Serbest Kürsü

Görüşlerinize Değer Veriyoruz

Demokrasi ve Atılım Partisi olarak ülkemizi daha güzel günlere kavuşturmak için yola çıktık.
Dilerseniz siz de “Serbest Kürsü”ye görüşlerinizi yazabilirsiniz..

  • Paylaşılan Görüşlerden Bazıları

  • Filtrele: En Çok Alkış Alanlar - En Yeniler

  • AF

    Alihan Filicioğlu
    3150

    Sakarya , Öğrenci

    Türkiye'de özellikle "Cumhurbaşkanlığı" sisteminden sonra iki kutuplu siyaset anlayışıyla birlikte kimse kendi görüşlerini savunamaz hale gelmiştir. Bir tarafta %40'lık bir tabana sıkışmış cumhur ittifakı, diğer yanda %30'lu sayıları bulan millet ittifakı ve işin sonunda gelecekle ilgili tek bir proje sunmadan ve özellikle bazı siyasi sloganlar ve ideolojilerin içine sıkışmış bir siyaset anlayışı. Bütün partilerin yapılarında yer almış biri olarak, toplumun yarısını oluşturan kadınların, geleceğin mimarı olacak olan biz gençlerin partilerde yeterince temsil edilmediğini ve aslında partinin vitrinini süslemek için kullanıldığına da çok kez şahitlik ettim. Ancak biliyorum ki bugün, Türkiye'nin her yerinden belki farklı dilleri konuşuyor olsak bile, birbirimizin inandığı değerlere inanmıyor olsak bile, biz bu topraklarda ne başardıysak, ne kaybettiysek beraber yaptık. Bugün Demokrasimizi, aklımızı, vicdanımızı ve birlikte farklılıklara saygı duyarak yaşama sevincimizi kaybetmemeliyiz. Beraber olmak ve Anadolu'nun her karış toprağında DEVA Partisi'ni anlatmak için sabırsızlanıyorum. Gençlere, kadınlara ve bütün vatandaşlara selam olsun...

    11.05.2020 01:29

    Bu Yorumu Paylaş

  • FK

    Furkan Koçak
    1889

    İstanbul , Öğrenci

    Öncelikle Türk siyasi tarihine damga vuracak olduğunu düşündüğüm bir partiye görüş bildirecek olmamdan dolayı onur ve mutluluk duyduğumu belirtmek istiyorum. Babamın siyasetçi olmasından dolayı aile içinde siyasi iklimi sürekli tatmış biri olarak paylaşmak istediğim düşüncelerim var. Yeni oluşumlu bir parti için hem dijital platformlardan hem de çeşitli alternatif yollardan tanıtım çok çok değerli aynı zamanda ideolojinin anadolu coğrafyasını da öteki gibi görmeden kucaklaması gerekiyor . Partinin z kuşağı denilen nesle hitap konusunda genel anlamda başarılı ve etkin görüyorum bu durum gerçekten beni mutlu ediyor . Çok farklı bir vizyonla ilerlendiğinin farkındayım. Çoğulcu demokrasi bu taze partiye fazlasıyla şey katacak. Bir diğer değinmek istediğim konu ise bu kuruluşun Ak partinin ilkelerinden tamamen farklı olduğunun net bir şekilde belirtilmesi ve çizgisinin doğru anlatılması olacak. Aynı zamanda il ve ilçe teşkilatları da hızlıca çalışmalara başlamalı olası bir erken seçim ihtimaline karşın parti hazır konumda bulunmalıdır. Herkese saygı ve sevgilerle.

    31.07.2020 13:56

    Bu Yorumu Paylaş

  • MK

    Mahmut Kara
    1808

    Ankara , Yönetici

    Siyasi partilerin eli kolu örgütleridir. İl ve ilçe teşkilatları vatandaşla birlikte sokakta, çarşıda pazarda birlikte aynı havayı teneffüs ederler . O yöredeki sorunu sıkıntıyı ve yine o soruna neyin DEVA olacağını, çözümün ne olacağını en iyi bilen yerel teşkilatlar ve yöneticileridir .Genel başkanımız Ali BABACAN bey ''Bin bilsen de bir bilene danış'' özdeyişini her zaman dillendirmiştir. Tüm bunlardan hareketle iktidar aslında yerelde kazanılır. Bu sebeple parti teşkilatları ve yönetimleri çok önemli makamlardır. Halkla parti arasında o samimi ve sıkı bağları kuvvetlendirir. Partimizin teşkilatlanma sürecinde görev verilen ve verilecek tüm kurucu il başkanlarımıza ve il yönetimlerine ve daha sonrasında ilçe başkan ve yönetimlerimize bu vazifelerinde bir kez daha üstün başarılar diliyorum.

    09.07.2020 10:22

    Bu Yorumu Paylaş

  • M

    Mert Çobanoğlu
    1727

    İstanbul , İş İnsanı

    Öncelikle partimize ve başkanımıza güvenim ve hedefim yüksektir siyaseti yakından takip etmekteyim, ülkemizin güçlü ve dinamik bir partiye ihtiyacı olduğunu herkes bilmektedir bu gücü Deva’da görüyorum ve bir çok partinin yaptığı yapılanma ve teşkilatlanma hatalarını halka sırt çevirmelerini el birliği ve güvenle bu partide yapmadan güçlü bir sistemle devam ettireceğimize inanıyorum yeterki biz inancımızı gücümüzü ve samimiyetimizi kayıp etmeyelim biz bu yolda başarıcağız hakkımız hayırlı yolumuz açık olsun.

    27.05.2020 02:21

    Bu Yorumu Paylaş

  • MK

    Mahmut Kara
    1685

    Ankara , Yönetici

    Ankaralı olmamdan dolayı, Çıkrıkcılar çarşısı esnafı bir babanın oğlunun başarıyla ekonomi bakanlığı-dışişleri bakanlığı Ab baş müzakereciliği, başbakan yardımcılığı görevlerinde bulunması beni sevindiriyor ve daha dikkatli takip etmemi sağlıyordu. Bu dönemde Ekonomi iyi bir ivme kazanıyor,büyüme oranları yüksek seyrediyor, IMF ye borç bitiriliyor, enflasyon tek hanelere iniyor, Avrupa birliği müzakereleri iyi gidiyor fasıllar açılıyor, ülke tek başına iktidarın verdiği güven ortamıyla huzura kavuşuyordu, vatandaş bu nedenlerden dolayı seçimlerde istikrarı tercih etmiş bir kez daha sandıktan aynı parti tek başına iktidar çıkmıştır. Ama gelin görün ki İlerleyen dönemde ülke yönetiminde bir şeyler ters gidecek, cumhurbaşkanlığı başkanlık sistemine geçilmesiyle, parlamenter demokrasi yara alacaktır. Tek başına alınan kararlar, her şeyi ben bilirim kimseye danışmam, benim dediğim olacak vb tavırlardan Ali BABACAN bey ve onun gibi düşünenler rahatsızlık duymaya başlayacak ve kendi ifadesiyle aile içerisinde bu yapılanların yanlış olduğunu bakanlar kurulunda, mgk da, parti kurullarında ülkeye zararları olacağını iletecektir. Ama tüm bu iyi niyetler karşılık bulmayacaktır. Hal böyle olunca Ülkenin yeniden kendi mecrasına dönmesi elzem olmuştur. DEVA partisi temelleri işte bu koşullarda atılmıştır. İlk önce durum sapması yapılacak alanında liyakat sahibi donanımlı kişilerden çalışma grupları oluşturulacak, aylarca ülkenin her konudaki aksayan problemleri için DEVA'lar aranacak bu yoğun çalışmaların sonunda ortak akla dayanan, veriye dayanan bilime dayanan detaylı çalışmalar ile parti tüzüğü, parti programı, yol haritaları, ilkeler ve değerler ortaya çıkacaktır. Toplumsal, ahlaki sorumluluk taşıyan,ülke için bir seyler yapmak gerek diyen amatör ruhlu kadrolar ortak İlke ve değerler etrafında toplanan toplumun her kesiminden insanların emeği ile DEVA partisi kurulacaktır.. Bu güne gelince şimdi partinin vereceği her görev için sabırsızlıkla bekliyorum. Saygı ve selam

    08.05.2020 19:33

    Bu Yorumu Paylaş

  • MK

    Mahmut Kara
    1507

    Ankara , Yönetici

    Bir siyasi parti; ülkeyi mevcut dinazor ve beceriksiz, basiretsiz ve kendi ifadeleriyle metal yorgunu diğerlerinden, daha iyi yöneteceği maksadıyla vücut bulur ve iktidara talip olur. Bunun için elinde yeterli malzemesi olmalıdır. Zira iktidar mührünü teslim edecek millet, ona inanmalıdır... Peki nedir bu malzeme? İlk önce inanacak size.. Derdiyle dertlendiğinizi bilecek.. Namuslu, dürüst, çalışkan dünya ile entegre olmuş, geleceği görme yetisine sahip ve liyakatli kadrolarınız olduğuna kanaat getirecek. Türk yakın siyasi tarihinde halk, bu bileşenleri bir araya getiren oluşumları gördüğü anda ilk seçimde muktedir ve tek başına İKTİDAR yetkilerini keyifle o partiye teslim etmiştir.. İşte içinde bulunduğumuz bu zaman, tamda yukarıda anlatılan zamanlara benzemektedir.. Mevcut iktidar var olma nedenini kaybetmiş heyecanını ve mevcudiyetini yitirmiş gözükmektedir. Tam bu esnada ülke sorunlarına DEVA olmak maksadıyla ana akım bir yapı ortaya çıkıyor.Herkesi kucaklayan, Ötelemeyen, liyakati esas alan vb görüşleri savunan DEVA Partisi millete hedeflerini, programını, ilke ve prensiplerini Genel başkanımız Ali BABACAN beyefendi öncülüğünde anlatıp Halktan İKTİDAR olmak için yetki istemektedir. Türk halkının ferasetine güveniyor ve DEVA partimizin ilk seçimlerde İKTİDAR olacağını hissediyor ve inanıyorum. Selamlarımla.

    07.07.2020 12:08

    Bu Yorumu Paylaş

  • YY

    Yunus Yıldız
    828

    İstanbul , İşletmeci

    Öncelikle herkese hayırlı ramazanlar ve 1 Mayıs Emek Bayramınız kutlu olsun...Yıllardır destek verdiğimiz hükümet son dönemde 5 yıl gibi bir sürede geliş ilkelerine aykırı bir tutum içindedir.Özgürlüğü kısıtlayarak , hukukun gücünü hiçe sayarak ve basın özgürlüğü gibi demokrasinin en gerekli yapıtaşlarından birini hiçe sayarak ilkelerine ayrı düşmüş ve yoldan çıkmıştır.Ekonomiye ise hiç değinmek istemiyorum zaten herşey ortada.Mevcut hükümet 2002 yılında göreve gelmeden önce kendisine yapılan baskıları şuan kendisi uygulamakta ve güç zehirlenmesi yaşamaktadır buda sonunun geldiğinin göstergesidir seçmen artık elini masaya vurup alternatif arayışındadır.Bu alternatifde umuyorumki DEVA PARTİSİ olacaktır.Gerek ilkeleriyle gerekse vizyonuyla Türkiye’nin tüm sorunlarına gerek sosyal gerek ekonomik gerekse hukuksal çözüm getireceğine inanıyorum..Daha önceki yazılarımda sosyal medyanın gücüne değinmiştim.Deva Partisi bilindiği üzere her kesime hitap eden merkez bir parti bunun için eski bir hükümet destekçisi olarak çok farklı kesimlerden insanları partiye davet etmemiz gerekir diye düşünüyorum.Bunların başında ise Prof. Dr. Özgür Demirtaş var.Bu ismin çok farklı bir kitlesi ve popüleritesi var entellektüel anlamdada donanımlı birisi..Kendisini inanın tanımıyorum PR’ını filanda yapmıyorum sadece beyin fırtınası yaparak bulduğum bir isim.Kendisinin Deva Partisine katılması sosyal medyada güzel tepkilere yol açar diye düşünüyorum.Yazdıklarım tamemen şahsi nacizane fikirlerimdir.Ülkemiz ve partimiz için üretmeye düşünmeye çalışmaya devam edelim.Hayırlı günler dilerim.

    01.05.2020 14:33

    Bu Yorumu Paylaş

  • DK

    Diyar Can Koç
    750

    Ankara , Öğrenci

    Parti yönetiminin mesajlarımızı okuduğunu duymak bizlere cesaret veriyor 2017 yılında Referandumu yapılan 2018 haziran ayından itibaren yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı Hükumet sisteminin geldiği nokta ortadadır Ülkemizin kısa-Orta vadede yeni bir anayasa yapacağı aşikârdır bu Anayasamızın 2017-2018 de yapılan hataları taşımaması mümkün mertebe Hür fikir ve teşebbüsü desteklemelidir artık genç ve yaşlı nüfus Silivri esprilerinden bıkmıştır benim önerilerim şunlardır 1) Siyasi parti yardımları %3 ve %10 kısıtlamalarından kurtarılmalıdır bu antidemokratiktir bu yardım seçime katılabilecek teşkilat ve üye sayısına sahip tüm partiler için bir hak olmalı her parti kendi oy oranına göre yardım almalıdır Nitekim bu şekilde siyasi partiler maddi baskılardan kurtulacaktır 2) Anayasa mahkemesi bugün aşırı bir dosya yükü altındadır bu yükü azaltmak ve belli yetkilerle hesap verilebilirliği arttırmak amacıyla Senato Kurumu geri getirilmelidir 3) Siyasi partiler kanunu ciddi bir reforma ihtiyaç duymaktadır Lider egemen bir anlayıştan Ortak akılcı yaklaşıma geçmek Türkiye’nin demokratik geleceği için çok önemlidir Yüzyıllık bir anlayışı yeni bir yüzyılda halen çare olarak denemek yararsızdır. Türkiye ile batılı memleketler arasında halen büyük bir fark bulunmaktadır bu farkı kapatmaya en önce demokrasiden başlamalıyız 4) Anayasa Mahkemesi ve diğer hukuki kurumların üye atamaları ve idaresi tekelci bir anlayıştan kurtarılmalı mümkün mertebe geniş temsili gözetecek reformlar yapılmalı bu kurumların bağımsızlıkları kanun değişiklikleri ile güçlendirilmelidir 5) Türkiye’nin Adalet sorununun olduğu genç yaşlı herkesin malumudur bu hadise okullardaki gençlerin ağzına düşecek kadar yayılmıştır bunda kabahat keyfi hukuk idaresi ve keyfi af *ceza infaz* yasalarından kaynaklanmaktadır Af çıkarırsanız adaletsiz bir ülke olduğunuzu haykırır doğru düzgün yargılayamadığınızı gözler önüne serersiniz pansumandan ziyade hukuk sistemine cerrahi operasyon gerekmektedir

    06.05.2020 23:46

    Bu Yorumu Paylaş

  • D

    Doğan İzgi
    671

    Batman , İş İnsanı

    Öncelikle Herkesin Ankara'da Dayi'si Amca'si Sayesinde Her İşini Halledicek Bir Parti Olmadiği İçin Öncelikle Çok Mutluyum. Sayin Ali Babacan'i Ekonomi Yıllarından Taniyan Takip eden Birisi Olarak Bu Parti'ye Karşiliksiz Gönül Veren Birisi Olarak Öncelikle Deva Partisinin Kurucuları İle Sayin Genel başkani ali Babacan'a Selamlar Saygılar. Öyle Bir Ülkedeyiz ki Öyle Bir Nimet İçerisindeyiz ki Bu Ülkenin Nimetlerinden Faydalanmak Aslında Çoğu Ülkenin Önüne Geçmek Demek 1) Tarimi Kendi Kendine Yeten Ülkeden Başlayip Herşeyi İthal Eden bir Ülke Konumuna Geldik. Öncelikle Bize Çok geniş Bir Kapsamli Anayasa Lazim Artik Kenan Evren Yasasından Kurtulup Özgürlükçü Bir Anayasa Yapmamız ŞART. 2) Bizim Siyasi Partiler Kanununu Değiştirip En Başta Şu Bana göre Antidemokratik Olan %10 Barajını Kaldırmamız Lazım Ne Yazık ki Suana Kadar Gelen İktidarlarin Gelmeden Önce Parti tüzügune Yazdıgı Ama ıktıdar Olduktan sonra Kenara attiği Bir söz Olarak Kalıyor. 3) Hukukun Üstünlüğünü sağlayıp Gerçekten Herkesin Eşit adil Yargı Almasını Sağlamak 4) Avrupa Birliği Norm larını Faz larını Tekrar Gözden Geçirip Ne yapmak Gerekıorsa Yapmak Lazım 5) Kavgaci Ötekileştirici Bir Siyaset Tarzi İle yürümemek Yapmamak. 6) Din İle Siyaseti Birbirine Kariştirmamak Siyasetimizi Camilere Taşimamak. 7) Artik Ülke Olarak Şatafat İsrafi Engellemek Bütçemizi Daha doğru Kullanmak Ülkemizin Refahına Daha Fazla Katkı Sağlamak 8) Ünıversitelerimizin Dünya Sıralamasına Girmesi İçin Çabalamak Eğitim Kalitemizi artirmak Her sene Yeni Bir Sistemle Ortaya Çikmamak Ve En Önemlisi Bir Gecede Prof. Lari Doçent Prof Yapmamamız Lazım. 9) Demokrasiyi Hiç Bir Yerde Engellememek Karşi Görüşün Olsa Bile Dinlemek Demokrasiyi Otokrasiye donuştürmemek lazım. 10) Sosyal Devletin Gereğini Fazlasıyla Yapıp Ülkemizde Hiç Bir Aç Sokakta Yatmayan İnsan Bırakmamak. Nacizane fikirlerim Şimdiden Okuma Zahmetine Katlanan Arkadaşlarima Teşekkür ediyorum Kalın Sağlicakla Her Derdimize Deva Olmak Umuduyla...

    11.05.2020 02:57

    Bu Yorumu Paylaş

  • MK

    Mahmut Kara
    618

    Ankara , Yönetici

    Partimizin teşkilatlanma çalışmalarını merakla ve sevinçle takip edip izliyoruz. Kuruculardan oluşan komisyonlarımızın, il başkanlıkları ve il yönetimlerini belirleme süreçlerindeki yoğun çaba ve gayretli çalışmalarından dolayı hepsini ayrı ayrı kucaklıyor ve teşekkür ediyorum . Yoruldular biliyorum.. ama bu yorgunluk ülkeye ve demokrasimize nice kaliteli , liyakatli genç ve tertemiz siyasetçiler kazandıracağı için keyifli yorgunluktur diye düşünüyorum .Milletin bağrından çıkan bu teşkilatlar DEVA partimizin eli kolu olacak, halkın teveccühünü kazanacak ve ilk seçimlerde DEVA partimizi iktidara taşıyacaklarına inancım tamdır. Ankara il teşkilatının kurulmasını sabırsızlıkla bekleyen temiz kalpli, parti kuruluş aşamasında zerre dünya çıkarı ummadan, Genel başkan Ali BABACAN beyefendinin samimiyeti, dürüstlüğü, mütevaziliği ve devlet adamlığı etrafında filizlenen ve daha sonra son derece nitelikli, donanımlı insanların bir araya gelerek ortaya çıkardığı,son derece modern ve demokratik parti tüzüğü, program, ilke ve prensipleri benimseyen DEVA partisi Ankara gönüllüsü arkadaşlarıma buradan baki selam, sevgi ve muhabbetlerimi iletiyorum. Şuana kadar temiz kalp ve halis niyet ile bir parti gönüllüsü olarak elimizden gelen gayreti sarf ettik. Son Bir cümle ile de partide görev alan kardeşlerime hatırlatma yapmak isterim, Ötekileştirmeyin, Kibirlenmeyin, ben bilirim demeyin, herkesle muhatap olmam demeyin.. Bu partinin kuruluş ilke ve prensiplerini hatırlayın ve unutmayın... ALLAH teala DEVA partisine ve kadrolarına hayırlısıyla ilk seçimlerde iktidar olmayı nasip etsin.. AMİN..

    21.07.2020 11:39

    Bu Yorumu Paylaş

  • YY

    Yunus Yıldız
    526

    İstanbul , İşletmeci

    Hayırlı akşamlar herkese selamlar saygılar..Son günlerde sıkça duyduğumuz birşey var gerek sosyal medyada gerekse bazı meclislerde Adalet ve Kalkınma Partisinden ayrılıp yeni parti kuran veyahut partiyi aktif olarak desteklemeyen herkese bir hain damgası yapıştırılıyor.Şunu merak ediyor ve soruyorum acaba kim 2002 yılına göre yolundan sapmış durumda? Doğu Perinçekle kolkola girenler doğru yolda diğerleri hain öylemi? Akpartiye kapatma davası açtıranlarla birlikte olanlar doğru yolda buna karşı çıkanlar hain öylemi?Milli iradeye karşı e muhtıra verenlerle birlikte hareket edenler doğru yolda bunu kaldıramayıp kenara çekilenler hain öylemi? Eşi kapalı olduğu için Sayın Abdullah Gül ‘ün Cumhurbaşkanı olmasını engellemeye çalışanlarla beraber olanlar doğru yolda buna karşı çıkanlar ise hain öylem mi?Bunun gibi bir çok örnek verebilir sayfalarca yazı yazabilirim ancak bu kadar şeye rağmen hain olunuyorsa evet bende bir hainim artık.Arkadaşlar Akpartinin sadece ismi aynı kalmıştır geri kalan herşey ise değişmiştir ve güç zehirlenmesi yaşamaktadır.Bunları buraya yazarken bile acaba diye düşünüyorsa insan özgürlüğün, düşünce özgürlüğünün sembolü olan parti kendini imha etmiştir.Demoktartikleşme adına atılan adımlardan bile bir mağduriyet durumu çıkartıp yeni partilere hain damgası vurulup kendilerine yeni bir seçim malzemesi çıkartmaya çalışılmaktadır.Var gücümüzle ülkemiz ve Deva Partimiz için çalışmaya herkesi davet ediyorum.Yazdıklarım şahsi görüşlerimdir Deva Partimiz veya şahıslarla ilgisi yoktur.Hayırlı akşamlar diler selamlarımı saygılarımı sunarım.

    04.05.2020 21:49

    Bu Yorumu Paylaş

  • C

    Özgür Coşkun
    492

    Ankara , Öğrenci

    Biz çıkar ve menfaat, makam ve mansıp, para ve pul, güç ve kuvvet için değil Türkiye'ye deva olmak için bu yola çıktık. Davamız omuzlarımızda yükselecekse, milletimiz uğruna başımız feda olsun. Biz, hak ve hukuku düşürüldüğü kuyudan çekip çıkarmaya, özgürlüklere kanat olmaya, acılarını yüreğine gömen ve sesi bastırılmış mazlumlar, mağdurlar, muhtaçlar adına haykırmaya geldik. Kardeşlerimizin nefsini kendi nefsimize tercih ederiz. Biz deva için çatlayıncaya kadar küheylanlar gibi koşmaya, durup dinlenmemeye, ülkemizi bataklıktan kurtarmaya niyetlendik. Güneş kadar olmasa da mum gibi aydınlatmak için, deva için içten içe yanmaya da hazırız. Ezilenleri, hor görülenleri, aşağılananları, itilip kakılanları, hayat hakkı tanınmayanları cansiperane savunacağız. Ellerimizde verecek yalnızca canlarımız var ve hayatlarımız milletimiz yolunda verebilecek tek varlığımız. Yoksulluğu, yolsuzluğu, yasakları bitirmeye and içtik. Deva için deva adına Allah'ın izniyle ve inayetiyle, Kızılelma'ya dosdoğru ilerleyeceğiz.

    23.07.2020 13:27

    Bu Yorumu Paylaş

  • EG

    Erkan Güllülü
    472

    Erzurum , Bankacı

    Öncelikle Ülkemizin sorunlarına çözüm olmak üzere arkasına iyi ve işinde iyi olan insanları alarak Sayın Ali Babacan liderliğinde kurulan Demokrasi ve Atılım Partimizin kuruluşunun heyecanına buradan ortak olan başta genç arkadaşlarımız olmak üzere tüm vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Partimizin kurulma aşamasında olduğu dönemlerde Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan’nın 26.11.2019 tarihinde Habertürk kanalında Teke Tek programına konuk olduğu söyleşiyi izledikten sonra paylaştığım tek bir mesajın dahi dikkate alınarak değerlendirildiğine şahit olmanın mutluluğu içerisindeyim. Partimizin ismini aldığı Demokrasi kavramının bu denli güzel uygulaması ülkemizin gelecek yönetimine şimdiden ışık tutmaktadır. Parti tüzüğümüzdeki ilkeleri benimseyerek Deva Partisi çatısı altında görev alan ve almak isteyen tüm iyi niyetli vatandaşlarımızın gayretleri ile iktidara gelip ülkemiz sorunlarını çözüme kavuşturacağımıza gönülden inandığımı belirterek Mübarek Ramazan bayramınızı tebrik ediyorum. Saygı ve Selamlarımla,.

    24.05.2020 22:24

    Bu Yorumu Paylaş

  • MT

    Mehmet Şirin Toktaş
    428

    Yalova , İş İnsanı

    Kibir KOKANLAR!! Biz gideceğimiz YOLU da DAVA yıda DERMANI DA DEVA da BULDUK. TEMSİLCİ OLARAK SECECEĞİMİZ KİŞİLER SADECE CEPLERİNE AİLELERİNE EŞİNE DOSTUNA DEĞIL !HER KESIME FAYDALI OLMALILAR.ONA GÖRE !TERCIH LERIMIZI YAPALIM KI VEKALETCI OLDUKLARININ FARKINA VARSIN LAR.BIZLER HALK OLARAK ASIL OLANIZ .ONLAR SADECE BIZ VARSAK VARLAR. UFAKCI OLMAYALIM,GELECEGIMIZ OLAN GENÇ NESILLERIMIZE FAYDALI OLALIM.HEP ILERIYI ! HEP ILERIYI !DÜŞÜNELIM .ÇAĞDAŞ,MEDENI RENKLI TAM BAĞIMSIZ BIR TÜRKİYE IÇIN. BİRİLERİ ÇIKIP ŞAHSI MENFAATLERİ IÇIN KIMSEYE PEŞKEŞ ÇEKMEYE KALKMASIN !KİŞİNİN TOPLUMDA KARŞILIĞI VE FAYDASI VAR İSE ÇIKSIN ALANA. MEVKI , MAKAM ADAM İŞİDİR OMURGASIZLARIN İSI DEGILDIR !KİMSE KENDINI BIR HİNT KUMAŞI ZANNETMESIN. SON YILLARDA NEDENSE BİRİLERİ KANAAT ÖNDERI OLARAK TOPLUMDAN VE KURUMLARDAN KARŞILIK BEKLIYORLAR!!BU TÜR KİŞİLERE İTİBAR EDİLMEMELİ.GERÇEK KANAAT ÖNDERLERİYLE İLETİŞİM KURUMALI. BİRİLERİ PARTİLERİ TAKIMLARA DÖNÜŞTÜRMESİN ..KİMSEDE TRİBÜNE OYNAMASIN .MÜCADELE REAL OLMALI HER DERDE DEVA İLKESİNİ ŞİYAR ETMELİYİZ. YÖNETENLERİ körleştiren DALKAVUKLARDIR...!!!BİRİLERİNİN DÜŞTÜĞÜ HATAYA DÜŞMEMEK ADINA.

    08.05.2020 01:43

    Bu Yorumu Paylaş

  • DK

    Diyar Can Koç
    423

    Ankara , Öğrenci

    Serbest Kürsü özelliği için partimize ve yöneticilerimize teşekkürlerimi sunuyorum. Bu baskı ve sansürcü düzen içinde etik kurallar çerçevesinde bir fikir belirtme alanı kuruldu bu Türkiye için bir ilk Hepinizin Malumu bugün ülkemiz dış politikada önemli bir gündem yaşamaktadır. bir yandan Doğu Akdeniz ve Libya öbür yandan Suriye , Irak ve kıtalararası diğer problemlerle meşgulüz. Mevcut durumda Türkiye dış politikasını Hard Power üzerinden yürütmektedir bu yöntem Oyun bozmaya yarasada yeni bir oyun kurmak için yetersizdir bugün bunun sonucunu Libyada görüyoruz evet bir ortaklık bozuldu ancak Türkiyenin çıkarlarını önceleyen yeni bir ortaklık kurulamadı. Partimiz iktidar olduğu takdirde Ülkemizin bölgesel , sosyal , ekonomik , askeri gücünün birleşimi olan Smart Power Potansiyelini kullanmalı İç politikada güç için Dış politikada Düşmanlık tezini bırakıp İçerde ve Dışarda Mümkün mertebe dostluğu öncelemeliyiz aksi takdirde Doğu Akdeniz , Kafkasya , Ortadoğu kaynaklı sorunlarımız tıpkı kıbrıs sorunu gibi çözümsüz ve süreklilik arz edecek hale gelecektir Dışişleri bakanlığımızın Ehliyet ve liyakati önceleyen bir teşkilat reformuna ihtiyacı vardır bu doğrultuda 1) Dışişleri bakanlığı yeniden özerk bakanlık statüsüne getirilmelidir 2) Dışişleri bakanlığı ile Stratejik düşünce kuruluşları arasında ciddi bir istişare bağı oluşturulmalıdır 3) Türkiyenin kalifiye Diplomat & Bürokrat yetiştirmesi bir gerekliliktir bu yüzden Fransadaki ENA ( Ecole Nationael d Administration ) gibi Kalifiye eğitim veren Diplomat Bürokrat okuluna ihtiyacımız vardır. Geleceği görebilecek liyakatli kadroları yetiştirmekte bu adım önemlidir 4) Keyfi Diplomatik atamalar malumunuzdur Üçyüz Yıllık Türk diplomasisi ne yazıkki bugün Nepotizmin kurbanı olmuştur. Bunun önüne geçmek için atama sistemi değiştirilmelidir Diplomatlar Tarafsız Cumhurbaşkanınca meclise aday olarak sunulmalı Mecliste atamalar kapsamlı bir biçimde tartışılmalı , Adayların yeterliliği gözlenmelidir

    22.05.2020 19:40

    Bu Yorumu Paylaş

  • BA

    Bilal Ağadayı
    401

    Şanlıurfa , Müşavir

    Bu tiranlık, bitmişlik hali, sadece siyasetin/siyasal alanın kendisiyle sınırlı değil geniş bir yelpaze ; buna toplumun/toplumsal alanın kendisi de dâhil.Bir başka ifadeyle siyasetin bugün geldiği yer salt kurum ve aktörleriyle siyaset öyle olduğu için değil veya öyle istedi için toplumun kendisi de böyle yönlendirilmesi, bu türden bir siyasete doğrudan ya da dolaylı prim verdiği, talep ve beklentileriyle bu türden siyasete zemin hazırladığı için böyledir. O nedenledir ki eğer siyaset adına bugün itibarıyla geldiğimiz yer artık bir çıkmazsa, bu çıkmazın aşılmasında sorumluluk, siyasetin içinde ve dışında bütün kesimlere aittir.bu bağlamda toplu ve siyaset bir an evvel kendine bir dakika dur deyip düşünmeli.

    28.05.2020 01:15

    Bu Yorumu Paylaş

  • H

    Hakan Çelebi
    389

    Ankara , Mühendis

    Oncelikle milletimizin ve tum Islam aleminin ramazan-i serifi hayirli olsun diyorum. Anadolu Ajansi yazmis dolar 7.20 olmus hala bize faiz lobisi saldiriyormus vatan elden gidiyormus, kimse vatanimizi bolemezmis. Millet issiz ac, cevap vatanimiz bolemezler. Ee maske dagitacaktiniz, sifre gelecekti, eczaneler verecekti, cevap vatanimizi bolemezler, bolemeyecekler. Polis sorsa masken nerede diye soylenecek tek soz Washinton'da, New York'da. Ekonomi cokuk duze cikacagiz bura cokommeli diyen Hazine Bakani. Dolar 4 lira ikende cokommeliydi duze cikacaktik, birileri saldiriyordu dolar oldu 7.2. Sayin Babacan ne guzel soyledi ulkeler size guvenmezse neden swap imkani versin, paranin karsiligina degerli bir sey koymadan para basarsan paran degersiz olur. Karsiliksiz para basiyorlar dedi hemde dun sabah soyledi. Maske yolladin diye swap imkani tanimazlar o ulkeler. Akilci, guven veren, ekonomiyi bilen, profesyonelce yonetmek nedir nasil yapilir bilen, diger ulkelere derdimizi anlatacak, diplomasinin anlasma sanati oldugunu bilecek Obi Van Kenobi' ye ihtiyacimiz var. Tek umudum sensin Obi Van Kenobi. Tek umudumuz sensin Ali Babacan. Tek umudumuz ol Deva Partisi. Maskem nerede, bu sefer de Mogadisu' ya gitmis. Haydi hayirlisi.

    08.05.2020 04:05

    Bu Yorumu Paylaş

  • MS

    Mustafa Sevinç
    356

    İstanbul , Öğrenci

    Daha önceden de gönüllü olmak için başvuru yapmıştım. Konya/Selçuk Üniversitesinde okumaktayım. Konya'da da teşkilat çalışmaları yapabiliriz, zaten çoktan başladık. Uzun zamandır da parti üzerine düşünüyorum. Bir istişare partisi olduğumuz için haddim olmadan bazı önerilerimi yazacağım. İnsanlara anlattığımızda genel başkanı tanımadıklarını ifade ediyorlar, lakin tanıyan kimseden de kötü yorum almadık bugüne kadar. Yani insanlara ulaşabilirsek, kalplerine girebiliriz, şu an herkes yeni kana ihtiyaç duymakta. Benim bilhassa dikkatimi çeken konulardan şu anda doğu bölgesinde geride olduğumuzu ve "Ana Dilde Özgürlük" dememize rağmen en zor ilerleyeceğimiz bölge olduğunu düşünüyorum. Kürt vatandaşlar ile ilgili fikirler sunup, kişilerle özellikle çalışma yapılması gerektiğini düşünüyorum. Mesela Mücahit Bilici gibi kişiler olabilir. Diğer taraftan Ali Babacan gayet isabetli olarak Popülizm yapmadan ilerliyor. Lakin Türkiye'de slogan atmadan çok büyük kitlelere ulaşmak çok mümkün görünmüyor. Bu noktada özellikle Cemil Meriç'in "Bu ülkede Sağcı-Solcu yoktur, Namuslu-Namussuz vardır." tarzı sözler ile genel ahlaki değerlerde birleşme vurgusu yapılması gerekli olduğunu düşünüyorum. Bir diğer konu PR çalışmalarında "Menderes Üslubu" ve "Özal Vizyonu" gibi kelimelerin kitlelerde büyük heyecan oluşturacağını düşünüyorum. Zaten Özal benzetmeleri sürekli gelmekte. Bütün ülkeyi kucaklamaya devam edersek geriye sadece erken seçim için dua etmek kalıyor. Beklenildiği üzere 2021 yılında seçime gidilirse partimizin ilk seçimde %30'ları göreceğini düşünüyorum. Allah doğruluktan ayrılmamayı nasip etsin. Bu arada sizlerden haber beklemekteyiz.

    02.05.2020 22:04

    Bu Yorumu Paylaş

  • RC

    Rana Cingöz
    325

    Ankara , Öğretmen

    " DAVAMIZ DEVAMIZDIR " Amerika üzerinden Türkiye içi siyaset analizi yapmak bugünlerde en gelecek görüşlü analiz olur diye düşünüyorum. Trump gidici söylemlerinin ayyuka çıktığı bugünlerde Joe Biden'ın 15 puan önde olduğu anket şirketlerinin açıklamalarında mevcut. Olasılıklar Joe Biden'e kesin gözüyle bakıyor. Bu Amerika seçimlerinin Türkiye ile bağlantısına gelelim yani bize ne faydası var. En vurucu gerçeklik Joe Biden seçildiği zaman Türkiye de yönetim olarak muhalefet olan tarafla yani iktidar olmayan diğer bütün taraflarla anlaşıp çalışabileceğini ifade etmesidir. Şimdi bize ne Amerika'dan diyenler vardır buna cevap olarak halkın arasında neredeyse deyim halini almış " Türkiye küçük Amerikadır " lafını hatırlatıp büyük resmi görmelerini tavsiye ederim. Yani dünya konjonktüründe Trump - Erdoğan tarzı yönetim şeklinin evrilme vakti geldi. Değişmeyen tek şeyin değişimin kendisi olduğunu bildiğimiz dünya gerçekliğinde Türkiye'de bu değişime ayak uyduracaktır, insanlarımızın ekonomik kriz, pandemi, işsizlik ve sıkıştırılmış özgürlük kavramlarından kurtulup kalplerini tekrar attıracak bir davada birleşme vakti geldi. Ben bunu" Davamız Devamızdır" sloganıyla Ali BABACAN çatısında birleşip kazanacağımız inancındayım. Gazamız mübarek ola...

    20.07.2020 21:25

    Bu Yorumu Paylaş

  • H

    Hasan Çolakoğlu
    320

    Ankara , Özel Sektör Çalışanı

    Öncelikle girmiş olduğunuz bu yolda samimiyetiniz ve gayretiniz olduğuna inandığımı belirtmek isterim. Umarım geçmişte yaptığımız/yaptığınız/yaptıkları hatalardan gerekli dersler alınmış ve tekrar edilmez. Partinizin (kusura bakmayın ama henüz sahiplenemedim, malum bizler khk lı olarak biraz virüs gibiyiz... bizleri de pek sahiplenmiyorlar) temel konulardaki düşüncelerini belirtmişsiniz, emeğinize sağlık. Eksik/fazla eleştirileri yapılabilir ama bence üzerinde durulması gereken gördüğüm kadarı ile pek fazla sizler tarafından da açıkca dillendirilmeyen temel konu/sorun EĞİTİM. Eğitim başlı başına bir konu hatta en önemli konu olarak ele alınmadığı sürece ülke olarak daha iyi ve yüksek bir seviyeye ulaşabileceğimizi sanmıyorum. Eğitim derken önce ailede eğitim, toplumda eğitim sonra okul öncesi, kreş, ana okulu, ilkokul, ortaokul, lise, üniversite, yüksek lisans, doktora alanlarında gerekli ve zorunlu eğitim seviyesini artırmadıkça kısaca insan yetiştirmedikçe diğer alanlarda ne kadar zirve yapmaya çalışırsak çalışalım sonuç itibarı ile bütün bu işleri insanlar ile yapacağımızdan dolayı eğitimsiz kişilerle ile yapılacak işlerin sonu maalesef hüsran olacaktır. Dolayısıyla eğitimi baştan aşağı yenilemek ve geliştirmek zorundayız. Şunu da belirtmeliyim ki eğitim derken sadece diplomalı teorik-pratik okul derslerinde başarılı değil (zira şuan da etrafta diploması olan ama ahlak, din, kültür, saygı-sevgi bilmeyen bi insan birçok makamı koltuğu fiziki olarak doldurmakta ve sonuçta malumunuz) ahlak eğitimi, din eğitimi, kültür eğitimi, saygı-sevgi eğitimi, ülkemize ve tüm insanlığa ait temel değerlerin eğitimi vb konular başta olmak üzere her türlü eğitim de zirve olmak zorundayız ki başarı gelsin. Böylesi bir vizyon ile yola çıkıp insan yetiştirdiğimizde sizlerin emek verip hazırladığı temel konular ile ilgili başarı da zaten gelecektir. Umarım dikkate alır ve gerekli çalışmaları yaparsınız.

    27.03.2020 17:42

    Bu Yorumu Paylaş

  • MH

    Murat Hacısalihoğlu
    309

    İstanbul , İş İnsanı

    Güzel günler yakında İnşaallah. Partimiz kuruldu, il ve ilçe teşkilatlanmaları hızlı bir şekilde devam etmekte. İnanıyorumki DEVA Partisi ülkemizde kaybolmaya yüz tutan ve unuttuğumuz birçok değeri tekrardan gündelik yaşantımıza getirecek ve milletimizin insanca yaşaması için hakkı olan temel ilkeler için milleti adına mücade edecektir.Ben şahsım adına buna inandım. Bu kutlu yolda Allah hepinizin ve Türk milletinin yardımcısı olsun.

    01.06.2020 14:10

    Bu Yorumu Paylaş

  • DK

    Diyar Can Koç
    269

    Ankara , Öğrenci

    Partimiz teşkilatlanıyor ancak teşkilatlanmadan sonra ağır bir merkez medya ambargosuna maruz kalacağı ortadadır bu ambargoyu aşmak ve aracı basın organlarını geçip direk halka ulaşmak için en güzel yöntem sosyal medya olacaktır Partimizin ayrı bir sosyal medya teşkilatının olması ve bu sosyal medya teşkilatımızın tabiri caizse kapı kapı değilde hesap hesap sosyal medyada vatandaşlarımıza Partimizin ilke , proje ,Türkiye vizyonunu anlatması bizim diğer partilere nazaran Halk ile etkileşimde 1-0 Öne geçirecektir Gönüllü arkadaşlarımız bu konuda organize edilebilir ve halkımızla tek tek etkileşime geçebilir bu anlayış Türk siyasetine yeni bir Halkla iletişim vizyonu getirecektir Sosyal medyadan konu açılmışken Partimizden ricamız İnternet üzerindeki tüm baskı uygulamalarını ivedilik esasıyla kaldırmalarıdır çünkü 21.Yüzyıl insanının kendini en iyi en doğru ifade edeceği mecra İnternettir İnternete 20.Yüzyılın baskıcı soğuk savaş anlayışıyla Yaklaşmak ifade , iletişim özgürlüklerini zedeleyecek. kişiler ve toplum üzerinde kötü etkiler bırakacaktır. Bizim idealimiz Konuşan , İstişare eden Özgür bir Türkiyedir bu ideal uğrunda İlgili Özgürlükleri ivedilikle getireceğinizden kuşkum yoktur

    16.05.2020 13:11

    Bu Yorumu Paylaş

  • ZA

    Zeynel Adıgüzel
    240

    İzmir , İş İnsanı

    Tam 101 yıl önce, 19 Mayıs 1919'da bir ulusun ve coğrafyanın kaderini değiştirecek, damat yönetimleri ve İngiliz pençesinde harap ve bitap düşmüş milleti içinde bulunduğu durumdan uyandıracak bir adım atıldı. Bir kumandan memleketin gidişatına dur demek için hayatını ortaya koyarak cesur bir atılım yaptı. Ve o atılım ülkeyi ve cumhuriyeti bizlere kazandırarak korumamız gereken bir miras olan Türkiye Cumhuriyeti'ni ortaya çıkardı. Bize bırakılan bu değerlere ve mirasa sahip çıkma mecburiyetini ise her geçen gün tüm acı ve zedeliyici gerçekliğiyle apaçık görmekteyiz. Bizler risk almayı, cesareti, dik durmayı, mücadele etmeyi, yılmamayı, vazgeçmemeyi, kolaya kaçıp terk etmemeyi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten ve atalarımızdan öğrenmiş bir milletiz. Bu yüzden şartlar ne olursa olsun pes etmeden, ülkemiz ve güzel insanları için harekete geçmek ve atılım yapmak bizlerin sorumluluğundadır. Bu sorumluluk ve bilinçle risk alarak, öne çıkarak, sunulan makamları ve teklifleri elinin tersiyle iterek bir mücadele başlatan Ali Babacan ve kadro hareketinin, 19 Mayıs ruhuyla ülkeyi içinde bulunduğu zor şartlardan kurtama ve muassır medeniyet seviyesine çıkarma girişimini sonuna kadar desteklediğimi belirtmek isterim. 19 Mayıs ruhunu ve mücadele gayretini gördüğüm bu kadroların halka halka genişleyerek ülkede yepyeni bir dönemi ve yeni bir siyasi anlayışı ortaya koyacaklarına inanıyorum. Birlikte yaşama arzusuna, ortak akla, farklılıkları aynı sofrada buluşturma çabasına, çok sesliliğe ve özgür düşünceye önem veren bu anlayışın ülkemizde başarılı olmasını temenni ve ümit ediyorum.

    19.05.2020 13:53

    Bu Yorumu Paylaş

  • RC

    Rana Cingöz
    234

    Ankara , Öğretmen

    DEVA GENÇLERİMİZDE Yazın gençler yazın! Olmak istediğiniz mesleği, bölümü yazın. Kaldırın içinizdeki karartı bulutlarını, yıllardan beri süregelen "mezun olunca iş bulabileceğin bölümü yaz" klişe cümlesini kaldırın. İstediğin okula gir. Oku. Çünkü artık seni, mezun olduğunda üniversite çıkış kapısında işsizlik, geçim derdi, ülke sorunları beklemeyecek. Mezun olduğunda çıkış kapısında seni, artık uyanmış olan ve egemenliğin kayıtsız şartsız kendisine ait olduğunu bilen Türk Milleti bekleyecek hem de artık yapılan tüm haksızlıkları, yolsuzlukları, liyakatsizlikleri, adaletsizliği bitirmiş bir Türk Milleti bekleyecek. Şehirdeki ev hanımı Ayşe teyzeden köydeki çiftçi Mehmet amcaya kadar herkes bekleyecek. Bu ülke onların mücadelesi, emeği ve dökülen kanlarıyla kuruldu. Zannetmeyin ki ülkeyi düştüğü yerden tekrar kaldırmazlar. Elbet kaldırırlar. Bu milletin bugünkü sessizliğini yanlış anlayanlar bilmelidir ki sessizliği, tevazusundan saygısından kaynaklanmaktadır, hakkıyla usulüyle seçimlerde doğru olanı sandıkta gösterecektir. Haydi şimdi tekrar gençliğinizin gereğini yapın; yani gülümseyin. Kalbinizin içine umut DAMLAlarıyla filizlenmiş FİDANlar dikin.

    28.07.2020 23:46

    Bu Yorumu Paylaş

  • MD

    Murat Demirtaş
    233

    Gaziantep , Müşavir

    Ülkemizin özellikle özgürlük ve ekonomi alanlarında ağır yaralı olduğu bu dönemde Demokrasi ve Atılım partisinin bu yaralara DEVA olacağı kanısındayım. Kendi görüşlerimi, fikirlerimi konuşamaz, tartışmaz ve savunamaz olmanın bıtkınlığı içerisindeyim. Sayın Ali BABACAN ın birçok konuşmasında 'özgürlükler' kavramına ne kadar önem verdiğini gördüm ve bu konuda samimiyetine ve enerjisine inancım tam. Ayrıca Gaziantep ilimize il başkanı olarak Sayın Ertuğrul KAYA' nın uygun görülmüş olmasının ayrıca mutluluğu içerisindeyim. Ne kadar isabetli bir karar olduğunu inşallah tez zamanda göreceğizdir. Kendisine ve emek verecek olan tüm partililere siyasi hayatlarında başarılar diliyorum.

    19.07.2020 22:44

    Bu Yorumu Paylaş

  • ST

    Serkan Terzi
    227

    İstanbul , Yönetici

    Genç nufusuyla övünen bir ülkenin ,"Gençliği"neredeyse hiç konusmadiginin farkinda misiniz? Universitelerin içler acısı halini,yillar süren egitimlerden sonra -şansliysa -asgari ücret düzey düzeyinde is bulabildiği ülkemizde,genclerin penceresinden dünyaya bakmak söyle dursun bu bakis acisi her firsatta yerden yere vuruluyor,sosyal devletin geregi olan kredi,burs,yurt yardimlari özel bir lütufmuş gibi sunuluyor,oysa ki;bu cok dogal bir hak.Sosyal medya genclerimizin sesini duyurabildigi tek platform ve su an calismalar bunu kisitlamak istediklerini gosteriyor.Hem kamuda hem de baskilanmis-cikarlarla dönüştürülmüş özel sektörde "Bizim Adam" demedikleri kimselerin biryere getirilmedigi süreci yasiyoruz ve yine en çok etkilenen "Gençlerimiz",Kamu Seçme sinavlarınin formaliteye dönüştürüldüğü 100 tam puan alanin degil 50-60 puan alanlarin el üstü tutulduğu bir dönemi yasıyoruz.Bu düzen değişmeli diyen tüm gençleri ideolojik saplantiya bulanmamış,inanci silahlastirmamış,gencleri gercekten önemseyen, yepyeni ışıl ışıl bir partiye DEVA Partisine Davet ediyorum. İnsallah teşlilatlanmamiz tamamlaninca uzun uzun sorunlara çözümleri konuşacagız. Sevgilerimle

    27.05.2020 14:46

    Bu Yorumu Paylaş

  • YG

    Yüksel Güleroğlu
    225

    İstanbul , İşletmeci

    Merhaba, Allah yardımcınız olsun. Sizlerden çok umutluyum, umutluyuz. Benim tavsiyem şu olacaktı; Her kesime hitap eden ortadan bakan bir parti olarak daha çok kitlelere ulaşmanız sizin için önemlidir. Bu doğrultuda benimde takip ettiğim yaklaşık 1 milyon abonesi olan ve maalesef ülkemizde bir elin parmakları kadar kalmış tarafsız gazetecilik yapmaya kendi çabaları ile gayret gösteren Cüneyt Özdemir'in programına katılmanızı tavsiye ediyorum. Parti programı ve vizyonunu çok sempati ile karşılanacağını düşündüğüm bu genç kitleyi kendinize çekmek akıllıca olacaktır. Lütfen bunu değerlendirin.

    22.05.2020 17:46

    Bu Yorumu Paylaş

  • B

    Berk Anıl Ünal
    221

    İstanbul , Mimar

    Öncelikle Merhabalar; Ülkemizin bulunduğu sosyal ve ekonomik çıkmazdan hiç zaman kaybetmeden çıkması için çalışmalıyız.Ülkemizde gerçekleşmekte olan Dünya'dan kopan uygulamaları ve içine kapanık bir ülke olmaması için bütün benlik ve özveri ile çalışmalıyız. Öncelikle kendi bilgi birikimimizi geliştirmekte ve sonrasında vatana, millete hayır getirme arzusu içinde yanıp tutuşma amacı gütmeliyiz. Son günlerde gerçekten bu vatan için heyecanlanan insanları gördükçe insanın göğsü kabarıyor. Yalnız olmadığımızı anlayan bir millet; bir güruhla birleşmeye başlıyor. Bu heyecan ve özveriyi ülkeyi daha yaşanılabilir, refah seviyesi yüksek, eğitim seviyesi gelişmiş ülkelerle yarışan bir devlet arzusu güden, bizlere bir araya getirmeye vesile oldunuz. Bir olduk ve ulaşılması gereken hedeflerimize hep birlikte cânı gönülden bir özveri ile çalışarak güzel yarınlara götüreceğiz. Dünya literatürüne damga vuracak bilimsel yayınlar yapabilme, şehirlerinizi Akıllı Şehir olgusuna altyapı olarak hazır hale getirebilme ve bilişim serüveninde takip etme değil, rol model olarak gösterilme amaçlarımız gerçekleştirme yolunda ilk adımı atmaktayız. Güzel bir gelecek inşa edebilmek için Dünya üzerinde kabul görmüş fikirleri kendimize ve ülkemize adapte edebilmemiz gerekir.Ve bir vatandaş olarak söylüyorum; Deva Partisi ülkemizin aydınlık yarınlarının mimarıdır. Güneşli yarınlar için hep birlikte; Demokrasi ve Atılım yolunda ilerleyeceğiz. Yolumuz uzun ve zor. Özveri ile çalışarak başarılmayacak hiçbir şey olamaz. Bütün aziz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için yolumuz, bahtımız açık olsun. Kısmetimiz ve bahtımız açık olsun. Sevgi ve Saygılarımla.

    25.05.2020 23:10

    Bu Yorumu Paylaş

  • MO

    Mert Can Odabaşı
    214

    Denizli , Yönetici

    Herkese Selamlar, Siyasete her ne kadar ilgim olsa da, Deva Partisi kurulana kadar herhangi bir partiye üye olmak veya bir siyasi mücadelenin içerisinde aktif rol alma isteğim olmamıştı. Parti kurulduktan sonra kurucuları, programı ve tüzüğü inceledim. Gördüm ki ilk defa ayrım yapmaksızın, sadece iyi insan olmak ve işini layıkıyla yapmak kıstası bulunduran bir yapı oluşturulmuş. O an partiye üye olmak için online formu doldurup başvurumu yaptım. Bunu çevremdeki insanlarla paylaştığımda, herkes kendi ideolojisinden yola çıkarak partiyi eleştirdi. Sonrasında gerek Genel Başkanımızın, gerek diğer yöneticilerin yaptığı röportajları, programımızı ve tüzüğümüzü çevremdekilerle paylaştım. Beni ve partiyi eleştirenlerin neredeyse tamamı, tutumunu değiştirerek parti hakkında daha fazla bilgi edinmek istediğini söylemeye başladılar. Hatta aralarında benden daha çok partiyi takip edenler bile var :) Benim sosyal çevrem ideolojik olarak homojen bir yapıya sahip değil. Solcusu, sağcısı, muhafazakarı, Türk'ü, Kürt'ü, Laz'ı vb. bir çok farklı kesimden insandan oluşuyor. Normalde asla yan yana gelmeyecek insanların bu parti çatısı altında kendilerinden bir şey bularak partiye sempati ile yaklaşması, bu partinin bir Türkiye partisi olduğunu ve herkesi kucaklayacak bir yapıya sahip olduğunun somut bir kanıtıdır. Bugüne kadar "83 Milyonun Umudu" klişesi pek çok parti tarafından, partileri destekleyenler tarafından kullanılmış olsa da ilk defa gerçek anlamıyla Partimizin bünyesinde hayat buluyor. İlk defa toplumun üzerinde uzlaşabileceği bir siyasi zemin hazırlanıyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin ortak gücü, ortak değeri Deva Partisinde hep beraber ülkemiz için mücadele verebilmek dileğiyle.

    11.06.2020 21:09

    Bu Yorumu Paylaş

  • DK

    Diyar Can Koç
    212

    Ankara , Öğrenci

    Sınavına saatler kalmış 18 Yaşında haksızlığa uğramış bir YKS öğrencisi olarak Sayın Babacan ve ekibine güvenim tamdır. Buraya birçok kez şahsi görüşlerimi yazmak durumunda kaldım ancak Bızım Z kuşağı olarak sizden arzumuz başkaları gibi bizi yok saymamanız aksine bizi desteklemenizdir. Bu eğitim sisteminin kurbanları olarak yeni bir eğitim sistemi istiyor yeni kurbanlar olsun istemiyoruz. Para ve siyasi ihtirasları değil İnsanı ve Ülkemizin müşterek geleceğini önceleyen bir sistem -DEVA Partisinin bizlere alternatif bir eğitim sistemi , vizyonu sunabilceğini düşünüyoruz -Özgürce konuşmak , yazmak , giyinmek istiyoruz -Gelecek ve İş kaygısından kurtulmak yabancı ülkelerin gençlerine gıpta ile bakmayı değil kendi ülkemizle gurur duymayı istiyoruz -En ama en önemlisi bizler dinlenmek saygı görmek istiyoruz. İnsanların geleceği ile oynuyorsanız onları dinlemek zorundasınız ama mevcut hükümet bunu yapmıyor bizi sadece seçim zamanı bir iki vaadle kandırılıp oyu alınacak kitle olarak görüyorlar... Kariyerimizde , iş hayatımızda kan bağımız değil Liyakat ve bilgimizin önemsenmesini istiyoruz Bize böyle bir Türkiye vereceğiniz konusunda size güvenimiz tam.

    26.06.2020 23:41

    Bu Yorumu Paylaş

  • ET

    Erdal Toprak
    198

    İzmir , İş İnsanı

    sayin ali babacan beyfendiyi akp döneminden beri sevgim saygim vardi çunki ben onun çok zeki ve adaletli durust olduguna hep inandim. bu gun açtigi yolda yaninda olmak benim icin buyuk bir onurdur.ben hdp secmeniyim daha önce belediye baskan adayi olmus bir kisiyim siyasette aktifim şimdi deva parti üyesiyim izmirde hdp cok calistim lakin bundan sonra sayin babacan icin ülkem icin adalet icin deva partisi icin calisacagim is adamiyim aile şirkettimi yönetmekteyim bana verilecek tum görevleri layikıyla yerine getirecegime emin olacaklar insallah allah yar ve yardimcimiz olsun. çunku adalet egitim saglik emniyet politik nerdeyse tüm kurumlari sarsildi yeniden inşah edecegiz herkese adalet herkesin vatini guzel ülkemiz icin ya allah ya bismillah dedik şukur her gun dahada gücluyuz

    20.07.2020 08:44

    Bu Yorumu Paylaş

  • HT

    Hakkı Tunç
    190

    Şırnak , İşletmeci

    Bütün güzel gönüller bir olmuş güzel kalbLi insanların bir arada oluşu bizi umutlandırıyor güzel günler yola çıkmış geliyorlar babacanla başkanımızla yürürüz bu güzel yolda hep beraber aslında herkesin söyleyeceği eşleri ben yazmıyacam ben sadece ırkcılıgın son bulduğu bir deva istiyorum her rengi güzeldir hepimiz aynı mahallenin insanlarıyız aslında kutlarım bütün deva arkadaşlarımı bir birimizi hissedelim içimizdeki çoçuk en değerli hazinemizdir

    02.06.2020 02:42

    Bu Yorumu Paylaş

  • M

    Muhammed Özdemir
    188

    İzmir , Denetçi

    Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi neresinden tutarsanız tutun elinizde kalan bir sistemdir. Bu sistemle ülke yönetilemez hale gelmiştir, dünya üzerinde görülmemiş nevi şahsına munhasır bir Türk tipi yönetim tarzıdır. Bu sistemle demokrasiyi yanyana koyamayız, bu sistem kendisiyle birlikte otokratikleşmeyide beraberinde getirmiştir. Kamu yönetiminde benimsenmiş bir çok ilkeylede ters düşmektedir örneğin kuvvetler ayrılığı ilkesi, idarenin bütünlüğü ilkesi, hesap verebilirlik ilkesi ve başka ilkelerle kurallar bütünü olan yeni yönetim tarzıyla bağdaşmamakla birlikte, merkezi yönetim ve yerinden yönetimler arasında otrokratikleşmenin getirdiği bir tıkanıklık durumu meydna gelmiş ve bir çok problemide beraberinde getirmiştir.Ben bu mevcut hükümet sistemiyle Türkiye’nin yönetilemeyeceğini düşünenlerdenim, bir an önce bu mevcut sistemin değiştirilip daha demokratik bir parlementer sistem veyahut dünya üzerinde uygulanmış ve başarıya ulaşılmış, yıllarca siyasilerin ağzında pelesenk olmuş muhasır medeniyetler seviyesine ulaşmış ülkelerden karlılaştırmalı yönetim yapılarak ve çok iyi analiz edilmiş Türkiyede uygulanabilirliği olan daha demokratik bir sistemin oluştırulaması gerektiğini, mevcut problemlere akla ve bilme dayanarak çözümler bulunması gerektiğini ifade eder saygılarımı sunarım…

    05.05.2020 09:20

    Bu Yorumu Paylaş

  • MD

    Mehmet Engin Doğan
    173

    Ankara , Yönetici

    Neden DEVA Partisi? *Güçlü bir yönetim kadrosu. *Bilim,akıl ve istişareden yana olunması. *Dürüst, şeffaf ve hesap verilebilir siyaset anlayışı *Demokrasinin amaç olması *Bireysel liyakata değer verilmesi *Rasyonel düşüncenin ortak payda da buluşması *Ötekileştirmenin ve kutuplaştırmanın son bulacağı inancımın olması *Önce İnsan denilmesi *Yasama, Yürütme, Yargı bağımsızlığının mutlak surette korunması *Bağımsız gazetecilik ilkesinin savunulması *Daima hakkın, hukukun ve adaletin savunulması *İç ve dış politikadaki siyaset açmazlarının ve çıkmazlarının bertaraf edilecek olması *Ekonomik gidişatın öngörülebilir olacağı *Yatırım kararlarının alınarak işsizlik sorununun kısa vadede çözüleceği *Satınlama gücününün artarak refah seviyesinin de yükseleceği

    10.05.2020 14:55

    Bu Yorumu Paylaş

  • AK

    Aydın Koçdaş
    165

    İstanbul , İşletmeci

    Merhaba öncelikle hayırlı olsun, başarılar, kolaylıklar diliyorum. Elimden geldiğince sayın genel başkanı ve çok değerli parti yetkililerinin haber program ve paylaşımlarını takip ediyorum, heyecan ve umut verici, ülkem adına tükenmişlik sendromu yaşarken çocuklarımız için mutlu hülyalara dalıyorum. Çok güzel idealler ve bazı ülkelerindeki yüksek standart özgürlük, adalet, demokrasi, hoşgörü, refah ölçütlerinden bahsediyorlar. Güzel, renkli bir ekip, temiz, nezih iyi niyetli farklı görüşlü insanlar. Tamda korkum burada ortaya çıkıyor. Bu ürünün Ortadoğu'da pazarı olur mu? biz böyle olmayı niyette söylemde istiyoruz ama iş fiiliyata gelince hiç bir kesim iyi örnek olamadı, nasılsınız öyle yönetilirsiniz. Ak parti de benzer idealler ile ortaya çıktı, bir müddet iyi bir sınav verdi ama sonrasında malûm, ben burada ak parti'nin toplumu değilde toplumun ak partiyi dönüştürdüğünü düşünüyorum, kötü dönüşüme çok açık olmaları ayrı bir konu. Burada iyi bir emniyet sistemi kurma gayretinizi görüyorum ama bu idealleri içselleştirmemiş bir teşkilat toplum sistemi aşmak için her zaman yol buluyor. Özellikle başka partilerden geleceklerin de mevcut hastalıkları taşıyarak deva değil de dert olmaları ayrı bir endişem. Diğer bir endişem ise siyeset finansmanı yaklaşımınızın realitesinin mümkün olup olmadığı. Bu endişelerimi ifade etmekle beraber sayın Babacan ve ekibinize güveniyorum, ideallerinizi paylaşıyorum. Elimizden geldiğince, ilkelerinizden ayrılmadığınız sürece destek olacağız, bir derde deva olabilirsek ne mutlu, yolunuz açık olsun.

    05.05.2020 00:19

    Bu Yorumu Paylaş

  • H

    Hakan Çelebi
    163

    Ankara , Mühendis

    Şimdi burda paylaştığımız görüşlerimiz nedeni ile hakkımızda soruşturma açılır mı? Hakaret yok, tehdit yok ama herkesin aklının ucundan da geçmiyor değil hani başıma bir iş gelir mi? Gelebilir. Düşünmek düşündüğünü söylemek hele bu güç sahiplerinin hoşuna gitmeyeceği şeyler ise olur mu olur İşte bu yüzden DEVa PArtisi. Sayın Ali Babacan iktidar olduğunda yapacağım ilk iş düşünce suçlularını serbest bırak olacak demiş. Düşünce suçlusu. Twit attın düşünce suçlusu, iki yorum yazdın düşünce suçlusu, alehte konuştun düşünce suçlusu. Eskiden bu düşünce suçluları kelli felli insanlardı hepimiz vay bee adam düşünceden içeride derdik bir ağırlığı olurdu. Yanlış anlaşılmasın şimdi Nazım amca, Ayşe nine, ergen Hüsnü, sen ben o düşünceden soruşturma geçirenler. Sebep twit attın. facede yazdın falan filan. Entellektüel bir toplum mu olduk. Yoksa artık dayanılmaz hal alan baskı, adalet yoksunluğu. adam kayırmaca, yandaşlık ekonomik olarak ezilmişlik toplumda dayanılmaz bir hal mi aldı? En ufak yazıda çizide soruşturma, dikkat etmek lazım DEVA gelecek düşünceler özgürleşecek inşallah.

    27.05.2020 15:16

    Bu Yorumu Paylaş

  • DK

    Diyar Can Koç
    161

    Ankara , Öğrenci

    Parti iletişim merkezi ve ilgili organlarına yazılarımızı okudukları ve mümkün mertebe cevap verdikleri için teşekkür ederiz. bir genç olarak ülke ile ilgili düşüncelerime cevap almak mutluluk verici. Bilmektesinizki bugün ekonomik sorunlar Sağlık sorunlarının dahi önüne geçmiştir Döviz rezervlerimiz eksi seviyeye düşmüşken dahi şapkayı öne alıp düşünmekten ziyade komplo teorileri üretmek üzüntü vericidir. Türkiyeyi bu kriz ortamından Serbest Piyasanın tabii kuralları kurtaracaktır polisiye önlemler değil 1)Bugün Türkiyenin en büyük sorunu Ehliyet ve Liyakatten uzak kadrolardır buna karşı akademik ve pratik eğitimi önceleyen kadrolar için ehliyet ve liyakat esasları belirlenmeli kadrolar buna göre atanmalıdır 2)Ülkemizde belediyeler ve türevi kamu kuruluşları hazır iş kapısı ve Parti finansman kurumları olarak görülmekte bu amaçla yapılan hareketler sonucunda aşırı borçlanma ve kötü yönetimin faturası yine Milletimizin vergilerine yansımaktadır Belediyeler hazır finans , iş kurumu olmaktan çıkarılmalı Mali disiplini önceleyen Populizmden uzak kurumlar haline getirilmelidir. Bunda en iyi model ingiliz modeli olacaktır Proje esaslı bütçe ve kısıtlı borçlanma ile ancak belediyeler kurtarılabilir ve bu kurtarma sırasına hizmetlerine devam edebilir 3) Türk ekonomisinin Finansman , Kötü yönetim gibi sorunlarının olmasının yanında Bürokratik sorunlarıda vardır bugün Türkiye Dünyanın en büyük ilk 20 ekonomisinde olmasına karşın Dünya bankası verilerine göre İş Yapma Kolaylığı İndeksinde ilk 50 de dahi değildir Ağır ve İşlevsiz bürokratik mevzuat ve yasalar kaldırılmalıdır her vatandaş özgürce yatırım yapabilmeli Hür Müteşebbislik öncelenmelidir 4) Merkez bankamızın bağımsızlığı yeniden garanti altına alınmalı Çağ dışı kural , mevzuat , politikalar terk edilmeli Türkiye hakettiği Dünya standartlarının üstüne çıkmalıdır 5) Çağ dışı vergi politikaları Tüketimi Dolayısıyla Üretim ve İstihdamı engellemektedir bu eksiklikleri önceleyen bir reforma ihtiyaç vardır -Bir genç

    09.05.2020 16:27

    Bu Yorumu Paylaş

  • SK

    Samet Kısaboyun
    158

    İstanbul , Öğrenci

    Bizlerin düşünce ve fikirlerini dikkate alıp dinlediğiniz için teşekkür ederim. Öncelikle DEVA Partisi'ne ve Başkanımız Ali Bey'e güvenim sonsuzdur. Türkiye'deki siyasetin şahsi çıkarlar dışında kullanılmadığı bir dönemde yaşadığımız aşikâr. Bunun artık değişmesini istiyorum. Ve sadece ben değil toplum bunu istiyor. Toplum her kesimiyle kutuplaşmış durumda. Bu durum insanların tüm yaşantısını da olumsuz etkilemekte. Kutuplaşmadan sıyrılarak bir bütün olarak düşünmek ve hareket etmek zorundayız. Biz yedi düvelin birleşip diz çöktürtemediği milletiz. Kötü yönetim ve yanlış siyaset yüzünden düştüğümüz bu zor zamanları dış güçler yalanlarıyla, özgür ifade hakkının elden alınması, iktidara bağlı olan medya ve sosyal medyaya getirilen kısıtlamalarla bizleri ayakta uyutmak isteselerde ben Türk İstikbalinin bir evladı olarak herşeyin farkında olduğumu ve bu otoriter anlayışa dur demek için yanınızda olduğumu belirtmek isterim. Ulu Önder Atatürk'ün ismini sadece oy için ağzına alanlardan olmamanızı istiyorum. İçinde bulunduğumuz kötü gidişatta dayancak iki dal buluyorum. Birincisi Ali Babaca'na olan inancım. İkincisi ise Gençliğe Hitabe'dir. Yolunuzun açık olması dileğiyle başarılar diliyorum DEVA Partisi.

    03.07.2020 15:30

    Bu Yorumu Paylaş

  • EG

    Elif Zahide Gök
    155

    İstanbul , Diğer

    Bugün bence devletimizin 3 temel sorunu bulunmaktadır. Diğer sorunların hepsi, dikkat ederseniz bu 3 temel sorun üzerinde şekillenmektedir. 1- Sosyal Adalet Bugün hangi partiye üye olursa olsun hiç kimse sosyal adaletten bahsedemiyor. Gelir dağılımı, görüş farklılıklarına tepkiler, partici/partili olma üstünlükleri, etnik ve siyasi ötekileştirme gibi sosyal adaleti ilgilendiren hiçbir konuda toplumsal bir mutabakat bulunmamaktır. Sosyal adalet olmadığı için, ülkemizde insanlar kutuplaşıyor, kutuplaşan insanların oy verme motivasyonları keskinleşiyor ve buna bağlı olarak oy isteyenler radikalleşiyor. Bu da gücü elinde tutanların demokrasiyi daha da askıya almasına yol açıyor. Ve ülkeyi felakete doğru sürüklüyor. 2- Ekonomi Ekonomiyi açıklarken bu hususta Türkiye’nin en önemli ismi olan Sayın Ali Babacan’ın partisindeki bir mecrada bunu dile getirdiğim için öncelikle haddimi mazur görünüz. Ancak ben bir devlet insanından çok, bir vatandaş olarak gördüklerimi burada açıklamak isterim. Bu sebeple gayet basit birkaç fikrimi arz edeceğim. Yıllardır ülkemizin bu kadar büyük bir pazara sahipken, neden üretime hiç önem vermediğini düşündüm. Sene 2007 yılı idi, Sayın Babacan bir radyo programına katılmış ve sorulara cevap veriyordu. O programı arayarak kendisine sorulmak üzere bir soru yazdırmıştım. Hatırlayacağını umuyorum. Demiştim ki; “Bugün ekonomik veriler iyi gösterse de cari açık git gide artarken ileride bu bize sorun yaratmayacak mı? Yani üretime neden yönelmiyoruz? “ Kendisi bu soruya o dönem şu cevabı vermişti; ”Biz şu an pastayı büyütmek adına hamleler yapıyoruz. Pasta büyüdüğünde üretime ayrılan pay da büyüyecek. Örneğin, şu an bir bahçe makasını biz üretmeye kalktığımızda maliyeti 4 TL iken, ithal ettiğimizde bize maliyeti 2 TL oluyor. Bu sebeple şu an kaynaklarımızı devletin büyümesi için kullanıyoruz. Ve bir adım sonraki hamlemizde üretimi canlandırmak olacak tabii ki” ...

    17.05.2020 01:33

    Bu Yorumu Paylaş

  • EG

    Elif Zahide Gök
    154

    İstanbul , Diğer

    Süreç şu şekilde ilerliyor; Ülkemizde doğu ile batı arasında çok ciddi kültürel ve eğitim seviyesi olarak farklar var, buna bağlı olarak beklentiler çok farklı ve bu beklentiler de siyasi partileri şekillendiren en önemli etmen olduğu için, doğudan oy alarak seçilen ve bu oylarla güçlenen herkes bu oyları aldığı bölgelerin beklentilerine uygun olarak, güçten zehirleniyor ve bu sefer diğer tarafın kültürüne, beklentilerine, seviyesine uygun olmayan bir tavır içine giriyor. (BKZ 2011 sonrası AK Parti) O halde sorun tek adam rejimi değil, eğitim sorunudur. Sorun Edirne’den Kars’a bu kadar farklı etnisite ve kültürdeki insanların bir potada buluşturulamama sorunudur. Mustafa Kemal Atatürk, Türk kimliğini tam bu noktada ön plana çıkarmak istedi. Ancak bunu çok başaramadı. Bunu din ile yapmaya çalışanlar bunu kısmen başardı. Ancak gelinen noktada Ak Partiyle beraber bu imkan da ortadan kalktı. (bkz. Genç nüfusun %42’sinin deist olması - Cumhurbaşkanının kendi açıkladığı rakam) O halde geriye ne kalıyor? Benim görüşüm; Geriye kalan tek değer Sağduyudur. Hissedenlerin Türklüğünü de, inananların dinini de içinde barındıran bir sağduyu. “Ben Türk değilim ama bir dakika burası bir Türk yurdudur” diyebilen bir sağduyu. “Ben Müslüman değilim ancak bir dakika bu yurdun dini islamdır” diyebilen bir sağduyu. İşte bu sağduyuyu veremediği ve git gide bu değerlerden uzaklaştırdığı için eğitim sistemimiz devletimizin en büyük sorunlarından bir tanesi bence. Bunu eğitimle nasıl çözeceğiz derseniz; Bunun da cevapları var. Ancak burada yazılamayacak kadar uzun. Şu kadarını söyleyeyim; Din, ahlak ve kültür, tarih, felsefe, mantık, hayat bilgisi, vatandaşlık gibi dersler bilim olmaktan çıkarak bir ideolojinin ürünü olarak ortaya çıktığı sürece biz sağduyuyu insanlara anlatamayız.

    17.05.2020 01:42

    Bu Yorumu Paylaş

  • H

    Hakan Çelebi
    154

    Ankara , Mühendis

    Öncelikle tüm milletimizin Ramazan Bayramını tebrik eder, nice bayramları özgür,herkese eşit mesafede, adaletli, demokratik, ayrıştırmanın olmadığı bir Türkiye'de kucaklaşmayı dilerim. "Korkma", diye başlar yüce İstiklal Marşımız. Sen de korkma arkadaş. Korku, saldirgan yapar, panik halidir. Sebebsiz yere bilinçsizce aniden şaşırmışlıkdır. Sen korkma arkadaş, korkanlar kuyruğu dik tutmaya çalıştıklarını belli ederler. 20 yıldan fazla korkuttular zaten. Şimdi bir panik kucaklama sevdası. Yersen. Aklın nerdeydi kırıp dökerken. Aklın nerdeydi böbürlenip, kibirlenirken. Aklın nerdeydi milletini kucaklayacağına siz biz, o bu diye ayrıştırıken. Sen korkma arkadaş, korkanlar belli. İyi bayramlar.

    24.05.2020 01:20

    Bu Yorumu Paylaş

  • EG

    Elif Zahide Gök
    149

    İstanbul , Diğer

    Öyle sanıyorum ki Ak parti ile fikri konuda ayrışmasının bir sebebi de, bu ekonomik hamlelerin devamında gereken şeylerin yapılmasına izin verilmediği içindi. Evet birinci sorunumuz üretim. Üretim sorunu olması ithalat zorunluluğu ile beraber dövize bağımlılığı da yanı başında getiriyor tabii ki. Ben öncelikle ülkemizin sayın Bakan D. Berat beyin açıkladığı, ancak bir türlü yapamadığı lokal paketler yerine, bir ekonomik reforma ihtiyacı olduğuna inanıyorum. Devlet şeffaflık politikasına geçmeli neyi var neyi yok şeffaf bir şekilde paylaşmalı, içeride ve dışarıda bulunan tüm paydaşlarından görüş alarak acil olarak bir eylem planı hazırlamalıdır. Bununla beraber Cumhurbaşkanı acil olarak merkez bankası üzerindeki oy kaygısı ile gerçekleştirdiği etkisine son vermelidir. Merkez bankası tüm dünyada olduğu gibi kuruluş disiplini olan özerk yapısına geri kavuşturulmalıdır. Dış borcun 400 milyar dolara yaklaştığı, sadece bu yıl ödememiz gereken 177 Milyar dolar borcumuzun olduğu ve bildiğimiz kadarıyla merkez bankamızın sadece 53.5 milyar dolar rezervi olduğu şu günlerde sadece tahvil ve bono ile dönemeyeceğimiz çok açıkken, elimizde satacak doğru düzgün Amerikan tahvilleri de kalmamışken, bununla beraber hem büyük faiz istediği, hem de iç işlerimize karışır da bazı yolsuzluklar ortaya çıkar diye İMF’den de para istemeyeceğimiz çok açıkken, Covid 19 sebebiyle bu sene beklediğimiz ve ülke bütçemizin % 24ünü oluşturan turizm gelirleri de olmayacağı belliyken, tek çaremizin yabancı yatırımcı olduğu sanıyorum aşikardır. Ee o halde yabancı yatırımcının gelmesi için sağlanması gereken güven ortamı neden hala hazırlanmıyor gerçekten merak içindeyim. İşte şeffaf yönetim bu bakımdan çok önemlidir. Ve eğer bu anlayış değişmezse ülkemizin çok daha kötü ekonomik buhranlara sürükleneceği kanaatindeyim.....

    17.05.2020 01:36

    Bu Yorumu Paylaş

  • YK

    Yunus Emre Köse
    140

    Kahramanmaraş , Yönetici

    Öncelikle Deva Hareketinin kuruluşunun ülkemize ve biz genç nesillere hayırlı olmasını diliyorum. Hareket diyorum çünkü bu oluşum bir siyasi partinin ötesinde ortak akıl hareketi olmalı genç ve dinamik insanların çoğunlukta olması da bunu gösteriyor. Ben üniversite mezunu işsiz bir vatandaşım. Benim üniversitede KYK dan kredi alan öğrencilerle ilgili önerim olacak. Üniversitede verilen kredilerin ödemeleri mezun olduktan iki yıl sonra değil de düzenli bir işe başladıktan bir yıl sonra herkesin kendi bütçesine göre ödeme planı yapılarak geri ödenmesi yapılmalı ben kredi almadım burs aldım fakat birçok öğrenci arkadaşımız mezun olduktan sonra kredi borcuyla karşı karşıya kalıyor işsizlik durumu da zaten ortada. Birde eğitimle ilgili önerim olacaktı eğitim kalitesini yükseltmek için eğitimci kalitesini yükseltmek gerek, bu konuyla ilgili öğretmenler beş yılda bir sınava ve mülakata alınarak kendilerini geliştirip güncel hayata uyum sağlayıp sağlayamadıkları evrensel eğitim kriterlerine adapte olup olmadıklarını kontrol ederek eğitimci kalitesi artırılarak eğitimde kalite artışı sağlanabilir ayrıca ilkokul eğitimindeki ders müfredatlarına: iletişim, diksiyon-hitabet, toplumsal ahlak kuralları dersleri eklenerek ve bu derslere ağırlık verilerek kaliteli insanlar yetiştirebiliriz. Ergenlik dönemindeki öğrencilere uzmanlar aracılığıyla cinsel eğitim ve gelişim dersleri ve seansları verilerek ilerleyen yaşlarda aile ve çevre etkisiyle önceden bastırılmış cinsel güdülerden doğacak cinsel taciz ve istismar olaylarının önüne geçilebilir. Umarım ülkemiz gençlerine ve çocuklarına yarınlarına sahip çıkar ve gerekli değeri gösterir. Saygılarımla.

    05.05.2020 06:07

    Bu Yorumu Paylaş

  • MD

    Mehmet Engin Doğan
    139

    Ankara , Yönetici

    Değerli yurttaşlarım ve DEVA Partisi gönüldaşlarım, Mübarek ramazan bayramınızı en kalbi duygularımla selamlıyorum. Milletine 'zillet' diyenlerden demokratik yaklaşımlar, aklın ve mantığın hizasında olan ifadeler ve rasyonel teşhisler beklenemez. Sonuç olarak çamur siyasetinin, sataşmaların ve iftiranın ardı arkası kesilmeyecektir. Ayrıca böylesine zor zamanlarda ve manevi huzurun arttığı şu günlerde AKP'nin ve MHP'nin bayramlaşmama ve selamlaşmama kararları mağlubiyet emaresi olmakla birlikte açık niyetlerinin de işaretidir. Söylemlerinin ve eylemlerinin farklı olması da istikbal yoksunluğunun açık tespitidir. Yaptıkları ve yapacakları devlet ve millet faydasına olmayacaktır; kendi koltuklarını koruma telaşına düşeceklerdir. Telaş ise hatalar silsilesini beraberinde getirecektir. DEVA Partisi'nin devleti ve milleti için tek başına iktidara yürüyeceğine yürekten inanmalıyız. Taşın altına elimizi değil, yüreğimizi koyma vaktidir. Yol uzun, güzergah kavi olacaktır. And olsun ki; DEVA vaktidir, Devlet ve Millet vaktidir.

    25.05.2020 22:43

    Bu Yorumu Paylaş

  • MD

    Mehmet Engin Doğan
    136

    Ankara , Yönetici

    DEVA Partisi programını okumanızı ve notlar almanızı tavsiye edeceğim. Ülkemizin ve milletimizin sorunsal açmazları için çözümler bulacaksınız. DEVA ile meydan okumaya hazırlıklı olalım.

    09.09.2020 17:29

    Bu Yorumu Paylaş

  • DK

    Diyar Can Koç
    134

    Ankara , Öğrenci

    Parti birim ve yönetiminin gençlere verdiği önem için teşekkür ederim. Bizi dikkate alan dinleyen fırsat veren ilk yapı sizsiniz Yazacağım sorunlarımızı çözeceğiniz konusunda itimadımız tam Bugün ülkemizin her şehrinde üniversite vardır ancak bu üniversitelerin yetkinlik ve niteliklerine dair olan şüphelerden ötürü kimse bu üniversitelere gitmek istememektedir Sizden talebimiz Üniversiteler konusunda Mali , Yasal reform ve destekleri sunup Üniversitelerimizi tabela , Beton üniversitesi olmaktan çıkarmanızdır Ülkemizde keyfi idare sonucunda neredeyse her dönemde birkaç kez eğitim sistemi değişmektedir Bugün herkesin yurtdışında okumak istemesinin nedenlerinden biride budur Kimse kuralları oyun esnasında değişen haksız bir maç oynamak istememektedir Sizden ricamız AB-Amerika standartlarında sürekli değişmeyecek iyi bir eğitim sistemi getirmenizdir Bugün Genç işsizliğin Cumhuriyet rekorunu kırdığı bir ortamdayız İşsiz kalan birçok akranımızın çoğu günlük geliriyle yaşamını sürdürenlerdi ve bunlar için neredeyse hiçbirşey yapılmadı Ülkemizde ILO standartlarında reformlar yapılmalı Genç işgücüde gerekli yasal düzenlemeler ve Fonlar ile güvenceye alınmalıdır. bunun yanında mesleki eğitimin yaygınlaştırılması ve kalifiyeleştirilmesi genç işgücünün imalat sektörünede aktif katılımını sağlayacaktır YÖK ve Üniversitelere giriş sisteminin değiştirilmesini istiyoruz bir insanın kaderini ve gelecek bir yılını 120-160 soru ve bir sınav belirlememelidir bu tarz bir sistem sadece üçüncü dünya ülkelerinde vardır Türkiye birinci dünyada yerini alacaksa Uluslarası standartların üstünde Öğrencilerini koruyan inovatif bir sistem geliştirmelidir Soğuk Savaş döneminden kalma bir anlayışı kabul edemeyiz Baskı değil söz hakkı istiyoruz cezaevi tehditleriyle korkutulmak yazdıklarımız düşündüklerimiz için yargılanmak istemiyoruz Hepimizin ortak bir Türkiye İdeali var bu ideal uğruna ilgili komisyonlar uygun görürse gençlik kollarında görev almak isterim

    10.05.2020 15:29

    Bu Yorumu Paylaş

  • H

    Hakan Çelebi
    134

    Ankara , Mühendis

    Bu DEVA' da çok oluyor artık. İktidar ve yandaşlarının son günlerde bu cümleyi çok sık söylediklerine eminim. Baksanıza saldırıya, sert yakışıksız söylemlere başladılar. Bir küçük görme edaları bir umursamama halleri. DEVA Partisi' ne olan yoğun ilgi telaşa sebep oldu anlaşılan. Her derde DEVA olacak diye korktular sanırım. Hemen Bizans oyunları ayyuka çıktı. Nasıl engelleriz? Grup kurmasınlar. Nasıl engelleriz?Seçime girmesinler, giremesinler. Yasak koyalım, korkutalım, saldıralım, haysiyet cellatlığı yapalım, güç bizde iktidar bizde diye düşünseler de ne demişler "Böbürlenme padişahım senden büyük Allah var" ve onun planı ve hesabı üzerine plan da hesap da karar da yoktur.

    27.05.2020 14:46

    Bu Yorumu Paylaş

  • ST

    Serkan Terzi
    132

    İstanbul , Yönetici

    Sene 1996-1997 ,Lise ogrencisiyim. Ders: Edebiyat,Hocamiz sinifa girdi dedi ki cocuklar bugun ''Dusunce ve ifade ozgurlugu'' uzerine bir kompozisyon yazmanizi istiyorum,sonraki ders de herkes bunu okuyacak. Herkes kompozisyonunu yazdi,sonraki ders tek tek okumaya basladik,yazilarda hemen hemen ortak ozellik herkesin ifade ozgurlugundeki kisitlamaya tepkisini dile getirmesi olmustu ama beni hala bugun etkileyen neydi biliyor musunuz? Neredeyse butun kompozisyonlarin sonunda ayni cumlenin olmasiydi '''' Bu yaziyi yazdigim icin belki benim icin de sorusturma acilabilir ve hapse girebilirim"".... O Gun gercekten cok uzuldugum birgundu,yurttaslarin buyuk cogunlugunun ayni seyleri dusundugu bir ulkede degismeyen bir kader sarmisti her yani. Sene 2005-2006 Siyasal Bilgiler Fakultesinde ogrenciyim,ulke degisiyor,yeni yasalar cikiyor,liberal politikalar,ifade ozgurlugunun onundeki engeller kalkiyordu,gun gun saat saat o kadar buyuk bir zevkle izliyordumki,O gunlerde siyaset gundemini,Sayin Genel Baskanimiz o yillarda AB Basmuzakerecisi ve Devlet Bakani biz de AB Hukuku dersindeyiz tek tek takip ediyoruz muktesabata uyum yasalarini...,O gunleri, O degisim gunlerini hatirlayinca bir bahar gunu dag manzarasi karsisinda ormandan akan bir hava vardir ya,ilik ilik ve cok ferah,onu icinize cekersiniz aynen oyle hissediyorum. Sene 2020,ilerlemelerin gerilemeye donustugune taniklik etmenin huznu icindeyim, en kotu yani su ki:Lise yillarindaki o karanlik hava yeniden hakim,yine ''Gencler'' benzer cumleler kuruyor...Sarkilarda,videolarda,dijital platformlarda o kadar yaratici elestiriler var ki,hayran olmamak elde degil.Seneler sonra,benzer durumlar icinde hissetmek gercekten uzucu Ancak yine umut doluyum biliyorum ki birgun yine,yeniden kompozisiyonlardaki o son cumle degisecek adi UMUT olacak. Ozgurluk ve Adaletin hakim oldugu,dusuncelerin saygi ve hosgoru icerisinde,asla baski veya siddete donusmeden tartisildigi bir ulke istemekten hic vazgecmeyecegim. Umutlarla Kalalim

    02.06.2020 14:02

    Bu Yorumu Paylaş

  • MD

    Mehmet Engin Doğan
    129

    Ankara , Yönetici

    Yaramızda Kalmışsın Adalet 2000 yıl öncesinde de adalet aranıyordu; 2000 yıl sonrasında da adalet aranıyor. Günümüzün adalet anlayışı ile geçmişin adalet anlayışı arasında fark var mıdır? Değişmeyen ve baki kalan, adaleti sağlamak uğruna verilen mücadelelerdir. Dört ilahi kitabın manası her şart altında mutlaka adaletin tecelli etmesidir. Devlet nizamdır, intizamdır; adalet ise onun nişanesidir. Adalet tavırdır, davranıştır, hükümlerde doğru olmaktır. Adalet herkese ait olanı ve payına düşeni vermektir. Adalet, hakkı olana hakkını vermektir. İslamiyetin adalet anlayışına verdiği önem unutulmaktadır. Yargılama esnasında hakikatin araştırılması unutulmaktadır. Kul hakkına riayetsizlik ayyuka çıkmaktadır. Hiçbir insanı sevmek zorunda değilsiniz; ancak saygı duymak zorundasınız. Hiçbir millet siyasetin, partilerin ve siyasetçilerin oyuncağı olarak görülemez. Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesillerin yetiştirilmesi elzemdir. Vicdanı kör ve sağır olanların ne adaleti olur ne de yönetme becerisi olur. Hükümdar bile olsan hukuka aykırı hiçbir şeyi emredemezsin. " İnsansız adalet olmaz. Adaletsiz insan olur mu? Olur, olmaz olur mu! Ama, olmaz olsun. " Özdemir Asaf

    09.08.2020 14:56

    Bu Yorumu Paylaş

  • H

    Hakan Çelebi
    128

    Ankara , Mühendis

    Artık banka yönetim kurulu toplantılarında ekonomi ile ilgili kararlar almak yerine serbest ya da grekoromen stilde güreş müsabakaları düzenlenecekmiş. Olacağı buydu, ekonomi tepe taklak, bayır aşağı yuvarlanır. Kamu bankaların yönetim kurulu güreşte pes doğrusu. Sayın Alı Babacan anlatıyor işini iyi yapan liyakat sahibi, dürüst insanlarla çalışacağız daha ne olsun. daha ne desin. Merkez başkanı başkanını da mindere bekliyoruz. O güreşsin, güreşçi banka yönetsin. Böyle bir zihniyete hangi yatırımcı güvenir. Yabancı yatırımcı gelir mi? Banka yönetim kurulu güreşçi, simitçi, kahveci, gazozcu Şinanay yavrum şinanay.

    14.06.2020 22:37

    Bu Yorumu Paylaş

  • MD

    Mehmet Engin Doğan
    126

    Ankara , Yönetici

    Siyasetin yüzü gülüyor...Ne güzel! Tebessümlerin çerçevelediği cümleler umutlarımın ömrünü uzatıyor.

    18.06.2020 22:04

    Bu Yorumu Paylaş

  • EG

    Elif Zahide Gök
    126

    İstanbul , Diğer

    3-Eğitim Bu noktada bir gerçeği ortaya koyarak başlamak isterim. Batıda bilhassa Rönesans ve Reform hareketlerinden itibaren daha bireyci, daha özgür ve daha bağımsız bir anlayışın hakim olduğunu görürsünüz. Buna karşın doğu toplumlarında; biat eden, daha toplumcu, iradesini bir gücün eline bırakmış ve motivasyon olarak elindekiyle yetinmeyi gören, ‘’mutluluk içimizde’’ gibi sözler kullanan insanlar görürsünüz. Kısacası batı,motivasyonunu dışa açılmak, dünyayı gezmek, tanımak ve gelişmek, hep fazlasını başarmayı istemek yolunda kullanırken, doğu bunu bir iradeye teslim olmak,meditasyonlarla içine kapanmak, tedbirsiz tevekkülle hareket etmek, elindekiyle yetinmek ve dışa kapanmak olarak görüyor. Evet bir doğu toplumu değiliz ancak nüfus yoğunluğu doğuda olması hasebiyle oyunu genelde doğudan alan partilerin yönettiği bir ülkeyiz. Dolayısıyla devletimiz Mustafa Kemal Atatürk hatta daha öncesi 2. Mahmut dönemindeki ıslahatlardan beri bu iki karakter arasında gidip gelmekte. Ekonomimizin Sultan 2. Mahmut döneminde batıya tam olarak bağımlı hale gelmesinin ardından batılı olma çabalarımız başlamıştır. O günden bugüne bir türlü ne doğulu kalabildik, ne de çok uğraşsak da batılı olabildik. Her ne kadar Mustafa Kemal Atatürk batılılaşma hareketleri adı altında bazı önlemler alsa da bugün geldiğimiz noktada o önlemlerin işe yaramadığını ve ülkemizin doğusu ile batısı arasında çok ciddi bir fark olduğunu hepimiz görüyoruzdur. Şimdi hal böyle iken tek adamlık rejimini eleştireceksek, bunun sosyolojik boyutunu da ele almamız gerektiğine inanıyorum. Bir yandan bunu isteyen ve kabul eden sayısı azımsanmayacak insanların da olduğu bilinmelidir. Süreç şu şekilde ilerliyor;...

    17.05.2020 01:41

    Bu Yorumu Paylaş

  • YY

    Yunus Yıldız
    119

    İstanbul , İşletmeci

    Hayırlı akşamlar herkese..Biraz ülkemizin genel ekonomik koşullarından bahsedelim..Cuma günü kapanış itibariyle Türkiye’nin 5 yıllık CDS leri 643.15 seviyesinde..Çok değil 2015 yılında 150 civarı seviyelerdeydi bu rakam.Cds nedir diye sorarsak amiyane tabir ile ülkenin kasko prim bedeli..Evet ülkenin bir diğer ekonomik göstergesi olan Borsa İstanbula bakarsak ise dolar bazında 13800’lü seviyeleri görüyoruz.Bu seviye tam 11 yıl önceki seviye ile aynı yani Mayıs 2009 tarihine dönersek Borsa İstanbul dolar bazında 13800 lü rakamlarda idi.Bir ülkenin ekonomisinin iyi olduğunu gösteren en önemli şeylerden birisi ise sıcak para yani yabancı yatırımdır.Borsa İstanbulda yabancı oranı ise şu sıralar %55 civarında..En son bu orana ise 2005 yılında düşmüşüz sonrasında ise hep ortalama olarak %70 civarıdır.Yani yabancı yatırımcı ülkemizden yatırımlarını çekiyor parasını alıyor..Hemde dövize en çok ihtiyacımız olan şu dönemde..Döviz demişken döviz bir ülkedeki ekonominin tansiyonudur belli bir oranda seyretmelidir ne çok fazla düşük ne çok yüksek..Ancak onu şuan burda değerlendiremiyceğim maalesef. Çünkü bu artık kanunen yasak ve suç teşkil ediyor..Umarım dövizin düşmesinde onu konuşmamak tartışmamak yorumlamamak bir çözüm olur ve sorunu çözeriz.Ben sıaradan bir vatandaş olarak baktığımda bunları çok rahat görebiliyorum çok geç olmadanda herkes görecektir umarım..Yakın zamanda bu konularda yasaklanmadan fikirlerimi paylaşayım dedim sanırım böyle giderse bunlarıda konuşmak suç oluşuracak..Rakamlar yalan söylemez herşey açık ve net ortada..Çözüm ise gerçekten Sayın ALİ BABACAN olduğuna inanıyorum ..Daha önce başardı tekrar başaracaktır..

    10.05.2020 01:19

    Bu Yorumu Paylaş

  • MD

    Mehmet Engin Doğan
    114

    Ankara , Yönetici

    19 Mayıs 1919 Kutlu olsun, daim olsun... Saygılarımla, + Kuva-yı Milliye ruhudur bitmek bilmeyen vatan sevgisi, + Devlet ve Millet şiarıdır Gazi Mustafa Kemal Atatürk. + Düşünme vaktidir, + Söyleme vaktidir, + Yazma vaktidir, + Mücadele vaktidir, + Çalışma vaktidir, + İstişare vaktidir, + Dürüstlük vaktidir, + Karşılıklı saygı vaktidir, + Eşitlik vaktidir, + Ahlaklı kalabilmek vaktidir, + Hakkın, hukukun, adaletin ve demokrasinin savunulması vaktidir, + Bağımsızlık vaktidir, + Ebede kadar İstikbal ve istiklal vaktidir, Gazi Mustafa Kemal Atatürk... 🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷 * DEVA vakti yakındır. And olsun ki, Devlet ve Millet vaktidir.

    19.05.2020 18:39

    Bu Yorumu Paylaş

  • EG

    Evren Gönen
    112

    Bilecik , Öğrenci

    Sayın Ali Babacan ve DEVA Partisi yetkilileri, Öncelikle DEVA Partisi'nin kuruluşunun ülkemize hayırlı olmasını ve huzur getirmesini temenni ediyorum. 22 yaşında bir öğrenci olarak naçizane gözlemlerimi ve fikirlerimi ileteceğim. 1 - Öncelikle siyasetin her ne kadar aktif icraat ile yapıldığı söylense de söylem çok önemlidir. Sn. Ali Babacan'ın parti kurulma süreciyle ilgili söylemlerinde birkaç behis görmekteyim. İlk olarak fazlaca " biz çok meşgul insanlarız, hepimiz zaten çok yoğunuz, kendi işimizi gücümüz var" söyleminin kitlelerde güven duygusunu aşılamada sorun yaratacağını düşünmekteyim. Sanki zorla bir siyasi parti kurulmuş imajı oluşuyor. Bu konuda dikkat etmelisiniz. İkinci husus ise olası bir seçim başarısızlığından sonra tamamen işlevsiz olacak bir siyasi parti imajı çizilmiş durumda. Bu sebeple seçmene geçmişteki başarılı faaliyetlerle umut aşılarken bunun dayanağını ve geçici bir rüzgar olmadığını belirtmelisiniz. 2 - Parti programında önde gelen konular özgürlük ve demokrasi. Sn. Ali Babacan'ın kendisine sorulan sorulara daha iyi hazırlanmasını bekliyorum ve açık-net olacak şekilde cevapları iletmeli. Çünkü özellikle genç kitlede bir bastırılmışlık bulunuyor ve nerdeyse herkeste oto-sansür oluşmuş durumda. Bu atmosferde Sn. Ali Babacan'ın tüm cevapları çok net,çok açık ve korkusuzca söylemesini bekliyorum. Hamasete gerek kalmadan sadelik,netlik. Gençlik bunu istiyor. 3 - Ülkemizin en temel sorunlarından biri de işşizliktir. Parti programına baktığımda işsizlik konusunda detaylı açıklama yapılmamış. Ekonominin güven ve hukuk ile yükseleceğini artık çoğu kişi biliyor ve bu açıklama her ne kadar işin temelini anlatsa da geleceğe dair herhangi bir faaliyet belirtmiyor. 4 - Eğitim konusunda fikirlerinizi tam gelişmemiş buluyorum. İlkokul ve ortaokul matematik yarışmalarında ülke sıralamamız vahim durumdadır. Sayıca fazla fakat nitelik olarak noksan üniversitelerimiz hakkındaki fikirlerinizi ve hayallerinizi dinlemek isterim. Saygılarımla,

    26.05.2020 02:05

    Bu Yorumu Paylaş

  • KG

    Kamil Savaş Günbeyaz
    102

    Kocaeli , Mimar

    Tüm okuyucuları sevgi, saygı ve hürmet ile selamlarım… Öncelikle; bizlere özgür ve bağımsız bir vatan bırakmak için hiç bir karşılık beklemeden sevdiklerini ve canlarını bir kenara bırakıp vatan mücadelesi veren başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına, bu vatanın büyümesi ve gelişmesi için taş üstüne taş koyan bugün hayatta olmayan memleket sevdalılarına ve son zamanlarda dünyada ve memleketimizde yaşanan Covid-19 küresel salgında yaşamlarını yitiren tüm vatandaşlarımıza Allahtan rahmet dilerim. Demokrasi ve Atılım için çıkmış olduğunuz bu meşakkatli zorlu yolda başarılarınızı canı gönülden desteklediğimi ve oluşan bu hareketin bir parçası içinde olmanın heyecanını içimde yaşamakta olduğumu belirtmek isterim… Zor bir dönemden geçtiğimiz bu günlerde, şimdi birlik ve beraberlik olma vaktidir. Bu yüzden tüm toplumu kucaklayan, ötekileştirmeyen ve ayrışma yapmadan hep beraber gelecek kuşaklara güçlü bir memleket bırakmak için belki de şu an birlik ve beraberliği sağlamak için daha fazla canla başla çalışmak olduğunu düşünenlerdenim. Dileğim ve arzum; Bu güzel memleketimiz içinde yaşayan tüm insanların, birinin diğerine egemenliği olmadan hak ve özgürlükler içerisinde demokrasi sınırları içinde geleceğinden endişe duymadan herkesin bir arada iyi bir hayat içerisinde yaşamasıdır. Geçmişi ve bugün yaşananları değerlendirdiğimizde, Demokrasi ve Atılım için çıkılan bu yolda şimdi yeni bir heyecan ve sayfa açma vakti gelmiş olduğudur. Benim de bu harekette bir nebze katkım olabilirse ne mutlu. İnanıyorum ki; şu an bu düşüncede bulunan birçok insanla bu paydaş içinde olduğumuzu tahmin ediyorum. Yarınların bugünden çok daha iyi bir gelecek olduğunu inanan memleket sevdalılarını bu inanç içinde bir araya gelmesidir. Bu duygu ve düşünceler içerisinde olup, herkese sevgi ve saygılarımı sunar vatan ve millet adına hayırlı olmasını dilerim… Mimar Kamil Savaş Günbeyaz

    05.05.2020 09:54

    Bu Yorumu Paylaş

  • MD

    Mehmet Engin Doğan
    101

    Ankara , Yönetici

    Stratejik Düşünme Gerçeği * Hayalperestliğe ve öngörüsüzlüğe mani olmaktır. * Nakdi ve beşeri sermayenizi doğru zamanda ve uygun zeminde verimli bir şekilde kullanabilmektir. * İş hayatınızda, kendi politikanızda ve günlük yaşamınızda duygusal zekanızı kaybetmeden, aklın ve mantığın hizasından da ayrılmadan tamamen rasyonel değerlendirmeler ile kararlar alabilmektir. * Unutmayınız ki ; gerçek, siz inanmaktan vazgeçseniz de değişmeyen şeydir.

    23.05.2020 12:53

    Bu Yorumu Paylaş

  • SE

    Selçuk Eşiyok
    100

    İstanbul , İşletmeci

    Öncelikle herkese hayırlı ramazanlar. inşALLAH Dertlerimize DEVA olun. Ümitlerimizi boşa çıkarmayın zira bu milletin artık sabrı kalmadı. Yeni bir siyaset anlayışı getirmeniz ümidiyle... Herkesi kucaklayan, herkese saygı gösteren, her kimliğe, her inanca saygı gösteren bir siyaset anlayışı… Ayrıştırmayan, bölmeyen, bir arada huzur içerisinde yaşayacağımızı garanti eden "ÖZGÜR BİR TÜRKİYE" istiyoruz. Biz kul hakkı yemeyiz deyip, KUL HAKKI yiyen, siyaset yaparken halkı düşünürüz, deyip HALKI DÜŞÜNMEYEN, Bu memlekette hiçbir ailenin yoksulluk çekmesini istemeyiz deyip, HALKI YOKSULLUĞA TERKEDEN, bir anlayışla değilde, Evlerde tencerenin kaynadığı, Hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye’yi inşaa etmeniz ümidiyle.... Hasılı Herkesin huzur içerisinde yaşaması ve kazanması , Çiftçinin, esnafın, sanayicinin, yani alın teri dökenin kazanmasını istiyorum. Rantçının, faizcinin, tefecinin değil, üretenin kazandığı bir TÜRKİYE... olması temennisiyle. ALLAH YARDIMCINIZ OLSUN.

    07.05.2020 16:37

    Bu Yorumu Paylaş

  • MD

    Mehmet Engin Doğan
    98

    Ankara , Yönetici

    Dalkavukların bolluğundan ve liyakatsızların çokluğundan başka neyi kaldı memleketimizin? Yazıktır.... Günahtır... Ayıptır...

    14.06.2020 10:49

    Bu Yorumu Paylaş

  • HG

    Hasan Güder
    94

    Hatay , Esnaf

    Hoşgörü ve medeniyetlerin beşiğin den selam olsun.Demokrasi adına en büyük atılım DEVA partisini kurmakla başladınız.Adaletin,güvenin ,ve ekonominin teminatı olan görüş şiarıyla bütünleşen bir oluşumu canı gönülden taktir ve tebrik ediyorum .Korkunun bize sunacağı tedirginlikten başka bişey degildir.Oysa cesaret güvenin teminatı olan doğru yolda ilerlemeyi saglar.Bizler dogru bildigimiz hz. ömerin adeleti fatih sultan mehmet han cesaretinden ayırma.

    04.05.2020 09:59

    Bu Yorumu Paylaş

  • MD

    Mehmet Engin Doğan
    92

    Ankara , Yönetici

    Ülkemdeki mevcut durumun tek cümlelik özeti: Adalet yoldan çıkarsa, işin nerelere varacağını tahmin edemezsiniz.

    15.06.2020 20:02

    Bu Yorumu Paylaş

  • EY

    Erhan Yüksel
    92

    Batman , Teknik Eleman

    Merhaba , Allah yolunuzu ve bahtınızı daima açık etsin. öncelikle ülkenin derdine DEVA olacağın(M)ızı ümit ediyorum. Maalesef günümüzün siyaset durumu ortada DEVA partisinin çok farklı bir vizyon takip etmesini gerektiğini düşünüyorum. en başta sizden olmayanların ötekileştirilmediği , tutuklanmadığı veya dışlanmadığı bir parti olmanız en büyük dileğimdir. Dini , Dili , Irkına bakılmadan , düşüncesi , fikri ayrıştırılmadan herkese kucak açılması ümidi...

    23.05.2020 00:23

    Bu Yorumu Paylaş

  • KS

    Kürşat Sezgin
    87

    Ankara , Yönetici

    Ramazan Bayramınızi kutlar, Sağlık ve huzurla geçireceğiniz nice bayramlar dilerim. Kürşat Sezgin

    23.05.2020 16:05

    Bu Yorumu Paylaş

  • OT

    Onur T
    87

    İstanbul , Mühendis

    Ilk oy vermeye basladigim gunden beri CHP'ye oy verdim. Ali Babacan, hatalari olmasina ragmen dogrulari konustu takip ettigim kadariyla. AKP icerisindeyken yapilanlari "iceride olan, iceride kalir" seklinde toparlamak maalesef mumkun degil. Ali Babacan da tipki tum diger siyasetciler gibi, halka hizmet etmek amaciyla milletvekili secilmis ve bu gorevlere gelmisti. Herkes gibi, kendisi de partisinden once hizmet icin yemin ettigi halkina karsi sorumludur. Yaptigi hatalari "iceriden duzeltmeye calistim" demek yerine, acikca belirtmesi ve ozur dilemesi gerekiyor. Turk halki dinamik bir parti kadar, ozur dilemesini ve hatasini kabul edebilen insanlara da ihtiyac duyuyor. Kendisinin durustlugune, iyi niyetine inandim. Yurt disinda yasiyor ve calisiyorum. Eger ulkeye faydali olacak, yozlasmayi, kutuplasmayi onlemek icin caba gostereceklerse, en cok inandigim partiye, ekibine guvendigim parti ve adaya oy verecegim. Lutfen verdiginiz sozleri tutun, yozlasmaya, haksizliga, hukuksuzluga musade etmeyin ve lutfen bulundugunuz mevkilere onlarca yil yapismayin.

    29.05.2020 02:00

    Bu Yorumu Paylaş

  • OC

    Osman Coşkun
    72

    Diyarbakır , Hukukçu

    Bir ÇİN atasözü der ki : Değişim rüzgarı estiğinde aptallar duvar örer, akıllılar yel değirmeni yapar. Sayın Ali Babacan Türkiye için yel değirmenleri kuruyor... Rüzgarı da deva partisi estiriyor. Bu rüzgara direnmek geleceği görmemek olur. Ülkemizi yarınlara taşımak ancak şuur seviyesi yüksek kimselerin maharetli elleriyle olacaktır. Köhne zihniyetlerden ülkemize fayda gelmeyeceği gün gibi aşikardır. Bu rüzgar başka rüzgar. Yolun açıktır ve açık olmaya devam etsin DEVA.

    16.06.2020 23:01

    Bu Yorumu Paylaş

  • MT

    Muhammed Tarık
    71

    Mardin , Hukukçu

    Merhaba daha öncede yazmistim, partinin kadınlar konusundaki yaklaşımı pozitif ayrımcılığı fazla miktarda yapıyor, bugün dünyada ve Türkiye'de buna ihtiyacin olmadığını düsünüyorum, zira toplum hayatının temeli aileye, ailede anneye dayanir. Annelik hakikaten çok degerli ve önemli hatta çok yüksek bir mertebedir. Bizim kadınları tıpkı erkeklere yaptığımız gibi serbest hür iradelerine bırakıp çalışma hayatına teşviği bırakmamız gerekiyor. Zira şu teşviğin toplumdaki psikolojik karşılığı evin, ev hanımı olmanın, annelligin düşük bir profil oldugunu düsünmenizden kaynaklaniyor, yani sıkıntı biz erkeklerin zihin dünyamizda. Lafı uzatmayalim ben kadınların önünü kapatın demiyorum fakat pozitif ayrımcılık yapılmasına gerek olmadigini düsünüyorum. Bu yazıdaki temel amacım başta ev hanımı olan annem olmak üzere tüm annelere olan muhabbet ve hürmetimdendir yanlış anlaşılmak istememem, zira annelerimiz üniversite mezunu olmasa da bizim icin çok değerlidir ve dünyanın en kutsal mesleği olan annelikle bütün zamanını çocuğuna sarfedecek kadar fedekardirlar.

    08.07.2020 05:43

    Bu Yorumu Paylaş

  • GS

    Gece Soylu
    69

    İstanbul , Mühendis

    "Herkesi kucaklamak" kötü şeyler çağrıştırsa da yeni dönem siyasetçilerinde sevdiğim sözlerden oldu. İstanbul yönetimi için seçilen Ekrem İmamoğlu. Şimdi de Türkiye yönetimi için Deva. Benim siyasi görüşümü bir veri tabanına almak isterseniz: Sosyal demokrat. Sizden vatandaş olarak bir dizi ricam olacak: Seçildiğiniz zaman tüzüğünüzde; dediğiniz gibi özgürlükçü, birleştirici, adil, şeffaf, yenilikçi gibi insani özellikleri bulundurmaya devam etmeniz. Atatürk ilkelerine bağlı olmanız. Güven ve yardıma gerçekten ihtiyacımız var "halk" olarak. Çözülmesi gereken çok sorunumuz ve gelişmemiz gereken çok alan var. Biliyorsunuz. Umarım bütün sorunları çözersiniz ve ülkeyi daha da ileriye taşırsınız, iyi çalışmalar...

    03.07.2020 16:58

    Bu Yorumu Paylaş

  • KC

    Kasım Canpolat
    68

    Antalya , İşletmeci

    Öncelikle sizlere başarılar diliyorum.ve artık bir umudumuz var diyoruz.çünkü ali babacan bizim beğenimizi yani kürtler olarak almıştır herzaman. Son zamanlarda Mustafa yeneroğlu nun ak partide ki demokrasi ve özgürlük çıkışları saygı ve sevgimizi almıştır .İş icabı daha çok avrupalılarla muhatap oluyorum.yaklaşık 25 senedir avrupalılar la çalışıyorum.saygıyı, sevgiyi , insanlığı , zengin fakir demeden insana değer vermeyi, insanları dinlemeyi,israfı, eşitliği ,hak hukuku ve sayamadığım çok şeyi onlardan öğrendim. müslümanın Kürdüm demokratım.ama din dil ırk ve cinsiyet ayırımı yapmadan her insana karşı saygılıyız. Bunu da sizin partinizden böyle istiyoruz. 83 milyon insani kapsayacak yeni bir anayasa istiyoruz. Kişiler gelip geçiçi ama yasaların kalıcı olmasını istiyoruz. Örneğin Nasıl ki almanya-da bir başbakan bir muhtarın işine karışmıyorsa.Yasalar herkese eşit olmasını istiyoruz.Kin nefret ve kan üzerinden siyaset istemiyoruz . Düşünce özgürlüğünü istiyoruz. Herkes herkesi eleştirmeli kimseye zarar vermediği takdirde. İnsanlar siyası düşünce ve tercihlerinden dolayı cezaevlerinde olmasını istemiyoruz. Tekçi bir anlayış istemiyoruz. Demokrasi istiyoruz. özgürlük istiyoruz. İnsanlar birbirilerine din ırk cinsiyet siyasi görüş nedeniyle düşman gözüyle bakmasını istemiyoruz.

    27.05.2020 08:05

    Bu Yorumu Paylaş

  • SA

    Savaş Aras
    67

    İstanbul , Mühendis

    Öncellikle herkese sağlıklı ve mutlu haftasonları diliyorum. Ülkemizin ve tüm dünyanın hem sağlık hemde ekonomik olarak icerisende geçtiği bu zor zamanda; cesur, liyakatli, tertemiz geçmişi olan, donanımlı bir o kadar da enerjik, güleryüzlü ve toplumu germeden tüm insanlara eşit mesafede duran, adalet ve özgürlüklere vurgu yapan sayın Ali Babacan ve 90 kişilik pırıl pırıl yöneticilere böyle bir parti kurdukları için teşekkürlerimi hürmetlerimi arz ederim. Türkiyede adalet yaralı, hak ve özgürlükler kısıtlanıyor, liyakat yok oluyor- sadakat aranıyor, ekonomi felç durumda, insanlar üzerinde korku iklimi oluşturuluyor, eğitim yazboz tahtasına dönmüş durumda, dünya ile entegrasyon sıfırlanmış vaziyette, dışa kapalı, avrupa ile uyum süreci rafa kalkmış durumda, medya da özgürlükler kalmadı, herşey tek merkezden yönetilmeye çalışılıyor. Daha burada sayamayacagimiz onlarca sorunlar ile boğuşuyor hale gelindi. Tabir-i caiz ise tüm bu soruları vagona benzetirsek bütün vagonlar birbirine çarpıyor ve tren adeta raydan çıkmak üzere maalesef. Böylesi bir iklimde sorumluluk alıp ve cesaret gösterip DEVA partisini kurduğunuz için tekrar teşekkür eder ve müteşekkiriz sizlere. Şu an tüm turkiye bu yukarda bahsettiğimiz sorunları DEVA nın kadrolarının çözeceğine yürekten inanıyor ve inanmak istiyor. Çünkü; siyaset kirletilmiş, itibarsizlastirilmis ve kutuplaştırılmış bir hale gelmiştir. Insanlarımız artık siyasetin dilinin, üslubunun ve renginin değişmesini arzu etmektedir. Maalesef mevcut siyasilerin bir çoğu Siyaseti bir meslek ve rant kapısı haline getirmişlerdir. Oysa siyaset; Ülkenin insanların sorunlarını çözüp halkın katılımını sağlamak ve refah seviyesini artırmak için yapılmalıdır. DEVA partisinin kadrolarını incelediğim de, tüzüğünü okuduğumda, medyadaki söylemlerine baktığımda tüm toplumu görüyorum. Adeta bir platform edasını görüyorum. Sorumlu bir iş insanı olarak bende bu platformun bir üyesi olmak isterim. Üzerime ne düşerse ülkem için bende varım diyorum. Saygılar

    21.06.2020 02:51

    Bu Yorumu Paylaş

  • DY

    Deniz Yıldırım
    66

    Bursa , Mühendis

    Umudum odur ki, bu güzel insanlar güzel işler başaracak, ülkemizde çoğulcu demokrasinin, saygının, adaletin, ekonomik kalkınmanın en başarılı örneği olacaktır. Yolunuz,yolumuz açık olsun. Sevgiyle kalın

    22.05.2020 21:28

    Bu Yorumu Paylaş

  • MT

    Muhammed Tarık
    66

    Mardin , Hukukçu

    Bu ülkenin kürt bir vatandaşı olarak tüm oylarını bugüne kadar akp ye veren biri olarak 1990'lardakinden daha büyük bir baskı oldugunu düsünüyorum. Mesela ben izmirde yaşıyorum burada yaşarken kendimi ülkenin vatandaşı gibi hissediyorum fakat memleketime gittigimde gögsünde kurt resimleri ve eski Türk yazilari (amacı nedir onuda anlamış değilim) olan ülkücü bıyıklı namluyu vatandaşa tutan özel harekatcilari görünce dolayısıyla devletin orada vatandaşına bakışını görünce Kürt olduğumu hatırlıyorum. Yani kürt meselesi hiçbir şekilde bitmiş degil hiçbir anayasal hak elde edilmiş degil. Sadece ben telefonda annemle Kürtçe konusabiliyorum ve bunun sonucunda dayak yemiyorum veya biri Kürtçe bir şarkı dinlediginde kimse karismiyor ve bunu ve buna benzer asgari düzeydeki haklarımıza müdahale olmamasını bize kendi ülkemizde büyük bir lütuf olarak sunuyorlar. İnsani ve vicdani haklarimizi bakin siyasi demiyorum insani, kültürel haklarımızı dahi seçim malzemesi yapıyorlar. Biz birilerinin bize çizdiği şablonlardaki Kürtler değil Allah'ın bizi yarattığı,bizim kendimizi tanimladigimiz şekilde olmak ve bununda anayasal bir güvence altında olması gerektigine inaniyoruz. bu Kürt meselesini biraz daha konusmanizi tavsiye ediyorum zira şu son yıllarda büyük bir ayrıştırıcı ve kutuplastirci bir dil var bunu kirmaniz iyi olacaktir. Dediğim gibi ben bir hdp seçmeni değilim bugüne kadar oylarımı akp ye veren biriyim maalesef bugün milletvekilleri içeri atılip belediyelerine kayyum atanan hdp li birinin kendisinde bu ülkeye aidiyet duygusunu nasil bulunduracagini siz düşünün. İyi çalışmalar

    08.07.2020 06:04

    Bu Yorumu Paylaş

  • MD

    Mustafa Demir
    65

    Diyarbakır , Mühendis

    Soy ismi gibi BABACAN bir ADAM Türkiye için Bir nimet Sonuna Kadar TAM DESTEK

    20.07.2020 10:08

    Bu Yorumu Paylaş

  • BU

    Bekir Uslu
    65

    Ankara , Teknik Eleman

    Sayın Genel Başkanımız Ali Babacan Bey'in parti kurma çalışmalarına başlamasıyla ülkemiz ve geleceğim adına umutsuzluğum pozitif yönde değişti kendisinin ve yol arkadaşlarının bu yola çıkışını bir kurtuluş olarak gören ben ve benim gibi düşünen sayısız gençten biriyim partimiz özgürlükler partisi olmalı ve her kesime hitap edebilmeli özellikle şuan içinde bulunduğumuz kriz dönemini kendi lehimize çevirmeli ve secmen kitlesini sayin genel başkanımızın bilgi ve birikimiyle etkilemeliyiz çıkmaz gibi görünen başka seçenek olmadığı için mevcut iktidarın her türlü yanlışına göz yuman her şeye rağmen iktidarı destekleyen kitleye artık deva partisinin olduğuna ve seceneksiz olmadıklarına ikna etmeliyiz anlatmalıyız bizler en güzel ve en donanımlı şekilde teskilatlanmalı özellikle sosyal medyayı çok aktif ve doğru şekilde kullanmalıyız insanlar bizi tanımalı bizlerin kim olduğunu ne yapabileceğimizi sayın genel başkanımızın ve partimizin ideolojisini bilmeli insanımız artik cok yoruldu huzur icinde yaşamak istiyor bizler memleketimizin her iline ilçesine her köyüne kasabasına mahallesine ulaşmalı ve artık deva partimizin liyakatli kadrolarıyla yönetime talip olduğunu anlatmalıyız en doğru ve bilinçli şekilde çalışarak en kısa sürede iktidar olup memleketimizi ve milletimizi istenilen refah seviyesine ulaştırmak en büyük vazifemiz olmalı bu ugurda ciktigimiz yolda Allah yar ve yardimcimiz olsun guzel gunler bizim olsun deva milletimize deva olsun

    16.05.2020 19:55

    Bu Yorumu Paylaş

  • AG

    Abdulbaki Güney
    64

    Ankara , Öğrenci

    Ülkemizin demokrasi tutkunu gençleri olduğu sürece birlikten her şey olur. Zihinler dönüşmedikçe, kanunlar uygulanmadıkça, devlet yükümlülüğünü yerine getirmedikçe hiçbir şeyin önüne geçilmez. Demokrasi için her şeye varım.

    30.05.2020 15:20

    Bu Yorumu Paylaş

  • MD

    Murat Dündar
    64

    Adana , Yönetici

    19 mayıs Atatürkü Anma Gençlik ve spor bayramını kutlar bu uğurda şehit ve gazi düşen tüm vatan sevdalılarını minnetle anıyorum 1 yaşında çocugum var ve ben çocuğum için tüm çocuklar için daha iyi de demokratik eşitlik saygı sevgi dolu bir ülke istiyorum kimsenin evinde yanmayan ocak istemiyorum bu uğurda atılım yapacagına inandığım meslektaşım olarak sayın başkanımıza sonsuz güvenim var gelecek için çocuklarımız için demokrasi ve atılım diyorum...

    19.05.2020 17:14

    Bu Yorumu Paylaş

  • ZK

    Zafer Kara
    62

    Ankara , Özel Sektör Çalışanı

    Merhaba. Partimizin, öncelikle Vatanımıza Milletimize hayırlı, uğurlu ve Deva olmasını temenni ediyorum. Örgütlenme çalışmalarının olduğu şu dönemde sn. Ali Babacan'ın ne kadar ince eleyip sık dokunduğunu çok iyi biliyorum. Sürecin bu ince elenip sık dokunulmasından kaynaklı yavaş ilerlediğini görüyoruz. Hiç önemli değil yavaş ilerlemesi, liyakat sahibi insanlar bu bayrağı taşısın önemli olan o. Görevlerin liyakat sahibi insanlara verildiğini görüyoruz. Bunlar çok güzel gelişmeler. Bizi diğerlerinden ayıran en önemli karakter özelliklerimizden biri LİYAKAT, işi ehline teslim etmek. Fakat bunu İl başkanlarımızın da dikkate almalarını tavsiye ediyorum. Kurulan il başkanları, ilçe teşkilatlarını oluşturacakları zaman bu liyakata önem vermelerini isterim. Adam kayırmacılık, kendi tanıdıklarını yerleştirme politikası yapmamalarını,- ki liyakat sahibi insanlarsa olur ama sırf tanıdık diye görev verilirse olmaz,-diğerlenin düşmüş olduğu hataya düşeriz ve kaybolur gideriz. Teşkilatlar parti ve halk arasındaki dokudur. Aynı liyakate il ve ilerde ilçe başkanlarının da dikkat etmesini temenni ediyorum. Burda il komisyon başkanlarımızla büyük iş düşüyor. Komisyon başkanlarımızın denetimde, ortak akılla, istişare ile kişiler, görev alacaklar üzerinde kararlar alınmalı. Bu dokuyu ne kadar sağlam kurarsak o kadar kalıcı, o kadar kuvvetli oluruz. Saygılarımla.

    09.07.2020 15:43

    Bu Yorumu Paylaş

  • T

    Taner Özdemir
    60

    Sakarya , Mühendis

    Sayın Babacan, Türkiye'de %50-60 aralığında bulunan merkez sağ seçmeni Akparti'den ayrılmanız nedeniyle; %20-30 aralığındaki sol seçmen ise geçmiş Akp hayatınız nedeniyle size soğuk. Baskılanmış medya nedeniyle de büyük seçmen çoğunluğuna ulaşmanız çok zor. Açıkcası benzer bir fikire sahibim şu anda, az önce youtube'da bir video izlediğim için bu mesajı yazmak istedim. Maalesef Türk seçmeni, karşısında iyi konuşabilen, hatip özellikleri iyi olan, konuşurken kitleleri kendine çekebilen 'dik duruş' sergileyen liderlere hep oy verdi. Kişisel görüşüm ilk olarak bu yönde bir duruş sergilemeniz, ikinci olarak da Türkiye'nin ihtiyacı olan 1) hukuk ve adaletin üstünlüğü, 2) eğitim ve bilime yatırım 3) yolsuzlukların üzerine gidilmesi gibi konularda okuyan ve sorgulayan kesimleri ikna edebilmeniz gerekiyor. Ayrıca bu yarışta Mansur Yavaş, Ekrem İmamoğlu, Muharrem İnce gibi yeni nesil bazı rakipleriniz de güçlü şekilde gelmekte. Ülkemizin ihtiyacı olan dürüst, şeffaf, adil politikacı profiline katkınız olması dileklerimle başarılar diliyorum.

    18.05.2020 15:18

    Bu Yorumu Paylaş

  • DS

    Demet Berna Sarıbaş
    59

    Kırklareli , Öğrenci

    Siyasi görüş olarak herhangi bir partiye körü körüne bağlı biri değilim. Bu milletin kabul görmüş her değeri benimde değerimdir. Bayrağım , toprağım ,devletim. Ülkemizin bu döneminde her gün yeni bir "bu kadar da olmaz" dedirtecek türden haberler silsilesi meydana gelmektedir. Bugün sordum kendime tarih 23 temmuz 2020, dün bir kadın öldürülürken bugün bir hayvana tecavüz edilirken , hakimlik için artık hukuk mezunu olma zorunluluğu kaldırmışken sordum kendime. KİMİM BEN? Benim canımdan değerli bu ülkede ben ne kadar değerliyim? Yarın öldürülsem bir cani tarafından kaç gün konuşulurum haberlerde. İşsizlikten sokaklara insem bağırsam"gençler artık aç" diye kim duyar beni? Sokaktaki bir canlının yanından geçerken özür dileriz koruyamadık sizi derken kim bana teselli verir? Ben bugün bu soruların karşısında; hiç kimseyim cevabını verdim kendime. Ne acıdır ki 25 yasına gelmiş boğazı düğüm düğüm gözleri dolu kendi geleceği için değil bu ülke böyle olmayı hak etmedi diye ağlayan bir hiç kimse. Buna çözümünüz ne peki? Duyun bizleri ? Çünkü bizler bir bina enkazının altında değil bir ülke enkazının altında can veriyoruz. SESİMİZİ DUYAN VAR MI ?

    23.07.2020 19:03

    Bu Yorumu Paylaş

  • MT

    Mehmet Orgün Tüzün
    59

    Aydın , Mühendis

    Resmi gazete artık sadece birkaç yönetmelik ve çeşitli ilanlardan ibaret oldu. Ne ihalelere yer veriliyor ne de diğer resmi bilgilere yer veriliyor. TBMM'de keza çalışmaz halde. Vatandaş olarak çok gücüme gidiyor. Ve gün geçtikçe karanlık kuyu dibine doğru gidiyoruz. Geleceğe dair umut ve hayallerimiz de kayboluyor. 1920'den bir asır sonra iki asır gerideymiş gibiyiz.. Allah sonumuzu hayretsin inşallah....

    04.05.2020 10:36

    Bu Yorumu Paylaş

  • E

    Emirhan Şen
    55

    İstanbul , Öğrenci

    Merhaba sayın Ali Babacan ve onun değerli ekibi . Bu gönülden yazacağım güzel sözler ve fikirler serbest kürsü de yayınlanırsa çok sevineceğim. Öncelikle genç yaşimızda politika ya çok meraklı olduğumuz dönemde bana ve arkadaşlarıma yeni bir ufuk,vizyon ve yeni bir siyasi görüş kattığınız için teşekkürler. Mağlum bu zorlu günlerde teşkilatlanma çalışmaları zor durumda ama biz öğrenci arkadaşlar ile aramızda teşkilatlanmaya başladık bile. Sizin ekonomi politiklariniza , sosyal ve kültürel hayatta ki dokunuşlarınıza ve eğitim spor gençlik konularında ki çalışmalarınıza çok güveniyoruz. Sizden politik olarak beklediğim 10 madde var. 1. Eğitim sistemi düzeltilmeli herkesin eşit şartlarda , sınıflaşmadan , kutuplaşmadan aynı düzeyde eğitim alabilmeli 2. Spor kulüplerine kurum ve kuruluşlarına benim vergimden yardım yapılmamalı, herke harcadığının bedelini ödemeli. 3. Yargı bağımsız olmalı. Hiç bir sınıf,makam,mevki zümre nin ayrıcalığı olmamalı, herkes kanun önünde eşit olmalı. 4. Gelir eşitsizliği azaltılmalı. Adaletli ve demokratik bir şekilde gelir dengesi kurulmalı. 5. Basın sansür edilmemeli. Eleştiriler dikkate alınmalı ve ders çıkarılmalı. 6. Kimse dinine,diline,ırkına,maddi ve ekonomik durumuna göre yargılanmamalı, herkes eşit haklara sahip olmalı. 7. İşçi hak ve özgürlükleri korunmalı. Sendikalaşma artmalı. İşveren iyi denetlenmeli. Kimseye ayrıcalık tanınmamalı. 8. İşsizlik sorunu kademe kademe çözülmeli, üniversite mezunu gençlere istihdan sağlanmalı. 9. Atatürk ilke ve inkilaplarına bağlı, olarak sosyal,laik,demokrat ve hukuk devleti ilkelerine uyulmalı. 10. Son olarak Güçlendirilmiş parlamanter sistemine geçilmeli, partisiz cumhurbaşkanı olmalı. Cumhurbaşkanı kimseyi kutuplaştırmamalı bölmemeli aksin birleştirici olup, herkese eşit değer vermelidir. Yalnızca politikaya düşkün sizide seven ve özlemle bekleyen bir Üniversite öğrencisi olarak size olan sevgimi ve beklentilerimi anlatmak istedim .

    09.05.2020 00:48

    Bu Yorumu Paylaş

  • A

    Asuman Çelik
    55

    Samsun , Ev Kadını

    20, 17 ve 12 yaşlarında 3 çocuk annesiyim. Evlatlarımın insana değer verilen bir ülkede yaşamasını istiyorum. Kendimi bildim bileli inançlı bir kişiyim. Hiçbir parti, tarikat, cemaat ya da gruba dahil olmadan dindar bir hayat sürmeye gayret ettim. Bunun sebebi, bireyselliğe ve özgür iradeye olan hassasiyetimdir. Yapıların dışında kalarak aslında hiçbirisine önyargılı olmamayı sağlayabildim. Grup aidiyetinin bizim ülkemizde özgür düşünceyi yok eden bir tarafı var. Kendiniz olmaya çalıştığınızda yapılar sizi kabul etmiyor. Bir seçmen olarak parti tercihimde zamana ve konjonktüre göre tercih yaparım. İlk oy kullanmaya başladığım yıllarda ANAP'a oy vermiştim. 28 Şubat sürecinde Refah Partisi'ne, AKP kurulduğundan itibaren 7 Haziran'a kadar ona oy verdim; AKP ile yolları ayırmam Gezi olayları sırasındaki tavırlardan dolayı oldu. Daha sonrasında, ülkemin çıkarını gözeterek sağ, sol fark etmez farklı partilere oy verdim. Önyargısız ve tamamen ülkemin yararı için fikirlerimi dile getirip size nacizâne bir kaç tavsiye vermek istiyorum. Ülkemizin geldiği durum göz önüne alındığında insanlardan ve gelecekten ümit kesmiş biri değilim. Sorunun insanlarda değil ülkemizdeki siyasî kültürde olduğunu düşünüyorum. "İyi ve düzgün insanlar işbaşına gelirse her şey düzelir" düşüncesinde değilim. İyi, yetenekli ve birikimli insanlara fırsat verecek düzgün bir sistem olmazsa sonuç alınacağını düşünmüyorum. Deva partisinin başarısı siyaset yapma tarzını değiştirmesine bağlıdır. Bunun çok zor olduğunu biliyorum, ama imkânsız değildir. Yola çıkarken doğru noktadan başlamak önemlidir. Doğru nokta, ezber bozan, yepyeni bir üslupla meselelere yaklaşan ve en önemlisi ülke çıkarını kendi çıkarının önüne koyan bir anlayışla siyaset yapmaktadır. "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" anlayışı tekrar hâkim olmazsa düştüğümüz kuyudan çıkamayız. Bu kadar ayrışmış, kutuplaşmış bir aradaki engelleri kaldıracak kucaklayıcı yaklaşımlar yeterlidir. Yeter ki yanlışlar düzeltilsin sistem kendini yenileyecektir.

    18.05.2020 14:10

    Bu Yorumu Paylaş

  • V

    Veysel Şahin
    55

    Malatya , Çiftçi

    Tarım alanında alışılmadık ve devrim niteliğinde DEVA olacak bir projeniz var mı? Üretmeyip tüketen ve devlet memuru olmak için çırpınan ter akıtmayı unutan bir toplum oluşturmak için uğraştılar. Bedava poşet ve koli devri yarattılar. Sosyal yardım adı altında köylüleri ağaç gölgesinde oturttular. Tarım konusunda bu milletin umudu olacak devrimci bir proje yapmanızı dileriz. Ekonomi ve söylem bakımından konulara hakim görünüyorsunuz. Ben Türkçü Turancı görüşe sahibim. Şaman inancındayım. Mevcut idareci ve yöneticiler liyakat konusunda tıpkı ehliyetsiz oldukları gibi sınıfta kaldılar. Kamu politikası ve kamu yönetimi açısından hukuksuz bir EMEVİ devri yarattılar. teoloji ve mistisizm üzerine dayalı, bol ağlamalı bir devir yaşıyoruz. Şahsım; ziraat, siyaset ve kamu yönetimi okudum. Böylesine bir dönemi tarihte bile okumadım. EMEVİ oligarşisi bile bazen bozuk saat gibi arada bir doğruyu gösteririrdi. Bol yalanlı, ağlamalı, aldatmalı bir devir gördük. Bu devir başlarken ben 24 yaşındaydım şimdi 43 yaşıma girdim. Kızım bu devirde iki defa eğitim sisteminin değiştiğini gördü. Oğlum ise bu devrin ve yöneticinin kıyamete kadar başta kalacağını sanıyor. Sulama birliğinde çalışan mevsimlik su dağıtım görevlisini dahi torpille atayan bir ŞAM-EMEVİ iktidarı ile yaşıyoruz. Bize; " ne iş yapıyorsun?" diye sorduklarında: " Türkiye'de yaşıyoruz" cevabını veriyoruz. Çünkü Türkiye'de yaşamak artık bir "özel bir maharet gerektiren İŞ' oldu. Hukuk ve haklar konusu yerlerde. İstihdam ve iş konusu batık. Toplumun bir kısmı yağ ile bal arasında tepinirken çoğunluk ise ağu ile ayran arasında sürünüyor. Türk töresinde bu durum kabul edilemez ve acilen toy gerektirir. "Töre konuşunca han susar" ... Ancak töre susmuş ve han bol bol konuşuyor. Töre ayaklar altında ... Töre : (halk)... İsminiz gibi ALİ ve soyisminiz gibi babacan olmanızı dileriz. Umarım "DEVASA sorunlara ve dertlere DEVA" olursunuz. Şahsıma bir diyeceğiniz olursa köydeyim. Çayımızı içmeye bekleriz. Malum lisanslı köylü olduk

    12.08.2020 01:28

    Bu Yorumu Paylaş

  • CT

    Can Temel
    55

    Ankara , Mühendis

    Milliyetçilikle mayalanmamış devlet refleksinin bu kadar güçlü olduğu kendim gibi birini görmek bana bu satırları yazdırıyor. Bu yazıyı niyetlenip yazmak için çok defa harekete geçtim. Ancak duygumu ve düşüncelerimi, buna bağlı olarak söyleyeceğim sözleri kafamda bir türlü oturtamıyordum. Ta ki 140 Journos videonuzu izleyene kadar. Tuncelilinin bir dağ köyünden müfettiş ve öğretmen çıkmış bir anne babanın oğlu olarak makine mühendisi olup KPSS ile atanmış, devlet kodlarını 6 senedir “kendi kodları” ile harmanlamaya çalışan sade bir vatandaşım. Akraba ve yakın çevresine göre devletçi olmakla cellâdına âşık olmak arasında gidip gelen kültürel kodları bulunan bir vatandaş… Size yöneltilen “ neden içerideyken tepki vermediniz?” sorusu gibi bir kısır döngü. Ne söylenirse söylensin karşı tarafın duymak istediklerini söylemeyeceğimden dolayı asla ikna edemeyeceğim, tatminkâr bir cevabı olmayan bu soru gibi. “Sakın Kader Deme” videonuzda görüldüğü üzere milyon kere cevap verseniz de hala cevaplanmamış bir soru gibi karşınızda duran duvar. Ama biliyorum ki bunca “işlenmiş koda” rağmen pandemi sürecinde 23 Nisan’da gözleri dola dola İstiklal Marşını söyleyen ben ve benim gibiler! Yine yurtdışından geldiğinde gecekondulara bakıp “ olsun yine de benim ülkem “ deyip içlenen de ben ve benim gibiler! Kısacası bu toprakların tapusunun bir görüşe veya bir zümreye bırakılamayacak kadar değerli olduğunu anlamış her şeye ve herkese rağmen ülkesinden umudunu asla yitirmemiş bir gencim. Çıktığınız bu yolda inanç kutsallarını yaratılandan sakınmanızı, adaletin ilahi adaletle perçinleneceği; iyi, dürüst ve başarılı bir insan olmanın ödüllendirileceği, , Türkiye Cumhuriyetine vatandaşlık bağıyla bağlanmanın ötesinde bireylerin yaşadığı bir ülkenin lideri olmanızı canı gönülden isterim.

    19.05.2020 12:25

    Bu Yorumu Paylaş

  • NA

    Necati Atlı
    54

    Şanlıurfa , Diğer

    Dün tv haberlerinde söylendi. Basın ozgurlugunde türkiye 180 ülke arasında 154. Sıradaymış. Basın özgürlüğü bir ülkenin demokrasisi için önemli bir konudur. Bu sıralama turkiyeye hiç yakışmıyor. Bir alman kuruluşu turkiyeyi demokratik olmayan ülkeler arasına yazmış. Yandaş kalemler almanları eleştiriyorlar. Yahu bir halimize bakın. Hükümeti eleştirenler hemen tutuklanıyor. Demokrasinin ne olduğunu bilmeyenler için bu normal görülebilir.ama siz konusu almanya olunca demokrasi kriterleri farklı oluyor haliyle. Türkiye nin bu durumlardan acilen kurtulması lazım. Biz burada ülke menfaatine olan düşüncelerimizi yazmaya çekiniyoruz. Turkiyenin yeni bir baslangica ihtiyacı var. Bu yeni başlangıç ancak deva partisi ile mümkün olacak.

    04.05.2020 21:24

    Bu Yorumu Paylaş

  • S

    Sedat Çelik
    54

    Ankara , Diğer

    Hayırlı günler ve Ramazanlar diliyorum. Sayın Babacan'in ve Deva partisinin, insanlık, Müslümanlık ve milletimiz için çıktığı yolda muvaffakiyetler diliyorum. Yıllardır kendimi ifade edeceğim, ifade edilen seylerde kendimi bulacağım bir parti ve oluşumun ozlemi vardı açıkçası. İnsaAllah deva partisi ve onun kattığı değerler bu manada tam tahakkuk eder. Hal böyleyken, kendimi gördüğüm ve düşüncelerimin birçok noktada denk geldiği deva partisinden elbette büyük beklentilerim var. Elbette bunların vuku bulması uzun bir süreci, geniş bir katılımı, Sabrı, sükuneti ve tahammülü gerektiriyor. Hâliyle bir partinin en büyük kaynağı insandır..insana dokunmak ve insana ulaşmaktır. Bu ise zamanın icabı gereği medya ile özellikle sosyal medya ile olmaktadır. Son bir aydır, sayın Babacanin, kurucular kurulunun ve deva partisinin görünürlüğü elbette daha fazla arttı,artacakta. Lakin bunun yeterli olmadığı kanaatindeyim. Sosyal medya reklamları ile-ki bu reklamlar çok pahalı değil- YouTube de 140 journos gibi kanallar ile çok daha büyük kitlelere ulaşılabilir. Ramazan Bayramı'ndan sonra bu mevzulara daha ehemmiyet ve ağırlık verileceği kanaatindeyim. Belki parti stratejisi, bu meselelerde yavaş yavaş vites artırmayı gerektiriyor. Lakin bunun belli bir hava yakalanmadan olması da ayrı bir handikap olsa gerek. Birde toplumda ilerki dönemlerde sayılan sevilen itibar gören birçok şahsiyetin katılacağı beklentisi mevcut. Haliyle halk önde gördüğü ve güven duydugu şahsiyetlerin dahil olması karşısında daha güven ve itibar duyar. Muvaffakiyetler diliyorum.

    17.05.2020 18:36

    Bu Yorumu Paylaş

  • EG

    Elif Zahide Gök
    53

    İstanbul , Diğer

    Bu maddelere ek olarak koyacağınız yargı sorunu dahi aslında tek adam olma gayretinin ortaya çıkarttığı bir sorundur. Suç oranlarının artması sosyal adaletin eksik olmasından dolayıdır. İşsizlik enflasyon zaten ekonomik sorunun getirisidir. Yani devlet şu 3 sorunu çözse kültür sanattan yasama, yürütme. yargı dengesine kadar her şeyin düzeleceğine inanıyorum. Saygılarımla

    17.05.2020 01:43

    Bu Yorumu Paylaş

  • KA

    Kenan Akdeniz
    53

    İstanbul , Mühendis

    İyi akşamlar diliyorum.Deva partisini kurulmadan önce ve kurulduğu günden beri takip ediyorum.Sayın Babacan'a ilginin bozulan ekonomi ile beraber artığını ve seçmen gözünde 'karizmatik liderler' kategorisinde de hızlıca üst noktalara tırmandığını görebiliyoruz.Ekonomik çöküşün ciddi manada toplumsal sıkıntıları da beraberinde getirdiği ortadadır.Sayın Babacan'ın katılım sağladığı tüm programları izlemeye çalıştım. Demokrasiyi temel alan, hesap veren,şeffaf,eşitliği ve özgürlükleri sonuna kadar savunan anlayışların uluslararası arenada ciddi bir karşılığının olduğunu ve bu anlayışları önemseyip hayatta geçiren devletlerin var ettikleri güven ile ekonomik sıkıntılarını yeni likidite imkanları ile çözüme kavuşturabileceklerini sayın Babacan çokça ifade etmiştir.Sıcak para girişi ile beraber yeni bir üretim anlayışlarının(Tarım(sulama projelerinin ivedilikle bitirilmesi,ürün çeşitliliği ve kalitesinin artırılması),Tarıma dayalı sanayi,katma değeri yüksek yarı mamul ve mamul üretme vb.) ekonomide toparlanma sürecini ciddi manada hızlandıracağını ve bu süre sonunda istenilen düzeylere çıkılabileceğini çok defa ifade etmiştir.Toplamak gerekirse yukarıda saydığımız sıkıntılı başlıkların çözümü ile beraber ekonominin üretimden alacağı güç ile kendiliğinden rayına gireceğini çok defa sayın Babacan'dan duyduk.Yapısal problemlerimiz olarak ifade edilen ve bunların çözümsüzlüğünden enerji alan demokrasi dışı anlayışların ülkenin altını oyduklarını yıllardır görüyoruz. İktidar olmak isteyen herkesin muhakkak suretle iktidar olmadan önce iktidarlarında çözüm bulunacağını ifade ettikleri yapısal problemler (Kürt meselesi,Ermeni meselesi ve Alevi yurttaşlarımızın problemleri)gibi sorunlara yönelik somut projelerin parti programında olmasının demokrasi ve özgürlükler açısından daha kararlılık mesajı olarak görüleceğini düşünüyorum.Unutmamak gerekir ki demokrasiyi tehdit eden,özgürlükleri boğmaya çalışan anlayışların temel geçim kaynağı yapısal problemlerin varlığını sürdürmeleridir.

    21.05.2020 01:30

    Bu Yorumu Paylaş

  • MG

    Mustafa İsmet Gürtekin
    52

    İstanbul , Öğrenci

    Selamlar. Ülkemizde hiçbir şekilde vatandaşımız dinlenmiyor , Vatandaşımız derdini anlatacak bir muhattap mevki bulamıyor ve devlete karşı güvenini kaybediyor. Vatandaş yapılan hiçbir şeyin perde arkasını bilmiyor. Bütün ana akım medya ellerinde olduğu için insanlara pembe bir tablo çiziyorlar ancak pembe tablolarla yaşatmaya çalıştıkları halk gerçekleri acı bir şekilde görüyor. Bugün TÜİK verileri açıkladı bu verilere bakan Ekonomi okur yazarlığı olan bir insan gerçek olmadığını anlayabilir peki bu konuda bilgisi olmayan vatandaşlarımız? Sorunumuz Ekonomiden , Şeffalıktan öte eğitimdir. Ekonomi zaten başlı başına Allah’a emanet gidiyor son 4 Yılda ülkemiz bir gerileme içerisinde. Fakirliğin tavan yaptığı bir ülke olduk. Şimdi güncel konuları bir kenera bırakıp biraz eskiyle şimdiyi mukayese edelim. 32.günü bilmem herkes hatırlar mı? 32.gün belgesellerini izlerken o günkü siyaset arenasına bakıyorum ve diyorum ki: “ Eskilerde herşey ortak kararla alınıyormuş,insanlar fikirlerini beyan edebiliyormuş.” Evet şu an ki en büyük sıkıntı bu tek akıl olması... Geçen gün Cumhurbaşkanımız TRT’ye çıktı. Sorular tabii ki önceden veriliyor,zorlayıcı sorular kesinlikle sorulmuyor. Ama o yayındaki can alıcı kısım TRT’nin 1998 yılındaki görüntüleri yayınlayıp dönemin iktidarını eleştirmesi. TRT bizim bildiğimiz devlet televizyonuydu “Şahsım televizyonu” değil... Devlet ve Kurumlar millet içindir şahıs için değil. Türkiye’miz için deva Sayın Genel Başkanımız Ali Babacan önderliğinde DEVA Partisidir...

    10.06.2020 20:10

    Bu Yorumu Paylaş

  • MH

    Murat Hacısalihoğlu
    51

    İstanbul , İş İnsanı

    Sayın Başkanım Ali Babacan Lütfen bize önderlik edin ve artık milletimizin ülke gündeminde kiralık medya kalemlerinin, akedemisyenlerin , profesörlerin, bilim adamlarının sahte gündemler yaratarak ekranlara çıkıp tartışma programlarında insanların akılları ile alay etmesine son verdirin.Siz öyle yapmayın Partimiz; Her yıl yeniden dizayn edilen eğitim sistemini tartışın... Maalesef uygulanamayan adalet sistemini tartışın... Ülkenin tarım politikalarını tartışın... Sanayii yatırımları ve önceliklerini tartışın... Sağlık hizmetlerini tartışın... İşsizlik sorununu tartışın... İnsanların hak ve özgürlüklerini tartışın... Basın özgürlüğünü tartışın... Siz ve Partimiz diğerlerinden farklı olsun,hepsi bir yana DEVA partisi bir yana.Bırakın onlar kumda oynamaya devam etsinler.Siz bizim ve ülkenin ufkunu açın.

    02.06.2020 13:37

    Bu Yorumu Paylaş

  • ST

    Serkan Terzi
    51

    İstanbul , Yönetici

    Adaletin onemini anladigimiz gun cok sey degismeye baslar. Adalet olmadiginda liyakat,fazilet,ahlaki degerlerin onemi gibi kavramlar anlamsizlasir cunku onlari ayakta tutan guc adalettir. Yasam icin Hava,Su,Toprak neyse insanlar icin de adalet O'dur. Fatih Sultan Mehmed Han;zamaninin en buyuk dehasi,entellektueli,lideriydi.Felesefeden,Edebiyata,Fen ilimlerinden Mitolojiye kadar kah italyanca kah yunanca olarak eserleri anadilinde okuyabilen muhtesem bir insandi.O'nu bu yonuyle taniyor olsaydik,dediklerini dikkatle inceleyip ders aliyor olsaydik su an bambaska yerlerde olabilirdik.Dusunceye gereken degeri vermiyoruz,cunku suni konulari tartismak iktidara hakim elitlerin ortak ozelligi oysa dusunceleri okusak ve uzerine dusunsek tartismamiz az uzlasmamiz daha cok olurdu! Sultan Fatih'in dilinden dokulen su cumlelerin tartisilmasi mumkun mu sizce?“ Aklı öldürürsen ahlak da ölür. Akıl ve ahlak öldüğünde millet bölünür. Kadı’yı satın aldığın gün adalet ölür. Adaleti öldürdüğün gün Devlet de ölür.”

    18.06.2020 00:17

    Bu Yorumu Paylaş

  • MG

    Mehmet Naci Güner
    51

    İstanbul , İş İnsanı

    Öncelikle Demokrasi ve Atılım partisinin isminde de geçtiği Türkiye ye acilen demokrasinin getirilmesi birinci hedefi olmalıdır. Şu anda ülkemizde 18 yıllık yönetim sonucunda insanların korku siyaseti altında ezilmeleri gelecek kaygıları ve ne yazık ki kurtuluş için bir yol aramaları.Vatandaş AKP dönemindeki sorunların ve bitmek bilmeyen sorunların Ekonomi, İşssizlik, Terör, Adalet, Hukukun Üstünlüğü, Güçler Ayrılığı, Anayasaya Uymak, Kanun Hükmünde Kararnamalerler Yönetilmemek, Tam Bağımsız Yargı mensupları, Toplumu Derinden Etkileyen Rant gibi daha bir çok mesleyi çözmek. Bu olumsuz durumların Türkiye'de artık sıradan ve önemsiz bir konu olması haklı derinden yaralamıştır. Akp daha önceki seçimdr %40 üzerinde oy alması ve cumhur ittifakı MHP nin de %10 oy oranıyla beraber kendini sadece %50 nin başkanı sanması işte yapılmıl rn büyük yanlış ve girdaptır. Bu yanlış vatandaşları ayrıştırmak ayrı bir topluluk yaratma yolunda derin yaralar açmaktadır. Ülkemiz için de her ne olursa olsun farklı düşünce ve inanca sahip vatandaşlarımızın kendini bu topraklarda özgürce yaşama ve benimsetme çabası kabul görmelidir. Ben şahsım adına hiçbir parti ve inanca ve yaşam biçimine karşı değilim. Bizler ne kadar farklı olsakta tek amacımız tek gayemiz bu vatan toprağıdır. Bu vatan toprağı bizi bir yapandır. Şimdiki yönetim şekli ile bu durum giderek uzaklaşmaktadır. Her ne kadar bizler bu düşüncede hasıl olsakta bizi yönetenler bunu vatandaşa yansıtamamaktadır. Tek isteğimiz yaşamak ama insan gibi yaşamak Adaletli yaşamak Korkmadan yaşamak, Hür ve Özgürce yaşamak. Ne yazık kş 20.yy başları hala güzelim Türkiyem bunları konuşmakta ve tartışmaktadır. Giderek kötüye giden bu durum daha da kötüleşmekte , insanlığımız ve geleceğimiz zifri bir guruha doğru hızlıca ilerlemektedir. Allah bize en kısa zamanda bu durumu tersine çevirecek yönetici ve zihinler ile yardım etsin sizler bunu yapacaksınız inanıyorum size hep inanacağım. Saygılarımla...

    19.05.2020 01:02

    Bu Yorumu Paylaş

  • MG

    Mehmet Naci Güner
    51

    İstanbul , İş İnsanı

    Demokrasi ve Atılım partisinin ülkem ve milletim adına hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bir öğretmen olarak bu gün eğitimle ilgili ülkemizdeki sorunları kendimce anlatmak istiyorum. İlk okul, lise ve üniversite olmak üzere ülkemizde eşit şartlarda eğitimin olmadığı kanaatindeyim. Biliyorsunuz iktidar biz zamanlar fatih projesi ile her öğrenciye tablet vereceğiz dedi, akıllı tahta dedi, kitapları artık tabletler de olacak dedi. Sorarım size kaçı bunu kullanıyor yada ne oldu o projeye yada ne kadar etkili oldu teknoloji eğitimimizde. İnanın şu an yok olmak üzere olan fatih projesi ismini anan yok. Sürekli değişen bir Milli Eğitim Bakanı eğitimdeki ani ve stratejik kararlar ve bunun nedeni kendi ideolojilerini empoze etme çabaları, öğrenciler arasında ayrıştırma onları bir kobay olarak kullanmak bu ülkeye yapılmış en büyük yanlıştır. Bu durum eğitimin her safhasında mevcut. Bir öğretmen alımı bile kendi yandaş çevreleri ve önerileri ile mülakat denilen saçma bir sistemle devam etmektedir. Evet her ilimizde üniversite var çok güzel ama hangileri her alanda en iyisi sırf üniversite var olsun diye yapıyoruz. Bir üniversitenin herhangi bir bölümünde profesör veya doçentler derslere girerken başka bir üniversitede bırakın profesörü doçent bulamıyorsunuz. İnanın şu an bazı üniveristelerde derslere araştırma görevlileri giriyor. Şimdi düşünün bir tarafta profesörler ve doçentler ders anlatıyor diğer yanda daha yeni mesleğe başlamış araştırma görevlilerimiz var. Tabikide araçtırma görevlilerimiz de ilerde doçent profesör olacaklardır. Onları küçümsemek veya anlatamazlar demiyorum. Ancak üniversiteler arası gömlek farkını anlatıyorum.Bu üniversiteyi kuranlar acaba çocuklarını gönderiyorlar mı oralara merak ediyorum. Kendi çocuğunu göndermiyorsun ama vatandaşın çocuğunu göndermesini istiyorsun. İşte bu zihniyet değişmeli her yerde adalet, eşitlik ile vatandaş da emeğin karşılığını alsın. Üniversiteli işsiz mezun sayımız bazı ülkelerin nüfusunu geçiçmektedir

    23.05.2020 13:42

    Bu Yorumu Paylaş

  • S

    İsmail Seven
    51

    İstanbul , Öğrenci

    Öncelikle merhaba. Düzenin değişmesinde rol oynayabilecek umudun olduğu bir oluşum olarak muasır seviyeye ilerleme aşamasında ve modern çağın yükümlülüklerine bağlı kalarak toplumu ötekileştiren ve kutuplaştıran yanlış politikalardan vazgeçilmesine ön ayak olacağınızdan şüphem yoktur. Toplumsal cinsiyet eşitliğine saygılı ve tüm cinsel kimlikleri kucaklayan bir parti olmanız dileğiyle.

    23.05.2020 17:47

    Bu Yorumu Paylaş

  • OC

    Osman Coşkun
    50

    Diyarbakır , Hukukçu

    Ağaçta yetişen ve hep başkalarinin kanatlarıyla uçmaya calişan politikacı tiplerden herkes illallah etmeye başlamıştı. Özellikle ülkemiz Yönünü AB ve batıya doksan derece dönmüşken, ülkemizde meritrokrasiye dayalı bir yönetim modelinin geliştirilmesi gerekirken, dimyada pirince giderken eldeki bulgurdan olma misali; insanlar için bu defa bırakınız geleceği inşa etmeyi geçmişteki kazanımları nasıl koruruz pozisyonlarını arar noktasına gelinmiştir. Tam da bu atmosferde, insanların değişim evresindeyken bir geri vites attırılması türkiye için büyük bir handikap oluşturacaktır. bunu aşmanın yolu ancak liyakatli, başarılı, yüzünü geleceğe ve aydınlığa dönmüş, ayrım ve ötekileştirmenin hiçbir türüne müsaade etmeyen insanların oluşturacakları elbirliği çözebilecektir. Siyasi etik kavraminin içinin hayati derecede doldurulmasi gereken bugünlerde ilkelerden bahsetmek de oldukça cesaret veriyor, vermeli her bilinçli insana. Değer ve kavramların yozlaştırıldığı, her gün konjonktüre göre yeni anlamlar yüklenip oportünist siyasetçilerce zehirlendigi bu argümanların da bir temiz hava alması gerekmekte. Bu ihtiyacı karşılamak çok kolay olmasa gerek, mağaranın sonundaki ışıktan bahsediyoruz. Bakalım bu ışığı herkes aynı bakış açısıyla değerlendiriyor mu?Göreceğiz. Daha iyi bir toplum umuduyla. Saygı ve sevgilerimle .

    17.06.2020 18:00

    Bu Yorumu Paylaş

  • RC

    Rana Cingöz
    50

    Ankara , Öğretmen

    Sayın Ali Babacan'ın Karar Tv Youtube programını izledim. Son derece doğal bulduğum Ali Bey'in sorulan sorulara gayet net ve açık olan cevaplarını dinlerken verdiği her cevapta slogan olabilecek nitelikte cümleler kurduğunu fark ettim. Nacizane düşüncem bundan sonraki programlarında da sıkça kullanmasının faydalı olacağını düşündüğüm slogan niteliğindeki cümleleri ; " Rekabet yoksa rehavet vardır " " Ekonominin kilidini açacak tek anahtar güvendir " " Eğitim siyaset ve ideolojiler üstüdür " " Kendini değil terörü yalnızlaştıracaksın " " Başarıların sessiz kahramanları ön planda olmayanlardır "

    01.07.2020 23:49

    Bu Yorumu Paylaş

  • MK

    Muhammed Ufukcan Kaçmaz
    50

    Bursa , Öğrenci

    Öncelikle herkese merhaba hepinize mutlu güzel pazarlar diliyorum.Ben bu sene Üniverste sınavına girmiş bir öğrenci olarak geleceğe karşı parlak bakamıyorum lakin gönülden inandığım Sayın Ali BABACAN ve yol arkadaşları ile tekrardan geleceğe karşı bir umut doğdu içimde ben de bir genç birey olarak bu parti içinde yer almak için zaten başvuruda bulundum.Buradan sizlere çağrım lütfen genç kardeşlerinizi sahipsiz bırakmayın onların kendisini önemsiz hissetmesine engel olunuz benim etrafımda benimle birlikte sınava giren çoğunluk artık okusakta ne olacak sanki kafasındalar lütfen bu ön yargıyı kırmaya çalışın hepinize teşekkür ederim.

    19.07.2020 12:33

    Bu Yorumu Paylaş

  • HA

    Hamza Aydın
    49

    Batman , Mühendis

    Merhabalar, Ben mesleğimin haricinde 1998 tarihinden beri yerel basın ile iç içeyim. Geçmişten günümüze geçen zamanlarda rahat bir şekilde gazeteciliği icra edemedimizden dolayı , adı AYDINLIK ROTA olan gazetemin yayın hakkını durdurttum. Neden çünkü özgür basın yok. Sayın genel başkanımız Babacan ı beğeniyorum. Ülke yönetimine talip olmuş ve bir kervan kurmuş kervanın başına geçmiş. Bende bu kervana Batman da katıldım. Eğer bu kervan daha önceki kervanların gittiği han lara giderse ben gitmem. Ama yeni han lara giderse sonuna kadar beraber olacağım. Çok büyük vaatlerde bulunmanın pek anlamı olmaz. Sadece insana tepeden bakılmasın tevazu gösterilsin. Çünkü AKP son zamanlarda bırakın tepeyi göklerden bakmaya başladılar insana. Her şeyin başı tevazu. Başarma temennisi ile yağmur yağacak, bereket olacak. Buda benim sloganım. Esen kalın

    16.08.2020 16:29

    Bu Yorumu Paylaş

  • EG

    Erhan Giraz
    48

    Ankara , Eğitmen

    Deva Partisinin tüm kıymetli gönül verenleri; Ayrım gözetmeksizin her insan, müreffeh bir hayat sürme hakkı ve umuduyla dünyaya gelir. Bu noktadan hareketle siyaset kavramı da bir bakıma insanların refahını sağlama sanatıdır. Sizlerin bu çizgide olduğunuzu hissetmek, ülkemin geleceği için beslediğim umudun yersiz olmadığını gösteriyor.

    30.05.2020 12:23

    Bu Yorumu Paylaş

  • S

    Sedat Çelik
    47

    Ankara , Diğer

    İyi akşamlar diliyorum. Bilemiyorum bu yazacaklarımi serbest kürsüde paylaşacak mısınız. Yine bilemiyorum bu yazdıklarımız sayın Babacan'a iletiliyor mu. Zira bir inkisar-ı hayalimi paylaşmak istiyorum. Öncelikle deva hareketinin kuruluşunu sosyal medyadan ilk zamanlardan beridir takip ediyorum. Kuruluş döneminin uzun sürmesi ve neticesinde iyi bir rüzgarın yakalanamamasi ilk inkisar-ı hayalim oldu. Geniş bir mutabakat ile herkesimden insanlarin katılacağınin ifade edilmesinin aksine katılımın dar bir çerçevede kalması ise başka bir inkisar-ı hayal. Akabinde deva hareketinin özellikle Cüneyt Özdemir'in programından sonra istediği havayı ve rüzgarı yakaladığı inancına mukabil, sayın Ali Babacan'ın herşeyi sükunet ve teenni ve yavaş devam ettirdiğini gördük. Sayın Ali babacanı gündemde daha fazla göreceğiz inancına mukabil on günde bir açıklama yapar olması farklı bir inkisar-ı hayal. En son konuşma sekiz gün önce, ondan sonraki ise 28 gün önce Habertürkteki program. Allah aşkına böyle gündeme dahil olmayarak deva hareketi nasıl kendisine alan bulacak ve nasıl kendisini anlatacak. Gelecek partisinin bile gerisine düşmek hiç mi zoruna gitmiyor kimsenin. En kötüsü de geleceğe dair deva partisi ve sayın Babacan'a karşı olan ümidimin giderek sönmesi. Allah aşkına gundem olun. arkanıza büyük bir rüzgar alın .biseyelr yapın bu ülke ve demokrasi adına. Böyle mi dertlere deva olacaksınız. On günde bir beyanat vererek neye derman olacaksınız. Bari konuşun, röportaj yapın, birşeyler söyleyin, umut olunki içimizdeki ümit sönmesin. Lütfen

    18.08.2020 22:49

    Bu Yorumu Paylaş

  • DK

    Diyar Can Koç
    47

    Ankara , Öğrenci

    Ülkemin durumuna bakınca karamsarlığa kapılıyorum İnsanlara verilen haklar gasp ediliyor , Milletçe onyıllar harcayıp oluşturduğumuz serbest piyasa düzenimiz tarumar ediliyor , İktisadi,Bürokratik,Sosyal birçok kurumumuz yok ediliyor veyahutta ehliyet ve liyakatsiz görevlendirmeler sürekli değişen mevzuat ve kanunlarla işlevsizleştiriliyor. Parlamento işlevsiz halegetiriliyor Dünya standarlarındaki Tabii yetkileri elinden alınıyor Adeta Milletin temsilcileri Konu mankenine Milletin meclisi Noterliğe dönüştürülüyor Adalet sistemi *Adalet Mülkün Temelidir* Şiarından *Evvela Asmak Sonra Muhakeme Etmek* Şiarına geçmiştir Keyfi idareden bıktık Bu partinin hayırlar getirmesini diliyoruz Gençler size güveniyor

    06.05.2020 15:34

    Bu Yorumu Paylaş

Okumaya Devam Edin

Sayfaları aşağıdan numara seçerek geçebilirsiniz.