Serbest Kürsü

Görüşlerinize Değer Veriyoruz

Demokrasi ve Atılım Partisi olarak ülkemizi daha güzel günlere kavuşturmak için yola çıktık. Dilerseniz siz de “Serbest Kürsü”ye görüşlerinizi yazabilirsiniz..

Bir başka önemli nokta da, daha önce 2002’den üzerine gidilen vesayet sistemi aktörlerinin yeniden kendisine zemin bulması oldu. Askeri ve bürokratik vesayet etki alanını genişletti ve bir şekilde iktidar ile ortaklık kurdu.Tüm bu olanlara karşın, muhalefet “Bu ülkede bir anayasa var, yasalar var, yönetmelikler var! demedi. Suçun ve suçlunun takibatını yapacak emniyet ve yargı ortadan kaldırıldı. Bürokraside sisteme adapte olarak yükselmek, yükselemiyorlarsa da görevlerine devam edebilmek ağır bastı. Zaten arkalarında onlara destek verecek bir yasama organı veya medya da kalmamıştı. Bu arada toplumun çok büyük bir bölümü iktidara olan desteğini sürdürdü. Çünkü 1) İslamcı-muhafazakâr taban, dini sadece fiziksel ibadete indirgeyen bir gelenekten gelmekteydi 2) Büyük bir menfaat ağı ile iktidara bağlanmışlardı. 3) Güçlünün yanında olmak daha güvenli hissettiriyordu 4) etik bir tutum alan bir güçlü muhalefet yoktu. Yani topluma doğruyu ve olması gerekeni söyleyecek bir muhalefet yoktu. Böylece normal şartların olmaması yeni normal şartları oluşturdu. Muhalefet, değişen sisteme birşekilde uydu. Bu yeni normal artık Türkiye’nin! Bu yeni normal hakkında en iyi bildiğimiz gerçek, öngörülemez bir devletle yüzyüze bıraktığıdır hepimizi. Bu anormalliklerin yeni normal olmasının nedeni, herkesin onlara alışmaya başlaması, onu kanıksaması, o anormalliklerin kurumsallaşmış olması. Bu kurumsal yapının değiştirilebilmesi yani yeni normalden normale dönüşün sağlanabilmesi hatta bununda ilerisinde çağın gereklerini karşılayan yeni bir yönetim anlayışının temellerinin atılması noktasında DEVA Partisi’ne tarihi bir görev düşmektir. Cumhuriyetin 2’nci yüzyılında 21.yüzyıla damgasını vuracak başarıların elde edilmesi, içinde bulunulan durumun doğru anlaşılıp tahlil edildikten sonra oluşturulacak çözüm yollarının inşa edilmesi ile ancak sağlanabilir. Muhafazakâr ya da merkez siyasetin, Türkiye’nin yeni dinamikleri, sorunları ve ruh hâli etrafında yeniden tanımlanması gerekmektedir.

04.05.2020 17:50

23
Ali Rıza Erdoğan Kocaeli , Esnaf

Normal şartlar altında politik ve ekonomik anlamda genel durum hakkında bilgi almanın yolları vardır. Bunların başında, siyasi karar alıcıların paylaştıkları bilgilerin medyada yer alması gelir. Politikanın şeffaf bir ortamda yapılmasının yanında, oyunun kuralları anayasal ve yasal çerçevedir. Yönetenlerle yönetilenler arasındaki ilişkiyi de bu kurallar belirler. Gücü sınırlandırılmış iktidar, hem sistem içi hem de sistem dışı mekanizmalar tarafından denetlenir. Diğer bir ifadeyle, parlamento, yargı ve medya, iktidarın ne yaptığını ve ne yapmadığını gözlemler. Eğer yapılanlar yasalara uygunsa mesele yoktur. Elbette yasalara uygun olan tasarruflar da eleştirilebilir. Ancak bu eleştiriler politiktir. Ancak yasalara uygun olmayan tasarrufların eleştirilmesi politik bir mevzu değildir. Bu nedenle partiler üstü olarak ele alınır. Eğer bir yürütme unsuru (cumhurbaşkanı, kabine, bakan vs.) anayasa ve yasa dışına çıkarsa, denetlemeye takılır ve anayasal-yasal sonuçlarına katlanır. Yukarıdaki kritik ibare “normal şartlarda”. Türkiye’de uzunca zamandır normal şartlar hüküm sürmüyor. Oyunun kuralları dışına çıkılalı çok uzun zaman oldu. Gezi Parkı olayları sonrasında başlayan demokrasi erozyonu, sonrasında peşi sıra yaşanan olaylar mevcut sistemi tümüyle sonlandırdı ve hiçbir sistematiği olmayan Başkanlık Sistemi gibi bir garabete yol açtı. Yargının yürütmeden bağımsız olmasını gerektiği halen yürürlükte olan 1982 anayasasında apaçık ifade edilmiş olmasına rağmen buna müdahale edildi. Yürütülen yolsuzluk soruşturmalarına yapılan müdahaleler, bu soruşturmaları akamete uğrattı. İkinci aşamada, medya bertaraf edildi. “Normal şartların” ortadan kalkması böyle oldu. Burada kritik mesele, muhalefetin tutumuydu. Muhalefet bu olan bitenleri bir iktidar mücadelesi perspektifinden okudu, ona göre de hareket etti. Muhalefetin siyaset üretememesi olaya hak, adalet, hukuk perspektifinden bakmaması iktidar savaşının bir aparatı gibi görmesi bu sürecin tuzu biberi oldu.

04.05.2020 17:46

27
Ali Rıza Erdoğan Kocaeli , Esnaf

Başkanlık sisteminden önce Bimer diye bir şikayet merci kurulmuştu. Yargnın askeri ve sivil  Bürokrasinin kendi içinde derinlikleri vardı. Vatandaş mağduriyetini Bimerle aşmaya çalışıyordu. Başkanlık sisteminden sonra Devlet içinde  bütün derinlikler  sona erdi. Baskan Devlet yönetimine tamamen hakim. Şimdi de Cimer var. Cimerle Bimer hiç  aynı olur mu kimi kime şikayet edeceğiz? Hele birde şikayetler artmışsa o zaman bir sistem sorunumuz yok mu? Madem Askeri sivil bürokrasi  yargı şeffaf değildi vatandaşın işi görülmuyordu o halde Devlet yapılanması hesap veren şeffaf bir yapıya kavuşturulması gerekmiyor mu? Başkanlık sisteminin kendi vesayetini kurması Demokrasimiz de düşünülemez.  Deva Partisinin yapacağı çok iş var.

04.05.2020 15:23

41
Latif Yildiz Bolu , İş İnsanı

Resmi gazete artık sadece birkaç yönetmelik ve çeşitli ilanlardan ibaret oldu. Ne ihalelere yer veriliyor ne de diğer resmi bilgilere yer veriliyor. TBMM'de keza çalışmaz halde. Vatandaş olarak çok gücüme gidiyor. Ve gün geçtikçe karanlık kuyu dibine doğru gidiyoruz. Geleceğe dair umut ve hayallerimiz de kayboluyor. 1920'den bir asır sonra iki asır gerideymiş gibiyiz.. Allah sonumuzu hayretsin inşallah....

04.05.2020 10:36

59
Mehmet Orgün Tüzün Aydın , Mühendis

Hoşgörü ve medeniyetlerin beşiğin den selam olsun.Demokrasi adına en büyük atılım DEVA partisini kurmakla başladınız.Adaletin,güvenin ,ve ekonominin teminatı olan görüş şiarıyla bütünleşen bir oluşumu canı gönülden taktir ve tebrik ediyorum .Korkunun bize sunacağı tedirginlikten başka bişey degildir.Oysa cesaret güvenin teminatı olan doğru yolda ilerlemeyi saglar.Bizler dogru bildigimiz hz. ömerin adeleti fatih sultan mehmet han cesaretinden ayırma.

04.05.2020 09:59

97
Hasan Güder Hatay , Esnaf

Merhaba Türkiye de 2010 itibariyle roman açılımı olmuş 5 milyon olan nüfus geçen zamana rağmen çoğalmış olup geçmiş de chp nin yanlış politikasından dolayı Akp nin roman açılımı ile oy potansiyelini kazanmış oldu. Gelinen nokta da gerek akp de gerekse chp de roman vekiller olmuş fakat topluma karşı gereken çalışmalar yapılmadığından dolayı iki partiye de roman vekil arkadaşlara güven kalmamıştır. Sayın Mehmet beye de ifade ettiğim gibi Roman toplumu güvenilir toplumun sorunlarına çözüm olacak yeni sayfa da yer verilecek sorunlara çözüm odaklı deva olacak başlangıç istenilmektedir. En son kocaeli eski il başkanı galiba Huseyin yusuf beyin romanlar ile yaptığı açıkla akp ye olan roman sevdasını bitirdi. Türkiye de gerek roman dernekleri gerekse roman toplumunu Deva partisine kazandırmak için hazır olduğunu ifade ederim usta asker resmi geçitte belli olur . izmir değil Türkiye de Roman toplumu adına örgütleme ve çalışmalar da hazır olduğumu bilmenizi isterim

04.05.2020 07:07

10
Gokmen Dunar İzmir , Üst Düzey Yönetici

Saygı değer Türk Milleti, Bizim benimsemiş olduğumuz ilkelerden birisi dostluktur. Dostluğun anlamını unuttuğumuz şu dönemde, size dost ve kapanmayan yaranıza DEVA olma amacı ile adım atıyoruz. Biz tüm şeffaflığımız ve son gücümüzle mücadele edeceğiz. Bu gün yaşanılan sıkıntılar ortada. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi' nde dediği gibi "Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır." Bu sözlerini esas alarak hem ülkemizin yönetilme şeklini hemde barışcıl davrandığı ve diğer ülkelerle dostluğu tekrardan kazanmış bir ülke seviyesine getireceğiz. Düşünce özgürlüğünün tekrar kazanıldığı, ifade özgürlüğünün ve adaletin herkese eşit sağlandığı bir düzende ilerleyeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Sayın başkan Ali Babacan önderliğin de atılan bu adımları tüm şeffaflığı ile sizlerin huzurunda atacağımıza müsterih olunuz. Biz sizlerin gülümseyen yüzlerinizden destek bulacağız. Sonuç şudur ki; biz size DEVA oldukça sizin de yüzleriniz hep gülsün. Güvenle, adaletle ve özgürce yaşadığınız günler diliyorum. Biz Hazırız!

04.05.2020 05:40

2
Serhat Özdil Eskişehir , Yatırım Uzmanı

Selamın aleyküm merhaba ;Öncelikle hayırlı uğurlu olsun kazasız belasız yolculuklar yeni kurulan partide hepinize saygılar sevgiler sunuyorum . Videolarınızı tv programlarınızı severek keyifle takip ediyorum Ali Bey;Çok mücadeleler verdiniz veriyorsunuz her zaman sizi severek merakla özlemle heyecanla izledik tv lerde çok küçük yaşımdaydım şimdide aynı sevgi ve iyi niyetle sizleri takip ediyorum. GÜLEN YÜZÜNÜZ HER DAİM OLDUĞU GİBİ NEŞELİ VE ŞEFKATLİ MUTLU HUZURLU OLSUN OLUN. Uzun yıllardır türkiyenin önde gelen firmasında çalışmaktayım, geçimimi, yaşantımı sağlıyabilecek kadar sigortam ve maaşım olursa,geriye dönük haklarımı bırakıp hali hazırda uzun zamandır çalıştığım işimi bırakıp Sizlerle Çalışma Fırsatı İsterim.

04.05.2020 04:54

42
Mustafa Yaşar İzmir , Satış Elemanı

Merhaba Hukuktan, adaletten, liyakatten ve birçok konudan bahsediliyor ama en temelde ve hatta en tepede unuttuğumuz birşey var; Bilim. Bizim asıl hedefimiz bilim yapmak olmalı. Bilimin öneminin olmadığı veya anlaşılamadığı bir ortamda hiçbir konuyu sağlıklı bir şekilde tartışamayız ve çözüme kavuşturamayız. Popülist söylemler artık bir yere kadar, gerçeği görmemiz gerek artık. Bunun için bilimin ne kadar önemli olduğunu hatırlamamız ve gözümüzü doğa bilimlerine ve en çokta uzay bilimlerine çevrimemiz gerekiyor. Ama bilim yapabilmemiz için gerçekten özgür bir ortamımızın olması gerekiyor. Dini, milliyeti, etnik köken gibi kimliklerimizi bir kenara bırakıp bilim gömleğini hepimizin giymesi lazım. Bırakalım artık kürdü-türkü, milliyeti, dini, cinsiyeti. Bu kavgalar artık boş ve yersiz. Zamanı geçti tüm bunların ve artık daha fazla bunları tartışarak vaktimizi boşa harcamayalım. Dünyada insanlar başka gezegenlerde yaşamayı konuşuyorlar, bunun üzerinde çalışmalar yapıyorlar. Bugün uzay konusunda ciddi bir yatırım, ciddi bir çalışma yapmazsak, 30 yıl sonra Mars'a giden insanların arkasından yalnızca iç geçirerek bakacağız. Biz bilimi ön plana alalım, cehaletten kurtulunca diğer tüm sorunlar doğal olarak düzelecek zaten. Son tahlilde, ben bu anlamda bir partiyi ilk defa kendime yakın ve pozitif buluyorum. Ancak bu uzay konusunda partinin ve genel başkanın hiçbir açıklamasını duyamadım malesef. Eğer bu konuda da çalışmalarınız varsa yakından takip etmek isterim. Umarım bu hedef ve ilkelerle daha aydınlık günlere erişiriz. Teşekkürler.

04.05.2020 03:02

10
Esat Emre Çelik Ankara , Öğrenci

Bu gun haberlerde izledim. Bu gun dunya basin ozgurlugu gunuymus. Tv haberlerinde soylendigine gore dunyada 180 ulke arasinda turkiye 153. Siradaymis. Allaha sukur bizden daha geride ulkeler varmis. Bence turkiyenin yeni bir baslangica ihtiyaci var. Bu yeni baslangic ancak deva partisiyle mumkun olur.

03.05.2020 22:37

12
Necati Atlı Şanlıurfa , Diğer

Ne demiş Mevlana “günün adamı değil hakikatın adamı olun “ bu sözü doğrularcasına yola çıkan sayın genel Başkan Ali Babacan, önderliğinde ki DEVA partisi Türkiye cumhuriyeti nin yoluna ışık tutacağını ve ülkenin kangrenleşen sorunlarına çözüm getireceğine canı gönülden inanıyorum ve bu ailenin bir üyesi olup terimin son damlasına kadar bu çatıda mücadele etmeyi elzem görüyorum. Ülke olarak zor günlerden geçiyoruz inşallah hep birlikte elele verip bu günleri aşacağız .Burdan bir Çağrı yapmak istiyorum vatandaşlarımıza çocuklarımıza güzel bir gelecek ve yaşanabilir bir ülke bırakmak istiyorsak gel DEVA’ya derman olalım yurda şiarıyla herkesi bu kocaman aileye davet ediyorum.Herkesi canı gönülden selamlıyor sayın genel Başkan’a saygılarımı sunuyorum. Endişeniz olmasın başkanım siz doğru yolda devam edin biz arkanızdayız saygılar

03.05.2020 20:08

0
Ferit Uzun Yaşar İstanbul , Esnaf

Daha önceden de gönüllü olmak için başvuru yapmıştım. Konya/Selçuk Üniversitesinde okumaktayım. Konya'da da teşkilat çalışmaları yapabiliriz, zaten çoktan başladık. Uzun zamandır da parti üzerine düşünüyorum. Bir istişare partisi olduğumuz için haddim olmadan bazı önerilerimi yazacağım. İnsanlara anlattığımızda genel başkanı tanımadıklarını ifade ediyorlar, lakin tanıyan kimseden de kötü yorum almadık bugüne kadar. Yani insanlara ulaşabilirsek, kalplerine girebiliriz, şu an herkes yeni kana ihtiyaç duymakta. Benim bilhassa dikkatimi çeken konulardan şu anda doğu bölgesinde geride olduğumuzu ve "Ana Dilde Özgürlük" dememize rağmen en zor ilerleyeceğimiz bölge olduğunu düşünüyorum. Kürt vatandaşlar ile ilgili fikirler sunup, kişilerle özellikle çalışma yapılması gerektiğini düşünüyorum. Mesela Mücahit Bilici gibi kişiler olabilir. Diğer taraftan Ali Babacan gayet isabetli olarak Popülizm yapmadan ilerliyor. Lakin Türkiye'de slogan atmadan çok büyük kitlelere ulaşmak çok mümkün görünmüyor. Bu noktada özellikle Cemil Meriç'in "Bu ülkede Sağcı-Solcu yoktur, Namuslu-Namussuz vardır." tarzı sözler ile genel ahlaki değerlerde birleşme vurgusu yapılması gerekli olduğunu düşünüyorum. Bir diğer konu PR çalışmalarında "Menderes Üslubu" ve "Özal Vizyonu" gibi kelimelerin kitlelerde büyük heyecan oluşturacağını düşünüyorum. Zaten Özal benzetmeleri sürekli gelmekte. Bütün ülkeyi kucaklamaya devam edersek geriye sadece erken seçim için dua etmek kalıyor. Beklenildiği üzere 2021 yılında seçime gidilirse partimizin ilk seçimde %30'ları göreceğini düşünüyorum. Allah doğruluktan ayrılmamayı nasip etsin. Bu arada sizlerden haber beklemekteyiz.

02.05.2020 22:04

356
Mustafa Sevinç İstanbul , Öğrenci

Deva partimiz bütün davasıyla hayırlı sayın başkanımız Ali BABACAN'A gönülden inanıyorum ki bu yolda halkına doğru işine dürüst olucağına inandığım bu yolda devanın içinde yer almak istiyorum saygılarımla.

02.05.2020 09:59

14
Musa Çolak Erzurum , İş İnsanı

Allah'ın selamı üzerinize olsun kıymetli kardeşlerim.Allah bizim yaptığımız olan davamızdan ilerleme sürecinin kesintisiz olarak devam ediyoruz.Biz Kendi partimize ve davamıza kıymet vermesek sonbahar yaprağı gibi kopup dagılırız.Allah Kur'an'ı Kerim'de müslüman müslümanın kardeşidir biz Müslüman olarak birliğimizi birliğimizi korursak inanın kardeşlerim kısa zamanda çok yol alırız. Teşkilat ve teşkilatlarımız bizlere kıymet ve değer eksikliğini hissetmesinler. İnşallah milletvekillerimizde olacak belediye başkanımızda olacak.yeterki birbirimize sarılmak ve kardeş olmak gerekir.Allahın rızasını kazanmaktır davamız derdi olana deva olmaya geliyoruz.

02.05.2020 03:55

7
Bayram Keser Bursa , Teknik Eleman

Merhabalar Allah’ın izniyle ülkemize deva olucak bir siyasi parti oluruz görev verılsede verılmesede sayın babacanın yanındayız

02.05.2020 02:37

5
Volkan Mirkan İstanbul , İş İnsanı

Gazi Mustafa Kemal'in Cumhuriyetimizi kurduğu günden bu yana ilk defa "Nefret" üzerinden siyaset yapılıyor. Muhaliflere "FETÖ'cü,PKK'li,Terörist,Ümmeti bölüyorsunuz" diyenler en büyük bölücülüğü bu söylemlerle yaptıklarının farkında bile değiller. Twitter trolleri ile yargı'dan medyaya her türlü kurum yönetilir hale geldi. Bu zor zamanda yeni bir parti kuran Sayın Ali Babacan'ı bir CHP'li olarak kutluyorum, tarih kişileri yazmaz, kişiler tarih yazar! Bu zor zamanda her türlü iftiraya, hakarete göğüs gelerek kurulan bu hareket tarihi yazmıştır, bundan yıllar sonra insanlar Demokrasi'nin galip geldiğini, hakaretlerin yenildiğini görecek ve Demokrasi için mücadele eden insanları yazacak! Bütün demokratların birleşmesi gereken bu zor günlerde DEVA Partisine elimizden geldiğince yardım etmeli, basının susturduğu yerlerde sahip çıkmalıyız. Artık mesele parti meselesini geçmiştir, bütün demokratlar bir olup, birleştirici söylemlerle halkımızı bir araya getirmeli içerideki ve dışarıdaki düşmanlara birliğimizi göstermeliyiz.

02.05.2020 01:33

18
Serdar Aslan Ankara , Öğrenci

Öncelikle herkese hayırlı ramazanlar ve 1 Mayıs Emek Bayramınız kutlu olsun...Yıllardır destek verdiğimiz hükümet son dönemde 5 yıl gibi bir sürede geliş ilkelerine aykırı bir tutum içindedir.Özgürlüğü kısıtlayarak , hukukun gücünü hiçe sayarak ve basın özgürlüğü gibi demokrasinin en gerekli yapıtaşlarından birini hiçe sayarak ilkelerine ayrı düşmüş ve yoldan çıkmıştır.Ekonomiye ise hiç değinmek istemiyorum zaten herşey ortada.Mevcut hükümet 2002 yılında göreve gelmeden önce kendisine yapılan baskıları şuan kendisi uygulamakta ve güç zehirlenmesi yaşamaktadır buda sonunun geldiğinin göstergesidir seçmen artık elini masaya vurup alternatif arayışındadır.Bu alternatifde umuyorumki DEVA PARTİSİ olacaktır.Gerek ilkeleriyle gerekse vizyonuyla Türkiye’nin tüm sorunlarına gerek sosyal gerek ekonomik gerekse hukuksal çözüm getireceğine inanıyorum..Daha önceki yazılarımda sosyal medyanın gücüne değinmiştim.Deva Partisi bilindiği üzere her kesime hitap eden merkez bir parti bunun için eski bir hükümet destekçisi olarak çok farklı kesimlerden insanları partiye davet etmemiz gerekir diye düşünüyorum.Bunların başında ise Prof. Dr. Özgür Demirtaş var.Bu ismin çok farklı bir kitlesi ve popüleritesi var entellektüel anlamdada donanımlı birisi..Kendisini inanın tanımıyorum PR’ını filanda yapmıyorum sadece beyin fırtınası yaparak bulduğum bir isim.Kendisinin Deva Partisine katılması sosyal medyada güzel tepkilere yol açar diye düşünüyorum.Yazdıklarım tamemen şahsi nacizane fikirlerimdir.Ülkemiz ve partimiz için üretmeye düşünmeye çalışmaya devam edelim.Hayırlı günler dilerim.

01.05.2020 14:33

842
Yunus Yıldız İstanbul , İşletmeci

Türkiye Cumhuriyeti demokrasi tarihine baktığımızda, yer yer içeriklerin demokrasiden yana olduğu görülmüş olsa da, maalesef işleyiş bakımından onlarca anti demokratik uygulamaya şahitlik edilmiştir. 100 yaşına yaklaşan Cumhuriyetimizin, sağlam adımlarla yüzyıllara ulaşması ve hem bölgesinde hem de küresel ölçekte örnek ve lider ülke haline gelebilmesi için bütün yurttaşların ve siyasî partilerin çabasına ihtiyaç vardır. Ülkemizin basın özgürlüğü, temel hak ve hürriyetler, gelir dağılımı, inanç özgürlüğü, yerel ve genel yönetimlerde şeffaf ve hesap verebilir bir anlayışın tesisi konusunda gerek Cumhuriyet tarihinde gerekse günümüzde ne yazık ki eksikleri olmuştur. Tarih boyunca siyasî iktidarı ele geçiren gruplar, zaman içerisinde muhafazakârlaşmış ve kendi sırtlarını statükoya dayayarak yönetmeyi mübâh görmüşlerdir. Bilhassa ülkemiz için bu durumun sayısız örneği olduğu dönemler vardır. Gerçek bir demokrasi talebinin dünyada yaşayan halklar için elzem bir ihtiyaç olduğu, özgürlüklerin ve saygının yok edildiği ülkelerde buna olan refleksin, yine dikta rejimleri tarafından gerek şiddetle gerekse darbelerle bastırıldığı bir gerçektir. Ülkemizin siyasî, ekonomik, düşünsel ve inançsal sorunlar yaşadığı, ifade özgürlüğüne hasret kaldığı bu günlerde, derde derman derde deva olmaya gelen bir yapılanmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Sayın Genel Başkanımız Ali Babacan'ın önderliğinde, bütün parti çalışanlarımız ve kadrolarımız geleceğin Türkiye'sini inşâ etmek için çalışmaktadırlar. Sorunlarımız belli olup, tedavimizin gecikmeden başlatılması şarttır. Deva, hastalığa ve sıkıntıya iyi gelecek ilaçtır. Deva Partisinin, bütün ülkenin yüzünü güldürmeye ve dil, din, mezhep, ırk, renk, cinsiyet, statü farkı gözetmeksizin halka hizmete kendisini feda edeceğine inancım tamdır. Bu ülkede işçi ve okuyamayan çocukların olmaması, kadın cinayetlerinin son bulması, emeklilerin ve emekçilerin hak ettikleri bir yaşamı sürdürebilmeleri ve toplumun bütün kesiminin geleceğe umutla bakması temennim.

01.05.2020 05:03

4
Çağdaş Kaplan İstanbul , Öğretmen

İçinde bulunduğumuz, şartların hepimiz açısından çok ağır olduğu zorlu karantina sürecinde partimizin, başta Genel Başkanımız olmak üzere tüm çalışanlarıyla Teşkilatlanma çalışmalarına yoğun bir şekilde devam ettiklerini takip etmekteyiz. Öncelikle memleketimizin ve insanlarımızın daha umutlu yarınlara kavuşabilmesi adına, bu şartlar altında emek-yoğun çalışmalarına devam eden tüm yol arkadaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Partimizin kuruluş ve teşkilatlanma sürecinin Corona gündemine isabet etmesi, yazılı ve görsel basında sönük kalmış bir girişim/zamanlama olarak nitelendirilmeye çalışılsa da, Genel Başkanımızın da ifadesiyle; parti kurmak, merkez ve yerel teşkilatlanmaları tamamlayabilmek uzun soluklu ve ciddi bir süreçtir. Bu sebeple bu durumun bir talihsizlik olarak görülmesini kabul etmediğim gibi, tüm dünyayı etkisine alan bu kaotik ve karmaşık durumun parti çalışmalarımıza proaktif bir düşünce tarzı katacağına olan inancımı da arttırdığını belirtmek isterim. Bu bağlamda içinde bulunduğumuz pandemi sürecinde ve bu sürecin etkilerine bağlı olarak, eminim ki parti çalışanları kendi görev alanları içinde; tüm Dünya’yı ve dolayısıyla Ülkemizi yakından ilgilendiren; küresel risk faktörleri, küresel liderliğin el değiştirme durumunda izlenecek politikalar, ABD ve AB’nin süreç sonrası durumu, Çin’in küresel anlamda söz sahibi olma isteği, dünya ve ülke ekonomisinde yaşanacak küçülme ve daralmalar, güvenlik politikalarında değişmesi muhtemel paradigmalar, bioteknik çalışmaların kazanacağı önem, yaşanacak işsizlik, değişen yaşam şekilleri, sürecin insan psikolojisine etkileri vb. konularda yoğun bir mesai harcadıkları bir gerçektir. Merkezi teşkilatın bu yorucu/yoğun çalışma süreci içerisinde en azından İl ve İlçe Teşkilatlanma çalışmalarına destek vermek, düşünsel sürece dahil olmak ve katkı sunmak adına, görülmesi zor olanı gösterebilmek, yerinden bir öngörü sunabilmek için elimizden geleni katkıyı sunmaya hazırız. İyi çalışmalar.

01.05.2020 03:47

45
İhsan Öztürk Aksaray , Avukat

Tüm çalışmaları en başından beri yakından takip ettiğimizi (milletimizinde takip ettiğini) bilgilerinize ve dikkatinize sunuyorum. Devletim ve milletim için hayırlı gördüğüm destek verdiğim üyelik başvurusu yaptığım DEVA partisinden çok umutlu olduğumu ve heyecanladığımı gönül rahatlılığı ile ifade ediyorum. Bir kez daha daralan ve yozlaşan siyasetimizin DEVA partisi ile aşılacağına inancım tamdır. Teşkilatlanma sürecinde üzerimize düşen bir görev olursa gereken gayreti göstereceğiz inşaAllah. Allah yar ve yardımcınız olsun.

30.04.2020 23:37

4
Coşkun Duman İstanbul , Araştırmacı

Şu an ilçe halkı olarak, bağrımızdan çıkmış, kendini yetiştirmiş, siyaseten kirlenmemiş, duruşu, samimiyeti, yaptıkları ile ortada olan ve her haline gururla kefil olabileceğimiz hemşehrilimiz Ali BABACAN’ın Türkiye’yi yönetme cesaretine hepimizin destek vermesi ilçemiz adına vefa sorumluluğumuzdur. Selam ve dua ile kalın.

30.04.2020 21:54

21
Önder İldeş Ankara , İlahiyatçı

HEMŞEHRİCİLİK (2) Köşe yazısı ; en tabandakilere bile duyuramadık. İçeridekilerin evrilmeleri, dışarıdan monte edilenlerin külhanbeyliği ve bürokrasi tabanının zulmü, Eyüp (AS)’ın duası gibi; “Şüphesiz ki bizler ve dava zarar gördü.” duaları ettirdi. Son bir umut “Asrın Ömer Adayları”na kalmıştı. Lakin ortada ne aday var ne de davanın ruhunu anlamayan bildik simalardan başka sima var. Şu an Türk Siyasi tarihine şahsiyeti ile damgasını vurmuş bir Ömer adayına umut bağladık. O aday bu davanın direksiyonunda bulunan “Dava Adamı”nın aracına omuz vermiş, dava adına 2001 yılından 2019 yılına kadar en kritik görevler de dâhil olmak üzere her görevi sadakatle ve başarıyla yerine getirmiş olan Ali BABACAN’dır. “Pek çok alanda yapılan uygulamalar ile inandığım ilke, değer ve fikirler arasında derin farklılıklar oluştu. Aklen ve kalben bir ayrışma yaşadım.” Cümlesi ile veda ederken aslında gelinen noktanın özetini dillendiriyordu. “Çıktığım bu yolda hiçbir maddi beklentim yok. Öyle olsa idi ailemim maddiyatı bana yeterdi” diyerek, Harunların Karunlaştığı sistemde samimi erdemini gösterdi. DEVA’da DAVA kardeşliğinin tesisi inşallah hemşehrilim Ali BABACAN’ın liderliğinde gerçekleşecektir. Şereflikoçhisar’ın aziz insanlarının coğrafyasından çıkmış böyle bir değeri bağırlarına basıp sahip çıkacağına inanıyorum. Zira Şereflikoçhisar halkı tavrı, duruşu, fikri, ideolojisi, sanatı, mahareti ne olursa olsun toprağından çıkan bütün değerlere hep sahip çıkmıştır. İlçemizin geldiği vahim durum ortadadır. BABACAN’lı yılları haklı veya haksız argümanlarla eleştirebilirsiniz. 20 senedir iktidarın ilçesi olma avantajlarının ne kadarını kullandık? Fırsatları değerlendirememe sebebimiz, BABACAN’lı yılların tüm ülke sorunlarıyla uğraşan Bakanın yoğunluğumudur? Yoksa ilçede başımıza getirdiğimiz siyasilerin beceriksizliğimidir? Öz eleştirilerimizi yaparak ilçe menfaati adına ortak aklı oluşturmak zorundayız.

30.04.2020 21:50

0
Önder İldeş Ankara , İlahiyatçı

Saygı değer dava arkadaşlarım başta başkanımız sayın Babacan ve kıymetli kurul üyelerine ve il ve ilçe teşkilat arkadaşlara saygı ve sevgilerimi sunarım bu kutlu yolda ve kutlu davada yapacağımız en büyük amaç adalet ve hukuk isleridir Allah bizi böyle bir yolda dayim ve kayim etsin partimizin dediği gibi halkın derdine deva olmaya geliyoruz Allah'a emanet olunuz

30.04.2020 18:10

0
Bayram Keser Bursa , Teknik Eleman

Deva partisinin ülkemiz ve milletimize hayırlar getirmesini temenni ederim. Ülkemizin yaşamakta olduğu siyasi daralma ve tıkanıklık süreçlerinde bir nefes ve umut olduğunu belirtmek isterim. Parti kurucu kadrolarının ve sayın genel başkanımızın bu sorunların üstesinden gelebilecek bilgi, birikim, tecrübe ve vizyona sahip olduğu kanaatindeyim. İl ve ilçe teşkilat çalışmalarının katılımcı ve demokratik şekilde yapılmasını temenni ederim.

30.04.2020 16:21

0
Feyyaz Türker Denizli , Kamu Çalışanı

Deva Partisinin bana göre en büyük icraatı Ali Babacan'ın Habertürke parti çalışmaları ile ilgili bilgi verdiğinde kendi adına oluşturduğu internet sitesinde gönüllü olanların müracaatıni almasiydı. İkinci en büyük hizmeti gönüllülerin serbest kürsüde görüşleri ifade etme hakkına sahip olması. Ayırım yok kayırım yok sizden yok bizden yok.  Deva Partisi var  ve gerçekten Deva Partisine inananların kendisini ifade edebilme fırsatı Serbest Kürsüyle var. Gönüllülük olmamış üye olmuş hiçbir anlamı olmaz. Mühim olan üyelik değil gönül birliğidir. Siyaset sadece ikdidardan ibaret değil. İktidar olmak için çetin yollarda gönül birliği olmadan gidilmez. Serbest kürsüyle de insanların kendini ifade etmesi tanıtmasi  gerçekten partinin görüşlerini sindirip sindirmediğini görmek için büyük fırsat.  Türkiye'nin en büyük sorunu liyakat olmadığı için insanların nufuzlarının, mevkilerinin çaplarindan büyük olmasıdır. Serbest Kürsü er meydanıdır. Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol. Gönüllülük esasi Deva Partisi'nin sağlam gittiğinin göstergesidir.

30.04.2020 16:02

0
Latif Yildiz Bolu , İş İnsanı

Sayın Ali Babacan ve değerli arkadaşları bu ülkenin geleceği için güven veriyor. Milletvekili olarak dürüstlüğü ve başarısı ile dikkat çeken sn Yeneroğlu gibi isimlerin DEVA partisinde olması zaten parti kalitesinin ayrı bir göstergesi. Siyasetin kötü dilinden uzak, barışcıl, çözüme yönelik ve tüm siyasilerin aksine daima guler yüzlü bir başkan Ali Babacan. Güzel vatanımız böyle guzel bir ekip ve başkan ile yönetilmeyi hak ediyor. Deva partisinden en büyük beklentim adalettir. Bir khk mağduru olarak 7 yıllık meslegimin bir gecede haksız yere elimden alındığında, ailemin zor durumda kalmasıyla, ekmeğimin elimden alınmasıyla anladım ki; insan çöle düşse önce adaleti aramalı ki, su bulunsa bile adalet olmazsa kimse doymaz. Herşey hukuk kurallarına göre işlerse suçlular korkar, masumlar üzülmez. Kanunda suç olan şeyler sonuna kadar cezalandırılmalı. Suç olmayan işlerden insanlar zarar görmemeli. Güzel Türkiyemizde güzel günler görmek için ben DEVA diyeceğim. Rabbim bu ülkeye faydası dokunacak herkesin parti farketmeksizin yardımcısı olsun. Bu ülkeye kötü niyet taşıyan karıncanın bile önüne taş koysun dilerim.

30.04.2020 12:21

22
İbrahim İbiş Kocaeli , Serbest Meslek

Koronavirusun her gun can aldigi ulkemizde binlerce is yeri kapanmistir. Ekonomik olarak insanlar zor durumdadir. Bu durumda herkesin herkese yardim etmesi lazimdir. Burada hukumetin yardim kampanyalari dogrudur ama yeterli olmuyor. Bu isin tek cozumu ulke olarak ekinomik yonden gelismemiz kalkinmamiz lazim. Uzun yillar yardimlarla milyonlarca insani yasatmak mumkun degildir. Ulkenin ekonomik olarak gelismesi ve kalkinmasi lazim. Deva partisinin basinda ekonomiden cok iyi anlayan bir lider var. Deva parisi bu ulkenin kaderini degistirebilir. Selam ve saygilarimla

30.04.2020 01:00

0
Necati Atlı Şanlıurfa , Diğer

Sayın Ali Babacan abi ve çalışma arkadaşları, diye hitap efecegim,halk diliyle,abi, diyeceğim çünkü bir aile olalım,büyük bir aile olalım artık, abi kardeş,abla,anne,baba ,dede nine ,eskiden ebe derdik ,nedeni ise bu güne kadar hep,; şef ,reis,kral,baba,paşam,patron, müdür,şerif, ağa v.b kelimelerle çok hitap edilen bir sürü siyasetçi veya yöneticiler başımızdan eksik olmadı fakat size abi dememizin sebebi siz artık ekibinizle beraber bu millete bir abi olun bir kardeş olun bir abla olun, bu halkı sarıp sarmalayan derdine derman olan deva olan bir abi olun ,gelelim ülkenin durumuna ülke karmaşa içinde hâlâ bir siyaset ,politika (Siyaset veya politika, devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış.[1] Siyaset kelimesi Arapça Seyis (At Bakıcısı) kelimesinden türemiştir.).Anlatmak istediğim hâlâ boş işlerle uğraşan bir karmaşanın içindeyiz. Eski kafa siyaset ile içiçeyiz yol yaptım , çeşme yaptım,okul yaptım,hastane yaptım,v.b.seyler...bunlar zaten bir yöneticinin yapması gereken görevler,siyaset bu değil insan nasıl yetişir,siyaset insan yetiştirme sanatı dır, insanı ,insan gibi yetişdireceksin, insana değer vereceksin,insana sahip çıkacaksın, ülkemizde her ilde üniversitesi var ne işe yarar sadece diploma verir diploma ne işe yarar insan olmadıktan sonra hiç, tüm okullarda artık , bilim insanı, ilim insanı ,dünyaca ünlü üniversiteler ,ülkemizin geleceğine yön yeten bilinçli insanlar yetişmesi gerekiyor,eski bir hikaye var aklıma geldi, kısaca özet anlatıyım,Babası oğluna hep , oğlum sen adam olamazsın dermiş ,fakat oğlu evden uzaklaşmış başka diyarlara gitmiş bir beldeye sultan olmuş ve babasını görevlilerle zorla zorbalıkla,karga ,tulumba karşısına getirmiş ve babasına bak sen bana hep adam olamazsın demiştin ben sultan oldum demiş , babası oğlunu dinledikten sonra, oğlum ben sana sultan olamazsın demedimki,adam olamazsın dedim,demiş .Yani kıssadan hisse insanlar insan gibi adam gibi yetişecek ,insana değer verecek . çok ihtiyaç var.

29.04.2020 15:31

0
Fuat Koçak Ankara , Serbest Meslek

Merhabalar iyi çalışma dileklerimle.Birkaç öneride bulunmak ve bunu bildirmek isterim. 1.Şu anda var olan pandemi vakası sebebiyle iş yerleri kapalı programlı bir geçiş henüz netleşmedi bu konuda nasıl bir program izlenmeli konusunda parti yetkili birimlerince değerlendirmeler yapılması önemli. 2.Eğitim alanında özellikle özel sektör çok zorlu bir dönemden geçiyor. Bu konuda herhangi bir açıklamanız olmadı. Şunu biliyorum parti içinde özel eğitim sektöründen gelen okulculuğu iyi bilen parti yöneticileri var bu süreç ve sonrası için özel okulculuk nasıl bir yöne evrilecek. Görülen şu ki zaten bir kaç yıldır bu konuda okulların çok ciddi sorunları var okul sayısı, öğretmenlerin çalışma durumları, devlet desteğinin kesilmesi gibi. Ayrıca bu dönemde özel okulların telafi eğitimleri bunlarla ilgili süreçler konusunda reel açıklamaların yapılması çok önemlidir. Bu konuda herhangi bir açıklama henüz yapılmamıştır. 3.Yapılan ekonomik yardımlar konusunda halen işin özel bankacılık tarafında insanlar ciddi bürokrasi ile karşı karşıya kalmaktadır. Muhakkak belli şartlar olacaktır ama bankaların çalışma durumları istenen evraklar sürecin uzaması konusunda yine reel destekleyici açıklamalar yapılması çok önemlidir. 4. Pandemi sonrası Türkiye yi bekleyen süreç konusunda daha net tabloların aktarılması konusunda projelerin yetkili başkanlıklarca hazırlanıp sunulması. 5.Sahaya inme çalışmaları konusunda parti teşkilatlarının çalışma durumları ve gönüllülere ulaşmaları çok önemlidir. Bu konuda talep gönderen herkese ulaşılması bi o kadar önemlidir. Çünkü bu dönemde bu talep geliyorsa talepteki samimiyet istek ve çalışma isteği asla unutulmamalı ve fikrimce bu konuda çalışmak istiyorum diyen her bireye sesli bir şekilde ulaşılmalıdır. 6. Teşkilatlanma çalışmalarında genel başkan tarafından bahsedilen işinde iyi ve iyi insan kriterlerinin korunması baştan itibaren yapının sağlam kurgulanması açısından çok değerli söylemlerdir. 7. Yeni dönem için çalışmalarda başarılar.

29.04.2020 15:17

0
Turgay Aytaş İstanbul , Üst Düzey Yönetici

Diyanet-Baro tartışması kapsamında görüş bildirenler olmuş, olacak, olmalı. Bu konu kapsamında biraz daha devam edip bitireyim. Hemen başta söyleyeyim. DEVA’nın bu konuda kurumsal olarak suskunluğunu olumlu olarak anlamlı bulmaktayım. Gerçek nedir? Gerçeği bilenin bildirdiğidir. Gerçeği kim bilir? Önyargısız olarak bilimin önderliğinde inceleme, araştırma yapan bilir. Önyargı nedir? Doğruluğunu kontrol etmeksizin, doğru olarak kabul edilenlerin tümüdür. Önyargısızı nasıl tanırız? Kendimizin önyargısız olduğumuza kesin kanaatimiz varsa önyargısızı tanırız. Kendimizin önyargısız olduğumuza nasıl karar vereceğiz? “Benim düşüncelerimde, görüşlerimde, kararlarımda hatalar, eksikler, yanılgılar olabilir” diyebilme dirayetini, basiretini, cesaretini gösterebilirsek önyargısızlığa adım atmış oluruz. Karşı tarafı dinleyebilirsek gerçeğin 180 derece farklı olduğu iddiasını öğrenmiş oluruz. Karşı tarafı dinleyebilir miyiz? Önyargısız olduğumuzu kabul edersek karşı tarafı dinlemeye hazırız demektir. Toplumu yönetme veya toplumun kendi kendisini yönetmesine yardımcı olma isteğinde, azminde, çabasında olanlar önyargısız olarak herkesi, her kesimi dinlemek zorunda değiller midir? Öte yanda, toplumdaki herkesi, her kesimi dinleme ihtiyacı hissetmeyenler o topluma önder olmaya layık mıdırlar? Ankara Barosu’nun çıkışı ve diğer kurumların hemen Ankara Barosu ve benzer barolar için soruşturma açma teşebbüsleri nasıl neticelenecek bilemem. Temennim; genelde dinin ve hukukun, özelde İslam dininin ve Türkiye’deki hukuku temsil eden bazı grupların karşı karşıya gelmesinin engellenmesidir. Aksi takdirde insanlar arası kutuplaşmalar ivme kazanacaktır. Klasik tabir olan birlik-beraberlik söyleminin eyleme dönüşmesi ve gerçek birlik-beraberlik düşüncesinin ve eyleminin artması dileklerimle.

29.04.2020 10:37

1
Fethi Gönen Kocaeli , Mühendis

Öncelikle değerli aydın görüşlü başkanımız Babacanı en kalbi duygularla selamlar başarılarımızın devamını dilerim. Sayın babacan ve değerli çalışma arkadaşları bu sıkıntılı günlerde biraz gündem dışı kalmaktadır ancak sayın babacan çeşitli vesilelerle kıymetli fikirlerini topluma bir ışık gibi sunmaktadır çabalarınız takdire şayandır tüm değerler ülkenin ortak mirasıdır kim ayrımcılık yapıyor ise bu toplumun fitnesidir sayın babacanın aydınlık zihninden bu fitnelere en güzel cevap olarak birlik adalet refah ve huzur ortamının mesajları çıkmaktadır değerli kardeşlerim bu ülke kimsenin babasının malı değil bu ülke her vatandaşının eşit söz sahibi olduğu bir vatan olmalıdır kimse şah sultan kral vesaire olamaz kimse ülkenin kaynaklarıyla klallar gibi semiremez caminin içi dururken dışına hoyratça varlıkları har vurup harman savuramaz kimse o bizden şu sizden deyip kayırımcılık yapamaz bu insanların maddi manevi olarak ülkeden kopuşunu getirir herkes bir ideolojiye takılmış gidiyor herkes topluma kendi ideolojisini empoze ediyor kadrolaşıyor köşeleri kapıyor temele iniyor ayarları bozuyor bu ülkenin sinir uçlarına dokunulması dengesinin sarsılmasına neden oluyor ileriki aşamalar ise meçhul bir yere gitmektedir bizimisteğimiz ise adalet huzur refah ve en önemlisi insanlıktır insan haklarıdır düşmanlık zalimlik gaddarlık bizden uzaktır biz müslümanız elhamdülillah fakat her görüşe saygılıyız kimseyi kınamayız her devir de zulüm olmuştur devletler insanlığa hizmet için kurulmuştur insanları devletin baş makamlarına seçilen kişilere hizmetkar veya köle olsun diye değil peki bunu nasıl başaracağız? ilk evvela devlette hizmet edenlerin kendilerini efendi kral şah vs görmelerini imkansız kılacak sadece orada bir memur olduğunu anlatacağız ve bunu anayasaya koymalıyız vatandaş saraylarda oturduğu zaman o memurlarda (devlette vatandaşı temsil eden ) kişi ve kişilerde saraylarda oturabilir kimse birilerini şatafatta yaşatma görevinde değildir bu dine adalete insanlığa sığmaz.

29.04.2020 09:31

0
Mustafa Meydancı İstanbul , Özel Sektör Çalışanı

TÜRKIYE'DE IKTIDAR SAHIBI OLSAM NE YAPARIM? 1. Vergi reformu. Ülkemizde dünyanın en adaletsiz vergi sistemlerinden biri mevcut. Şöyle ki; Benle Ali Koç aynı vergiyi veriyoruz. Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi servet vergisi getirilmeli. Asgari ücretten vergi alınmamalı. Vergi tabana yayılmalı. Sigara, alkol gibi bağımlı talep elastikiyeti sıfıra yakın ürünlerden alınan vergiler makul seviyeye indirilmeli. x 2.Eğitim reformu. Eğitim iktidarların yazboz oynayacağı bir alan değil. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki gibi laik, bilimsel, ilerici eğitimin oluşmasını sağlarım, köy enstitülerini açarım ve tabi ki imam hatipleri kapatırım. 3.Terör sorunu. Kürt sorunu veya başka bir şey değil "TERÖR SORUNU" koşulsuz mücadele ederim ta ki son terörist etkisiz hale getirilene kadar. 4.Neo Keynesyen Ekonomi. Gelişmiş ülkelerde Liberal ekonomi başarılı olabilir ancak Türkiye gibi az gelişmiş ülkelerde devletçi ekonomi mecburiyettir. Aslında Atatürk bu konuda örnek alınacak bir kişilik. Pragmatist, ne zaman ne yapılması gerekiyorsan onu yapmış. Çin'in Huawei modeli incelemeye değer. Çin yaklaşık 20 yıl boş yatırım yaptı boş yatırımdan kastım argeye kar düşünmeksizin yatırım yaptı. Yeri geldi zarar etti yeri geldi kopya çekti ama sonucunda Huawei dünyanın üçüncü büyük telefon şirketi. Huawei'de şirketin hisselerini sadece çalışanlar alabiliyor yani çalışan aynı zamanda patron. Bu model çalışanın çalışma isteğini arttırır. Türkiye'de bildiğim kadarıyla @isbankasi da bu modelle yönetiliyor. 5.Düzenleyici ve denetleyici kurumların oluşumu. Sayıştay, Danıştay gibi denetleyici kurumların etkinliğini arttırırım. "Yiyor ama çalışıyor" anlayışını tarihten silerim. 6.Devlet dairelerindeki israfı sıfırlarım. Kıçıkırık müdürler, daire başkanları Mercedeslere binemez. Külliyeyi araştırma enstitüsü yaparım.

29.04.2020 02:58

0
Mehmet Furkan Altundağ İstanbul , Öğrenci

Türkiye Cumhuriyeti ilan edildiği tarihten bu yana, yönetici elitler eliyle devlet ve millet arasındaki sahih bağ mütemadiyen erozyona uğratıldı. Birinci Dünya Savaşı’nda, devamı olan Kurtuluş Savaşı’nda bu toprakları yeniden vatan kılan halk, kültür devrimlerinin baskıcı uygulamaları dolayısıyla şehirlere sokulmadı, dinini yaşayamaz, dilini konuşamaz hale getirildi. Hak devlete küstürüldü. Dolayısıyla Türkiye’nin iç barışını sağlayıp milli bir dinamizm yakalamasının da önüne geçilmiş oldu. Devlet ve millet arasındaki bu itiş kakışmanın nihayet sona ermesi adına yeni bir soluk olacağınıza inancımız tam. Cumhuriyet, tüm farklılıklarıyla her ferde eşit olarak yönetime katılma ve yöneticileri seçme hakkı tanır. Devletin sağladığı güven ve özgürlük karşılığında millet, kamu otoritesi olan devlete karşı ödevlerini yerine getirir. Devlet ve millet arasındaki bağa DEVA olmanız dileğiyle.

28.04.2020 23:18

0
Sarenur Büyükboz Samsun , Öğrenci

Herşeyden çok gençlere ulaşılması gerek. Gençlere ulaşmanın en büyük yolu da eğitim vaatleridir ve bu vaatlerin ekonomi ile doğru şekilde örtüşmesidir. Ekonomik olarak uzun vadede başarılı olmanın en önemli şartı geleceğin mesleklerine gençleri hazırlamaktır. Çünkü bugün var olan birçok meslek gelecekte olmayacak. Bunun için üniversiteleri revize etmek gerekmektedir. Üniversitelerde Gen Mühendisliği, Robot Teknolojisi, Nano Genetik, Yenilenebilir Enerji, Siber Güvenlik, Sanal Gerçeklik vb bölümlerin açılıp eğitim verilmesi şarttır. Türkiye'yi aydınlık yarınlara ulaştırıp eğitim ve ekonomi olarak güçlendirmenin tek yolu geleceğe yatırımdır. Gençleri bu şekilde kazanabiliriz. Saygılar

28.04.2020 18:37

21
Ferit Günezer İzmir , Öğrenci

Ana akım medyanın yok edilip merkez medyanın atomize olması kutuplaşmış toplumlarda her kutbun birbirine sağır, kör olmasından başka nedir ki? Kazananlar toplumu aşırı siyasallaştırıp bireyleri kutuplara ayıranlardır. Böyle bir durumda her iki tarafta istese de istemese de gerçeklerden kopuk yaşamaya mahkum olur. AMA sizlerin bahsettiği gibi DEVA ülkenin merkezinde bulunan bir parti olabilirse ve bugünkü gibi rasyonel olmaya söylemler içerisinde: iktidarı eleştirmektense, ülkenin içinde bulunduğu durumu anlatıp ne yapılması gerektiği konusuna odaklı bir çaba içinde olmaya devam ederse bu kutuplaşmadan etkilenmeyecek hatta o buzulları eritip TÜRKİYEYİ tekrardan birbiriyle kucaklaştıracaktır! İnanıyoruz...

28.04.2020 16:52

0
Sezai İşçi Manisa , Öğrenci

Diyanet başkanı eşcinselliği ve zinayı inanç geregi günah saydı diye Ankara Barosunun  bu mikrobik ve Cagdisi açıklama  diye tanımlaması  inanç düşmanlığı olarak inançlı bir kesimin görmesinden doğal bir şey olamaz. Ankara barosunun özgürlükler adına eşcinselliği savunma hakkı inanç üzerinden olmamalidır. Laik bir ülkede insanlar inanç parelelinde hayatına yön  vermeyebilir. Bu ozgur laik insanın en doğal hakkıdır. Fakat kimsenin özgürlüğü, laikliği bir başkasının inancına göre yaşama hakkını küçümseme, yok sayma, cağ dışı görme hakkı yoktur. Diyanet başkanın Din adına yaptığı açıklamayı inançlı kesimden  soyutlayıp ozgürlüklere saldırı olarak değerlendirmek olsa olsa inançlı insanları yok saymaktır. Dini vecibeler  inançlı insanları bağlar demek çok mu zor? İnançlı insanlara saygı, özgürlükler adına olması gereken değil midir?

28.04.2020 15:51

0
Latif Yildiz Bolu , İş İnsanı

Önceki yorumumda belirttiğim değerler kavramına biraz açıklık getireyim. Toplumun değerleri zamanla değişebilir. Buna paralel olarak benim değerlerim de değişebilir. İnsanlar arası, kurumlar arası iletişim ve etkileşimle değerler değişip gelişebilir. Biraz daha açık olsun : Olmazsa olmaz değerler olduğu gibi, belki de, değişmesi gereken değerler olmalıdır. Dayanağım olan, olmazsa olmaz değerlerimden destek alarak; yanlış olduğunu düşündüğüm değerlerimden vazgeçebilirim, doğru olduğuna kanaat getirdiğim benim dışımdaki değerleri sahiplenebilirim.

28.04.2020 10:31

0
Fethi Gönen Kocaeli , Mühendis

DEVA’nın parti programını zaman buldukça okumaya ve burada yazılan düşünceleri anlamaya ve kendi değerlerime uygun olup olmadığını ortaya çıkarmaya çalışmaktayım. Benim ana değerlerim ile partinin değerlerinin örtüşmesi halinde partiyi desteklerim. Aksinin ortaya çıkması halinde, bir süre partiyi kerhen desteklerim ve eleştirilerimi ulaşabileceğim yerlere yazarım. Değerler arası uçurum olduğu ortaya çıkarsa desteğimi derhal çekerim. Benim desteğim ne olabilir?: Kendi akraba ve tanıdık çevreme DEVA’nın reklamını yapmak. Desteğimi çekmenin anlamı nedir?: Üyeliğim varsa iptal eder, Allah ıslah etsin derim. Bu arada; güncel konulara da ilgi duymaktayım. DEVA’nın ve DEVA’ya gönül verenlerin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve Ankara Barosu’nun restleşmesine esas olan son Cuma hutbesinde yer alan konuya bakış açılarını merak etmekte ve öğrenmek istemekteyim. Diyanet-Baro restleşmesi, basit bir ağız dalaşımıdır, farklı bir hesaplaşma mıdır, buzdağının görünen küçük parçası mıdır, partiler ve kurumlar arası hesaplaşma mıdır, bir kurumun diğer kurumları tuzağa düşürme hesabı mıdır, nedir? Su yüzeyinde görüneni esas aldığımda, benim bakışım açım hutbede yer alan ve karşılıklı tartışmaya sebep olan ifadelerin Ankara Barosu tarafından yanlış değerlendirildiği yönündedir. Siz ne dersiniz? Acizane düşüncem : Parti teoriden ziyade, sağlam bir teori üzerine her gün inşa edilen pratiklere göre mesafe alır. Güncel olaylara göre oluşturulacak pratikler olmazsa mesafeler de alınamaz.

28.04.2020 01:24

0
Fethi Gönen Kocaeli , Mühendis

~ 23 Nisan ~ Yıl 1923. Henüz Cumhuriyet ilan edilmemiş, Lozan imzalanmamış. İsmet Paşa, TBMM’nin 100 yıllık geçmişinin en demokratik ve çoğulcu meclis grubuna kürsüden sesleniyor. Arkasındaki hat levhasında ise alıştığımız üzere “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir.” yazmıyor. Kur’an-ı Kerim’de istişare ile ilgili ünlü bir ayet vardı: “Ve emruhum şûrâ beynehum.” (Şûra Sûresi, 38.ayet) Anlamı: “Onların işleri aralarında danışma, görüşme (şura) iledir.” İstiklal Mücadelesi günlerinde: Milletin özgürlüğü için ateşten gömlek giydiği, bir avuç insanın vatanı müdafaa etmek için kelle koltukta kararlar aldığı o günlerde... İlk şartın istişare olduğu ve ülkeyi kurtaran kararların ortak akılla bu ayetin gölgesi altında alındığı o günleri unutmamaya -Bugün Kurucu Meclisin 100.Yılında- artık daha çok ihtiyacımız var. Özgürce düşünmeye, korkmadan eleştirmeye, çok sesliliğe, amasız hesap verebilmeye ve su katıksız Demokrasiye...

28.04.2020 01:13

0
Sezai İşçi Manisa , Öğrenci

Korona dan sonra yeni bir Dünya düzeni kurulacak ne demek Avrupa Birliği bitecekte .Demokrasi insanhaklari, Hukuk devleti özgürlükler artı değer olmayacakmi. Çin Süper güç olacak. Zaten olmuştu Çin Süper güç olacakta yaşasın Kominizm mi diyeceğiz. ABD süper güç yeteneğini  kaybetti diyenlere Doların devrimi kapandı. Avrupada ABD de  soğuk savaş döneminden sonra kendi oluşturdukları uluslararası kuruluşları yok saymaya başlamıştı. Evet yeni bir düzene ihtiyaç var. Oda Avrupa ve ABD nin ikinci dünya savaşında Sovyetlere karşı kurup bir dönem büyük başarı gösteren uluslar arası kurumları iklim değişikliği, sağlık, gıda güvenliği gibi insanlık için önemli olan konularida ana gündem maddesi yaparak uluslararası kuruluşları yeniden insanhaklari demokrasi hukuk ve özgürlükler adına yeniden yapılanmaya ihtiyaç var. Kuresellesmeyi uluslararası kuruluşları yok sayarak sadece ticaretten ibaret görmek zaten krize sebebiyet verir. Uluslararası hukuk işlemesse küresel ekonomi işlemez. Küresel Ticaret olmassa zenginlik olmaz refah olmaz gençlerimize iş olmaz. Zengin, gelişmiş gençlerine iş verebilir bir ekonomi olmak istiyorsak biz bize yetmeyiz  Başka ülkelerin bizim ülkemizde doğrudan yatirim yapmalarına ihtiyacımız var.  Başka ülkelere mal satmaya ihtiyacımız var. Zenginlik dışa açılmakla  mümkün Biz bize yeteriizle değil. Deva partisi Turkiyeyi zenginlestrecekse ilk işi Dünya zenginliklerinden yararlanmak olacaktir.  

27.04.2020 15:23

0
Latif Yildiz Bolu , İş İnsanı

Gelecekte Yapılacak olan seçimde inşallah iktidara geldiğimizde kürt meselesi çözümü hakkında insanların doğuştan gelen haklarını temini için mücadele vereceğinize güvenimiz tamdır Milliyetçiler gibi insanları ayrıştıran sözlerden uzak durmanız dileğiyle başarılar diliyorum

27.04.2020 04:42

0
Bilal Akgül Şanlıurfa , Öğretmen

Deva ile birlikte canım Türkiye Adalet Hukuk eşitlik geleceğine inananlardan biriyim ben şahsen ve yakın çevrem ile birlikte ne olursa olsun sonuna kadar devacıyız sayın genel başkan önderllğnde ben şahsen Türkiye dunyada İlk 5. ekonomi bır olacağına ınanmıyor. Ama bı evvel kı serbest kürsüdekı msj ımda belırtıgım gıbı farklı partılerde yıpranmış yolsuzluğa karşimiş veya her hango bı partı yer almamiş insanlar gelırse deva bu partıya ciddi zarar verır özellikle taşra teşkilatlarında remiz yıpranmamiş halk karşilıgı olan ınsanlarka yürümeli.

26.04.2020 20:18

0
Faruk Sağlık Bitlis , Yönetici

Gaziantep'te avukatlık yapmaktayım. Ülkede son zamanlarda yaşanan ekonomik, sosyal ve hukuki sıkıntılar sebebiyle adeta karanlık bir tünele doğru yol almaktadır. Yönetilenler ile yönetenler arasındaki mesafe gittikçe derinleşmiştir. Devletin kademelerinde kayırmacılık ve torpil had safhadadır. Bir belediyenin veya hastanenin temizlik biriminde çalışandan referans adı altında iktidar yanlısı tavır takılarak alım sağlanmaktadır. Asla bu durum o insanların mesleğini aşağılamak değildir. Ülkenin durumunu ortaya koyan en basit bir örnektir. Bu durum insanları kutuplaşmaya ve ayrımcılığa sevk etmektedir. Bu ülkenin bir vatandaşı olarak bu durum bizleri derinden yaralamaktadır. Bu durum yargı alanında da kendisini göstermektedir. Ülkenin bulunduğu durumda avukatlar yargı mensubu değil yargılamaların önündeki bir taş gibi engel olarak görülmektedir. Bunun en önemli sebebi yargının siyasallaşmasıdır. Bir ülkeyi ayakta tutacak ise TARAFSIZ VE BAĞIMSIZ YARGI VE HUKUK SİSTEMİDİR. BU İSE DEVA PARTİSİ İLE OLACAKTIR. Sayın Genel Başkan Ali Babacan'ı uzun yıllardır takip etmekteyim karakteri, dürüstlüğü ve ileri görüşlülüğü takdirle karşılamaktayım. Liderliğinde kurulmuş olunan siyasi parti TÜRK TARİHİNDE bir ilktir. Çünkü tüm çalışmalarında HUKUKU VE ADALETİ ön planda tutması ve istişare halinde adımlar atması bunun en güzel örneğidir. Vatandaşların her birinin düşüncesine önem vermesi ve çalışmalarını bu yönde yapması takdire şayandır. Bir ülkenin aydınlık geleceğe gitmesinin TEMELİ HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ VE BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ YARGI İLE MÜMKÜNDÜR. BU İSE DEVA İLE GELECEKTİR. Eğer bağımsız ve tarafsız yargı sağlanır, dürüstlük ve liyakat ön plana çıkarılırsa bu ülkeyi hiç bir güç durduramayacaktır.

26.04.2020 18:53

22
Hüseyin Çelebioğlu Gaziantep , Avukat

Siyasetçilerin başarılı olması ve programlarını uygulayabilmesi için bizlerin fert fert şahsi beklenti içerisinde olmaması şarttır. Aksi halde programlar çöp olur. DEVA'dan en büyük beklentim; MÜLAKATIN şartsız ve koşulsuz kesinlikle kaldırılmasıdır, ama kamunun ilişkili olduğu her kurumda. Bu başarılırsa yani yalnızca sınavlar ile bütün vatandaşlarımıza kamu kapıları fırsat eşitliği ile açılırsa her şey düzelir. Buna inanın...Gerçek demokrasinin, adaletin, bireysel özgürlüklerin, basın ve ifade hürriyetinin, çok sesliliğin, adil gelir dağılımının ve ortak akıl ile yönetimin olduğu güzel günler derdimiz olsun...DEVA çare olacaktır İnşallah.

26.04.2020 18:38

0
Cengiz Çetin İstanbul , Müşavir

Geçen yıllara ait almış olduğum notlarım. Umarım sizlere de fayda sağlar. Bölüm 5: * Türkiye'de yazılım sektörünün önemi * Sanayi üretimi * Butik Tarım İşletmeleri ( tarım ekonomisinin gücü) * Kredi garanti fonu işlevselliği * İstihdam seferberliği yakındır * Önce tasarruf sonra yatırım * Bütçe Temmuz'da 1.1 milyar tl fazla verdi * Bağımsız gazetecilik olabilir mi? * Gazetecilik ama kelimelerin boğulmadığı bir gazetecilik olmalı * Neyi yapamıyorsak onu yapmalıyız. * Kişilik sakatlanması ( siyaset radrasyonuna maruz kalınma veya bırakılma) * 'Devletten' bekleme alışkanlığı * Cehaletin siyaset üzerindeki doğrudan etkisi kabul edilmelidir. * Kendi zenginlerini oluşturmak için devlet olanaklarını kullanmak * Sosyal devlet mi ve Hayırsever devlet mi? * Ümitsizlik yayılıyor mu? * Siyasi ve ekonomik gidişattan kim sorumlu? * Ortak paydada buluşabilecek miyiz? * Demokrasiye sahip çıkıyor muyuz? * Olmuyorsa değiştireceksin. * 1994 Kamu Borç Krizi * 2001 Krizi: Kamu açıklarının artması, görev zararları, bankacılık krizi * 2008-2009 küresel kriz sonrası parasal genişleme operasyonları yapıldı ve politika faizleri sıfırlandı. * Bol ve ucuz sermaye akışı uzun vadeli faizleri aşağıya çekti. * Çok yüksek kredi genişlemesi sonuçları * Enflasyon kadar politika faizi uygulandı * Sermaye girişi var mı? * Nisan 2013 FED: Genişleyici politika faizi son bulacak * Dış güçlerin ekonomik savaş açması. * Reel kesimin kredi borcu artışı (2009-2017) * 2018 Ekonomik Krizi : Resesyon, kur ve enflasyon patlaması, batan şirketler * Yapısal sorunlar hala devam ediyor * Sorunları çözmek mi, zaman kazanmak mı? * Demokratik denge ve kontrol mekanizması * Orta sınıf ne durumda * Dışarıdan bir yatırımcı gözüyle Turkiye'nin risk primi değerlendirmesi rasyonel olacağından nasıl bir sonuç çıkacak? * Öngörülebilir döviz kuru ne zaman oluşacak? * İş hacminde artış var mı? * Bütçe açığı nasıl kapanacak? Sağlıcakla kalın

26.04.2020 13:23

0
Mehmet Engin Doğan Ankara , Yönetici

Geçen yıllara ait almış olduğum notlarım. Umarım sizlere de fayda sağlar. Bölüm 3: * Dışlama Etkisi : Aşırı yükselen faizler nedeniyle özel sektörün harcamalarını kısarak ekonomide yavaşlamaya sebep olması. * Akaryakıt fiyatlarına zam yapılacak mı? Yapılırsa yıl sonu enflasyonu beklentileri artacaktır. * Enflasyonun kısa ve orta vadede düşmeyeceği kesin. Daha ne kadar artacak? * Haziran 2018 itibari ile merkezi yönetim bütçe açığı 68,2 milyar tl. Haziran 2018-Mayıs 2018 farkı 11,9 milyar tl. * Ülkemin bütçesi daha ne kadar açık verecek? * Ekonomik resesyon durumunda maliye politikası tekrar gevşetilecek mi? Yani bütçe açığı yeni rekorlar kıracak mı? * Gevşetilen maliye politikası sonuçları: - finansal piyasalarda dalganma - enflasyon artışı - faizlerdeki artış * İthalattaki ve ihracattaki artışın büyümeye etkisi * Dış ticaret açığı ve sinyalleri.( cari açık, ekonomik büyüme, dış talebin seyri) 2017/2 ve 2018/2 kıyaslama : Toplam ihracat 82,3 milyar $, artış oranı %6.3. Toplam ithalat 123 milyar $, artış oranı % 13,5. Dış ticaret açığı 9.8 milyar $, artış oranı %31,6. * Mart 2019 yerel seçimler bozulan bütçe disiplinini daha ne kadar bozacak? * Enflasyon nasıl düşecek? * Bütçe disiplini sağlanabilecek mi? * Ekonomide sürdürülebilir büyüme için fiyat istikrarı olmak zorunda. * Yüksek faiz ve ekonomik durgunluk kapıda mı? * Fiyat artışları sadece maliyetinde yükseliş yaşanan ürünlerle sınırlı kalmamakta. * * Enflasyonun kendi kendisini beslemesi süreci.( Enflasyon yapışkanlığı) Bölüm 4: * ABD ile devam eden siyasi krizin ekonomik etkileri ve akıl dışı dedikodular * Üniversitelerde inovasyon ve girişimcilik dersleri * Daha önce tasfiye edilen Emlak Bankası,Türkiye Emlak Katılım Bankası olarak yeniden faaliyetine başlıyor. * Satış verimliliği * Sendikasyon kredileri * Değişime açık, empati becerisine sahip, meraklı ve tutkulu liderler

26.04.2020 13:12

0
Mehmet Engin Doğan Ankara , Yönetici

Geçen yıllara ait almış olduğum notlarım. Umarım sizlere de fayda sağlar. 1. Bölüm : * 2017 yılı toplam dış borcumuz 453,3 milyar dolar.( Borcun %70 i özel sektöre ait) * Bankacılık karları düşecek mi? * Yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği * Endüstri 4.0 * Fiyat istikrarı * FAVÖK artışları ve FAVÖK marjı * E-Ticaret / TÜBİSAD / 42.2 milyar tl pazar büyüklüğü * İş geliştirme sürecinde yapılan hatalar * İlişkileri doğru yönetmek (satışta başarı) * Gerçek deneyimi tasarımcısı, algoritma teknisyeni (HSBC) * Güneş enerjisi 2018 yılı kurulu güç 5.500 MW (tahmin) * Otomotiv yan sanayide kapasite kullanım durumu * 1998 Asya Ekonomik Krizi ve etkileri * Organik ciro büyümesi * 2018/2Q hisse başına kar durumları * Sağlık turizmi * Tarım 4.0 (akıllı tarım ve yüksek teknoloji) * Özel Okul sektör büyüklüğü tahmini 15 milyar tl Bölüm 2: * Merkez Bankası enflasyon hedeflemesine ne kadar duyarlı davranabiliyor? * Döviz kurlarındaki hareketlilik sorunu * MB döviz kurlarındaki artışa zamanında ve yeterince tepki verebildi mi? * Merkez Bankası siyasi baskı altında kalmadan bağımsız karar alamamaktadır. * 2018 yılı enflasyon beklentisi %18-%20 seviyelerinde * Ekonomik yavaşlama ve artan enflasyon * 15 yıl öncesine geri döndük * Fiyat istikrarımız neden bozuldu? * Pass Through Effect: Döviz kurundan fiyatlara geçiş etkisi Mart 2018 enflasyonu %10,23 Haziran 2018 enflasyonu % 15,39 Mart 2018 1$ = 3,80 tl Haziran 2018 1$=4,57 tl * İthalata aşırı bağımlı hale gelen ülke ekonomimiz... * Ekonomideki gidişat ve bozulan göstergeler * Mart 2018 ÜFE : % 14,26 Haziran 2018 ÜFE : %23,71 ÜFE arttığında TÜFE ne yapsın! * M2 para arzı, mevduat hacmi, kredi hacmi * Döviz kurlarındaki artış nedeniyle kısa ve uzun vadeli enflasyonist beklentiler bozuldu. * Merkez Bankası'nın Temmuz 2018 de faizleri sabit tutma kararı doğru mu? * Fiyatlama davranışları bozuldu.(tehlikeli)

26.04.2020 13:05

0
Mehmet Engin Doğan Ankara , Yönetici

Merhabalar.. Herşey güllük gülistanlık gösterilmeye çalışılsa da ülkemizin içinde bulunduğu kaotik durumdan hemen hemen her kesim bunalmış durumda..Bir el boğazımızda, bir el cebimizde gibi hissediyoruz..Ve bu el yabancı bir el değil..Geleceğimizi, canımızı ,malımızı teslim ettiğimiz mevcut hükümetin başındaki yönetici-ler..Maalesef ki, yönetim şeklimiz cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi adı altında bir devletin idaresinin, kayıtsız şartsız bir kişinin elinde bulunduğu yönetim şeklidir.. Şuan içinde bulunduğumuz durum bu tanımlamayı tamamıyla desteklemektedir..İsim her ne kadar cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi olsa da yaşadıklarımızdan tecrübe ettiğimiz tanımlaması bu değildir. Ve bizler artık bu sistemle, belirsizliklerle , anti-demokratik uygulamalarla yönetilmek istemiyoruz..Umutsuzluğa düşmüşken Deva partisi umut oldu bizlere.. Covid-19 dan dolayı parti çalışmalarının yavaş ilerlediğinin farkındayız ama bir o kadar da sabırsızız..Boğamızdaki ve cebimizdeki elin gidip, çocuklarımızın başını okşayan, gençlerimizin elini sıkan, yaşlılarımıza tutup ayağı kaldıracak bir el istiyoruz.. Bunun için sabırsızız..Deva partisinin bunu yapacağına inanıyorum.. DERMANSIZ KALMIŞ BİR MİLLETE DEVA OLMANIZ TEMENNİSİYLE.. İyi çalışmalar..

26.04.2020 02:22

36
Ömer Başaran İzmir , İnşaat Mühendisi

Gaziantep Barosunda avukatım.Hayatım boyunca hiçbir partiye üye olmadım. İlk defa Deva partisine Duygularıma ve ideallerime yakın hissettiğim için üyelik talebinde bulundum. Sayın Genel Başkanımızın Bilgi ve azmi, gençlere olan inanç duygusu ile insanların inançlarını korkusuzca ve tam bir huzurla yaşayabilecekleri özgür ortamı oluşturacağına inancım var...Kürt kökenli Türkiye cumhuriyeti Vatandaşı olarak Farklı dili kullanabilen insanlara bu ülkenin asli kurucu unsuru olduğunu fiiliyatta göstereceğine olan inanç taşımaktayım...Ezilmiş insanların Hukuk ve adalete olan inancını yeniden tesis edeceğine Etnik-Sınıf ayrımı yapmaksızın herkesin istedikleri şeyleri rahatlıkla başarabileceği duygusunu vermeye Vatandaşlarımızın ekonomik refah seviyelerini en üst seviyeye taşıyarak refah dengesizliğini ortadan kaldıracağına eminim..Allahtan muvaffakiyetler dilerim.

26.04.2020 00:21

0
Mustafa Kanat Gaziantep , Avukat

Değişmeyen sorunlarımız olarak not almışım... AB üyeliği süreci, yüksek enflasyon mecburiyetleri, yüksek faiz kıskaçları, öngörülemeyen döviz kurları, bütçe açığı, cari açık, artan işsizlik, yolsuzluklar, yasaklar, yoksulluklar, ihale tezgâhları, rantçılar, refah seviyesi adaletsizliği, kendisini vazgeçilmez sanan siyasetçiler, daha önce söylediğini ve yazdığını unutan siyasetçiler, nepotizm sevdalıları, eğitim-öğretim politikasındaki süregelen aciziyetler, sistemsizlik, liyakatsızların bolluğu, dalkavukların çokluğu, Ar-Ge yoksunluğu, doğru zamanda ve doğru zeminde yapılamayan diplomasi, tarım hasılasının düşmesi, imalat sanayii yetersizliği, kamu kurumlarının işlevsel verimsizliği, bütünleyici-birleştirici siyaset anlayışının olmaması, bürokrasideki üslûp kaybı, particiliğin aklı-mantığı-vicdanı bertaraf etmesi, yabancı sermayenin politik baskısı, her alandaki plânların-programların-değerlendirmelerin-stratejik öngörülerin sürdürülebilir mukavemeti, bürokratik hegemonya, ilaç-gıda-enerji ihtiyaçlarında dışa bağımlılık, denetim mekanizmasının işlevsiz bırakılması, çamur siyasetinin vazgeçilmezliği, demokrasi zaafiyetleri... Daha nice ifadeler eklenebilir. Sorunlarımız çok, ama başka Türkiye yok. Umut her daim mevcuttur. Çünkü bizler en iyisinin de iyisini hakediyoruz.

25.04.2020 22:18

10
Mehmet Engin Doğan Ankara , Yönetici

Özgürlük barış ve demokrasi herkesin özlemidir. Biz bunu gerçekleştirebiliriz. Mutlu ve refah içerisinde yaşamak herkesin özlemidir. Neden gerçekleştirmiyelimki. Sıkıldık artık korkudan huzursuzluk tan panikte kavgadan. Yoksulluktan. Yolsuzluktan sıkıldık. Bir lokma ekmek yeter bize bu ülkeyi biz huzursuzluk tan kurtarıp. Biz mutlu edebiliriz. Saygılarımla

25.04.2020 19:53

0
İsa Erol Diyarbakır , İşçi

Çıkılan bu zorlu yolda başarılar dilerim. Temennim liyakat gerçekten gözetilsin adalet her zaman haklının yanında olsun

25.04.2020 17:21

0
Ali Bayram Ok İstanbul , Kamu Çalışanı

Merhaba. Değerlendirmelerimi sunuyorum. * Önce Devlet ve Millet şiarı ile başlamak zorundayız; sonrası planlamak ve çalışmak paydasında teferruatlardır. * Her sektörde üretebilme gücümüz olmalıdır. Gıda, enerji, ilaç sektöründe kendi kendine yetebilme gücü önceliklidir. * Hiç bir millet siyasetin, partilerin ve siyasetçilerin oyuncağı olamaz. * Bilim ve akıl en üst mertebedir. Her konuda istişare edilmelidir. * Karar mekanizması ortak akıl ile başlamalı ve sonlanmalıdır. * Kendi kabuğuna çekilmek zorunda kalan ülkeler ve milletler kendi kendine yetebilmeyi öğrenmek zorundadır. * Her koşul altında paylaşabilmek insanlık vazifesidir. Ne mutlu insan kalabilene! * Dış ticaret ve siyaset dengeleri değişim gösterecektir. * E-ticaret ve tedarik zincirleri arasındaki hizmet kalitesinin ve entegrasyonunun işlevsel optimizasyonu elzemdir. * Ebedi istikbal ve istiklâl için eğitim ordusuna, sağlık ordusuna ve üretim ordusuna sahip olunmalıdır * Namuslu muhalefet kadar namuslu siyasi iktidarlara ihtiyaç vardır. * Kamu zararına sebebiyet veren her yatırım durdurulmalı ve ötesi de berisi de araştırılmalıdır. * İsrafı olan itibar olmaz olsun. * Tecrübe oldukça değerlidir; yanınızdan ayırmayınız. * Devlet işlerinde hatanın da ihmalin de telafisi yoktur. * Dalkavukluk, yandaşlık, yolsuzluk, rüşvetçilik toplum nezdinde kabul görmemelidir. Kabul görüyorsa hukukun üstünlüğünün yok olmasına işarettir. * Kuvâ-yı Milliye ruhudur vatan sevgisi. Akıl ölür, beden ölür, ruh ölmez. * Bireysel liyakât ve bireysel sorumluluk olmazsa olmazımız olmalıdır. * Senin hayatın başka insanlar varolduğu sürece anlam ve değer kazanır. * Ülkemizin artık sistemsel anlayışa ve rasyonel hedeflere ihtiyacı vardır. 10 yıl sonra ülkesinin nasıl olacağını düşünebilen ve bu hedefe ulaşmak için mücadele edebilecek siyasetçilere ihtiyacımız vardır. * Güçlendirilmiş parlementer sisteme ivedilikle geçilmesi gerekmektedir. Sağlıcakla kalın.

25.04.2020 14:12

0
Mehmet Engin Doğan Ankara , Yönetici

Merhaba; Parti programınız özgür ve adaletli bir Türkiye için gereklilikleri yerine getirecek bir program olmuş. fakat iki konuya değinmek istiyorum. 2001 yılında kurulan Ak Parti'nin programı da bu şekilde idi. Önemli olan iki konu şu; 1) Uygulanabilirlik ( özellikle parti içi ) 2) Sürdürebilirlik Umarım zaman geçtikçe bu değerler unutulmaz ve Ak Parti'nin düştüğü duruma düşülmez. Ali Babacan'a ve ekibine başarılar diliyorum. Yolunuz açık olsun.

24.04.2020 23:59

0
Mürsel Kaya Bursa , Satış Elemanı

Sayın Deva partimizin değerli yönetimi sizlerden teşkilatlanma çalışmalarımızı hızlandırmanızı istiyorum, Sayın Başkanımız Ali Babacan ve ekibinin hiç durmadan devamlı olarak koşturmasıyla partimizin değerli üyeleriyle gönül dostlarıyla sevenleriyle,tüm halkımızı ile bir an önce kucaklaşmasını ve en erken seçime hızlı bir şekilde hazırlanmanın mücadelesi ve çabası içerisinde olmayı istiyoruz ,artık bu eski tip modası geçmiş siyasetçileri istemiyoruz.Bu bir dünya oyunu (virüs,salgın ne ise) bizleri hiç bir an bile mücadelemizden koşturmacadan alıkoymasın artık zaman siyasetin değişme zamanı bu zamanı iyi değerlendirelim ve hiç yorulmadan mücadelemize devam edelim ,Allah c.c yar ve yardımcımız olsun , Güç kuvvet versin inşaallah ... Amin.

24.04.2020 23:17

0
Fuat Koçak Ankara , Serbest Meslek

Deva partisi Atatürke az vurgu yapıyor diyenler. Atatürk'ün Turkiyeyi çağdaş medeniyet düzeyine çıkarmaktaki kastının evrensel batı değerleri olduğunu biliyorlar mı? Deva partisinin Demokrasi, insan hakları, özgürlükler, Hukuk Devleti dediği evrensel Atatürk'ün hedeflediği batılı degerlerdir.

24.04.2020 17:06

0
Latif Yildiz Bolu , İş İnsanı

Selamlar, Guzel ulkemizin ekonomi, adalet, egitim ve diger hayati konularda cok daha iyi yerlerde olmayi hakeden guce ve potansiyele sahip oldugunu dusunuyorum. Degisik goruslere sahip insanlar tarafindan kabul edilen ve sicak bakilan bir liderin ulkemiz icin cok iyi bir sans olacagi asikar. Onerim; Turkiye`de ki insanlarimiza umut olacak sloganlar cikarmaniz olacaktir. Bu konu ile ilgili Bhutan devlet baskaninin Ted Talks ve Dunya Ekonomik formunda yaptigi ` Mutluluk Indeksini` Turkiye`ye uyarlamanizin milletten karsilik bulacagini dusunuyorum. Insanlarimiza Singapur`un , Guney Kore`nin nasil ekonomik ve refah seviyesi olarak ust siralara ciktigi cok iyi anlatilmalidir. Siyasetin ve insanlarin ` Mutluluk ` kelimesini kullanmaya ihtiyaclari oldugunu dusunuyorum. Var olan potansiyelimizin kinetige donusmesi icin ulkemizdeki her gorusten bireyin desteklemese de karsi cikmayacagi vizyoner projelerin milletimize anlatilmasi gerekiyor. Saygilarimla,

24.04.2020 17:01

0
Huseyin Yalaz İstanbul , Mühendis

Hızlı gelişen hakça bölüşen bir Türkiye herşey demokrasi için herşey özgürlük için herşey barış için

24.04.2020 11:41

0
İsa Erol Diyarbakır , İşçi

Sn. Babacan, 23 Nisan 2020 tarihinde sosyal medya üzerinden attığı mesajlar sonrasında bir kesim tarafından haksız ve dayanaksız eleştirilere maruz kalmıştır. Yaklaşık son 20 yıldır ülke siyaseti iki kutup üzerinde kurgulanmaya çalışılmıştır. Her iki kutbun seçmen grupları da zıtlık üzerinden siyaset yapmaya alışmış ve maalesef her gelişme karşısında pozisyon alırken tam karşıt noktalara yerleşmek bu kitlede refleks haline gelmiştir. Bu çabalar Babacan ve ekibini bir kalıp içine sıkıştırma stratejisidir. Önümüzdeki süreçte de bir kesim yeterince Atatürkçü, diğer kesim ise yeterince dindar/milli görüşçü olmamakla itham edeceklerdir. Alışılageldik bu kutup siyasetini kırmanın tek yolu toplumun gerçek sorunlarının üzerine eğilip, dertlere deva olacağının mesajını vermek ve halkla temas halinde olan teşkilat kurmaktan geçmektedir. Halkın gözünde Ali Babacan deyince ilk olarak canlanan ekonomi uzmanı olduğudur. Bu algının yanı sıra farklı düşüncelere saygı temelinden yola çıkan "demokrasi" ifadesi, ekonomi uzmanı olarak tanınan Babacan hareketinin potansiyel oy havuzunun çapını daha da genişletecek ve yönetim üslubundan dertli olan her vatandaşta cevap bulacaktır.

24.04.2020 11:12

1
Faruk Doğan Karaman , Araştırmacı

Ataturk isgal edilmis bir ulkeyi kurdugu meclisin kararlariyla kurtarmistir. Ulke o donemde cok zor durumda iken ataturk milletin iradesine basvurmustur. Cumhuriyet halkin iradesiyle kurulabilmistir. . Eger o donemde ataturk millet egemenligine dayali meclis kurmamis olsaydi.kurtulus savasi basarili olamazdi. Ataturk onderliginde.kurulan cumhuriyetin halka verdigi onem ve bu baglamda halka sundugu imkanlar cok degerlidir. Cumhuriyetin halka sundugu imkanlar olmasaydi yonetim babadan ogula gecen bir yonetim olacakti. Ama cumhuriyetin halka sundugu imkanlar sayesinde ulkenin her tarafindan insanlar ulke yinetiminde soz sahibi olabilmektedirler. Turkiye hukuk ve adalette dusunce ve ifade ozgurlugunde ne kadar gelisirse o kadar kalkinacaktir. Bu baglamda deva paetisi oncu olabilir. Burada fikirlerimizi yazarken on kere dusunuyoruz. Oysa farkli fikirlerde elestiri olsa bile bir ulke icin zenginliktir . 23 nisan bayrami.kutlu.olsun

24.04.2020 01:47

0
Necati Atlı Şanlıurfa , Diğer

En büyük özlemimiz, sürdürülebilir ve siyasetten etkileyenmeyen adalet ve adaletli bir vergi sistemidir. Gerisi zaten kendiliğinden gelecektir. Umarım bunu başarabilecek gücü ve yeteneği kendinizde görebiliyorsunuzdur. Değilse bu yola çıkmanın hiç bir manası yok.

24.04.2020 01:25

0
Özcan Demirtaş Ankara , Müşavir

Şu gnl başkanım adana da heryerde isminizi anlatıyorum hep olumlu dilerim rabbimden hep bir olarak ilk etapta barajı asacaz onu görüyorum el ele güzel turkiyem olsun dilegimle insanlar çaresiz buna inanın yeter size ihtiyacı var.

23.04.2020 23:53

0
Fatih Coban Adana , Sanatçı

Gerçekten peşinizden gelecek bir gençlik istiyorsanız vizyonunuza bunları da ekleyin: 1. Her ne iş yaparsa yapsın sosyal güvence ve adaletli bir gelir imkanı 2. Her lisans mezunu gencin koşulsuz yüksek lisansa kabul edilmesi.( Bu günkü gibi 500 öğrencinin başvuru yaptığı anabilim dalına ortaçağ seçkinci yönetmeliğiyle sadece 5 kişinin alınmasından bahsediyorum , komik değil mi?) 3. Gençlere bürokrat olmaları için kpss sınavı ve mülakat değil proje ve fikir garantisiyle kaymakam, vali olma garantisi verin. 4.Alacağı eğitimin o ülkede ihtiyaca karşılık gelen bir meslek ve bölüm olduğu garantisini verin.( Bugünkü gibi dışarıda gezmesin ya da işsiz gözükmesin diye yüzlerce öğrencinin sanat tarihi, işletme fakültelerine yığınlar halinde kontenjanlar açarak - öylesine!- eğitilmelerinden bahsediyorum.) 5. Toplumda %50ye yakın çocuğun bilgisayarının olmadığı, internet bağlantısına sahip olamadığını söyleyin. ( Bugünkü gibi internet firmalarının daha fazla kar etmesi adına acayip fiyatlarla artık gereksinim haline gelen internet teknolojini peydah çekmelerinden bahsediyorum) 6. Gençlere, bürokrasinin değil, başarılarının ve çabalarının ürünü olarak değerlendirilme garantisi verin. ( Bugünkü gibi belli makamların ya da imtiyazların liyakata göre değil gözünüze soka soka; parti, akraba, yancı, kayırmacı bürokratif imtiyazlala bir yere gelebilme ZORUNLULUĞUNDAN bahsediyorum.) 7.Ülkenin çocuklarına, makamların mevkilerin değil aklın ve vizyonun önemseneceği garantisini verin.( Bugün iş hayatına yeni başlayan bütün gençler 100 yıl geride kalmış müdür, müsteşar vb makam sahipleriyle uğraşmak zorunda kalıyor ve yanlışları ifade bile edemiyorlar.) 8. Gerçekten bu ülkenin sahibi olduklarını gösterin; adaletin, ekonomik eşitliğin sözünü verin.

23.04.2020 19:43

0
Yasin Sahin Trabzon , Öğretmen

İŞ BANKASI, BİR EKONOMİK MODEL ÖRNEĞİ Mİ ? Cumhuriyetimizin 100 ncü kuruluş gününde atamızı en derin saygı ile anarken onu bir kez daha anlamaya çalışmaya ihtiyacımız var. 100 yıl önce dünya henüz Kapitalizmin de Komünizmin de nasıl bir sistem olduğunu bilinmezken büyük önder her iki sistemin de tehlikesini sezmiş ve insanlığı ışık olacak bir alternatf yol göstermişti. O modelin önemi şimdi (covit-19'dan sonra) çok daha iyi anlaşılacak ve umuyorum ki dünyayı kurtaracaktır. O modelin sırrı İş Bankası modelinde saklıdır. Hangi ülke bu modelin sırrını önce çözer ve uygulamaya koyarsa bilin ki dünyanın en saygın ve lider ülkesi olacaktır.

23.04.2020 17:50

0
Mehmet Yıldırım Mersin , Mühendis

Türkiyede faizlerin yüksekliği biliniyor. Sebep, ekonomimizin kırılganlığı. Merkez Bankası faizleri Doları frenlemek için olmadık seviyelere çıkarmıştı. Son Başkan değişimi ile sürekli faizler düşürülüyor. Çok iyi, düşürülsün yatırım ortamı sağlansın. Zaten Dunyanin en yüksek faizine sahibiz. Faizler düşmeden yatırım olmaz. Tamam da enflasyon yüzde 11 iken, Dolar hareketliyken, korona krizi varken, faizlerin enflasyonun altina düşmesi  Merkez Bankası'nın bağımsızlığından mıdır? Keyfe göre faiz düşer mi? Türk lirası, Dolara kayar Dolar kontrol edilemez düzeye çıkarsa ne olacak? Faizler düştü de bankalar kredi vermek için sıraya mı giriyor? Bunları görmek için ekonomist olmaya gerek yok! Vatandaş olmak, kendi ülkenin gerçeğini bilmek yeterli. Merkez bankası piyasalara güven vermezse aldığı kararların hiçbir önemi olmaz. Dilerim Doları frenlemek için Dünyada faizler eksi olmasına rağmen olmadik seviyelere çıkarmak zorunda kalmaz. Deva Partisi'nin ekonomide "güven vermek paradan kıymetlidir" bakışından iktidar hiç ders almıyor.

23.04.2020 16:39

0
Latif Yildiz Bolu , İş İnsanı

Demokrasinin bayrağını dalgalndıracak lider ali babacandır. Güneş hepimiz için doğacak ve ışınları İle hepize mutlu bir gelecek vaad edecek bir ulusal Kahraman nın doğuşu çok yakında bulutları yarıp halkıyla buluşacak

23.04.2020 15:16

0
İsa Erol Diyarbakır , İşçi

Merhaba. İşim gereği pek çok kişiyle yazılı ve sözlü olarak iletişim kurmaktayım. Asıl mevzuya girmeden önce veya sonrasında konuyu Sn. Ali Babacan'a ve DEVA Partisine getiriyorum. Bir nevi kamuoyu yoklaması diyebilirsiniz. * Kendisi ve ailesi için istikbal telaşında olan kişiler tereddütsüz değişimden yanadır. * Bilim, akıl ve istişareden yana olanlar tereddütsüz değişimden yanadır. * Temiz siyaseti ve şeffaflığı dillendiren kişiler tereddütsüz değişimden yanadır. * Alternatif olmadığını ifade eden kişilerin bir bölümü şimdi değişimden yanadır. * Üreten fabrikaların açılmasını savunanlar değişimden yanadır. * Özellikle 50 yaş üstü sağ ve sol görüşlü seçmenlerde değişim anlayışı farklı algılanmaktadır. Sanki daha da kötü olacağını öngörmektedirler. Bu algının bertaraf edilmesi elzemdir. * Emekli vatandaşlarımız geçim derdindedir. Daha ötesi yok... * Asgari ücret düzeyinde veya biraz fazlasına marketlerde, AVM lerde, kafelerde , kobilerde vb. işyerlerinde çalışan vatandaşlarımız için 'asgari ücret' düzeyidir belirleyici olan. Asgari ücrette mutlaka rasyonel adımlar ile iyileştirme sürecimizden bahsedilmelidir. Asgari ücret ile geçinilebilir mi? diye halka sorduğunuzda 'hayır' cevabının geleceğini hepimiz biliyoruz. O vakit , bu sorun için ne yapacağımızın da millet tarafından bilinmesi gerekmektedir. Medyanın her türünü kullanarak, saha çalışması yaparak insanlarımızın belleklerinde yer edinmeliyiz. Emin olunuz ki, çarpan etkisi ile insanlar birbirlerini etkilemeye başlayacaktır. Bir diğer husus ise insanlarımızın bizlere olan güvenini kaybettirecek değillemelerden ve ifadelerden kaçınmaktır. Güven duygusu tesis edilir ise gerisi gelecektir. Ayrıca siyasetin polemik minderi hiç boş kalmamaktadır. Troller vb. oluşumlar dikkatle takip edilmelidir. Sağlıcakla kalın, Hoşça kalın.

23.04.2020 12:17

0
Mehmet Engin Doğan Ankara , Yönetici

Değerli genel başkanımız ülkenin yarını olan bu günün çocukları yarınların devası olacak çocuklarla yaptığınız sohbet çocukların istekleri sizin dilekleriniz söylemleriniz mükemmel tebrik ediyorum sizi ve ekibinizi şartlar ne olursa olsun siz ülkenin geleceğini inşaa edebilecek bilgiye donanıma ahlaka kişiliğe sahip tek lidersiniz ülkemiz çok ama çok güzel bi coğrafyada çok zengin bi genç kitlesi vatanım Türkiye’dir diyen çoğul kimler ve en önemlisi iman sahibi bi toplumuz dilerim her çalışma gücünüze güç yüzünüze aydınlık katsın rabbim yürüdüğünüz yolda size en ufak sekteye uğratacak bi taş bile değdirmesin sizinle daima varız hep beraber büyük yaşanılır Özgür demokrasi ve gelişmişliğin olduğu yepyeni Türkiye’yi inşa etmeye varız sıkılmak yok usanmak yok pes etmek yok sizler öyle güzel bi ekip kurdunuz ki bu ekibe inanmak güvenmemek haksızlık olur sizin olduğunuz hükümetler de ülke altın çağını yaşadı şimdi sizin ve I güzel insanların yokluğu kendini belli ediyor ekonomi rastlantısal veriler hayali matematik terimleri ile yönetiliyor refah için israfa hak için adam kayırmaya güç için halkı ezmeye büyümek için krallığa tek adamlığa son milletin iradesi millet meclisi ile yeniden dönülmeli yasama yürütme ve yargı tam güçle güçlendirmeli birilerinin direktifleri ile karar alınmamalı sizden ricamız halk olarak sizin de dediğiniz gibi önce aile olmalıyız sonraki her adım karşılığını adım olarak geri verir fakirin emeği en zenginin gravatı kadar değer görmeli sofra ayırt edilmemeli her kesimden vatandaşın hakkı hukuku hazırlanıp sonulmalı ki partimiz güçlensin bizi biz yapan değerlerimiz renklerimiz dinlerimiz dillerimiz mezheplerimiz farklı ama yek çatı altındaki ortak güzelliklerimiz ortak haklarımız dır ezmeden ezdirmeden hak ile hukuk ile yürüdüğümüz yol yürüdüğümüz yol aydınlık olsun sayın Ali Babacan ve yönetim kurulu ve teşkilat başkanları sizleri kalbi duygularımla selamlar başarılar dilerim yarınlar DEVA ile filizlenecek DEVA ile güçlenecek gelişecek minnetle 🤝

23.04.2020 12:00

0
Cemal Ertuş Hakkari , Esnaf

100 yıl önce Ankara'da alevlenen milli egemenlik ateşi, bugün 83 milyonun kalbinde aynı kararlılıkla yanıyor ve bir çocuğun sonsuz enerjisi, hayalleri; bu millete 100 yıllık kayıtsız şartsız egemenliğini verdi. Işığıyla yolumuzu aydınlatan Ulu Önder Atatürk’ün dünya çocuklarına armağanı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mız kutlu olsun!🇹🇷

23.04.2020 10:37

0
Kerim Dayı Bursa , İş İnsanı

Sevgiyle muhabbetle izliyoruz dinliyoruz takip ediyoruz ve sabırla o beklenen günlerin hasreti heyecanı içerisindeyiz Özde insan düşünceli yaşama hürriyeti özgür hür ötekileştirilme den yaşamak adına ocu bucu şucu değil özde insan insanlık adına mutlu umutlu kaygısız korkusuz ben yaptım oldu değil biz yaptık oldu diyen düşünen sorgulayan üreten türkiye nin yarınlarına selam ile ...

23.04.2020 08:45

0
Yusuf Açıkmeşe Rize , İşletmeci

Selamlar.... Tarım devrimi... 1.5×1.5×1 metre iç ve dışına delikler sayesinde ekim yapılan saksılarla 1 .5 metre kare alanı 8 katına çıkarabiliriz üründe 8 kat artar..bakliyat üretimi turfanda sebzeler bu sayede çoğalır ayrıca termoelektrik sistemler sayesinde ısıtılan seralar olursa her iklimde sera kurulabilir. Peyniri sucuk salam sosis gibi bumbar ın içine koyarsak daha uzun süre doğal yolla saklarız...ayrıca bunbar kaşarı bunbar peyniri gibi mahalli ürünler olur. Merceklerle deniz suyunu buharlaştırıp buhar gücüyle elektrik elde ettikten sonra kalan buharı nemden su üreten makinalarla tatlı suya çevirip doğal kaynak suyu kalitesinde içme suyuna çevirebiliriz.. Dereler çaylar nehirler yapabiliriz. Akü ile çalışan bir elektrik motoru büyük bir dişli sayesinde 24 rüzgar türbini döndürür bir türbin aküyü şarj eder 23 türbin elektrik üretir... Dönmedolap santral fikri işte...her şehre kurulacak dönmedolap santraller enerjide dışa bağımlılığı bitirir...elektrik ucuzlar hanelerde ısıtma soğutma aydınlatma ve mutfak işleri elektrikle olacağından giderler azalır bireyler rahatlar... Elektrik devrimi

23.04.2020 04:38

0
Haldun Seçal Eskişehir , Diğer

Atatürk'ün Cumhuriyeti kurduğu zamanı ve ülkemizin o günkü durumunu düşünüyorum da.. ne büyük bir dâhiymiş Atam.. diyorum. Bugün geldiğimiz duruma bakıyorum da.. biz o dâhiye yaraşır bir millet değil mişiz.. diyorum. Keşke birazcık layik olabilseydik ! Umarım DEVA benim yanıldığımı ispat eder.

23.04.2020 03:45

0
Mehmet Yıldırım Mersin , Mühendis

Maliye ve vergi sisteminde daha sade ve uygulanabilir standartlara dönülmesi. Böylece kontrol ve denetim mekanizmasının uygulanabilirlipinşn artması. Vatandaşın üzerinden Vergi yükünün azaltılması ve mali müşavirleri mükellefin adamı değil de devletin memuru gibi kullanmalı ve halka bu brnşmsetilmeli. Vergi oranları sadeleştirilerek ve bir miktar düşürülerek ama Vergi kaçağını azami cezalarla uygulamak gerektiğini düşünüyorum.

23.04.2020 02:47

0
İlker Çetin Bursa , Müşavir

İnsanların birlik ve beraberlik içinde yasacagi siyasi kavgaların, anlaşmazlıkların olmayacağı bir çizgide ilerlemenizi bekliyorum

23.04.2020 02:17

0
Ahmet Ozcan İstanbul , Teknik Eleman

Merhabalar; Günümüzde yerel yönetimlerde yaşayanlar insanlar uzun zamandır yerel yönetim belediyeleri tarafından yönetildikleri sistem yüzünden belediye başkanlarını "süper belediye başkanları" olarak görmektedir. Bu "süper belediye başkanları" o yerel yönetimde tek başına herşeyi yapar. Zira halkın yaşadığı yere aidiyet duygusu azaldığı için bu süper beleidye başkanlarına ihtiyaç duymuştur sistem. Bu ne kadar yalnıştır anlatılamaz bile. Bu gün günümüzde belediye başkanlarından haklın beklentisi bir apartman yöneticisinden farksızdır. Apartman yöneticisi , binada çöpleri toplar, bahçe varsa düzenler(peyzaj) , elektirik ve su giderlerini ödemek için aidat toplar, binanın temizliğini yapar. Bu gün belediye başkanları da bundan farksızdır. Hatta son yerel seçimlerde önemli bir belediye başkanı adayı "seçim siyasal bir faaliyet" değildir şeklinde beyanda bile bulunabilmiştir. Bu gerçekten inanılması güç bir yaklaşım ama içine baktığımızda halkın durumu bunu karşılıyor gerçektende.İşte bu sistemin bu anlayışın yerel yönetimlerde değişmesi elzemdir. İnsanların yaşadıkları yere aidiyetleri ile bağlı olmasını sağlamak, onları yönetime katmak, o ilçenin havasını suyunu adı gibi bilen insanları yerel yönetim ile harmanlayarak bir müşterek sistem yaratmak güçlü bir yerel yönetim, mutlu, huzurlu , refah içinde bir halk yaratmak gerekir. İşte DEVA Partimiz yerel yönetimde bunu yapması , yerelde güçlenmesi otomatik olarak merkezini de güçlendirecektir. Yereller hep merkezden bir şey beklemektedir. Ama asıl olan merkezi rahatlatacak olan yereldir. Yerel halka temas eder onunla yaşar. Yaşamalıdır. Sayın Genel Başkanımıza, Kurucular Kuruluna ve partimizin tüm organlarına en içten sevgi ve saygılarımla, bu zor günlerde çalışmalarında kolaylıklar dilerim

23.04.2020 00:37

0
Ersan Arsen Hubeseryan İstanbul , Avukat

Merhabalar" Oncelikle partinizin her derde, Vatana ve Millete DEVA olmasini dilerim. Gorus belirtmekten , yorum yapmaktan hatta ve hatta bu yaziyi yazmaktan bile korkuyorum.

22.04.2020 23:19

0
Mustafa Dogan İstanbul , Özel Sektör Çalışanı

23 Nisan 1920'den 23 Nisan 2020'ye, Milli iradenin oluşturulması, Milli Egemenliğimizin 100. Yılı, Büyük Millet Meclisi'mizin kuruluşu, Ve sonrasında yoklardan var ettiğimiz Türkiye Cumhuriyeti'miz. Kutlu olsun, selam olsun vatan sevgisini ufkunda ve yüreğinde taşıyanlara. * Mustafa Kemal ATATÜRK'e ve silah arkadaşlarına ve yol arkadaşlarına ebediyete kadar sahip çıkmaktır vatan sevgisi * Kuvayı Milliye ruhudur vatan sevgisi * Devlet ve Millet şiarıdır vatan sevgisi * 'Hâkimiyet, kayıtsız şartsız milletindir.' vatan sevgisi * Haktır, hukuktur, adalettir, hürriyettir vatan sevgisi * Bireysel liyakât ve bireysel sorumluluktur vatan sevgisi * Planlamak ve çalışmak paydasında teferruatlardır vatan sevgisi * İş ahlakına, iş disiplinine ve görev bilincine haiz olmaktır vatan sevgisi * Terbiyeli, edepli, saygılı ve dürüst olmaktır vatan sevgisi * Bilimdir, akıldır ve istişaredir vatan sevgisi * Eğitim ordusudur, sağlık ordusudur ve üretebilme gücüdür vatan sevgisi * 'İsrafı olan itibar' olmaz olsundur vatan sevgisi * Her koşul altında paylaşabilmektir vatan sevgisi. * 'Ne mutlu insan kalabilene'dir vatan sevgisi * 'Ya istiklâl Ya Ölüm'dür vatan sevgisi ... ... #23NisanUlusalEgemenlikveÇocukBayramımızKutluOlsun

22.04.2020 17:06

0
Mehmet Engin Doğan Ankara , Yönetici

Merhabalar; Günümüzde yaşanan salgın sonrası milletimizin ve ülkemizin en çok konuşacağı konu ekonomi olacak. Aslında sadece ülkemizin değil tüm Dünya'da bu konu önem arz edecek. Ekonominin düzelmesi veya en az hasarla bu işten çıkabilmek için hem kamu hem de özel sektörde gerekli adımların beraberce atılması ile gerçekleşebilir. Bunun çok güçlü bir merkezi yönetim yanında çok güçlü bir yerel yönetim esası da şarttır. Yerel yönetim, yerinde yönetim doğrudan halka temas eder. Yerel yönetim ne kadar güçlü ise bu gücü direk merkezi ile paylaşır. O nedenle yerel yönetimlerin güçlü olması, halka temas etmesi, halka hizmet götürmesi, çözüm bulması, projelerin olması, müşterek yönetim esasını çok güçlü olarak ele almalı. Bu gün günümüzde halen Köy Enstitüleri konuşulmakta ve bu eğitim seferberliğinin ne kadar doğru olduğu , sistem olarak ne kadar başarılı olduğu belirtilmektedir. Aslında bu sistem bir yerel yönetim sistemidir.Köy'den alınanın yine Köy'e verilmesi ana fikridir. Bu doğrultuda Deva Partimizin yerel yönetimlerinin oldukça güçlü olması şu an Türkiye'miz için en elzem konulardan biridir. Bu kapsamda sürekli çalışan, projeler üreten, müşterek yönetim anlayışı olan, halkı yönetime katan ve beraber üreten , gelişen yerel yönetimler merkezimize güç verecektir. İyi ve çok daha güçlü günlere hep beraber adım adım ilerlemek için , ülkemizdeki umutları yeniden filizlendirmek için Deva Partisi adına çalışmak , üretmek , geliştirmek hep beraber ülkümüz olmalıdır.

22.04.2020 16:05

0
Ersan Arsen Hubeseryan İstanbul , Avukat

Öncelikle Ülkemizin bulunduğu bu süreçte ülkemize bir ışık olarak doğacağınızdan bir şüphemiz yoktur. Ancak kadrolar kurulurken liyakatın esas alınmasını şahsım ve çevrem adına rica ediyorum. Daha önce AK Parti saflarında gördüğümüz bu liyakatsızlıktan çokca muzdarip olmuş ülkesine bağlı bireyleriz. Bizim adımıza en çok mağduriyet yaşayan Toplum Büyüğümüz Halis KAHRİMAN ın arkasındaki binlerce toplum bireyi ile yanınızda olması bizleri ona olan güvenimiz sizlerin arkanızda olmamıza çok büyük pay sahibi olmuştur . Sn. Ali Babacan Beyefendi ye olan güvenimiz tamdır. Dünya üzerinde hem coğrafi konum hemde kültürel yapısı ile Dünyanın en güzel ülkesi Türkiyemizde kuruyan topraklarımızın yeniden emek ile katma değer ile işleneceğini biliyoruz ve bu konuda liderimize olan güvenimiz tamdır. En büyük dini vacibemiz olan Allah a iman noktasında yarın onunla beraber Haşr olacağımızın bilincinde olduğumuz için inanarak yola koyuluyoruz.

22.04.2020 15:08

0
Rıdvan Kahriman İstanbul , İşçi

Öncelikle Sayın. ALİ BABACAN ve değerli ekibini siyaset sahnesinde görmekten Türkiye Cumhuriyeti bir vatandaş olarak, büyük onur ve kıvanç duyduğumu belirtmek isterim. Birleştirici ve kucaklayıcı tavrımızla toplumdaki kutuplaşmanın önüne geçip, ülkemizin ihtiyacı olan birlik ve beraberliği yegane sağlamlaştırmak tüm DEVA PARTİSİ gönüllüleri olarak en büyük görevimizdir. Sayın. ALİ BABACAN ve ekibinin, bilgi donanımı ile güzel ülkemize ekonomik,sanayii, siyasi anlamda uluslar arası düzeyde kaybetmiş olduğu itibarını tekrardan kazanmasına vesile olacaktır. Daha aydınlık bir gelecek için, ülkemize çağ atlatacak sağlam adımlar için DEVA PARTİSİ etrafında toplanmak tüm asli vatandaşlarımızın görevidir. Hep beraber, ülkemiz için, aydınlık bir gelecek için DEVA PARTİSİ... Saygılarımla.

22.04.2020 14:51

0
Faris Yüce Batman , İşçi

- Ortaokul 7. Sınıfta okuyan bir oğlum var...Bugüne değin ona aş verdim ,sevgi verdim, ilim verdim....Lâkin hakkı olan memleketi ona henüz veremedim... -Sayın Babacan'ın şahsında Deva Partisinin ,oğluma gönül rahatlığı ile bırakabileceğim bir Memleketi tesis ve inşaa edeceğine inanıyor ve bunun için dua ediyorum... --Bu güç şartlarda çıktığınız ,Milletin derdiyle dertlendiğiniz bu kutsî yolda sizlere üstün başarılar diler, yaktığınız bu meşale vasıtasıyla halka verdiğiniz umut için de bilhassa teşekkür eder, saygılarımı sunarım... --Atilla Kırbaş inş.müh. Amasya.

22.04.2020 12:27

0
Atilla Kırbaş Amasya , Mühendis

Bu millet; Yeni adliye sarayları değil ADALET! Yeni okullar değil kaliteli EĞITIM! Yeni israflar değil REEL EKONOMİ! Yeni UMUT TACİRLİKLERİ değil GÜVEN! Yeni Din bezirganlıkları değil AHLÂK! Yeni nefret tohumları değil SEVGİ! Ve Huzur İSTİYOR

22.04.2020 12:17

0
Abdulnur Bilginci İstanbul , İş İnsanı

Öncelikle hoşgeldin DEVA! Sayın Babacan'ın da vurgu yaptığı devletin her kademesinde israfın önüne geçilerek tasarruf yapılmasının gerekliliğini herkes gibi ben de gerekli buluyor ve çok önemsiyorum. Yalnız sayın Babacan'ın geçmişte bir parçası olduğu AKP'yle özdeşleşen "ele verir talkımı, kendi yutar salkımı" yaklaşımından dolayı insanların sadece söylemlere bakarak ön yargılarından kurtulup size oy verebileceklerini düşünmüyorum. Bu noktada inandırıcılığı sağlayabilmek adına söylemleri ve vaadleri somutlaştırmak büyük önem arzediyor. Nasıl ki bir çalışan adayından, yeni bir iş görüşmesine gittiğinde bahsettiği becerilerini, başarılarını örneklendirmesi isteniyorsa, ülkenin yönetimine talip olan partinin de vaadlerini gerçekçi temellere dayandırması, bakış açısını somutlaştırması beklenir. Dolayısıyla sayın Babacan'ın da, çok değiştiğini ifade ettiği cumhurbaşkanımız gibi değişmeyeceğini, sözlerinde samimi olduğunu, temel değerlerinden sapmadan milletimizin refahı ve mutluluğu için çalışırken adaleti ve liyakati önceleyeceğini garanti etmesi gerekir. Parti tüzüğünde bu konulardaki maddelerin değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez özellikte olması ikna edici olacaktır. Ayrıca yukarıda vurguladığım israfın engellenmesi, tasarrufa gidilmesi ve kaynakların verimli kullanımı konularında sayın Babacan'ın kendi yaşam tarzından kesitler paylaşılması, çevresindekilerin onunla birlikte çalışmayı neden istediklerini belirten röportajların yayınlanması da inandırıcılığınızı arttıracaktır. Örneğin sayın Babacan nasıl bir yaşam sürüyor? Evinde kullanılmayan eşyaları veya yenmeyen yemekleri nasıl değerlendiriliyor? Komşularıyla, ailesiyle, mahallesindeki esnafla, doğayla, hayvanlarla ilişkisi nasıl? İş ve özel hayatındaki arkadaşlarını seçerken nelere dikkat ediyor? Görüşlerimin faydalı olması dileğiyle, herkesin fikrini paylaştığı böyle bir platform oluşturduğunuz için tebrik ve teşekkür ederim. Saygılarımla.

22.04.2020 11:41

0
Semih Özaltın İstanbul , İş İnsanı

merhaba bilgilendirmeler için teşekkür ederim.Lütfen sayın Ali babacan benim gibi işsizlerin koronada iş bulma umudu tamamen bitenlerin sorunlarına çare bulsun.Hep markete yığılanları tvler haber yapıyor ama benim gibi işsiz vatandaş marketin yanından geçemiyoruz pahalılıktan dolayı ve bir çocuk beslemek zorundayım .Ne yapalım kötü yolamı düşelim hırsızmı olalım.kendisine Allah yardım etsin bizlerede .Bizlerin sorunlarını anlatırsa çok sevinirim .Başarılar Allah yolunuzu açık etsin inşallah

22.04.2020 09:40

0
Sevda Başboğa İstanbul , İşçi

Öncelikle herkese merhabalar.Sayın Ali Babacan’ı yıllardır takip ediyorum.Bilgi birikimi,Kişiliği,Dürüstlüğü ve Vatan Sevgisi ile ülkemizde bir siyasetçiden çok içimizden biri olarak gördüm.Kendisiyle tanışma fırsatı bulduğum bir ortamda ne kadar beyfendi ve içten bir insan olduğunuda orda anlamış oldum.Kendisinin ülkemizdeki yaşanan sorunlara çözüm bulacağından hiç bir şüphen yoktur. 1-Adil eğitim hakkı 2-kamu kuranlarına girişte adalet 3-Görevde yükselmede adalet 4-Atamalarda liyakat 5-Gelişmiş bir Sosyal devlet anlayışı 6-Özgür Basın 7-Eski sisteme dönüş 8-Terörün bitirilmesi 9-Ülkede üretimin artırılması 10-Tarım ve hayvancılığa önem verilmesi ve ülkede dahada yaygınlaştırılması 11-Devletin yap işlet devret modelini uygulamaktan vazgeçmesi 12-Sağlık alanında yenilikçi olunmalı 13-Spora ve sporcuya destek verilmeli.Ayrıca Federasyonlarda Adamcılığı ortadan kaldırmalı. 14-Ülkemizin kanayan yarası olan Eğitim sistemimizi kalıcı olarak değiştirmeli ve ülkemizin ve bölgelerimizin ihtiyacını göre eğitim sistemi düzenlenmelidir. Sayın Genel Başkanınız Ali Babacan beyin bunların hepsini düzelteceğine canı gönülden inanıyor ve bu süreçte yanınızda olduğumuzu bilmenizi istiyoruz.Saygılarımla...

22.04.2020 01:32

0
F Yücel Ankara , Öğretmen

Konuşamayan toplumlar fikir üretemezler. Fikir üretemeyen toplumlar ilerleyemez. Bu baglamda turkiyenin acilen konusan tartışan elestiren fikir ureten bir toplum haline dunusmesi lazim. Elestiriye tahammul edemeyen toplumlar dogru fikirleri bulamazlar. Bu baglamda demokrasi ve atilim partisine buyuk gorevler dusmektedir. Bu konuda daha şey yazabilirim. Sanırım muradimin ne olduğu anlaşılmıştır.

22.04.2020 00:20

0
Necati Atlı Şanlıurfa , Diğer

Karar tv de; 1-Kentsel dönüşümü nasıl yapacaksınız?2000 yılından önceki tüm binalar deprem yönetmeliğine uygun değil ve risk oranı yüksek yapı çok 2-Binalarda ses yalıtımı olmadığı için insanlar gürültüden şikayetçiler.Bu konuda hükümet hiç tedbir almadı.İnsanlar huzursuz. 3-Halen daha binalardan çanak antenler kaldırılamadı ve çamaşır asma olayı devam ettiği için kent estetiği berbat.Çamaşır kurutma makineleri özendirilmesi gibi projeler var mı? 4-Memurlarda ücret adaletini, adaletli görevde yükselmey ve kariyer uzman değilde görevinde uzman kadroları için vizyonunuz nedir, 5-Gelir düzeyi düşük insanlar için yardım projeniz nedir 6-Tarım halen eski usul yapıldığı için rantabl değil.Bu konuda bilim kurulu kuracak mısınız? 7-Sanayi esnafı sahipsiz.Çalışma koşulları, yemekhane, sağlık merkezi ve belediye ve üniversite işbirlik konusuna çözüm var mı? 8-Vergiler çok çeşitli ve insanların belini büküyor.Çalışanların gerçek maaşlarının bldirilmesi ve realiteye uygun vergi düzenlemeniz nasıl olacak, 9-Vakıf üniversitrsinde çalışan akademisyen maaşı kamu ile eşitleniyor sma diğer çalışanlar rektörün insafına bırakılıyor.Bakış sçınız? 10-Ağız diş sağlığı merkezlerş yetersiz.Çözümünüz nedir? 11-Kamu emeklisi maaşları arasında uçurum var.Düzeltecek misiniz 12-Beledye meclisindeki partizancılığı nasıl önleyeceksiniz. Saygılar...

21.04.2020 23:31

0
Alpaslan Dündar Ankara , Yönetici

Allah yardımcınız olsun. Selam ve dualarımla......

21.04.2020 23:07

0
Adem Dik İstanbul , İlahiyatçı

Ülkemiz malum ekonomik olarak zorluk çekiyor kamuda ve özel sektörde israf çok var özellikle kamuda daha fazla olduğunu görüyoruz ülkenin en küçük içindeki vali en küçük ilçe kaymakamamının makam araçlarının değerleri malum tabiki devlet büyüklerimizdir binebilirler ama milyonluk araçlara gerek olmadığını görebiliyoruz halk olarak avrupada veya diğer gelişmiş ülkelerin cumhurbaşkanları başbakanları bile kuruma bisiklet ile veya düşük modeli araçlarla gidiyorlar bizim ülkemizde neden olmasın vali kaymakam motora düşük modeli araca binse eksilirmi halk saygı mı duymaz duyar bal gibide duyar duyarız biz halkız vatandaşı valimiz kaymakamız devleti temsil eder biz bindiği arabaya göre onlara saygı duymuyoruz devleti temsil ettikleri için saygı duyuyoruz be duyacağız lütfen sadece araçlar için değil bazı devlet kurumlarının müdürlerin odaları 60, 90 metrekare odası olan var alt tarafı bir çalışma masası ve karşısında 2 sandalye nedir bu israf koskoca japon imparatorunun odasını gördü bu halk bizim cumhurbaşkanımızı o odada tahta sandalyede misafir etti ve kendiside o sandalyeye oturdu biz israfa devam ettiğimiz sürece önünü kesip üretime geçmediğimiz sürece bu ekonomik sıkıntılar problemler olacak bunu herkes biliyor Deva partimizden istediğimiz bu israfın önüne Babacan başkanımızın dediği gibi bunlar hallolur diyor bence inanıyorum ki halolacak size güveniyoruz ve sonuna kadar destek vereceğim artık o araçları o odaları görmek kanımıza dokunuyor biz gençler olarak bu kadar işsizliğin içinde onları bu arabalar ile gezerken o geniş odalarda otururken görürken içimiz acıyor biz gençler o makamlara gelirsek ileride biz istemiyoruz o arabaları odaları biz tahta sandalye istiyoruz biz düşük model araba istiyoruz yeterki ülkemiz gelişsin ekonomik olarak büyüsün varsın biz lüks arabaya binmeyelim büyük odalarda oturmayalım teşekkür ediyorum bize buraya özgürce yazma hakkı verdiğiniz için saygı ve sevgilerimizle.

21.04.2020 21:25

7
Beytullah Savcı Ordu , Muhasebeci

Eşitlik adalet fakiri benimseme rahat bir hayat standardı sunma tüm türkiye ye zengini zengin etmeme fakiri hor görmeme allah için bu alanlara dikkat değişik bi pati olsun ben olsam tüm kesimi kucaklar fakire ihtiyaç sahiplerini önemser her bölgeden akil insanlar yerl halktan olacak toprak ağası zengin değil fakiride olacak şekilde çıkar kar gütmeyecek insanlardan oluşmalı dürüst samimi temiz siyaset önce fakir sonra zengin i benimsemek öyle bi ülke olsun ki herkes allah razı olsun desin sorunsuz bir ülke tüm komşularla dost bayrağını toprağını benimseyen ölmek için tereddüt etmeyen güneydoğu alt yap üst yapı istanbul standartlarında olsun bakın kimse şikayet edermi işsizlik eğizim acil çözülmesi gerekenler

21.04.2020 15:07

0
Nusret Uygur Mardin , İşletmeci

Bugün ülkemizin ekonomi başta olmak üzere her alanda bir çok sorunu var.Fakat bütün bu sorunların temeli aynı noktadan kaynaklanmakta: Liyakatsiz insanların iş başına getirilmesi.Gençlerimiz özellikle tek çareyi okumakta bulan ve ilkokuldan üniversiteye kadar dirsek çürüten,gecelerini gündüzlerine katıp ders çalışan,kendini geliştiren başarılı gençlerimiz sırf belli bir gruba mensup olmadıkları, ''dayıları olmadıkları'' için yazılı sınavlarda çok yüksek puan almalarına rağmen mülakat denilen,hakkaniyete aykırı,kul hakkı yenen uygulama ile elenmekte onların yerine hak etmeyen başarısız insanlar alınmaktadır.Hakim-Savcılıktan polisliğe, öğretmenlikten en alt kademedeki memurluğa kadar her aşamada torpil uygulanmakta. Neredeyse her üniversite okumuş gençlerin dörtte biri bu haksızlığa uğramakta. Bunun sonucunda da başarısız insanlar hak etmedikleri makamlara getirilmektedir. Haliyle bu makamları da yönetememektedirler. Demokrasi ve Atılım Partisinin çok yakın zamanda iktidara geleceğine gönülden inanıyorum. Fakat bunun için bu kadro hareketinin bozulmaması ve söylemlerinden taviz vermemesi gerekmektedir. Özellikle bu hukuka aykırı uygulamalara son verileceği, kimsenin hakkının yenilmeyeceği, işin ehline verileceği halka daha çok anlatılmalıdır. Sayın Ali BABACAN, Mustafa YENEROĞLU ve Medeni YILMAZ bey gibi insanların sayısının arttırılması sayesinde parti daha çok destek bulacaktır. Ayrıca gördüğüm bir hususu da belirtmek isterim. Sayın YENEROĞLU'nu uzun süredir sosyal medyada takip ediyorum.Kendisinin söylemlerini çok beğeniyorum. Kendisinin ekranlarda daha çok görülmesi parti adına faydalı olacaktır.Fakat sosyal medya biyografisinde Demokrasi ve Atılım Partisi bilgisi yer almamaktadır.Kanaatimce tüm parti mensupları sosyal medya hesaplarında parti ismine yer vermeli her paylaşımlarının altına da unvanlarını,parti ismini ve partideki görevlerini yazmaları, bu aşamada partinin mensuplarının bilinmesi ve adının daha çok duyulması adına faydalı olacaktır.Saygılarımla.

21.04.2020 14:50

0
Sedat Ökdem Mersin , Avukat

Öncelikle kendimizi ifade etmemize olanak sağladığınız için teşekkür ederim. Türkiye'de kültür ve sanat günden güne ölüyor. Bir roman ve öykü yazarı olarak halkın gözünde bilimin, kitabın ve sanatın günden güne itibarsızlaşması beni derinden üzüyor. Hayatımıza önem ve değer katan sanat faaliyetlerini ülkemizde icra etmek neredeyse asgari ücretle yaşamak kadar zor. Sanatın halktan uzaklaşmasının yükünü vatandaşın sırtına yükleyemem elbette. Yıllardır istikrarla düşen ve düşmeye devam eden alım gücü ve Türk lirasının değeri insanlara minimum yaşam seçeneğinden başka bir şey sunmuyor. Dolayısıyla boğazından kıstığını da başka yerlere yatıramıyor. Orası sizin düşüneceğiniz ve kafa yoracağınız iş. Benim meselem halkın daha bilinçli ve kültürlü olması. Ülkemizde bir kitabın ortalama fiyatı on beş lira civarı. Hele daha yeni çıkan bir kitapsa yirmi beş, hatta otuz liradan aşağı olmuyor. Bu durumda da kitap okumak isteyen bir kişi de ister istemez bunalıyor. Umarım yeni oluşumunuz bu pahalılığa bir son verir ve ülkemizde devlet eliyle kitap okumak yaygınlaştırılır. Bunun sözünü isteyemem ama her semte Eminönü Kitapçısı, Karaköy Kitapçısı, Kadıköy kitapçısı gibi yerel ve hesaplı kitap kafeler açılır. Ben mesela Eminönü Kitapçısına gitmek için bir saat yol gitmek zorunda kalıyorum. Ben yine şanslıyım, ilçesinde kütüphanesi olmayan binlerce insan var. Ben öyküler ve bir roman projemi bu karantina sürecinde hızla devam ettiriyorum. Türkiye'de yayınevleri öyle kurnazlaşmış ki alanlarının resmi dolandırıcıları haline gelmişler. Kitap yazmaktan çok "nasıl bastırabilirim acaba?" diye düşünüyorsam ciddi bir sıkıntı var demektir. Daha basılı bir eserim yok diye bir kuzu gibi kurtların arasına düşmekten korkuyorsam bir sıkıntı var demektir. Kısacası; Türkiye'de kitapların, sanatın, bilimin ve özellikle eğitimin yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Bilinçli bir nesil ile her şeyi başarabilir, bilgili bir toplum ile görünen ya da görünmeyen her düşmanı alt edebiliriz.

21.04.2020 02:00

2
Burak Er İstanbul , Serbest Meslek

Tarım ile ilgili önemli çalışmalar yapılmalı ha keza hayvancılık. Ayrıca, şunu da belirtmek istiyorum zamanında iyi eğitim alamadığım bir durum vardı elimden gelenin en iyisini lise sonra bir öğretmenim bana anlatması ile oldu şimdi İngilizce okuyorum amacım şu, kırsal kesim çok uzak aile kısıtlaması ile dolu öğrendikleri yer İnternet vs bu genellikle boş vakit harcama etkinliği bazıları azimli vs. Ama dediğim gibi orası Batıya uzak oraya yatırım yapılmasını istiyorum. Ayrıca üye olmak isteyip çekindiğim nokta aidat kısmı oldu ona anlam veremedim. İlk defa bu denli heyecanlı hissetiğim ve beniö gibi basit insanların sözleri duyulur veya bende bşr şeyler yapabilirim dediğim yer burası. Sağ sol olaylarını anlamdıramayıp onla aldanmakta istemiyorum istemiyoruz. Adelet, hukuki, eğitim, tarım, inşaat kısıtlaması, dürüstlük, ekonomi vs vs bunları ve en önemlisi de iç ve dış politikte birileri olamsın istiyoruz. Sevgiler

20.04.2020 23:24

7
Hüsna Kuzucu İstanbul , Öğrenci

Demokrasinin ve geleceğin bayraktarlığını yapacaklara saygı ve sevgiyle başlamak istiyorum. Bu aziz milletin bir genci olarak gençlere yapılan yatırımlarda eksiklik hissediyorum. Gençlerin kendini kültürel alanda geliştirmesi için yeterince imkanın sağlanmadığını düşünüyorum. Bazı ülkelerde gençlere sadece kültürel alanda kullanılmak üzere kart ve benzeri ödeneklerin sağlandığını görürken ülkemizde ise çoğu gence uzak kalmış gençlik merkezleriyle yetiniyoruz. Bende bir genç olarak kültürel olarak gelişmek için niye yeterince olanağa sahip değiliz diye düşünüyorum. Bir diğer konu ise gençlerimizin çoğunun bulunduğu eğitim kurumlarında da büyük eksiklerle karşı karşıyayız. Ben bir üniversite öğrencisi olarak üniversitelerin yapılma amacının şehrin ekonomisini kalkındırmak, kentsel yayılımını genişletmek için degil de nitelikli eğitim veren geleceğin yaşamına yön verebilecek gerçekten düşünebilen ve üreten gençlerin yetiştirilmesini istiyorum. Ama maalesef gençlerimizin çoğu eğitimdeki bu boşluk sebebiyle bilim ve kültür merkezlerinin çok az neredeyse hiç olmadığı fakat caddelerinin kafe ve tüketime bağlı sektörlerin hınca hınç doldurduğu sözde üniversite şehirlerinden bir şekilde üretim ve düşünmeye dair çoğunun hiçbir fikri olmadan bir şekilde mezun oluyor. Benim sizlerden istediğim ise hazineniz olan gençlerinize sahip çıkıp kültürel ve eğitim alanında bu gençler için altyapının biran önce kurulmasıdır.

20.04.2020 20:47

13
Ömer Bal Ordu , Öğrenci

Demokrasi, adalet ve özgürlük mücadelemizde yerel siyasetin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Deva Partimiz ülkemize hayırlı olsun.

20.04.2020 16:27

0
Enes Uyar Kütahya , Öğrenci

Öncelikle demokrasimiz adına çıktıgınız ve ilk adımı attıgınız bu yolda basarılarınızı temenni ediyorum.. Partinizin ilk kurulus tanıtımını izledim, ardından kurucu üye kadrolarına baktığımda, “ ya dedim işte gençler, işte genç kadrolar” bizi ileriye taşıyacak kişiler belki bu kadro olabilir. Ben 33 yasında bir vatandasım, altını cizerek yazıyorum ben bir vatandasım. Benim siyasi görüşüm yok, benim dünya ve insani görüşüm var. Sizlerden talebim, yıllardır ayrışmaya yüz tutmuş, insan hak ve ilkelerinden el cektirilmiş toplumu bir araya getirmenizdir. Ekonomik durumlar degişir, çağ degişir, varlık yokluk her ülkenin zaman zaman basına gelmiştir. Ama insani degerlerimizi bir kere kaybettiğimizde tekrarını yakalamak ve elde etmek bir hayli zor olacaktır. Ali beyi ekranlarda görmek ve duymak son derece hoş, ve umut verici. En içten dileklerimle başarılar diliyorum, bir parti yada ideoloji olmaktan ziyade , bir çağ hareketi olmanızı öneriyorum. Saygılarımla.

20.04.2020 14:21

0
Murat Akbulut İstanbul , Özel Sektör Çalışanı

Türkiye bu haliyle gelişmiş ülkelerin çok gerisinde kaldığı görülüyor. Amerika sadece çiftçilerine 19 milyar dolar verecek. Avrupa ülkeleri 600 700 milyar euro destek paketleri açıkladılar. Ülkemizde asgari ücretle kit kanat geçinen milyonlarca kişi çıkarılan kanun ile 1170 tl alacaklar. Oysa işsizlik parası alsaydılar 1750 tl alacaklardı. Turkiyenin yeni bir atılıma ihtiyacı var ve bu atilim ancak demokrasi ve atilim partisiyle mümkün olacak. Bu arada demokrasi ve atilim partisi hakkında toplum nezdinde bazi iddialar ortaya atilacak. Parti bu tür söylemlere karşı politika geliştirmesi lazım. Insan icin en degerli sey ozgur olmasidir. .

20.04.2020 02:19

0
Necati Atlı Şanlıurfa , Diğer

Vaka Sayısı bir ile başlayıp şu an 86 bine ulaşmasında ileri seviye de önlem  alan çok değerli yöneticilerimizi tebrik ediyorum Dışarda ne kadar varsa alıp alıp getirdiniz Çıktığı yer olan Çini bile solladık yani hep kötü yönde birilerini sollamak zorunda mıyız Anladığımız kadarıyla ekonominin genel bir sokağa çıkma yasağını kaldıracak halde olmadığını da görebiliyoruz en azından artık işi olmayana tamamıyla yasak getirip ürün çeşitliliğini artırmak ve diğer ülkelere olmayan yardımları göndermek yerine iç problemimizi görüp dışa olan gönderileri ücretli bir hale getirsek zaten bizim doğal kaynaklarımızla zengin olan abd avrupa vb ülkelere  ücretsiz yardım etmenin anlamı nedir? Lütfen kendimize gelelim aklın yolu birdir deyip ülkemize katkısı olacak her yönlü fikir ve birliğe açık olalım bir elin nesi var iki elin sesi var toplumun tüm taraflarını kapsayacak yeni bir anlayış ile hareket edelim sadece zengini savunan bir sistemi lütfen reddedelim uçak pistlerinin kenarında onca alan varken etrafında bina varken kalkıp milyarlarca dolara mal olmuş pistleri üç beş kazanmak için yanlış kararlara alet etmek bize sadece kayıp ettirecek. Kiraları ve faturaları geçici olarak kaldırıp  maliyetleri azaltmaya yönelik lütfen önemli adımlar atalım lütfen vermeden almak ALLAHA mahsustur. Bunun farkına varalım. Bugün de sadece kendi aklımızı beğenecek isek istişarenin insanlığın ilerleyişimizin ne anlamı kalacak Sayın Genel Başkanı da buradan ayrıca tebrik etmek istiyorum üslup güzelliğiniz gittikçe ülkemize yayılıyor en azından size bakarak insanın içerisindeki umut eksik olmuyor tekrar teşekkür ederim en yakın zamanda buluşmak dileğiyle iyi çalışmalar Yolumuz Açık olsun...

19.04.2020 23:32

0
Halil İbrahim Demir Diyarbakır , Özel Sektör Çalışanı

Öncelikle kendimizi burda ifade etmemize olanak sağladığınız için başta DEVA partsi Genel Başkanı sn. Ali BABACAN ve DEVA partisinin yetkili kurullarına şükranlarımı sunarım.. Bugün uzerinde durduğum konu Türkiyede bazı aksaklıklar.. 1) kamu hizmetlerine girmede eşitlik 2) internet ile ilgili yapılması gereken adımlar. 1) kamu hizmetlerine girmede ehliyet ve liyakat kavramına dikkat edilmeden, hak edenin hakkı teslim edilmeyen eş dost adam kayırmanın olduğu bir sistemle karşı karşıyayız. Kendimden örnek vereyim 8 tane kurum sınavını başarı bir şekilde geçtiğim halde mülakattan elendim.. bu sınavların bir çoğunuda dereceyle kazandım..97 puan alanı eleyip onun yerine 73 puan alanı göreve getirirseniz burda bir haksızlık, burda bir adaletsizlik vardır.. Anayasada yer alan herkesin kamu hizmetine girmede eşit olduğu hükmünün varlığına ne yazıkki iktidar partisinin uymadığı aşikardır. Özelikle yıllarını verip masa başlarında dirsek çürüten kardeşlerimizin emeği hiçe sayılıp sınavsız memuriyete geçişte diyebileceğimiz "istisnai memuriyet" yoluna siyasi iktidarın başında bulunanların eş dostlarının bu yolla memur olmaları milletin vicdanına derin bir yara açmıştır.. DEVA partisi iktidarında mülakatları kaldırmanızı ve istisnayi memuriyeti kimsenin sınavsız bir şekilde memuriye geçmesinin alternatif yol olarak kullanmasına müsade etmemenizi rica ediyorum.. 2) Günümüzde internetin artık insanların temel bir ihtiyacı olduğuna hepimiz hem fikiriz. İnsanımızın bilgiye erişiminin en pratik yollarında biri de internettir. İnternetin kullanılması ve internette bilgiye erişimin temel insan hakkı olduğunu kabul edilmesi ve bunun anayasal bir hak kavramına getirmemiz önemlidir.Neden anayasal bir hak , neden temel insan hakkı olarak kabul etmeliyiz? Çünkü bazı sebeplerden dolayı internetin kullanılması ve internet üzerinde bilgiye ulaşmada çeşitli sebeplerle siyasi iktidarlar tarafında kısıtlanabiliyor. Bu kısıtlamalar insan haklarının ihlali anlamına gelir.

19.04.2020 22:40

0
Hakan Aktepe İstanbul , İş İnsanı

Oncelikle saygilarimi ve desteklerimi sunarak baslamak istiyorum. Genel baskani bircok platformda dinledim ve fazlasi ile takip ettim,lakin platformlarin tumunde sayin baskanin kucaklayici birlestirici konusmalarinin sokaga gerekli sekilde yansimadigini fark ettim. Size fark ettigim konulari madde madde siralamak istiyorum; -fatih altayli ile teke tek programinda genel baskanin parti ve partililerin isimlerinin sokaga ne kadar indigini,insanlarin hayatlarina ne kadar yaklasabildigini,diger insanlara ne tip bir gelecek vaat ettigini soylemedi,altaylida cok ustelemedi zaten. -T 24 teki programda sayin genel baskanin en rahat oldugu program oldugunu dusunuyorum,konusmasi bolunmedigi icin, ordada iscilerin,ev hanimlarinin,ogrencilerin,is kurmak isteyen insanlarin gelecegine dair vaatlerini duyamadik,bakin arkadaslar insanlarin duymak istekleri yine ortada yok. -ogrenciler ile yapilan soru cevap sohbetinde mevcut ogrencilerin masallahi var hepsinin tabiri caiz ise tuzu kuru arkadaslar,ekonomi dediler,hukuk dediler,global dunya vb ornekler cogaltilabilir,aksam evine giderken eli bos olan yirmi milyon babanin umrunda olur mu sizce hukuk ekonomi konulari ? Olsa memleket bu halde olurmuydu ?devam edelim.. -ismail kucukkaya ile calar saatte bir cok defa lafi bolunmesine ragmen genel baskan tekrar birlesmekten kucaklasmaktan vb konulardan ekonomiden bahsetti bence baskan konulari daha derinlemesine islemeli, yani ekonomiyi nasil duzeltecegi 83 milyon insanin umrunda degil emin olun degil..hepimiz ekmek,iş,araba,ev derdindeyiz hukugu,ekonomiyi,basin ozgurluyunu duzeltecek olanlar toplumun %10 luk kismi geri kalan %90 aksam ac kalmaktan,evden atilmaktan,kombiden,komurden,giyiminden kisan kisim yani bize bunlari vaat etse yeter.. Yazmak istedigim bir cok konu var.. -hatirlarmisiniz Cem Uzanin siyasete girisini ; MAZOT 1 TL OLACAK!! diye bagirmisti.. ulkenin gundemi oturdu bu soz.. - Konunun ozune gelelim bu mesaji okuyan arkadasim ne yap et baskani uyar !

19.04.2020 20:43

0
Ersel Can Hatay , Serbest Meslek

Okumaya Devam Edin

Sayfaları aşağıdan numara seçerek geçebilirsiniz.