Ankara Milletvekilimiz İdris Şahin’den Türkiye’nin ultra zengin sayısındaki artışa tepki: “Biri yer milyonlar bakar, bu düzen milleti yakar”

05-05-2026
Ankara Milletvekilimiz İdris Şahin’den Türkiye’nin ultra zengin sayısındaki artışa tepki: “Biri yer milyonlar bakar, bu düzen milleti yakar”

“Zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan düzenin adı AK Parti iktidarıdır!”

DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. İdris Şahin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gelir adaletsizliğine yönelik sözlerini ve Knight Frank’in 2026 Servet Raporu’nu değerlendirerek iktidarın ekonomi politikalarını sert bir dille eleştirdi. Türkiye'de ultra zengin sayısının beş yılda ikiye katlanmasının açık bir servet transferi olduğunu belirten Şahin, krizin bedelinin halka kesildiğini ve kazancın dar bir imtiyazlı çevrede toplandığını vurguladı. 

“Millet fakirleşirken ultra zenginlerin çoğaldığı bir düzene ekonomi denmez”

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçtiğimiz aylarda sarf ettiği sözlere atıfta bulunan Şahin, “Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz aylarda, 'Zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan mevcut düzenin sürdürülebilir olmadığının altını her zeminde çiziyoruz' dedi. Söz doğru. Ama Sayın Erdoğan’ın önce aynayı dünyaya değil, kendi yönettiği Türkiye’ye tutması gerekiyor. Çünkü Türkiye’nin önüne konulan tablo, iktidarın yıllardır anlattığı ekonomik başarı masalını paramparça ediyor. Biri yer milyonlar bakar, bu düzen milleti yakar. Bir yanda pazar filesini yarım dolduran vatandaş, kirasını ödeyemeyen gençler, maaşı daha ayın ortasında eriyen emekliler, borçla dönen esnaf var. Diğer yanda ise ultra zengin sayısı beş yılda neredeyse ikiye katlanan bir Türkiye var” dedi.

“Emekli kuruş hesabı yaparken kimler servetine servet katıyor?”

2026 Servet Raporu verilerine dikkat çekerek iktidara sorular yönelten Şahin, “Knight Frank’in verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar ve üzeri servete sahip kişi sayısı 2021’de 2 bin 174 iken 2026’da 4 bin 208’e yükseliyor. Türkiye, ultra zengin sayısının en hızlı arttığı ülkeler arasında üçüncü sıraya yerleşiyor. Bu nasıl bir büyüme? Milletin sofrası küçülürken kimin serveti büyüyor? Emekli kuruş hesabı yaparken kim milyon dolar hesabı yapıyor? Gençler evlenmeyi, ev tutmayı, çocuk sahibi olmayı ertelemişken kimler bu ülkede servetine servet katıyor? Sayın Erdoğan, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan düzen sürdürülemez diyorsunuz. Evet, sürdürülemez. Ama o düzen uzak coğrafyalarda değil; bugün Türkiye’de milyonların sofrasında, emekli maaşında, gençlerin ertelenmiş hayatlarında yaşanıyor” şeklinde konuştu.

“Bu düzenin adı ekonomi yönetimi değil, açık bir servet transferidir”

Büyümenin sadece servet sahiplerine yaradığını ve yoksulluğu derinleştirdiğini ifade eden Şahin, “Türkiye’de kriz herkese eşit dağılmıyor. Bedel halka kesiliyor, kazanç dar bir çevrede toplanıyor. Servet uçurumu büyüyor, geçim derdi büyüyor, adaletsizlik büyüyor, milletin sırtındaki yük büyüyor. Ama vatandaşın maaşı büyümüyor, emeklinin alım gücü büyümüyor, çiftçinin kazancı büyümüyor, gençlerin umudu büyümüyor. Bu düzenin adı ekonomi yönetimi değil, servet transferidir. Milletin cebinden alınan, enflasyonla eritilen, vergilerle toplanan, zamlarla sökülen kaynak; bir avuç imtiyazlı çevrenin servet hanesine yazılıyorsa burada yanlışlık değil, açık bir tercih vardır. Bu tercih, emeğin karşısında sermayeyi, vatandaşın karşısında imtiyazı, alın terinin karşısında rantı büyüten bir tercihtir” ifadelerini kullandı.

“Yoksulluk kader değil, tek adam düzeninin sonucudur”

Mevcut tablonun 23 yıllık politikaların bir sonucu olduğunu ve faturanın millete kesildiğini vurgulayan Şahin, “Türkiye’nin meselesi artık yalnızca hayat pahalılığı değildir. Türkiye’nin meselesi, hayat pahalılığının kimi yoksullaştırdığı ve kimi zenginleştirdiğidir. Çünkü aynı ülkede milyonlarca insan ay sonunu getiremezken ultra zengin sayısı rekor kırıyorsa, orada ekonomik model değil, düzeni vardır. Bu ülkede artık yoksulluk kader değil, tek adam yönetimin sonucudur. Zenginlik de çoğu zaman üretimin değil, imtiyazlı düzenin ürünüdür.

Türkiye, bir avuç insanın servet raporlarında parlayan; milyonların ise pazar tezgâhı başında ezildiği bir ülke olmayı hak etmiyor. Millet fakirleşirken ultra zenginlerin çoğaldığı bir düzene ekonomi denmez. Bunun adı bellidir: Tek adam düzeni. Ve bu düzenin özeti de; yoksulluk halka, servet yandaşa, fatura millete, kazanç imtiyazlılara. Sayın Erdoğan’ın dediği gibi; zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan düzen sürdürülemez. O düzenin adı bugün Türkiye’de AK Parti iktidarıdır” değerlendirmesinde bulundu.

 

SONRAKİ HABER

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: "2024'ten bu yana yeni bir alternatif inşası için çalışıyoruz"

Sık Sorulan Sorulara Cevaplar


                        

BASIN BÜLTENİNİ
İNDİRİN

Haber ekinde bir basın açıklaması mevcut ise aşağıdaki indirme ikonu ile indirebilirsiniz.

05-05-2026