DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, TBMM Genel Kurulu'nda söz alarak TÜİK'in açıkladığı nisan ayı enflasyon verilerini değerlendirdi. Ekmen, alım gücündeki erimeye dikkat çekerek temmuz ayında en düşük emekli maaşı ile asgari ücrete ara zam yapılmasını istedi.
TÜİK'e bir kere daha 'Allah'tan kork!' diyoruz
Konuşmasına TÜİK'in açıkladığı enflasyon verilerini değerlendirerek başlayan Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Ekmen, "TÜİK, nisan ayı için yüzde 4,18 enflasyon verisi açıkladı. Toplamda da bu yüzde 32 küsur bir rakama tekabül ediyor. TÜİK'e bir kere daha 'Allah'tan kork!' diyoruz çünkü yeni yıla dair ücret artışlarına emsal olabilecek yıllık ortalamayı baskılamak için aralık ayında enflasyonu oldukça düşük bir seviyede gösterilmişti; yılın ilk dört ayında toplamda yüzde 14'lük bir enflasyon verisiyle karşı karşıyayız. Enflasyonla mücadeleden sorumlu kurum olan Merkez Bankasına göre, bu yılın enflasyon tahmini ortalama yüzde 16 ama yüzde 15-21 aralığında. İlk dört ayda yüzde 14'lük bir gerçekleşme sonucunda, ekonomi yönetimi şapkasını önüne alıp düşünecek mi?" diye sordu.
Asgari ücretlide 4 bin lira erime var
Alım gücündeki kayıpları rakamlarla ortaya koyan Ekmen, "Alım gücündeki bu kayıpla birlikte 28 bin Türk Lirası olan bir asgari ücretlide 4 bin, 20 bin Türk Lirası olan en düşük emekli maaşında ise yaklaşık 3 bin liralık bir erime gerçekleşti. İlk defa asgari ücret açıklandığı aydan itibaren açlık sınırının altında seyrediyordu. Bu hafta TÜRK-İŞ tarafından açıklanan açlık sınırı 34.587. Yoksulluk sınırı 112 bin lira artık ondan bahsedemiyoruz bile. Bu durumda, yıl sonunda enflasyonunun yüzde 40'larda seyretmesi ve sonuçlanması kuvvetle muhtemel gözüküyor. Bu, bir hedef sapması değildir; bu, aynı zamanda bir güven, inandırıcılık meselesidir ve İran'a yapılan saldırıyla da açıklanamayacak temel ekonomik göstergeler ve ekonomi politikalarındaki hataların bir sonucudur. Başta garanti ödemeler olmak üzere davetiyeli ihaleler, gösteriş, yolsuzluk ve kime hizmet ettiğini bilemediğimiz itibar harcamalarının bir sonucudur" ifadelerini kullandı.
İktidara fakir fukaranın hakkına girmemesini öneriyoruz
Temmuz ayında ara zam yapılması talebini ileten Ekmen, "Hiç olmazsa en düşük emekli maaşı ile asgari ücretliye temmuz ayında bir düzeltme yapılmasını bekliyoruz ancak iktidar bunun için de temmuz ayını bekleyemedi; AK Parti Grup Başkanı Sayın Abdullah Güler tıpkı bayram harçlıklarında bir artış yaşanmadığı gibi temmuz ayında da seyyanen zammın veyahut da bir ara zammın söz konusu olmadığını ifade etmiştir. İktidara bir kere daha, fakir fukaranın hakkına girmemesini ve temmuz ayında yapacağı bir ara zamla enflasyondan kaynaklanan satın alma gücü kaybının telafisini öneriyoruz" diye konuştu.
Aylık enflasyonumuz, başka ülkelerin yıllık enflasyonuna eşit
Türkiye'deki enflasyon rakamlarını dünyadaki diğer ülkelerle karşılaştıran Ekmen, "Euro bölgesinde yıllık enflasyon yüzde 2 ve 6 arasında seyrediyor, biz de ise sadece nisan ayı enflasyonu yüzde 4,18. Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin yıllık enflasyonu yüzde 1,5,; Makedonya'nın yıllık enflasyonu Türkiye'deki bir aylık enflasyon kadar, yüzde 4,9; Yunanistan'da 3,9; Papua Yeni Gine'nin yüzde 4,1; Zimbabve'de ise yıllık olarak bu oran yüzde 4,8'e çıkıyor. O bölgede en yüksek enflasyon Kenya'da, yüzde 5,6. Bir başka coğrafyadan Özbekistan ise yüzde 7,1 seviyesinde seyrediyor. Üç yıldır yıkıcı ve yakıcı bir savaşın içerisinde olan Ukrayna ve Rusya'ya baktığımızda, Ukrayna'da enflasyonu 7,9, Rusya'da ise yine 5,9 olarak görüyoruz. Bütün bu değerler göstermektedir ki enflasyon için her gün bir bahane üreten iktidarın bir gün pandemi, bir gün kuraklık, bir gün savaş gibi bahanelerinin tamamının bir gerçekliği yoktur. Kuraklık yaşayan, pandemide en ağır bedeller ödeyen ve halen savaşın içerisinde olan ülkelerin yıllık enflasyon rakamları Türkiye'nin aylık enflasyon rakamıyla eşleşmektedir. Bu tablo; hukuktan, adaletten, demokrasiden uzaklaşmış, yoksulluk, yolsuzluk ve yasak sarmalına düşmüş bir iktidarın artık bu ülkeyi düze çıkaramayacağının karinesidir. Bu nedenle, vatandaş da muhalefet de erken seçim istiyor. Birçok anket iktidarın kendi lehine yorumlayabileceği şekilde yayınlanıyor. Bu durumda iktidarın bu tartışmaları sona erdirerek, bir an önce yapacağı erken seçimle güvenini tazelemesinde kendisi için bir hayır; milletimiz için de bir yeniden değerlendirme fırsatı ve imkânı olacaktır" sözlerini kullandı.