DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan, Booking.com’un Türkiye’deki konaklama tesisleri için yurt içi rezervasyon hizmetinin dokuz yıldır durdurulmuş olmasını gündeme taşıyarak bir açıklama yaptı. Türkiye’nin artık “yasakla mı, düzenlemeyle mi?” sorusuna cevap vermesi gerektiğini belirten Sudan, dijital platformların denetimsiz bırakılmaması gerektiğini; ancak denetimin vatandaşın seçme hakkını ve Türkiye turizminin rekabet gücünü ortadan kaldıran bir yasaklama biçimine dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.
“Türkiye’de tüketici neden dünyadaki diğer ülkelerde kullandığı rezervasyon imkanlarına aynı şekilde erişemiyor?”
Açıklamasına bu soruyla başlayan Sudan, şu ifadeleri kullandı: “Türkiye’nin turizm sektörü dijitalleşirken, dünyada milyonlarca insanın kullandığı çevrim içi rezervasyon platformlarının Türkiye’deki faaliyetleri konusunda hâlâ önemli bir soru işareti bulunuyor: Türkiye’de tüketici neden dünyadaki diğer ülkelerde kullandığı rezervasyon imkanlarına aynı şekilde erişemiyor?”
“2017’nin dijital ekonomi koşullarıyla 2026’nın dijital ekonomi koşulları aynı mı? Bizce değil”
Aradan geçen sürede dijital ekonominin köklü biçimde değiştiğini belirten DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu sürecin temelinde, Booking.com’un seyahat acenteleri bakımından haksız rekabet oluşturduğu yönündeki hukuki iddia bulunuyordu. Ancak aradan geçen yaklaşık dokuz yıl içerisinde dijital ekonomi dünyası büyük ölçüde değişti. Bugün artık asıl soruyu sormamız gerekiyor: 2017’nin dijital ekonomi koşullarıyla 2026’nın dijital ekonomi koşulları aynı mı? Bizce değil.”
“Dijital platformlar denetimsiz bırakılmamalıdır”
Türkiye’nin yasak ile düzenleme arasında tercih yapması gerektiğini vurgulayan Sudan, “İşte tam da bu noktada Türkiye’nin artık ‘yasakla mı, düzenlemeyle mi?’ sorusuna cevap vermesi gerekiyor. Bizim yaklaşımımız nettir: Dijital platformlar denetimsiz bırakılmamalıdır. Ancak denetim, vatandaşın seçme hakkını ve Türkiye’nin turizm sektörünün rekabet gücünü ortadan kaldıran bir yasaklama biçimine de dönüşmemelidir” dedi.
Sudan, yabancı bir platformun Türkiye’de faaliyet göstermesi için karşılaması gereken koşulları altı başlıkta sıraladı:
Türkiye’de temsilcisi olmalı,
Türk hukukuna tabi olmalı,
Vergi ve turizm payı yükümlülüklerini yerine getirmeli,
Tüketicinin haklarını güvence altına almalı,
Konaklama tesislerinin yasal izin ve belgelendirme şartlarına uymasını sağlamalı,
Yerli seyahat acenteleri ve diğer işletmeler karşısında haksız rekabet yaratmamalıdır.
“Rekabetin olduğu yerde tüketici daha fazla seçenek bulur”
Kuralların sağlanması halinde rekabetin önünün açılması gerektiğini belirten Sudan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Ama bütün bu kurallar sağlandığında vatandaşın önündeki seçenekleri kapatmak yerine rekabetin önünü açmak gerekir. Çünkü rekabetin olduğu yerde tüketici daha fazla seçenek bulur. Daha fazla seçenek ise doğru koşullarda daha kaliteli hizmet ve daha uygun fiyat anlamına gelebilir. Türkiye’nin turizm sektöründe ihtiyacı olan şey yabancı platformları dışlamak değil; aynı kurallara tabi, şeffaf ve adil bir rekabet düzeni kurmaktır.”
“Tüketicinin seçme hakkı da dikkate alınmalıdır”
TBMM’deki teklife ilişkin önerisini paylaşan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Sudan, “TBMM’de görüşülmekte olan Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi ele alınırken yalnızca devletin denetim ve vergi kapasitesi değil, tüketicinin seçme hakkı, küçük işletmelerin dijital pazara erişimi ve Türkiye turizminin uluslararası rekabet gücü de dikkate alınmalıdır” ifadelerini kullandı.
“Türkiye 2017’nin dijital ekonomi anlayışıyla 2026’nın turizm ekonomisini yönetemez”
Meselenin bir internet sitesine erişimden ibaret olmadığını vurgulayan Sudan, şunları söyledi: “Booking.com meselesi artık yalnızca bir internet sitesine erişim meselesi değildir. Bu konu; dijital ekonomiye nasıl baktığımızın, rekabet hukukunu nasıl uyguladığımızın, yerli işletmeleri nasıl koruduğumuzun ve tüketiciye ne kadar seçenek sunduğumuzun bir göstergesidir. Türkiye 2017’nin dijital ekonomi anlayışıyla 2026’nın turizm ekonomisini yönetemez. Dijital çağın gereği yasaklamak değil, doğru kuralları koyarak rekabeti yönetmektir.”
“Türkiye’nin dijital ekonomide ihtiyacı olan şey engeller değil, adil kurallardır”
Açıklamasını partisinin çağrısıyla tamamlayan Sudan, şu ifadeleri kullandı: “DEVA Partisi olarak çağrımız açıktır: Yabancı dijital konaklama platformları için açık, öngörülebilir ve eşit kurallar belirleyelim; vergisini ödeyen, Türk hukukuna uyan ve tüketici haklarına saygı gösteren platformların Türkiye pazarında faaliyet gösterebilmesinin önünü açalım. Vatandaşın seçme hakkını, işletmelerin rekabet hakkını, Türkiye’nin turizmde büyüme hakkını aynı anda koruyabiliriz. Türkiye’nin dijital ekonomide ihtiyacı olan şey engeller değil, adil kurallardır.”