Serbest Kürsü

Görüşlerinize Değer Veriyoruz

Demokrasi ve Atılım Partisi olarak ülkemizi daha güzel günlere kavuşturmak için yola çıktık. Dilerseniz siz de “Serbest Kürsü”ye görüşlerinizi yazabilirsiniz..

Bende herkes gibi Ankara'da bir dayı arayışı içine girmek istemiyorum Bir Şırnakli olarak,akp bin Şırnak'ta neler yaptığını biliyoruz onlar seçim falan kazanmadı zorla kazandı Girin halkın için halkala bütün olun, Derdiniz bireyin refah seviyesini yukstmek olsun Kimse devleti elimizden alamaz Önemli olan refah seviyesi yüksek olamasi Millet aç

08.05.2020 22:59

0
Sihat Gündüz Şırnak , Çiftçi

ülkemiz için en iyisini, en güzelini yapmak hedefi ile düşüncelerimizi merak edip bizlerin yazdıklarını değerlendirmeniz, çıktığımız bu yolda atılan çok güzel bir adım ve başlangıç olacak. Bundan da anlaşılıyor ki Deva çoğulcu ve demokrat bir yapı ile düşünmektedir. Yazılanları okuduğumuz zaman anlıyorum ki, bu ülkenin akla veya paraya ihtiyacı yoktur. Bunların hepsi ve fazlası ülke insanımızda bulunmaktadır. Birilerini eleştirip durarak varacağımız bir hedef yoktur. Bizim; dürüst, vatan sevgisi olan, tarih bilinci bulunan aklı başında samimi ve alçak gönüllü bir liderimiz olmalıdır. Sayın Babacan'da bulunan ekonomik ve siyasal bilgilerin eşliğinde bu değerleri de katınca tam da şuan ülkemiz için ideal bir lider görüntüsü oluşturmaktadır. Gerek tarım alanında, gerek teknik alanlarda yapılacak birçok iş olması yanında en önemli olarak gördüğüm ikilik üzerine bölünmüş olan insanların birleştirilmesidir. Şuan ki siyasilerin "ya bendensin ya düşmansın" siyaseti bitirilmelidir. Aynı zamanda halkımızın refah seviyesi bir grup dışında yerlerde gezmektedir. Tüm bunlara ve daha fazlasına Deva olacak bir siyasi hareket olarak gördüğümüz Sayın Ali Babacan Hareketi ile yürümek bizlere mutluluk vermektedir. Muhtaç olduğumuz kudret, damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur! Allah yar ve yardımcımız olsun ....

08.05.2020 22:00

1
Şahsuvar Dulkadiroğlu Ankara , Serbest Meslek

Ankaralı olmamdan dolayı, Çıkrıkcılar çarşısı esnafı bir babanın oğlunun başarıyla ekonomi bakanlığı-dışişleri bakanlığı Ab baş müzakereciliği, başbakan yardımcılığı görevlerinde bulunması beni sevindiriyor ve daha dikkatli takip etmemi sağlıyordu. Bu dönemde Ekonomi iyi bir ivme kazanıyor,büyüme oranları yüksek seyrediyor, IMF ye borç bitiriliyor, enflasyon tek hanelere iniyor, Avrupa birliği müzakereleri iyi gidiyor fasıllar açılıyor, ülke tek başına iktidarın verdiği güven ortamıyla huzura kavuşuyordu, vatandaş bu nedenlerden dolayı seçimlerde istikrarı tercih etmiş bir kez daha sandıktan aynı parti tek başına iktidar çıkmıştır. Ama gelin görün ki İlerleyen dönemde ülke yönetiminde bir şeyler ters gidecek, cumhurbaşkanlığı başkanlık sistemine geçilmesiyle, parlamenter demokrasi yara alacaktır. Tek başına alınan kararlar, her şeyi ben bilirim kimseye danışmam, benim dediğim olacak vb tavırlardan Ali BABACAN bey ve onun gibi düşünenler rahatsızlık duymaya başlayacak ve kendi ifadesiyle aile içerisinde bu yapılanların yanlış olduğunu bakanlar kurulunda, mgk da, parti kurullarında ülkeye zararları olacağını iletecektir. Ama tüm bu iyi niyetler karşılık bulmayacaktır. Hal böyle olunca Ülkenin yeniden kendi mecrasına dönmesi elzem olmuştur. DEVA partisi temelleri işte bu koşullarda atılmıştır. İlk önce durum sapması yapılacak alanında liyakat sahibi donanımlı kişilerden çalışma grupları oluşturulacak, aylarca ülkenin her konudaki aksayan problemleri için DEVA'lar aranacak bu yoğun çalışmaların sonunda ortak akla dayanan, veriye dayanan bilime dayanan detaylı çalışmalar ile parti tüzüğü, parti programı, yol haritaları, ilkeler ve değerler ortaya çıkacaktır. Toplumsal, ahlaki sorumluluk taşıyan,ülke için bir seyler yapmak gerek diyen amatör ruhlu kadrolar ortak İlke ve değerler etrafında toplanan toplumun her kesiminden insanların emeği ile DEVA partisi kurulacaktır.. Bu güne gelince şimdi partinin vereceği her görev için sabırsızlıkla bekliyorum. Saygı ve selam

08.05.2020 19:33

1694
Mahmut Kara Ankara , Yönetici

Merhaba. Bugünkü genel durum biz gençleri umutsuzluğa yöneltmektedir. Liyakat işe alımlarda önemini yitirmiştir. Paramızın değeri gün geçtikçe değer kaybetmektedir. Hayat pahalılığı giderek artmaktadır. Önceleri tekstil, tarım ve turizm alanlarında ülkemiz ilk sıralardayken bu alanlarda giderek geriye gidilmektedir. Katma değeri yüksek ürünler ihraç edilmemektedir. Betonlaşma hareketi ülkenin değil bir kesimin ekonomisine fayda sağlamaktadır. Adalet konusunda toplumun büyük kesimim tarafından endişe duyulmaktadır. Eğitimde tek tip birey yetiştirmeye çalışılmaktadır. Aynı durum medyada da görülmektedir. Yanlış özelleştirme politikalarının faturasını vergilerle halkımız ödemektedir. Uluslararası arena da yalnızlaşan bir Türkiye vardır. Bu arenadaki hatalar mülteci konusundaki problemlere de yol açmaktadır. Siyasi alanda liderler arası diyalog kapısı kapanmaktadır. Bu vaziyetleri gören eser ve bilim üretmek isteyen gençler çareyi beyin göçünde aramaktadır. Deva Partisi bu kötü gidişe parlamenter sisteme geçerek, adalet ve liyakat anlayışını geri getirerek, akılcı liberal politikalarla ekonomiyi kalkındırarak , dış işlerde itibarı arttıracak şekilde uyumlu politikalar güderek ve gençlere hak ettikleri değeri vererek son vermesini umuyorum. Şu ana kadar gördüğümüz kadronun ve doğru şekilde seçilecek olan teşkilat üyelerinin buna malik olacağına gönülden inanıyorum.

08.05.2020 18:38

1
Onur Uçar İstanbul , Öğrenci

Yalan ile , İftira ile , Karalama ile üzerine gölge dahi, düşürülemeyeceğini öğrendiğimiz Liderdir. 🌱💧 DEVA PARTİSİ 💧🌱 Genel Başkanımız Sayın Ali BABACAN ✅Donanım ✅Hoş Görü ✅Saygı ✅ Dürüst ✅ Adil ✅ Şeffaf Biz onu bu milleti ve vatanını çok sevdiği için çok sevdik..

08.05.2020 13:09

0
Abdulnur Bilginci İstanbul , İş İnsanı

Can havli, cehaletle; Umutlar, güven kaybıyla; Geçim derdi, çaresizliklerle; Birlik, bencillikle; Beraberlik, ilk fırsatta kurnazlıkla; Cesaret, ahmaklıkla; Eleştiri, terbiyesizlikle; Adalet, kayırmacılıkla; Dürüstlük, yalakalıkla; Gerçekler, korkutmayla; Karlılık, acımasızlıkla; Zenginlik, gösterişle; Gıda güvenliği, ithalatla; İyi niyetler, ahlaksızlıkla; Etik değerler, güçlünün haklılığıyla, kibirle; ve Sağlık, fırsatçılıkla MALÜL ve MAĞDUR edilmiştir. Her şey bir gün geçer de, bedeller de ödenir; gelin görün ki, bu güvensizliği tamir etmeden millet olmaktan, toplum sözleşmesinden nasıl söz edebiliriz? Kucaklanmak zorunda olan, ama herkesi tekmeleyen bir çocuk gibiyiz. Akıl, İstişare, Güven, Adalet, Zenginlik, Eğitim, Katılım, İcraat ve, en önemlisi, her seviyede icranın OBJEKTİF DENETİMİ sonucu ödül/ceza mekanizmalarının yerli yerinde olduğu özgür ve kardeşçe bir yaşamı gerçekten kurabiliriz. TC Kimlik numaranız ve eylemlerinizden başka hiçbir değerlendirme kriteri olmayan bir devlet çatısı altında, tüm farklılıkların zenginlik olarak görüldüğü bir toplumda yaşamayı çok özledim.

08.05.2020 11:33

3
Levent Yeşilpınar İzmir , Özel Sektör Çalışanı

Merhaba, DEVA partisi'nin genel başkanı sayın ALİ BABACAN'I sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Bugün burada hep beraber Türkiye de yeni bir siyaset sayfasının açılmasına yeni bir yürüyüşün başlamasına şahitlik ediyoruz. İyi niyetler ve temiz duygularla bu millete ve insanlığa hizmet etmek için bir araya gelmiş olan bu kadro, yürekten inanıyorum ki Türkiye’nin geleceğini inşa edecektir. Herkesin özgürlük içerisinde ve hakça paylaşıma sahip bir ülkede yaşadığı Türkiye’yi oluşturmak bu kadrolara nasip olacaktır. Allah'ın izni ile salgın sonrası adana il teşkilatinda oluşacak kadroda ben ve ekibim olarak yer almaktan gurur duyacağımızı belirtmek isterim. Allah yolunuzu açık etsin, gününüzü aydınlık etsin, geleceğiniz aydınlık etsin. Hepinizi Allaha emanet ediyorum, hayırlı uğurlu olsun.

08.05.2020 10:34

9
Ümit Macar Adana , Yayıncı

Öncelikle partinin biz gençler için ne kadar umut vaadetiğinin farkında olmanızı istiyoruz sizler bizim siyasi mecradaki son umudumuzsunuz ve bizleri en iyi şekilde temsil edeceğinize canı gönülden inanıyoruz ama partinin özellikle sayın başkanımız Ali Babacanın medyadan bu kadar uzak kalması bizleri bu Zor günlerde tedirgin ediyor özellikle onun gibi ülke ekonomisine profesyonelce çözümler üretebilen bir akla ve yıllarca ülke ekonomisini çok başarılı bir şekilde yürütebilen başkanımızın fikirlerine ülkece ihtiyaç olduğu kanaatindeyim.bu zor günlerde partinin , ülkeyi bu pandemiyi daha az zararla nasıl atlatılabilir konusunda göstereceği misyon ve hedefler hem partinin tanınırlığı arttıracağını hem de partiye vizyon katacağını düşünüyorum.

08.05.2020 05:21

1
Süheyp Zamur Mardin , Öğrenci

Oncelikle milletimizin ve tum Islam aleminin ramazan-i serifi hayirli olsun diyorum. Anadolu Ajansi yazmis dolar 7.20 olmus hala bize faiz lobisi saldiriyormus vatan elden gidiyormus, kimse vatanimizi bolemezmis. Millet issiz ac, cevap vatanimiz bolemezler. Ee maske dagitacaktiniz, sifre gelecekti, eczaneler verecekti, cevap vatanimizi bolemezler, bolemeyecekler. Polis sorsa masken nerede diye soylenecek tek soz Washinton'da, New York'da. Ekonomi cokuk duze cikacagiz bura cokommeli diyen Hazine Bakani. Dolar 4 lira ikende cokommeliydi duze cikacaktik, birileri saldiriyordu dolar oldu 7.2. Sayin Babacan ne guzel soyledi ulkeler size guvenmezse neden swap imkani versin, paranin karsiligina degerli bir sey koymadan para basarsan paran degersiz olur. Karsiliksiz para basiyorlar dedi hemde dun sabah soyledi. Maske yolladin diye swap imkani tanimazlar o ulkeler. Akilci, guven veren, ekonomiyi bilen, profesyonelce yonetmek nedir nasil yapilir bilen, diger ulkelere derdimizi anlatacak, diplomasinin anlasma sanati oldugunu bilecek Obi Van Kenobi' ye ihtiyacimiz var. Tek umudum sensin Obi Van Kenobi. Tek umudumuz sensin Ali Babacan. Tek umudumuz ol Deva Partisi. Maskem nerede, bu sefer de Mogadisu' ya gitmis. Haydi hayirlisi.

08.05.2020 04:05

393
Hakan Çelebi Ankara , Mühendis

Merhabalar, partimize gönül vermiş, ülke ve insan sevdalısı herkese selamlar olsun. Ben Ankara’nın Gölbaşı ilçesinin Karagedik mahallesindenim. Hayatımı serbest avukat olarak idame ediyorum. Bahsettiğim Karagedik Mahallesi, 1973’ten 2009’a kadar Gölbaşı ilçesine bağlı yaklaşık 5000 nüfuslu bir belediyeydi. Kendi kendine yeten, kasasında parası olan, borçsuz, hizmet etme imkanı yüksek ve güçlğ bir belediyeydi. Ancak 2000li yılların ortasında yürürlüğe giren yerel yönetimler yasası ile Gölbaşı ilçesinin sıradan bir mahallesi oldu ve belediyeliği gidip, sıradan bir köy olmak durumunda kaldı. Peki ne mi oldu ondan sonra ? Hemen hemen her partinin belde teşkilatı olan, Karagedik’te siyaset yok oldu, insanlar apolitik oldu, rutin belediyecilik faaliyetlerini alabilmek zorlaştı, yaklaşık 25 km uzaklıktaki Gölbaşı ilçesine ulaşım eskiye oranla zorlaştı ve en önemlisi göç başladı. 10 yaşındaki çocuk bile siyaset tartışması yapabilirken, bugün 25 yaşında bir genç siyasetten korkar ve anlamaz oldu. Bir zamanlar Ankara’nın en büyük belde belediyesiyken, her şey zorlaştı ve insanlar çareyi şehre göçmekte buldu. Ne oldu şehre göçünce? Tarım bitti, aileler ineklerini, tavuklarını sattı hayvancılık bitti, bağ - bahçe ekmek tarih oldu. Yani hem köy hayatı bitirildi, hem de siyaset tek düzeleşti. Karagedik’te 2009 yılına kadar her parti temsil edilirken, iktidar partisi mevcut gücünü de kullanarak, insanları kendisine bağımlı hale getirdi. Ve bu adeta insanlarda iktidar partisine destek vermezsek cezalandırılırız psikolojisinin oluşmasına sebep verdi. Yani yerel yönetimler yasası ile bir zamanlar ilçe olmayı bekleyen bir belde çöpünün toplanmasına sevinir oldu. Zira bir ilçeye eşdeğerken sıradan bir köyden farkı kalmadı. Yerinden yönetim destekleneceği yerde, ilçelere daha fazla yük bindirildi. Amaç neydi ? Amaç başta anlaşılmadı ama amaç mevcut sonuçlardı. İnşallah sayın genel başkanımız önderliğinde eski beldeleri eski günlerine kavuşturacağımız günler gelecek. Selam ve saygı ile..

08.05.2020 03:56

1
Kemal Yıldırım Ankara , Avukat

Gündemin çakma darbe söylemlerine boğulması kur hareketliliğinin, yönetim zaafiyet ve pervasızlığının, ekonomik yıkımın örtbas edilmesi operasyonudur. Darbe son seçimde yaşanan hezimettir. Bunun şoku atlatılamadığı gibi mevcut durum daha da fenadır. Bu noktada ekonomi mevcut hükümet tarafından düzeltilemiyecek halde iken menfaatlerine kullanabilecekleri suni gündemlerle ve krizlere ihtiyaç duyulduğu aşikardır. Gerçek gündemin; ekonominin, hukuğun, özgürlüklerin, liyakatin, yolsuzlukla mücadelenin, eğitim eşitliğinin gündemde tutulması memleketin ve halkın yararınadır.

08.05.2020 02:54

10
Engin Aslan İstanbul , Öğretmen

Tarım da ülkemiz büyük potansiyele sahip bir ülke olup yurtdışından almak ne büyük acı bir kaybimizdir. Öncelikle ülkemizin tüm toprakları baştan incelemeye sokularak topraklarımızda ki ham madde birikme verileri analiz edilmelidir. Sistemsel olarak çiftçinin gübre kullanımı kontrol altına alınmalıdır. Bu konu büyük kontrol zaafları ile doludur. Ülkede merdiven altı birçok tesis mevcuttur. Çiftçi mazot masraflarindan, işçilik,aracı,hal,pazar kavramlarının arasına kaybolmuş vaziyettedir. Baksanız çiftçimiz de 12 ay değil 2 3 ay çalışıp kalan zamanın da yatmak peşinde artık.Emeği çok olan çiftcilik özellikle yeni nesillerde dahil olmak uzere yetişmeyen bir meslek grubu haline gelmiştir. Mazot dolara,gübre dolara bağımlıdır.İsci bulmanın hergecen gün zorlaşması işçilik maliyetlerinin de artmasına sebep olmaktadır.Gubre de ülkemizde bazı madenlerin olmaması nedeni ile mecburi bir durumdur.Mazot masrraflari malum ülkemizde yeterli gelmemektedir.Ancak tüm bu sistemin baştan aşağı revize edilerek oluşturulacak bir sistemle çiftçinin de lojistik firmalarininda hal yapısının da vatandaşın da mevsimsel şartlar doğrultusunda kazançlı çıkması mümkündür.Sistemsel takiple aylık ve yıllık ithalat ve ihracat süreç yönetimini de tetiklemek,devletin boş arazilerinin değerlendirilerek hem iç pazara hem dış pazara oluşturulabilecek üretim mümkündür.Yerel olarak işçilik eğitim ve teknolojik yatırımlarla tetiklenmelidir.Zira üretim fazlası planlama ile azaltirilir,her mevsimde arazi alanı, ürün ortalaması yaklaşık belirliyor.Yurt içi ihtiyaç, yurt dışı ön görüşmelerle belirlenebilir.Ayrica mazot ve gübre bedelleri ile ilgili yapılacak bir çok standardizasyon girdi, çıktı analizini kolaylaştırır.Dogru istişare ve sistem bilgisi ile devlet kontrolünde yerelleserek ve her sene, her mevsim,nerede,ne üretilebilecek,ne kadar içeride,ne kadarı yurtdışına sağlanabilir tüm veriler belli iken halen neden bu konuda başarısız gerçekten halimize üzülüyoruz.Umarim başaracağız. İnanıyorum .

08.05.2020 02:35

0
Sercan Birincitoka Antalya , Mühendis

evet Türkiye'de çözülmesi gereken birçok sorun var. en büyük sorunlardan birisi de beyin göçü. özellikle başarılı gençlerin eğitim ve kariyerlerine yurt dışında devam etme arzusu hızla geniş kitlelere yayılıyor. ne yazık ki ülkemiz için faydalı olacak binlerce başarılı genç, bilim addamı ve akademisyen yurt dışına gitmeye devam ediyor ve bu konuda hiç bir önlem alınmıyor. bu sorunu tetikleyen en önemli unsurlardan birisi de işe alımlarda liyakatın esas alınmaması ve mülakatla işin ehillerine verilmemesidir. bu konuda gençlere ve başarılı beyinlere güven verecek bir ortamın oluşması şart. liyakatın esas alınması ve mülakatın kaldırılması şart. mezhebi, ırkı, dini, etnik kimliği ne olursa olsun başarının ön planda tutulması şart. ben DEVA partisinin gönüllü bir üyesi olarak bu konuda çok ciddi adımlar atacağımıza inanıyorum. Saygılarımla...

08.05.2020 02:34

2
Semra Dulkadiroğlu Ankara , Yazar

Enerji yatirimlarinin başında elektrik geliyor,rüzgar bölgesel olarak özel sektörün bilincinde talebe istinaden ve bu sektörde üretilen ülke içinde çok az üretici bulunmakta bunun da çoğu ham maddesi yine yurtdışına bağımlı,güneş enerjisine ragbetin artması dolayısıyla ülke içi üretim ciddi ölçüde arttı ancak burda da ham maddede ve ara malzemelerde yurtdışına bağımlı davraniliyor. Jeotermal ve doğalgaz sistemlerinde tamamen cihazlar yurdisina bağımlı.Tum bu sistemlerle ile ilgili ARGE yatırımı çok az , haliyle firmaların çoğu gelişimi değil kazancını esas alıyor.Bu da ülkemizin gelişimine çok küçük ve günlük katkılar sağlamasına neden oluyor. Ülkemizin sağlıklı ve kendine has bir stratejiden çok yurtdışı kopyalama huyundan vazgeçmesi gerekmektedir. Pil teknolojisi yani enerji depolama dünyanın geleceğidir.Bu konuda yurt içi yurtdışı sistemler için gelişim şarttır. Ayrıca iso,TSE gibi standartlar yurtdışı birçok ulke ürünleriyle karşılaştırıldığında 2. 3. sınıf ürün olarak görülmekte, standartlarına konusunda daha üst hedefler belirlenmelidir. Çevre şehircilik bakanliginda bulunmayan ürünlerin halen bulunduğu ve devlet alımlarında bir çok standart dışı yapının kazancı yüksek tutmak ve birçok kişi ve kurum yetkilisinin haksız kazanç sağlama yolları bulduğu bir sistemsizlik senelerdir ülke yönetme biçimi haline gelmiştir. Sistemlerin açıklarını arayan kurnazlık ve çıkar amaçlı yürütülmeye müsait tüm sistemler eksiklikleri detaylı değerlendirmeler ile kontrol edilebilir ve takip edilebilir hale getirilebilir. Bir çok yüksek kurul kurularak hem bölgesel hemde ülke olarak teknolojik hem de stratejik olarak alternatifler üretmeye açıktır. Yatırımcıların oluşturulabilmesi ülkemizin gelişimi için hem yurt içi hem yurt dışı çok önemlidir.Ancak yatırımcılar ülkemize güvenlerini tazeleyerek yurt içine dovizlerini yurtdışı bankalarından çekecek rahatlık ve güven ortamı sağlanmalıdır.Zira aslında en büyük sorunlarından biri budur.Bu da güven ve ülkemizin gelişimi için önemlidir

08.05.2020 02:12

1
Sercan Birincitoka Antalya , Mühendis

şanlıurfa'dan merhaba saygıdeğer arkadaşlar,öncelikle bu platformun hayata geçmesinde emeği geçen ve fikren oluşmasında katkı sunanlara teşekür ederim,bireysel olarak özgür bir iradeyle katılımcılık fikir beyanı görüş sunulması partinin benimsediği değerlerin benimsenmesi ile bağdaşan bir çalışma ve çok önemli bir açık kanal. Fikirsel anlamda ilk oluşumdan bu yana ve partileşme sürecide dahil olmak üzere partiyi yakından takip etmekteyim,genel anlamda gözlemlediğimizde kurucular kurulu olsun partinin diğer birim ve organları olsun gerçekten inanmış ve samimi kendini katan çaba ve emek harcayan bir kadrodan oluştuğunu ve somut anlamda umut vaad'eden birikimli insanlardan oluştuğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Parti programını incelediğimizde,sadece siyasal anlamda başarı elde etmekten ziyada,ülkemizin eğitimden,sağlığa,ekonomiden tarıma ve benzeri bir çok alanda ülkemizin güçlü ve zayıf yönlerinin çok iyi irdelendiği üzerine çok ciddi çalışmaların yapıldığı uzun vadede ülkemizi ve dolayısıyla toplumumuzu iyi yönde güçlendirerek dönüştürmeyi hedefleyen,bütün problemli alanlarda makul ve uygulanabilir çözümler sunan bir parti programı ile karşı karşıyayız doğrusu,ülkemizin mevcut siyasi atmosferinden ziyade, demokrasi ve atılım partisinin siyasete toplumsal anlamda yeni ve doğru bir bakışın gelişmesi açısından ortaya koyduğu vizyon ve üstlendiği misyonla toplumun siyaseti algılama bakış açısında oluşacak yeniliğin öncülüğünü yapacağı aşikardır,ülkemizde güncel anlamda mevcut siyasi atmosferde siyaset üretmenin koşulları ve zorluğu ortadadır,hepimiz daha demokratik ve harcı katılımcılık olan bir ana akım medya olmasını temenni ederdik,mevcut gelişmelere karşı politika geliştirilmesi parti görüşünün ve düşüncelerin alternatif yollardan ve gerek sosyal medya ve diğer kanallardan ortaya koyulması toplumla iletişim açısından doğru bir stratejidir,il ve ilçe teşkilatlanmaları partinin değerleriyle bağdaşan arkadaşlardan oluşur inş,görev beklemekteyiz saygılarımla.

08.05.2020 02:07

3
Abdullah Sütpak Şanlıurfa , Yönetici

Kibir KOKANLAR!! Biz gideceğimiz YOLU da DAVA yıda DERMANI DA DEVA da BULDUK. TEMSİLCİ OLARAK SECECEĞİMİZ KİŞİLER SADECE CEPLERİNE AİLELERİNE EŞİNE DOSTUNA DEĞIL !HER KESIME FAYDALI OLMALILAR.ONA GÖRE !TERCIH LERIMIZI YAPALIM KI VEKALETCI OLDUKLARININ FARKINA VARSIN LAR.BIZLER HALK OLARAK ASIL OLANIZ .ONLAR SADECE BIZ VARSAK VARLAR. UFAKCI OLMAYALIM,GELECEGIMIZ OLAN GENÇ NESILLERIMIZE FAYDALI OLALIM.HEP ILERIYI ! HEP ILERIYI !DÜŞÜNELIM .ÇAĞDAŞ,MEDENI RENKLI TAM BAĞIMSIZ BIR TÜRKİYE IÇIN. BİRİLERİ ÇIKIP ŞAHSI MENFAATLERİ IÇIN KIMSEYE PEŞKEŞ ÇEKMEYE KALKMASIN !KİŞİNİN TOPLUMDA KARŞILIĞI VE FAYDASI VAR İSE ÇIKSIN ALANA. MEVKI , MAKAM ADAM İŞİDİR OMURGASIZLARIN İSI DEGILDIR !KİMSE KENDINI BIR HİNT KUMAŞI ZANNETMESIN. SON YILLARDA NEDENSE BİRİLERİ KANAAT ÖNDERI OLARAK TOPLUMDAN VE KURUMLARDAN KARŞILIK BEKLIYORLAR!!BU TÜR KİŞİLERE İTİBAR EDİLMEMELİ.GERÇEK KANAAT ÖNDERLERİYLE İLETİŞİM KURUMALI. BİRİLERİ PARTİLERİ TAKIMLARA DÖNÜŞTÜRMESİN ..KİMSEDE TRİBÜNE OYNAMASIN .MÜCADELE REAL OLMALI HER DERDE DEVA İLKESİNİ ŞİYAR ETMELİYİZ. YÖNETENLERİ körleştiren DALKAVUKLARDIR...!!!BİRİLERİNİN DÜŞTÜĞÜ HATAYA DÜŞMEMEK ADINA.

08.05.2020 01:43

433
Mehmet Şirin Toktaş Yalova , İş İnsanı

Ülkemiz vatandaşlarinin en büyük 3 ana ihtiyacı. Adalet, özgürlük, ekonomik şartlardaki yükselme. Var olan ekonomik şartlarda doların yükselmesi için yurt dışı kaynaklarından ülkeye dolar girişinin yapılması gerekmektedir.Bu yolla mümkün 1.si dışardaki ülkeler üzerinden ülkeye dolar girişinin devlet eliyle yapılması, ihracatı yükselterek ülkeye döviz sokarak mümkün. Ülkede tam anlamı ile milli ham maddesinden başlayarak yurtdışına tabi olmadığımız çok az ürün portföyümüz bulunmakta. En azından baştan milli bir sureç yaratana kadar ülkeye döviz söküp tamamıyla yurtdışına bagimlanmadan tam yerli ve milli sistemleri devreye almalıyız. Zira her daim döviz süreci kontrolümüzün dışına çıkmaya mahkumdur.Ayrica il il en verimli kaynaklar, yatırımcılar ile bir sistem yürüterek hem istihdamı hem de üretimi tetiklemek icap eder. Üniversitelerdeki mezun sayıları da bu portfoyde değerlendirilmeli ve istihdam açıkları da azaltılmalıdır. Meslek grupları ile ilgili çalışma yerlerinde standartlar azami fiyat zincirleri belirlenmelidir.Ayrica tüm şirketlerin ithalat fazlası olusturabilecekleri hale gelmesi ile ilgili ihracat süreç yönetimi sürecinde ülke yurtdışında desteklenerek ülkemizin güvenilir yatırım ve döviz sürecini devamlı suretle düzene sokulmalidir. Ülke olarak stratejiler belirleyerek hem günümüzü hem uzun vaadeli eylem planları oluşturarak çalışanı da işverenin de kıymetli hale gelecegi sistemin esası budur. Ülkedeki insan kaynaklarının ve tüm kaynak yönetiminden son kullanıcıya kadar ulaşması sürecinde veri analizleri oluşturulmalı, bu verilerin ilerlemesi ile ilgili master planlar ve yeni yatırım planları ülkenin stratejisi haline gelmelidir. Ekonomik kalkınma için teknolojik yatırımlar ile ilgili markalaşma ve yurtdışı süreç yönetimleri ile ilgili vizyoner üniversite özerk sektör dayanışması acilen planlanmalıdır.Tarim,turizm,sanayi,madencilik,enerji başta olmak üzere tüm sektörlerde torpilsiz gerçekte uzman ve ileri görüşlü yöneticilerle doğru kadro olusturulmalidir

08.05.2020 01:30

3
Sercan Birincitoka Antalya , Mühendis

Muhterem Beyefendiler, Hanımefendiler, Artık uyanın! ABD Doları bazında kişi başına düşen milli gelir 2008 yılı seviyelerine gerilemiştir! 1954 yılında ülkemizde kişi başına düşen milli gelir 170 ABD Doları iken aynı yıl Güney Kore'nin kişi başına düşen milli geliri 130 ABD Doları idi. Bugün Güney Kore'nin kişi başına düşen yıllık milli geliri 40 bin ABD Doları; ülkemizde ise kişi başına düşen yıllık milli gelir sadece 8 bin ABD Doları; yıllardan beri "orta gelir grubu tuzağından" çıkamıyoruz. Bunun en büyük nedeni 2002 yılından beri ülkeyi yöneten siyasi zihniyet ve bu malum zihniyetin muhterem Bahçeli Beyefendi gibi destekçileridir. Ilk demokratik seçimlerde muhterem Bahçeli Beyefendi ve onun zihniyetinde olanlar "sadece avuçlarını yalıyacaklardır." Nasıl geçmişte CHP, AP, ANAP ya da DYP gibi siyasi partiler seçimlerde -hiç beklemedikleri- yenilgileri almışlarsa, MHP ve AK Parti'de benzer akibeti yaşayacaktır. Ilk demokratik seçimlerde AK Parti + MHP ortaklığı sandığa gömülecektir. Demokratik çözüm:Yeni Anayasa. Ülkenin 1950 lerden beri içinde bulunduğu açmazdan (orta gelir grubu tuzağından) kurtulmasının yolu: yasama, yürütme, yargı erkleri arasındaki tam bağımsızlığın tesis edilmesi; en yüksek ve tek iradenin TBMM de olduğu, "çoğulcu parlamenter demokratik rejimin" oluşması için yeni Anayasa'nın “uzlaşma” ile hazırlanıp 2021 yılında halk oylamasına sunulması. Özetle, mevcut siyasi rejim ülkenin HAYRINA değildir. Mevcut siyasi rejim devam ettiği sürece ülkemiz hiç bir zaman "orta gelir grubu tuzağından" çıkamaz! Ve mevcut siyasi rejim devam ederse, ülke, popülist siyasilerce ve onların oligarşi ve plutokrasi yandaşları tarafından, yarı-otokrasiye, tam-otokrasiye, diktatörlüğe ve hatta despotik tiranlık rejimine doğru sürüklenebilir...

08.05.2020 00:44

5
Salih Onganer İzmir , Mühendis

Bizim tek eksiğimiz basının biz DEVA PARTİSİ olarak tam görmemesi bunun için de yapacağımız en güzel şey bir an önce il ve ilçe teskilatlanmasini tamamlayıp insanlara birebir anlatmak herkes kendi bölgesinde bunu yapmalı gerekirse il bazında basin desteğini alabilir. Ama en güzeli tasralarda birebir kendimizi anlatmak. saygılar

08.05.2020 00:10

1
Abdulvahit Şendul Hakkari , Diğer

Öncelikle herkese hayırlı ramazanlar. inşALLAH Dertlerimize DEVA olun. Ümitlerimizi boşa çıkarmayın zira bu milletin artık sabrı kalmadı. Yeni bir siyaset anlayışı getirmeniz ümidiyle... Herkesi kucaklayan, herkese saygı gösteren, her kimliğe, her inanca saygı gösteren bir siyaset anlayışı… Ayrıştırmayan, bölmeyen, bir arada huzur içerisinde yaşayacağımızı garanti eden "ÖZGÜR BİR TÜRKİYE" istiyoruz. Biz kul hakkı yemeyiz deyip, KUL HAKKI yiyen, siyaset yaparken halkı düşünürüz, deyip Dertlere Devamız olur

07.05.2020 23:13

1
Bariş Gürbüz İzmir , Teknik Eleman

Öncelikle başladığınız bu hizmette başarılar dilerim. Ben bu yazımda bir eğitimci olarak bu alandaki sorunları kısaca dile getireceğim. Öncelikle bugüne kadar yapılan güzel çalışmalar ne yazık ki zaman içinde sürekli değişikler nedeniyle eğitimin sorunlarını daha da artırdı. Bunun en büyük etkeni de adı üstünde "Milli" olan bu alan iktidarların kendi alanları olarak değerlendirildi. Önce parti politikaları ile verilen karalar artık ne yazık ki iktidarda aynı parti olmasına rağmen bakan değişimleri ile bakan ve bürokratlarının yaz boz tahtası durumuna geldi. Sürekli yeni arayışlar ve yapılan uygulamalardaki yanlışlar nedeniyle öğretmen-öğrenci - veli için acaba bu yıl neler gelecek ve bu uygulamalar nedeniyle nasıl bir hak kaybı ya da nasıl bir kazanç olacak diye düşünmelerine neden olmaktadır. Olması gereken ise eğitim sorunlarının partiler üzeri ele alınmalı ve öncelikle alanın baş aktörü olan ve asıl uygulayıcıların yani öğretmenlerin düşünceleri alınmalı. Bu görüşlere yine ana sınıfından üniversiteye kadar bu konuda gerek program geliştiren, kitap hazırlayan(ancak üniversite kökenli olmayan) uzmanlar ve sayıları fazla olmayacak şekilde bürokratların katıldığı bir kurulda değerlendirilmeli. Kalıcı bir durum sağlanmalı. Bakan ve bürokratlar, hatta iktidarlar değiştikçe değişmemeli. Böylece ana sınıfında adımını atan bir öğrenci üniversiteyi bitirene kadar nasıl bir uygulama içinde olacağını bilmeli. Sınav adını değiştirmek ya da sınav sayıları ile oynamak, sınıf geçme sisteminde değişimlere gitmek sadece öğretmen-öğrenci-veli üçgenini yormamakta ne yazık ki kalitenin her geçen daha da düşmesine neden olmaktadır. Bu da tabii ki ülkemizin .gençlerinin gerekli eğitimleri almasına engel olmaktadır.

07.05.2020 17:51

9
Ufuk Karadam İstanbul , Öğretmen

Öncelikle herkese hayırlı ramazanlar. inşALLAH Dertlerimize DEVA olun. Ümitlerimizi boşa çıkarmayın zira bu milletin artık sabrı kalmadı. Yeni bir siyaset anlayışı getirmeniz ümidiyle... Herkesi kucaklayan, herkese saygı gösteren, her kimliğe, her inanca saygı gösteren bir siyaset anlayışı… Ayrıştırmayan, bölmeyen, bir arada huzur içerisinde yaşayacağımızı garanti eden "ÖZGÜR BİR TÜRKİYE" istiyoruz. Biz kul hakkı yemeyiz deyip, KUL HAKKI yiyen, siyaset yaparken halkı düşünürüz, deyip HALKI DÜŞÜNMEYEN, Bu memlekette hiçbir ailenin yoksulluk çekmesini istemeyiz deyip, HALKI YOKSULLUĞA TERKEDEN, bir anlayışla değilde, Evlerde tencerenin kaynadığı, Hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye’yi inşaa etmeniz ümidiyle.... Hasılı Herkesin huzur içerisinde yaşaması ve kazanması , Çiftçinin, esnafın, sanayicinin, yani alın teri dökenin kazanmasını istiyorum. Rantçının, faizcinin, tefecinin değil, üretenin kazandığı bir TÜRKİYE... olması temennisiyle. ALLAH YARDIMCINIZ OLSUN.

07.05.2020 16:37

101
Selçuk Eşiyok İstanbul , İşletmeci

Ne Erdoğan gitsin de nasıl giderse gitsin ne Erdoğan kalsın da nasıl kalırsa kalsın bakışını Demokrasi diye tanımlayamayiz. Her iki bakışta kamplaştırıcıdır, ötekileştiricidir. Böyle bakınca ne ilke ne değer ne doğru ne de yanlışı anliyabiliyoruz. Demokraside farklılıkları hazmetmek bir tarafa azınlık haklarını korumakta esastır. Kavga etmeden siyaseti hizmet öncelikli, özgürlükçü  yapmak mevcut siyasi partilere baktığımızda Deva partisinin  görev saydığı  açıktır. Deva partisinin kapsayıcı ligi sanildigi kadar Türkiyede alışkın olduğumuz bir siyasi anlayış değildir. Vatandaşın bunu  anlaması için biraz  zamana ihtiyaç var, tabi calisarak . Deva partisi Türk siyasi hayatında yeni bir ziyniyettir.  Deva Partisi sayesinde diğer partilerin de kavgasız siyaseti öğrenmeye ihtiyacı var. Demokraside tek parti, tek ümit olamaz. Kavga etmeden siyaset, Demokraside  siyasetin düzeyinide yükselsetecektir.  Siyasetçiye güvenin artması için de kavgasız siyaset şart!

07.05.2020 16:08

3
Latif Yildiz Bolu , İş İnsanı

İnsanların güven içerisinde huzurlu ve sağlıklı yaşayabilmeleri için maddi ve manevi olarak tatmin olmaları,sıkıntı yaşamamaları gerekir.Maddi tatminin sağlanabilmesi için insanların ekonomik olarak kendilerini güvende hissetmeleri,insan onuruna yaraşır asgari bir yaşam düzeyinin olması,geçim derdi ve korkusunun olmaması gerekir.Maalesef ekonomik olarak her geçen gün daha kötüye gittiğimiz şu günlerde insanlarımız maddi olarak çok büyük sıkıntılar yaşamaktadır.Özellikle çiftçi,esnaf ve avukatlar dahil genç serbest meslek mensupları çok büyük sıkıntılar yaşamaktadır.Manevi tatminin sağlanabilmesi için ise başta adaletin sağlanması,insanların haklarını arayabilmeleri,şahsi düşüncelerini,inançlarını baskı ve ötekileştirme olmadan rahatça ifade edebilmeleri,fikirler ayrı olsa da temel konularda toplumda birlik ve dayanışmanın olması gerekir.Maalesef ülkemizde hukukun üstünlüğü tam olarak sağlanamamaktadır.Yapılan araştırmalar da göstermektedir ki vatandaşların ülkemizdeki hukuk sistemine güveni oldukça düşük.Milli dayanışma her geçen gün azalmakta,kutuplaştırma ve ötekileştirme yaygınlaşmakta,kin ve nefret artmaktadır.Bu durum ülkemizde insanların manevi olarak huzura erişmesini engellemekte,birlik ve dayanışmaya zarar vermektedir.Ak Parti kurulurken eleştirdiği ve değiştireceğiz dediği şeyleri maalesef bugün kendisi uygulamaktadır.Yıllar önce CHP'nin yaptığı hataya bugün Ak Parti düşmektedir.Tüm bu sıkıntılardan ve kaos ortamından ülkemizi aklı selim hareket eden,vatan sever olan her bireye düşünceleri ayrı olsa da yer veren,kendisine oy vermeyenleri ötekileştirmeyen ve daima yapıcı olan DEVA Partisinin çıkaracağına gönülden inanıyorum.Bu doğrultuda parti teşkilatlarının kurulmasında tek kriterin liyakat olması gerektiğini,sadece tanınır zengin kişilerin değil,toplumun her ekonomik kesiminden insana yer verilmesi gerektiğini belirtmek isterim.İlerde partiye karşı sert eleştiriler yapılacaktır.Her ne olursa olsun bugünkü yapıcı dilden vazgeçilmemelidir. Saygılarımla.

07.05.2020 14:19

46
Sedat Ökdem Mersin , Avukat

selamlar herkese; öncelikle teşkilat yapılanmasını çok dikkatli ele almak gerektiğini düşünüyorum,kiminle yola çıktığına dikkat etmek lazım olduğunu düşünmekteyim. zira yol arkadaşı çok önemli. sonrasında iyi bir kadro kaliteli bir ekip ve çalışma ortamı doğmuş olacaktır, yapılması gereken en önemli işlerden başlamak lazım bunu bence genel başkanımız sık sık değinmesi gerektiğini düşünmekteyim. öncelikli yapılması ve söylenmesi gereken işleri aşağıdaki gibi sıralamak ve tavsiyelerde bulunmak istedim. 1) öncelikle ülkemizde huzuru sağlayacak önemli çıkışlar yapmak.(konuyla ilgili geniş bilgi verme ortamı olursa anlatmak isterim) 2)en önemli işimiz eğitim sistemini ve eğitim sektörünü iyileştirmek, (öğretmen,müfredat,öğrenci ve öğrenme şekli ) gibi başlıkların acil önermeler yaparak çıkışlarda bulunması. 3) Ekonomik tahribatın ve kalkınma ekonomisi hakkında zaten genel başkanımızın vermiş olduğu mesajların biraz daha çeşitlenmesi olmalı diye düşünüyorum. 4) tarım politikalarının güncel ve teknolojik ortam göz önüne alınarak eğitimli ve verimli bir şekilde yapılması için ciddi önermelerde ve acil çıkışlarda bulunmasını düşünmekteyim. (kısacası huzur olmadığı için evdeki sofrada hangi yiyeceklerin ve evinizin içindeki dekorasyon ve eşyanın kalitesinin ve gelir düzeyinizin ne kadar büyük olduğunun bir önemi olmaz.) saygılarımla

07.05.2020 13:35

3
Adem Kahriman Yalova , İş İnsanı

Değerlendirmelerim ve Notlarım 4 (Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Grigoriy Petrov, Koridor Yayıncılık, 2019) Sahip olduğun toprakların zenginliklerinden faydalanmak Manevi olarak çöküş beraberinde ilkesiz ve idealsiz nesli yetiştiriyor. Topluma rehberlik edebilecek büyük ideallar, temiz kaynaklar, kutsal değerler, kahraman önderler Hangi ülke neyi iyi yapıyorsa daha iyisini yapma hedefi olmalıdır Şehirli nüfus X Köylü nüfus Bilginin ışığıyla aydınlatmak Çalışabilir nüfusun fazlalığı avantajdır Kaba, eğitimsiz, manevi değerlerden uzak nesillerin varlığı Hayat ve maneviyat Önce bilimsellik sonra bilim - önce sanatsallık sonra sanat Elektrik, ışık, ısı ve hareket Haberciyim; halk kitlelerinin yetkili temsilcisiyim Aşırılık, tutarsızlık, disiplinsizlik gibi toplumsal zaafların artması Toplum olarak kendimizi bulmak

07.05.2020 12:51

3
Mehmet Engin Doğan Ankara , Yönetici

Değerlendirmelerim ve Notlarım 3 ( Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Grigoriy Petrov, Koridor Yayıncılık, 2019 ) Ordunun eğitim ve öğretim karargahı olması Subay, askerin öğretmeni ve yetiştiricisidir. Kışlanın halk okuluna, üniversiteye dönüşmesi Türkiye Spor Akademisi İnsanların uyutulmuş zekasını uyandırmaya çalışmak Kültürel kalınma ve aydınlanma hamlesi Fikirleri, politik kararları ve ruhu cüce kalmış bir halk ne yapabilir? Güçlü edebiyatçıların var olması Okumuş insanlar zihni tembellik hastalığına yakalanmamalı İleri görüşlü, büyük yürekli, yorulmayan kültür emekçilerine ihtiyacımız vardır. Halkı ve toplumu manevi hastalığın pençesine düşüren mikroplar Mantığa dayalı çeşitli fiziksel egzersizler kişisel gelişim için şarttır. Bilgiçlik taslayan bir zihniyet kabul edilemez Oynanan oyun saha dışından sürdürülemez Ekonomik, sosyal, düşünsel ve manevi potansiyelin farkındalığı Genç neslin iyi yetiştirilmesi ve eğitilmesi Bilge ve dürüst devlet yönetimi Halk kitlelerinin güçlü ve yaratıcı zekası, vicdanı ve iradesi Bireysel ve toplumsal hayatın özgürce şekillenmesine olanak veren kuralların geçerli olması Herkesin refah içinde yaşamasını sağlayacak bir düzen Köy Enstitülerinin önemi Farklı meslekteki kişiler ile toplantılar Halk üniversitesi Düşünce yeteneğinin uyanması, birşeyler ile uğraşmak, vatanın kültürel açıdan aydınlanması ve kalkınması Hayat alanı dar ve yaşam koşulları sıkıcı insanların durumu Aynı ağaç gövdesi üzerindeki iki farklı dal Halk etrafında kimi görüyor ve kendisine nasıl davranılıyor? Gelişmiş tarım tekniklerinin öğrenilmesi Kendinizi köle veya kader kurbanı olarak görüyorsanız, istediğiniz olsun! Sabredin, ıstırap çekin ve ölün. Tarım, kimya , maden yatırımları Sabır, ihtiyaç ve yokluklar karşısında kaderine razı olmak Halkın büyük bölümünün eğitimsiz olması devlet eliyle yapılan kötülüktür.

07.05.2020 12:48

3
Mehmet Engin Doğan Ankara , Yönetici

Değerlendirmelerim ve Notlarım 2 ( Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Grigoriy Petrov, Koridor Yayıncılık, 2019 ) Halk nasılsa, onu yönetenler de öyledir. Halk kendi içerisinden, onun istek ve duygularına tercüman olacak önderler çıkaracaktır. Halk, içinden şimşeğin çıktığı bir buluttur. Halkın içinden çıkan her büyük şahsiyet yakıcı güce sahip birer büyüteçtir. Halk kitlelerine hakim olan ruh hali iktidarı belirler. Kötülükle mücadele her birey için yaşam mücadelesi olmalıdır. Mimarı güzelliklerin önemi Her ilde sana müzelerinin kurulması ( resim, heykel vb.) Ressamlarımızın eserlerinin sergilendiği mekanlar Ülkedeki en ufak medeniyet alanlarını dahi korumak için verilen kültürel mücadele ruhu Çalışma enerjisi ve azim Toprağına olan bağlılık ve sevgi Kendi ülkeni yaşanabilir kılmak Herbir toprak parçasını kullanılabilir hale getirmek. İnsanı rahatsız eden şatafat, gösteriş ve savurganlıktan mutlaka uzak durmak. Tutumluluk, sadelik, güzellik ve temizlik Bilgi ile beslenen emek bin kat daha değerlidir. Ağır ve ezici emek X Özgür ve yaratıcı emek Gazete okuma alışkanlığı Fikir üretme yeteneğini geliştirmek Kendisinin ve çocuklarının sağlığının korunması Aydınlar halkın beynidir. Halkın zekasını, vicdanını, iradesini ve enerjisini uyandırmak ve harekete geçirmek zorundadırlar. Halkın düşünme yeteneğini canlandırmak...Daha iyi bir hayat kurmak için ne yapılması gerekmektedir? Halkı düzene, dakikliğe ve disipline alıştırın Vicdan ve sorumluluk duygusunu geliştirin Düzenli bir hayatın kıymetinin bilinmesi Halkı asla unutmayın Canlı bir ruhun uyanması Din adamlarının vaazlarında gerçekleri anlatması Manevi huzur Ülke içerisinde görev yapan memurların titizlikle seçilmesi, parazitlerin ve haysiyetsizlerin belirlenerek dışlanması gerekmektedir. Yasalara saygılı ve derin adalet duygusuna sahip bireyler yetiştirilmelidir. Halkın güven duyacağı kamu görevlileri

07.05.2020 12:46

10
Mehmet Engin Doğan Ankara , Yönetici

Değerlendirmelerim ve Notlarım 1 ( Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Grigoriy Petrov, Koridor Yayıncılık, 2019 ) Eğitim ve kültür seviyesinin yükseltilmesi Sanayi ve ekonomik modernizasyon Toplumsal yaşamın kötülüklerden arındırılması Kalbe hitap eden konuların konuşulması Hayatın mimarları İyi organize edilmiş ve düzenli toplumsal yapı Dürüstlük ve temizlik anlayışı Gençler arasında sevilmek Ulusal bilinç tesisi Milli uyanış Tehlikeli liberal görüşler / reformlar Toplumsal konuları açık şekilde tartışabilmek Ülke sorunlarını belirten gazeteler Üniversitelerde özgür bir ortamın oluşturulması Bilgi, kalkınma, özgürlük, vatan, hak, adalet / güçlü irade Tolumsal sorunların çözümü nasıl olacak? Hayatın yenilenmesi çalışmaları Tutarlı ve iyi düşünülmüş devlet politikalarının uygulamaya konulması ekonomik ve kültürel adımların ilkidir. Fikir insanı olabilmek, yüksek ikna yeteneğine sahip ateşli bir hatip olabilmek Hitabet yeteneği Basit ve eğitici kelimeler kullanmak Yenilikçi yaklaşımlar ve açık fikirli ifadeler Konuşmalarda hayati önem taşıyan konuların ele alınması Kötülükle mücadele etmek Edebi yetenek İnsanları daha iyi bir hayat kurmaya çağırmak Etkileyici ses Samimi ve gerçek acının konuşmalara yansıması Modern köleliğin ve esaretin unutulmaması Bencillikten uzak durmak, risk ve engellerden korkmamak Ülkelerin kalkınması ve refaha kavuşması için insanların kişisel sorumluluk bilincine varması gerekmektedir. Her vatandaş yaşam mimarı olmalıdır. Hayatın temeli olarak kutsal kitapların önemi Yeni dönem beraberinde yeni şarkılar getirir Değişen ve yenilenen nesiller yeni anlayışlarla, gayelerle ve taleplerle gelmektedir. Geçerliliğini kaybetmiş yönetim şekilleri zorla dayatılamaz. Mantıklı, adil ve sağlam bir devlet yönetimi Devlet yapısını teşkil eden duvarlar

07.05.2020 12:44

17
Mehmet Engin Doğan Ankara , Yönetici

Kıymetli dava arkadaşlarım Bugün sayın başkanımız Ali BABACAN YouTube kanalında kemal Öztürk le olan birebir konuşmasını izledim sayın başkanımızın konuşması ve zor sorulara verilen sakin ve üslüp cevaplarını baktığımda gerçek bir siyasetçi olduğunu gördüm ve bu partide olmaktan mutluluk duyduğumu bir kez daha ifade ediyorum. Kıymetli deva çalışanları sabırsızlıkla verilen görevimizi gönül rahatlığıyla ve aşkıyla yapmayı bekliyorum.Allah bizi bu kutlu yolda her zaman muzaffer etsin inşallah bayramdan sonra her şey güzel olacak. Allah'a emanet olunuz

07.05.2020 12:32

0
Bayram Keser Bursa , Teknik Eleman

Merhaba sevgili deva gönüllüleri.Ben daha önce siyasetle ilgilenmeyen biri olarak sizlerle fikirlerimi paylaşmak isterim.Eminim sizde farkındasınız yapılan baskılar,önüne set çekilen özgürlüklerimiz,halkımızın içinde yaşadığı yoksulluk,yoklukve sefalet,ülkenin başındakilerin gırtlaklarına kadar battığı yolsuzluk,rüşvet ve şatafattan dolayı bıçak kemiğe dayandı ve işin ehli olacaklarını düşündüğüm ve ülkedeki yüksek tansiyonu ve kutuplaştırmayı bitirecek bir ekip kuran ali babacan ve ekibinin safında demokrasi ve atılım partisi saflarında yer almayı tercih ettim.Ben şanlıurfalıyım ve kürdüm çok iyi çalışırsak kendimizi bu bölgede halkımıza iyi anlatabilirsek hdp ve akp arasında sıkışan halkımızın bir kurtuluş olarak demokrasi ve atılımpartisini tercih edeceklerine adım gibi eminim.İnşallah şanlıurfa il teşkilatında çalışacak arkadaşlar ile en yakın zamanda buluşur ve şimdiden seçim çalışmaları yapmaya başlarız.GENÇLER YOLUMUZ UZUN FAKAT SONUNDA KAZANAN TARAF BİZ VE ÖZGÜR DÜŞÜNCELERİMİZ OLACAK.ARTIK KORKMAK YOK HALKIMIZ BİZLERDEN BİR ÇIKIŞ YOLU BEKLEMEKTE.SEVGİLER...

07.05.2020 12:16

5
Emine Kösen Şanlıurfa , Mühendis

Yahya Kemal’in dediği gibi “Milli şuûra ermiş bir insana göre muhafazâkarlık, liberallik ve daha ileri fikirler arasında fark azdır.” Ülkemizin bu zor günlerinde, yeniden bu şuûr ve bilinçle yeni bir başlangıç!

07.05.2020 11:44

1
Sezai İşçi Manisa , Öğrenci

Sivil toplum kuruluşlarının güçlendirilmesi hakkında. Her ilçede sivil toplum kuruluşlarının barındılacağı kuluçka merkezleri kurarak derneklere masa ve çeşitli büyüklüklerde toplantı odaları tahsis etmeliyiz. Ortak sekreterya posta kutusu ve açık yerleşim ile masa tahsis etmeliyiz. Yüzlerce derneğin barinabilecegi bu alanlar ile. Dernek kurmak ve yönetmek için ekonomik sorun kalmamalı. Dernek kurmak isteyenlerin tüm bürokratik işlerini yerine getirecek asistan tahsis etmeli ve girişimleri için takdir ve desteklerimizi ifade etmeliyiz. Ülkemizde maalesef idealist gençler ve mali imkansızlıklar sebebi ile bir çok kesim dernekleserek sosyal hayata katkı sunamamaktadır. Dernek başkanlarına kalan maddi yükümlülükler sebebi ile dernek ya kahvehaneye dönüşmekte yada seçimden seçime güç odaklarının pazarlık amacına hizmet etmek durumunda kalmaktadır. Yerelde bir çok konuda yol gösterici olabilecek bu hizmetten mahrum kalmaktayiz. Baskı guruplarının çoğalması ve organize olması aynı zamanda sivil bir denetim görevi üstleneceği için demokrasimize ve sosyal yaşama önemli kazanımlar katacaktır.

07.05.2020 04:14

2
Tayfun Yıldırım İstanbul , Yönetici

3.458TL işveren tarafından bu para devlete ödeniyor. Asgarî ücretli bir çalışan için SGK dahil tüm giderler. Yıllık 41.496TL Bu para özel sigortalar ile pazarlık edilse SGK kapatılsa . Eminim bu hizmeti yarı fiyatına verecek özel reasürans şirketleri bulunur. Sağlığı da, işsizliği de, insanca koşullarda emekliliği de rahatlıkla yaşar emekçilerimiz. Her şeyi devlet yapmamalı maliyeti yüksek oluyor. Üstelik SGK çalışanları koca koca binalar tatil kampları devletimize yük olmaktan da çıkabilir. 28.5 milyon çalışan ımız olduğunu biliyoruz. Dünyada ihale ye çıkan en büyük satınalma işlemi olur. Meclis konutları satılır iken biz bunlar da olacak devlet küçülecek diye hayal ediyorduk...

07.05.2020 03:56

2
Tayfun Yıldırım İstanbul , Yönetici

Vergi dairelerinin devlete toplam maliyetini düşünelim. Maaşlar binalar tatil kampları araçlar vs vs. Topladığı verginin kaçta kaçı toplama maliyeti sizce. Vergiyi bankalar toplasa daha az vergi ödemezmiyiz. Cengiz gibileri üzülebilir olsa da. :)) Biz devleti organize ve kontrol edici hayal ediyorduk... Öyle başlamıştı beraber ıslanmak bu yollarda...

07.05.2020 03:54

2
Tayfun Yıldırım İstanbul , Yönetici

Esnaf ve sanatkarlar kanunu için kritik istenmişti. Hiç unutmam heyecan ile hazırladık ve gönderdik. Ne cahilmişiz... Durum: Eski tas eski hamam...

07.05.2020 03:53

1
Tayfun Yıldırım İstanbul , Yönetici

Türkiye halklarına gerçek anlamda umut aşılayacak hiçbir argümanı olmayan, ülkenin içerisinde bulunduğu 6 bin 986 lira ola yoksulluk sınırını aşağı çekecek, gelir adaletsizliğini ortadan kaldıracak, yolsuzluklara son verecek, %13.8 e dayanan işsizlik oranını tek hanelere indirebilecek, reel anlamda hiçbir projesi olmayan, hamaset yapmaktan ileriye gidemeyen bir iktidar ile karşı karşıyayız. Son seçimlerde Türkiye Halkları yaşadığımız bu karanlık günler ile gelecek arasında bir set oluşturmuştur ve iktidar partisini bu setin tabiri caizse karanlık yüzünde hapsetmiştir. Türkiye'deki siyasi partiler bir kez daha gördüler ki kutuplaştıran, ötekileştiren, ve düşmanlaştıran bir dili insanlar red etmektedir. Seçim sonuçları bu reddin en büyük kanıtı idi. Bir rüzgara ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum ve rüzgarın önümüzdeki seçimlerde esmesi ile birlikte, çocuklarımıza miras olarak bırakacağımız bu ülkeye bulaşmış kiri, pası silip atmasını, puslu havayı dağıtmasını umut ediyorum.Geldiği yerden öyle güzellikler getirsin ki tıpkı şiirde anlatıldığı gibi bir ülkeyi hep birlikte yaratabilelim. Memleket İsterim Memleket isterim Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun; Kuşların çiçeklerin diyarı olsun. Memleket isterim Ne başta dert, ne gönülde hasret olsun; Kardeş kavgasına bir nihayet olsun. Memleket isterim Ne zengin fakir, ne sen ben farkı olsun; Kış günü herkesin evi barkı olsun. Memleket isterim Yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun; Olursa bir şikayet ölümden olsun.(Cahit Sıtkı TARANCI)

07.05.2020 02:16

2
Mehmet Hanifi Tilaver Şanlıurfa , Mühendis

Sayın Ali BABACAN beyfendi Türkiye’nin sadece bir kitle ve onların çevresi ile ibaret olmadığını Türkiye’nin 783.562 km² gibi bir büyüklüğünün olduğunu göstermek için toplumun her kesimine hitap eden, kucaklayan ve derdi ile hemhal olan bir parti teşkilatı kurduğu inancı içerisindeyim. Bundan ötürü partinin kurulması zaman almış ve ne yazıkki COVİD-19 gibi talihsiz bir olay ile aynı zaman dilimine denk gelmiştir. Bu zaman dilimi içerisinde bireyler ve klasik medya odak noktasını COVİD-19 ‘a çevirmiş olup partinin kamuoyunda istediği ve beklediği ilgiyi görmediğini düşünmekteyim. Yeni akım medyanın şu an ki süreçte partinin kamuoyu oluşturma ve bireylerin hafızasında yer etmesi için YouTube üzerinden sosyal mesafeyi korumak ile beraber sokak röportajların yapılması. Twitter üzerinden partinin teşkilatlanmasını beklemeden de hastag çalışmalarını GMYK üyelerinin başlatması. (Partiyi takip eden bireyler zaten dolaylı yoldan destek verecektir.) Son olarak Demokrasi ve Atılım Partisinin hedeflerinin anlatan kısa videolar ile desteklenmesi. Lafın kısası COVİD-19 sürecinin uzayacağını düşünürsek yeni akım medyanın üzerine biraz daha fazla yoğunlaşılması.

07.05.2020 01:48

6
Abdulbaki Korkusuz İstanbul , İş İnsanı

📌Ülkü olarak gerek o gün, gerekse bugün gibi gelecek nesillerin huzuru ve refahı adına geçmişte bir süre, Yasama ve Yürütme faaliyetinin tek partili yapılmasını mazur görenlerin; ✅Çok evvel gerçekleşmesi gereken, ✅Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) çatısı altında siyaseti #sürdürmeyi #bırakmayı bağlı olduklarını ifade ettikleri değerleri dikkate alarak samimice #düşünmeleri, ✅Kurumsal bu varlık çatısı altında artık kimsenin siyaset yapmaması için gerekli her nevi yasal düzenlemeye #öncü #olmaları; 🗝Hakkın kurucu kişilere doğru teslim edilebilmesi, İnsanlarımızca günümüz ve gelecek kabullerinin sağlıklı yapılabilmesi, değer yargılarının bugünkü ve gelecekti bütün siyasetçiler arasında adil yapılabilmesi gibi pek çok insani nedenle gerekliliktir inancını taşıyorum.

07.05.2020 01:46

1
Sinan Türk Tokat , Mimar

TEMİZ, ŞEFFAF, HESAP SORULABİLİR VE HESAP VERİLEBİLİR BİR SİYASET İSTİYORUM. Hamaset edebiyatından BIKTIK, YETER ! Birbirimizi yemekten BIKTIK, YETER! Kutuplaştırılmak istemiyoruz!

07.05.2020 01:32

17
Ömer Timur İstanbul , Mühendis

Merhabalar DEVA PARTİSİ gönüllüsüyüm. Gazetecilik bölümü öğrencisiyim. Parti programınızda bağımsız medya, basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğü gibi temel ilkelere önem vermeniz beni çok mutlu etti. Ayrıca parti içinde denetleme mekanizmaları kurulması ve ortak mutabakat sonucunda kararlar alınması şu an Türkiye’de en demokratik parti olduğunuzun kanıtı. Bu yüzden ülkemizde özgür düşünce ve ortak akıl ile; hasar almış demokrasimizi tekrar rayına oturtma çalışmalarınızda yanınızda yer almaktan mutluluk duyuyorum. Umarım bu zor günleri çabucak atlatır ve bir an önce teşkilatlanma çalışmalarımıza hızla başlarız.

07.05.2020 01:02

6
Gökay Küçükal Kocaeli , Öğrenci

Oncelikle partiniz hayirli ugurlu olsun kendi dusuncem Turkiyemizin en buyuk sorunu yatirimlarimizin beklentilerimizin gunluk ve yarinlik olmasi ileriye yonelik gelecege yonelik proje ve planlarin yapilmasi bununda başlangıç noktasinin egtim ve ogretim olmasi duyarli bilincli bayrak devlet millet toprak insan sevgisi olan kusaklar ve cocuklar yetistirmeli yani bilincli egtimli tuketen degil urten nesiller yetistirmektir. Bu yuzden egtim ve ogretim sistemi yenilenmeli her ogrenciye esit sartlar ve imkanlar taninmali parali ozel egtim sistemi tamamen kalkmali tek bir sistemden ogrenciler esit yarismali devletinde en buyuk yatirimi egtim ve ogretime vermesi gerektigini dusunuyorum

07.05.2020 00:41

2
Afsin Yesil Erzurum , Diğer

Bizlere söz verdiğiniz için sizlere teşekkür ediyorum. Bu gidişatı değiştirebilecek olan Sayın Genel Başkanımız Ali BABACAN liderliğinde bizleriz. Ülke olarak çok kötü durumdayız dedikten sonra bir bakıyoruz ki daha da kötü duruma geliyoruz. En büyük sıkıntı sayın Genel Başkanın şuan yaptığını devlet yöneticilerinin yapamaması. Eğer gençlere söz verilse,gençler dinlense, görev verilse şuan ülkemiz samimi olarak söylüyorum ki bu halinden daha iyi olurdu. Atatürk’ün “Bütün umudum gençliktir.” sözünü hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız....

07.05.2020 00:27

23
Mustafa İsmet Gürtekin İstanbul , Öğrenci

Deva bekler çocuk ,genç ,anne ,baba,işçi,Çiftçi ve milyonlarca insan , hepsinin yüreğindeki umut devam ediyor,tüm dertlerimize deva bekliyoruz ve de umutla aşkla bekleyecez,saygılar

07.05.2020 00:18

4
Kaya Ertaş Van , Mühendis

Öncelik ile partimiz vatanimiza milletimize hayırlı olsun izmirden selamlar saygılar Hak adalet hukuk oldumu diğerleri tefaurat biz bunun için canla gönûlden gençlerimle bu yola baş koyduk allah yolumuzu açık etsin saygılar

07.05.2020 00:07

2
Bariş Gürbüz İzmir , Teknik Eleman

Sayın başkan batman beşiri de doğdum ve bir arap asilli olarak hicbir zaman siyasetçilere inanmam ve inanmıyorum çünkü bütün siyasetçiler hep halki kandırmak için uğraşırlar ve milletvekilinin maaşları 20 bin tl den başlar ama kimseyi işçiyi düşünmezler mecliste lokantasında kavurmanın tabağı 10 tl iken işçinin düşüncesi acaba akşam yemeği ne yaparım düşünür yanlış anlamayin sakin başkan ama başkanlar bakanlar milletvekilli keyfi sefa sürerken bizim fakir halk sürünür kimse işçiyi düşünmez 1 asgari ücreti belirlemek için 1 ay görüşme yaparlar Allah icn bu adaletmi yaa siz söyleyin başkanım yani anlatacağım çoktur başkan ama bu halka ses verin kulak verin kulak tıkamayın

07.05.2020 00:07

1
Veysi Güçmüş İstanbul , Diğer

Lütfen daha fazla çalışın. Sesiniz gür çıksın... Selam, dua ve başarı dileklerimle

06.05.2020 23:55

1
Adem Dik İstanbul , İlahiyatçı

ben ve sülalem dededen chp liyiz deva partisi olarak sizi desteklicem niye derseniz 18yıldır yapılan yanlışları görüp geçte olsa farkına varıp bu günaha bulanmış akp den kurtuldunuz için bursada görev verilirse layıkıyla yaparım ama bir şartla onlar gibi olmuyacaksanız hak hukuk adaleti yeniden saglamak ve parlementer sisteme geri dönmek şartıyla halkın içine inin ve tayyip gibi kendinizi yüksekten görmeyen lidere ihtiyaç var cumhuriyeti daima yaşatacak mustafa kemal atatürkün izinden gidecek sizden bunu istiyorum yolunuz açık olsun inşallah

06.05.2020 23:53

1
Kadir Kılıçoğlu Bursa , İşçi

Sayın Babacanın siyaset üstü bir politika öngörmesi gerektiğini düşünüyorum Çünkü artık bu topraklar çıkarcı ilişkilerden menfi tutumlardan yılmış bulunmakta Bizler en salt şekilde ideolojik fikirler, milliyetçi tutumlar üzerinden değil, yeni çağa ayak uydurmuş moderniteyi geçmişimizle bağdaştırarak akıl-bilim ve feni baz almış birbiçimde etrafımıza insanları toplamalı daha sonrasında ise Gelecek Türkiye’nin 30-50 yılına lider statüsündeki Ali Babacan ile yürümeliyiz. Bu yazıyı okumuş olan bir kişi var ise bile ona sesleniyorum, partici asla olmamalıyız, iyimser bir hedef ve topluma yararlı bir yenilik için toplanmış bireyler olduğumuzu asla unutmayalım Saygılarımla

06.05.2020 23:51

1
Fatih Kahriman İstanbul , İşçi

Parti yönetiminin mesajlarımızı okuduğunu duymak bizlere cesaret veriyor 2017 yılında Referandumu yapılan 2018 haziran ayından itibaren yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı Hükumet sisteminin geldiği nokta ortadadır Ülkemizin kısa-Orta vadede yeni bir anayasa yapacağı aşikârdır bu Anayasamızın 2017-2018 de yapılan hataları taşımaması mümkün mertebe Hür fikir ve teşebbüsü desteklemelidir artık genç ve yaşlı nüfus Silivri esprilerinden bıkmıştır benim önerilerim şunlardır 1) Siyasi parti yardımları %3 ve %10 kısıtlamalarından kurtarılmalıdır bu antidemokratiktir bu yardım seçime katılabilecek teşkilat ve üye sayısına sahip tüm partiler için bir hak olmalı her parti kendi oy oranına göre yardım almalıdır Nitekim bu şekilde siyasi partiler maddi baskılardan kurtulacaktır 2) Anayasa mahkemesi bugün aşırı bir dosya yükü altındadır bu yükü azaltmak ve belli yetkilerle hesap verilebilirliği arttırmak amacıyla Senato Kurumu geri getirilmelidir 3) Siyasi partiler kanunu ciddi bir reforma ihtiyaç duymaktadır Lider egemen bir anlayıştan Ortak akılcı yaklaşıma geçmek Türkiye’nin demokratik geleceği için çok önemlidir Yüzyıllık bir anlayışı yeni bir yüzyılda halen çare olarak denemek yararsızdır. Türkiye ile batılı memleketler arasında halen büyük bir fark bulunmaktadır bu farkı kapatmaya en önce demokrasiden başlamalıyız 4) Anayasa Mahkemesi ve diğer hukuki kurumların üye atamaları ve idaresi tekelci bir anlayıştan kurtarılmalı mümkün mertebe geniş temsili gözetecek reformlar yapılmalı bu kurumların bağımsızlıkları kanun değişiklikleri ile güçlendirilmelidir 5) Türkiye’nin Adalet sorununun olduğu genç yaşlı herkesin malumudur bu hadise okullardaki gençlerin ağzına düşecek kadar yayılmıştır bunda kabahat keyfi hukuk idaresi ve keyfi af *ceza infaz* yasalarından kaynaklanmaktadır Af çıkarırsanız adaletsiz bir ülke olduğunuzu haykırır doğru düzgün yargılayamadığınızı gözler önüne serersiniz pansumandan ziyade hukuk sistemine cerrahi operasyon gerekmektedir

06.05.2020 23:46

759
Diyar Can Koç Ankara , Öğrenci

Öncelikle selamlar saygılar sunuyorum 40 yaşında 3 babası kamu çalışanıyım idari birimde yöneticilik yanında 10 yaşımdan bu yana aile şirketi sebebiyle aktif ticari rollerdede bulundum kozmopolit bir şehirde yaşadığım için Türkiye nin her rengini hem mesleğim hemde ticari faaliyetlerim nedeniyle bire bir yaşıyorum sizlerin çalışmalarınızda öncelikli isteğim 657 sayılı devlet memurları kanuna kamu çalışanlarına siyasette parti üyeliği ve görev hakkı tanınmasına ilişkin düzenleme kamudaki gizli belirleyici seçmen grubu memurlardır ki belediyeler bunun en iyi örneğidir ikinci isteğim sosyal iletişim bürolarınızın özellikle büyük ilçeler başta olmak üzere diğer partiler de varolan bir kişiye endeksli ilçe başkanlığı şeklinde değil semt teşkilatları şeklinde genelin sahiplendiği komisyonlardan oluşması üçüncü isteğim 13 -19ve 19-27yaş aralığındaki genç nufus popülasyonu okullardaki aile komisyonları ile koordineli şekilde belirleyip yetenek grupları yapılarak siyaset bilimleri seviyelendirmeleriyle ülke vatandaş devlet işçi esnaf ve iş gücü kazanımlarının ekonomik etkileri temel kursları planlanmalı dördüncü isteğim siyasi eleştiri kavramlarınızda bir tarzınızın olması bu tarz başladığınızla geçen süre içerisinde asla değişmemeli beşinci isteğim hanımefendilere öncelikli destekler sağlamalı bunu yaparkende ekonomi dersleri ve toplum sağlığı eğitimlerini benimseterek ananelerin korunmasını sağlayarak tekrar birleştirici temel taşları sağlamlaştırma hedefiyle çalışmalarına katkıda bulunmanız altıncı isteğim Özgürlük ve bağımsızlık kavramlarınızın sınırlarının anayasa sınırlarını ve toprak bütünlüğümüzdeki uç hassasiyetlerimizin şehitlik gazilik asker bayrak devlet polis kavramlarının siyasi malzeme olarak kullanılmasından kaçınılması ve aşırı hassas davranılması yedinci isteğim esnaf ve iş adamları için temel eğitimler ve danışmanlık birimleri oluşturularak malını arabasını emeğini riske atıp istihdam sağlayan ve bütçe katkısı olan kişilerin desteklenmesi 🙏

06.05.2020 23:25

1
Ferdi Kızıltaş Hatay , Kamu Çalışanı

İktiza mucibi hal ilkesince Sayın Başkanın TV konuşmalarında daha halkın diline yakın konuşmalar yapmasını tavsiye ederim. Konuşmalarında bir sürü kavramsal önermeleri ileri sürüyor fakat bunlar anlaşılmadığı içim faydasızdır. Fikirlerini imge ile ifade ederse daha etkili olur. Örnek işletmeler hayatiyetini kaybedecek diyor, tamam doğru ama bunu şöyle ifade ederse etkili olur; Batacaklar!

06.05.2020 23:20

2
Turgut Hızarcı İstanbul , Mühendis

Deva partisi 83 milyon yurttaş a hayırlı olsun yargının sıfır olduğu bu zamanda medyanın susturulmus olması beton yığını haline gelen büyük şehirler üretimin bittiği bi ülke olduk son 18 yılda aile kavramının bittiği saygını. Son bulduğu bu zamanda ülkenin %1 inin servetine servet kattığı bu zamanda umudumuzun bitmiş olduğu bi zamanda cıktın babacan dertlere deva olacak inş Allah Yolunuz açık olsun

06.05.2020 23:10

2
Umut Aydemir Ağrı , Esnaf

Öncelikle böyle açık kürsü kurduğunuz için teşekkürler Adı demokrasi olan partimiz Türkiyenin tamamen yok olmuş demokrasisini tam kurallarıyla İnşaallah devreye sokacağını düşünüyorum. Bence demokrasi her şeyden önce geliyor İnsanların hür olarak düşüncesi dile getirmesi çok önemli ondan sonra sırasıyla her sıkıntının üstesinden gelinir ( adalet ekonomi iç ve dış güveliksağlık) Birde en önemlisi SİYASİ PARTİLER YASASINI ACİLEN DEĞİŞTİRMEK GEREKİR. MAALESEF BU GÜNKÜ SİYASİ PARTİLER YASASI ANTİ DEMOKRATİK ŞEKİDE HALA DEVAM EDİYOR Son olarak Özgür düşünen insan üretir ve Ülkesini kalkınmasına katkısı olur diyorum.

06.05.2020 22:51

1
Seyfi Huzeyfe Atmalıoğlu Ankara , Danışman

Eli kulağında bir deprem felaketinin önüne geçebilmek ve İstanbul’u yaşanabilir bir kente dönüştürmek! Doğru bir planlama ile İstanbul’un eski yerleşim bölgeleri, devlete hiç yük olmadan yenilenebilir; üstelik yol, otopark, sosyal alan sorunları da çözülmüş olur! Tarlalar imara açılmayıp konut ihtiyacı, kentsel dönüşüm alanlarında, emlak konut güvencesiyle ve imar artışı ile karşılanabilir! Örnek uygulama: Eski evler ortalama 300 bin tl civarında olsun. Mahallede 1000 daire varsa, yeni planda sosyal alanlarıyla birlikte 1500 daire yer alsa; otopark, yol ve sosyal alan sorunları çözüldüğü için yeni dairelerin değeri 800 bin olsun. İmar artışından kaynaklanan daire satışından mütahit, emlak konut ve belediyeye 500*800 bin=400 milyon TL kalır. Daire sahipleri de yenileme için ortalama yüz bin tl katkı sağlasa 1000*100 bin = 100 milyonda bu şekilde kaynak yaratılmış olsa; yenileme için 400+100 milyon = 500 milyon TL kaynak yaratılmış olur. 4 katlı 125 bina 1000 daireden oluşan mahalle yeni planda 20 katlı, her katında 5 daire olan 15 bina, 1500 daireden oluşsa; 125 binanın arasından geçen daracık yollar yerine, binaların altı otopark yapılıp; trafiğe elverişli ana arterler, sosyal alan ve parklar planlanabilir… Mahallenin nüfusu bir buçuk katına çıkar ama sağlam binalardan oluşan; yolları, okulları ve sosyal alanlarıyla bugünle kıyaslanamaz derecede yaşanabilir bir kent çıkar ortaya! Daire sahipleri 100 bin koyup 300 bin tl olan dairesinin değerini 800 bine çıkarır. 500 milyonu 1500’e bölersek daire başına mütahit-emlak konut-belediye ortaklığına 333 bin küsür lira kalır. Bu parayla evleri, okulları, yolları ile tüm mahalle yenilenebilir. Sistemin devlete bir maliyeti yok! Bu örnek üzerinden çok farklı uygulamalar yapılabilir! Düşük gelir grupları için sosyal konutlar, yüksek gelir grupları için lüks konutlar planlanabilir ama ne yapılacaksa kentsel dönüşüm alanında yapılmalı! Artık tarlalar imara açılmamalı!

06.05.2020 22:42

1
Abdullah Akbay İstanbul , Yönetici

Sahiplenmek istediğim bir parti sayfasına yazmış olmak güzel ve heyecan verici. Yapılması gereken çok şey var elbette, ama öncelikli olanları sıralamak gerekirse; -Eğitim konusunda somut projeler ortaya konmalı. Ör: Meslek lise sayıları azaltılarak uygulamalı ve kaliteli eğitimle ara eleman yetiştirmek. Lisans eğitiminde yığılmayı önlemek, üniversiteleri bağımsız bilim yuvalarına dönüştürmek... -Yargı reformu için çalışmalar yapılmalı ve yargı bağımsızlığının sağlanacağı konusunda halk inandırılmalı. -Temel hak ve özgürlükler noktasında; ülkenin her vatandaşının kendini ifade edebileceği, baskı altında hissetmeden fikrini beyan edebileceği bir ortam sağlanarak devletin birey ve topluma hizmet bilinciyle hareket etmesi sağlanmalı. -Geri kalmış bölgelerde denetimli bir şekilde vergi muafiyetleri uygulanarak yatırımları teşvik etmek. -Sarayların masraflarını halkın sırtından almak adına saraylara son vermek. Özellikle bu konu kamuoyu önünde açık ve net belirtilmeli ve üzerinde durulmalı. -Alkol ve sigara kullanan vatandaşlara ikinci sınıf muamelesine son verilip, bu ürünlerdeki ağır vergi yükü azaltılmalı ve bu konu kamuoyuna anlatılmalı. -Avrupa Birliği konusu üzerinde çalışılmalı ve hem Avrupa hem gelişmiş dünya ile entegrasyon sağlanmalı. Akp, daha rahat otokratikleşebilmek adına Avrupa'yı öcü gibi gösteriyor. -Kürt sorunu konusunda daha net ve aktif söylemler geliştirilmeli. Ekonomi konusunda bir şey söylenemez. Sn Başkan hepimizden daha iyi biliyor...:) İyi çalışmalar Saygılar

06.05.2020 22:41

1
Rıdvan Bozkaya Antalya , İşletmeci

Ben 17 yaşında bir gencim ülkedeki sorunları say say bitmez ama hepsinin temel kaynağına halkın bilinçsizliği denebilir bilmiyorum sadece ben mi diyorum ama bence halkın sorgulamaması noluyor ulan! Demeyişi sayesinde şuan bu durumdayız bence köy enstitüsünü ilerledik güçlüyüz şubu demeden geri açmalıyız halka parasını vergisini yönetimini kısacası herşeyini sorgulaması gerektiğini göstermeliyiz.

06.05.2020 22:18

5
Muhammet Varışlı Hatay , Öğrenci

Kıymetli dava arkadaşlarım öncelikle bulunduğumuz Ramazan'ı şerif ayının 13 gününüde bitirdik yavaş yavaş davamızı ve kutlu partimizin meşalesini yakmaya başlamak durumundayız. Bizim meselemiz Adalet ve hukuk meselesidir.Bizim için Kürt de birdir Türk'te,zazada,çerkezde,alevide, en önemlisi allah için işimizi yapalım. Hep beraber kenetlenelim bir olalım diri olalım partimiz ve teşkilatımız için kuyu kazanlar dan ve davamız teşkilatımıza en küçük Zarar verici şeylerden kendimizi muhafaza edelim.Biz büyük bir aileyiz. Ve en önemlisi Ali Babacan gibi liderimiz ve başkanımız var Allah onu korusun. Ramazan Bayramından sonra inşallah Türkiye Cumhuriyeti devletine bir güneş gibi doğacağız Hepiniz Allah'a Emanet olunuz

06.05.2020 21:29

11
Bayram Keser Bursa , Teknik Eleman

TÜRKİYEM kendi kendine yeten bir ülkedir ne amerikaya nede rusyaya muhtaç değildir reform (deva)ile şekilenecek buna inanıyorum Yarınlar daha güzel daha huzurlu olacak.deva ile herşey mümkün olacak bu ülkeyi yeniden inşa edeceğiz.90 kişiyle çıktınız bu yola damlalar damlalara ekleniyor ve sel olacağız gönlümüz sizlerle.

06.05.2020 20:39

2
Eyyüp Şimşek Şanlıurfa , Öğrenci

Öncelikle Deva Partisinin ülkemiz adına hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Öz fikrimizi dile getirmenin zorlaştığı şu dönemlerde Türk milletinin bu kürsüye ihtiyacı olduğunu düşünerek partinizin bu uygulaması umarım dertlere derman olur. Bir kimyager adayı, belki de geleceğin bilim insanı adayı olarak ülkemizin en büyük eksiğinin Fen Fakültelerine yapılmayan destekten ve bu fakültelerin öğrencilerine okumayı zorlaştırmalarından şikayetçiyim. Unutmayalım ki bu ilkeyi ileri seviyelere çıkarmak için en temel şart bilimdir ve buna katkıda bulunan ülkelerin konumları ortadadır, teşekkür ederim.

06.05.2020 19:04

33
Turab Bayazit İzmir , Öğrenci

Öncelikle saygılar ve selamlar. Deva partisinin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Ben ülkemizde vergi adaletsizliği üzerine yazmak istedim. Bugüne kadar ülkemizde ödeme kaydedici cihaz zorunluluğu artmasına rağmen küçük esnafın muhasebeleştirmediği vergiler beyaz yaka çalışanın sırtına gelir vergisi olarak binmektedir. Adil ve adaletli bir ortam sağlamak istiyorsak adil bir vergi dağılımı şart. Kontrol mekanizmasının iyi bir şekilde çalışacağı nakitsiz bir toplum oluşturmak ve tüm harcamaların kayıt altına alındığı ve muhasebeleştirildiği bir düzen kurmak elzemdir. Ülkemizin içerisinde bulunduğu ekonomik durum ve rekabet ortamı bellidir. Bu nedenle bilinçli olarak zincir market mağaza vs. olmayan kurumsallaşmamış firmalar yıllık kazancının ortalama %15-20 sini kayıt altına almaktadır. Ben maaşlı çalışan bir vatandaş olarak maaşım daha elime geçmeden kazandığım ücretin yıllık ortalama %25 ini gelir vergisi adı altında devlete veriyorsam adil bir ekonomi için bunu herkesin yapabildiği bir düzen kurulmalıdır.

06.05.2020 18:55

18
İbrahim Adıyaman İstanbul , Bankacı

İhracata dayalı bilişim seferberliği başlatılmasını öneriyorum. Özet olarak anlatayım: 1. Devlet yüzbinlerce kişiye uzaktan eğitim yoluyla kaliteli bir yazılım eğitimi versin. Böylece sektörün üretim kapasitesi ciddi seviyede artırılsın. 2. Yazılım girişimcilerinin yurtdışında satış yapabilmeleri için, yurtdışı pazarlarında sektör uzmanlığı ve networkü olan o ülkelerin yerli satışçıları, devlet tarafından baz ücret+prim karşılığı tutulsun. 3. Yazılım girişimcileri bu satışçılarla görüşüp ürünlerini uzaktan görüşmelerle anlatsın. 4. Satışçılar umut gördükleri ürün ve hizmetleri, networklerindeki firmalara satmaya çalışsın. 5. Satış başarısı yüksek olan satışçı ve yazılım girişimcilerinin, platformdan yararlanma imkanı genişletilsin.

06.05.2020 18:27

3
Mert Nuhoglu İstanbul , Mühendis

Sayın parti yetkilileri hepinizi saygı ve sevgi ile selamlarım. Zor zamanda görev alan insanları kutluyorum. Yeni süreçte halka güven veren aklındaki kötü ve olumsuz düşünceleri yok edecek bir bildiri yayımlamanız beklenir. Eğitim, Üretim, Tarım, Adalet ve şeffaflık konusunda halkımızı aydınlatmanız gerekir. Kişisel hak ve özgürlükler konusunu geliştirmek ve geleceğimiz olan çocuklarımız için özgün bir eğitim ve geleceği olan dünyayı iyi yorumlayan bir çizgiye getirmek gerekir. Dine dayalı değil ahlaka dayalı bir sistem kurmak lazım. Partilere bağlı değil önceliği ülke, devlet, millet olan bir liyakat sahibi insanlar bulmak lazım. Bizi alkışlayacak değil görüşlerini söyleyecek eleştirecek yorumlayacak insanlar lazım. Saygılarımla

06.05.2020 18:13

8
İsa Adaş Kocaeli , Grafiker

Partiniz öncelikle ülkemize ve milletimize hayırlı olsun. Çıktığınız bu yolda Allah sizi ADALETten ayırmasın. Adil olursanız Allah sizi milletin baş tacı yapsın. Partiniz kurulduğundan bu zamana kadar Sayın Ali Babacan ve parti kurucuları kamu oyu önüne çok az çıkıyorlar. Partinin insanların zihninde yer bulabilmesi için daima göz önünde olması gerekir diye düşünüyorum. Çalışmalarınız var fakat bir vatandaş olarak bana yetersiz gibi geliyor. Sizleri sürekli ekranlarda görmek istiyoruz.

06.05.2020 18:12

6
İbrahim Çelik Kırşehir , Öğretmen

Heyecanlı bir şekilde beklediğimiz oluşum sonunda şekillendi. Siyasete yeni bir inovasyon getirecek olan bu oluşum bir kişiye veya gruba değil 83 milyona hizmet edecektir. Hizmet sözcüğünün artık sözde kalmayacağı bir oluşuma şahitlik edebiliriz. Eğitimden ekonomiye ticaretten sağlığa her sektörün beklediği DEVADIR. Tüm TÜRKİYE’Yİ KAPSAYACAK BU OLUŞUMUN SİYASETE YENİ SOLUK GETİRECEKLERİ BİR AŞİKARDIR.

06.05.2020 18:11

23
Muhammed İlmin Şanlıurfa , Mühendis

Zaman Ümitsizlik zamanı değil, Zaman Türkiye için sorumluluk alma zamanı diyen Genel Başkanımız Ali Beyin çağrısı ile çiķtıgımız yolda başarılar dilerim. Türkiye’deki siyasi arenada ve seçmen karşısında tartışıp, kavga edenlerin özellikle bu coğrafyada başarı şansları yoktur. Her konuşmada; enerjik görünüm, iyimserlik, kararlılık ve cesaret olsun. Bu bir politikacıyı güçlü yapan ‘kare as’ kuralıdır. Propaganda sanatı, öncelikli olarak verilmek istenen mesajı doğru ve eksiksiz şekilde kodlamayı içerir. Bunu sağlamanın yolu da halkın  mantığından ziyade duygularına seslenebilmektir. (Duygusal dil) Verilen duygusal mesaj tek kanaldan çıkmalıdır. Konuya vakıf olan sözcü gerekli açıklamayı yapmalıdır. (Mesaj birliği ilkesi) Tek mesajda tek ana fikir hedeflenmelidir. Bu sürekli tekrar edilerek zihinlere kavratılmalıdır. (Tematik propaganda) Toplumla iletişim esnasında bazı ortak yönleri vurgulamak, oy potansiyelini arttırır. Bunun yolu da yerel benzerlikler; atasözleri, yöresel ifadeler, ağız, şive, yöresel gelenekler vs. olacaktır. Her seçmen kendisine benzeyene daha çok oy verir. Kılık kıyafet, konuşma vb. (Aynalama prensibi) Konuşurken candan ve samimi olanlar kazanır. Ayrıca, doğal olmak önemli bir avantajdır. Kabul etmek gerekir ki, iktidar partisinin geçmişteki ve günümüzdeki yüksek oy potansiyeli bu üç unsurda gizlidir. DEVA Antalya Ïl yönetim kurucu üye adayı olarak Genel Başkan Yardımcım Nihat ERGÜN beyin kitabı manifostamız olacak Selam ve Saygılarımla

06.05.2020 18:04

10
Tayfun Ayan Antalya , İş İnsanı

Merhaba, öncelikle Deva Partisinin ülkemize hayırlı olmasını temenni ederim. Potansiyeliniz yüksek, liberal demokrasinin yeniden nefes alabildiği bir Türkiye’nin daha ileride olabileceğine inancım tamdır. Değineceğim konu daha çok Türkiye’nin siyasi yapısına dair; siyasi sistemimizde köklü bir reform olmadan uzun valide otokratik rejimler önlemez olur. Ne yazık ki Anayasamız ve siyasi yapımız her zaman otokratik düzenlere açık kılınmıştır. Bu bağlamda yeniden güçlendirilmiş parlamenter sistemine geçiş yapmakla beraber yerel yönetimlerin güçlendirilmesi önemlice arz edilmekte. Özellikle kayyum politikaları ve belediyelerin yetkilerini kısıtlayan merkezci anlayışını kalıcı şekilde önlemek maksadıyla Türkiye’nin yedi bölgeleri kültürel ve coğrafik kriterlerle uyarak yeniden düzenleyerek yerel siyaseti bölgesel siyasetle birleşmesi aynı zamanda iktidar-muhalefet rekabetini daha adil şartlarda yürütülmüş olur. Bu noktada bazılarınızda Türkiye’nin bölünmez bütünlüğüne dair endişeler dile getirilebiliyor, zaten federal bir yapının Türkiye’de mümkünatı yoktur. Yukarıda belirtilen öneri daha çok yerel yönetimin reformla ilgilidir ve üniter yapıyı özünde hâla korumakta. Bunun örnekleri Yunanistan, İtalya ve Fransa’da görülebilir. Özellikle Fransa modelini Türkiye’de uygun olacağını düşünüyorum. Bu bağlamda 1970’li yıllarda olduğu gibi yeniden ikinci bir Meclis yapısı tesis edilmelidir. Halihazırda bulunan TBMM genel siyasetini temsil ederken, adını şimdilik koyduğum Ankara’daki “Yerel Temsilciler Meclisi” aynı şekilde belirli kanun teklifleri sunup yasamada yerel yönetimin temsiliyetini sağlar. Öte yanda TBMM’e sunulan kanun tekliflerinin YTM’de oylanması, olası bir yasa teklifinin reddedildiği anda yeniden TBMM’e geri göndermek suretiyle revize edilmesi, ikinci bir oylamada ret oyunun çıkmasında yasa teklifinin kabul edilmediği bir yasama organı demokrasimizi uzun vadeli kalıcı tutulacaktır. Benden şimdilik bu kadar, fikirlerimin bu platformda ilgi görme dileğiyle.

06.05.2020 18:03

5
Cengiz Abanoz Rize , Öğrenci

Öncelikle Deva Partisinin Memleket meselelerine deva olmasını, Cenab- Hakkın izniyle Milletimize göstermesini temenni ederim. Ülkemiz; Ekonomi Hukuk,Adalet,Demokrasi,İnsan Hakları,Dış politika,eğitim,tarım,sanatı,gelir adaletsizliği gibi konularda Uluslararası kuruluş standartlarının çok gerisine düşmüş durumdadır. İnşaallah! Türk Milleti Deva partisine onay verirse,Türkiye bu sayede düzlüğe çıkabilir. Selam ve Hürmetle.

06.05.2020 17:54

1
Mehmet Ağzıkara Çorum , Teknik Eleman

Deva partisi olarak zaten yapacağınız en güzel şeyi ilk baştan yaptınız,ne güzel bir olay serbest kürsü insanlar fikirlerini düşüncelerini,paylaşabiliyor, önemseniyoruz, benim önerilerim arasında ,deva olarak özellikle parti başkanımız ve ekibi Ali abi diyorum ben ,devamlı insanlarla görüşsün, insanları arasın, bir sekilde ulaşın hâl hatır sorun ülkemizde neler olup bitiyor birde vatandaşın dilinden dinleyin her insanın böyle bizim gibi sosyal alanlara erişebilme imkanı yok,neler istiyorlar ne düşünüyorlar,nasıl olursa iyi olur , fikirlerini almak gerekiyor,siyaset, bir çıkar, pirestij,menfaat, pirim kazanma platformu yeri olmadığını tüm insanlarımıza anlatmak gerekiyor devlet ülke,kimsenin özel şahsi alanı değil bu devlet hepimizin tüm nefes alan her bir canlının,hayvanatın, nebatatın,insanlar o kadar sıkıldıki artık gülmeyi unuttu,huzuru unuttu,her işin bir tüccarı olur,din tüccarları gibi v.b , bu siyasetinde tüccarları var ,korku satıyorlar, kaos satıyorlar,panik satıyorlar,Bu güzel cennet vatanın artık yatmaya ihtiyacı yok,oyalanmaya ihtiyacı yok, çok acil bir şekilde hareket lazım hemde çok acil,bu insanları kimse yatıramaz çok konu var fakat önemli konuları aktarıyoruz, şu yasak bu yasak yasaklar ülkesi olduk insanların sigarasına ,çayına kafesine ,ne içeceğine,ne yiyeceğine,dinine , düşüncesine,her şeyine karışılıyor bu siyasetin işimi.? Güzel bir örnek vereceğim Peygamberimiz (s.a.v)ve peygamberler Allah (c.c )dinini anlatıyor ,zorlamadan tatlı dille alçakgönüllükle, mütevazilikle,isteyen hidayete eriyor, istemeyen kendi yolunu çiziyor, peygamberler ,yaşayarak tebliğ vazifesini yapıyor,insanlara, !!! insanlar da fikirlerini düşüncelerini doğru bildiklerini, yanlışları anlatacak eleştirecek saygı çerçevesinde,benim gibi yaşasın benim gibi düşünsün,benim gibi yesin,içsin böyle bir zorlama, baskı olamaz hiç bir konuda insanları zorlayamazsın,kurallar dahilinde insanlar yaşar,bu dünyada zaten çok yanlışlar var yanlışları saymaya kalksak ne zaman yeter ne süre .

06.05.2020 17:22

1
Fuat Koçak Ankara , Serbest Meslek

Merhaba öncelikle herkese selamlar, değinmek istediğim konu gençliğin ülkemiz adına nasıl maksimize edilebileceği atmosfer konusu. Dünyanın şimdi ki zamanın da yol almanın ve mesafe kapatmanın daha hızlı olabileceğini düşünüyorum. İster startup deyin, ister fikir ekonomisi, 3-5 bilgisayarlı kafadar, kısa sürede ortaya ekonomik ve katma değerli dev şirketler kurarak çok eski firmaların önüne kolayca geçebiliyor. Amerika da silikon vadisi , İsrail, Kanada, Güney Kore, İskandinav ülkeleri, Almanya vb. ülkeler bu konularda oldukça başarılı, çalışan sayısı 50-100ü geçmeyen milyon dolarlık taze şirketler. Değinmek istediğim asıl nokta ise teknik yönünden ziyade oluşabildiği atmosfer. Yani, iş sanırım mekan, imkan, vadi meselesi değil, atmosfer meselesi. Vadi, ova, tarla bizde de çok ama niye o ölçü de silikonlaşmıyor, buğday, arpa ekonomisine devam ediyor. Öncelikle başarılı örnekler deki gençler, takımlar, startup lar farklı işler, farklı yöntemler ortaya koydukları projeleri girişime dönüştürdükleri için başarılı oluyorlar, yani iş pozitif aykırılık istiyor. Bu kültür bizde nekadar kabul edilebilir. Biatçı, tapınak şövalyesi, sürede kalanı kutsayan, makul bile olsa farklı fikirleri çıban, bölücü, hain, terörist olmakla suçlayan bir atmosfer iyi örnekler deki fikir ekonomisi gençliğini bastırır, boğar, kaçırır. Birkaç biatçı yandaş ortaya birşeyler koysada gerçek bir rekabet ortamı oluşmaz ve dünyanın gerisine düşersiniz. Farklı fikirleri paylaşan, aykırı insanlar ile çalışmak gerçekten ilk etapta zorluklar barındırıyor. Ama demokrasi, özgürlük, hoşgörü, başarı bu şekilde gelir. Bazen çalışma grupların da kriz olmadan çözüm olmaz, önemli olan bunu olgun, profesyonel şekilde yönetmektir, yani edebimizle pozitif kavgada edeceğiz ve iki tarafta vatansever kalabilecek, hain olmayacak. Sonuç olarak bunun siyasi anlamda doğru teşhislerini görmek mutluluk verici, deva bulacağımıza da inanıyororum .

06.05.2020 16:59

28
Aydın Koçdaş İzmir , İşletmeci

Öncelikle Deva partisinin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum emeği geçen başkan kurucu üye gönüllü ne kadar güzel insan varsa hepsine teşekkürlerimi sunuyorum. Üretim toplumu haline gelmeyi özellikle tarım ve hayvancılıkta küllerimizden yeniden doğan kendi kendine yeten bir ülke olmamızı temenni ediyorum. Başkanımızdan ve partimizden en büyük ricam köy enstitülerinin günümüz Türkiye'sinde teknoloji ve bilim alanındaki gelişmelerde göz önünde bulundurularak yeniden modellenmesi ve hayata geçirilmesidir.

06.05.2020 15:59

5
Erdinç Yalçın İstanbul , İnsan Kaynakları Uzmanı

Ülkemin durumuna bakınca karamsarlığa kapılıyorum İnsanlara verilen haklar gasp ediliyor , Milletçe onyıllar harcayıp oluşturduğumuz serbest piyasa düzenimiz tarumar ediliyor , İktisadi,Bürokratik,Sosyal birçok kurumumuz yok ediliyor veyahutta ehliyet ve liyakatsiz görevlendirmeler sürekli değişen mevzuat ve kanunlarla işlevsizleştiriliyor. Parlamento işlevsiz halegetiriliyor Dünya standarlarındaki Tabii yetkileri elinden alınıyor Adeta Milletin temsilcileri Konu mankenine Milletin meclisi Noterliğe dönüştürülüyor Adalet sistemi *Adalet Mülkün Temelidir* Şiarından *Evvela Asmak Sonra Muhakeme Etmek* Şiarına geçmiştir Keyfi idareden bıktık Bu partinin hayırlar getirmesini diliyoruz Gençler size güveniyor

06.05.2020 15:34

47
Diyar Can Koç Ankara , Öğrenci

Sayın yetkililer iyi çalışmalar diliyorum. Bazı fikirleri platformda paylaşmak isterim. 1. Bu salgın sonucunda şu bir gerçek sosyal devlet anlayışı oldukça değer kazandı. Bunu nereden anladık ABD VE AVRUPA kapitalizmin en uç olduğu coğrafyalar Avrupa bir nebze belki ama ABD bu sosyal devlet sınavında görüldüğü üzere oldukça zor zamanlar yaşıyor. Demek ki yeni siyasi fikirler muhakak sosyal kavramları içinde barındırmak zorunda. Şu kesin olan bir şey siyaset dünyanın neredeyse her yerinde tüm hayata olumlu yada olumsuz müdahale ediyor. Dünyayı şekillendiriyor. Bu nedenle Deva Olunacaksa şu anda içinde bulunulan duruma, gerçekten sokak ve dışında kararlar alınmamalı. 2. Görevler ve yetkiler insanlara Allah'ın lütfudur. Buralara gelen insanların makam ve mevki sahiplerinin Allaha karşı sorumlulukları vardır. Buna bağlı olarak bu mevkilere gelen insanların tek leke bırakmadan hizmet etmeleri gerekir. Eğer bir lokanta açacaksanız çalıştırdığınız ahçı işi bıraktığında önlüğü giyebilmelisiniz. Hizmet kesilemez. Bu nedenle muhakak parti ile ilgili seçimler yapılırken işin ehli olan insanların sisteme dahil edilmesi lazım. 3.Türkiye büyük potansiyeli olan bir ülke. Bu ülke büyük zorluklar yaşadı darbedeleri yaşadı sağdan soldan insanlar asıldı bu ülke başbakanının asıldığını gördü. Yani biz aslında tecrübesiz ön görüsü olmayan bir devlet geleneğinden gelmiyoruz. Görmemiz gereken bir çok ekonomik bunalımlar yaşadık. Tarih tecrübelerden ders almayı gerektirir. Partinin kuruluş felsefesine baktığımda, yöneticilere kadar denetime açık olunması çok önemli bir kazanımdır. Ama bu tıpkı sadece üç dönem denilip sonradan değişmemeli. 4. Artık siyasetin üslubu değişmeli. Televizyonlara çıkıp milyonlarca insanın karşısında siyasetçiler kavga ediyorlar. Ya bendensin ya toprağınsın felsefesi ile bu iş götürülemez. Toplum mevcut yapılardan rahatsız ama nabız iyi alınmalı gerçekten alın teriyle çalışmak ve geriye bakmadan tecrübe hariç demokratik bir siyasi iklim oluşturulmalı.

06.05.2020 15:32

4
Turgay Aytaş İstanbul , Üst Düzey Yönetici

Sayın parti yetkilileri iyi çalışmalar. Bir kaç düşüncemi platformda paylaşmak isterim. 1. Siyasetin birinci ilkesi çokluğu ve varlığı görmek olmalıdır.Siyaset bu çoğunluğu en adil şekilde yönetmelidir. Toplumu yaşam içinde yönlendirecek ilkeleri oluşturup buna herkesi katmayı başarabilen bir yapıya sahip olması çok önemlidir. Dolaysıyla şucu bucu demeden en aykırı düşünceleri absorbe etmeli yani bizim bildiğimiz evrensel demokrat tavır içinde olmalıdır. 2. Siyaset asla gücü el aldığında şu ilkelere göre hareket etmemeli. Yani benim gibi olsun, benim olsun, benim dediğim olsun dememeli. Zaten kalıcı siyasetin devamı zıt fikirlere ayrıcalık tanıması bunların ortak yaşamın bir değeri olduğunu anlaması ve yönetmesiyle olur. 3. Siyaset insani egoya kurban edilmemeli. Şunu unutmamak gerekir. Siyasette en önemli unsurlardan birisi güç ilişkisidir. Doğada eşitlik yoktur. Eşitlik sosyal bir kavramdır. Bu nedenle siyasetin eşitsiz olan doğal ortamda, ortak eşitler de herkesi buluşturmalı. 4.Bazen olanlar hoşumuza gitmese de hoşgörüyü göstermeliyiz. Şunu hatırlıyorum Sayın Cumhurbaşkanımız ilk belediye başkanı olduğunda televizyonlardaki yorumları hatırlıyorum asla kazanacak gözüyle bakılmadı ama Türkiye 1946 dan bu yana devam eden bir çok partili siyasi hayata sahip.Meclisin açılışının 100.yılı kutlandı. Köklü bir siyaset geleneğimiz var . Ama bu kadar zorlu yıllardan ve çekilen çilelerden sonra yerelde halen güçsüz durumdayız. Kesinlikle yerelin güçlendirilmesi belediyelerin hangi parti tarafından kazanılmış olsa da siyasi taraftarlık düşünülmeden desteklenmesi çok önemlidir. Yerelin halka ulaşması daha çabuk, çözüm bulması,merkezi idareye göre daha çabuk aksiyon alabilmesi gerçekten önemsenmelidir. Yani ilk belediyeler kazanıldığında Refahlı belediyecilikle buluşulduğunda müthiş olumlu gelişmeler yaşandı. Ancak bu gün geldiğimiz noktada belediyelere bakış açımıza bakıldığında hele bu zor günlerde anlayışın sadece birazcık yer değiştirdiğini görüyoruz.seçim halkın.

06.05.2020 15:07

8
Turgay Aytaş İstanbul , Üst Düzey Yönetici

Sayın parti yetkilileri iyi çalışmalar. Bir kaç düşüncemi platformda paylaşmak isterim. 1. Siyasetin birinci ilkesi çokluğu ve varlığı görmek olmalıdır.Siyaset bu çoğunluğu en adil şekilde yönetmelidir. Toplumu yaşam içinde yönlendirecek ilkeleri oluşturup buna herkesi katmayı başarabilen bir yapıya sahip olması çok önemlidir. Dolaysıyla şucu bucu demeden en aykırı düşünceleri absorbe etmeli yani bizim bildiğimiz evrensel demokrat tavır içinde olmalıdır. 2. Siyaset asla gücü el aldığında şu ilkelere göre hareket etmemeli. Yani benim gibi olsun, benim olsun, benim dediğim olsun dememeli. Zaten kalıcı siyasetin devamı zıt fikirlere ayrıcalık tanıması bunların ortak yaşamın bir değeri olduğunu anlaması ve yönetmesiyle olur. 3. Siyaset insani egoya kurban edilmemeli. Şunu unutmamak gerekir. Siyasette en önemli unsurlardan birisi güç ilişkisidir. Doğada eşitlik yoktur. Eşitlik sosyal bir kavramdır. Bu nedenle siyasetin eşitsiz olan doğal ortamda, ortak eşitler de herkesi buluşturmalı. 4.Bazen olanlar hoşumuza gitmese de hoşgörüyü göstermeliyiz. Şunu hatırlıyorum Sayın Cumhurbaşkanımız ilk belediye başkanı olduğunda televizyonlardaki yorumları hatırlıyorum asla kazanacak gözüyle bakılmadı ama Türkiye 1946 dan bu yana devam eden bir çok partili siyasi hayata sahip.Meclisin açılışının 100.yılı kutlandı. Köklü bir siyaset geleneğimiz var . Ama bu kadar zorlu yıllardan ve çekilen çilelerden sonra yerelde halen güçsüz durumdayız. Kesinlikle yerelin güçlendirilmesi belediyelerin hangi parti tarafından kazanılmış olsa da siyasi taraftarlık düşünülmeden desteklenmesi çok önemlidir. Yerelin halka ulaşması daha çabuk, çözüm bulması,merkezi idareye göre daha çabuk aksiyon alabilmesi gerçekten önemsenmelidir. Yani ilk belediyeler kazanıldığında Refahlı belediyecilikle buluşulduğunda müthiş olumlu gelişmeler yaşandı. Ancak bu gün geldiğimiz noktada belediyelere bakış açımıza bakıldığında hele bu zor günlerde anlayışın sadece birazcık yer değiştirdiğini görüyoruz.seçim halkın.

06.05.2020 15:03

1
Turgay Aytaş İstanbul , Üst Düzey Yönetici

Değerli Arkadaşlar; Yerellerimizde, Belediye Başkanlarımızı ve Meclis üyelerimizi 5 yıl sonunda, -Ya mevcutla göreceli yeniden devam, -Ya da mevcut yerine başka bir başka ya da aynı siyasi partili isimlerle devam etmek için Adaylarla çoklu rekabete girilen Seçim sürecine 5 yılın başından sonuna kadar gün gün, “sessiz sedasız” NEDEN ilerleriz!? Sessiz sedasız ilerlenilip girilen Seçim sürecinde mevcuda veya yerine aday olanlara NEDEN itibar ederiz, ya da etmeyiz!? Bence, her 5 yılı sessiz sedasız geçirdiğimiz için büyük yanlış içindeymişiz.

06.05.2020 13:39

0
Sinan Türk Tokat , Mimar

Meslek Odalarının #temel sorunu olan “Hukuk çiğnenerek Adil, Demokratik #Delegasyon oluşturulmayarak Genel Merkez seçimlerinin kazanılması” oluşu, Bu konularda da görevli ve sorumlu olan #Milletvekillerinin sorunu olmuş olsaydı bu günlere gelmezdik bana göre. -Ne haddin aşıldığı konu olurdu, -Ne haddini aşan Oda Yönetimi olurdu, -Ne had bildirmek zorunda kalan olurdu, -Ne de had bildirmek zorunda kaldığıyla ilgili dikkat çektiği konuyla, belkide haksız ithama maruz kalan olurdu. Bugünlerde, geçmişte yaşanan tartışmaların bir benzeri tartışmaları yaşıyor olmaktan derin üzüntü duyuyorum Memleketim adına.

06.05.2020 13:34

1
Sinan Türk Tokat , Mimar

Kıymetli parti yetkilileri iyi çalışmalar diliyorum. Maddeler halinde bir kaç düşüncemi paylaşmak isterim. 1. Parti içinden YKS VE LGS sınavının öne alınması ile ilgili yorumu okuma fırsatım oldu. Ne kadarda düşüncelere katılsamda şunu noktayı atlamayalım belki ilk anda YKS tarihinin temmuz ayına alınması doğru değildi zamana bırakılıp ona göre karar verilebilirdi. Ancak bu durumda yaklaşık 3 Milyon öğrenci konlar ne olacak sorusunu soracaktı. Bu daha büyük sorunlara neden olacaktı. Bu durumda zaman içinde konuların sadece 1.dönemden geleceğinin söylenmesi durumu rahatlattı yani öğrenciler mart ayının 16 sından sonraki konulardan sorumlu olmayacaklar. Dolaysıyla sınavın ayrıca diğer ekonomik kaygılarında etkisiyle öne alınması evet olumsuz gibi görünse de aslında bütün okullarda konular zaten yarı dönemden dolayı bitirildiği için bu çok büyük sorun olmayacaktır düşüncesindeyim. Hatta belki de öne alınması zaten sınava bir ay daha var deyip biraz gevşek davranan öğrencileri artı yönde motive edecektir. Birde Temmuz ayı sıcaklık değerleri zaten evde olan öğrencinin sınava katılım konusunda çalışma konusundaki durumu düşünüldüğünde çok zor olabilecek durumlar ortaya çıkarabilirdi. Birde başka bir sorun şu velev ki okulllar söylendiği gigi 1 Haziran tarihinde açıldı Haziran sonu tekrar kapandı bu bence daha büyük bir kırılmaya neden olabilirdi. Burda öğrencilerin yapması gereken kalan 55 günlük zaman dilimini en iyi çalışma süresiyle verimli geçirmeleridir. Bu konuda özellikle okulların rehberlik birimlerinin devreye girmesi online programlarla öğrencilere destek olmaları çok önemlidir. Bu konuda Deva Partisi olarak zoom üzerinden işin ehli eğitimcilerle sosyal medyadan duyuru yapılarak rehberlik programları yapılabilir mi diye sormak istedim. Öğrencilerin bu dönemde her türlü olumlu desteğe ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum. Ayrıca önemli bir konu daha ÖSYM bu yıla özel 180 puan barajını 170 e ve TYT sınav süresini 30 dak uzatarak çok olumlu bir karara imza atmış oldu.

06.05.2020 13:32

5
Turgay Aytaş İstanbul , Üst Düzey Yönetici

Merhabalar gönüldaşlar, 2018 yılının sonu 2019 yılı tamamında insanlar ile sohbetlerimde mevcut iktidarın ekonomi paketleri , yargı ve eğitim reformları pekte halka istediğini vermemiş hatta bazı iktidar seçmenini bile parti arayışına soktuğunu görmüştüm. zaten bunun doğal sonucunu da yerel seçimler de hep birlikte gördük. Deva partisi 9 martta kurulması ile ben dahil bir çok seçmenin dikkatini çeken bir hareket oldu, sayın başkanlarımızın da belirtiği gibi 60.000 üye başvurusu yapıldı. Birçok sanal ortam da anketler paylaşılıyor ve beklenildiği gibi olmayacağı vurgusu yapılıyor ama neden sanırım işin aslı tamda beklenildiği gibi olması lakin oranlar çarpıtılıyor bir nevi algı operasyonu da diyebiliriz. İnsanlar ile sohbetlerime geri dönecek olursak evet güzel ama ne yapacaklar diğerlerinden farkları ne olacak diye geri dönüşler alıyorum. yani insanlar bizden ciddi anlamda bir beklenti içinde ama temkinliler. Hazır halktan böyle güzel enerji alıyorken siyaset günün bir parçası diyerek iletişim kurduğumuz tüm insanlar ile parti tüzüğümüzden bahsetmeliyiz göreceksiniz beklediğinizden çok fazla olumlu sonuçlar alacaksınız. Saygılarımla,

06.05.2020 11:41

1
Ufuk Koç Ankara , Muhasebeci

Türkiye toplumu artık bağırıp çağırıp siyaset yapılmasını istemiyor , bu toplum artık yoruldu. Tehditle , gerginlikle siyaseti kaldıramıyor. Sadece toplumda değil , ekonomide hassaslaştı , birileri çıkıp konuşuyor tüm Türkiye bundan zarar görüyor. Biz artık uzmanı olmadığı konu hakkında konuşmayan , liyakate dayalı olmasını istiyoruz. Herkes bildiği konuda konuşursa halkta örnek alacak bilmediği konu hakkında konuşmayacak. Malesef bilgisizliği başka şekilde yenemeyiz. Uzman olmayan yöneticiler yanlışlarında ısrarcı olduğu sürece toplumumuzda aynı fikirde olacak , yanlışlarında ısrarcı olmaya devam edecektir. Sn. Babacan ve yol arkadaşları bu konuda rüştünü ıspat etmiş kişilerden oluşuyor. Bizlerde uzman olduğumuz konularda elimizden geleni sonuna kadar yapmaktan imtina etmeyeceğiz.. Güzel günler yakın , Deva...

06.05.2020 11:36

12
Mehmet Öncü Adiyan İzmir , Yönetici

öneriler PArti programınızı okudum ve bana göre faydalı işlerin yapılasmının istendiği ve problemlerin çözümü yönünde etkin politikaların oluşturulmak istendiği bir yapı kurulmasının hedflendiğini gördüm. Ekonomi ve kurumları ile ilgili Ali Babacan Byefendinin bugüne kadar yaptıkalrını her zaman takdir etmiş ve bu konuda Türkiye'nin kurtuluşunun mimarı olacağına dair en ufakbir şüphem yoktur. Ve bu konuda benim söyleyecek veya öneride bulunmahadsizliği yapmam olası bile değildir, Ancak , özellikle toplumsal konularda programınızın genel ifadelerle ve farkınızı ortaya koyabilecek spesifik konularda radikal ve problemler ortaya çıktıktan sonra nasıl çözümleriz değil, bu problemlerin ortaya çıkmasını tamamen ortadan kaldıracak ve daha hükümete bile gelmeden dar bölgede çözülmesi konusunda naçizane düşüncelerimi sizlerle paylaşmak isterim. 1- Adalet için ; çağdışı bir uygulama olan karakolların boşaltılması ve kaldırılması , bunun içinde ; a) hakimlerin tek seferde karar vermesini sağlayabilecek bir yapının kurulması , b) suç unsurlarının bitirilmesi, , c) bunun için insnaların suç işlemesine sebep olacak ortamın oluşturulması, ç) suç işleyen biri bu suçu işlemek istediği için işler , suç işleme isteğini , yalan söyleme isteğini aklına bile getirmemesi için aklının ve bedeninin boş kalmaması yeterlidir. d) Bunun içinde en küçük yerel yönetimlerin kontrolünde bulunan bir yapısal reforma ihtiyaç vardır. e) Bu konuda mahalle bazında herkesin üretime katkı sağlayacak ve başka bir boş vakti olmayacağı bir yapının kurulması, f) bu konuda adalet sisteminin en küçük yerel yötetimlerin kontolünde sağlanması ve bu konuda yetkinliğin oluşturulması, g) bunun içinde gerekli aşamaların ayrıntılı olduğu bir planlamanın yapılması için karar verilmesi

06.05.2020 10:41

1
Teoman İnal Antalya , Yönetici

Yeni oluşumun, Ekonomi, hukuk, özgürlük ve liyakat gibi konularda etkin ve kalıcı çözümler getireceğine inancım tamdır. Partinin bir takım konular da çok çetin sınav vereceğini düşünmekteyim. Genel başkan ve kuruculardan bazılarının daha önce iktidar partisinde siyaset yapmasından dolayı, partinin kendisini ifade etmesi hususunda önyargıyı kırmasının zor olacağı kannatindeyim. Bu önyargıyı kırmak için, iktidar partisi ile organik bir bağının olmadığını, ülkenin her bir bireyine bıkmadan , usanmadan parti politikasını anlatılması gerektiğini düşünüyorum. Kurucuların farklı bölgelerden , farklı etnik kimlikler den ve farklı dünya görüşüne sahip olmaları, sinerji oluşturma adına problem yaratacak mıdır?Her ne kadar ortak payda ülke sorunları olsa da, iktidar olduktan sonra oluşacak farklı istekler çatışmaya dönüşebilir mi? Bu çatışma ortamında kayıplar verilebileceği, parti hedefinden sapmalar olabilir mi? Bu konu ile ilgili önümüzde çok iyi bir örneğin, iktidar partisinin olduğunu düşünüyorum. Aynı hatalara düşmeden değişen şartlara göre konumlanmayıp , her bölgenin , her etnik grubun isteklerine çatışma ortamı yaratmadan hassas olup buna göre hareket ederek saygı göstererek aşılacağı inancındayım . Teşkilatma kısmında ağırlıklı olarak iktidar partisinin küskünlerinden oluşmaması gerektiğini , farklı kesimlerden , yeni isimlerle ve en önemlisi genç , dinamik kişilerden oluşması gerektiği kanaatindeyim. Çıkılan bu önemli yolda elimizden geldiğince Ülke menfaatlerini en önde tutarak partimize faydalı olmaya çalışacağız.

06.05.2020 05:35

13
İbrahim Kara İstanbul , Mühendis

Merhaba öncelikle tüm vatan sevdalılarına selamlarımı iletmek isterim . Malum ülkemizde salgın bir hastalık baş gösterdi ve bu durum tüm dünyada olduğu gibi bizdede çok büyük etkiler yarattı. Sağlık bakanımızın durumunu biraz kendime benzetiyorum . Lise yıllarımda sınavdan bir gün önce sabahlara kadar ders çalışıp , kan çanağı gözlerle sınava girip geçer not alamamak .Bildiğim kadarı ile Covid-19 komşu ülkelerimizde görüldüğünde sadece Ankara’da tek merkezli test yapılıyordu . O zamanlar Türkiye geneli test yapabilmek için bir çalışmamız olsaydı belkide sınavı daha iyi bir not ile geçmemiz mümkün olabilirdi. Tabi sayın bakanımızdan yinede allah razı olsun . Şu anda açıklanan verilere bakıldığında hiçte fena gitmiyoruz. Özellikle sokağa cıkma yasağının ilerlemenin durmasında büyük bir rolü olduğuna inanmaktayım. Fakat o konudada geç kaldığımızı düşünüyorum. Sağlık bakanımızın her açıklamasında bu sefer ilan edilecek diye beklerken , iç işleri bakanımızın akşam saatlerinde yaptığı açıklamayla ülkece büyük bir şoka girdik ve herkesin dilinde aynı şey böyle sokağa çıkma yasağımı olur ? Neyseki iç işleri bakanımız istifa etti ama kabul görülmedi akabinde sosyal medyada suçlu marketlere giden halk oldu ve bu konu kapandı. Kısacası deneme yanılma yöntemi ile sistemi kurduk .Acaba biz neyi bekledik ? Madem bu sokağa çıkma yasakları uygulanacaktı neden en başında yapmadık ? Bunları sormadan edemiyorum. En başında 20 gün sokağa çıkma yasağı verip bayramlarda 10 gün yerine 4 er gün tatil yapsaydık ,hafta sonları mesai yapsaydık daha faydalı olmazmıydı ? Neyseki olan oldu açıklanan veriler doğru ise yakın zamanda sağlığımıza kavuşacağız inşallah. Şimdi asıl sınava geçiyoruz . Bundan sonra ne olacak ? Aylardır kapalı olan esnaf kendini toplayabilecek mi ? Bu esnaflar kiralarını ödeyebilecek mi ? Bu esnafların yanında çalışan insanlar bu süreçte çektiği kredileri ödeyebilecekler mi ? Yaşayıp göreceğiz. Her derdin bir DEVA sı vardır. Allah Türk milletini korusun .

06.05.2020 04:51

1
Yonus Emre Karaoğlu Ankara , Esnaf

Partimizin logosu çok güzel ve anlamlı.Çok iyi bir metafor kullanılmış üzerine düşünülmüş.Fide ve cansuyu...Toprak ülkemiz olacak fide ise Deva Partisi..Su damlası yani can suyu ise çalışmalarımız , emeklerimiz olacak.Mavi renk ise güveni temsil ediyor..Sayın Başkanımız Ali Babacan ve Deva Partimize güvenip, çalışıp ürettiğimiz her adım gelecek nesiller adına yeşeren birer fide olacak..Logoyu tasarlayan düşünüp bulan emeği geçen herkesin yüreğine sağlık...

06.05.2020 04:29

43
Yunus Yıldız İstanbul , İşletmeci

Herkese selam benim görüşüm Bu ülke hemen hemen hiç bir partiye 18 sene iktidar vermemiştir koalisyonlar gördük sene sürmedi iktidarlar gördük ömrü dolmadan seçime gidildi ona rağmen bu kadar özelleştirme olmadı ülke çok kötü durumda bile devülasyonlar da bile bu kadar özelleştirme olmadı 18 sene iktidar da olacaksın özelleştirme adı altında bir çok kurumu özelleştireceksin buradan gelir elde edeceksin bir çok yol köprü vs. Yap işlet modeli ile yapılmasını övüp hazineden bir kuruş çıkmıyor diye övgüyle bahsedeceksiniz ama geldiğimiz nokta hazine boş olduğunu okuyoruz ve duyuyoruz bu ülke bunları hakketmiyor eskiden fabrika sahibleri ilk on sırayı alırdı şimdi bu denge bozuldu bankalar girmeye başladı çok anlamam ama bu şunumu gösteriyor faizle yaşıyoruz geleceğimizi mi yiyoruz vatandaş olarak gırtlağımıza kadar faize bulaşmış vaziyetteyiz faizin haram olduğunu söyleyenler de dahil biz nereye gidiyoruz

06.05.2020 02:53

0
Ednan Çakı İstanbul , Esnaf

Toplulukların düşünce ve icraatları, bireylerin zamana ve şartlara göre değişen düşünce ve icraatları gibidir. Maalesef güçsüz bireylerin iç dünyasında yaşamış olduğu bastırılmış duygular, bireyin güçlenmesi ile daha rahat ortaya çıkmaktadır. Gücünün gercek sahibini tanıyamayan ve kontrolünü sağlayamayanlar, zamana ve şartlara göre farklı karekterler sergilerler. Bu nedenle topluluk hareketlerinde esas düstur, zamana ve şartlara göre değişmeyecek ilkelerin belirlenerek özümsenmesidir. Bununla beraber zamana ve şartlara göre değişebilecek ilkelerin de deklare edilmesi bireyler ve topluluklar arasında güven teşkil edecektir. Aksi halde yaşanan acı tecrübelerden kaynaklanan güvensizlik diyalog ve ilişki zincirinin zayıf halkası olacaktır. Değişmemesi gereken ilkelerin başlıcaları inanç/dil/ırk/cinsiyet farketmeksizin yaşam hakkı, ifade özgürlüğü, eğitim/sağlık/ekonomik alanlardaki özgürlükler olmalıdır. Maalesef, ülkemizdeki mevcut yönetimin bu ilkelerden taviz veriyor olması, toplumumuzun idarecilerine bakışını çürütmeye başlamıştır. Peki neden mevcut yönetimin kabul görme oranı hâlâ yüksek derseniz, başta belirttiğim gibi baskılanmış duyguların şartlara göre değişmesinin tezahürüdür. Belirtmek istediğim bir diğer husus ise siyaset ile asıl gaye, insani değerlere sahip çıkma olmalıdır.

06.05.2020 02:39

2
Aydın Yaman Ankara , Mühendis

İktidar artık yapamayacak hal aldı dolaysıyla işsizlik Turizmm çiftçilik çökmüş durumda Güne bir söz birakmak istiyorum “Eğer bir devlet çıkıp dilencilik ediyorsa vay o devletin milletin haline” Allah o milletin yardımcısı olsun

06.05.2020 02:35

22
İbrahim Halil Yıldırım Şanlıurfa , Tıp Çalışanı

Mevcut partiler yalnızca kendisine seçme olarak gördükleri kitlesini elinde tutmak için böl-parçala-yönet yöntemiyle bu milleti bölmüş durumda. Halbuki bu topraklardaki herkes bu topraklar için büyük bir zenginlik ve bu zenginlik olmadan bir olamayız. DEVA partisinin bütün kitleler için birleştirici güç olacağına inanıyorum.

06.05.2020 02:29

23
Gökhan Özmen Kocaeli , Mühendis

Türkiyenin içler acısı durumunu gördükçe içi kan ağlamayan tek bir vatan evladı yoktur. Burada yazılan görüşlerin çoğunu okudum herkes içi kan ağlarcasına birşeyler anlatmış fakat çoğu yazı şikayet içeriyor. Herkes şikayetçi olduğu rahatsızlık duyduğu durumları getirmiş, bu da bir görüştür elbette sonuçta şuan fikirlerimizi serbestçe ve özgürce ifade ettiğimiz bir flatform oluşturulmuş bu platformda yazılanlara saygı duymak gerekir bende yazılan herbir cümleye saygı duyuyor birçoğuna da katılıyorum. Burada ifade etmek istediğim asıl konu; şikayetler değil de fikir ve tavsiyelerin biraz daha dile yoğunlukta olması güzel olurdu. Sonuçta karşımızda ülkeyi müreffeh seviyelere çıkarmayı vaad eden yeni bir parti var, Gelin hep beraber el ele verelim ve bizim de çorbada tuzumuz olsun dercesine yardımcı olalım, fikir üretelim, tavsiylerde bulunalım ve ülkeyi el birliği ile olması gereken konuma getirelim. Şikayet edilen konuları dillendirmek yerine nasıl çözeceğimizi yazalım. Şahıslara ve söylemlere takılıp kalmadan sadece çözüme odaklanalım. Ben burada yazı yazan birçok insandan daha gencim daha toyum ilgiyle takip edeceğim herbir yazıyı, ve almam gereken herbir iyi fikri de alacağım. Umarım çok güzel çözüm önerileri çıkar da benim gibi herkes yaralanır. Bu platformu bize sağlayan DEVA partisi ailesine de teşekkürlerimi sunarım, başarılar dilerim

06.05.2020 02:11

3
Ferdi Sarımli İstanbul , Mühendis

Hükümet avrupa ve amerikaya uçaklar dolusu yardım malzemesi gönderdi. Abd ye yazılan mektupta türkiye ve abd nin muteffik ortak olduğu yazıldı. Demekki biz artık dış güçlerle muteffik olduk. Dost olduk. Zannediyorum bir dahaki secimde dış güçler turkiyeye karşı gibi sözler artık söylenmeyecek. Çünkü biz bu dış güç denen ülkelere zor günde yardım ettik ve onlarda bize teşekkür ettiler. Artık dost olduk. Öyle degilmi.

06.05.2020 01:09

0
Necati Atlı Şanlıurfa , Diğer

Neden ali babacan ve neden deva Ülkemizin savaş politikalarından vazgeçip ekonomi politikalarına yönelmesi için. Komşu ülke ve kardeş milletler ile sınırlarımızın tekrar açılması ve kardesligimizi pekinlestirmek için. Emekli memur ve işçilerimizi enfilasyona ezdirmemek refah içinde yaşamalarını sağlamak için. Korku ve baskıyı yıkıp özgür iradeyi tahsis etmek için bende ali babacan ve deva diyorum

06.05.2020 00:57

11
Osman Araz Batman , Çiftçi

61 yaşındayım,Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve müslüman bir anne,babanın çocuğu olarak dünyaya gelmiş bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve bir müslümanım.Yaşamım boyunca Sosyal demokrasi fikrini savundum ve C.H.P.sine oy verdim.Dini vecibelerimi bi hakkın yerine getirebildiğim de söylenemez.Fakat Allah biliyor ya içimde ki boşluk,tatminsizlik ve ümitsizlik hissi hiç bir zaman yok olmadı.Ta ki 09.Nisan.2020 sabahı Fox TV de yayımlanan Çalar Saat programında tamamen tesadüf eseri sayın Ali Babacan'ı dinleyene kadar.Kısıtlı bir program içerisinde çok spesifik konulara temas etme imkanı olamasa da kalbimle beynim arasında bir köprü kurulduğunu hissetmeme yeterli oldu.Siyasetin sadece insan için yapılacak bir eylem ve insanların huzur ve refahı için yapıldığında anlamlı olduğunu dile getiren insanların varlığı umudumu artırdı.Bundan sonra ne kadarlık ömrüm kaldığını bilemem ancak içimde uyanan ümit ve huzurun mutluluğunu hissetmek bile bana yeter.Yolumuz açık olsun.

06.05.2020 00:34

0
İsmail Edip Arıcan İzmir , İşletmeci

Tüm gençlerin ümidi olan bir siyasi parti doğdu yıllar sonra Türkiye'de genç bir lider ve ilk gününden itibaren özellikle ülkenin gençlerine umut olan bir siyasi oluşum bu ülke için çok iyi bir atılım yaşandı. Şimdi sıranın bizlerde olduğunu düşünüyorum bu ülkenin gençlerinde gerçek demokrasi için mücadele vakti geldiğine inanıyorum.

06.05.2020 00:20

1
Murat Gülnaz Ankara , Teknik Eleman

Bence artik devam edilecek yol kalmadi yola devam degik yolu degistirmeye tamam demek daha iyi bir tercih olacak. Yeni bir yol buduk yoldan çekilin artik dertlere deva olmaya geliyoruz.

05.05.2020 23:48

43
Tayfun Acar Van , Avukat

Merhabalar Genellikle serbest kürsüde üzerinde çalışmalar yaptığım yerel yönetimler ile ilgili paylaşımlar yapıyorum. Bu gün çok daha genel ülkemizin genel siyasi iklimi ile bazı şeyler söylemek istiyorum. Çok kısa ve özetle söylemek gerekirse şu an ülkemizde hem hükümet hem muhalefet bize nasıl siyaset yapılmazın örneklerini bir bir sergiliyor. Hiç biri diğerinden aşağıya kalmıyor. Halkımız bu iki basiretsiz yönetim gücü arasında sıkışmış talihsizce olanları izliyor. Ülkenin siyasi gündemini her iki güç içinde paralı ve/veya gönüllü trolller , kalemler belirliyor. Şu an ülkemizde siyasi açıdan bir akıl tutulması , diğer ifade ile bir fetret dönemi yaşanıyor Bunun neticelerini ise halk herşeyiyle ödüyor yıllardan beri gelen feraseti ile göğüslemeye çalışıyor?Peki bu daha ne kadar devam edecek? Bu halk için birşeyler yapmanın,bu fetrey devrini sonladırıp yükselişe geçmenin zamanı gelmedi mi? Akılcı merkezi yönetimi ile çözümcül yerel yönetim anlayışlarıyla, çözüm üreten , refahı arttıran,bolluk bereket sağlayacak, her alanda huzur getirecek, en önemlisi halkı mutlu edecek bir siyaset dili bir siyaset hareketinin gereği bir çığ gibi artıyor,artmakta. Bu köhneleşmiş anlayışları sona erdirmenin tam sırası değil midir? Sessiz çığlıkları duyacak olan Deva Partisi ;tüm kararlılığı, tüm çalışma azmi ile artık Türkiye'ye yepyeni bir siyasi alternatif olacaktır, olmalıdır. Bunun için tüm evrensel değerleri bir kutup yıldızı varsyarak halkın mutluluğu, ülkenin refahı ve gelişimi için kararlı olmak, çok çalışmak zaruriyettir. Başka bir ülkemiz yok. Başka Türkiye yok. Türkiyemizi vatanımızı ve bu ülkede yaşayan tüm yurttaşlarımızı hakettikleri yaşamı, mutluluği ve refahı sağlamamız gereklidir. Yepyeni bir siyasi dil,yepyeni projeler,yeni anlayışlar getirmeli ve bunları sürdürülebilir kılmamız ödevimizdir. Herkese saygılarımla, hepberaber sağlıklı ve mutlu günlere.

05.05.2020 23:43

3
Ersan Arsen Hubeseryan İstanbul , Avukat

Herkesi saygı ve sevgilerimle selamlıyorum bazı TV programlarında reelde, somut olarak ve halkın içinde nerede Deva partisi diye soranlar var onlar inşallah bu yazdıklarımı okur ben Ordu da esnaflarla iç içe olan birisiyim piyasayı az çok biliyoruz ve bazı yatırımcılar diyorki şimdi yatırım yapılmaz gidiyor dolar altın alıyor dükkan fabrika açmıyor sebebini soruyoruz karanlık önümüzü göremiyoruz diyorlar iş yeri açık olanlarda borçları yüzünden açık tutuyor eleman al işçi çalıştır diyoruz ben olanı çıkartmaya çalışıyoruz diyorlar eline tl geçen dolar altın alıyor ve sonuç işsizlik durum hiç iyiye gitmiyor Ali Babacan başkanımızın dediği gibi dahada kötüye gitmeden bir dur demek lazım onun için gençler ve Türk milleti bu yazıyı okuduğunda şapkasını önüne koyup düşünsün Türkiye hepimizin bir Türk genci olarak ceddimizin bize emanet ettiği toprakları yabancıya satmamak için elimizden geleni bir an önce yapalım Ali Babacan başkanımızın liderliğinde Deva partisine destek verelim önce insan Allah yolumuzu açık etsin sağlıkla hoşçakalın

05.05.2020 23:32

28
Beytullah Savcı Ordu , Muhasebeci

Merhaba değerli Deva Partisi gönüllüleri ve yazdıklarımızı okuyan tüm insanlar, öncelikle hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum, Ülkemizin gerçekten bir birine saygı ve sevgi besleyen yurttaşlara ihtiyacı var. Kendisi dışında her yapılan yorum ve eleştiriden, ortaya atılan fikirlerden, rahatsız olan bir toplum haline getirildik, öncelikle bu durumun kalkmasını canı gönülden istediğimi belirtmek isterim. Benim Demokrasi ve Atılım partisine katılmamın sebebi ülkemizin her gün kötüye giden ekonomik şartlarının ve daralan piyasalar içerisinde insanların daha da yoksul hale geldiğini gördüğüm ben ne yapabilirim fikriyle ilk defa bir partiye daha doğrusu Deva Partisine üye oldum. Tek merkezden tüm birimlere yapılan atamaların ve hiçbir istişare yapılmadan sadece bir kesimi ilgilendiren kararların alınması beni derinden yaralamıştır bu sebeple Sayın Genel başkanımız Ali Babacan'ın her konuda istişare vurgusu beni çok etkilemiştir ve ekonomide toplumun tüm kesimlerinin kabul ettiği bir başarıya sahip Sayın Ali Babacan'ın Ülkemizi ekonomik anlamda ve toplumun refahı yönünde çok iyi yerlere getireceğine canı gönülden inanıyorum, Partimizin bana vereceği görev ne olursa olsun toplumun refahı için çok çalışacağım. Serbest kürsü olması münasabeti ile bizlere yazma fırsatı veren tüm Deva Partisi kurucu üyelerine teşekkür eder hepinize saygı ve selamlarımı sunarım teşekkürler.

05.05.2020 23:07

1
İbrahim Halil Gökalp İstanbul , Muhasebeci

Ülkemizin şuan 29 buhranını yaşamaktadır.Uluslar arası para birimimiz sürekli değer kaybetmektedir.Devülasyonla mücadele içerisineyiz.MB yalnış politikaları ve sürekli para basması yüzünden enflasyon yaşanmaktadır.İthalat ve ihracat durma noktasına gelmiş. Dış ticaret açığımız artmış,Gsyh düşmüştür.Virüsun ve doğal afetin yarattığı yıkımda cabası.Köşeye sıkışmış gibiyiz.Sürekli enflasyonla mücadele ediyoruz.Orta gelir tuzağının sürekli gerisine gidiyoruz.Tasarrufa dayalı politikalar uygulanmalı devlet destekli teşviklerle üretim artırılmalı.Kriz dönemde sürekli üretim yapılmalı üretim yapılmadan ilerlememiz mümkün değil çünkü halkın refah seviyesi çok düşük.Teknolojik açıdan hala ilerlemiş değiliz.Teknoloji olmadan ilerlemek mümkün değil. Üniversitelere sıkıştırılmış binlerce işsiz genç mezun olduktan sonra işsizler ordusuna katıldı.Yalnış politikalar yüzünden işsizlik oranları çogaldı.Ekonomik engeller ortadan kaldırılmalı.Yeni ekonomik modeller benimsenmeli.Yeni ve parlak bir gelecek için Ali Babacan.

05.05.2020 21:54

34
Yusuf Aslan Ağrı , Ekonomist

Salgın verileri sevindirici.Lakin Virüsün seyrinide (enflasyon işsizlik rakamlarında vb yaptıkları gibi) normalleşme takvimine uydurdular gibi.🙂ama inşallah bilim veya kader acı hükmünü icra etmez.

05.05.2020 19:41

19
Ercan Vuran Bursa , Özel Sektör Çalışanı

Kabul edelim 18 yıldır ikdidar çok başarılı. Demokrasi ile yönetiliyorsak Değişim Demokrasinin olmazsa olmazidir. Devleti yönetenler mutlaka degişir. Başta İstanbul ve  Ankara büyüksehir Belediyesindeki değişim olmak üzere  ikdidarın kaybettiği belediyelerin getirdiği hazımsızlık Türkiye Demokrasisi için hiç de hayırlı değil. Demokraside kalıcı ikdidar yoktur. Mutlak lider yoktur. Her şartta değişim olması gereken. Bu Deva partisi için de geçerli. Bu ikdidar gitmeli denilince neden sadece darbe akla geliyor? Demokraside, darbede kalıcı ikdidar da olmaz.

05.05.2020 18:00

26
Latif Yildiz Bolu , İş İnsanı

Okumaya Devam Edin

Sayfaları aşağıdan numara seçerek geçebilirsiniz.