Serbest Kürsü

Görüşlerinize Değer Veriyoruz

Demokrasi ve Atılım Partisi olarak ülkemizi daha güzel günlere kavuşturmak için yola çıktık. Dilerseniz siz de “Serbest Kürsü”ye görüşlerinizi yazabilirsiniz..

Yaklaşık 40 yıla yakın Van bahçesaray ilçesini farklı partilerden aday olup aynı aile tarafından yönetilmektedir son 20 yılda ilçeye gelen hizmetlerin çalındığı ve ilçe için hiç bir harcamanın yapılmadığını görüyoruz sadece seçim zamanlarında ilçeye gelip oy isteme halka olmayacak vaatler verme insanları kandırma ve yapmacık ucuz siyaset yapma gibi karakterlere bürünen o kişilerin görevi sürelerini dolduğunu düşünüyorum DEVA PARTİSİ olarak bu ilçemizde yeni hizmetleri insanlarımıza tanitmak ve onlar kanıtlamak istiyorum ilçenin köyden bir farkı olmadığını hizmetin yapılmadığını bütün türkiye biliyor en son bu ilçemizde karabet geçidi dediğimiz mevkide çığ felaketi sonucu 48 vatandaşımız hayatını kaybetmişti tünelin yapıldığı yerin düz olması akılara bu tünelin burda ne işi var diye insan düşünüyor yıllardır bu ilçenin çektiği bu sıkıntılara son vermek istiyoruz ilçede yolsuzluk hırsızlık kara para atlama ve ihale usulsüzlükleri almış başını gidiyor her seçim öncesi halki tehdit ederek seçimi kazaniyorlar torpile işe aldıkları işçileri ailerlerini işlerinizden ederiz sizi diyerek tehdit ediyorlar yakın akraba torpiligi yapiyorlar okul yüzü görmemiş insanları mevki makam sahibi yapmışlar son olarak van da aynı senaryo devam etmektedir van bölge eğitim ve araştırma hastanesinde personel alımı torpile göre alınmaktadır 1.5 milyon a yakın nüfusa sahip van ilimizde 2 ligte mücadele eden vanspor takımımıza stad yapılmıyor farklı bahaneler üretip halkı kandırıyorlar coğrafya bu bölgenin kaderi değildir artık insanları kandırma dönemini unutsunlar çünkü insanlar uyanacak bunu DEVA PARTISI yapacak bu partiye hizmet etmek boynumun borcudur hersey demokratik bir şekilde işleyecek biz buna inanıyoruz

11.06.2020 / 16:47

25
Caner Orhan Van , Danışman

Merhabalar, Güçlendirilmiş parlamenter sisteme yönelik bir sistem önerisi vermek istiyorum. Parlamenter sistemdeki en önemli sorun aslında koalisyonların kurulma süreçlerinin ülke açısından belirsizlikler doğurması. Başkanlık sisteminde de seçim sistemi sonucu hükümet açısından belirsizlik olmasa da güçler tek merkezde toplanıyor. Burda benim önerim başkanlık sisteminin seçilme usulünü alıp parlementer yönetilmek. Yani doğrudan başbakanı ve bakanlar kurulunu sandıkta partiler bize getirmeli. Eğer 50+1 sağlanamazsa ikinci tura geçilerek hükümet netleşmiş olur. Yasama için de ayrı bir seçim olmalı ama başbakan ve bakanlar kurulu liste halinde seçmene sunulmalı. Bunun en önemli avantajlarından biri tüm partiler seçilmek için en kaliteli kişileri bakan adayı olarak insanların karşısına çıkarmak isteyecek ki seçimi kazanabilsin. Böylece başbakanın bakanları kendi isteğine göre atadığı bir sistem oluşmamış olacak. Ayrıca önerdiğim sistemde eğer ki partiler koalisyon olarak hükümet kurmak isterlerse seçimden sonra değil seçimden önce ortak bir başbakan ve kabine kurup bu listeyle seçime girmiş olacak ki seçim sonrası belirsizliği oluşmasın. Koalisyonlardaki kime kaç bakan düşecek, kim başbakan olacak vb. kavgalar seçim sonrası değil seçimden önce halledilmiş olacak. 50+1 halktan alındığı için de mecliste güvenoyu tıkaması olmamış olacak, meclis yasama ile uğraşmış, bakanlar kurulu da yürütme ile ilgilenmiş olacak. Cumhurbaşkanı erkler ve partiler arasında uzlaşı görevi üstlenen ve meclis tarafından seçilen sembolik konumda yer alacak ve hükümeti kurma görevini vekile vermek gibi yetkileri de olmamış olacak çünkü zaten güvenoyu halk tarafından verilmiş olacak. Ayrıca bakanlar kurulundaki bakanların ayrılması vefat vb. sebebi ile yedek bakanları da belli olarak seçime girilmiş olacak. Bu çizmeye çalıştığım sistem başkanlık sisteminin yalnızca seçim sistemini alıyor ve iki sistemin en iyi özelliklerini birleştiriyor diye düşünüyorum, paylaşmak istedim. Saygılarımla

04.12.2021 / 00:10

25
Aydın Yılmaz Kocaeli , Müfettiş

Saygı değer parti meclisi mensupları ve Aziz milletim, sizleri saygı ve sevgiyle selamladığımı belirtmek isterim. Son 1 haftadır "TBMM'nin görüşmelerini izliyor ve dinliyorum. Ülkemizin ve Cumhuriyetimizin geldiği nokta, tabiri caizse Uçağın pilotu ölmüş ve son sürat hızla yere çakılıyor" diye betimleyebilirim. Ülkemizin problemlerini kısaca şöyle maddeler halinde yazacağım. .Adalet ve yargı ( Eğitim sistemimiz) .Yasama ve yürütme .Özgür olamama ve eşitsizlik .Korkuya dayalı otokrasi yönetimi .Haksızlık ve aldatmaca .Tek adam rejimi .TBMM'nin artık bir öneminin kalmayış oluşu .İç ve dış politika rejimimiz. Uluslar arası saygınlığımızın ve itibarımızın yok olması .Can ve mal güvenliğimizin olmayışı, ( ki bu turist ve yabancı insanlar içinde geçerli ) .Tüm ordu kolluklarımızın itibarı yerle bir edilmesi, değersizleştirilmesi .Suriyeli, Afganlı, Türkmenistanlı ve bir çok milletin kaçak göç sorunu ( Hudutlarımızı koruyamama, terör örgütlerinin çoğalması ve onları destekleyen siyasi partiler .Din sömürgeciliği ve dini şahsi menfaatlere alet etme .Tecavüz, Cinayet, İstismar, Şiddet, Hırsızlık, Hayvanları katletme, İntihar etme, işsizlik, açlık, yokluk, borçluluk .Ekonomi, Tarım, Üretim, Sanayileşememe .Satılan, özelleştirilen ve kapatılan tüm devlet kurumları, fabrikaları .Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün İlke ve İnkılaplarının itibarsızlaştırılması .Milli değerlere zarar verilmesi .Rüşvet ve adam kayırmacılık .Atatürk'ün gençliğe hitabesinde ne yazıyorsa günümüzde gerçekleşiyor olması cidden üzücü ve büyük bir problem... .Parsel parsel satılan Ülkemiz (Yakındır; yine itilaf devletleri biz borçlarınızı haciz etmeye geldik diyecekler ve çok büyük savaş patlak verecek) Evet saygı değer büyüklerim ve kardeşlerim, tüm ana problemlerimiz maddeler halinde yazılı olanlardır. Sözlerimi şöyle sonlandıracağım, Tek bir Türkiye'miz var ve aradığımız kuvvet damarlarımızda ki asil kanda mevcuttur. Saygılarımla

14.12.2021 / 01:57

25
Haluk Özkaya İstanbul , Öğrenci

Bu önerim yüksek öğretimle ilgilidir. Öncelikle Tıp fakültelerini ve yüksekokullarını üniversite bünyesinden ayırın. Tıp fakültelerini; eczacılık, hemşirelik gibi sağlık bölümleri ile bir araya getirip üniversite seviyesinde Tıp akademileri olarak kurumsallaştırın. Ve bu akademiler 15 tane olsun. Örneğin İstanbul tıp akademisi. Bu akademinin altında da Cerrahpaşa, çapa ve Marmara tıpı birer fakülte olarak toplayın. Çünkü ülkemizde en çok yayın yapan bölüm tıp fakülteleri. Tıpları üniversite bünyesinden çıkarınca üniversitelerin gerçek durumu ortaya çıkıyor ve ihtisaslaşma oluyor. Sonrasında üniversite sayısını tıp akademileri hariç 50’ye düşürün. Teknik üniversitelerden İİBF, edebiyat, dil gibi bölümleri kaldırın. Genel üniversitelerde saçma sapan bölümleri kapatın. Ve mevcut kontenjanlarını en az %50 azaltın. YÖK denilen laneti kaldırın. Tüm üniversiteler kendi rektörünü, tüm fakülteler kendi dekanlarını tüm bölümler kendi başkanını 3 yıllığına seçsin. Ve bir kişi en çok 2 kez seçilebilsin. Üniversiteler kendi aralarında istişare kurulu kursun başkanlarını da kendisi seçsin. Bu kurul sadece doktora yeterlik ve doktora tezleri ile ilgilensin. Yüksekokullar MEB’e bağlı olarak ve ihtisas üzerine kurulsun. Piyasanın ve sanayinin ihtiyaçlarına göre, Tarım MYO, Ticaret MYO, Turizm MYO gibi. Bu MYO’lara sanayi ve piyasadan ustalar, deneyimli insanlar getirilerek uygulamalı eğitim verilsin. Üniversite kurulması için en az 3 fakülte, fakülte kurulması için en az 4 bölüm, bölüm kurulması için en az 5’er prof, doç ve dr. olmak üzere 15 kadro olması şartını koşun. Kafasına esen üniversite, fakülte bölüm açamasın. Buraya yazılanları gören, duyan inceleyen var mı bilmiyorum. Ama bir umut olarak yazıyorum kaç seferdir. Ve yazdıklarımı uydurmuyorum. Kelime kıstı olmasa detaylı şekilde açarım burada. Fakat maksat hasıl oldu sanırım.

21.02.2022 / 12:48

25
Mustafa Adıgüzel Ankara , Ekonomist

Düşünme vaktidir. Söyleme vaktidir. Yazma vaktidir. Mücadele vaktidir. Çalışma vaktidir. İstişare vaktidir. Muhabbet vaktidir. Dürüstlük vaktidir. Karşılıklı saygı vaktidir. Eşitlik vaktidir. Hakkın, hukukun, adaletin ve demokrasinin savunulması vaktidir. İstikbal ve istiklal vaktidir. Hürriyet vaktidir. Vicdanın vaktidir. Derde DEVA vaktidir.

11.05.2020 / 21:29

24
Mehmet Engin Doğan Ankara , Yönetici

Birinci önerim,partinizin kurucu üyeleri veya üst seviyede (web sitesindeki birimler sekmesinde) bulunan üyelerin tanıtıldığı web sitesi bölümüne mail adresini de eklemenizi talep ediyorum. Bu sayede o kişinin çalışma alanına giren vaatler veya projeler hakkında seçmen olarak direkt mail yoluyla soru sorabilirim. İkinci bir önerim de parti programı,tüzük gibi uzun metinleri çoğu seçmen okumaz ve basına verilen demeçleriniz hariç veya hakkınızda yapılan haberler hariç sizi tanımaz. Parti programınızdaki vurgulamak istediğiniz en önemli bilgileri afişler şekline getirip Twitter gibi sosyal medyalarda png,jpg formatında paylaşabilirsiniz. Üçüncü önerim ise madem DEVA Partisi bir lider partisi değil ve 1980 modelinden farklı, katılımcı ve ekip çalışmasını öne çıkaran bir partidir. Seçmeninizi bu teze ikna etmek istiyorsanız sadece Ali Babacan'ı değil bakan yapacağınız kişileri de sosyal medya kullanarak öne çıkarın ve ona da demeç verme yetkisi verin. Yani kısaca, kurmaylarınızı da öne çıkarın. DEVA Partisine oy vermeyi "şimdilik" düşünmeyen biriyim ancak bu yöntemlerle beni ikna edebilirsiniz.

28.05.2020 / 15:20

24
Onur Göksün İstanbul , Mühendis

Saygıdeğer deva partisi ailesi,çıkmış olduğumuz yol zor ve zahmetli bir yoldur. Elbette hayatta hiç bir şey kolay değildir. Bu zorluklara göğüs gererek bu güzel vatanımızı hak ettiği noktaya taşıyacağımıza inanıyorum. Başta sayın başkanımız ali bey olmak üzere çok değerli parti kadrolarımız'a Buradan seslenmek istiyorum;eğer milletin efendisi olacaksanız bu yönetime hiç girmeyin.biz milletin hizmetkarı olmaya geliyoruz.deva partisinde; rant olmaz,adam kayırma olmaz,teröre destek verenler olamaz,ülkemize ihanet edenler olmaz olamaz,insanlarımızı azarlayanlar olamaz, kandıranlar olmaz olamaz,deva partisi bir kardeşlik ve arkadaşlık partisidir.partimiz allahın izniyle iktidara gelecek bundan şüphem yok .önemli olan ülkeyi doğru ve dürüst bir şekilde yönetmektir.

26.06.2020 / 20:45

24
Adem Akbaş Kahramanmaraş , Yazar

Ülkemizin sorunlarını görebilen gençlerin azımsanamayacak kadar fazla olduğu yadsınamaz bir gerçek. Çözüm üretme konusunda ise yaratıcı fikirler ve farklı bakış açıları üretebilmemize rağmen yeterince deneyim sahibi olmadığımız için gerçekçi çözümler üretemeyebiliyoruz. Bizlerden fikirleri toplayarak işinin ehli bir kurula taşıyabileceğiniz bir sistem, eğitim reformu içerisinde yer alabilirse hem gözden kaçırılmış bazı sorunlar ya da farkında olunan sorunların farklı pencereleri bu kurula ileterek gençler olarak, ülkemizin sorunlarının çözülmesinde bir yer edinebilir ve ekstra puan kazanabiliriz. Ayrıca önemli pek çok proje, TÜBİTAK'a kabul edilmezken NASA gibi kurumlar tarafından havada kapılıyor. Projelere ve projeyi yürüten kadrolara desteklerin artması ve proje üretmenin desteklenmesi ile de, gençler ülkemizin sorunlarının çözüm kısmında söz hakkına sahip olabilir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün de söylediği gibi, "Gençler! Cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.".

15.07.2020 / 11:18

24
Bedirhan Yılmaz Çanakkale , Öğrenci

İyi günler diliyorum. Sayın babacan'ı ve deva partisini epeydir ciddi manada gerek sosyal medyada gerek normal medyad takip ediyorum. Ülkenin geleceği adına da ümit olacağını idrak edenlerdenim. Lakin medyada arada bir görünür olma, haftada veyahut on günde bir medyaya beyan verme harici sayın Ali babacanin medyaya dahil olmamasini ve kendini parti özelinde anlatmamasini anlayamıyorum. Yeni bir parti olan deva hareketinin her an medyada görünür olup kendisini halk kitlelerine anlatması gerekmiyor mu. Bunun için yeni yollar, yeni kanallar ve mecralar bulması gerekmiyor mu. Gerçekten anlam veremiyorum. Bunun neticesinde düşük çıkan anket sonuçları da beni birazcık umutsuzluğa gark ediyor. Lütfen bu meseleye daha bir ehemmiyet verin. Kendinizi bulduğunuz her mecrada anlatın

29.07.2020 / 23:30

24
Sedat Çelik Ankara , Diğer

Merhabalar Ali bey, size hitaben bir şeyler yazmak istedim. Kongrenizdeki konuşmalarınızda daha baskın ve halkın anlayacağı dil kullanır mısınız. Malum Odtü mezunu olduğunuz için . Biz sizi anlıyoruz ama tabandan oy almanız gerekli. Ekonomi söylemlerinizi ve faiz söylemlerinizi market esnaf diliyle anlatmanızı istirham ederim. Şuan ki durumu hangi muhalefet partisi daha iyi yönetirse başa o gelecek. İnsanlar aç işssiz. Üstelik çözüm olmadan sürekli yasak getiriliyor.Çoğu arkadaşım işssiz kaldı. Ücretli özel sektörü öldürdüler.

23.11.2020 / 09:24

24
Benay Türkan Ankara , Bankacı