“Bu haliyle bu kanun teklifi sorunları çözmez, derde derman olmaz”
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, TBMM Genel Kurulu’nda Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin geneli üzerinde konuştu. Esen, ağır suçların bedelsiz kalmaması ve caydırıcı bir karşılığı olması gerektiğini vurgularken çocuk adaletinin yalnızca ceza artışına indirgenemeyeceğini; önleme, koruma, rehabilitasyon ve ceza sonrası desteği birlikte ele alan bağlayıcı bir sisteme ihtiyaç olduğunu söyledi. Esen, “Mesele yalnızca kaç yıl ceza vereceğimiz değil, oradan nasıl bir insan çıkacağıdır” dedi.
“Peki ya sonra?”
Ceza süresinin tek başına çözüm olarak görülmesinin yeni riskler üretebileceğine işaret eden Esen, kapalı kurumlarda çocukların daha ağır suç geçmişi bulunan çocuklarla, madde ve çete ağlarıyla temas riskine dikkat çekti. Komisyon çalışması kapsamında tutuklu ve hükümlü çocuklar arasında yapılan ankette uyuşturucu kullanımı oranının yüzde 52,9 olarak saptandığını hatırlattı.
“16 yaşında ceza alan bir çocuk 10 yıl içeride kalsa 26 yaşında, 20 yıl kalsa 36 yaşında cezaevinden çıkacak. Peki ya sonra? Cezaevine girmeden önceki şartları, çevresi iyileşmiş olacak mı? Hayır!”
“Dağ fare doğurdu desek yeridir”
Suça sürüklenen çocuklara ilişkin Meclis Araştırma Komisyonunun kurulması için araştırma önergesi veren Esen, Komisyonun dört aylık çalışmasında 20 toplantı ve 8 çalışma ziyareti yapıldığını; 610 çocuk, 765 çocuk hâkimi ve savcı ile 1.306 meslek elemanını kapsayan saha çalışmaları yürütüldüğünü hatırlattı. Esen, 160 sivil toplum örgütünün de ortak bilgi notunu Meclise ilettiğini belirtti.
Esen, Araştırma Komisyonunun raporu ve muhalefet şerhleri tamamlanmadan teklifin yazıldığını; raporun 14 Temmuz’da Meclise sunulmasının ardından teklifin 16 Temmuz’da Adalet Komisyonuna getirildiğini söyledi. Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunun raporunun beklenmediğini, Çocuk Hakları Alt Komisyonunun görüşünün alınmadığını belirterek teklifin hazırlanış usulünü eleştiren Esen, “Sonuçta çocuğun sağlığını, ailesini ve gelişimini tali; cezayı ve güvenliği esas kabul ettiniz. Dağ fare doğurdu desek yeridir” ifadelerini kullandı.
“Kırk sekiz saatte çocuk adalet sistemi yazılmaz!”
Teklifin çocuklar, ceza infaz kurumları ve uzman personel ihtiyacı bakımından sonuçlarının yeterince hesaplanmadığını söyleyen Esen; yaş ve suç türüne göre kaç çocuğun etkileneceğinin, kapalı kurum kapasitesinin, sosyal çalışma görevlisi ve çocuk psikiyatristi ihtiyacının ortaya konulmadığını belirtti.
Esen, sözlerini şöyle tamamladı:
“Etki analizi olmadan, ön norm denetimi yapılmadan, yaş ve suç türüne göre kaç çocuğun nasıl etkileneceği, kapalı kurumlarda ne kadar kapasite gerekeceği, kaç sosyal çalışma görevlisine ve çocuk psikiyatristine ihtiyaç duyulacağı hesaplanmadan ‘yaptım oldu’da ısrar ediyorsunuz. Buna rağmen ceza miktarı, infaz süresi ve kolluk yetkisi son derece açık. ‘Hadi cezaları artıralım’ demek kolay; ya sonrası?”