Serbest Kürsü

Görüşlerinize Değer Veriyoruz

Demokrasi ve Atılım Partisi olarak ülkemizi daha güzel günlere kavuşturmak için yola çıktık. Dilerseniz siz de “Serbest Kürsü”ye görüşlerinizi yazabilirsiniz..

Adalet ve Kalkınma türküsüyle çıkılan yollar bir bir tıkanıyor; türküler değişiyor, adalet düşüyor, ahlâk sükût ediyor, zulüm kol geziyor. Neler gördük, neler yaşadık. Tam bir hayat dersi oldu nazarımda. AKP ne çok şey öğretti hepimize, bu yıllar neler öğretmedi ki bize? Ölçüsüzlüğün bir hayat tarzı olamayacağını, pusulasızlığın kullanışlılığını, kullanılanların pusulasızlığını, iki yanlışın bir doğru edemeyeceğini,..Demokratlığın bir vicdan meselesi olduğunu,gömlek değiştirmekle demokrat olunamayacağını, vicdanı tefessüh edenlerin, üç kuruşluk hava parasına vicdanını satanların ne demokrat olabileceğini ne de demokrasiye sahip çıkabileceğini..Demokrasinin samimî bir mücadele gerektirdiğini, samimiyetsizlerin elinde demokrasinin çöpe çevrildiğini, demokrasiyi küfür ilân edenlerin değişemeyeceğini, riyakârlık rüzgârlarının hakim olduğu iklimlerde demokrasinin barınamayacağını, pragmatizmin demokratik ortamlara hayat hakkı tanımadığını, istibdada demokrasi demenin manasızlığını... Hürriyetin ekmekten değerli olduğunu, ekmeği hürriyete tercih edenlerin efendisinin tasmasını elinde gezdiren Anglosakson kölelerine nasıl benzediğini... Din tacirliğinin öldürücülüğünü, dini siyasete alet etmenin dinsizliği siyasete alet etmekten farkının olmadığını, her ikisinin Kemalizm’e hizmet ettiğini, Kemalizm hizmetkârlığının farklı versiyonlarını, Kemalizmin dönüştürme kabiliyetini, zaaf avcılığını; insanın aç gözlülüğünü, hırsın tehlikesini, hırsızın maskesini, makamperestliğin pespayeliğini, paranın gücünü... Gücün iktidarını, kendinde güç tevehhüm edenlerin çılgınlığını, güce yaltaklananların, gücüne güvenenlerin hak bilmezliğini, hukuk tanımazlığını, hukuku kendine uyduranları, Firavunmeşreplerin nasıl doğduğunu.“Şeytandan ve siyasetten Allah’a sığınırım”ın anlamını, siyasetin canavarlığını, aldatmayla iş görenlerin siyaseti meslek edindiğini.İnsanlar bir zalimi görürler de onun zulmüne engel olmazlarsa, Allah’ın onları umumî bir azaba uğratması kaçınılmazdır.

06.06.2020 / 12:21

2
Zehra Karakulak Kayseri , Avukat

Korkmayın ne derlerse desinler teslim olmayın çünkü biz onları en kötü günlerde terk etmedik biz e muhturada kapatma davasında gezi olaylarında 17/25/aralıkda ve darbe gecesinde oradaydık ama o günlerde bize küfür edenler şuan orada yer alıp bize hain diyenlerdir bizler çok şükürki ikbal beklemeden istikbal için mücadele ettik bu gün yine istikbal ve istikrar için ülkemiz için devletimizin devamiyeti için dün nasıl mağdurun ve mazlumun yanında yer aldıysak bu günde korkmadan yılmadan yorulmadan sayın ali babacanın sağında solunda dimdik ayakta duracağız inşallah

07.06.2020 / 21:35

2
Hacı Aysu Ankara , İş İnsanı

Merhabalar değerli arkadaşlar tatbiki birçok önceliğimiz var ama ben en önemli sorun ekonomi olarak görüyorum ve bu ekonominin temel taşı da tarımdan geçtiğine inanıyorum çünkü tarımla uğraşıyoruz Anadolu’da buğday ekiyoruz her yıl edilen masraf ve bunun geri ekonomik dönüşü bizi daha da geriye götürüyor bunu birebir yaşıyorum bir Önceki yıl yaptığın masraflar sonraki yıl yaptığın arasında %50 fark oluşuyor Tabi bir çok sorunumuz var öncelikle demokrasi insan hakları gelir eşitsizliği Ama ülkemizin kazanımlarını eşit olarak dağıtırmızdan çok şeyin değişeceğini inanıyorum ve bunun da öncüsü olarak bu siyasi platformun öncülük edeceğini düşünüyorum Bir an önce partinin siyasi teşkilatları il ilçe mahalle örgütlenmelerinin oluşması gerektiğini düşünüyorum sadece sosyalmed medyadan verilen mesajlar ve haberlerde kısa süre geçen metinler toplumda bir hareket yaşatmayacağını düşünüyorumBununla ilgili gelişmeleri süratle bekliyorum herkese teşekkür ediyorum

07.06.2020 / 22:21

2
Halil Küreş İstanbul , Grafiker

Herkesi kendisine potansiyel tehdit gören, kendine yeterliliği erdem bilip, korumacılık yoluyla rekabeti engelleyip rant aktarımıyla yerli zengin yaratmayı kalkınmanın anahtarı gören, biraz güç elde edince bunu hemen başkalarını zapt-u rapt alma yönünde kullanan, yeryüzüne ayar vermeyi kendi omuzlarına yüklenmiş tanrısal bir misyon gibi gören hegemonyacı, baskıcı, yasakçı, otoriteryen zihniyetin her devirde mebzul miktarda takipçisi olmuştur, bugün de vardır. Özellikle dünyada kutuplaşmanın ve çatışmaların arttığı, ülkelerin ve iktidar hırsıyla yanıp tutuşan liderlerin önüne gelene meydan okumaya marifet bellediği, neo-nazi, ırkçı, aşırı sağcı hareketlerin yükselişe geçtiği dönemlerde korumacı, içe kapanmacı, neo-merkantalist görüşlere rağbet de artmaktadır; aynen günümüzde olduğu gibi. Bunlara karşı yapılabilecek en iyi şey, barışa odaklı, piyasacı, serbest ticaretçi, dışa açılmacı; malların, hizmetlerin, sermayenin, insanların ve fikirlerin serbest dolaşımını öngören politikaları ısrarla savunmaktır.

08.06.2020 / 08:21

2
Muhammet Özmutlu Burdur , Öğrenci

DEVA Partisi, kuruluşuyla ve söylemleriyle ciddi bir rüzgâr yarattı, en önemlisi de değişime karşı bir umut yarattı. Sayın Ali Babacan ve diğer kurucu arkadaşları kutluyorum. Ancak Partinin samimiyetini ve halkın gönlündekini belirleyecek çok önemli bir aşamaya geldik. Sayın Babacan, partideki teşkilatlanma çalışmalarında görev verilecek kişileri tanımlarken hep üzerinde durduğu bir nokta var: İşini iyi yapan ve başarı göstermiş kişiler. İlk başta kulağa oldukça hoş gelen bu söylem, 18 yıllık AKP iktidarı boyunca, nepotizm yüzünden, ayrımcılık yüzünden, fırsat eşitsizliği yüzünden hak ettiği yerlere gelememiş, istediklerini yapmasına fırsat verilmemiş, pırıl pırıl insanları dışlayacak mı? Aldığı eğitim ve hayalleri devlette ve veya akademik hayatta yer almaya yönelik olan ama bu fırsat eşitsizliği ve adaletsiz ortamda bunu gerçekleştiremeyen gerek mesleği gerek eğitiminin özel sektörde bir karşılığının olmadığı, bu yüzden her gün nefret ederek gittikleri, karınlarını doyurmak için mecburen yaptıkları işlerinde başarı imkanları olmayanlar da göreve talip olabilecek mi? Maddi durumu elvermediği için yapmak istediklerinin gerisinde kalan, diğer rakipleriyle eğitim hayatına ciddi dezavantajlarla başlayan emekçilerin ve onların çocuklarının bu süreçte söyleyecek sözü olabilecek mi? Aralarından göreve talip olacaklara bu fırsat verilecek mi? Partinin kurucuları, toplumumuzun önde gelen ve çevresine ışık saçan oldukça değerli insanlar. Ancak halka ses olma iddiasıyla gelen bu partinin kurucuları arasında şu andaki ekonomik sıkıntıları doğrudan yaşayan bir işsizin veya özgürlük kısıtlamalarını sonuna kadar yaşayan kesimin de temsilcilerini görmek isterdik. Bu partinin yakıştırıldığı pozisyon olan merkez sağ politikaların kısır çıkmazlarına düşmeden, iddia ettiği gibi her kesimi kucaklayabilen bir parti olduğunu teşkilatlanmasında da görebilecek miyiz? Partinin samimiyet testi bu olacaktır.

13.06.2020 / 16:40

2
Mehmet Ali Özgündüz İstanbul , Diğer

Ak Parti hükümeti ve onun yanındaki çevreler bir kez daha bize gençlere önem vermediklerini ve onları düşünmediklerini gösterdi.Bunun nedeni şüphesiz ki Yks tarihindeki oynamalardır.Bu kararın kesinlikle danışılmadan tek kişinin kararı ile alındığını düşünüyorum.Bu da bu yönetimin büyük bir sorununa ışık tutuyor;Tek adamlık.Türkiye acilen güçlü parlamenter sistemi uygulamalıdır.Bu yüzden, Deva Partisi'ne gençlerimiz,kadınlarımız ve bu ülkenin ileri gitmesini isteyenler sahip çıkmalıdır.

14.06.2020 / 02:44

2
Tahsin Gökçe Şengül Niğde , Öğrenci

Sayın Ali Babacan Bey'i Bakanlık ve diğer görevlerinden itibaren uzun zamandır takip eden bir Türk genciyim. Yol arkadaşları ile birlikte çıktıkları bu yolda kendilerine başarılar dilerim. Ancak Partinin kurulmasının ardından sosyal medyada daha fazla izlemek fırsatı buluyoruz. Burada ki söylemleri gercekten bizleri heyecanlandırmakla birlikte, parti teşkilatı tarafından uygulamaları gördükçe bu heyecan yitiriyor ve diğer kefedekiler ile bir farkı olmadığını düşünmekten kendimi alamıyorum. Söylemler ve eylemler birbiri ile uyuşmalı diyorum. Biz gençler ve Türkiye'nin hızlı aksiyon alan, interaktif olabilen, yatayda büyüyen, özgürlükçü yapılara ihtiyacı var. Bu söylemleriniz sadece söylem olarak kalmasın. Teşkilatlanma çalışmalarında yer alan kişiler daha adil, potansiyeli efektif kullanabilen, yeniliğe açık ve alanında uzman kişiler olsun. Çok fazla başvuru var diye kişiyi tanımadan kapatarak bir ön görüşme yapmaktansa Türkiye'nin sesi olmak için genç,yaşlı,kadın,erkek vb. gibi ayrımlar ile teşkilatlanmanızı oluşturmaktansa her gelir düzeyinden her eğitim seviyesinden insanlar ile her görüşe ait insanları içinize almak onlarla bu yolda yürümek emin olun sizlere çok büyük güç kazandıracaktır. Umarım bir çok siyasi partinin düştüğü statüko tuzağına sizler ve yol arkadaşlarınız da düşmezsiniz. Aksi halde bir saman alevi gibi olmaktan başka bir son olmayacaktır. İnsaların görüşlerine değer veren ayrıcı değil, toparlayıcı olmayı umarım başarırsınız ancak şuan ki görüntü çok çook üzülerek bundan uzak olunan bir görüntü vermektedir.

14.06.2020 / 21:49

2
Samet Bayrakcı İstanbul , Mühendis

Buna “liyakat ve yüksek ahlak” diyorlar...! Adı:Hamza Yerlikaya Eğitimi: Güreşçi Görevi: Eski Akape milletvekili, Cumhurbaşkanı has adamı, Bakan yardımcısı, Cumhurbaşkanı baş danışmanı, Sporcu şeref ünvanlı, Vakıfbank yönetim kurulu üyesi... Aylık Maaşı: 100 Bin TL Adı:Ebubekir Şahin Eğitim: İletişim mezunu Görevi: RTÜK başkanı, Cumhurbaşkanı has adamı, Basın ilan kurulu üyesi, Halkbank yönetim kurulu üyesi Aylık Maaşı: 100 Bin TL Uyan vatandaş! “İşi ehline vereceğiz” diye senden oy aldılar, fakat 18 yılın sonunda “kör tuttuğunu düzeni” kurdular. İktidar düzeni 4 koltuğa 1 kıçla oturanlara binlerce kirli liyakat peydahladı. Uyan vatandaş!

15.06.2020 / 08:24

2
Mustafa Koç Van , Yönetici

Ülkeyi yöneten AKAPE saçmalığı; Ayasofya, Terörist muhalefet, Bekçi kararnamesi, Darbe çığırtkanlığı, Maske saçmalığı, Erken seçim polemiği gibi “yapay gündem ve deli saçmalıkları” ile muhalefeti ve halkı dilediği gibi kullanıyor... “Gerçek, Zeki ve Akıllı” muhalefete tamda bu noktada ihtiyaç var, iktidarın amacına araç olmayacak, gündemini kendisi belirleyecek ve halkın aşını, işini, barınmasını, yaşam kalitesini, hukukunu merkezde tutacak nitelikte bir muhalefete ihtiyaç var. Bugün ki iktidarın tek gücü, karşısında aklı selim, liyakat sahibi bir muhalefet yapısının olmayışıdır.

16.06.2020 / 10:13

2
Mustafa Koç Van , Yönetici

Öncelikle merhabalar. Özgürlük lere ihtiyacımız kesinlikle var hemde inanılmaz fazla. Mesela senelik iznini çalışarak geçirmek zorunda kalıp hayatı boyunca seyahat edemeyen insanlar da vardır. Maddi olanaklarından kaynaklı eğitim göremeyen insanlar da… Bu tarz şeyler de bı özgürlük kısıtlaması diye düşünüyorum.

16.06.2020 / 18:21

2
Nurullah Bolat Osmaniye , Esnaf