Sayın Ali BABACAN'ın kurucusu olduğu Deva Partisinde dikkatimi çeken en önemli hususlardan birisi gençlerin düşüncelerine önem verilmesi ve İlkeler ve Değerler kurulunun bulunması kendisinin de söylediğinden yola çıkarak bu kurulun başkan üzerinde etkisinin bulunması. Bu düşünce bana şunu düşündürüyor. Partinin tek bir kişi odaklı değilde insan odaklı olmasının ve başkanın yaptığı işlerin denetlenebilir olması. Çıktığınız bu yolda sizlere başarılar dilerim İnşallah bu çizginiz devam eder...
18.05.2020 / 08:27
Melikşah Atalay
Ankara
, Öğrenci
Sayın ali BABACAN ın medyada çok daha aktif olması gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca böyle salgın dönemlerinde illerdeki DEVA lı arkadaşların ne gibi çalışmaları var bunları görmek istiyoruz. Saygılarımla
18.05.2020 / 17:10
Cemal Uzunkaya
Bursa
, Diğer
Hayırlı ramazanlar, sayın Ali babacan ve bütün dava arkadaşlarını selamlıyorum.yüce allah her daim yardımcıları olsun yollarını açık eylesin.Ben 41 yaşındayım kendimi bildim bileli güneydoğu da hep sorun vardı ilkokul yıllarım biraz iyi geçti diyebilirim oda sanırım çocuk olduğum ve pek anlamadığım içindi sonra ortaokul yıllarım başladı o zaman hizbullah pkk jitem başladı ağır şartlar bu ta lise son yıllarıma kadar devam etti bu tarihlerde siyaset hep el değiştirdi ölümler ve hep faili meçhuller bizim hayatımızın bir parçası olmuştu yani hayatımda hatırlamak istemediğim yıllar oldu yani gençliğimizi hiç yaşamadık e onun içinde pek kaliteli yerlere gelmedik malesef ama bu durumlara rağmen tabiri caiz ise adam olduk esnaf olduk halkın değerini kazandık uzun lafa hiç gerek yok burdan konuşursam kelimeler yetmez inşallah daha hayırlı işlerde birlikte olacağız .Demem o ki artık bıktık işte tam da bunun için Ali babacan diyorum ve bunun için hiç bir menfaat beklemeden hayatımda ilk defa siyasete girecem ve bütün kişisel ,ticari ve siyasi tecrubelerimle Deva nın hizmetinde olacak elimden gelen bütün fedakarlıkları bütün çevrem akraba eş dostla katkıda bulunacam .unutmayalım bir oyda bir oydur aza tamah etmeyen çoğu da bulamaz.
18.05.2020 / 23:31
Hüseyin Yaşlı
Diyarbakır
, İş İnsanı
Haksızlığa uğramış bir vatandaş olarak “Haksızlığa Uğramayan Haksızlığın ne Olduğunu Bilmez” Evet ben de haksızlığa uğradım ve gerçekten anlatılmaz yaşanır, ne zaman aklıma gelse o anı yaşıyorum. Haksızlığa uğradığım yerde Adalet kapısı olunca insanın canı daha çok yanıyor. Çoğumuz yargının durumunu biliyoruz yaşadığım olayı anlatmadan anlayacaktır.
İşte bu sebepten dolayı sayın Ali Babacan’ın durumunu anlıyorum.
Şimdi eleştirilen en önemli konu ise neden o zaman değil. Bu soru bana göre en son sorulacak soru. Hep böyle olmadı mı zaten partilerin içinden çıkan partilerede neden diye sorulmadı mı. Aynı soruya basın mensupları da muhatap olmadı mı. Çalıştığı kurumdan ayrılınca eleştirdiğinde neden o zaman eleştirmedin diye.
Sayın Ali Babacan döneminde eleştirilecek ne var? Taraflı tarafsız iktidar yanlısı muhalefet yanlısı bir çok kesimin takdir ettiği bir dönemdi o günler. Şimdi ben soruyorum Ali Babacan’a neden o zaman eleştirmedin diyenlere, o zaman neden eleştirmediniz Ali Babacan,ne görmüşler de o zaman eleştirmemişler? Bizim nedenlerimiz bitmez.
Nedensiz bir Neden Yoktur.
Burada asıl mesele zararın neresinden dönersen kardır misali zarardan dönenlerin aynı hatalara düşmemesi.
Şimdiye kadar yönetime gelenlerin veya yönetime talip olanların nereden geldiklerini incelediğimizde ya siyasetin alt yapısından ya bürokrasiden yada iş dünyasından gelmiştir. Bütün bunların geçmişine baktığımızda “neden o zaman” sorusu mutlaka olmuştur buna rağmen yönetime gelmişlerdir.
Şimdi bir düşünelim bizi yönetenler bizleriz aslında, bizim seçtiklerimiz uzaydan gelmiyor. Bir toplum nasılsa öyle yönetilir düzeltilecek bir şey varsa ilk önce her birey kendinden başlamalı.
Sonuç olarak; sıfır hata, Üzümün çöpü armut’un sapı dersek o zaman biz yönetici icat etmemiz gerekir. Bırakalım ne
30.12.2020 / 17:29
Ahmet Örkmez
Uşak
, Diğer
Merhabalar tuzla teşkilata katılmak isterim ali babacan bey ilen aynı yolda ilerlemek isterim bizde üzerimize gerekenin yapmaya hazırım.
05.01.2021 / 21:09
Mahmut Yalçın
İstanbul
, Yönetici
Odtu mimarlık mezunuyum
daha önce birkac kez bişeyler paylaşmaya çalıstım ama bir türlü aizlerden cevap alamadim
şehircilik,kentsel donüsüm ,yenilenebilir enerji ve ulkemizin yönetim sorunları ile ilgili fikirlerimi sizlerle paylaşmayı isterim
Anadolu kültur ve degerlerinin bu ülke için gerekli ve elzem olduğunu
prensipleri ve kriterleri olmayan siyaset savrulmaya mahkum olacagini ve malesef ulkemizin doğru yönetilmedigini ,dogru yönetildiğinde kaynaklarinin doğru kullanilmasiyla cok hızli kalkınma ile buluşacağina inanıyorum Ekonomimiz gittikce kötuye gitmekte ve hala dibi gormediğimizi teknik veriler onaylıyor bir an önce bu ülke insanin hak ettiği adalet ve ekonomik refah seviyesine ulaşmasi adına mucadele etmeye başlanmalı
Prensiplerle Kriterler liyakat ile adaleti önceliyerek sosyal devlet anlayışı ve adil paylasıma inanılarak kişileri degil kurumları güclendirerek sürdurülebilir reformlarla Dış siyasette savrulmayan kararlı duruşla Güzel.ulkemizin hakettigi müreffeh seviyeye hızlı bir sekilde ulaşacaģina inanıyorum Gorüsmek dileği ile
05.01.2021 / 21:36
Fatih Mehmet Kara
İstanbul
, Mimar
Merhaba
Partinizi ve genel başkanı sayın Ali Babacan beyfendiyi birkaç defa tv de dinleme şansım oldu. Bu akşamki teke tek programında da dikkatle dinledim.
Açıkcası söyledikleri çok doğruydu. Ekonomi yönetiminden dış siyasete hukuktan sosyal politikalar hakkında son derece önemli bilgiler söyledi. En önemlisi ise söylediklerini dinledikten sonra istemsiz bir şekilde gerçek olduğuna inanıyor olmamdı. Bundan da şunu çıkardım. Söyledikleri doğru ve gerçekti. Ben bir şirket sahibiyim. Ekonomi üzerine çok şeyler söylemek isterdim. Ancak bırakın siyasileri halk bile artık konuşmak değil icraat bekliyor. Yanlışın yanlışla kapatılmasını istemiyorum. Sizlere çıktığınız bu kutlu yolda başarılar diliyorum.
05.01.2021 / 23:16
Güven Ünsal
İstanbul
, İşletmeci
Merhabalar,
Özelde Ali Babacan genelde de yol arkadaşlarına parti kurma aşamasından itibaren kendi çapımda ve etkinliğim olan sosyal çevreme de anlatarak destek vermeye çalışıyorum. Partileşme sonrasında da küçük destek mahiyetinde görüşlerimi paylaşmaya da devam ettim. Hayatımda hiç bir partim derneğim sendikam ... vs olmadı olmayacak da. Doğruların adaletin hakkın ve hukukun yanında oldum ve olmaya da devam edeceğim. Bir KHKlı akademisyenim. Yaşadıklarım bana ülkem ve insanlık adına çok önemli tecrübeler kazandırdı. Özellikle de ülke gerçeğini karanlık ve görünmez boyutları ile birlikte kavradım büyük ölçüde. Özetle ülkenin karanlık ve tehlikeli gidişatını durduracak perspektifin Sayın Babacan ve partisinde kısmen olduğunu fark ettim. Desteğim ülkem için bir partiye angaje olmak için değil! KHK zulmüne dair kitap yazacak kadar bilgi sahibiyim. Sayın Babacan'ın KHK zulmüne gösterdiği hassasiyet ve yaklaşım gelecek umudumu pençinledi, derken son haftalarda Sayın Babacan'ın temcid pilavı gibi FETÖ'nün bir terör örgütü olduğu ve hala ülkede gizli faaliyetlerine devam ettiği ve çok dikkat edilmesi gerektiğine dair yaklaşımlarından rahatsız oluyorum. Rahatsızlığımın sebebi ülkedeki zararlı faaliyetleri dillendirmesi değil, genelleme mantığı içerisinde KHK mazlumlarını da istisna edecek cümleler kurmadan söylemlerde bulunması. Devlet zararlı kişi ve örgütlere karşı elbette tedbir almalı, bunu en çok isteyenlerdenim. Bu açıklamaya muhtaç söylemin tekrar edilmesi sayın Babacan'ın güvenirliğine gölge düşürmekte ve söylem bütünlüğü ile çelişmektedir. Sayın Babacan'ın FETÖ gerçeğini telaffuz ederken FETÖ'den daha da zararlı olabilecek yapılara (dini ve ideolojik oluşumlara) dikkat çekmemesi, kabul edilebilir değildir. KHKlıların yüksek bilinçli ve eğitimli oldukları hesaba katıldığında, tüm partilerin ve sayın Babacan partisinin büyümesi ve gelişmesinde sağlam bir kitlenin kaybedileceğini belirtmek isterim. Bu bir tehdit gibi algılanmasın lütfen. Bu bir Türkiye gerçeği!
06.01.2021 / 14:08
Veysel Nargül
Ankara
, Akademisyen
Merhaba,
öncelikle hayırlı olsun.Umarım memleket içinde hayırlı ugurlu gelirsiniz.36 Yaşında 2 erkek evladım var. O kadar şey var ki neye nerden başlasam.Cümlem bile kararsızlıklar içindeyken ülkemin durumuna yanıyorum. Kararsızlıklar,net olmayan sorunlar içinde boğulup gidiyor. Şimdiye kadar pek oy kullanmayı sevmeyen,bir siyasi lideri olmayan biri olarak yazıyorum size, Siyasetten ve siyasilerden nefret eden biri olarak su son zamanlarda size karşı bir sempatim oluşmaya başladı.aslında siyasilere o kadar öfkeli kızgınım ki,İmkan olsada meclisteki herkesi bir çırpıda kapı dışarı edebilsem.Bu kadar sıkıntılar içinde sizlerin vurdum duymaz,hareketlerinden söylemlerinden nefret eder olduk.Çünkü orda ne yapsanız agzınızdan cıkan bir söz hareket cezasını meclistekiler değil hep halk çekiyor. Artık birşeyler değişmeli.Biz bizden cok cok ilerideki ülkelerle yarış içinde olmayı bırakıp,Basa dönüp sağlam temellerle ilerlemeliyiz. Ne sanayı ne tarım hiç birşeyimiz yok.Tüketim çılgını bir ülke olduk.ithalat yap sat ithalat yap sat. boyle sacma bır hal aldık.Umarım siz birşeyler yaparsınız yolunuz açık olsun. i lk defa bır siyasi lidere yazıyorum. Yolunuz açık olsun. Halk artık sağmış,solmuş geçti o işleri insanca yaşamak istiyoruz. Sizden ricam bir gün o imkan elinize ulaşırsa ülkemdeki tüm mültecilerin sınır dısı edilmesini rica ediyorum.Onlar yüzünden benim cocouklarımın geleceği yok oldu. Kendi ülkemde kendimi yabancı hissediyorum. yolunuz acık olsun
15.01.2021 / 09:09
Mustafa Sezer
İstanbul
, Teknik Eleman
Mustafa Kemal Atatürk, Cemal Gürsel, Necmettin Erbakan, Recep Tayyip Erdoğan yazdığım dört isim hariç bu ülkeye faydası olan başka bir siyasi kimlik tanımıyorum. Toplumun da payı büyük 100 yılda kalkinamamisiz. Neye kime oy verdiğini bilen insan sayısı kaç acaba merak ediyorum. Vaadler, hayaller, icraatlar falan filan hepsi boş bu ülkeyi siyasi parti değil ancak, bilinçli ve idealist yetişecek üçüncü yada dördüncü nesil kurtarır. Yıl olmuş 2021 halen domates kotası ve çiftçinin mazotu konuşuluyor. Ülkenin bir tane katma değer sağlayan dünyada kilit noktalarda olan ürünü yok. Ne söylerseniz söyleyin eyleme gececeginiz bir zemin yok ortada. 66 hükümet kurulmuş ikinci dünya savaşına girmemişiz, erken dönemlerde japonyayla yarışır miktarda borclanmisiz ama halimiz ortada. İki atom bombası atılan yer sanki burası ne kadar acı bir durum. Bu millet uyanmaz, kalkinamaz. Bize taze bilinçli beyinler lazım.
15.01.2021 / 13:21
Muhammet Ari
Ankara
, Araştırmacı