedir. Bugün ceza infaz kurumlarımızın toplam kapasitesi 305 bin 86 iken, içeride bulunan kişi sayısı 421 bin 207’ye ulaşmıştır. Yani cezaevlerimiz, resmi kapasitesinin tam 116 bin 121 kişi üzerinde bir yükle karşı karşıyadır. Bu tablo sadece bir barınma ya da koğuş meselesi değildir; bu tablo, Türk adalet sisteminin taşıma kapasitesinin çöktüğünün, hukuk devletinin nefessiz bırakıldığının resmidir.

Adalet Bakanlığının geçtiğimiz günlerde açıkladığı 2025 yılı verilerinde cezaevlerindeki kişi sayısı 401 bin 519 olarak yer alırken, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünden edindiğimiz güncel bilgilere göre bu sayı bugün 421 bin 207’ye ulaşmıştır. Yani daha açıklanan son resmi verilerin mürekkebi kurumadan, cezaevlerindeki mevcut sayı 19 bin 688 kişi daha artmıştır. İnsan sayısı artıyor, yer daralıyor, denetim zayıflıyor. Buna ‘reform’ diyebilecek bir mantık henüz icat edilmemiştir; bunun adı en yalın hâliyle krizdir.

Yıllardır dillerden düşürülmeyen ‘gecikmeyen, öngörülebilir ve güven veren adalet’ vaatleri, 2025-2029 Yargı Reformu Strateji Belgesi’ndeki parıltılı cümleler, ne yazık ki bu istatistiklerin duvarına çarparak paramparça olmaktadır. Kâğıt üzerinde reform şatafatı, cezaevlerinde ise kapasite feryadı vardır” dedi.

“Tutukluluk istisna olmaktan çıkmış, fiili bir cezalandırma yöntemine dönüşmüştür”

Yargılamaların uzun sürmesinin ve tutuklu sayısındaki artışın adalet vaatleriyle çeliştiğini belirterek sözlerine devam eden Şahin, “Sayın Bakan yargılamaların uzun sürmesinden dert yanıyor. Biz de buradan soruyoruz; yargılamalar uzuyorsa, tutuklu sayısı her geçen gün ağır bir sorun hâline geliyorsa, personel bu yükün altında eziliyorsa, siz hangi hızdan, hangi öngörülebilirlikten bahsediyorsunuz?

Hukuk devletinde tutukluluk bir istisnadır; ancak bugün bu istisna, fiili bir cezalandırma yöntemine dönüşmüştür. İnsanlar hakkında kesin hüküm verilmeden, aylarca hatta yıllarca özgürlüklerinden mahrum bırakılıyorsa, burada yalnızca bireysel mağduriyet değil, doğrudan hukuk devleti sorunu vardır. Karar verilmeden infaz edilen bu süreç, adaletin terazisini daha mahkeme kürsüsüne çıkmadan bozmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

“Cezaevleri kapasiteyi aştığında, sadece duvarlar değil, bir ülkenin hukuk devleti kimliği de alarm verir”

Yeni cezaevleri inşa etmenin adalet krizini çözmeyeceğini ve asıl meselenin suç zeminini kurutmak olduğunu vurgulayan Şahin, “Cezaevlerini büyüterek adalet krizini küçültemezsiniz. Yeni binalar inşa etmek, geciken yargılamayı hızlandırmaz; duvarları yükseltmek, hukuka olan güveni artırmaz. Türkiye’nin ihtiyacı olan daha fazla beton değil, daha fazla hukuka sadakattir. Kapasiteyi aşan sadece binalar değil; geciken yargılamalar, ölçüsüz tutuklama kararları ve vatandaşın hayatında karşılık bulmayan boş vaatlerdir. 305 bin kişilik yere 421 bin insanı sığdırmaya çalışırken sadece koğuşları değil, hukuk devletini de sıkıştırıyorsunuz. Koğuşları değil, adaleti büyütmek zorundasınız. Cezaevlerini dolduran değil, suçun zeminini kurutan ve yargıyı hızlandıran bir düzen kurmak zorundasınız.

Unutulmamalıdır ki; cezaevleri kapasiteyi aştığında, sadece duvarlar değil, bir ülkenin hukuk devleti kimliği de alarm verir. Bugün Türkiye’nin öncelikli görevi, insan onurunu merkeze alan, tutukluluğu gerçekten istisna kılan ve adaleti kâğıt üstünden indirip sokağa, mahkemeye ve vicdanlara taşıyan bir sistemi inşa etmektir” ifadelerini kullandı.

SONRAKİ HABER

Ankara Milletvekilimiz Sadullah Ergin: "Sorun hız eksikliği değil, aksine aşırı hız arzusudur"

Sık Sorulan Sorulara Cevaplar


                        

BASIN BÜLTENİNİ
İNDİRİN

Haber ekinde bir basın açıklaması mevcut ise aşağıdaki indirme ikonu ile indirebilirsiniz.

07-05-2026