Merhabalar. Öncelikle çalışmalarınızı tebrik ediyor, yolunuzun doğruluk peşinde her daim açık olması için dua ediyoruz. Sizlerden bir vatandaş olarak ilk istediğim 'kişi veya kişilere bağımlı' olmayan bağımsız yönetim sistemlerinin kurulmasıdır. Bu doğrultuda ilk olarak adalet kurumları bağımız hale getirilmelidir. Ayrıca tüm devlet teşkilatlarının kişilere bağımlı olmadan yönetilebildiği bağımsız bir yönetim sistemi istiyoruz. Yöneticiler ulaşılabilir, sorgulanabilir ve şeffaf olmalılar. Ayrıca iletmek istediğim diğer bir konu ise ekonomi ve üniversiteler üzerine. Sizlere edindiğim bir tecrübeyi aktararak bu konuyu açıklamak istiyorum. Mezun olduktan sonra dil eğitimi için İrlanda'ya gittim. Orada ülkemizden birçok gençle tanıştım. Bazılarının Kanada, İngiltere, Almanya gibi ülkelerde bulunduğunuda öğrendim. Bu gençlerimiz arasında ülkemizin en iyi üniversitelerinden en iyi bölümlerinden mezun olmuş pek çok gençle tanıştım. Ve bu gençlerin bir çoğunun ülkeye dönmek istemediklerini gördüm. Bir çoğu asıl mesleklerinin dışında genel işleri yapmak gerekse dahi bu ülkelerde kalmak istediklerini belirtiyor. Genel sebepler ise adalet, ekonomi ve üniversitelerde eğitim katilesine olmayan güven. Gençlerin bir çoğu adaletin olmadığı, siyasi baskı ve korku içerisinde, ekonomik olarak geleceğin belirsiz olduğu bir ülkede yaşamak istemediklerini belirtiyorlar. Bu durumun ortadan kalkması, gençlerin ülkeye güvenmesi için adaletli sistemler kurulmalı ve geleceğe güven veren ekonomik atılımlar yapılmalıdır. Üniversitelerde liyakata çok dikkat edilmeli ve iş ehline verilerek eğitim kalitemiz arttırılmaya çalışılmalıdır. Üniversiteler özgür bırakılmalıdır.
Şimdilik bu kadar. :)) Servet Kürsü için teşekkür ederim. Toplumun tüm kesimlerinde gelen seslere adaletli cevap vermeniz dileğiyle. İşlerinizde başarılar ve kolaylıklar diliyorum.
25.03.2020 / 11:58
Hacı Bayram Tütüneken
Bayburt
, Mühendis
Tarihimizin birlik ve beraberliğimize ait birçok güzel örneklerle dolu olmasına karşılık bugün böyle bir bütünleşmeyi sadece sözle istemekte, fakat ne yazık ki, asla gerçekleştirmemekteyiz. Bunun dışında tarafsız halımız, sistemin taraflı Cumhurbaşkanından beklediklerini partisinin kapısında aramaya mecbur bırakılarak Cumhurbaşlanlığı otoritesi yok olmaya, vatandaşların hak ve
hukukunu korumak ve ona tarafsız hizmet götürmek yerine, devletin saygınlığı yavaş yavaş erimeğe
mahkum olmuş ve dolayısıyla ülkemizde tam otorite ve adalet boşluğu teşekkül etmiştir. Yetmezmiş gibi ağır hakaret ve dil bunun yanı sıra geçmiş dönemlerdeki siyaset yapmış her bir değerli bireyleri “hain” ve “terörist” gibi ağır itham ve
iftiralarla yaklaşmakta ve bizden olmayanları dışlamak gibi tutumlar Türk halkını endişelendirmektedir. Yurt ekonomisinin içinde bulunduğu bunalımın ortadan kaldırılabilmesi için;
elbirliği ile sarf edilebilecek çabalar yerine sapık ideolojilerin bilinçsiz köleler tarafından sürdürülen
bu azgın iktidar ve yanlıları hiçbir soruna çözüm getirmemekte ve sadece bütünlüğümüze göz diken
kötü emellere hizmet etmektedir. Bu olayların gerçek boyutunu dile getirenlerin –kim olduğu fark
etmeksizin- yerden yere vurulduğu ve hakikatin savunulmadığı dönemdeyiz. Ve bu ortamda bu
zorluklar yetmezmiş gibi; intihar vakaları ve aile içi geçimsizlik haddini aşmış ve buna karşılık hükümet
kanadı sessiz kalmayı tercih etmektedir. Bütün bu saydığım daha birçok tutum ve davranışlar
karşısında olan hükümet ve sistemi uykusundan uyanmamışlar, sanki ortalık güllük gülistanlıkmış gibi
şahsi, zümrevi ve partici çekişmelerden ayrılmamışlar, adamsendecilik, suskunluk ve umursamazlık
içinde gerekli girişimlerde bulunmamışlardır.Bir tarafta bu yolda küçük bir beyanat veren çıksa, diğer
taraf onu “hain” diye tehdit eder olmuş, batacak gemide kendisinin de boğulacağını hesaba katacak
idrakten yoksun olduğunu göstermektedir.
04.04.2020 / 10:57
Oğuzhan Kocakaya
Ankara
, Teknik Eleman
Merhabalar Ali bey, size hitaben bir şeyler yazmak istedim. Kongrenizdeki konuşmalarınızda daha baskın ve halkın anlayacağı dil kullanır mısınız. Malum Odtü mezunu olduğunuz için . Biz sizi anlıyoruz ama tabandan oy almanız gerekli. Ekonomi söylemlerinizi ve faiz söylemlerinizi market esnaf diliyle anlatmanızı istirham ederim. Şuan ki durumu hangi muhalefet partisi daha iyi yönetirse başa o gelecek. İnsanlar aç işssiz. Üstelik çözüm olmadan sürekli yasak getiriliyor.Çoğu arkadaşım işssiz kaldı. Ücretli özel sektörü öldürdüler.
23.11.2020 / 09:24
Benay Türkan
Ankara
, Bankacı
Partinin mecliste olması için seçmene ihtiyacı var. Yeni parti olduğu için seçmeni az yapılması gereken teşkilatlanmak.
Sayın başkanın daha fazla tv de olması sosyal medya daha aktif olması gerekiyor. Meydanlarda konuşma devri bitti artık. Meydanda 10 kişiye hitap ediliyorsa internette 1000 kişiye ( rakamlar örnek ).
25.11.2020 / 03:00
Tekin Beşer
İstanbul
, İş İnsanı
Genç Bir seçmen olarak siyasi partilerin herbirine göz gezdirdiğimde fikirlerimi daha özgür bir biçimde paylaşabiliceğim bir parti olarak sizleri görüyorum. Siyasi görüşlerimin sayın Ali Babacan ile uyuştuğunu düşünmekteyim yıllar öncesinden ekonomik bir özgürlüğe kavuşması gereken ülkemin hala dışa bağımlı ithalatçı bir ülke olmasının yönetimin istikrarsızlığın dan kaynaklandığını düşünüyorum kısacası deva partisinin her etnik kökene hitap eden türkiye sevdalısı bir parti olduğu kanaatindeyim Türkiye'nin siyasi iç çatışmalarla yorulmasını ve yok olmasını izlemek istemiyorum geleceğe çok daha güçlü ve ekonomik bağımsızlığını kazanmış bir Türkiye bırakmak istiyorum. Halkına ağır vergiler yükleyerek ayakta duran bir ülke değil ham maddelerini işleyebilen işlediğini hem kullanabilen hemde satabilen bölgesinin en büyük ihracatçısı konumuna yükselen bir Türkiye hayalimdedir. Bundan dolayı Türkiye'nin kaynaklarının çok iyi ve en verimli şekilde kullanılması gerekildiğinin kanaatindeyim. Kaynakları derken yalnızca maddi açıdan demiyorum. Avrupa'nın en genç nufusuna sahip ülkelerin başındayız gençleri beyin göçüne mecbur bırakmak yerine onlara daha fazla değer vermemiz gerektiğini düşünüyorum onlara şans ve olanak tanımalıyız. Tüm kaynaklarımızdan en verimli şekilde faydalanırsak ekonomik olarak global güçler ile rekabete girebiliceğimize inanıyorum.
Tüm bu anlattıklarım içimden geçen şeylerdir. Çalışmalarınıza katkıda bulunmak istiyorum. Ayrıca gençlere olan yaklaşımınızı birde sizin ağzınızdan dinlemeyi çok isterim
09.12.2020 / 00:06
Muhammed Can Kelebek
İstanbul
, Öğrenci
Merhaba herkese,
Bugüne kadar yapılan anketlerde yeni kurulan partilerin aldığı puanın sadece liderlerinin ve beyanatlarının bir değerlendirmesi olduğu , ancak bu taze partilerin il/ilçe teşkilatları kurulduktan sonra yapılacak anketin daha isabetli neticeler göstereceğini zannediyorum.
Zira; bir il veya ilçe 'de yeni kurulan partinin iskeletini oluşturan kurucuların halkımıza parti ve akıbeti hakkında daha etkili kanaat oluşturacağına inanıyorum.
Ancak büyük metropollerde oluşan yönetim kadrosunun bütün ülke sathında etkili olduğu da unutulmamalıdır.
Bu durumda Deva Partisinin büyük şehirlerde ve yaşadığımız ilçedeki kurucu yöneticilerinin partinin lideri ve söylemleri ile ne kadar uygun ve uyumlu olduğuna bakarak karar vereceğimiz bir noktadayız.
Şimdiye kadar olduğu gibi siyasetten asla çıkar beklentimiz olmadığı için bu hususta gayet rahat ve kolay karar verebiliyoruz.
Sadece gözlemlerken adaletli ve memleketimizin menfaatlerini dikkate alıyor ve bekliyoruz.
Bakalım Deva Partisi dürüst , izzetli insanların derdine mi deva olacak yoksa aynı kervan adını değiştirip yoluna devam mı edecek.
24.11.2020 / 17:16
Erol Balcı
İstanbul
, Kamu Çalışanı
Çıktığınız bu meşakkatli yolda başarılar diliyorum. Ülkemize hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.
26.11.2020 / 13:41
Osman Cebeci
Çorum
, Özel Sektör Çalışanı
Ruşen Çakır ile yapılan programda gömlek seçimi yanlış olmuş. Gömlek çok fazla dikkat dağıtıyor. Teknoloji kullanımın artığı bugünlerde bu gibi konulara dikkat edilmesi daha önemli olacaktır.
05.12.2020 / 18:09
Ayşe Akarsu
Ankara
, Sanatçı
Selam ,
Sayın Babacan'ın birkaç konuşmasında anlattığı tarihi ve çok önemli bir olay var.
Kendisi bakanlar kurulunda ve mgkda fetullahçı kadrolaşmanın sakıncaları ve risklerinden bahsedip onaylamadığını RTE ve kurul üyeleri önünde ifade ettiğini söyledi.
Bu çok önemli bir bilgi.
Bugün biz çevremize Deva ve Babacan anlatımları yaptığımızda çok kere karşılaştığımız iftiralara karşı elimizde olması gereken çok önemli bir kayıt o.
Zira bu ifadelere o dönem o kurulda olan hiçbir isimden yalanlama gelmedi.
Ne var ki Sayın Babacan bu sözleri uzun bir mülakat arasında söylemişti. O kaydın o bölümünü bulmam kolay olmuyor.
Sizden ricam medya ekibinizin o konuşmayı bulup o bölümünü sosyal medya hesaplarında paylaşması.
Teşekkür ederim.
07.12.2020 / 02:08
Yusuf Bilal Gapaylar
İzmir
, Denetçi
Bazılarına biraz iddialı veya uçuk gelebilir bu düşünce.İstanbul da 20 öncesi gibiydi boğaz turu yaparken rehber şura damat bilmem ne paşa şura bu damat paşa yalısı gibi bir sürü sayınca aklıma şu espiri geldi.Türkler müslüman olmadan önce devletlerini gelinler sonrasında damatlar bitirmiş diye latife gerçekçi herhalde.Neyse asıl uçuk gelecek konu şu.Her büyük bitişte bu işin kanunu doğal olarak bayrak düştüğü yerden kalkar denir ya düştüğümüz yerden kalkacağız.Gerçi çok alanda düştük ama doğanın kanunu önce enerji yani ekonomi.Harika ekonomi demek harika demokrasi,hukuk, ordu,eğitim,kültür,sanat,bilim,sanayi demek.Çok eskiye gitmeden isteyenler uyarlasın bir asır önce ensonunda askeri planda çöktük asker kimliği lazımdı bizi Mustafa Kemal ayağa kaldırdı.Şimdi ekonomist kimliği olan lazım. Baba can bir adam lazım devir Ali devri zaman Babacan zamanı görünüyor gibi.Doğada uygun ortamı bulan veya uyum sağlayan devam zamanda devam eder.Herşey sonuçta fizik kurallarına bağımlı.İnsan önce biyolojik sisteme nihayetinde fizik kanunlarına bağlı.Bazen beklenmedik doğa olaylarıyla süreç iyi veya kötü nihayetinde iyi olmak üzere çok farlı bir yönde bambaşka işleyebiliyor.Biraz fantastik ve felsefik yorum oldu.İnsanlar böyle iddialı şeylere ilgi duyuyor umut ışığının azaldığı değil tersine parlamaya başladığı dönemlerde. Sağlıcakla
09.12.2020 / 14:49
Ercan Vuran
Bursa
, Özel Sektör Çalışanı