Serbest Kürsü

Görüşlerinize Değer Veriyoruz

Demokrasi ve Atılım Partisi olarak ülkemizi daha güzel günlere kavuşturmak için yola çıktık. Dilerseniz siz de “Serbest Kürsü”ye görüşlerinizi yazabilirsiniz..

Ne Erdoğan gitsin de nasıl giderse gitsin ne Erdoğan kalsın da nasıl kalırsa kalsın bakışını Demokrasi diye tanımlayamayiz. Her iki bakışta kamplaştırıcıdır, ötekileştiricidir. Böyle bakınca ne ilke ne değer ne doğru ne de yanlışı anliyabiliyoruz. Demokraside farklılıkları hazmetmek bir tarafa azınlık haklarını korumakta esastır. Kavga etmeden siyaseti hizmet öncelikli, özgürlükçü  yapmak mevcut siyasi partilere baktığımızda Deva partisinin  görev saydığı  açıktır. Deva partisinin kapsayıcı ligi sanildigi kadar Türkiyede alışkın olduğumuz bir siyasi anlayış değildir. Vatandaşın bunu  anlaması için biraz  zamana ihtiyaç var, tabi calisarak . Deva partisi Türk siyasi hayatında yeni bir ziyniyettir.  Deva Partisi sayesinde diğer partilerin de kavgasız siyaseti öğrenmeye ihtiyacı var. Demokraside tek parti, tek ümit olamaz. Kavga etmeden siyaset, Demokraside  siyasetin düzeyinide yükselsetecektir.  Siyasetçiye güvenin artması için de kavgasız siyaset şart!

07.05.2020 / 16:08

6
Latif Yildiz Bolu , İş İnsanı

Küresel olarak yaşanan bu zor günlerde herkese sağlıklı günler diliyorum. Ülkemiz Dış politikada, ekonomide, tarımda , üretimde hayatımızın hemen hemen her alanında başarısız politikalar izlemektedir. Tek bir adamın inadı ve kibri yüzünden ülke bataklığa çekilmekte ve uçurumun kenarında can çekişmektedir. En tepedekinden en alt kademede olan bürükratların, ülkeyi yöneten ve devletin çeşitli kurumlarında yöneticilik yapan insanların liyakatsız işin ehli olmayan kişiler olması ve bu kişilerce yönetilmesi zaten can çekişen, her tarafı yaralı olan bu ülkenin yarasına bir hançer daha saplanmasıyla aynı şeydir.Her tarafı büyük nimetler ve imkanlar ile dolu olan ülkemizin bu girdaptan kendi imkanları ile kurtulma kabiliyeti varken ülkenin kaderi tek bir adamın iki dudağından çıkacak olan kelimelere terk edilemez . Bu canım ülkemizde tarımın, sanayinin, teknolojinin, bilimin, eğitimin önemli olacağı, tüketim alışkanlığını terk edip üretim alışkanlığının kazanılacağı, güçlü bir ekonomiye sahip olacağı, Hukukun üstünlüğünün benimseneceği , Tek adam rejimi yerine gücünü Anayasadan alan parlamenter sisteme döneceği günleri özlemle bekliyoruz. Her derdin bir DEVA sı olduğu gibi bu dertlerinde bir DEVA sı vardır. Bizler milletin dertlerine DEVA olmaya geliyoruz...

10.05.2020 / 17:51

6
Yavuz Yıldız İstanbul , İş İnsanı

Sayın yetkililer iyi çalışmalar diliyorum bir kaç konuyu paylaşmak istetim. Serbest kürsüden EĞİTİMLE konuları paylaşmak isterim. Türkiye de son on yıl içinde eğitimin araç-gereç ve bina fiziki yapısında çok olumlu gelişmeler yaşandı bu yatsınamaz. Ancak durum bu şekilde olsa da şu konuları kamu oyunun bilgisine sunmak isterim. 1. İlk basamkatan itibaren ilk-orta ve lise eğitiminde şu unsurların irdelenmesi önemlidir diye düşünüyorum. Küçük yaştan itibaren çocuğun kişisel eğitimine verilen destekleyici unsurların daha da artırılması. 2. Dil eğitiminde öğreticinin meslek verimliliği ve öğrenen üzerindeki etkisi. 3.Açılacak okulların oyun, bahçe, labaratuvar ve etkinlik alanları anlamında daha işlevsel olmaları. 4.Görsel ve deneysel eğitime verilen önemin artırılması. 5.Sınıf geçme sisteminde yapılacak düzenlemeler. 6.Tüm öğrencilerin LGS ve YKS sistemindeki merkezi sınavlara giriş koşullarının nitelik anlamında gözden geçirilmesi. 7.Okullarda eğtimde kullanılacak kitap, araç-gereç ve görsellerin önümüzdeki yeni yıllara entegre olabilecek şekilde düzenlenmesi. 8. YKS sınavlarında sınav olduktan sonra ancak tercih yapabilecek duruma gelen öğrencilerin bu aşamaya varmadan tercih konularının olabildiğince çözüme kavuşturulması. 9.Öğrencilerin tercih aşamasına gelmeden önce nitelik ve akademik anlamda yapabilecekleri mesleklere yönlendirilmeleri çalışma hayatındaki başarılarını artıracaktır. 10. Özel durumlar haricinde merkezi sınav takminin sabit hale getirilmesi. 11. Güzel sanatlar, yazılım, robotik, programlama dilleri, bilişim sistemleri. sağlık araç ve gereçleri gibi önemli alanlarda sadece bu alanlara hizmet veren nitelikli meslek okullarının açılması. 12. Bu meslek okullarında eğitici olarak görev yapacak hocaların yüksek öğretimde yetiştirilmesi ve bu okullarda görevlendirilmesi. 13. Eğitimcilerde çok çalışanın başarısının teşvik edildiği bir sisteme geçilmesi. 14. Yerel kurumların eğitimde daha etkin rol almasının önünün açılması.

12.05.2020 / 15:09

6
Turgay Aytaş İstanbul , Üst Düzey Yönetici

Yazıp yazmamak konusunda çok tereddütte kaldım ama eğer akp gibi bir parti olmayacaksak ayrıştırıcı değil birleştirici olacaksa deva bunu muhakkak yapmalı sayın genel başkanımız gençlerle buluşuyor görüşüyor ve görüşlerine çok önem veriyor insanın tuhafına giden şey hep üst perdeden üniversitede okuyan öğrencilerden ve gençlerden Seçilmiş olması ama şu unutulmamalı Türkiye gençliği İTÜ Otü Boğaziçi vs bunlardan ibaret değil bu devaya oradaki gençler gibi destek veren ve Anadolu’daki üniversite okuyan çok fazla gençler var Mesela Ağrı Iğdır Ardahan Kars Siirt Muş Bingöl Bitlis vs üniversitesindeki gençlerlede görüşmesi gerekmez mi ?evet belki puan olarak diğer üniversitelerden düşük olabilirler ama sonuçtu buradaki gençlerde her zaman Sayın Sn Alibabacanın yanında Davasında olacaktır

17.05.2020 / 15:02

6
Muhammed Sancaktaroğlu Ağrı , Öğrenci

Hukuk, insan hakları, özgürlükler gibi konularda çok gerilemiş durumdayız. Nefes almaya ihtiyacımız var. Umarım bu fırsatı yakalarsınız.

10.03.2020 / 16:00

6
Omer Kara İzmir , Ekonomist

Bir insan için yaş, makam ve mansıp açısından, bir topluluk içinde adet ve çap bakımından " büyüme" bazı değer, kıymet ve faydalarla beraber riskler de getiriyor. Misal biyolojik yapıda hormon bozukluğundan kaynaklanan anormal büyümeler olur ya, aynen onun gibi "kalbi" hayata uygun olmayan büyümeler de oluyor. Kalp büyümüyor. Sır büyümüyor, hafî inkişaf etmiyor, ahfâ tanınmıyor ve Allah gereğince bilinmiyor; fakat fertlerin konumlarında bir büyüme oluyor. Dolayısıyla bu, topluma da aksediyor. Mantıkçıların ifadesiyle toplum arazdır. Arazı teşkil eden şey, fert cevherleridir. Eskilerin fert cevherleri dediklerine molekül de denilebilir. Arazın sağlam ve sağlıklı olması için " savab cüz'lerden" mürekkep olması lazımdır. Savab, düşünce, duygu, his ve harekette isabetli olan demektir. Bir toplumun faziletli olabilmesi için cüzlerinin de faziletli fertler olması icap eder. Doktorlar her sene, bir önceki senenin grip virüslerini tespit ediyor; sonra, bütün o virüslere karşı antikor üretebilecek bir aşı hazırlıyorlar. O aşıyı bir kere yapınca, bir sene gribal virüslere karşı etkili oluyor. Sonra zamanla o virüslerde, hazırlanan ilaçlara karşı bir bağışıklık oluyor veya mutasyon geçiriyorlar. Mikroorganizmalarda mutasyonlar oluyor, farklılaşıyorlar. Dolayısıyla artık ilaç tesir etmemeye başlıyor. Bu sebeple, ertesi sene grip aşısının yeni virüslerde göz önünde bulundurularak yeni bir terkiple hazırlanması gerekiyor.! Benim naçizane fikrim; Dini hassasiyeti ve devleti temsil hüviyeti olmayan, tek özelliği egemen sınıftan olmak olan insanların partinin içinde yer almasıdır.

14.03.2020 / 01:11

6
Ömer Abay Şırnak , İşletmeci

En çok milletvekili çıkaran illerde, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Adana, Mersin, Trabzon, Konya'da, Bursa'da, MİLLET İTTİFAKİ ("tek bir ORTAK liste ile") seçimlere gidilirse, MİLLET İTTİFAKI toplamda 330-350 Milletvekili çıkarır. Aksi takdirde MİLLET İTTİFAKININ OYLARI BÖLÜNÜR. OYLARIN BÜYÜK BİR KISMI BOŞU BOŞUNA, çok az bir farkla, HEBA OLUR. ÖRNEĞİN, 5000 oy farkı ile, "maalesef" MİLLET İTTİFAKİ ORTAK LİSTESİ OLMADIĞI İÇİN ! ONLARCA MİLLETVEKİLİNI boşu boşuna Cumhur İttifakına kaptırır. SON SÖZ: "En çok" milletvekili çıkaran illerde, MİLLET İTTİFAKİ TEK BİR ORTAK LİSTE ile seçimlere giderse, sonuç nasıl olur, bilgisayar SİMÜLASYONLARI yapın. "Parçala-Böl-Yönet " Tuzağına düşmeyin. İttifak içinde ittifak bu ülkenin hayrına değil.

05.04.2023 / 12:30

6
Salih Onganer İzmir , Mühendis

Seçim sloganı "gerçekti hayal oldu" slogan bu. Et , peynir, otomobil, kiralık ev, satılık ev, restoran da yemek, kıyafet, ayakkabı, seyahat, tatil, bayram harçlığı, okul harçlığı, öğrenci beslenme, soğan, patates, piknik, mangal bunlarla ilgili kısa video

02.05.2023 / 20:43

6
Fazile Karahan İstanbul , Ev Kadını

DEVA PARTİSİ Yönetimi ve görev alan herkesi saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum. Daha önceki yazılarımda seçim çalışmaları ile ilgili görüşlerimi yazmıştım, fazla uzatmadan ne yazmıştım, bir cümle ile hatırlatmak istiyorum: Cumhur başkanı adayı altılı masadan olursa kaybeder demiştim ve nitekim kaybetti. Belirlenen aday altılı masa dışından bir aday olmalıydı Şimdi herkes bütünün bir parçasını tartışıyor. Atı alan Üsküdar'ı geçmiştir. Neyse benim bugün yazmak istediğim ekonomi ile ilgili: Ekonominin çok kötü olmasına rağmen bu hükümet yönetimi tekrar üstlenmiş oldu. Fakat zorlukları ve sıkıntıları bildiği için, ekonomi kurmaylarını yeniden dizayn ediyor. Bununla ilgili beklentiler var, yeni gelen ekonomi kadrosu faizleri artırırsa dışarıdan yabancı sermaye gelir döviz düşer dövize bağlı olarak enflasyonda aşağı iner. Teorik olarak doğru ama, sermayenin gelmesi için diğer koşulların oluşması olmadan sermaye sadece faize bağlı kalarak gelmez. Dışarıdan yabancı sermayenin gelmesi koşulları: 1- sermaye gideceği ülkede risk var mı ona bakar. 2- sermayenin gideceği ülke faizleri diğer ülkelere göre daha yüksek getiri sağlıyor mu? 3- kurda istikrar var mı? yani yabancı sermaye faizden para kazandıktan sonra geriye çıkış yaparken kazandığı parayla aynı kurdan dövizini alabiliyor mu? 4- hukuk işliyor mu? yargı bağımsız mı? demokrasi kurum ve kurallarıyla çalışıyor mu? eğer koşullar oluşmamışsa yabancı sermaye sadece faizlerin cazibesiyle gelmez. görüşlerimiz sitemizde not olarak kalsın gelişmeleri yaşayarak hep beraber görelim. Saygılarımla...

10.06.2023 / 19:28

6
Zeki Çelik İstanbul , Ekonomist

Parti lideri ali babacan ı yıllardır takip ediyor, üslubu ve eğitim seviyesi ile siyaset arenasında gördüğüm en entellektüel ve sosyo-kültürel seviyesi yüksek insanların başında görüyorum. Ancak son seçimde de gördük, bizim millet kimseye sataşmadan siyaset yapanı, popüler konuların peşinde koşmadan genel gerçekleri ifade eden, yumuşak üsluplu liderleri benimsemiyor. Özellikle Ali Babacan nın çoğu programda kullandığı ak partinin iyi dönemlerinde biz vardık sloganı, kendisi için olumlu etkiden çok bitmiş ülkeyi 25 yılda bu hale getirmiş bir partinin parçası olduğu görüntüsü vermekten başka bir şeye yaramıyor. Ak parti çizgisinden sıyrılıp, yeni bir çizgi bulmanın daha doğru olduğunu düşünüyorum. Son seçim gösterdi, ak parti seçmenine oynamak yerine 25 yıldır arena da bulunan partilerden sıkılmış, yeni bir politika ile hareket eden partilere halkın ilgisi daha yoğun. Sosyal medya üzerinde Babacan ın programlarını severek izleyen biri olarak söylemek zorundayım, bu kadar kaliteli içeriği ve söylemleri anlayabilecek seçmen kitlesi yüzde 1 den daha az. Seçim politikasını belirlerken daha agresif söylemler, halkın isyan ruhunu harekete geçirecek ifadelerle seçmeni kendisine çekebileceğini düşünüyorum. Ancak Ak parti dönemi unutturmak yerine sürekli o dönemde var olduğunu belirten söylemlerden uzaklaşmak gerektiğini düşünüyorum. Hali hazırda kamuda çalıştığım için siyasi arena da aktif rol alamasam da, kamu görevinden ayrıldığımda parti içinde aktif rol almak için elimden geleni yapacağım. İlgilendiğiniz için teşekkür ederim.

11.04.2024 / 12:23

6
Melih Kılınç İstanbul , Doktor