DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, TBMM Genel Kurulu’nda İYİ Parti’nin enerji ve gıda fiyatlarına ilişkin araştırma önergesi üzerine yaptığı konuşmada, Türkiye’de yaşanan krizin yalnızca küresel gelişmelerle açıklanamayacağını belirtti. Esen, enerji maliyetlerindeki artışın doğrudan gıda enflasyonunu tetiklediğini vurgulayarak önergenin kabul edilmesi gerektiğini ifade etti.
Yeni Yol Grubu adına söz alan Esen, küresel enerji krizinin Türkiye’de çok daha ağır hissedildiğine dikkat çekti.
“Mesele sadece enerji değil, doğrudan vatandaşın sofrası”
Esen, enerji fiyatlarının dolara endeksli yapısının Türkiye gibi ithalatçı ülkelerde çifte baskı yarattığını belirterek şunları söyledi: “Biz sadece enerji şokuna değil, kur şokuna da aynı anda maruz kalıyoruz. Enerji fiyatları arttıkça gübre maliyetleri yükseliyor, sulama pahalanıyor, lojistik zinciri zorlanıyor. Bunun sonucu ortada: gıda fiyatları artıyor. Yani enerji krizi, doğrudan gıda krizi demek oluyor!”
“Türkiye’deki tablo küresel ortalamanın çok ötesinde”
Esen, Ali Babacan’ın OECD verilerine dayandırdığı değerlendirmeyi hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: “Pandemi sonrası dünyada gıda fiyatları ortalama yüzde 40 artarken, Türkiye’de bu artış yüzde 700’ü aşmış durumdaydı.” Bu farkın, yapısal kırılganlıklar ve yetersiz politika setlerinin sonucu olduğunu vurguladı.
“LNG tek başına çözüm değil”
Türkiye’nin son dönemde attığı LNG ve depolama adımlarına değinen Esen, bu yaklaşımın sınırlı kaldığını belirtti: “Mesele sadece gaz bulmak değil; o gazın maliyetini düşürmek, o maliyetin gıdaya etkisini sınırlamak ve vatandaşın alım gücünü korumaktır.” Enerjide dışa bağımlılığın; çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını, sanayiciyi maliyet baskısı altına aldığını ve vatandaşın alım gücünü erittiğini ifade etti.
Enerji politikası = Gıda politikası
Esen, enerji politikasının yalnızca kısa vadeli anlaşmalara indirgenmemesi gerektiğini belirterek; boru hattı çeşitlendirmesi, uzun vadeli tedarik stratejileri ve yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlandırılması gerektiğini söyledi. Tarımda enerji maliyetlerini düşürecek desteklerin artırılması çağrısında bulundu.
“Bu önerge bir zorunluluktur”
Konuşmasının sonunda Esen, İYİ Parti’nin araştırma önergesine açık destek vererek şu değerlendirmeyi yaptı: “Enerjiyi, gıdayı ve enflasyonu birlikte ele almadan bu krizi yönetemeyiz. Bu önerge, bütüncül bir politika ihtiyacının ifadesidir. Bu nedenle gecikmeden kabul edilmelidir.”