Serbest Kürsü

Görüşlerinize Değer Veriyoruz

Demokrasi ve Atılım Partisi olarak ülkemizi daha güzel günlere kavuşturmak için yola çıktık. Dilerseniz siz de “Serbest Kürsü”ye görüşlerinizi yazabilirsiniz..

DEVA PARTİSİ yönetimini ve teşkilatlarını saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Serbest kürsüde düşüncelerimizi yazmaya devam ediyoruz. Bize geri dönüş yapılarak yazmaya devam etmemizi ve ayrıca düşüncelerimizin önemli olduğu iletiliyor. Buda bizi memnun ediyor. Bizde buradan teşekkürlerimizi iletiyoruz. Sermaye hareketlerinin serbest olduğu liberal sistemde Türkiye'nin bir yandan faizleri bir yandan kurları denetleme çabasına girmesi, sistemin işleyişini bozuyor. Yönetimin piyasa sistemine fazla müdahale etmesi de risk primini etkiliyor. Risk pirimi bir ülkenin dış borçlanma maliyetini belirler. Merkez Bankası para politikasını kullanarak faizleri beş yüz baz puan artırması enflasyonu düşürmek için kullanıyor ama asıl hedef yabancı sermayenin gelmesi için bir faiz artışıdır. Faiz artışları enflasyonun yükselmesine engel olur ama buradaki asıl hedef, siyasal iktidar dışarıdan borç döviz bulamayınca yabancı sermayenin gelmesi için bir çaba içindedir. Enflasyonun nedenleri ekonomik olmaktan çok siyasal nedenlerdir. Bunun en tipik örneği faizin neden enflasyonun sonuç olduğu tezidir. Faizleri düşürerek riskleri daha da artırmak yoluyla çözüm aramanın bilim dışı bir yaklaşım olduğu anlaşılmıştır. Enflasyon sadece para ve maliye politika ayarları yapmakla çözülmez. Enflasyonun yükselmesinin birinci sebebi, göçten kaynaklanan nüfus artışı ve dolayısıyla yönetimin yanlış politikaları, İkinci olarak siyasi iktidarın devlet giderlerini karşılama şekli ve ülkemizde cari açık nedeniyle dövizin yükselmesi, Üçüncüsü siyasal iktidara olan güven. Ekonomik istikrar politikalarının başarısı siyasal iktidara olan güvenle yakından ilgilidir. Merkez Bankasının ve diğer kurumların siyasal iktidarın etkisinde kalması demokrasiye olan güveni azalttığı için, ülkemize olan güven ve istikrar da azalmış oluyor. Güveni tesis etmek bu şartlarda zorlaşmıştır. Demokrasi gelişmenin temelidir. DEMOKRAT VE LİYAKATLI YÖNETİÇİLER ARIYORUZ. tüm deva yönetimine selam ve sevgilerimi sunuyorum.

24.11.2023 / 19:32

3
Zeki Çelik İstanbul , Ekonomist

POLİTİKA ÖNERİLERİ 1- Göçmenler Sn.Akparti Yöneticileri, Ülkemiz maalesef çok ciddi bir göç istilası ile karşı karşıyadır.Türkiye de ki göçmenlerin çoğu, Ülkelerindeki sıkıntıdan değil Türkiye’nin onlar için daha konforlu bir ülke olmasından dolayı buradalar. Özellikle istanbul da nefes alacak yer kalmadı. Yabancı düşmanlığı yapmıyorum İstila edildik kimse farkında değil.Peki ne yapacağız çözüm çok basit aslında yabancıların kayıt dışı olarak çalışmasını engeller 30 kişinin bir evde 40 bin Tl kira ile oturmasını engellersek kendiliğinden Türkiye’den giderler başka hiç bir şey yapmaya gerek yok. Hükümet olarak Türkiye’yi göçmenistan olmaktan kurtarmak için 1- Çalışma izni olmadan yabancı işçi çalıştırana çok ağır para ve kapatma cezaları uygulamalıdır 2-Devletin oturma izni verdiği yabancılar dışında ki yabancılara ev kiralayan kişilere çok ağır para cezası verilmelidir 3-Geçici ikamet yerlerinde (otel-Motel-pansiyon) vize süresi bitmiş yabancılara kiralık oda verenlere çok ağır yaptırımlar uygulanmalıdır 4- Yabancıların toplu taşıma araçlarından faydalanmaları Vize süreleri ile sınırlı olmalı ve normal Türkiye vatandaşlarından yüksek olmalıdır (Tartışılabilir). 5-İlk 4 maddeyi nasıl tespit edeceğiz diye düşünülürse bı maddeleri ihlal edenlere 200 bin Tl para cezası kesip sadece 10 bin Tl sini ihbar eden vatandaşlara verirseniz 1 ayda ülkede kaçak göçmen kalmayacağından emin olabilirsiniz 6-Sonuç olarak basit bir şekilde bu tedbirler uygulanabilirse sayıları 12 Milyonu bulan yabancı istilasından şehirlerimizi kurtardığımızda,yaşanılan konut sıkıntısı bitecek başta kiralar olmak üzere tüm mal ve hizmetlerde ucuzluk olacak, istihdam artacak ve en önemlisi bu gününün ve yarının güvenlik risklileri ortadan kalkacaktır. Bu ülke bizim lütfen çocuklarımızın geleceğimize sahip çıkalım.🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷❤️❤️

25.04.2024 / 15:32

3
Fatih Demir İstanbul , Polis

Merhaba, Parti çalışmalarınız çerçevesinde üzerinde çalışmanızı umut ettiğim bir düşüncemi paylaşmak istiyorum. Son yıllardaki gelişmeler dünyada bildiğimiz standart demokrasinin zaafları ve eksikleri olduğunu gösteriyor(Liyakatsız seçimler gibi) Demokrasinin bir sonraki aşaması olarak yeni bir uyarlaması şu şekilde olabilirmi? Güçlü parlamento ile birlikte yürüyebilecek bir başkanlık sistemi. Geçenlerde ekonomik göstergelerden birisi olan döviz kurunu nasıl düşürebiliriz diye düşünürken ünüversitede gurup dinamizmi derslerinde bize öğretilen işletme yönetimlerinden birisi aklıma geldi ve ülkeler yönetimlerinede uygulanabileceğini düşündüm. Günümüz ortamında ülkelerin en büyük sorunu kutuplaşma gibi gözüküyor. Hem bunun önüne geçmek hemde yapıcı muhalefeti oluşturmak için mesela Cumhurbaşkanımız elindeki kabine kurma yetkisini tüm partilerden, aldıkları oy oranına göre bakan isteyerek kullanmış olsa ve her partiden gelecek bu bakanlarla kabineyi oluşturmuş olsa bir anda ülke bayram yerine dönermi dönmezmi?. Özet olarak bizler vatandaşlar olarak bir başkan seçsek oda hükümeti tüm partilerden aldıkları oy sayısına orantılı bakanlar atayarak ve meclise onaylatarak kurmuş olsa (Tabiki güçler dengesi detayları ayrıca çalışılarak) Demokrasinin bir sonraki adımını gerçekleştirmiş olmazmıyız? Bizler her bakanlığın hangi partiden olduğunu bilerek değerlendirmelerimize göre takip eden seçimlerde oylarımızı yine istediğimiz partiye veririz, muhalefet yine bakanlıklar nezdinde muhalefetini yapmaya devam eder ama Başkan parti genel başkanı olamayacak şekilde düzenlenir. Sayın Babacan böyle bir yönetim sistemine sıcak bakarmı?? merak ediyorum. Tabiki bu tarz bir sistemin detaylandırılıp üzerinde çalışılması gerekir ama başarılabilirse çok iyi sonuçlar alabileceğini düşünüyorum. Böyle bir sistemin dengeleri ve detayı çalışılıp meclisi güçlü olduğu takdirde kabine içinde oto kontrol üreteceğini ve süper bir yönetime dönüşeceğini düşünüyorum.

18.11.2020 / 16:42

3
Erhan Özkan İzmir , İş İnsanı

Acı reçete şu an pandamiden dolayı kamu çalışanlarınada uygulansın. Özet sektör çalışanları gibi

23.11.2020 / 16:26

3
Ertan Öztürk Ankara , Üst Düzey Yönetici

Merhaba! Hayırlı olsun öncelikle ben ve Yakut ailesi hiç bir partiye üye olmadık ama bu partiye üye olmak istiyoruz Van ipekyolu veya Bahçesaray ilçe başkanlığında yer almak istiyoruz

23.11.2020 / 22:11

3
Cahit Yakut Van , Esnaf

Türkiye nin umudu ve geleceği Ali Babacan olduğunu bir çok çevremde bunu belirtiyorlar. Kendisini canı gönülden destekliyorum. Her zaman yanında olmak istediğimi belirtmek istiyorum

23.11.2020 / 23:40

3
Ferit Değer Mardin , İşçi

Mrb;halkla barışık;insanların sorunlarını dinleyen;gerçekten ülke için çalışan yönetimler istiyoruz;il ve ilçe baskanliklarinda halk gunleri;ya da insanların derdini dinleyecek masalar kurulsun ki insanlarla gönül bağı kurulsun;insanlar kendilerine değer verilen;kendilerini dinleyen insanlarla kurumlarla hep gönüldaş olurlar;halkı dinleyinki yerelde daha çok insana ulaşalım;daha kuvvetli ve hızlı çözümler uretelim;ıyi çalışmalar;yolumuz Deva ;gönlümüz Ali Babacan

26.11.2020 / 11:19

3
Seçkin Ağlamaz Konya , Mühendis

Devletler, insanların bir arada yaşamaktan kaynaklanan ortak ihtiyaçlarını karşılamak için kurulmuştur, bu ihtiyaçlar binlerce yıldır her ne kadar değişiklikler göstermiş olsa da temel olarak ; Savunma-Güvenlik İhtiyacının karşılanması , Toplum içerisinde Adaletin Sağlanması ihtiyacı , Asayiş (Düzen) Sağlama ihtiyacı ve Toplumun her yönü ile (Eğitim,Sağlık, Ekonomi vs.) Gelişme ve İlerlemesinin Sağlanması- Planlanması ihtiyacı. Eğer bir devlet bu temel ihtiyaçları sağlayamıyorsa neden var ki ? Bir çok insan yaşadığı ülkede mutlu değil, son 50 yıldır bin bir yoldan Avrupa’ya, Amerika’ya ulaşıp orada yaşamayı hayal ediyor. Neden, Çünkü orada Adalet var, Kanunlara uyan düzenli bir toplum var, Eğitim güvencesi var, Sağlık Güvencesi var, Aç kalmama garantisi var orada insanlar çocuklarımın geleceği ne olacak diye dert etmiyor, kurmuş ve yaşatmakta oldukları devlet güvencesi var. Tabii ki Devlet soyut bir kavram, asıl olan onu yönetenlerin Ahlak, Liyakat ve Sorumluluk sahibi olmalarıdır. Çocuklarımızın geleceği için, Vatanımızın ve milletimizin huzuru refahı için tüm dertlerimize DEVA olması umuduyla....

27.11.2020 / 13:04

3
Mustafa Kemal Karamancı Mersin , Sigortacı

Anaysanın değiştirilemez hükümleri arasına şöyle bir madde konulmalıdır:Yönetim biçimi hangi sistem olursa olsun yürütmenin başında bir kişi ülkeyi en fazla iki dönem yönetebilir. İki dönem kuralının art arda yada aralıklı olması,yada farklı bir yönetim sistemine geçilmesinde de anayasanın bu maddesi uygulanır.

27.11.2020 / 17:12

3
Mustafa Kahraman Konya , Mühendis

Sayın Cumhurbaşkanım ekonomi çok kötü durumda, covit19 nedeniyle insanımız hayatını kaybediyor hasta sayısında dünya rekorları kırmaya başlamışız.Olası büyük bir depremde birçok insanımız mezarı olacak binalarda oturmak zorunda ve bunları hızlı acil bir şekilde yenileyemiyorken. Deprem kapımızdayken. Binlerce canımız her an tehlikeydeyken. Siz tam bu süreçte benim çılgın projem diyerek Kanal İstanbuldan bahsedebiliyorsunuz. Kimlere acaba bu proje hakkında ne söz verdiniz. Ülkemiz bu durumdayken bu projeden bahsetmek gerçekten sizin tanımınıza uyuyor. Çılgınlık. Çılgın proje.

28.11.2020 / 00:38

3
Aydın Metin Hatay , Üst Düzey Yönetici