DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, fitreye ilişkin tartışmaların Türkiye’de yoksulluğun ne denli derinleştiğini açık biçimde ortaya koyduğunu belirterek, “Fitrenin artık yalnızca yoksullara değil, asgari ücretli ve emekli maaşıyla ayakta kalmaya çalışan vatandaşlara verilebilir hale gelmesi, ülkenin sürüklendiği ekonomik çöküşün açık göstergesidir. Bu vahim tablo kabul edilemez” dedi.
DEVA Partili Hasan Karal, Din İşleri Yüksek Kurulu tarafından 2026 yılı Ramazan ayı için fitre miktarının 240 TL olarak belirlenmesine ilişkin yaptığı değerlendirmede, fitrenin yalnızca rakamsal bir ilan olmadığını, yoksulun bayramda sofrasına koyacağı ekmeği doğrudan belirleyen hayati bir mali ibadet olduğunu söyledi. Geçen yıl 180 TL olarak belirlenen fitre tutarının bu yıl yüzde 33 artışla 240 TL’ye yükseltildiğini hatırlatan Karal, açıklanan artış oranının mevcut ekonomik koşullar, yıllık enflasyon ve özellikle gıda fiyatlarındaki yükseliş karşısında yetersiz kaldığını ifade etti.
“Diyanet ‘Asgari ücret ve emekliye fitre verilebilir’ demişti”
Karal, Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Alo 190 Fetva Hattı’nın geçen yıl yaptığı bir değerlendirmeyi de anımsatarak, geçinemediği açık olan, yan geliri bulunmayan, kirada oturan ya da temel giderlerini karşılayamayan asgari ücretli ve emeklilere fitre verilebileceğinin ifade edildiğini belirtti.
“Rakamlar, milyonlarca insanın fitreye muhtaç hale geldiğini ortaya koyuyor”
Bu açıklamanın, ülkede çalışanların ve emeklilerin içine sürüklendiği ekonomik tabloyu gözler önüne serdiğini vurgulayan Karal, bugün gelinen noktada durumun daha da ağırlaştığını belirterek, “En düşük emekli maaşı 20 bin lira olacak, asgari ücret 28 bin 75 lira. Buna karşılık açlık sınırı 30 bin 143 liraya, yoksulluk sınırı ise 98 bin 188 liraya ulaşmış durumda. Bu rakamlar milyonlarca kişinin fiilen yoksulluk sınırının altında yaşadığını, ne yazık ki fitreye muhtaç hale geldiğini net bir biçimde ortaya koyuyor” diye konuştu.
“Asıl çözüm, yoksulluğu kalıcı biçimde azaltacak adil ekonomi politikalarıdır”
Fitrenin artık yalnızca klasik anlamda yoksullara değil, çalışanlara ve emeklilere verilebilir hale gelmesinin vahim bir tabloya işaret ettiğini vurgulayan Karal, şu ifadeleri kullandı: “Fitre, basit bir rakam değildir. Fitre yoksulun bayram sabahı sofrasına ekmek koyup koyamayacağını belirleyen hayati bir ibadettir. Bugün fitre, yoksulun değil çalışanın ve emeklinin bayram sabahı aç mı tok mu uyanacağını belirleyen bir meseleye dönüşmüştür. Bu tablo açık bir sosyal alarmdır. DEVA Partisi olarak bizim ekonomi ve sosyal politika yaklaşımımızın merkezinde insan onuruna yakışır bir yaşam var. Genel Başkanımız Ali Babacan liderliğinde geliştirdiğimiz politikalar, vatandaşlarımızın yardımlarla değil alın teriyle geçinebileceği bir düzeni hedefliyor. Bir ülkede asgari ücretli ve emekli için fitre verilebilir mi tartışması yapılıyorsa, sorun fitre rakamında değil gelir dağılımındaki derin adaletsizliktedir. Asıl çözüm, yoksulluğu kalıcı biçimde azaltacak adil ekonomi politikalarıdır. Bu da DEVA Partisi ile mümkündür.”