DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, Kahramanmaraş’ta yaşanan ve Türkiye’yi sarsan silahlı saldırının ardından bireysel silahlanmayı sınırlandıran yeni bir kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sundu. Silahlanma hakkı adı altında evlerin cephaneliğe dönüşmesine müsaade edilemeyeceğini belirten Şahin, her eve denetimsizce onlarca silahın girmesinin toplumsal huzurun temelinde ciddi bir hasar oluşturduğunu vurguladı.
"Ruhsatlı silahların denetimsizliği saatli bombaya dönüşmüştür"
Kahramanmaraş’taki vahim tablonun bireysel silahlanmanın ulaştığı tehlikeli boyutu gözler önüne serdiğini belirten Şahin, “Kahramanmaraş’ta yaşadığımız son acı olay, bireysel silahlanma meselesinin artık sadece münferit bir tercih olmaktan çıktığını ve doğrudan toplumsal bir yara haline geldiğini göstermiştir. Soruşturma aşamasında, bir ailenin kendi içinde adeta bir cephanelik gibi çok sayıda silahı nasıl biriktirebildiği ve bunun kamu güvenliği için nasıl bir saatli bombaya dönüştüğü acı bir şekilde tescil edilmiştir. Saldırıda kullanılan 5 tabancanın failin babası adına kayıtlı 7 silahtan 5’i olması, meselenin sadece ruhsatsız silah sorunu olmadığını; aslında ruhsatlı silahların, denetimsizliğin ve güvenli muhafaza bilincinden yoksunluğun kamu düzenini nasıl ağır bir risk altına soktuğunu açıkça haykırmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
"Bir kişiye en fazla üç silah hakkı ve sıkı muhafaza şartı getiriyoruz"
TBMM’ye sundukları kanun teklifinin detaylarını paylaşan Ankara Milletvekili Şahin, silahların denetimsizce dolaşıma girdiği bu düzene artık yeter dediklerini ifade etti ve teklifin getirdiği yenilikleri şöyle sıraladı: “Kanun teklifimizle görev silahları hariç olmak üzere, bir şahsın üzerine kayıtlı zati ateşli silah sayısını en fazla üç ile sınırlandırıyoruz. Bunlardan yalnızca biri için taşıma ruhsatı verilecek, diğerleri ise yalnızca bulundurma ruhsatına tabi olacaktır. Ayrıca silahların kullanım dışında mutlaka boş vaziyette ve mühimmatından ayrı bir şekilde saklanmasını yasal bir zorunluluk haline getiriyoruz. Özellikle çocukların bulunduğu konutlarda bu yükümlülüğü daha ağır ve bağlayıcı kılıyoruz. Bu kurallara aykırı davrananlar için ağır idari para cezalarının yanı sıra ruhsatın askıya alınması veya geri alınması gibi caydırıcı yaptırımlar öngörüyoruz. Mevcut ruhsat sahiplerinin bu yeni düzene uyum sağlamaları için de makul bir geçiş süreci tanıyoruz.”
"Amacımız kamu düzenini ve çocuklarımızın hayat hakkını korumaktır"
Düzenlemenin silah edinme hakkını tümden ortadan kaldırmayı değil, akılcı bir sınır çizmeyi hedeflediğinin altını çizen Şahin açıklamasını, “Bizim derdimiz; kamu düzenini, çocuklarımızın hayat hakkını ve toplumsal huzurumuzu önceleyen akılcı bir sınır ve etkin bir denetim rejimi inşa etmektir. Bir evde 5-10 silahın bir arada bulunması bireysel hak değil, bir kamu güvenliği zaafiyetidir. Devletin asli görevi, vatandaşının huzurunu korumak ve yaşanabilecek muhtemel felaketlerin önüne geçmektir. Biz bu düzenleme ile daha güvenli bir Türkiye için sorumluluk alıyor ve başıboş gidişata dur diyoruz” sözleriyle tamamladı.