Ankara Milletvekilimiz İdris Şahin’den canlı yayında gerçekleştirilen saldırıya tepki: “Ekran ile sokak arasındaki sınır tehlikeli biçimde inceldi”

21-04-2026
Ankara Milletvekilimiz İdris Şahin’den canlı yayında gerçekleştirilen saldırıya tepki: “Ekran ile sokak arasındaki sınır tehlikeli biçimde inceldi”

DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, Bursa’da canlı yayın sırasında başlayan bir tartışmanın bıçaklı saldırıya dönüşmesi üzerine dijital platformların yarattığı toplumsal ve yapısal tehlikelere dikkat çeken sert bir açıklama yaptı. Sosyal medyanın şiddeti ve sınır ihlallerini ödüllendiren bir zemine dönüştüğünü belirten Şahin; TÜİK, RTÜK ve BTK verilerini hatırlatarak çocukları ve gençleri koruyacak, caydırıcı bir hukuki çerçevenin acilen hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

 “Mesele sıradan bir sosyal medya taşkınlığı olarak görülemez”

Bursa’daki olayın münferit bir vaka değil, yapısal bir sorunun patlaması olduğunu ifade eden Şahin, “Geçtiğimiz günlerde Bursa’da yaşanan olay, meselenin artık sıradan bir ‘sosyal medya taşkınlığı’ olarak görülemeyeceğini açıkça göstermiştir. Bu olay, dijital mecralarda başlayan gerilimin nasıl gerçek hayatta şiddete dönüşebildiğini, ekran ile sokak arasındaki sınırın ne kadar tehlikeli biçimde inceldiğini bir kez daha ortaya koymuştur. Bugün TikTok ve benzeri platformlar, yalnızca içerik paylaşılan mecralar değildir; ne yazık ki buralar teşhirin ödüllendirildiği, şiddetin görünürlük kazandığı zeminlere dönüşmektedir” dedi.

“Devletin verileri açıkken çocukları korumasız bırakamayız”

Dijital alanın ürettiği ağır riskleri resmî kurumların verileriyle ortaya koyan Ankara Milletvekili Şahin, tabloyu şu sözlerle özetledi: “TÜİK’in 2024 yılına ilişkin son yayımlanan resmi verilerine göre, 6-15 yaş grubundaki çocuklarda sosyal medya kullanımı yüzde 66,1 düzeyindedir. Ancak bugün dijital mecraların çocukların gündelik hayatındaki ağırlığı, erişim kolaylığı ve kullanım süreleri dikkate alındığında, bu oranın fiiliyatta daha da yükselmiş olduğu açıktır. RTÜK araştırması, gençlerin yüzde 82’sinin ailesinden gizlediği bir hesabı olduğunu ortaya koyuyor. Dahası, BTK’ya 2007’den bu yana ulaşan 3 milyondan fazla ihbarın yaklaşık yüzde 99’u çocukların cinsel istismarı, müstehcenlik, yasa dışı bahis ve kumar içerikleriyle ilgilidir. Devletin kendi verileri bu kadar açıkken, dijital mecraları kendi haline bırakmak; çocukları, gençleri ve aileleri korumasız bırakmak anlamına gelir. Aileler bu devasa yükü tek başına üstlenemez.”

“Toptan yasakçılık değil, etkili ve denetlenebilir bir hukuki çerçeve şarttır”

İfade özgürlüğünü kısıtlamadan çocukları koruyacak bir denetim mekanizmasına ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Şahin açıklamasını, “Burada ihtiyaç duyulan şey, ifade özgürlüğünü boğan toptan bir yasakçılık değildir. Meclis’e gelen düzenleme teklifi, dijital platformların çocuklar ve gençler bakımından ciddi bir risk alanına dönüştüğünün artık iktidar tarafından da inkâr edilemediğini göstermektedir. Ancak bir teklifin Meclis gündemine gelmiş olması, sorunun çözüldüğü anlamına gelmez. Asıl ihtiyaç; çocuğun üstün yararını esas alan, yaş doğrulama ve ebeveyn kontrolü gibi başlıkları kâğıt üzerinde bırakmayan, platformları fiilen sorumlu hale getiren, etkili, denetlenebilir ve caydırıcı bir hukuki çerçevedir. Bugün asıl soru şudur: Gençleri gerçekten koruyacak mıyız, yoksa yine geç kalınmış, eksik ve göstermelik tedbirlerle mi yetineceğiz? Devletin görevi, çocukları ve gençleri yalnızca zarar ortaya çıktıktan sonra konuşmak değil; onları suça, şiddete ve istismara iten zemini daha baştan önlemektir” sözleriyle noktaladı.

 

SONRAKİ HABER

Mersin Milletvekilimiz Mehmet Emin Ekmen: Mersin balıkçılığı krizle karşı karşıya

Sık Sorulan Sorulara Cevaplar


                        

BASIN BÜLTENİNİ
İNDİRİN

Haber ekinde bir basın açıklaması mevcut ise aşağıdaki indirme ikonu ile indirebilirsiniz.

21-04-2026