“Milyonlarca dosya devletin önleme aklındaki zafiyetin vesikasıdır”
Adli verilerin ceza adalet sisteminin önleyici gücünü kaybettiğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdiğini ifade eden Şahin, “Cumhuriyet başsavcılıklarındaki soruşturma dosyalarının son üç yıldır 11 milyon barajının altına düşmemesi, 2025 yılı itibarıyla 11 milyon 671 bin seviyesine çakılı kalması, dönemsel bir yoğunluk değil, kronik bir sistem krizidir. Hukuk devletinde adalet, dosya kapakları arasına sıkışmış bir istatistik değildir. Bugün savcılıkların önünde biriken bu milyonlarca dosya; aşınan toplumsal güvenin, bozulan ekonomik dengenin ve en önemlisi devletin önleme aklındaki zafiyetin birer vesikasıdır” dedi.
“Vatandaşın malı da sağlığı da artık güvende değildir”
Malvarlığına karşı işlenen suçlardaki devasa artışın toplumsal huzuru temelinden sarstığını belirten Ankara Milletvekili Şahin, değerlendirmelerini şu sözlerle sürdürdü: “2025 yılı verilerinde malvarlığına karşı işlenen suçların 4 milyon 818 bin dosya ile listenin başında yer alması, vatandaşın cebindeki paranın ve evindeki eşyanın artık güvende olmadığını haykırmaktadır. Bir ülkede mal güvenliği sarsılmışsa, orada ne ekonomik istikrardan ne de huzurdan bahsedilebilir. Bununla birlikte kamu sağlığına karşı işlenen 944 bini aşkın dosyanın büyük kısmını uyuşturucu suçlarının oluşturması, bir nesil güvenliği ve sosyal çözülme meselesidir. Asıl sorgulanması gereken, gençlerimizi bu bataklığa iten zeminin neden hâlâ bu kadar güçlü olduğudur.”
“Türkiye’nin ihtiyacı dosya açan değil, koruyan bir hukuk düzenidir”
Suçun üretim mekanizmalarının engellenememesinin bir yönetim sorunu olduğuna işaret eden Şahin açıklamasını, “Dolandırıcılık suçlarındaki hacim, ekonomik çaresizliğin dijitalleşen suç dünyasıyla birleştiğini göstermektedir. Cumhuriyet başsavcılıklarındaki bu ürkütücü kalıcılık, yönetilmesi gereken yapısal bir güvenlik sorunudur. Türkiye’nin ihtiyacı; suç işlendikten sonra dosya açan bir devlet değil, suç doğmadan önce koruyan, önleyen ve toplumsal güveni yeniden inşa eden bir hukuk düzenidir. Vatandaşın malı ve toplumun sağlığı üzerindeki riskler, sadece ceza tehdidiyle değil, ancak güçlü bir devlet aklı ve adil bir düzenle ortadan kaldırılabilir” sözleriyle noktaladı.