DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: “Depremin üzerinden üç buçuk yıl geçti, neyi beklediniz?”

18-07-2026
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: “Depremin üzerinden üç buçuk yıl geçti, neyi beklediniz?”

 

Hortumlar kesilirse emeklinin, asgari ücretlinin yüzü güler

Görüşmeler sürüyor ittifak safha safha genişleyecek

En pespaye kurumu bile bir ayda ayağa kaldırırız

Dünya Kupası’nı İspanya kazansın istiyorum
 

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Haluk Levent ve AHBAP’a düzenlenen operasyona ilişkin,  “Böyle kamuoyunda bilinen, rakamları büyük olan kuruluşların çok erken aşamada denetlenmesi lazım. Zamanında niye yapmadınız?” diye sordu. Emekli ve asgari ücretlinin hakkı olan paranın faiz ve başka yerlere gittiğini savunan Babacan, hortumların kesilmesi durumunda yüzlerin güleceğini savundu.  İttifak çalışmalarının safha safha büyüdüğünü de açıklayan Ali Babacan, yarın finali oynanacak dünya kupasını özellikle Gazze konusundaki duyarlılığından dolayı İspanya’nın kazanmasını istediğini vurguladı.
 
TİVİ6’da “Anketler Konuşuyor” programında Tacire Baktaş ve Mehmet Ali Kulat’ın konuğu olan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, gündemdeki konuları değerlendirdi.  

Haluk Levent ve AHBAP konusundaki soruya öncelikle yargı kararı kesinleşmeden peşin hükümlü olmamak gerektiğinin altını çizerek başlayan Ali Babacan, şöyle devam etti: “Yıllardır devam ediyor, ediyor, ediyor. Ondan sonra, “büyük operasyon”. Peki zamanında niye yapmadınız? Böyle kamuoyunda tanınan, bilinen, rakamları büyük olan kuruluşların çok erken aşamada denetlenmesi lazım. Yani bunu “yapamadık, bilemedik, erişemedik…” Vallahi külahıma anlatsınlar. Ben bu ülkenin ekonomisini tam on bir yıl boyunca yönettim. Devlet bilir. Yeter ki o niyet olsun.Eğer bu kadar büyük rakamlar varsa bu kadar büyük hadiseler varsa siz bugüne kadar niye bunları incelemediniz? Depremde deniyor, aradan üç buçuk yıl geçmiş, bu sürede neden bir şey yapmadınız? Eğer on milyon, yüz milyon gibi rakamlar var ise orada Sayıştay’dan devletin denetim birimlerinden çok insan var. Hesap kitaptan anlayan devlette çok insan var. Uzman denetçiler bakarlar şöyle bir on beş dakika karıştırsın anlar zaten bir halt var mı yok mu diye. Buradaki sorun şu: Yıllardır devam ediyor, ediyor, ediyor. Ondan sonra büyük operasyon. Peki zamanında niye yapmadınız? Böyle kamuoyunda tanınan, bilinen, rakamları büyük olan kuruluşların çok erken aşamada denetlenmesi lazım. Yani bunu “yapamadık, bilemedik, erişemedik…” Vallahi külahıma anlatsınlar. Ya. Ben bu ülkenin ekonomisini tam on biryıl boyunca yönettim. Devlet bilir. Yeter ki o niyet olsun. Ama kötü niyetli insanlarla, devlet içerisindeki kötü niyetli insanlarla arka planda bir işbirliği var ise o zaman iş başka yere gider. Göz yumma, bile bile önünü açık tutup birilerine menfaat salğlama ya da biraz daha büyüsün de ondan sonra bizim asıl siyasi hedeflerimiz var. O siyasi hedeflerle ilgili kişiler de ağa takılsın. Mesele biraz mali operasyon gibi görünür. Ama mali operasyon sonucunda da aoasıl siyasi hedeflediğimiz kişilirle ilgili de işlem yapılsın.Tabibunlar iyi şeyler değil. Hukuk devleti böyle yönetilmez. Ama çözüm de bir o kadar kolay. İşin başındakinin sapa sağlam olması lazım. “Çalmayacağım, çaldırmayacağım arkadaş” demesi lazım. “Çalanın canına okuyacağım” demesi lazım. Bu böyle çözülür başka türlü olmaz.”
 

Partilerle görüşmeler sürüyor, ittifak safha safha genişleyecek

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol Grubu ve ittifak çalışmalarına ilişkin bilgi verirken yeni bir alternatif inşa etmek için başka partiler ve müstakil siyasilerle görüşmelerin sürdüğünü kaydetti. Babacan, çalışmalar hakkında şu bilgiyi verdi: “Yeni bir alternatif inşasıyla ilgili de çok şükür gayet olumlu, adım adım ilerleyen bir sürecin de şu anda tam içindeyiz. Bu yeni alternatif inşasında önceliğimiz, beraberce hareket edebileceğimiz, aynı ittifak içerisinde olacağımız siyasi partiler. Bu da safha safha genişleyecek, öyle görünüyor çok şükür. Bu aşamada olmasa bile daha sonraki aşamalarda, aynı ittifak yapısı içerisinde olabileceğimizi düşündüğümüz siyasi partilerin sayısı az değil. Bizim derdimiz şu: Gerçekten, bu ülkeyi seven, temiz yönetim iddiasında samimi olan, çok önemli bizim için temiz yönetim iddiası. Hani siyasette ahlakı baz alan bir yönetim anlayışı. Bunlar bizim çok çok, çok çok önemli. Çünkü bunlar olmayınca olmadığını gördük. Temiz yönetim olmayınca ülkenin nasıl başının derde girdiğini gördük. Tabii temiz yönetim iddiası sadece merkezi yönetimde olmaz. Belediyelerde de o temiz yönetim iddiası çok kıymetlidir. Ve bunların bir testten geçmesi gerekir. Eğer biz bakarız muhataplarımıza, eğer gerçekten temiz yönetim iddiası varsa samimi bir şekilde, "Arkadaş, bu yolsuzlukların kökten kaldıracağız bu ülkeden" diyorlarsa, bunda da samimilerse biz herkesle otururuz, konuşuruz. Hiç, hiç mesele değil. Bu ittifak yapısı daha da genişler”

“Emekli, asgari ücretli için hortumları yeniden kesmek lazım”

Ali Babacan, emekli ve asgari ücretliler başta olmak üzere toplum kesimlerinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara değinirken alın teri ve hakkın başta faiz olmak üzere başka yerlere gittiğini belirtti. Türkiye’nin yeterli kaynağı olduğunu, hortumların kesilmesi durumunda emeklilerin, asgari ücretlinin hak kaybının giderileceğini vurgulayan Babacan şöyle devam etti: “Ülkedeki kaçaklar tıkanınca, güven oluşunca, kaynaklar, ülkenin kaynakları, sağlam esaslara bağlanınca, emeklinin de yüzü güler, asgari ücretlinin Esnafın da yüzü güler, çiftçinin de yüzü güler. Devletin gelirleri var, var ama havuzun dibinde de bir sürü delikler var. Haydan gelen huya gidiyor gibi bir durum var. Gelir tamamen o deliklerden kaçıyor. Dolayısıyla o delikleri tıkamak gerekiyor. Hatırlarsanız meşhur bir hortumlama meselesi vardı. Devletin kaynaklarını birileri hortumluyor, biz onları keseceğiz, milletin cebine bağlayacağız derdik. Şu anda aynı noktadayız. Başka bir şey değil. Yani iki nokta yedi trilyon faiz ödeniyor bu yılın bütçesinden. Niye ödeniyor bu kadar yüksek faiz? Güven olmadığı için. Yüksek risk güvensizliğin olduğu yerde faiz yüksek olur. Güveni sağlayınca faizler düşer. Faize harcadığınız parayı millete harcadığınızda da ülkenin yüzü güler. “

“4 Bakan ve MİT Başkanı’nı tebrik ettim”

Hükümetten 2015 yılında ayrıldığını hatırlatan Ali Babacan, 2016 ile 2023 yılları arası dış politikada çok vahim hatalar yapıldığını söyledi. Babacan, 2023 sonrası göreve gelen 5 ismi ise arayıp tebrik ettiğini kaydetti: “Gerçekten ülkeye büyük zarar veren, hani bir deli bir kuyuya taş atar, kırk akıllı çıkaramaz denir ya, o tür işlerin yapıldığı berbat bir dönem yaşadık. Ama 2023 seçimlerinden sonra, Hakan Fidan'ın Dışişleri Bakanı olması, İbrahim Kalın'ın MİT Başkanı olması, Yaşar Güler Paşa'nın Milli Savunma Bakanı, olmasıyla beraber ki onlar kendi aralarında da uyumlu çalışan bir ekipti. Yeniden bir toparlama dönemi gördük. Yani o 2016-2023 arasındaki altı-yedi yıllık gerçekten berbat bir dış politika döneminden sonra hatalardan vazgeçme, yaraları tamir etme ve Türkiye'yi olması gereken bir hatta yeniden sokmayla ilgili bir gayret var. 2023 seçimlerinden sonra hükümet kuruldu ya, o kurulan hükümette ekonomi tarafında Cevdet Yılmaz, cumhurbaşkanı yardımcısı ve Mehmet Şimşek. Dış politika ve güvenlik tarafında da bu üç isim, bahsettiğim üç isim. Bunlar daha önce bizim yakından tanıdığımız, beraber çalıştığımız isimler. Ve bunların olması açıkçası bana ümit verdi ve ben bu isimlerin hepsini aradım, tebrik ettim. Ya dedim tamam seçimi kaybettik, kazandınız ama sizlerin bu pozisyonda olmalarına ben sevindim dedim bu beş isme de.”

“Dindar nesil dediler ateizm, deizm, kumar artıyor”

Ali Babacan, Türkiye’de halkın bir numaralı konusu ekonomi ve geçim sıkıntısı olduğunu ancak manevi alanda da büyük çözülme yaşandığını vurguladı. Babacan, “Bu değerlerde de zaman içerisinde ciddi bir aşınma olduğunu da görüyoruz maalesef bir yandan ülkeyi yönetenler "Biz dindar bir nesil yetiştireceğiz iddiasıyla kendilerini ortaya atmışken, sonuçlar itibariyle baktığımızda ateizmin, deizmin arttığı, sanal kumar ve sanal bahisin gittikçe yaygınlaştığı ve gençlerimizin de herhalde şu son yirmi yıllık dönemde en umutsuz olduğu, bir tablo maalesef şu anda bize Türkiye tablosu olarak sunulmuş durumda” ifadelerini kullandı. 

Bu kadar büyük toplumsal yara varken Hükümet kılını kıpırdatmıyor

Ekonomik sorunların sanal kumarı tetiklediğini belirten Babacan insanların alın teriyle helal kazanç yerine kısa yoldan kazanca yöneldiğini belirtti. Kumarhanenin yasak olduğu ülkede sanal bahis ve kumarın yasal hale getirildiğini vurgulayan Babacan, şöyle devam etti: “Herkesin cep telefonunda şu anda yüzlerce kumar makinesi var. Ve bunlar yasal web sitelerinden giriliyor. Diyorlar ki yasa dışı kumarla, yasa dışı bahisle mücadele ediyoruz diyorlar. Çünkü baktığımızda lisans verdikleri, izin verdikleri şirketler genelde iktidara yakın şirketler. Ama dışarıdan yasal olmayan bir şekilde oynattıkları zaman bazıları, o iktidara yakın şirketlerin bir bakıma cirosundan, kârından almış oluyorlar ya. Mücadele de tam yasa dışı olanlarla mücadele. Yani mücadele ediyoruz denilen şu anda sadece yasa dışıyla mücadele ediyorlar. Çünkü bunlar tekellerini korusunlar, bunlar iyi para kazansınlar diye. Bir başka vahim durum da, yasal kumarın ve yasal bahisinreklamının serbest olması. Bakın bugün Türkiye'de sigara reklamı yasaktır, içki reklamı yasaktır. Sadece Türkiye'de değil- Dünyada da pek çok ülkede yasaktır. Çünkü bu kötü alışkanlıktır, zararlı alışkanlıktır. Tamam, yasakçı bir zihniyet olmasın ama en azından reklamı yapılmasın diye reklamına izin verilmez. Şu anda cayır cayır sanal kumar ve sanal bahis reklamı yapılıyor Türkiye'de. Açtığınız zaman cep telefonu önünüze geliyor. iktidar bunu sadece izliyor. İzlemekten izlemeye en ufak bir adım attıkları yok. Zaten ilk lisans verdiklerine ben hayret etmiştim. Yani dindar nesil yetiştireceğiz iddiasıyla ülkeyi yöneten insanların sanal kumar ve sanal bahisin önünü açacak bir şekilde bunlara nasıl lisans verdiler, nasıl izin verdiler ben hayret etmiştim. Bizim zamanımızda kurduğumuz AK Parti böyle bir yer değildi. Bu kadar büyük bir toplumsal yara varken, bu kadar büyük bir sorun varken ülkeyi yönetenlerin buna kayıtsız kalması, kıllarını bile oynatmaması gerçekten inanılır gibi değil. Para bu kadar önemli mi ya? Yani her şey para mı? Ben anlayamıyorum. Eğer ciddiysen, eğer kumar kötü bir şeyse, bahis kötü bir şeyse bunları kapatmak inan çok kolay. Bakın bu gece 00.00’da kapatabilir bunlar. Çünkü bugün Sayın Cumhurbaşkanı'na hakaret eden anonim bir hesap bile bulunup sabahın altısında yaka paça karakola götürülüyor mu? Cumhurbaşkanı'na hakaret varsa onu buluyorlar. Demek ki kafaya koydukları zaman buluyorlar. Efendim şöyleymiş, böyleymiş, kim ne oluyor... Hikaye. Hiç kimseyi kandırmasınlar yani. Çünkü bu sadece internetten erişme meselesi değil. Bir de bunun arkasında ödeme sistemleri var. Para dönüyor. İnternetten yaptığınız her ödemenin döndüğü bir ödeme mekanizması var. Ve bu ödeme sistemlerine izin veren de BDDK. Türkiye'de BDDK'nın izin vermediği bir ödeme sistemi kurulamaz, kullanılamaz”

Bir ayda en pespaye kurumu bile ayağa kaldırırız

DEVA Partisi Lideri Ali Babacan, canlı yayında “Ekonomi ne kadar sürede düzelebilir?” sorusuna şu cevabı verdi: “Evelallah devlet yapısını bir ayda tamamen yeniden kurabiliriz. En pespaye kurum bile bir ayda ayağa kalkar. Altı ay geçtiğinde ekonomik iklim tamamen değişir. Ama en geç iki yılın sonunda da tamamen o bizim parlak dönemlerimiz vardı ya Türkiye'nin, hâlâ insanların hayırla yâd ettiği parlak dönemler. O parlak dönemleri hemen hızlı bir şekilde oluştururuz. En geç iki yıl içerisinde bunların hepsi olur. Fakat özellikle özgürlüklerle ilgili ortam, basın özgürlüğü veya yargı bağımsızlığı. Şimdi bunlar anlık şeyler”

Ekonominin başı diye bir şey yok; ülkenin başına talibiz”

Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile artık yetkilerin tek bir kişide toplandığına vurgu yapan Ali Babacan, AK Parti çevrelerinden gelen, “Destek verin işler toparlansın” seslerine şu karşılığı Verdi: “Ben diyorum ki artık işler çok değişti. Bütün yetki bir kişide. Onun dışındaki kişilerin artık fazla bir etkisi yok, yetkisi de yok, imza yetkisi falan yok yani. biz ülkenin başına geçmeye talibiz. Ekonominin başı diye bir şey yok artık yani. Tek bir pozisyon var mevcut sistemde. O da ülkenin başında olmak. Biz ona talibiz.”

Dünya Kupası’nı İspanya kazansın istiyorum

DEVA Partisi lideri Ali Babacan, yarın oynanacak Dünya Kupası finalinde İspanya’nın kazanmasını istediğini söylerken gerekçesini şu şekilde açıkladı: “Genelde sporla ilgili konularda hani hak eden kazansın, iyi olan kazansın denir. ama öte yandan da İspanya'nın, İspanya hükümetinin ve İspanya halkının Gazze ve arkasından da İran savaşıyla ilgili tutumu, duruşu gerçekten, çok kıymetliydi. İspanya'yla Türkiye arasında, yani toplumlar arasında da güzel bir bağ oldu. Özellikle dijital ortamda, sosyal medyada insanlar birbirine yazdığı, birbirini alıntıladığı, gerçekten halklar arasında da güzel bir dostluk bağı oluştu. İspanya bizim biliyorsunuz Avrupa Birliği konusunda en kuvvetli destekçilerimizden birisidir. Yani baştan beri hangi İspanyol hükümeti olursa olsun Türkiye'nin Avrupa Birliği'nde olması gerektiğini savunmuştur. Bu da kıymetli bir şey. Yani İspanya'dan hiçbir zaman sıkıntı yaşamamışızdır mesela. O açıdan da kıymetli. Dolayısıyla gönlüm oralarda ister istemez. Ama sporun genel ilkeleri olarak kim hak ettiyse, kim çok çalıştıysa kim iyiyse kazansın diyebilirsek de bu sefer gönül biraz İspanya'dan yana. “
 
 
 

SONRAKİ HABER

İstanbul Milletvekilimiz Elif Esen: Yargıyı hızlandırmak adaletin güvencelerini azaltmak değildir

Sık Sorulan Sorulara Cevaplar


                        

BASIN BÜLTENİNİ
İNDİRİN

Haber ekinde bir basın açıklaması mevcut ise aşağıdaki indirme ikonu ile indirebilirsiniz.

18-07-2026