Serbest Kürsü

Görüşlerinize Değer Veriyoruz

Demokrasi ve Atılım Partisi olarak ülkemizi daha güzel günlere kavuşturmak için yola çıktık. Dilerseniz siz de “Serbest Kürsü”ye görüşlerinizi yazabilirsiniz..

Türkiye toplumu artık bağırıp çağırıp siyaset yapılmasını istemiyor , bu toplum artık yoruldu. Tehditle , gerginlikle siyaseti kaldıramıyor. Sadece toplumda değil , ekonomide hassaslaştı , birileri çıkıp konuşuyor tüm Türkiye bundan zarar görüyor. Biz artık uzmanı olmadığı konu hakkında konuşmayan , liyakate dayalı olmasını istiyoruz. Herkes bildiği konuda konuşursa halkta örnek alacak bilmediği konu hakkında konuşmayacak. Malesef bilgisizliği başka şekilde yenemeyiz. Uzman olmayan yöneticiler yanlışlarında ısrarcı olduğu sürece toplumumuzda aynı fikirde olacak , yanlışlarında ısrarcı olmaya devam edecektir. Sn. Babacan ve yol arkadaşları bu konuda rüştünü ıspat etmiş kişilerden oluşuyor. Bizlerde uzman olduğumuz konularda elimizden geleni sonuna kadar yapmaktan imtina etmeyeceğiz.. Güzel günler yakın , Deva...

06.05.2020 / 11:36

12
Mehmet Öncü Adiyan İzmir , Yönetici

Merhaba KPSS’ye yeni giren biri olarak sıkça dile getirilen KPSS ile işe girişteki haksızlıklar hakkında birkaç eleştiri ve önerimi sizlere iletmek istiyorum. Devlet memuru seçimleri için getirilen sözlü mülakat sisteminde torpil/referans etkili olduğunu duyuyoruz, görüyoruz. Bu mülakat sistemi sebebiyle yüksek puan alanların kadroya girememesi eleştriliyor. Evet doğru bir eleştiri, haksızlığa karşı durulmalı; konulan kurala uyulmasını talep etmek doğru bir yaklaşım. Fakat üzerinde durulmayan, sorgulanmayan önemli bir nokta var, yapılan bu sınav ile kişinin hangi yetkinliğini ölçüldüğü! Üniversite hayatında veya piyasada elde edilen kazanımların ölçülmediği, genel yetenek/kültür gibi hangi yetkinliği ölçtüğü anlaşılamayan ucu açık başlıklar altında yapılan böyle bir sınavdan 90 veya 100 almak kişinin yetkin olduğu alanla ilgili hiçbir bilgisini göstermiyor maalesef. Eğer hakkaniyetli ve adil uygulansa sözlü mülakat buradaki yetkin kişileri seçmek için daha doğru bir ölçüt. Belki adil olarak yapılan bir mülakatta, alan bilgisinin daha üstün olduğu görülerek 75 puan alan aday 90 alan adayın önünde işe girmiş olabilir, ki asıl istenen yetkin kişinin pozisyona seçilmesi değil midir? Yüksek puanlı kişiyi atamak sadece konulan kurala uymak açısından bir adalet sağlar, yetkinlik ve liyakatliyi seçme konusunda değil. Dershanede öğrenilecek bilgiler ile devlette çalışmaya hak kazanılacaksa üniversiteye gitmeye neden gerek var? Neden bu sistemin değişmesini konuşmuyoruz, herkese kendi alanında sınav yapmıyoruz? Neden mimar, mühendis, sosyolog, tarihçi gibi sayısız alandaki kişileri aynı, tek bir sınavla seçmeye çalışıyoruz? Ehil insanların seçilmediği bu sistemde elbette başarısızlığa mahkumuz. Böyle sıkıntılı konularda zihin açıcı çözüm önerileri beklediğim sayın Ali Babacan’dan şu ana kadar diğer liderlerin söylemlerinden pek farklı açıklamalar duymamak bir burukluk yarattı. Bu mesajı kendisine iletir ve sistemin sıkıntılarını parti olarak dile getirirseniz memnun olacağım

30.10.2020 / 00:07

12
Abdulkadir Ganioğlu Ankara , Mimar

Sayın Genel Başkanım; Türkiye'nin siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik sorunlarının çözümü konusunda halktan gelecek, talep, görüş ve önerileri değerlendirerek parti politikalarının HALK' ın isteği, görüş ve önerileri doğrultusunda oluşturulmasını öneriyorum. Bu konuda da (HALK İÇİN HALK İLE BİRLİKTE ADİL VE HAKÇA BİR YÖNETİM İÇİN) sloganı altında bir kampanya başlatmanızı öneriyorum.

06.11.2020 / 16:36

12
Ahmet Uzun İstanbul , Muhasebeci

Sayın başkanım lütfen bu partiye torpil olayını karıştırmayınız! Gercek parti olalım ve bu karanlığı elele aydınlatalım. Bazı konularda sizinle görüşmek istiyorum umarım bu gercekleşiriz ve unutmayın bu gençler bu ülkemizi aydınlığa cıkartacak ve ben bir kürt olarak sonsuz inanıyorum size🙏

11.11.2020 / 01:33

12
Ilgın Onuk Şırnak , Çiftçi

Size inanıyor ve guveniyorum

11.11.2020 / 09:29

12
Kemal Yıldrım Neptun İstanbul , İşçi

Son günlerde gördüğüm "Liderimiz Bababcan" söylemini çok doğru bulmuyorum. Bu parti bir lider partisi değil, bu parti bir ekip partisi. Parti başkanımız denilebilir, Ekip başkanımız denilebilir, takım lideri denilebilir. Yani klişe söylemlerden çıkmak lazım. Liderimiz söylemi malum zatı hatırlatıyor.

26.06.2020 / 14:38

12
Ahmet Serdar Güldibi Karabük , Asistan

Malesef, ülkemiz ciddi bir deprem kuşağında yer almaktadır. Depremler ve doğal afetler ülkemizin en önemli ve değişmez gündemlerinden biri. Deva partisinin, ülkemizin diğer sorunları için ürettiği yenilikçi çağdaş ve başarılı politikalarını depremler ve doğal afetlere hazırlık konusunda da üretmesini beklemekteyiz. Bu konuda çalışmalar yapmış ve uzmanlık alanı deprem mühendisliği olan biri olarak; ilk yapılması gerekenin genel başkan yardımcılığı seviyesinde depremler ve doğal afetler başkanlığı kurulup bu başkanlıkta oluşturulacak ekiple, ülkemiz insanına Deva Partisinin bu konuda da hazırlıklı ve başaralı politikalar üreteceğini göstermeliyiz.

30.06.2020 / 20:09

12
Sedat Yılmaz İstanbul , Mühendis

Merkez Binası açılışında Babacan'ın konuşmasından önemsediğim bir kesit : "Biz her kademede kadınların ve erkeklerin beraberce siyaset yaptığı bir örgütlenme yapısı tasarladık. Kurucular kurulumuzu, genel merkez kurullarımızı oluştururken bunu gerçekleştirdik. Aynı yapıyı il ve ilçe teşkilatlarımızda da gerçekleştirmeye kararlıyız. Ben buradan Türkiye’deki bütün kadınlara seslenmek istiyorum. Siyaset sadece erkeklere bırakılamayacak kadar ciddi bir iştir. Siyasetin sizin üslubunuza, sizin yaratıcılığınıza, sizin sorun çözme becerilerinize, sizin kucaklayıcılığınıza ve sizin zekânıza ihtiyacı var. Sizleri, tüm kadınlarımızı partimizde görev almaya davet ediyorum. Lütfen öne çıkın ve göreve talip olun ve sakın ha mütevazı olmayın." Kim ne derse desin! Kadınların etkin bir şekilde yer almadığı bir yapı yeterince başarılı olamaz. DEVA'da kadınların etkin olmasını temenni ediyorum.

08.07.2020 / 21:08

12
Fethi Gönen Kocaeli , Mühendis

15 yaşındaki kızımla ev sahibim tarafından hiç kira borcum olmamasına rağmen haciz ve tahliye kararı ile sokağa atıldık. haziran ayından bu yana kızımla sokaklarda parklarda yaşamaya çalıştık bu nedenle okullar açılmasına rağmen 3 gün kızımı okuluna gönderemedim. ev kiralarındaki korkunç artış bir ev tutmamızı imkansız hale getirdi. eğitim,sağlık ve barınma biliyorum ki bizim toplumsal sözleşmemiz olan anayasa ile garanti altında. buna rağmen içinde bulunduğumuz koşullar kızımı ve beni sağlık ve barınma hakkından mahrum bıraktı .ben ilgili makamdan barınma hakkımı talep ediyorum bu ülkede doğdum büyüdüm ama bizzat gördüm ki ülkemde bir mültecinin dahi haklarına sahip değilim bu yürek parçalıyor kızımla intihar etmeyi açlık grevi yapmayı düşündüm hiç bir anne baba evladından utanmamalı diye düşünüyorum ama ben evladımdan çok utanıyorum bir anne olarak öncelikle de bu ülkenin yasal vatandaşı olarak hakkımı ilgili makamdan talep ediyorum

21.09.2022 / 09:36

12
Aysun Yücedemir İstanbul , Sanatçı

Merhabalar, birinci olarak işsizlik maaşı şart olmadan verilmesi, bir devlet şu an ne yapıyor iş verene işsiz insanları sunuyor aynı elbise gibi seç seç beğen bu olmaması gerek, tecrübe kalkması lazım, bir devlet hiç bir firmadan düzgün bir şekilde vergi almıyor, benim giderim var diyor vergi vermiyor bunun kalkması gerek bana bu kadar vergi verecen deyip alacan bu kadar basit firmalar dan. iş vereni çalışana muhtaç edeceksin. İşkur kalkması gerek boşa para alıyor müdür lüks araca biniyor işsiz geldimi maaş şart la veriyor. işkur harcanan parayla işsize maaş verilir, milli eğitim alınan seltifikanın hiç anlamı yok aynı diploma gibi. nitelikli eleman var ama işe alan yok. o zaman neden eğitim var, tecrübe madem ki ön planda o zaman eğitim de yanlışlık var bir düşünelim. kurs görüp eğitim alıyorsun bununda anlamı yok ama kimse bizden bas etmiyor o kadar parayı kursa harcamış eğitim almış seltifikası var,işsiz kimse bizden bas etmiyor ne den hep ünüvesite lise birde lise terk eden işsiz insanlardan bas edelim, ben şunu gördüm her iktidar iş verene destek veriyor işsiz ze değil bu böyle olduktan sonra hep işsiz olur,Belli bir yaştan sonra sokakta çürür işsiz. Bir düşünün devlet asgari ücret zam yapacak iş veren ile masaya geliyor ne zam yapem diyor. Böyle bir şey olamaz yanlış. Şimdi bizim yapmamız gereken şey tarıma yatırım yapmak köyde insan kalmadı hep en büyük şey tarım yatırım yapmak tı bir ülke ayakta tarımla durur, ikinci ise doğaya yatırım yapmak tı eskisi gibi dere yatakları su olması gerek bu şu şekilde iklimi korumamız gerek , Bunu ön planda olması gerek.ön önemli ise bizim ülke yol geçen haneye döndür bunu ön planda tutmamız, herkes geldiği ülkesine dönsün yazık değilmi en eski den bu toprak için savaşıp şeyit olanlara neden savaştılar insanlar gelip Türkiye de keyip sürsün dyemi, dur bastığın yeri toprak diyerek geçme tanı düşün altında binlerce kefensiz yatanı, şimdi ise her gelen geçiyor Türkiye Türkiye olmaktan çıktı, böyle olmaz. Adalet hukuk yok.

27.01.2022 / 12:54

12
Selçuk Yılmaz Bursa , Diğer