Serbest Kürsü

Görüşlerinize Değer Veriyoruz

Demokrasi ve Atılım Partisi olarak ülkemizi daha güzel günlere kavuşturmak için yola çıktık. Dilerseniz siz de “Serbest Kürsü”ye görüşlerinizi yazabilirsiniz..

Merhaba sevgili deva gönüllüleri.Ben daha önce siyasetle ilgilenmeyen biri olarak sizlerle fikirlerimi paylaşmak isterim.Eminim sizde farkındasınız yapılan baskılar,önüne set çekilen özgürlüklerimiz,halkımızın içinde yaşadığı yoksulluk,yoklukve sefalet,ülkenin başındakilerin gırtlaklarına kadar battığı yolsuzluk,rüşvet ve şatafattan dolayı bıçak kemiğe dayandı ve işin ehli olacaklarını düşündüğüm ve ülkedeki yüksek tansiyonu ve kutuplaştırmayı bitirecek bir ekip kuran ali babacan ve ekibinin safında demokrasi ve atılım partisi saflarında yer almayı tercih ettim.Ben şanlıurfalıyım ve kürdüm çok iyi çalışırsak kendimizi bu bölgede halkımıza iyi anlatabilirsek hdp ve akp arasında sıkışan halkımızın bir kurtuluş olarak demokrasi ve atılımpartisini tercih edeceklerine adım gibi eminim.İnşallah şanlıurfa il teşkilatında çalışacak arkadaşlar ile en yakın zamanda buluşur ve şimdiden seçim çalışmaları yapmaya başlarız.GENÇLER YOLUMUZ UZUN FAKAT SONUNDA KAZANAN TARAF BİZ VE ÖZGÜR DÜŞÜNCELERİMİZ OLACAK.ARTIK KORKMAK YOK HALKIMIZ BİZLERDEN BİR ÇIKIŞ YOLU BEKLEMEKTE.SEVGİLER...

07.05.2020 / 12:16

5
Emine Kösen Şanlıurfa , Mühendis

Muhterem Beyefendiler, Hanımefendiler, Artık uyanın! ABD Doları bazında kişi başına düşen milli gelir 2008 yılı seviyelerine gerilemiştir! 1954 yılında ülkemizde kişi başına düşen milli gelir 170 ABD Doları iken aynı yıl Güney Kore'nin kişi başına düşen milli geliri 130 ABD Doları idi. Bugün Güney Kore'nin kişi başına düşen yıllık milli geliri 40 bin ABD Doları; ülkemizde ise kişi başına düşen yıllık milli gelir sadece 8 bin ABD Doları; yıllardan beri "orta gelir grubu tuzağından" çıkamıyoruz. Bunun en büyük nedeni 2002 yılından beri ülkeyi yöneten siyasi zihniyet ve bu malum zihniyetin muhterem Bahçeli Beyefendi gibi destekçileridir. Ilk demokratik seçimlerde muhterem Bahçeli Beyefendi ve onun zihniyetinde olanlar "sadece avuçlarını yalıyacaklardır." Nasıl geçmişte CHP, AP, ANAP ya da DYP gibi siyasi partiler seçimlerde -hiç beklemedikleri- yenilgileri almışlarsa, MHP ve AK Parti'de benzer akibeti yaşayacaktır. Ilk demokratik seçimlerde AK Parti + MHP ortaklığı sandığa gömülecektir. Demokratik çözüm:Yeni Anayasa. Ülkenin 1950 lerden beri içinde bulunduğu açmazdan (orta gelir grubu tuzağından) kurtulmasının yolu: yasama, yürütme, yargı erkleri arasındaki tam bağımsızlığın tesis edilmesi; en yüksek ve tek iradenin TBMM de olduğu, "çoğulcu parlamenter demokratik rejimin" oluşması için yeni Anayasa'nın “uzlaşma” ile hazırlanıp 2021 yılında halk oylamasına sunulması. Özetle, mevcut siyasi rejim ülkenin HAYRINA değildir. Mevcut siyasi rejim devam ettiği sürece ülkemiz hiç bir zaman "orta gelir grubu tuzağından" çıkamaz! Ve mevcut siyasi rejim devam ederse, ülke, popülist siyasilerce ve onların oligarşi ve plutokrasi yandaşları tarafından, yarı-otokrasiye, tam-otokrasiye, diktatörlüğe ve hatta despotik tiranlık rejimine doğru sürüklenebilir...

08.05.2020 / 00:44

5
Salih Onganer İzmir , Mühendis

Eğer bir insan bir devletin vatandaşlık hakkına sahipse o devlet o kişinin butun hak hukuk ve düşünce özgürlüğü kısıtlaması gerekiyor, Şimdi ben sosyal medyayı dilediğim gibi ahlaki kurallar içinde kulanamiyorm,

09.05.2020 / 08:27

5
Sihat Gündüz Şırnak , Çiftçi

Oncelikle sehit annelerimiz olmak uzere tum annelerimizin anneler gunu kutlu olsun. Korku siyaseti, baski siyaseti, algi yonetimi, darbe polemigi Sayin Ali Babacan ne guzel soyledi. Gelecek perspektifi sunamayanlar, umut veremeyenler korku siyaseti yapiyor diye. son gunlerde dabe olacak, listeler hazir, bizim aile 50 kisiyi goturur, bizim sitede 3-5 kisi listede, baska biri cikar cocuklariniz, hanimlarinizi bizden nasil koruyacaksiniz diye insanlari tehdit eder korku baronlari is basinda. Kirli, cirkin igrenc bir siyaset. Bu sekilde ekonominin kotu gidisini saklayacaklarini saniyorlar, bu sekilde insanlara umut olamadaklarini gizlemeye calisiyorlar. Binlerce isletme, kucuk esnas, fabrika batmis bitmis durumda, issizlik almis basini gitmis, carsi pazar ates pahasi bunlar konusulmasin insanlar korksun sinsin. Karsiliksiz para basarak, harcan tum tum yedek akceler, pansuman tedbirler. Bunlar bilinmesin, konusilmadin. Lidtelerimiz var, 50 kisiyi goturur bizim aile tehditleri konusulsun, insanlari provoke edilsin. Yapanin yanina kar kalsin, birsey olmasin. Iste bunlara karsi Deva Partisi ve Ali Babacan. Yeniden umut icin, yeniden gelecek icin cocuklarimiz, yarinlarimiz icin davamiz, DEVA' miz olsun.

12.05.2020 / 23:40

5
Hakan Çelebi Ankara , Mühendis

İyi bir Türkiye için sağlıklı bir Türkiye düşünce özgürlüğün egemen olduğu bir Türkiye kardeşçe hak hukuk adalet içerisinde yaşanacak bir Türkiye 🇹🇷 istiyorum.

18.05.2020 / 20:17

5
İsmail Yıldız Kars , Politikacı

Merhaba, Yüksek öğretim eylem planınızı okudum. Böyle planlar paylaştığınız için teşekkür ederim. Yıllardır hem Türkiye'de hem de İngiltere, Almanya, ve Hong-Kong'da akademisyen olarak görev aldım/alıyorum. Üniversiteler için sunduğunuz plan çok iyi niyetli ama çok genel başlıklar içeriyor. Bunun yerine hangi ülkelerin yüksek öğretim sistemlerini incelediğinizi/inceleyeceğinizi ve bunları bizim coğrafyamız ve kültürümüze nasıl adapte edeceğinizi öğrenmek istiyorum. Mesela İngiltere'de bölümler mezun sayıları, mezunlarının memnuniyeti ve mezunlarının iş bulma oranlarına göre hayatta kalabiliyor. Yani öğretim üyelerinin işleri mezun ettikleri öğrencilerine ve öğrencilerin iş bulmasına bağlı. Bizim ülkemizde istihdama bağlı olarak üniversiteler yeniden düzenlenecek mi? Atîl bölümler/üniversiteler kapatılıp, ülke ekonomisine ve gençlerin hayatına katkı sağlayan bölümler daha fazla desteklenecek mi? Son 10 senede mantar gibi açılıp ülkeye kambur olan üniversiteler hakkındaki planınız nedir? Üniversiteler "External Examiner" olarak adlandırılan sistemle iç ve dış denetime tabi tutulacak mı? İntihal (plagiarism) ve başka sorunlar nedeniyle itibarsızlaşan üniversitelerimizin yeniden dünya üniversiteleriyle yarışır hale gelmesi için araştırma/yayın kalitesini arttırmak için görüşünüz nedir? Mesela her akademisyene halihazırda sağlanan Itenticate programının raporlarını makale/yayın gönderilmeden önce zorunlu hale getirerek uluslararası dergilere ve kurumlara rezil olmadan plagiarismi engelleyebilir ve son yıllarda tamamen yok olan itibarımızı yeniden kazanabiliriz. Planlarınızın daha net sonuç odaklı başlıklarını görmek dileğiyle. Saygılarınla, Dr. Begüm Ulusoy

03.01.2023 / 22:56

5
Begum Ulusoy Ankara , Bilim İnsanı

Umarım sn babacan ekonominin başına geçer umarım... ve bu ekonominin üzerindeki gereksiz vede yanlış bir sürü vergiyi ivedilikle kaldırır çalıştığımız sektör itibariyle turizm,döviz getirici unsur olmasina rağmen nedense sürekli bir şekilde baltalaniyor ve akıl dışı birtakım vergilendirmeler yapılarak sektöre adeta can cekistiriliyor işin başında otelleri olan zati muhterem olmasına rağmen.daha yeni bir vergi hayata geçirildi oda konaklama vergisi yani otelde konaklayan tüm insanlardan otele ödediğin tutarın %2sini vergi olarak devlet alıyor tabi burda tahsildar otel oluyor yani sen bu vergiyi otel olarak al veya alma devlet senden toplam kazanc üzerinden yüzde iki alıyor nekadar saçma bir vergi nekadar akildisi!!! bu sadece birtanesi dahası var mesela birtakım sertifikalar alma zorunluluğu hiçbir işlevi olmayan bence değersiz ama para ödemek zorunda olduğun sertifikalar bunları almazsan otel kapatmaya kadar gidiyor pandemi de çıkarmışlardı güvenli turizm sertifikası diye bir sertifika zorunlu tuttular her ay bir para veriyorsun tamamen gereksiz yetersiz masraf yani....şimdi pandemi bitti bunu devamlı hale getirmek için sürdürülebilir güvenli turizm sertifikasına dönüştürüp aylık yine bir para ödemesi yine masraf..kısacasi bu ekonominin başına kim gelirse gelsin ama yüksek ihtimalle sn babacan olsun umarım sesimizi duyulur ve kayda geçer.

15.03.2023 / 23:10

5
Cüneyt Yavaş Çanakkale , Diğer

Merhaba. Parti yapılanması ile ilgili olarak; mevcut hükmet karşısın da rakip olarak durabilmekten ziyade, seçim sonrası olası iktidar döneminde oluşturacağınız yeni hükumetin ülkeyi yönetebilir kapasitede olduğunu halka kanıtlamanız dolayısıyla parti yapılanmanızda her milletten adaylarınız, özellikle milliyetçi ve karekterli tanınmış kişileri öne sürmeniz ve hatta "z kuşağı" diye adlandırdığımız gençlerin parti yönetimin de olmaları gerekmektedir diye düşünüyorum. Çünkü hem halk hemde ülkemiz mevcut hükumet ve düzenden bıkmış, yıpranmış durumda fakat ülkeyi seçim sonrası yönetebileceklerine inandıkları bir alternatif parti olmadığından adeta kaderine boyun eğmek zorunda kalmıştır. Dürüst, eğitimli, karekterli ve çok iyi bir yönetici olabilirsiniz fakat şuan parti yönetimin de olsun yapılanması da olsun hükumet değiştirmiş bir ülkeyi yönetebilecek profesyonelliğin olmadığı kanaatindeyim. Öyle bir kadronuz olmalı ki her seçmen "tamam işte ülkeyi bunlar yönetebilir, bizi kurtarabilir" diyebilsinler. Hakkınız da, hakkımız da, ülkemiz adına hayırlısı olsun inşallah.

30.08.2021 / 14:11

5
Halil İbrahim Berker Bursa , Özel Sektör Çalışanı

Sayın Başkanımız,emekli aylığı bağlama oranının yüzde 70’ten yüzde 35’e düşürülmesinin en çok asgarî ücretle çalışanları mağdur ediyor. “Bugün ülkemizde emekli olan çok sayıda kişiye, asgarî ücretin altında aylık bağlanıyor.Yüksek enflasyon nedeniyle insanların asgari ücretle dahi geçinmekte zorlandığı ortamda, emekliler1500 ila 2 bin lira civarındaki aylıkla tüm ay geçinmeye çalışıyor. Bütün bu mevzuatı yenilemeniz hususunda sizden icraat bekliyoruz ve emekli aylığı bağlama hesaplama hususunda emeklilerin taleplerini kamuoyunun göndemine getirip,dikkate alınmasını ve değişikliğe gidilmesini talep ediyoruz.” Saygılarımla….

26.10.2021 / 10:59

5
Nihat Orhan İstanbul , Gazeteci

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçtiğimiz saatlerde Twitter'dan paylaşmış olduğu talihsiz video yüzünden geleceğe dair umutlarımın iyice tükendiği söylemek isterim. Söz konusu videoda bireylere karşı bir ayrımcılığın (özellikle de kadınlara) yapıldığını düşünmekteyim. Negatif ayrımcılık ne kadar kötü ise pozitif ayrımcılık da bir o kadar kötüdür. Kemal Kılıçdaroğlu'nun ağzından çıkan "Türk kadınları iş hayatına dönmek istediklerinde pozitif ayrımcılık uygulamalarından yararlanacak" sözleri, 2021 yılında kabul dahi görmeyecek olması gerekirken birçok kesim tarafından takdir edilmiştir. Videonun diğer kısımlarında bahsedilen "GEREKSİZ" ayrıcalıkların da yine vatandaşın cebindeki paradan karşılanacağı bariz ortadayken, DEVA Partisi'nin bu konudaki tutumunun nasıl olacağını çok merak ediyorum.

07.11.2021 / 23:14

5
Berke Çetin Ankara , Öğrenci