Serbest Kürsü

Görüşlerinize Değer Veriyoruz

Demokrasi ve Atılım Partisi olarak ülkemizi daha güzel günlere kavuşturmak için yola çıktık. Dilerseniz siz de “Serbest Kürsü”ye görüşlerinizi yazabilirsiniz..

Sayın Ali Babacan, 22 yıllık bu iktidara artık oy vermek istemeyenler hep alternatifsizlikten şikayet etti. İnanç iklimi gereği sol ve marjinal partilere mesafeli duran milletimiz sizin Ak Parti’den ayrılmanız ile ümitlendi ve alternatif olarak görmeye başladı. Kulisler ve fısıltı gazetelerinde Abdullah Gül ile birlikte parti kuracağınız söylentileri bile beklenti içinde olan insanlara umut olmuş ve heyecanlandırmıştı. Partinin geç kurulması, Abdullah Bey ve arkadaşlarının size katılmaması bir nebze olumsuz etki doğurmuş olsa da yine de arayış içinde olan, temiz bir siyaset arzulayan insanların sizi dikkatle izlediklerine şahidim. Partiyi kurduğunuz zaman Deva’ya üye olmayı düşünen Ak partiye oy vermiş insanlar başta olmak üzere, küskünler, rahmetli Erbakan hocaya gönül vermiş binlerce insanın size şartsız sunacağı destekleri frenleyen gelişmeler yaşanmaya başladı. Kendi adıma bu fren chp ile iş tutma gayretine girilmiş olmasıdır. Madem Chp ile birlikte hareket edilecekti niçin parti kurma gereği duyuldu. 1946 çok partili sisteme geçildikten bu yana 80 yıllık Türkiye siyasi tarihinde Chp nin ülkeye verdiği manevi tahribatlar dışında tek bir icraatı olmadığını en iyi siz biliyorsunuz. Ak Parti gitmeli, değişim gerekiyor. Zira bir seçim daha kazanımaları durumunda parti olmaktan çıkıp devletleşme sürecine dönüşecek. Ama adalaetli olmalıyız, Doğu Akdeniz politikası devam etmeli. Libya’da ne işimiz var diyen uluslararası arenada sinmiş bir Türkiye ön gören chp ile bunu yapamazsınız. Savunma sanayi devam etmeli, dışa bağılılığı azaltacak enerji, doğalgaz, KKTC halkını ezdirmeyen politikaları sürdürmeliyiz. Bunu chp nin içinde olduğu bir ittifakla asla yapamazsınız. Son olarak şunu iletmek isterim ki, yarının Türkiye’sini inşa edecek bilgi, inanç, feraset ve ön görüye sahip olmanıza rağmen chp sizin vizyon ve misyonunuzu daraltacaktır. Sizi alternatif olarak görenler, sizden umutlu olanlar bu chp görüntüsünden son derece rahatsız. saygılarımla

25.03.2023 / 07:50

6
Mehmet Kotan İstanbul , Muhasebeci

Öncelikle gülen yüzü ve umut veren mücadelesi ile sayın Genel Başkanım Ali Babacan'ı saygıyla selamlıyor, onun şahsında bu yola gönül vermiş tüm yol arkadaşlarımıza başarılar diliyorum. Ülkemizin mutlu insanlar ülkesi olması için azami gayretin gösterilmesi, çocuklarımıza ve bizden sonra gelecek ülke evlatlarına olan borcumuzdur. Önceliğimiz herkesin iş, aş sahibi olmasıdır. Bu ülkede yaşayan tüm yurttaşlarımız gelir dağılımından eşit istifade etmeli, aidiyet duygusu içerisinde ülkesi ve milletine faydalı işler yapmalıdır. Yaratılan suni gündemler yüzünden ülkemizin zamanı ve kaynakları maalesef ziyan edilmektedir. Yoksulluk sınırının altında kalan Asgari Ücret, Üniversite kazanıp barınacak yer bulamayan üniversite öğrencileri, enflasyonun altında kalan çalışan kesimin maaşları, ürettiğinden kazanamayan bu ülkenin efendisi olması gereken köylü kardeşlerimiz, terör belası, asgari ücretin bile altında ücretler karşılığında çalışmak zorunda kalan emekçi insanlarımız, ülkemizde bulunan ve yapımıza da zarar vermeye başlayan göçmenler, işsizlik belası, toplumu kutuplaştıran ayrıştıran ve ötekileştiren siyasi söylemler ile siyaset yapma yöntemi ve buna benzer birçok sorun maalesef ülkemizin önünü tıkamakta ve lider ülke olma yolunda engeller çıkarmaktadır. Biran önce sorunlar kaynağında tespit edilmeli, doğru çözümler ivedilikle hayata geçirilmelidir. Ulaşılabilen her haneye, her bireye kendimizi doğru anlatabilmeliyiz. İnsanların hayatlarına dokunmalı, halktan kopuk bir görüntü ve siyaset anlayışından uzak durulmalıdır. Birilerinin belirlediği gündem içerisinde sıkışıp kalmadan, kendimiz doğru tespitler ile gündemi belirleyebilmeliyiz. Yolumuz uzun ve meşakatli bir yoldur ancak bu yolun sonu daha demokratik, üreten emekçi insanların daha mutlu olduğu, herkesin milli gelirden pay aldığı, refah ve huzurun olduğu bir TÜRKİYE'dir. Bu uzun yolculukta bu yola gönül veren başta Genel Başkanımız Ali Babacan olmak üzere tüm yol arkadaşlarımıza selam ve saygılarımla.

09.10.2021 / 02:32

6
Murat Kemal Bilgin Diyarbakır , Yazar

Tarımsal ürünlerin fiyatlarının artmasının sebebi olarak gübre, yakıt vb gibi maliyetlerdir. Peki bu tarımsal ürünlerimiz maliyetinden fazlaya dış ülkelere satılıyormu? Yani bu kadar emekten sonra çiftçiler emeğinin karşılığını alıyormu? Nasıl opec ülkeleri varsa, yani petrol pahalıya satılıyorsa bence tarım ülkeleri birliğide oluşturulmalı. Çünkü tarımda o kadar emek var ki zorlukları herkesçe bilinir? Neden petrolu pahalıya alırken, insanın hayatinı devam ettirebilmesi için gerekli olan tarımsal ürünler bu kadar ucuza gidiyor? Dolayısıyla Hakedilen ücretlerin alınabilmesi için ülkemizde tarımsal alanlara yatırımlar yapılacağına, tarım ülkelerinin birleşerek tarıma bağımlı, ancak petrol gelirleri olan ülkelere gönüllü köleliktense tarım ürünlerinin hayati öneminden dolayı daha değerli olması için tarım ülkeleri birliği kurularak hakedilen fiyatlar belirlenerek dünyada herkesin eşit olarak pay elde edilmesi sağlanabilir. Çünkü gitgide petrol zengini ülkelere gönüllü kölelik sistemi kurulmaktadır. Dikkat edilirse birçok arap ülkesi Türkiye'ye yatırımlar yapmaktadır. Nedeni ise tarımsal ürünlerin tedariği çok ucuza ve devamlı olarak elde edebilmeleri, ancak bu tarz yatırımlardan dolayı iç piyasadaki fiyatlarında artmasına sebep olmaktadır. İhracatı olan tarım ürünlerinin fiyatları gitgide artmakta, hatta ve hatta fiyatlar uygun iken toplanan ve ihraç edilen gıda ürünlerinin tüketiminden dolayı, dışardan daha pahalıya gıda ithal etmek zorunda kalıyoruz. Çünkü Türkiye'de ucuz iken toplanıp tüketilen gıda ürünleri petrol zengini ülkeler tarafından ucuza alınmıştır. Bizlerde daha pahalıya dışardan ithal etmek zorunda kalmışızdır. Bundan dolayı iç piyasadaki yıllık tüketim karşılanmadan, hiçbir gıda maddesi ihraç edilmemeli. Bizler petrolsüz yaşayabiliriz ama katıksız yaşayamayız. İleride ülkemiz daha kötü durumlara girmeden, tarım arazileri satılmadan, üretime yönelik her türlü yakıt, gübre, traktör desteğiyle çiftçi desteklenmelidir.

10.12.2021 / 23:50

6
Mesut Gök Siirt , Akademisyen

Bence ülkedeki en büyük problem eğitim. Çünkü niteliksiz ve içinin boşaltıldığı eğitim sistemine sahip toplumlarda diğer sorunlar da baş gösterecektir. Ülkemizdeki hukukun, daha doğrusu hukuksuzluğun temel sebebi de eğitim. Çünkü bilinçsiz toplumlar, eğitimsiz nesiller, bağımsız yargının önemini kavrayamamakta ve buna göre bilinçli bir şekilde siyasi seçimlerde bulunamamaktadırlar. Bu ve bunun gibi birçok sorun da eğitimsizlikten kaynaklı. O yüzden sizden isteğim, eğer iktidar olursanız eğitim sisteminde köklü ve nitelikli bir değişime gitmenizdir. Akademik kurumları özerkleştirmeniz, eğitimin gelecek siyasi iktidarlar tarafından kendi menfaatleri doğrultusunda şekillenmemesi için eğitimi özgür ve özerk bir kurum haline getirmeniz. Diğer en büyük sorunlardan birisi olan ekonomiye de değinmek isterim. Bugünkü dolar kuru 16.4. Büyük bir ekonomik problemin içindeyiz. Bu ekonomik problem, beraberinde de birçok sorun getirmektedir. Enflasyon durdurulamıyor ve işsizlik en büyük sorunlardan biri olmuş durumda. Sayın Babacan'ın yapmış olduğu birçok demeci izlemiş bulunmaktayım. Daha önce de bahsetmiş olduğu yapısal reformlar burada devreye giriyor. Ekonomi bakanlığı yaptığı dönemde de bundan bahsetmiş ama maalesef sayın Erdoğan ile ters düşmüştür. Reformların yapılmamış olmasının olumsuz sonuçlarını şimdi görüyoruz. Diğer siyasi partiler ile de DEVA Partisini karşılaştırdığımda; sizde daha somut, daha gerçekçi ve daha olumlu sonuç alabilme ihtimali yüksek çözüm önerileri görüyorum. Zaten 2002-2007 yıllarında da bunu deneyimlemiş olduk. ( Her ne kadar ben görmemiş olsam da istatistiklerden faydalanabiliyorum.) Ülkenin diğer sorunlarından birisi de siyasi kutuplaşma. Zaten daha önce bundan bahsetmişti Sayın Babacan. Ayrıştırıcı değil, birleştirici politikalar uygulayacağından. Şu an hem iktidar partisinde hem de birçok muhalefet partisinde nefret dili hakim. Sizin dilinize ihtiyacımız var. Umarım bu yolda başarılı olursunuz ve bizler de daha parlak bir Türkiye görebiliriz.

19.12.2021 / 21:54

6
Fatih Özkök Bartın , Öğrenci

Ne bekliyordunuz ki ! Şapkadan tavşan mı? Çıkacak, sandınız. İktidar diyor ya hep! Birileri, düğmeye bastı. Evet, işte o düğmeye birileri basacaksın dedi. Baş iktidarda, bastı. Çünkü, çaresi yok. Vizyonda gırtlağına kadar karanlık işlere bulaşmış, bir iktidar var. Elini vermiş, kolunu alamıyor. İşin içinden çıkamıyor. Şahsıma münhasır, çevremdekilere 2021 Nisan ayında, Döviz kurları olması gereken yerde değil. Bundan, çok daha yüksek rakamlarda demiştim. Hatta, yıl sonu tahmini olarak da, doların 15 TL. olacağını ifade etmiştim. Bu tahmini, ne çok iyi bir ekonomist, ne de bir kahin olarak söyledim. Piyasa şartları, enflasyon ve Sayıştay raporlarına göre, bu tahminde bulundum. Görünen Köy Kılavuz istemez sözü, tamda bunun içindir. Maalesef, dediğimde çıktı. İnanmazsınız belki, ama tahminlerim, veriler doğrultusunda nokta atışlıdır. Şimdi bu örnekleri, vermek istemiyorum. Dövizin sert inişi ne? Anlama geliyor. Döviz yüksek seviyelerde iken, o birileri önceden dövizlerini bozdurdu. Çok büyük paraları ceplerine koydu. Bu yönüyle kazanan! Yine, o birileri oldu. Peki, piyasa bundan nasıl etkilendi? Bir kere, döviz düştü diye, her şey ucuzlayacak algısı yanlış bir beklentidir. Küçük ve orta ölçekli işletmeler, sınırlı sermayeleri ile yüksek fiyattan aldıkları ürünleri, düşük fiyatlara çekemezler. Yani fiyatlar yüksek kalacak. Ancak büyük işletmeler indirime gidebilir. İthalat üzerine üretim yapıp, ihracat yapan firmalar da, fiyatlarını kur farkından ötürü indiremeyecektir. Yani, sizin anlayacağınız, tüketici yönünden değişen hiçbir şey olmayacaktır. Piyasalarda ucuzlama, beklenenin çok altında kalacak. Güçlü devlet ! Ekonomi modelleri uygulanarak olunmaz. Her alanda üretim yaparak olunur. Ekonominin varlığı, üretime bağlı değil midir? Üretim varsa ekonomi var. Ekonomi modelleri ekonomi varsa uygulanır. Yoksa hava civa…

22.12.2021 / 15:31

6
Ahmet Hafızoğulları İstanbul , Bankacı

MARKET FİYATLARINI TÜİK İN AÇIKLADIĞI ENFLASYON ORANLARINA GÖRE DENETLEYİN. VE FİYATLARI TÜİK E GÖRE BELİRLEYİN. GÖSTERMELİK DENETİMLER YAPMAYIN.

27.12.2021 / 17:08

6
Ahmet Hafızoğulları İstanbul , Bankacı

Partiniz öncelikle ülkemize ve milletimize hayırlı olsun. Çıktığınız bu yolda Allah sizi ADALETten ayırmasın. Adil olursanız Allah sizi milletin baş tacı yapsın. Partiniz kurulduğundan bu zamana kadar Sayın Ali Babacan ve parti kurucuları kamu oyu önüne çok az çıkıyorlar. Partinin insanların zihninde yer bulabilmesi için daima göz önünde olması gerekir diye düşünüyorum. Çalışmalarınız var fakat bir vatandaş olarak bana yetersiz gibi geliyor. Sizleri sürekli ekranlarda görmek istiyoruz.

06.05.2020 / 18:12

6
İbrahim Çelik Kırşehir , Öğretmen

Merhabalar DEVA PARTİSİ gönüllüsüyüm. Gazetecilik bölümü öğrencisiyim. Parti programınızda bağımsız medya, basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü gibi temel ilkelere önem vermeniz beni çok mutlu etti. Ayrıca parti içinde denetleme mekanizmaları kurulması ve ortak mutabakat sonucunda kararlar alınması şu an Türkiye’de en demokratik parti olduğunuzun kanıtı. Bu yüzden ülkemizde özgür düşünce ve ortak akıl ile; hasar almış demokrasimizi tekrar rayına oturtma çalışmalarınızda yanınızda yer almaktan mutluluk duyuyorum. Umarım bu zor günleri çabucak atlatır ve bir an önce teşkilatlanma çalışmalarımıza hızla başlarız.

07.05.2020 / 01:02

6
Gökay Küçükal Kocaeli , Öğrenci

Sayın Ali BABACAN beyfendi Türkiye’nin sadece bir kitle ve onların çevresi ile ibaret olmadığını Türkiye’nin 783.562 km² gibi bir büyüklüğünün olduğunu göstermek için toplumun her kesimine hitap eden, kucaklayan ve derdi ile hemhal olan bir parti teşkilatı kurduğu inancı içerisindeyim. Bundan ötürü partinin kurulması zaman almış ve ne yazıkki COVİD-19 gibi talihsiz bir olay ile aynı zaman dilimine denk gelmiştir. Bu zaman dilimi içerisinde bireyler ve klasik medya odak noktasını COVİD-19 ‘a çevirmiş olup partinin kamuoyunda istediği ve beklediği ilgiyi görmediğini düşünmekteyim. Yeni akım medyanın şu an ki süreçte partinin kamuoyu oluşturma ve bireylerin hafızasında yer etmesi için YouTube üzerinden sosyal mesafeyi korumak ile beraber sokak röportajların yapılması. Twitter üzerinden partinin teşkilatlanmasını beklemeden de hastag çalışmalarını GMYK üyelerinin başlatması. (Partiyi takip eden bireyler zaten dolaylı yoldan destek verecektir.) Son olarak Demokrasi ve Atılım Partisinin hedeflerinin anlatan kısa videolar ile desteklenmesi. Lafın kısası COVİD-19 sürecinin uzayacağını düşünürsek yeni akım medyanın üzerine biraz daha fazla yoğunlaşılması.

07.05.2020 / 01:48

6
Abdulbaki Korkusuz İstanbul , İş İnsanı

Ne Erdoğan gitsin de nasıl giderse gitsin ne Erdoğan kalsın da nasıl kalırsa kalsın bakışını Demokrasi diye tanımlayamayiz. Her iki bakışta kamplaştırıcıdır, ötekileştiricidir. Böyle bakınca ne ilke ne değer ne doğru ne de yanlışı anliyabiliyoruz. Demokraside farklılıkları hazmetmek bir tarafa azınlık haklarını korumakta esastır. Kavga etmeden siyaseti hizmet öncelikli, özgürlükçü  yapmak mevcut siyasi partilere baktığımızda Deva partisinin  görev saydığı  açıktır. Deva partisinin kapsayıcı ligi sanildigi kadar Türkiyede alışkın olduğumuz bir siyasi anlayış değildir. Vatandaşın bunu  anlaması için biraz  zamana ihtiyaç var, tabi calisarak . Deva partisi Türk siyasi hayatında yeni bir ziyniyettir.  Deva Partisi sayesinde diğer partilerin de kavgasız siyaseti öğrenmeye ihtiyacı var. Demokraside tek parti, tek ümit olamaz. Kavga etmeden siyaset, Demokraside  siyasetin düzeyinide yükselsetecektir.  Siyasetçiye güvenin artması için de kavgasız siyaset şart!

07.05.2020 / 16:08

6
Latif Yildiz Bolu , İş İnsanı