Serbest Kürsü

Görüşlerinize Değer Veriyoruz

Demokrasi ve Atılım Partisi olarak ülkemizi daha güzel günlere kavuşturmak için yola çıktık. Dilerseniz siz de “Serbest Kürsü”ye görüşlerinizi yazabilirsiniz..

Artık gençleri kendi inandığı doğrularına zorlayan bir zihniyetten, gençlere gerekli ve hakettikleri özgürlüğü veren bir yönetime ihtiyacımız var. Bu ülke gençlerin aklındaki yurt dışına kaçma hevesini ve avrupa sevdasını yenemediği sürece hiçbir zaman başarı elde edemez. Partisinin her yerinde özellikle genç ve bayan bulunduran, yönetimi okumuş ve ciddi başarılar elde etmiş şahıslardan oluşan bu partinin iktidarın getireceği sorumlukları ile baş edecebileceğine inanıyorum. Almanya'da doğmuş, büyümüş ve 30 yaşında 2019 senesinde Türkiye'ye temelli dönüş yapmış biri olarak, şimdiye kadar yurt dışında çok yakından takip ettiğim Mustafa Yeneroğlu Beyin de bu partinin bir parçası olduğu için çok mutluyum. Kendisinin dürüstlüğü, aklı ve insanlığı tartışılmaz dır. Yine takıp ettiğim başka isim ise Fatih Zingal Bey dir. Kendisini DEVA partisine kazanmak birçok genci kazanmak anlamına gelir. Kendisine güvenim sonsuzdur ve Mustafa Bey gibi Fatih Bey de birgün yanlış giden şeylerin farkına varacak tır.

12.05.2020 / 06:12

4
Bilal Koç Ankara , Bilim İnsanı

Merhaba, Öncelikle hayırlı ramazanlar dilerim. Zor zamanlar geçiriyoruz, sanki boğazımız düğüm üstüne düğümleniyor. Son iki seçimdir oy kullanmıyorum. Bu duruma geleceğime inanmazdım bir vakit. Bitaraf olan bertaraf oluyor ya! AKP iktidara geldiğinde lise öğrencisiydim. Toplumun muhafazakar kesiminin üzerine müthiş baskı olduğu dönemlerdi. Tayyip Bey'e karşı sorgulanamaz bir sempati besliyordum. Hiç siyasi parti mensubu olarak kendimi değerlendirmedim ama, "Bir partiye üye olursam AKP'ye üye olurum." derdim. Hakikaten mazlum ve zayıf durumdaydık. Dualarımız muvaffak olması yönündeydi, Kim inanırdı ki "Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem." diyenlerin bir gün sofralarından dalkavukları ve zalimleri eksik etmeyeceğine, ardında yığınla mazlum bırakacağına? Aldatılmış hissediyorum, üzerine titrediğimiz kutsal değerlerle, hakikatle hem de. İddiamızı, saf ve temiz duygularmızı çaldılar. Doğruluk namına sözlükte ne kadar kavram varsa içi boşaltıldı malesef. Hak, Hukuk, Adalet, Liyakat vs... Yorulduğumu hissediyorum. Eleştirmekten, karşı çıkmaktan, hakikati savunmaktan ve sonucunda yaftalanmaktan. Dar bir çevrem var kendimi rahat hissedebildiğim, Bu da sıkışmışlık hissi veriyor bazen. Bize yüzde altı derler inanmayın daha da azaldık. Sorunların en büyüğünün hukuksuzluk olduğunu düşünüyorum. Adeta söyleye söyleye Kabile Devleti'ne çevrildi ülkemiz. Kararlar sorgulanamaz şefin etrafında veriliyor. Herşey onunla anlamlandırılıyor. O iyi dediyse iyi olan birşey ertesi gün fikrini değiştirdiğinde çok kötü olabiliyor. Böyle bir devletin akıbeti aşikardır. Kabile devletinde ne adalette, ne eğitimde, ne ekonomide istikrar olabilir. Bu şartlar altında DEVA partisinin varlığının yurdumuz için bir nefes olmasını temenni ederim. Umarım iddialarınızda samimisinizdir, ve öyle kalırsınız. Saygılarımla

12.05.2020 / 13:17

4
Ali Ülker İstanbul , Mühendis

Öncelikle merhabalar.Üniversite Sınavına hazırlanan bir genç olarak Yeteneklerimin ve isteklerimin doğrultusunda bir bölüm seçmek istediğimde ilk baktığım iş olanakları ve maaşı oluyor.Maalesef ülkemizde bizim gençler olarak ne istediğimiz çok önemli değil.Bizler yeteneklerimiz ve isteklerimiz ile bir meslek seçip,hayatımıza güzel bir şekilde devam etmek,tatillerde dünyayı gezmek,Mezun olduktan sonra iş imkanına sahip olmak istiyoruz.Ülkemizin uluslararası bir başarısı olmasını gençler olarak çok istiyoruz.Ama bu zamanda sanırım bu pek mümkün olmuyor.Ekonomi kötü,Beyin göçü çok fazla,İşsizlik çok fazla,Üniversiteden mezun olup iş bulanlar ya düşük maaşlarda ve kötü şartlarda ya da okuduğu bölümden çok daha farklı bir alanda çalışıyorlar.Durum böyle olunca da Üniversite mezunları ya ülkeden gidiyorlar ya da istedikleri gibi çalışamıyorlar.Bu durum beni çok üzdüğünden dolayı Deva partisi olarak bu sorunlara da bir çözüm getireceğinize yürekten inanıyorum.Bu yolda ben de sizinle yürüyeceğim.Artık gençlerin de sesi duyulsun.Teşekkür Ederim.

13.05.2020 / 13:51

4
Berkay Güney Ankara , Öğrenci

Üye adayı olduğumuz partimiz kimi insanlarca elitist olarak algılanmaktadır. Bu algıya sebep olarak da liyakata vurgu yapılmasını görüyorum. Partimizin elitist algısının yıkılması için liyakat vurgusu terkedilmelidir. Siyasette liyakatin kimde olduğu sandıkta belirlenir. Liyakatin kimde olduğuna toplum karar vermezse böyle bir yönetimin adı teknokrasi olur. Partiye alınacak yöneticilerin adeta cv'sinin istenmesi başka bir sorun. Normal bir insan nasıl arkadaşlık yapacağı bir insana yaklaşırken ya da bir sevgili adayına yaklaşırken cv'sini sormaz ise partinin bir insanın geçmiş başarı veya başarısızlıklarıyla ilgilenmemesi gerekir. Parti yöneticiliklerinin insanlara iş verir gibi cv'ye bakılarak verilmemesi gerekir. Siyasal parti toplumu yansıtmak istiyorsa holding gibi yapılanmamalıdır. Ev hanımlarını da sayarsak toplumun yarısı işsiz iken ve bir çok insan iflas etmiş iken işini iyi yapan insan arıyoruz demek doğru değildir. Ticarette veya mesleğinde başarısız olmuş bir insanın siyasette de başarısız olacağı varsayılmamalıdır. Bozuk bir sistemde başarısız olması bir kişiyi önemsizleştirmez. Siyasi partiler toplum önderlerini ve önder adaylarını toplayan bir kurumdur. Bir holdingte genel müdür olan bir insan yerel önder olamazken hiç umulmayan insanlar yerel önder olabilir.

15.05.2020 / 23:28

4
Onur Güngör Balıkesir , Gazeteci

Demokrat bir görünüm ile ortaya çıkmak iyidir. Partinin oy oranı en fazla %5-8 günün şart ve koşullarının değerlendirmesine göre değişir ama iktidar olma olasılığı çok düşük karşısında tecrübeli propaganda ve kriz yönetimi yapabilen siyasi partiler var. Ayrıca çabucak bir dışlanma, hain yaftası söz konusu. Bumerang etkisi yaratmak zor fakat İstanbul belediye seçimleri ders niteliğinde, mağdur olmak kazandırmadı. Aslında iyi incelemek lazım. Mevcut otoriteden gelen soruları iftiraları cevaplamayan fazla önemsemeyen sanki seçimi kazanmışcasına hareket edilmesiydi. Karşı tarafta koca başbakanı bir belediye başkanıyla yarıştırması ve Seçim boyunca Cumhurbaşkanı ve bakanların tek kişiye yüklenmesi idi. Güçlüye karşı durma isteği doğurdu halkta. Bu istek tekrar oluşturulsa ve genele yayılırsa kazanılır. Hedef kitle ülkenin çoğunluğunu oluşturan genç kitle. Sizde seçim de genç kitleyi hatırlayacaksınız ama onlarla önceden yapmış olduğunuz hiç bir proje birliktelik olmadığı için bir işe yaramayacak. Bilim ve kültür için üniversiteler aktif kullanılıp bir şey üretilirse onu büyütüp gençler bizi tanır sloganı ile yürürsünüz. kararsız seçmende bilim ve akıl yolunu seçecektir. Temiz enerji, Binaların kendi enerjilerini üretmesi(güneş enerjisi ve oluklarda biriken suların baraj görevi görerek elektrik üretmesi altıgen binaların yapımı yardımcı olur) velhasılıkelam hiç bir şey yapmadan Erzurum'dan Trabzon'dan veya Diyarbakır gibi ülkenin güçlü lobilerinden insanları aday göstermeniz bir işe yaramaz. YAKIN zamanda yaptıklarınız yapacaklarınızın teminatı olmalı. Artık eskiden tüp kuyrukları vardı klişesi de tutmaz.

18.05.2020 / 22:59

4
Venher Karadeniz İstanbul , Öğrenci

Annem 82 yaşında Kılıçdaroğlu adaylığı konusunda listesinde bulunduğu seçmen olduğu sandığı bulamayan adam memleketi nasıl idare edecek diyor halkı nasıl ikna edeceksiniz

23.12.2022 / 22:48

4
Abdullah Heybeci Sinop , Eğitmen

Altılı masa kavramı Erdoğan'ın benimsettiği küçültücü basitleştirici bir kavramdır. Oysa Millet ittifakı Erdoğan'ı korkutuyor. Millet ittifakı çoğul, büyük, halk, ulus topluluk kavramıdır. Lütfen altılı masa kavramını Millet ittifakı olarak milletvekilleriniz ve sizler sürekli dile getiriniz altılı masadan vazgeçiniz. sizler altı kişiyi temsil etmiyorsunuz milyonlarca insan sizin arkanızdayız.. Başarılar dilerim

04.01.2023 / 22:43

4
Erhan İvelik Van , Öğretmen

YSK. HSK .nÜfus müdürlükleri .secmen listelerinin hazırlanması.ilve ilçe seçim kurulu baskanlari. Jandarma ve emniyet kuvvetleri basın tv a.a .ajanslar tamamen RTE nin kontrolünde. Bu durumda 6 lı masa olarak seçim güvenliği 1 nolu sorun iken 6li masa bileşenleri tek vücut olmalı. EGO öne geçmemeli halkın %65 ini sürükleyecek kisi C.baskani adayı olmali.... 6 lı masa tek partiymis gibi Halka güven vermeli....aksi halde RTE yi durduramazsınız.

12.01.2023 / 18:15

4
Mehmet Deynek İstanbul , Avukat

Merhabalar, ülkenin kadim kronik sorunlarından birisi doğu despot yapılanmasından kaynaklanan ittihat terakki zihniyeti ve dolayısıyla kürt sorunu.Yani ki, kemalizmin ve siyasal islamcılığın iflas ettiği bu durumda kala kala eski ittihatçı zihniyet tekrar depresmeye başladı.Son dönemlerde milliyetçiliğin din gibi muamele görmeye başladığı bu durumda mevcut iktidarın devletle paslaşarak beka maskesiyle ittihatçı zihniyeti uygulamaya koyuldular. İşte bu duruma karşı ülkenin geleceği ve demokrasi adına birileri risk alarak tavır koyması gerekiyordu.Vatandaşın üzerindeki korkuyu kaldırıp topluma nefes aldırarak umut ve moral verilmesi gerekiyordu. işte bu görevi Deva partisi olarak Genel Merkez öncülüğünde bizlere nasip oldu.Sayın Genel Başkanımızın ve genel merkezin hdp nin kapatılması durumunda Deva nın listelerinden seçime girebileceklerini belirtmeleri hem Partimize hemi de millet ittifakına siyasi bi alan açarak elini güçlendirdi.Toplumun rahat bi nefes almasını sağladı .Bilindiği gibi siyaset yerinde risk alma sanatıdır.Bu riski Deva partisi alarak,ülkenin devlet zihniyetinin yeniden şekillenmesi ve demokrasisi için çok önemli bi adım atıldı. Başta Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan olmak üzere genel merkez de emeği geçen herkese çok çok teşekkür eder sevgi ve saygılarımı sunarım.C.başkanlığı hususunda da gönlüm tabii ki Genel başkandan yana ama,bu konuda gönülden değilde daha derli toplu düşünürsem Abdullah Gül daha isabetli olur. Yani Genel başkana teklif edilirse demek istedim.Gül ün c.başkanlığında Genel Başkanın genel başkanın ve Devanın geleceği harika olur derim.tşk ederim Herkese selam. not.Partinin ilk kuruluş sırasında epeyce düşüncelerimizi aktarmıştık.Sonra işlerimin yoğunluğundan ara vermiştim. Halen Niğde il yönetiminde kültür işleri başkanlığında görevliyim

16.01.2023 / 19:22

4
Dursun Tunçbilek Niğde , Müşavir

devlet uygulamalarında en büyük fiyasko serbes ekenomi uygulamasıdır . şu anda demokrasi adı altında dayatılan yönetim şekli olsa olsa taşra usulu demokrasidir . serbes ekenomi kültürel anlamda demokrasinin özümsemiş ülkelerde başarılı olur . bir tarafta serbest ekenomi diye bir birine rakipmiş gibi görünen şirketleri denetimsiz bırakıyorsun . bu şirketler anlaşarak tekel yaratmalarına zabıta kuvetleri ile manı olmaya çalışıyorsun. vatandaşların en ufak sıkıntı hisetiği malı stoklama alışkanlığı devlete güvensizliği gösterir. sebest ekenomi reklamlarıyapılırken devlet destekli parekende satışlar veya yerel yönetimlerin madi imkanlarını kulanarak ucuz gıda satmaları ülkede devlet otoritesinin olmadığını göstermiyormu. devlet destekli veya yerel yönetimlerin halka şirin gözükmek için yapılan satışlar zararına yapılıyorsa zararı kimin karşıladığı belli satışlardan kar ediliyorsa bu işi yapan şirketlerin tekeleştiğini devlet denetimlerinin olmadığı veya göstermelik olduğunu gösterir kısaca serbest ekenomi uygulaması fiyasko üstü fiyaskodur . saygıyla

02.02.2023 / 09:50

4
Hacı Duran Esen Kayseri , Mühendis