DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında, Mersin İli Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulunun tarım sektöründe yaşanan sorunlara ilişkin basın açıklamasını gündeme taşıdı. Üreticilerin artan maliyetler, ihracatta yaşanan sıkıntılar ve ürünlerin dalında kalması nedeniyle karşı karşıya kaldığı sorunlara dikkat çeken Ekmen, kurulun açıklamasının tamamını okuyarak başta Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere ilgili bakanlıklara ve yetkililere çözüm çağrısında bulundu.
Üreticiler maliyetleri dahi karşılayamıyor
Mersin İli Ziraat Odaları İl Koordinasyonunun yapmış olduğu basın açıklamasını gündeme getiren Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen, “Meclis’te defalarca kez Türk tarımının nasıl can çekiştiğini, geçmişte kritik dönemlerde zamanında ve doğru bir şekilde nasıl el uzatılmadığını, özellikle don ve kuraklık dönemlerinde el uzatılmadığını ve işçilik desteği başta olmak üzere destekleme politikalarının kalıcı bir şekilde gözden geçirilmesi gerektiğini anlattım. Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan da şunu hep ifade etti: ‘Gıda enflasyonunda dünyada en yüksek enflasyon sıralamasında ilk ondayız. Bunu indirmenin yolu çiftçiye destek olmaktır. Çiftçinin maliyetlerini aşağıya çekmektir.’ Şu anda Mersinimizde zeytiniyle, sert çekirdekli meyveleriyle, narenciyesiyle, zerzevatıyla, muzuyla hiçbir meyve sebze üreticisinin maliyetleri dahi karşılayamadığı bir tabloyla karşı karşıyayız” dedi.
İnadına üretim yapan çiftçimizin ürettiği mal, hak ettiği değeri bulmalı
Üretimde yaşanan sorunlara değinen Ekmen, ilgili bakanlıklara ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a seslenerek Mersin İli Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulunun çağrısını gündeme taşıdı. Kurulun basın açıklamasına ilişkin değerlendirmesinde Ekmen, “Mersin İli Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu; artan üretim maliyetleri, işçilik giderlerini dahi karşılayamadığı için ürünlerin dalında kalması, ihracatta yaşanan sorunlar, üreticinin ürününü yok pahasına satmasına rağmen tüketicinin yüksek fiyatlarla karşı karşıya kalması ve üretimin sürdürülebilirliği için gerekli borçlanma ve kredi destek politikalarının uygulanmaması nedeniyle bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada özellikle ihracatın geliştirilmesi, yeni dış pazarların devreye alınması, üretim maliyetlerinin azaltılması, tarımsal borçların yeniden yapılandırılması ve piyasa hareketlerinin şeffaf bir şekilde denetlenmesi konularında çağrıda bulunuluyor. Bir meseleyi ancak onu yüreğinde hisseden, mağduru olan ya da doğrudan tarafı olanlar kendi kelimeleriyle, yüreklerinden dökülen sözlerle doğru bir şekilde izah edebilirler. Mersin İli Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulunun açıklamasına imza atan oda başkanlarımız; Tarsus Oda Başkanımız Veysi Avcı, Erdemli Oda Başkanımız Rasim Şahin, Aydıncık Oda Başkanımız Hüseyin Akdeniz, Gülnar Oda Başkanımız Hacer Emiş Işık, Anamur-Bozyazı Oda Başkanımız Ahmet Şeref Gümüş, Silifke Oda Başkanımız Kemal Gezer, Mersin Oda Başkanımız Musa Yılmaz ve Mut Oda Başkanımız Muharrem Yılmaz’dır. Oda başkanlarımız, üreticilerle iç içe, yedi gün yirmi dört saat sahada zaman geçirerek sorunlara çözüm arayan ve bu sorunları ulusal gündeme taşımaya çalışan isimlerdir. Kendilerinin basın açıklamasını okuyarak başta Tarım ve Orman Bakanı Sayın İbrahim Yumaklı olmak üzere Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz’a, Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek’e ve ilgili bürokratlara yaptıkları çağrıyı duyurmak gerekiyor. Üretim zinciri kopmamalı, üretim nesilden nesle devam etmeli. İnadına ve sorumlulukla üretim yapan çiftçimizin ürünü hak ettiği değeri bulmalı, üretici de insan onuruna yakışır bir hayat yaşamalı. Sebze ve meyve üretimiyle Türk tarımının önemli tedarik merkezlerinden biri olan Mersin’deki ziraat odalarının sesini yetkililer duymalıdır” ifadelerini kullandı.
Çiftçinin sabrı tükeniyor, ürün dalında kalıyor, ihracat tıkanıyor
Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Mersin İli Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulunun basın açıklamasının tamamı okudu. Açıklamanın tamamı şu şekilde:
“Çiftçinin sabrı tükeniyor, ürün dalında kalıyor, ihracat tıkanıyor ve üretici isyan ediyor. Türk tarımı artık yalnızca maliyet krizi değil, ciddi bir pazarlama ve üreticinin ayakta kalma krizi yaşamaktadır. Bugün Mersin’de, Çukurova’da ve ülkemizin birçok tarım bölgesinde üreticimiz büyük bir çaresizlik içerisindedir. Bahçeler ürün dolu, depolar dolu ancak çiftçinin cebi boş. Bugün çiftçimizin ürettiği tüm ürünler dalında bekliyor. İhracat güzergahlarında ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Dış pazarlara ulaşmak zorlaşıyor. Nakliye maliyetleri artıyor. İç piyasada ise fiyatlar üretim maliyetlerini dahi karşılamıyor. Bir tarafta mazot, gübre, ilaç, elektrik ve işçilik maliyetleri her geçen gün yükselirken diğer tarafta ürün fiyatları düşüyor, azalıyor. Soruyoruz: bu çiftçi nasıl ayakta kalacak? Borcunu nasıl ödeyecek? Gelecek yıl hangi imkânlarla üretim yapacak? Bugün çiftçi ürettiği ürünlerinde kilogram başına ürün maliyeti 9 ile 12 lirayı buluyorken üreticimizin karşılaştığı satış fiyatları 1 ila 4 kilo liraya kadar gerilemiştir. Üretici ürününü sattığında dahi zarar ediyorsa ortada ciddi bir sorun var demektir. Daha da acısı, bazı üreticilerimiz toplama ve işçilik maliyetlerini karşılayamadığı için ürününü dalında bırakmak zorunda kalmaktadır. Bu tablo çiftçimizin ne kadar tepkisinde haklı olduğunu ortaya koymaktadır. Çiftçinin isyanı siyasete değil, geçim derdinedir. Çiftçi ayrıcalık değil, alın terinin karşılığını istemektedir. Üreticimiz sadaka istemiyor. Destek adı altında geçici çözümlerle ayakta tutulmak istemiyor. Ürettiği ürünün gerçek değerinden satılmasını istiyor. İhracat pazarlarında yaşanan daralma ve ulaşım sorunları artık acil müdahaleyi gerektirmektedir. İlgili bakanlıklarımızın, ihracatçı birliklerimizin ve sektörün bütün paydaşlarının bir araya gelerek alternatif ihracat güzergahlarını ve yeni pazarları hızla devreye alması gerekmektedir. Ürün dalındayken çözüm üretilmelidir. Ürün çürüdükten sonra alınacak tedbirlerin çiftçiye faydası olmayacaktır. Bir başka önemli sorun ise üretici ile tüketici arasındaki fiyat uçurumudur. Çiftçinin bahçesinde değer bulmayan ürünün market raflarında yüksek fiyatlarla satılması hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur etmektedir. Bu zincirin daha şeffaf, denetlenebilir ve adil bir yapıya kavuşturulması zorunludur. Buradan açıkça ifade etmek istiyoruz: Tarım politikalarının başarısı yalnızca üretim miktarlarıyla ölçülemez. Asıl başarı, üretilen ürünün pazarlanması ve çiftçinin emeğinin karşılığını alabilmesidir. Üreticinin borçlarını ödeyemediği, ağaçlarını sökmeyi düşündüğü, gençlerin tarımdan uzaklaştığı bir ortamda tarımın geleceğinden güvenle söz edemeyiz. Bugün çiftçiyi kaybedersek yarın üretimi kaybederiz. Üretimi kaybedersek gıda güvencemizi tehlikeye atarız. Mersin Ziraat Odaları olarak beklentimiz ihracat sorunlarının çözülmesi, alternatif pazarların açılması, üretici maliyetlerinin azaltılması, tarımsal borçların üreticiyi rahatlatacak şekilde yeniden düzenlenmesi ve ürünlerin değerlendirilmesine yönelik acil tedbirlerin hayata geçirilmesidir. Artık açıklama değil, çözüm zamanı. Çiftçinin sabrı tükeniyor. Üretici her gün daha fazla borçlanıyor. Bahçelerimizdeki ürünler alıcı bekliyor. Bu ülkenin çiftçisi üretmeyi biliyor. Toprağını seviyor. Bütün zorluklara rağmen üretmekten vazgeçmiyor. Ancak çiftçimizin emeğini korumak ve ürününe pazar bulmak da ortak sorumluluğumuzdur. Unutulmamalıdır ki çiftçi yalnızca kendisi için değil, 86 milyon insanımız için üretmektedir. Son sözümüz açıktır: Çiftçinin alın teri dalında çürümemeli. Üreten çiftçi zarar etmemeli. Bereketli toprakların sahibi olan üreticimiz yoksulluğa mahkûm edilmemeli. Üreticimizin sesini duyurmaya, sorunlarını dile getirmeye ve çözüm aramaya kararlılıkla devam edeceğiz.”