DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: “İktidarla da ana muhalefetle de mesafeli yeni bir alternatif inşası elzemdir”

21-04-2026
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: “İktidarla da ana muhalefetle de mesafeli yeni bir alternatif inşası elzemdir”

"Paramızın değerini korumak, paradan altı sıfırı atıp enflasyonu düşük seviyede tutmak milliyetçiliktir”

"Ülkemizde üretilen siyasi kutuplaşma ve toplumsal gerginlik, hayatın her alanında güvenliğimizi tehdit edecek boyutlara ulaştı”

"Seçimin ne zaman olacağı Erdoğan'ın işine ne zaman geleceğiyle alakalı"

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Çağ Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Berna Can'a verdiği röportajda erken seçim tartışmaları, yüksek faiz sarmalı ve ekonomideki çöküş, milliyetçilik tanımı, savunma sanayii, siyasi kutuplaşma ve yeni alternatif arayışı gibi konulara değindi.

Ali Babacan, yaptığı değerlendirmelerde yüksek faizin Türkiye'de enflasyonu düşürmek değil dışarıdan döviz çekmek için kullanıldığını, bunun faturasını sanayicilerin ve KOBİ'lerin ödediğini vurguladı; önümüzdeki seçimlere doğru iktidar ve ana muhalefetten mesafeli yeni bir alternatif inşasının elzem olduğunu belirtti. Ali Babacan, şunları söyledi:

"Ülkemizde üretilen siyasi kutuplaşma ve toplumsal gerginlik, hayatın her alanında güvenliğimizi tehdit edecek boyutlara ulaştı”

Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırısıyla ilgili sorulan soruya Ali Babacan şu yanıtı verdi: “Yaşanan olaylardan büyük bir üzüntü duyduk. Ancak, olayların niteliğine baktığımızda, yarınlara dair kaygılarımız bugünkü üzüntümüzden daha da büyük. Ülkemizde üretilen siyasi kutuplaşma ve toplumsal gerginlik, hayatın her alanında güvenliğimizi tehdit edecek boyutlara ulaştı. Bireysel silahlanma kontrolsüz şekilde yaygınlaşıyor. Trafikteki pek çok insan, küçük bir kıvılcımla patlamaya hazır şekilde aracını kullanıyor. Gençler için eğitimde ve iş gücünde fırsat eşitliği kalmadı artık. 15-34 yaş arası 24 milyon gencimizin 6,5 milyonu ne eğitimde ne de işte. Küçük yaştaki çocuklar uyuşturucu, sanal kumar, çeteleşme gibi suçlara sürükleniyor. Türkiye'nin acilen bir 'kültür politikası'na ihtiyacı var. Ama en başta da siyasetin dilinin yumuşamasına ihtiyaç var. Başarı üretemeyince sürekli düşman üreten; toplumu gererek, kutuplaştırarak iktidarda kalmaya çalışan bu yönetim zihniyetinin değişmesi gerekiyor."

"Seçimin ne zaman olacağı Erdoğan'ın işine ne zaman geleceğiyle alakalı"

Kamuoyunda giderek daha fazla dillendirilen erken seçim ihtimalinin aslında Cumhurbaşkanı Erdoğan için anayasal bir zorunluluk olduğunu belirten Babacan, "Şu anda seçim kararını ya Erdoğan tek başına alabiliyor ya da Meclis erken seçim kararı alabiliyor. Ancak Erdoğan'ın tekrar aday olması, Meclis'in 360 oyla erken seçim kararı almasına bağlı. Tekrar aday olmak istediğini rahatlıkla varsayabiliriz. Dolayısıyla bir şekilde bu seçimin meclis kararıyla ve bir miktar erken olması teknik olarak gerekiyor. Bu erken derken illa altı ay gerekmiyor; seçimi bir hafta bile öne çekseler bunun adı erken seçim oluyor. Fakat asıl seçimin ne zaman olacağı, Erdoğan'ın işine ne zaman geleceğiyle alakalı. Eğer ülkedeki genel şartları uygun görürse, daha erken bir zamanda da yapabilir. Asıl hesap şu olur; beş yıl kazanmak için mevcut sürenin kaç yılını ya da kaç ayını yakmaya razı olacak?" ifadelerini kullandı.

“Yüksek faizin asıl sebebi Türkiye'de enflasyonu düşürmek değil, dışarıdan dövizi cezbetmektir”

Ekonomideki gidişatı ve özellikle döviz kurunu baskılamak için uygulanan yöntemleri sert bir dille eleştiren Babacan, “Kuru çok yüksek faiz vererek tutuyorlar. Dünyanın en yüksek faizini vererek dışarıdan Türkiye'ye döviz çekiliyor ve Merkez Bankası'nın döviz rezervi de kuru baskılamakta kullanılıyor. Yüksek faizin asıl sebebi Türkiye'de enflasyonu düşürmek değil, dışarıdan dövizi cezbetmektir. Türkiye'ye dolar veya euro getirenler, dünyanın hiçbir yerinde kazanamayacakları kadar büyük paralar kazanıp gidiyorlar. Peki, burada kâr eden kim? Dışarıdan dövizini getirip faiz alanlar. Zarar eden kim? Kendi alın teriyle, bileğinin gücüyle üretip ihracat yapmaya çalışan KOBİ'lerimiz ve sanayicilerimizdir” ifadelerini kullandı.

"Paramızın değerini korumak, paradan altı sıfırı atıp enflasyonu düşük seviyede tutmak milliyetçiliktir”

Milliyetçi cephedeki ittifak iddialarını ve bu kavrama nasıl yaklaştığının sorulması üzerine ekonomik başarı ve itibar üzerinden bir milliyetçilik tarifi yapan Babacan, kendi bakanlık dönemine işaret etti: “Biz milliyetçiliği; bu milleti çok sevmek, millet için çok çalışmak ve faydalı hizmet üretmek olarak tanımlıyoruz. Türkiye'de enflasyon 34 yıldan sonra tek haneye indiyse ve 10 yıl boyunca tek hanede kaldıysa, paramızın itibarı bütün dünyada arttıysa işte bu milliyetçiliktir. Paramızın değerini korumak, paradan altı sıfırı atıp enflasyonu düşük seviyede tutmak milliyetçiliktir. Türkiye Cumhuriyeti pasaportunun değeri ekonomimizin en başarılı olduğu dönemde bütün dünyada çok daha iyiyse, o değeri oluşturmaktır milliyetçilik. Aynı zamanda milliyetçilik; bu milleti etnik kimliğine, dini inancına veya mezhebine bakmadan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesi bağrına basmaktır."

“İktidarla da ana muhalefetle de mesafeli yeni bir alternatif inşası elzemdir”

"İktidarın içinde bulunduğu yanlışları ve etrafında oluşan menfaat şebekesini bir paket halinde düşündüğünüzde, iktidarın bu yanlışlardan dönmesini çok zor görüyoruz. Öte tarafta ana muhalefete baktığımızda ise özellikle 2023 seçimleri sonrasında farklı bir strateji izlendiğini görüyoruz. Dolayısıyla önümüzdeki seçimlere doğru giderken yeni bir alternatif inşasını çok önemli buluyoruz. Yani iktidarla da ana muhalefetle de mesafeli yeni bir alternatif inşası elzemdir. Türkiye'nin şu anda buna şiddetle ihtiyacı var. Bu yeni yapının tam merkezinde; önce insan diyen, hukuku ve adaleti merkeze koyan, temiz yönetim iddiasıyla hareket eden bir anlayış olmalıdır. Ortak paydada buluşabileceğimiz siyasi partilerle ve müstakil siyasetçilerle yeni bir alternatif inşasını önümüzdeki süreçte çok değerli görüyoruz."

"Savunma sanayiinde gelişme rekabetle olur”

"Savunma sanayiinde gelişme rekabetle olur. Kendi firmalarınız arasında her zaman adil bir yarışma ve rekabet ortamı oluşturmalısınız. Devlet; adil, fırsat eşitliğine dayanan ve şeffaf bir şekilde destek vermelidir. Çünkü savunma sanayii devlet desteği olmadan gelişmez. Ancak devlet bu desteği çok sayıda firmaya verip onları yarıştırmalıdır. Ülke içinde rekabete iyi alışan kondisyonlu firmalarımız, uluslararası arenada da başarılı olacaktır."

“Biz, gençlerin Türkiye'ye gelmek için can attığı yılları yaşadık”

"Dünya Bankası'nın eski Başkanı James Wolfensohn vardı. 80 yaşında, kendi özel uçağıyla bütün dünyayı dolaşan bir adamdı. 8 yıllık görev süresi dolmaya yakın beni aradı ve 'Birkaç sene İstanbul'da yaşamak istiyorum' dedi. O zamanlar gittiğimiz her ülkede Avrupalı gençler yanımıza gelip Türkiye'de staj yapmak, burada çalışmak istediklerini söylerlerdi. Dünyanın her yerini bilen 80 yaşındaki bir adam ömrünün son demlerinde İstanbul'da yaşamak istiyordu. Gençlerin bugün Avrupa'ya gittiğini konuşuyoruz ama biz, gençlerin Türkiye'ye gelmek için can attığı yılları yaşadık."

“Bakanlık dönemimde günde 4 saat uyuyordum”

Uyku düzenine dair soruya Babacan, o yoğun mesai yıllarını hatırlatarak şu yanıtı verdi: “Uyku sürem günde 6 saati pek geçmiyor. O yoğun devlet görevleri döneminde ortalaması 4 saatti. Hazine ışıkları gece 2'ye, 3'e kadar yanardı. Gece 1'e, 2'ye insanlara randevu verirdik, işimizi öyle yapardık. 13 yıl boyunca ortalama 4 saat uyudum. Bugünlerde de 6 saati geçmiyor ama çok şükür 5'in de altına düşmüyor.”

https://www.yenicaggazetesi.com/ali-babacan-yenicaga-konustu-paradan-alti-sifir-atmaktir-milliyetcilik-1020746h.htm

 

SONRAKİ HABER

Ankara Milletvekilimiz İdris Şahin’den canlı yayında gerçekleştirilen saldırıya tepki: “Ekran ile sokak arasındaki sınır tehlikeli biçimde inceldi”

Sık Sorulan Sorulara Cevaplar


                        

BASIN BÜLTENİNİ
İNDİRİN

Haber ekinde bir basın açıklaması mevcut ise aşağıdaki indirme ikonu ile indirebilirsiniz.

21-04-2026