Serbest Kürsü

Görüşlerinize Değer Veriyoruz

Demokrasi ve Atılım Partisi olarak ülkemizi daha güzel günlere kavuşturmak için yola çıktık. Dilerseniz siz de “Serbest Kürsü”ye görüşlerinizi yazabilirsiniz..

Sayın BABACAN öncelikle çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Son dönemde yaşanılan olaylardan dolayı Akp'nin varlığını devam ettirmesi zor görünüyor. Herkes Chp, iyi gibi partilerin bir şey yapacağını zannediyor ama çok yanılıyorlar. Evet Millet mevcut iktidardan bunaldı, sıkıldı, adaletsizliklerden bıktı. Lakin Ekonomik ve Güvenlik nedenlerinden dolayı en ciddi duruşu veya bu işin üstesinden gelebilecek olarak mevcut Cumhurbaşkanını görmektedir. Buda Cumhur ittifakının en güçlü yanıdır. Bu nedenlerden dolayı Akp iktidarının en güçlü Ekonomisine sahip olduğu dönem sizin döneminiz olduğu için halkın tüm dikkati size karşı bu yöndedir. Sizin Ekonomik olarak baskın olmanız iktidarın elindeki çok önemli bir kozu alacaktır. Daha agresif, baskın bir karakter ortaya koymalısınız yada toplumu içine alacak bir hareket başlatmalısınız. Sesi gür çıkan agresif ama ağzı iyi kelam yapan insanları öne çıkarmalısınız. ikinci koz olarak Güvenlikti bu noktada parti içinde geçmişinde saygı duyulan kişileri öne çıkarmak gerektiğini düşünmekteyim. Biraz agresif olabilseniz Cumhurbaşkanı olmamanız imkansız. Şunu da belirteyim. Sizlere saygı ve sevgi duymakla birlikte henüz beni dahi ikna edebilmiş değilsiniz. Artık gerisini siz düşünün. Saygılarımla Teşekkür ederim.

19.06.2021 / 23:04

23
Pi Kare Şanlıurfa , Öğretmen

İstanbul Sözleşmesinin kaldırılması, Ayasofya’nın duvar resimlerinin perdelenerek kapatılışı ve cami haline getirilişi, camiye atanan imamın beyanları, Gata hastanesinin baştabip yardımcısının beyanları ve benzeri pek çok beyan doğrultusundaTayyip Erdoğan’nın Afganistan politikasına baktığımızda, Taliban’ a referans vermek için yapılan uygulamalar olarak görüyorum. Bu coğrafyada laikliğin nasıl rafa kaldırıldığını,sözde islam devletine doğru bir gidiş olarak değerlendiriyorum.Ayrıca uyuşturucu ticaretine ilişkin ortalıkta dolaşan bilgiler düşünüldüğünde bir uyuşturucu üretim merkezi olan Afganistan ile ilgili oluşturulan politikaların altında bu gerçek olabilir. Deva partisinin bu gelişmeleri yakından izlediğini düşünüyorum. Laiklik konusunda nasıl bir eylem planı oluşturduğunu veya oluşturacağını merak ediyorum. Düşünce özgürlüğünü aşan görüşler , beyanlar konusunda Deva Partisi nasıl davranacaktır? Gülgün Başarır

18.08.2021 / 15:28

23
Gülgün Başarır İstanbul , Sanatçı

Merhaba Allah yolunuzu açık etsin sayın Babacan'a selamlarımı ve dualarımı gönderiyorum Allah razı olsun kendisinden ve ekibinden zorlukları göze alarak sessiz çoğunluğun ümiti oldunuz ülkenin hazinesini en iyi şekilde temsil ettiniz elinizden milyar dolarlar katrilyon TL'ler geçmesine rağmen 1 kuruş elinize bulaşmadı dürüst bir insansınız siyasetle zenginleşen olmadınız Allah dürüst insanlarla beraberdir

29.05.2020 / 09:19

23
Özgür Bilgin İstanbul , Diğer

Herkese Merhaba. “Egemenliği Antlaşmalarla Yunanistan’a DEVREDİLMEMİŞ Ada, Adacıklar ve Kayalıklar Sorunu” ile ilgili birkaç şey söylemek istiyorum; Türkiye ve Yunanistan arasında çıkan Egemenlik uyuşmazlığına ilişkin olarak başvurulacak en önemli metinler, Lozan Barış Antlaşması ve bu antlaşmanın 6, 12, 15 ve 16. maddeleri ile Paris Barış Antlaşması’nın 14. maddesidir. Türkiye, Paris Barış Antlaşmasının tarafı değildir ve antlaşmaya katılmamıştır. Ancak 10 Şubat 1947’de Paris Antlaşması imzalandı. Türkiye bu kararı 5 gün sonra 15 Şubat 1947 tarihinde kabul etti. Türkiye, açıkça söz konusu antlaşmalarda adları sıralanarak egemenlik devrini tanımış olduğu adalar ve adacıklar dışında kalan ada, adacık ve kayalıklara ilişkin egemenliğinin sürmekte olduğunu iddia ederken, Yunanistan, söz konusu antlaşma hükümlerinin Türkiye’nin, Anadolu kıyılarından üç mil dışında kalan deniz alanında herhangi bir hak iddiasında bulunmasını engellemekte olduğunu ileri sürmekte. Kısacası; Türkiye ilgili antlaşma hükümleri çerçevesinde adları sıralanarak egemenlik devrini gerçekleşmiş ada, adacık ve kayalıklar dışındaki adı belirtilmemiş ada ,adacık ve kayalıkların Osmanlı Devleti’nin bakiyesi olan Türkiye Cumhuriyetine ait olduğunu savunmaktadır. Ancak Yunanistan hiçbir hukuki dayanağı olmadığı halde bu ada ,adacık ve kayalıkların Yunanistan’a ait olduğunu savunmaktadır. Bütün bu sorunlar çözüme bağlanmamışken Yunanistan son yıllarda kara sularını tek taraflı olarak 12 mile çıkarmak istiyor. Bu karar Ege Denizi’ndeki çıkar dengelerini Türkiye’nin aleyhine orantısız bir şekilde değiştirir. Bu olursa Türkiye’nin kara suları Ege Denizi'nde %10’un altına düşer. Yunanistan’ın kanunsuz bir şekilde alacağı 12 mil kıta sahanlığı kararını diplomatik olarak veya gambot diplomasisi ile engellemez isek ekonomik bağımsızlığımız ciddi tehdit altına girer. Ekonomimizin can damarı olan Ege Deniz'ini kaybederiz Kısacası; Denizciliği başarmalıyız. İstikbal Denizlerde... Herkese İyi Günler.

29.05.2020 / 23:04

23
Doğan Atlı Sakarya , Öğrenci

Teşkilatlanma sürecinde her bir ilde liyakat sahibi insanlar bulup bunlarla çalışmazsanız, bulundukları illerde isimleri ön plana çıkmış varlıklı ailelerden veya aşiretlerden isimler ile yol alırsanız yolda kalır bir süre sonra mevcut hükümetin yaptığı gibi durumu kurtarmak üzere ÖMERLER aramak durumunda kalırsınız. Sizlere umut bağlamış insanları hayal kırıklığına uğratmamak adına bu hususu kılı kırk yararak çalışmanızı tavsiyede bulunmak istedim. Yolunuz açık olsun.

30.05.2020 / 18:45

23
Kadir Sevdi Batman , Kamu Çalışanı

Yarınki Türkiye'nin İnsanları uzlaşma ortamının geliştirilmesi yeniden tesis edilmesi adına farklı fraksiyonlardan insanların aydınların, mevcut durum hakkında kamuoyunu bilgilendirecek kaynakların çoğalmasını ve tarafsızlığını sağlamak. basın ve medya kuruluşlarının tarafsızlığını sağlamalı. tüm kamu kurum ve kuruluşlarına devlet kademelerine alınacak personelin mutlaka liyakate dayalı alınmasını sağlamak. ötekileştirme ve nefret söylemini ortadan kaldırılmasını sağlamak. kamplaşma ortamının bitmesini sağlamak tutuklu gazetecilerin serbest kalmasını sağlamak ekonomide siyasi baskıları yok etmek. merkez bankasına karışmamak. siyasilerin söylemlerine dikkat etmesi. çatışma ortamından mümkün olduğunca kaçınmak. içişlerinde istikrar ortamının korunmasını sağlamak.

01.06.2020 / 13:52

23
Tayfun Türk İstanbul , Muhasebeci

“2.5 milyar dolara alınan S-400 ne oldu?” -Sus hain! “Avrupa'nın 1000 metreküpünü 120 dolara aldığı doğalgaza biz aynı miktar metreküp için neden 280 dolar ödüyoruz?” -Teröristsin! “Halka IBAN atıp para toplamak ve sonra da 30 milyon TL dağıtıp “konser” yapmak ne iş?” -Bizi bölemeyeceksin. İşsizlik, yoksulluk, yolsuzluk ne olacak? -Ezanlar susmaz.

21.06.2020 / 13:32

23
Mustafa Koç Van , Yönetici

Genel Başkan'ın medya ile (tv, youtube) konuşmalarını, konu içeriklerine göre bölüp daha kısa bölümler hlinde yayınlamak iyi olur diye düşünüyorum. enflasyon, deprem, vs.

23.03.2023 / 14:14

23
Zübeyir Gülabi Ankara , Mühendis

ÜLKENİN DERTLERİNE DEVA OLMAYA GELİYORUZ , EKONOMİ ALANINDA HASTALANAN SİSTEME DEVA OLMAYA GELİYORUZ PARTİMİZ HAYIRLI UĞURLU OLSUN YOLUMUZ AÇIK OLSUN

14.03.2020 / 20:46

23
Mustafa İşgören Bilecik , Diğer

Parti programına iştirak etmekle birlikte bir hukukçu olarak özellikle "adalet,hukuk ve yargı" başlığı altında yer verilen tüm görüşlere katılmaktayım. İçinde bulunduğumuz zaman diliminde ne yazık ki eksikliğini çok fazla hissettiğimiz "adalet" kavramının içinin boşaltıldığına şahit olmaktayız. Dünyada ve ülkemizde yaşanan maddi ve manevi en basit sorunların temelinde dahi adaletsizliğin yer aldığı, aslında çözümün var gücümüzle adalete sarılmaktan geçtiği açıktır. Vicdani yönümüzün giderek zayıfladığı, barış ve huzur içinde yaşamayı özlediğimiz bu süreçte evrensel hukuk ilkelerine ve insan haklarına dayalı bir anlayış içinde hareket edildiği, ötekileştirme ve ayrımcılık yapılmadığı takdirde zaten pek çok sorunun üstesinden gelinecektir. Nitekim parti programında yer alan tüm plan ve görüşlerin hayata geçirilmesinin, yaşanan sorunların çözüme kavuşturulmasında etkin bir rol oynayacağı ve tüm dertlere DEVA olacağı inancındayım. Bu uğurda sonsuz destek sunacağım. Ayrıca son olarak bir hususa daha değinmek isterim. Son günlerde dünyada ve maalesef ülkemizde de yaşanan virüs salgını nedeniyle diyalog ve iletişimin azaldığı, gündemin sadece virüs salgınından ibaret olduğu bilinen bir gerçektir. Bu süreçte parti olarak elimizi taşın altına koyduğumuzu ve çözüm üretmede en az diğer partiler kadar aktif olduğumuzu göstermek adına gerek sosyal medyanın gerekse parti resmi sitesinin daha verimli kullanılması gerektiği kanısındayım.

05.04.2020 / 19:12

23
Ahmet Güngör İzmir , Avukat