DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2025 Yılı Hanehalkı Tüketim Harcaması sonuçlarının vatandaşın yaşadığı geçim sıkıntısını rakamlarla ortaya koyduğunu söyledi. TÜİK verilerine göre hanehalkı bütçesinin yaklaşık yarısı konut, kira ve ulaştırma harcamalarına giderken eğitim ile kültür spor harcamalarının payının ise yalnızca yüzde 1-2 seviyelerinde kaldığına dikkat çeken Karal, “TÜİK verileri, milyonlarca vatandaşın yaşam kalitesinden vazgeçip yalnızca barınma ve ulaşım masraflarını karşılayabilmek için mücadele ettiğini ortaya koyuyor. Bugün vatandaşın bütçesinde kültüre, spora, eğitime, sağlığa ve sosyal yaşama ayrılabilecek kaynak yok denecek kadar az. Maaşın önemli bölümü daha ayın başında kiraya ve yola gidiyor, yaşamaya yer kalmıyor” dedi.
“Kazancın yarısı ev ve ulaşım giderlerine gidiyor”
DEVA Partili Hasan Karal, TÜİK verilerine göre hanehalkı harcamalarında en yüksek payın yüzde 29,3 ile konut ve kira, yüzde 20,5 ile ulaştırma harcamalarına ait olduğunu belirterek, bu iki kalemin toplamda bütçenin yaklaşık yarısını oluşturduğunu söyledi. Karal, “Vatandaşın kazandığı para önce ev sahibine, ardından ulaşıma gidiyor. Geriye kalan gelirle mutfağını döndürmeye, çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamaya ve ayakta kalmaya çalışıyor. İnsanlar artık daha iyi nasıl yaşayacağını değil, ay sonunu nasıl getireceğini düşünüyor” ifadelerini kullandı.
“Sosyal hayat vatandaş için lüks haline geldi”
Ekonomik sıkıntıların yalnızca mutfak masraflarında değil sosyal yaşamın her alanında hissedildiğini belirten Karal, TÜİK verilerinin vatandaşın zorunlu harcamalar dışında kalan alanlara bütçe ayırmakta giderek zorlandığını ortaya koyduğunu kaydetti. Karal, “Eğitim harcamalarının toplam bütçe içindeki payı yalnızca yüzde 1,8, sağlık harcamalarının payı yüzde 2,2 seviyesinde. Lokanta ve konaklama harcamaları yüzde 6,6, eğlence, spor ve kültür harcamaları ise yüzde 2,3’te kalıyor. Buna karşılık konut ve ulaştırma harcamaları tek başına bütçenin yaklaşık yarısını oluşturuyor. Birçok aile çocuğunu bir kursa göndermeyi, spor faaliyetlerine katılmasını ya da kültürel etkinliklerden yararlanmasını bütçesine sığdıramıyor. Vatandaş dışarıda ailesiyle bir yemek yemeyi, sinemaya gitmeyi, tatile çıkmayı, hatta bazı sağlık harcamalarını bile ertelemek zorunda kalıyor. Çünkü öncelik artık yaşam kalitesini artırmak değil, temel ihtiyaçları karşılayabilmek” şeklinde konuştu.
“Hedefimiz vatandaşın ailesine ve geleceğine daha fazla kaynak ayırabildiği bir Türkiye’yi yeniden inşa etmek“
Karal, açıklanan verilerin vatandaşın ekonomik gerçekliğini tüm açıklığıyla ortaya koyduğunu vurguladı. Türkiye’nin üreten, çalışan ve alın teriyle geçinmeye çalışan insanlarının her geçen gün daha ağır bir geçim baskısıyla karşı karşıya kaldığının altını çizen Karal, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Güçlü bir ekonomi; vatandaşın çocuklarının eğitimine yatırım yapabildiği, sağlığına önem verebildiği, kültürel ve sosyal hayata katılabildiği bir refah düzeni demektir. DEVA Partisi olarak hedefimiz, vatandaşın gelirinin kira ve ulaşım giderleri arasında erimediği; emeğinin karşılığını alabildiği, ailesine ve geleceğine daha fazla kaynak ayırabildiği bir Türkiye’yi yeniden inşa etmektir. Vatandaşımız yalnızca geçinmeyi değil, insanca yaşamayı da hak etmektedir.”