Serbest Kürsü

Görüşlerinize Değer Veriyoruz

Demokrasi ve Atılım Partisi olarak ülkemizi daha güzel günlere kavuşturmak için yola çıktık. Dilerseniz siz de “Serbest Kürsü”ye görüşlerinizi yazabilirsiniz..

Altılı masanın ortağı bir parti olmanız sebebiyle ve partinizin sempatizani olarak masanın diğer ortağı olan CHP genel başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun son dönemde Jeremy Rifkini ekonominin Ronaldosu Messi'si olarak tanıtımını yapmasını son derece yadırgıyor ve endişe duyuyorum çünkü partinizin genel başkanı sayın Ali Babacan futbol penceresinden bakarsak bu işin Haalland'ı, Mbappesi dir yani hem Ronaldo hemde Messi futbolun sonbaharıni yaşamaktadır. Biz ekonomistimizi kendi içimizden çıkarırız ve çıkarttıkta kişi başına milli gelir seviyesini 12.500 dolara çıkarmayı başarmış bir genel başkanımız var ve çıkardığında da bundan sonra hukuk ve eğitimde ciddi reform yapmazsak orta gelir tuzagina düşerizi öngörmüş dürüst, kibar, seviyeli en önemlisi memleketimizin evladı sayın Ali Babacanimiz ve arkasında genç ve dinamik kadrosu var 42 yaşındayım çocukluğumdan bu yana Turgut Özal dahil birçok siyasetçi politikacı gözlemledim ben bugüne kadar Ali Babacan dışında gerçek anlamda samimi ve başarılı olmuş doğrudan vazgeçmemiş başka siyasetçi görmedim. Kurban olduğum Mevlam sizi inşallah seçimlerde başarılı çıkarır ilk seçimde en az yüzde 38 oy alırsınız, Çin modeli nedir Allah aşkına arabeskli yıllar yeniden mi başlasın hip hop ya da rnb diye birşey var Z kuşağı hızlı geliyor ayak uydurmak lazım 1 tane değil en az 5 Tane Togg umuz olsun ve özgür olalım batılı yani muhasir medeniyetler gibi ulu Önderimiz gerçekten ileri görüşlüymüş. Genç dürüst dinamik kadro her derde Deva neden olmasın 1453 ruhuyla Ali Babacan diyorum.

07.12.2022 / 03:03

4
Şaban Atılgan Kayseri , Emlakçı

İsraf,israf,İsraf. İsraf İslam Dinin’de haramdır.Ak Parti hükümeti’de müslüman olduğunu söylüyor,Peki bu İsraf’da neyin nesi be Kardeş.İl ve İlçeler’de tüm Cami müftülerine ve milli eğitim müdürlerine Özel araba ve Şöför tahsis etmek neyin nesi be Kardeş.Bu memur beyler işlerine kendi arabaları ile beya yürüyerek gidemezlermi?Toplu taşıma araçlarını kullanamazlarmı?El insaf be Kardeş.Peygamberimiz diyiyor’ ya müslümanlar Kardeştirler diye.Ben’de bir Kardeş olarak uyarayım dedim.Saygılarımla.

07.12.2022 / 21:27

4
Tayfur Çam İstanbul , Esnaf

Merhaba, Cumhurbaşkanlığı seçiminde oyumu altılı masanın adayına vereceğim. Sizlere bir öneri sunmak isterim. Altılı masada alınan kararların veya altılı masa liderlerine bir eleştiriyi bütün liderler ayrı ayrı cevaplandırmaktansa altılı masanın ortak kararlarını Altılı Masa SÖZCÜSÜ Komuoyunu bilgilendirebilir. Örneğin Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş altılı masaya katılmak istedi. Meral Akşener Komuoyuna olumlu yanıt verdi. Fakat altı lider biraraya gelince olumsuz karar çıktı. Bunun gibi durumlarda altı lider ortak görüşünü Altılı masa sözcüsü Komuoyuyla paylaşabilir. Saygılarımla

22.12.2022 / 23:05

4
Mahmut Muhçu İstanbul , Yatırım Uzmanı

Türkiye'de mevcut yükseköğretim politikaları nedeniyle, Psikologlar halihazırda istihdam yetersizliği, meslek istismarı ve ünvan gaspı gibi sorunlar yaşarken, son yıllarda Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programları da vakıf üniversitelerince ticari bir rant kapısı haline getirilmiştir. Türkiye'de toplum sağlığını ilgilendiren en önemli alanlardan birisi olan Psikoloji Lisans bölümü mezunları son yıllarda büyük bir adaletsizlikle baş başa bırakılmaktadır. Bu hakkaniyetsizlik durumu aynı zamanda toplumun ruh sağlığının niteliksiz, liyakatsiz sadece para ile elde edilmiş uzmanlıkarın varolmasına da sebebiyet vermektedir. Psikoloji Lisans bölümünü bitiren başarılı bir öğrenci Lisans mezuniyeti sonrasında devlet üniversitelerinde yetersiz ve sınırlı kontenjan olmasından mütevellit Klinik Psikoloji alanında uzmanlaşamamaktadır. Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programlarının kontenjanları son yıllarda yalnızca Vakıf Üniversitelerinde arttırılmıştır. Vakıf Üniversitelerindeki Klinik Psikoloji Yüksek Lisans ücretleri astronomik rakamlara karşılık geldiğinden; Devlet memurlarının, işçilerin, esnafın ve orta gelirli vatandaşlarımızın kıt kanaat okuttukları çocukları kendi alanlarında uzmanlaşamamaktadır. Bu başarılı öğrencilerin yerine, yalnızca parası olduğu için vakıf üniversitelerini tercih edebilen zengin ailelerin çocukları uzman vasfı alabilmektedirler. Klinik Psikolog olabilmek için gerekli olan kriter yalnızca para oldu. Bu hakkaniyetsizce olan mevcut durum anayasanın sosyal adalet ve eşitlik ilkesiyle kesinlikle bağdaşmamaktadır. Klinik Psikoloji Yüksek Lisans programlarının yalnızca vakıf üniversitelerinde yoğunlaşması Psikoloji alanında büyük bir liyakatsizliğe de ayrıca sebebiyet vermektedir.

25.07.2022 / 12:25

3
Abdullah Gündoğan İstanbul , Doktor

Merhaba, Duyarlı ve Şuurlu Bir Vatandaş olarak hem isteğim hemde uyarım olsun. Kesinlikle ATM Maaş alacak Milletvekilleri istemiyorum. Sütten ağzımız yandı bir kere

26.07.2022 / 12:02

3
Ahmet Hafızoğulları İstanbul , Bankacı

Merhaba ben bir EYT mağduruyum sizlerden ricam bu EYT yasasının hakkıyla doğru bir şekilde çıkması için AKP'ye baskıyı arttırmanız,İyi çalışmalar.

02.08.2022 / 11:03

3
Barış Taşoğlu İzmir , Güvenlik Görevlisi

Sayın Başkan,Ali Babacan beyefendiden bir vatandaş olarak tek isteğim önümüzdeki seçimlerde ister ittifak, ister tek seçime girsin,Fakat mutlaka başkanlık adaylığını açıklasın gereğini saygılarımla arz ederim.

17.08.2022 / 16:20

3
Fuat Koçak Ankara , Serbest Meslek

Şu an siyasi görüşüme en yakın olarak DEVA partisi durmakta, ANCAK bazı çekincelerim var, en önemlisi partinizin 'TARİKATLARA' karşı tutumunuz. Yanılmıyorsam Türkiyenin bir gerçeği olarak değerlendiriyorsunuz, oysaki ben tam aksini Türkiyenin en büyük BELASI olarak görüyorum, zaten RTE ve tayfasını bu nedenle büyük tehlike olarak görmekteyim. Bu konuda elimi taşın altına koymak bu tek adam rejiminden kurtulmak için elimden geleni yapmak, hatta gerekirse siyasi partiye üye olmayı dahi düşünmekteyim. Dürüst olmam gerekiyorsa İYİ parti veya DEVA şu an düşündüğüm. Tarikatlar meselesi beni DEVA'dan uzak tutuyor. Bu konuda haksızmıyım?

26.09.2022 / 11:40

3
Şahin Aktaş İstanbul , Bilim İnsanı

ANAYASA MAHKEMESİ VE TÜRKİYE YÜKSEK ADALET MECLİSİ ( TYAM ) Merhaba. Öncelikle yazımda bilgi hataları var ise düzeltmenizi özellikle rica ederim. Anayasa Mahkemesi 15 üyeden oluşmaktadır, hali hazırda 10 üyeyi Cumhurbaşkanı atamıştır, Anayasa Mahkemesi’nde oldukça geniş yetkiler vardır, TBMM’nin çıkardığı yasaları iptal edebilmektedir, halkın oyunu alan siyasi partileri kapatabilmektedir vesair, bu kadar geniş yetkilere sahip olan bir yapının üyelerinin seçilme şekilleri ve üye sayısı açısından pek de demokratik olmadığını düşünüyorum, bu sebepten bendeniz de Türkiye Yüksek Adalet Meclisi ( TYAM ) kavramını önerdim, öncelikle bu meclis , Anayasa Mahkemesi’nin tüm yetkilerine sahip olabilir, ve artı başka yetkilerle de donatılabilir, TYAM 600 üyeden oluşabilir, bu üyelerin 300 tanesi halk tarafından seçilebilir ( bildiğim kadarıyla bazı ülkelerde, savcılar ve sanırım hakimler halk tarafından seçiliyorlar ) , kalan 300 üyeden 50 tanesini Cumhurbaşkanı atayabilir, 50 tanesini de TBMM atayabilir, kalan 200 üye de Yargıtay , Danıştay ve Sayıştay üyeleri arasından , geliştirilecek bir yöntemle seçilebilir, bu organlar TYAM bağlanabilir, diğer alt derece mahkemeleri de bu meclise bağlanabilir, bu meclisin üyelerine maaş olarak , İngiltere’deki yargıdaki gibi açık çek verilebilir, bu şerefli görevi üstlenmek yeterlidir kanısındayım, tabi TYAM yapısı hakkında , gelişmiş demokrasilere de bakılarak , değerlendirmeler yapılabilir ve bu değerlendirmeler ışığında oldukça GELİŞMİŞ DEMOKRATİK BİR HUKUK / ADALET YAPISI kurulabilir, akıllı insan kendi aklını iyi kullanır, daha akıllı insan ise başkalarının da akıllarını ( ortak – kollektif aklı da ) iyi kullanır, bu bağlamda , bu konuyla ilgili görüşlerinizi beklerim , email adresim aşağıda bulunmaktadır, görüşlerinizi paylaşabilirseniz çok memnun olurum, istişare / danışma konusu Kuran’da da geçen çok önemli bir düsturdur / ilkedir, bendeniz elimden geldiğince bu ilke doğrultusunda hareket etmeye çalışıyorum, sadece benim aklım v

17.10.2022 / 12:23

3
Fatih Taner Vural Ankara , Mühendis

Siyasilerden bağımsız olarak halkın da işler iyi gitmediğinde seçim isteyebilmesini sağlayacak bir seçim sistemi lazım. Ayrıca senede bir kez halk tarafından yapılacak sene sonu karnesi düzenlensin iktidarlara. Bu karne notlarının ortalamasına göre koltuğa yapışma olayı tamamen tarihe gömülsün. Düşünsenize seçime şu an 6 ay kalmamış olsa napardık. Seçim iktidarların tekelinde olmamalı ama zort pırt seçim de yapılmamalı. Buna meclis değil yine iktidarı seçen halk karar vermeli. Yani bi nevi seni seçtim ama bekleneni veremedin dryip seçim isteyebilmeli halk. Ancak o zaman bütün suistimaller ortadan kalkar. Ancak o zaman iktidarlar sadece ve sadece halkının çıkarları için çalışır.

11.12.2022 / 18:45

3
Mansur Nergiz Ankara , Asker