DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, yaptığı Genel Kurul konuşmasında devlet koruması altında büyüyen ancak 18 yaşını doldurduğu gün bu korumanın kapısından dışarı bırakılan gençler adına konuştu. Esen, konuya ilişkin “Bu gençlere sahip çıkalım; devletin koruyan destekleyen gücünü onlardan esirgemeyelim.” ifadesinde bulundu.
İstanbul Milletvekili Elif Esen, Türkiye İstatistik Kurumu’nun geçtiğimiz yıl yayınlanan 2024 yılı verilerine göre, güvenlik birimlerine suça karıştığı için getirilen 612.651 çocuklar arasında devlet koruması altında olanların payının hala sistematik biçimde izlenemediğinin altını çizdi. “Politikayı üzerine inşa edemediğimiz veri, gözden kaçırdığımız bir çocuk demektir.” şeklinde konuşmasını sürdürdü.
Geçtiğimiz ay kabul edilen düzenlemenin kendi içerisinde çelişkiler taşıdığını vurgularken istihdam hakkı için öngörülen beş yıllık kurumda bakım süresi şartının, sisteme geç dahil olan gençleri bu haktan fiilen dışladığını belirtti. Esen, “14 yaşından itibaren 90 günden fazla izinsiz ayrılanlara hak kaybı getirilmesi şartını da travma kaynaklı kaçma davranışını gencin aleyhine çeviren bir hüküm olarak değerlendiriyoruz.” şeklinde açıklamada bulundu.
Esen, 81 ilde kurulan Bakım Sonrası İzleme ve Rehberlik Birimleri’nin personel kapasitesinin yetersiz olduğunu görev ve yetki tanımlarının netleşmediğini, bireyselleştirilmiş geçiş planlarının sistematik olarak uygulanmadığını vurguladı.
“Biz bu çocuklarımızdan vazgeçemeyiz”
Anayasa’nın 61. maddesine vurgu yaparak devletin, korunmaya muhtaç çocukları topluma kazandırma yükümlülüğünü hatırlatarak “Bu yükümlülük 18 yaşında sona eremez, biz bu çocuklarımızdan vazgeçemeyiz. Türkiye’nin taraf olduğu BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 20. maddesi gereği kapsamında da bu çocuklar istatistik verilerinde yokmuş gibi davranılamaz, üstelik bu bir tercih meselesi değildir; anayasal ve uluslararası bir yükümlülük meselesidir.” dedi.
Esen söz konusu önergenin, bu çocukların kurumdan ayrılıp kendi kanatlarıyla uçmaya başladıklarında yine devletin koruyan ve destekleyen gücünün esirgenmemesi gerektiğini ve sivil toplumla da koordinasyonla Türkiye’ye özgü bir geçiş dönemi politika modeli geliştirilmesini savunduğuna vurgu yaptı. Önerge, Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin vermiş olduğu oylarla reddedildi.