Serbest Kürsü

Görüşlerinize Değer Veriyoruz

Demokrasi ve Atılım Partisi olarak ülkemizi daha güzel günlere kavuşturmak için yola çıktık. Dilerseniz siz de “Serbest Kürsü”ye görüşlerinizi yazabilirsiniz..

Facebook daki bir paylaşımda Deva Mardin il yönetiminin Atatürk ve cumhuriyete isyan eden şeyh Sait'i rahmetle anmasını yadırgadım. Osmanlı'yı yıkan zamana ayak uyduramamadır .Bunun da en büyük sebebi bu zihniyettir. Muhafazakar olmak Atatürk ve cumhuriyet karşıtı olmak değildir hele sözde dindarlıkla muhafazakar olmak hiç değildir. Sn Babacan ve değerli ekibinin bu çağ dışı anlayışta olmadıklarını düşünüyorum .Saygılarımla

01.07.2021 / 03:02

4
Celal Başpınar Afyonkarahisar , Mühendis

Ali Babacan haber türk tv de naif doğru gerçek söyleşisine hayran kaldım. Bu gibi söyleşilere ülkemizin çok ihtiyacı ver. Avrupalı bir siyasetçi gibi hissettim teşekkürler.

11.08.2021 / 22:58

4
Mustafa Örs Nevşehir , Ekonomist

Merhaba, son durumda mecliste 600 millet vekili bulunuyor. Bu kadar çok millet vekilinin ağırlığı seçilmiş oldukları illerde bile hissedilmiyor. Millet vekillerinin kanun teklifi vb. genel ülke kalkınmasının yanında, çalışmalarının çok daha fazlasını seçildikleri iller için yapması gerektiğini diye düşünüyorum. Bu kapsamda düşünce aşamasında olan bir projem var. Projenin içeriği genel millet vekillerinin senelik performans hedef kartlarının oluşturulup takip edilmesi. Bu performans kartlarında %70 oranında seçildikleri iller için hedef yer alacak, bu hedefler arasında kendisine devletin sağladığı bedava imkanların en az sevide kullanılması vb. genel hedefler de olacak. Hedef kartının yoğunlukla yerel hedeflerden oluşması önemli. İllerin gelişimin artmasının aşağıdan yukarıya doğru genel gelişime ivme katacağını düşünüyorum. Mevcut durumda millet vekili bir kamu çalışanı ancak hiç bir şekilde performans takibi vb. yapılmıyor. Tüm seçildiği dönemi parmak kıpırdatmadan harcasa bile kimse farkına varmıyor. Takip, kontrol ve denetim sisteminin bu alanda da oluşturulması gerektiğini düşünüyorum. Orta düzey Şirketler bile çalışanlarına performans değerlendirme yaparken bunun millet vekillerine yapılmasının ülke için çok faydalı olacağını düşünüyorum.

17.08.2021 / 22:54

4
Songül Kuyumcu Ankara , Polis

Algı ağının hüküm sürdüğü bir ortamda, Ticaret yapmak mümkün mü? Müşteri Ticaretin reel tarafıdır. Müşteri varsa, Ticaret yapılır. Bu mevzuyu, iki aşamada ele almak istedim. Gelişmiş Ülkeler ve Gelişmemiş yada Gelişmekte olan Ülkeler. Gelişmiş Ülkelerde Ticaret müşteri odaklı yapılır. Müşteri memnuniyeti Ticaretin olmazsa olmazıdır. Ticaret müşteri memnuniyeti üzerine dizayn edilir. Müşteri, kalite tercihine göre alış veriş yapar. Üreticiler, müşteri çekmek için, üretimi kalite üzerine tesis eder. Üreticiler, müşteri memnuniyetini maksimum düzeye çıkarmak için, konusunda uzmanlaşmış eğitmenlerden, eğitimler alırlar. Müşteri odaklı seminerlere, panellere katılırlar. Kendilerini, kaliteli üretim ve müşteri memnuniyeti alanında geliştirirler. Rekabetin yoğun olduğu bir piyasada Üreticilerin, müşteri memnuniyetini sağlamak adına bu eğitimleri sürekli almaları, Ticaret hacminin yükselmesine ve piyasada tanınmasına neden olur. Ticari bir başarı, ancak böyle sağlanır. Burada altını çizmek istediğim bir nokta var ki, o da Ticari alış verişlerde, maksimum harcama yapan, Müşterilerin nitelik yapısıdır. İmkanları yüksek Ülkelerde, alış verişler için limit, pek sorun olmaz. Gelir düzeyi yüksek olan ülkelerde Üretim kalite ve müşteri memnuniyeti doğrultusunda gerçekleşir. Üretime konu ürünlerin, üretimi Ülke kaynakları dışından, sağlanan hammadde ile, yapılmış olsa dahi, Üretici Firma, Üretim Pazarlama ve Satış ilkelerine uygun kalitede, Üretim yapar. Müşteri memnuniyetini, her zaman ön planda tutar. Robert Bosch”un bir sözü yazdıklarımı özetliyor. “İnsanların güvenini kaybetmektense, para kaybetmeyi tercih ederim.” Sonuç itibari ile Üretime konu kaliteli Ürünler; Gelişmiş Ülkelerde marka kimliğini alır. Gerek Ülke çapında ve gerekse Uluslararası arenada Pazar ağları genişlemiş olur. Bu Ülkelerin Ürünleri kendi insanları için ucuz Bizim gibi GELİŞMEKTE olan Ülke insanları için, çok pahalıdır.

01.02.2022 / 16:44

4
Ahmet Hafızoğulları İstanbul , Bankacı

Altı boş proje ve programlar çökmeye mahkumdur. BU İKTİDAR ; 15 Temmuz dan sonra Kamu Çalışanlarının büyük çoğunluğu, doğru düzgün araştırma yapılmadan işten çıkardılar. Toplumsal bir tepki gelince, haksızlığa uğradığını iddia edenlerden, itiraz dilekçesi istediler. İtiraz dilekçe sayısı, işten çıkarılan kişilerin sayısından çok olunca, işlem yapmada kilitlendiler. KRİZ masası kurdular. Oysa en başta yapmaları gerekeni, en sonda yaparak, işleyişi hakkaniyetli yapabilirlerdi. Sonuç olarak, Kamu Hizmetleri aksadı. Vatandaş mağdur oldu. Daha çok örnek var. Otomobil Camlarından siyah FİLMLER kaldırılacak, dediler. Toplumsal tepki ile geri çektiler. EKONOMİ KRİZ yok dediler. Ama Destek Programları çıkardılar. Yine de Piyasaların ateşini söndüremediler. Termal Santral Bacalarına, filtre takılmayacak diye, Meclis de karar aldılar. Toplumsal tepki gelince, geri adım attılar. Diplomasız ve Liyakat”a uymayan bir çok atamalar yaptılar. Tepki ve Protestolar gelince, geri çektiler. Enflasyonla Toplu mücadele dediler, Enflasyon tarihi rekor kırdı. Yerli Mal Milli Mal dediler Çiftçileri ve Üreticileri İthalat ile vurdular. Dolar için Milli Mücadele başlattılar, Millete Dolarlarınızı bozun Türk Lirası alın dediler, Dolar uçtu. Türk Lirası çöktü. Rus Uçaklarını önce düşürdük deyip kahraman oldular. Rusya”nın yaptırımları neticesinde, Uçakları Fetö düşürdü dediler. Paralı Eğitim olmayacak diye, Dershaneleri kapattılar. Yerine ismi değişik Paralı Etüt Merkezleri kurdular. Nitelik özelliği olmayan, Paralı Özel Üniversiteler kurdular. Rahibi vermeyeceğim dediği günün ertesi sabahı, Rahibi verdiler. Mısır, Suudi Arabistan ve Suriyeyi vsss düşman ilan ettiler. Sonra gidip, para istediler. En son COVİD 19 gerekçesi ile MECLİSİ tatil ettiler, ama Okulları Öğretime açtılar. Sayamayacağım kadar, asla yapmam dedikleri ne varsa, yaptılar. Ama başaramadılar.

08.02.2022 / 17:53

4
Ahmet Hafızoğulları İstanbul , Bankacı

Öncelikle söylemem gereken şey ekonomi yol haritası sunumunu dinledim. İçerik ancak iktisatçıların fikir sahibi olacağı kadar kalabalık, anlatım ise herkesin sıkılacağı kadar boğucuydu. En iyi matematik öğretmeni en iyi matematik bilen değil, en iyi aktarandır. Politikada maksat halka izah edilemezse (hele ekonomide) KEYNES dahi olsanız söyleminizin önemi yok. Politikalar madde madde okunmak yerine başlıklar altında toplanarak sunum yapılmalıydı. Ve sunumu da GENEL BAŞKAN yapmalıydı. Ayrıca toplantıdan önce bilgi veren arkadaşımı da lütfen değiştirin. Eğer tekdüze, heyecansız, belli noktalarda dikkat toplamayan, içine espriler yedirilmemiş, siyasi laf çakmalar olmayan bir sunum yaparsanız şu an karşılaşılan durum sürpriz olmaz. DEVA'nın en iddialı olduğu alan ekonomi. Berbat bir kriz yaşanıyor. Bu krizden kurtuluş reçetesi olan program açıklanıyor fakat hiç bir yerde dikkat çekmiyor, haber olmuyor. Bu konuda basını suçlamanın anlamı yok. Maalesef o büyük çalışmayı sunamayarak hata etti parti. Umarım sonraki çalışmalarda dikkat eder. Enerjinizi yükseltin. Bu ses yükseltme anlamına gelmez. Sayın Babacan ve Yeneroğlu haricinde yeni yüzlere ihtiyacı var partinin. Hedef kitleniz gençler olmalı yani 35 yaş altı insanlar. Açıkçası artık harekete geçilmez ise 2-5 arası bir yere konumlar parti kendini. İktidar olmak istiyorsa harekete geçme zamanı.

14.02.2022 / 09:45

4
Mustafa Adıgüzel Ankara , Ekonomist

Hayaller Paris gerçekler Eminönü ! Önceki yazımda ifade etmiştim. Bu Ekonomi Bakanı, gerçekten Ekonomiden anlamıyor. Bir ay önceki yazımı Hatırlarsanız; Nasreddin Hoca”nın bir fıkrasını, yazımın anlaşılması adına, örnek olsun diye kullandım. Fıkra da Hoca Efendi, kapısının önüne diken ekiyordu. Mevcutlardan, gelecekle ilgili kombinasyon kuramayan bir Yönetici, işte böyle çuvallar. Bir ay önce hatırlarsanız! İngiltere ye gitmiş, iştahı kabarık insanların Türkiye"ye gelmesinden bahsetmişti. Temmuz ayında enflasyon tek hanelere inecek, her şey yoluna girecekti. Şimdi ise 2023 e kadar Enflasyonun çok fazla inmeyeceğini açıklıyor. Daha içinde yaşadığı Ülkenin, ne kadar? kırılgan bir ekonomiye sahip olduğunu okuyamayan bir adamın, Ülkenin ekonomisini düzeltmesi, nasıl beklenir? Yaprak kımıldasa, rüzgarı piyasaları altüst ediyor. Böyle bir ortamda Küresel Hareketleri hesap edemeyen bir Ekonomi Bakanını düşünün. Bu talihsiz öngörüleri Ülkemize büyük zarar verdi. Verecek de. Basit ve seviyesiz beklentileri gerçekleşecekmiş gibi anlatmak, Vatandaşa boş hayaller satmaktır. Unutulmaması gerekir ki,Salgın Hastalıkları, Savaşları, ekonomik yaptırımları hesap etmek, erdemliliktir.

10.03.2022 / 19:21

4
Ahmet Hafızoğulları İstanbul , Bankacı

Ali Babacan'ın sıklıkla vurguladığı "gençlik ile beraber" görüşünün ne kadar hayata geçirilebileceğinden şüpheli olduğum şu dönemde partinin üst yönetim ekibindeki herkesin +30 olduğunu internet siteniz aracılığı ile görmek beni biraz üzdü. Açıkçası genç isimler görmek beni mutlu ederdi. Çünkü Ali Babacan'ın ileride baş etmesi gerecek olan siyasi süreci basına verdiği demeçlerde sürekli arka sıraya atıp önceliğinin bilimsel ve sorgulanabilir doğrular üzerinden siyaset yapmak olacağını dile getirmesi bana biraz Besim Tibuk marjinalliğini anımsatıyor. Tabi bu konulardan önce Türkiye siyasetinin çıkmaza girip giremeyeceği tartışması daha önemli olabilir. Kendisi bu konu hakkındaki görüşlerini de belirtir ise mevcut seçmenlerin ilerideki siyasi süreç hakkındaki endişeleri bir nebze hafifleyebilir.

16.03.2022 / 05:34

4
Tuna Gökçe Ankara , Öğrenci

Senelerce hizmet sektöründe çalıştım çalışma şartları ağır olsa da maddi açıdan karşılığı verilince insan mutlu oluyor.Ancak günümüz ekonomik şartlarında Dünya'nın da içinden geçtiği bu sıkıntılı süreçte affınıza sığınarak naçizane bir öneride bulunmak isterim. Cafe,Bar,Restaurant gibi işletmelerde kiraların sabit değil gelire göre olması ve çalışanlara belli bir miktar pay verilmesi kanaatindeyim. Kiraların gelirin %10(%12'de olabilir),isim hakkının ise %5 olması daha isabetli olur diye düşünüyorum bunun yanı sıra gelirin %10(%8'de olabilir) gibi bir kısmının işçilere eşit şekilde extra bir vergiye tabii tutulmadan dağıtılması kanaatindeyim.Bu fikri verdiğim bir tanıdığım Finlandiya'da uyguladı ve kendisine ödül verildi. Daha önce çalıştığım işletme üzerinden örnek verecek olursam;80 bin lira kira,50 bin lira isim hakkı veriyorduk toplamda 130 bin lira sadece kiraya gidiyordu.Dediğim gibi yapılsaydı 500 bin lira olan gelir neticesinde 50 bin lira kira,25 bin lira isim hakkı,50 bin lira çalışanlara maaş harici ücret dağıtılabilecekti ve toplamda 125 bin lira tutacaktı,5 bin lira daha işletme sahibine para kalmış olacaktı. Eğer bu uygulama yapılırsa işçilerin işi sahiplenmesi,daha az iş değişikliği,işsizliğin azalması,müşteri memnuniyeti,işletmecilerin daha çok kâra geçmesi,asgari ücretle çalışanların oranının azalması sağlanacaktır.

21.04.2022 / 09:51

4
Hasan Oğulcan Yıldız İzmir , Diğer

Merhaba, En sno yaşanan Gezi yargılamalarının sonucu göstermektedir ki bu yönetim gelecek seçimleri kazanır ise, muhalif olan hiç kimse kanunlar çerçevesinde hak tanınan hiçbir hakkını kullanamayacaktır. Sesini çıkaramayacaktır. Türkiye'de demokrasi tamamen devre dışı kalacaktır. Geleceğimizi, demokrasimizi, çocuklarımızı kurtarmak için sizlerden partiler üstü bir bakış, yaklaşım beklemekteyiz. 6 lı masa tabir edilen ittifak içerisinde, yapılacak ilk seçimde, parti, kişi önceliğini bir kenara bırakarak 6 partinin tamamından ülke geleceği için fedakarlık bekliyoruz. En fazla milletvekilini çıkaracak seçeneğin üzerinde durulmasını, en fazla oy alabilecek olan adayın gösterilmesini umuyoruz. Unutmayın ki bu zorzamanlarda tarih sizlere çok zor görevler vermektedir. Geleceğin aydınlık Türkiyesi sizin şu an alacağınız kararların üzerinde yükselecektir. Saygılarımla

27.04.2022 / 12:59

4
Dinçer Çeliker Kocaeli , Mühendis