“Keçiören’de size oy veren muhalif kesimin hakkını, hukukunu başka bir yere ciro edemezsiniz!”
Halk TV’de Sinem Fıstıkoğlu’nun sunduğu Sansürsüz programına konuk olan DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın Cumhuriyet Halk Partisinden istifa etmesinin ardından kulisleri hareketlendiren transfer iddialarına sert tepki gösterdi. Şahin, “Milletin oyuyla gelen, milletin iradesine sadık kalmalıdır. Seçmenin iradesini başka bir yere ciro edemezsiniz” dedi.
Programda Keçiören’deki yerel seçim sonuçlarını analiz eden İdris Şahin, kazanılan zaferin şahsi bir başarıdan ziyade iktidara yönelik bir cezalandırma refleksi olduğunun altını çizdi. Şahin, “Keçiören’deki zafer, tamamen iktidara olan güvensizlik ve tepkisel oyların Mesut Özarslan arkasında birikmesiyle gerçekleşti. Burada aslan payı hiç şüphesiz Cumhuriyet Halk Partisi seçmenidir. Biz DEVA Partisi olarak sahada her kapıyı çaldığımızda, seçmen bize ‘Bu seçim iktidarı cezalandırma seçimi’ dedi. Millet sandığa akın etti ve AK Parti’yi cezalandırdı” ifadelerini kullandı.
“Oyları başka bir yere ciro edemezsiniz”
Belediye başkanlarının seçildikten sonra parti değiştirmesinin ahlaki ve hukuki boyutuna dikkat çeken Şahin, bu durumun bir “hak gaspı” olduğunu savundu. Şahin, “Eğer zerre kadar siyasi onur taşıyorsak, muhalif seçmen adına size verilmiş oyların hakkını başka bir yere ciro edemezsiniz. Siyaset ilkeyle yapılır, transferle değil. Siyaset güvenle büyür. Değişim iradesini ortaya koyan seçmenin oyunu alıp sonra iktidar partisine geçemezsiniz. Bu ne Keçiörenlilerin ne de Ankaralıların vicdanına sığar” diyerek tepkisini dile getirdi.
“İktidar, belediyelerin önüne ya kelepçe ya rozet koyuyor”
İktidarın muhalif belediyeler üzerindeki baskı politikalarını eleştiren Ankara Milletvekili İdris Şahin, yargının bir sopa olarak kullanıldığını belirtti. Şahin, “İktidar, muhalif belediyelerin önüne ya kelepçeyi ya da AK Parti rozetini koyuyor. Bu büyük bir ayıptır. Ülkede adaletin kalmayışı, belediye başkanlarını zorunlu bir tercihe itiyor olabilir; ancak yargı eliyle siyaseti dizayn etmek demokrasiye değil, sadece kısa vadeli mühendisliklere hizmet eder. Bu durum bumerang gibi gün gelir kendilerini vurur” uyarısında bulundu.
“Siyasi etik yasası şart”
Türk siyasetindeki transfer tartışmalarının son bulması için köklü bir sistem değişikliği gerektiğini vurgulayan Şahin, sözlerini şöyle noktaladı: “Siyasi Etik Yasası çıkarılmadan, ahlaklı siyaset merkeze konumlanmadan ve Siyasi Partiler Yasası tümden değişmeden bu tür transferlerin önüne geçemezsiniz. Unutulmamalıdır ki; siyasette güç sayıdan değil, meşruiyetten doğar. Duruş, siyasette erdemli insanların işidir ve herkese nasip olmaz.”