DEVA Partili Hasan Karal, Türkiye ekonomisinin geldiği noktaya ilişkin yaptığı açıklamada, AK Parti’nin kuruluşunda ve ilk yıllarında görev almış bir siyasetçi olarak bu tabloyu yalnızca bir muhalefet eleştirisiyle değil, emeği ve sorumluluğu olan bir isim olarak değerlendirdiğini söyledi.
"Kurucusu olduğumuz partinin devraldığı ekonomiyi 24 yıl sonra aynı noktaya getirmesi büyük bir hayal kırıklığıdır"
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, AK Parti’nin Kasım 2002’de iktidarı devraldığı dönemde enflasyonun yüzde 31 olduğunu, bugünkü yıllık enflasyon oranının ise yüzde 30,89 seviyesinde bulunduğunu hatırlattı. Karal, “Aradan 24 yıl geçti; ekonomi dönüp dolaşıp başladığı yere geri geldi. Kurucusu olduğumuz partinin devraldığı ekonomiyi 24 yıl sonra aynı noktaya getirmesi büyük bir hayal kırıklığıdır. Bu tablo hem geçen yıllara, hem verilen emeklere, hem de bu millete ve bu vatana yazık olmuştur. Gelinen durumu en iyi özetleyen söz, rahmetli Cem Karaca’nın ‘Yol dediğin yol gibi, ulaşmalı bir yere; biz dön baba dönelim, geliyoruz aynı yere’ dizeleridir.” dedi.
“Onca emeğin bugün bu noktaya gelmiş olmasına üzülüyoruz”
Karal, AK Parti’nin iktidara geldiği dönemde ağır bir ekonomik tablo devraldığını ancak izlenen doğru politikalar sayesinde kısa sürede güçlü bir toparlanma sağlandığını hatırlatarak, “Biz bu partiyi kurarken de, ilk yıllarında görev alırken de bu ülke için iyi, doğru ve kalıcı işler yaptık. O emeğin bugün bu noktaya gelmiş olmasına üzülüyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Ali Babacan döneminde gerçek bir iyileşme yaşandı”
Özellikle Ali Babacan’ın ekonomi yönetiminden sorumlu olduğu dönemde, enflasyonun geçici müdahalelerle değil, öngörülebilir ve yapısal politikalarla kalıcı biçimde tek haneli rakamlara düşürüldüğünü vurgulayan Karal, bu başarının yalnızca istatistiklere yansıyan bir iyileşme olmadığını ifade etti. Alım gücünün belirgin şekilde arttığını ve vatandaşların bu rahatlamayı günlük hayatlarında doğrudan hissettiğini belirten Karal, “O dönemde sadece rakamlar düzelmedi; mutfakta, maaşta, çarşıda, pazarda hissedilen gerçek bir iyileşme yaşandı. Konut ve otomobil satışları ciddi biçimde arttı, insanlar geleceğe daha güvenle bakabildi, vatandaşlarımız ekonomik özgürlüğü ilk kez bu ölçekte deneyimledi.” değerlendirmesinde bulundu.
Yanlış tercihlerle yeniden kriz sarmalı
Özellikle 2018 yılından sonra uygulanan yanlış ekonomi politikalarının Türkiye’yi yeniden yüksek enflasyon sarmalına sürüklediğini belirten Karal, kur korumalı mevduat gibi uygulamaların alım gücünü hızla düşürdüğünü, gelir dağılımını bozduğunu ve toplumun geniş kesimlerini yoksullaştırdığını ifade etti. Bu sürecin vatandaşın maaşını erittiğini ve ekonomik sorunları kalıcı hâle getirdiğini vurgulayan Karal, yaşananların bir tercih sonucu ortaya çıktığını söyledi.
‘24 yıl sonra aynı noktaya dönmek başarı değil, kayıptır’
Kasım 2002’de yüzde 31 olan enflasyonun, aradan geçen 24 yıla rağmen bugün yeniden yüzde 30,89 seviyesine gelmiş olmasının Türkiye ekonomisinin dönüp dolaşıp başladığı noktaya geldiğini gösterdiğini belirten Karal, bu durumun geçmişte verilen büyük emeklerin boşa çıkarılması anlamına geldiğini ifade ederek şöyle devam etti: “Genel Başkanımız Ali Babacan’ın ekonomi yönetiminde olduğu dönemde enflasyon geçici hamlelerle değil, kalıcı ve yapısal politikalarla düştü. Mali disiplin sağlandı, ekonomik istikrar kurumsal temellere oturdu. O gün akıl vardı, liyakat vardı, öngörülebilirlik vardı; bugün ise deneme-yanılma anlayışı hâkim. Ortaya çıkan bu tablo ne yazık ki bir başarı hikâyesi değildir. Zamana da, emeğe de, bu millete de yazık edilmiştir. Türkiye doğru ekonomi politikalarıyla yeniden ayağa kalkabilir. Bunun yolu, geçmişte bu başarıyı sağlamış kadroların tecrübesiyle aklı, liyakati ve hukuk devletini yeniden esas almaktan geçmektedir. DEVA Partisi olarak biz, Türkiye’yi deneme-yanılma ekonomisinden çıkaracak, bu ülkenin ekonomisini yeniden istikrara kavuşturacak bilgiye, tecrübeye, kararlılığa, hazır kadrolara ve net bir yol haritasına sahibiz.”